Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

 Kültür üreten bir varlıktır.  Anlam üreten bir varlıktır.  Sembol üreten bir varlıktır.  De ğ er üreten bir varlıktır.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: " Kültür üreten bir varlıktır.  Anlam üreten bir varlıktır.  Sembol üreten bir varlıktır.  De ğ er üreten bir varlıktır."— Sunum transkripti:

1  Kültür üreten bir varlıktır.  Anlam üreten bir varlıktır.  Sembol üreten bir varlıktır.  De ğ er üreten bir varlıktır.

2 Dü ş ünü ş ve davranı ş ş ekilleri, üretim biçimleri açısından  Sanayi öncesi yada “geleneksel toplum”  19. Yüzyıl sonlarına “sanayi toplumu” yada modern toplum,  Bilgi Toplumu  A ğ Toplumu

3  “ Geleneksel toplum” genellikle endüstriyel, kentle ş mi ş ve kapitalist “modern topluma” kar ş ı kullanılır.  “Gelenek” dendi ğ inde belli bir yolu izleme, daha önceden birisinin ortaya koyarak genelle ş tirdi ğ i ş eyi devam ettirme olarak anla ş ılabilir. Gelenek ayrıca günlük dilde örf, adet ve töre anlamında kullanılır. Bu anlamıyla gelenek, toplum içinde belirli bir davranı ş kümesini yönlendiren, belli davranı ş kalıpları üreten ve insanları bu kalıplara göre davranmaya zorlar.(Arma ğ an,1990)

4  Geleneksel, modern, post-modern toplum,

5  İ bn-i Haldun toplumları hayat tarzlarına göre “bedevi(göçebe)”, “hadari(yerle ş ik toplumlar)” olmak üzere ikiye ayırmı ş tı.

6 İ lk olarak İ bn-i Haldun, toplumu insanları birbirine ba ğ layan duygu temelinde ikiye ayırır: – Göçebe (Bedevi) Toplum: Kan ba ğ ıyla bir araya gelmi ş lerdir ve göçebedirler.  – Yerle ş ik (Hadari) Toplum: Belli amaçlarla bir araya gelmi ş lerdir ve yerle ş ik bir ya ş am sürerler.

7  Comte toplumların tekamülünü öne sürdü ğ ü me ş hur “Üç Hal Kanunu”na göre “askeri toplum- hukuk toplumu” ve “sanayi toplumu”,

8  Auguste Comte ise toplumun geli ş imine göre her toplumun üç ayrı a ş amadan geçece ğ ini/geçti ğ ini söyler: – Teolojik A ş amadaki Toplum: Askeri ve monar ş ik bir yapı vardır. Askerler ve din adamları  – Metafizik A ş amadaki Toplum: Her olay dine göre yorumlanır. Dini kurallar toplumun i ş leyi ş ini belirler. Batıl inançlar (fallar, büyüler…) söz konusudur.  – Pozitif A ş amadaki Toplum: Tüm do ğ a ve toplum olayları sadece somut verilerle açıklanmaya çalı ş ılır. Bilimsel dü ş ünce egemendir. Sosyal karı ş ıklıkların sona erece ğ i a ş amadır.

9  “organik toplum-mekanik toplum”  Toplumu bir arada tutan ana unsur(lar) nelerdir? O’na göre toplumsal var olmanın temelindeki dayanı ş ma, mekanik ve organik olmak üzere ikiye ayrılmaktadır:

10  – Mekanik (Basit) Toplum: İ nsanlar arasında yüz yüze ve samimi ili ş kilerin oldu ğ u, homojen (uzmanla ş manın olmadı ğ ı) toplumlardır. Benzerliklerden kaynaklanan dayanı ş madır. Bu dayanı ş ma türünde insanlar arasında çok az fark vardır. Toplumun üyeleri aynı duyguları hissederler. Daha çok geleneksel toplumlarda kar ş ıla ş ılan dayanı ş madır. İ nsanlar aynı de ğ erlere inanırlar. Burada bireysel eylem, kendili ğ inden kolektif bir kimli ğ e bürünür. Toplumsal farklıla ş ma, organik dayanı ş manın egemen oldu ğ u toplumlardaki gibi de ğ ildir. Ortak bilinç, bireysel bilincin önündedir. Toplum baskıyla yönetilir.  – Organik (Karma ş ık) Toplum: İ nsanlar arasında resmi ili ş kilerin ve i ş bölümünün oldu ğ u, geni ş nüfustan dolayı insanlar arasındaki kontrolün toplumsal baskı ile sa ğ landı ğ ı toplumlardır. Toplumlar geli ş tikçe toplumsal farklıla ş ma artar. Burada insanları bir arada tutan bu farklıla ş ma yani i ş bölümüdür. Burada birey artık tümüyle kollektif bilincin kontrolünde de ğ ildir. Bireysellik geli ş mi ş tir. Ancak i ş bölümü arttıkça insanların birbirine olan ba ğ ımlılıkları da artar. Durkheim, i ş bölümü kavramıyla daha çok mesleklerin farklıla ş ması ve endüstriyel faaliyetlerin artı ş ını kastetmektedir.

11  a. Cemaat (Gemeinschaft) : Duygusal ili ş kilerin hakim oldu ğ u bireylerin ki ş ilikleriyle grup de ğ erlerine ba ğ lı oldu ğ u gruplar. Mekanik toplum gibi basit, ırk ve etnik yönden farklıla ş mamı ş bireylerin kurdu ğ u toplumlardır Cemaat üyeleri arasında sıcak, samimi, içten, duygusal ili ş kiler vardır. Aile, akrabalık, klan gibi kana ba ğ lı; kom ş ulu ğ a dayanan köy gibi yere ba ğ lı, dü ş ünce ve duygu benzerli ğ ine dayalı topluluklar cemaate örnek verilebilir. b. Cemiyet (Gesellschaft): akılcı, sözle ş meye dayanan çıkar ili ş kilerinin bulundu ğ u gruplardır. Ki ş isel olmayan, so ğ uk, rasyonel ve özgür ili ş kiler üzerine kuruludur. Sanayi ve ticaret i ş letmeleri, baskı grupları, ş ehirler gibi örnekler. Organik toplum gibi karma ş ık, etnik yönden farklıla ş mı ş bireylerin kurdu ğ u toplumdur.

12 “Kutsal”ın rehberli ğ inde bir dünya kurmak Toplumsal prati ğ i kutsala ba ğ layan

13  H.Spencer “basit toplum-karma ş ık toplum”

14

15

16

17  ilkel toplumlar-ara toplumlar” ve “modern toplumlar”

18  “geleneksel toplum-teknolojik toplum”

19  Açık, kapalı toplum,

20  Bireyci ve kolektivist toplum

21  İ lkel, tarım, sanayi, sanayi sonrası toplum,

22

23

24

25

26

27

28

29

30

31

32

33

34

35

36

37

38

39

40

41

42

43

44

45 Yapısal-i ş levsel paradigma, Çatı ş macı paradigma, Sembolik etkile ş imci paradigma.

46

47  Toplumlar/örgütler/okullar, sosyal sistemlerdir  Toplumlar/örgütler/okullar, alt sistemlerden olu ş ur.  Bu alt sistemler, toplumsal istikrar ve düzeni sa ğ lamak için birlikte çalı ş ır.  Vurgu yapılan temel kavramlar, bütünle ş me, uyum ve istikrardır.  Temsilciler: Spencer, Comte, Durkheim, Parsons, Merton vb.

48  Yapısal-i ş levsel açıdan kültür, belirli bir çevrede, belirli bir sosyal sistem içinde yer alan insanların sosyal ya ş amlarını düzenli bir biçimde sürdürebilmeleri için gerekli olan uyarlayıcı bir mekanizmadır.  Bu açıdan kültür, düzenli sosyal ya ş am olu ş turmak, bu ya ş amı ve uyarlama mekanizmalarını sürdürmek, toplumun çevresiyle dengesini sa ğ lamak ve devam ettirmek için sosyal yapıyı da içine alan bir sistem olarak görülür.  Bu gelene ğ e ba ğ lı antropologlar, sosyal sistemlerin yapı ve i ş levlerden meydana geldi ğ ini ileri sürerek herhangi bir sosyal olgunun açıklanabilmesi için onun hem yapısının hem de i ş levinin açıklanmasını gerekli görür.

49  İş levsel yönden kültür, bireylerin biyolojik ve psikolojik ihtiyaçlarının kar ş ılanması sırasında ortaya çıkan problemleri çözmede bir araçtır.  Bu açıdan kültürel ö ğ eler, temel insan ihtiyaçlarını kar ş ılayan i ş levsel araçlardır.  İş levsel açıdan bütün sosyal kurumların ve e ğ itim kurumlarının belirli i ş levleri vardır.  İş levselcilik, pek çok antropolog, sosyolog ve yönetim kuramcısının yakla ş ım ve teorilerine kaynaklık etmi ş tir.  İş levselcilik, yapısalcılık, sistem yakla ş ımları ve yapısal-i ş levsel yakla ş ımlara biçim vermi ş tir.

50

51

52

53

54

55

56

57

58  Toplum, sosyal e ş itsizlik ve çatı ş malardan olu ş an karma ş ık bir sistemdir.  Toplum, birbiriyle yarı ş an ve çatı ş an farklı gruplar, çıkarlar, de ğ erler demektir.  Toplum, farklı amaç, güç ve çıkarlara sahip sınıfların çatı ş malarından olu ş an bir yapıdır.  Bir toplumda sosyal sınıf, etnik köken, cinsel vb. farklılıklar yanında para, güç, e ğ itim, bilgi, statü vb. kaynaklar, bireyler ve gruplar arasında e ş it ve adil olmayan bir biçimde da ğ ılmı ş tır.  Bu e ş itsizlikler toplumsal çatı ş manın temel kayna ğ ı ve nedenidir.  K. Marks ve ele ş tirel teori içinde yer alan birçok ara ş tırmacı bu paradigmayı benimser.

59  Toplumu olu ş turan bireyler, içinde yer aldıkları sosyal grupların bir üyesi olarak sosyal gerçe ğ in olu ş masında etkin biçimde rol alır.  Toplumsal yapı, sosyal etkile ş ime ba ğ lı olarak biçimlenir.  İ nsan davranı ş ının olu ş umunda nesnel olgu ve durumların insan için ne anlam ifade etti ğ i önemlidir.  Gerçek, olgusal ve nesnel olmaktan öte özneldir.  AYNA BENL İ K  Temsilciler: Weber, Mead, Blumer, Cooley, Homans, Blau, Goffman vb.

60  İ deoloji, sosyal dünyanın nasıl i ş ledi ğ ine ili ş kin inançları kapsar,  Kimilerine göre ideoloji, bazı inanç ve de ğ erlerin olu ş umunda etkili olup kültürün bir boyutunu olu ş turur.  Sosyal, ekonomik ve politik sistemlerin nasıl i ş ledi ğ ine ili ş kin inançlar dizisidir.  Kabul edilebilir eylem ve durumları tanımlar  Bazı ideolojiler (kapitalizm, sosyalizm, komünizm vb.), politik ve ekonomik ideolojiler olarak adlandırılır.  İ deolojilerin bir kısmı, bazı felsefi akımlarla da ilgili olabilir.  Söz konusu ideolojilerin topluma ili ş kin oldu ğ u kadar e ğ itime ili ş kin de farklı tezleri olabilir.

61

62  Kültürün üyeleri tarafından dünyanın nasıl i ş ledi ğ ine ili ş kin payla ş ılan ortak görü ş lerdir.  Geçmi ş in yorumlanmasına, ş imdinin açıklanmasına ve gelece ğ in kestirilmesine yarar.  Kültürün en derin ve en soyut yönünü olu ş turur ve di ğ er ö ğ elere biçim verir.  Kısaca insanların ve sosyal grupların içinde yer aldıkları çevreye kar ş ı tavrını belirler

63  Önem verileni ve tercih edileni ifade eder.  Soyut olmakla birlikte, inançlara göre daha somuttur.  Dı ş tan gözlenmesi güçtür, davranı ş lar içinde sezilebilir.

64  İ nsanların nasıl davranması gerekti ğ ini tanımlar ve de ğ erlere göre olu ş ur.  İ nsanların ne yapması ya da yapmaması, ne söylemesi ya da söylememesi gerekti ğ ini gösterir.  Kayna ğ ını de ğ erlerden alır, de ğ erlere göre biçimlenir. ??????????  Gündelik ya ş amda insanların her türlü eylem ve faaliyetlerine yol gösterir.??????

65  İ nsanlar için bazı anlamlar ifade eden eylem, davranı ş, i ş aret, renk ve nesnelerdir.  Benzer semboller, farklı kültürlerin insanları için farklı anlamlar ifade edebilir.  Semboller içinde önemli ö ğ elerden biri dildir.  Kültür, büyük ölçüde dil aracılı ğ ıyla üretilir, payla ş ılır ve aktarılır

66  Kültürün gözle görülen maddi ve teknik boyutunu olu ş turur.  İ nsanlar için belirli bir fiziksel, psikolojik ve sosyal çevre olu ş turur, söz konusu çevre de insan davranı ş larını ve ili ş kilerini etkiler.  Belirli bir kültürün ürünü oldu ğ u gibi, kendisi de kültürün bir ö ğ esi olarak görülür.

67  Grup üyeli ğ inin sınırlarını belirler  Grup üyeleri için bir kimlik ve aitlik duygusu olu ş turur.  Grubu payla ş ılan ortak ilgi ve de ğ erlerde birle ş tirir.  Sosyal sisteme istikrar ve düzenlilik kazandırır.  Sosyal sistemde bir kontrol mekanizması olarak i ş görür.  Grup üyeleri arasında i ş birli ğ i ve bütünle ş meyi sa ğ lar.  Grup içinde verilecek kararlara yol gösterir.  Grupta payla ş ılan tutum ve davranı ş lar olu ş turur.  Grup üyelerinin davranı ş ların yargılanmasını ve de ğ erlendirilmesini sa ğ lar.

68 ► Kurumu ne ile özde ş gördü ğ ünüz kurumunuzun i ş leyi ş i hakkında bilgi verir. Kurumunuz ne olarak algılanır. (makine, ceza evi, aile, a ş iret, gemi, kamp,vs) ► Bunu çalı ş anlara ve ö ğ rencilere sormak faydalı bilgiler sa ğ lar

69  Her metafor, örgüte ili ş kin farklı imajlar olu ş turur.  Metaforlar, örgütün ne oldu ğ u, ne olması ve nasıl yönetilmesi gerekti ğ i konusunda bazı ipuçları verir.  Morgan, örgüte ili ş kin yukarıdaki bakı ş açılarını bir takım metaforlarla ifade etmi ş, bunları makine, organizma, beyin, kültür, politik sistem, ruhların hapishanesi, akı ş ve dönü ş üm, egemenlik araçları olmak üzere sekiz ba ş lıkta çözümlemi ş tir.  İ maj ya da mecaz, insanın dünyayı belirli bir açıdan görüp anlamaya çalı ş masını sa ğ lar.  İ nsanlar, gündelik ya ş amlarında belli durumları açıklamada sıklıkla benzetmelerden yararlanır.  Bu durum, aynı zamanda anlatıma güç katar.

70  Örgüte ili ş kin üniter bakı ş açısına dayanır.  Makine, fabrikayı ça ğ rı ş tırır. Fabrika ise yo ğ un üretimin yapıldı ğ ı bir yerdir.  Makine, fabrikada üretimi rutin hale getirdi ğ i gibi bürokrasi de yönetim eylemlerini rutin hale getirir.  Weber, bürokrasiyi, mekanik dünya ve mekanik örgüt tasarımlarına ba ğ lı olarak ortaya çıkan bir örgütlenme olarak görmü ş tür.  Örgütlerin insanlara uyarlanması de ğ il, insanların örgütsel görevlere uyarlanmaları ön plandadır.  Makine örgüt imajı, örgüt içindeki insanları dü ş ünmeksizin ve sorgulamaksızın yöneticiler tarafından söyleneni aynen yapmaya te ş vik eder.

71  Örgütleri, canlı varlıklar olarak dü ş ünmeye sevk etmi ş tir.  Biyolojik sistemlerin çözümlemesinde kullanılan bazı ilke ve kavramlar (hücre, molekül, ekoloji vb.) örgüte uygulanmı ş tır.  Bu açıdan örgüt, tıpkı canlı bir varlık olarak tasarlanmı ş tır.  Canlı varlıkların ya ş ayabilmesi için uygun çevre ve ko ş ullar gerekti ğ i gibi örgütler de ya ş amlarını sürdürebilmek için uygun bir çevrede do ğ an, geli ş en, hatta ölen organizmalardır.  Sistem teorisi örgüte uygulanmı ş ve örgüt, “ya ş amını sürdürebilmek için çevreden çe ş itli girdiler alan canlı bir sistem” olarak görülmü ş tür.  Darwinci görü ş lerin etkisiyle örgütlerin tıpkı canlı varlıklarda oldu ğ u gibi ayakta kalabilmek için yeterince girdi sa ğ laması ve rakipleriyle mücadele etmesi gerekli görülmü ş tür.  Bu etkiler, sosyal ya ş amda, sosyal ya ş amın do ğ a yasalarına dayandı ğ ını ve ancak güçlü olanların ayakta kalabilece ğ ini ileri süren Sosyal Darwinizm olarak gündeme gelmi ş ; bu durum da kapitalizmin do ğ masını destekleyen bir ideoloji olarak nitelendirilmi ş tir.

72  Organizma mecazında örgütle çevre arasındaki kar ş ılıklı ba ğ ımlılı ğ a dikkat çekilmekte ve örgüt, açık bir sistem olarak görülmektedir.  Örgütlerle ilgili çevresel uyum, yapı, i ş lev, örgütsel sa ğ lık, farklıla ş ma, bütünle ş me, denge, örgütsel geli ş me, birey ve gruplar arası ili ş kiler, insan ihtiyaçları, motivasyon gibi konular öne çıkmı ş tır.  Organizma mecazı, insan ili ş kileri yakla ş ımı ba ğ lamında gündeme gelen bazı konularla yakından ilgilidir.  Bu mecazla birlikte örgüt ve bireyin ihtiyaçlarının birlikte dü ş ünülmesi, bütünle ş tirilmesi önem kazanmı ş tır.  Di ğ er taraftan örgütü tıpkı bir organizma gibi i ş levsel alt sistemlerin bir bütünü olarak görüp örgütsel çatı ş maları göz ardı etmi ş tir.

73  Bu imaj, örgütleri bilgi üreten, bilgiyi i ş leyen ve kullanan sistemler olarak görür  Örgütün bili ş sel yönüne dikkati çeker.  Örgütler, bilgi ve ileti ş im sistemleri olarak tanımlanır.  Temel yönetim süreçlerinden biri olan karar süreci, bilgiye dayalı olarak i ş ler.  Bu bakı ş açısına dayalı geli ş tirilen bazı kavramla ş tırmalar, dü ş ünen, zeki örgüt, ö ğ renen örgüt, gibi nitelendirmelerdir.  Buna ba ğ lı olarak da örgütlerin çevresel de ğ i ş me ve geli ş melere zihinsel yönden de uyum sa ğ lamasının gere ğ i üzerinde durulur.  Bu durum, toplam kalite yönetimi ile birlikte örgütte egemen gelenek ve normların, geleneksel yönetim teorilerini, denetim, hiyerar ş i, merkeziyetçi yapı, merkezi liderlik, açık amaçlar gibi konuların yeniden sorgulanmasını sa ğ lamı ş tır.

74  Örgüt, insanların icat etti ğ i ve yine kendi kendilerini tutsak ettikleri bir hapishanedir.  Hapishane ya da tutsaklık, fiziksel olmaktan öte ruhi, psikolojik anlamdadır.  Bu bakı ş açısı, örgütleri bilinçaltı ve bilinçdı ş ı etmenlerin biçimlendirdi ğ ini savunur.  Bireyin ve örgütün bilinçaltı yönüne önem verir  Örgütte insanlar pek çok ş eyi bilinçaltına iter, sergileme imkanı bulamaz.  Örgütteki insanlar, kendi olu ş turdukları a ğ ların tutsa ğ ıdır. Freud’un psikanalist yakla ş ımı, örgütü çözümlemeye uygulanır. Freud, bir toplumda birlikte ya ş amak durumunda olan insanların, uyum içinde bir arada ya ş ayabilmeleri için bazı içgüdülerini bastırması ve denetim altına alması gere ğ i üzerinde durmu ş tur.  Freud, kültürü, bastırmanın görünür yönü olarak nitelendirmi ş tir.  Ona göre toplumun özü, bireyin bastırılmasına, bireyin özü de kendisinin bastırılmasına dayanır


" Kültür üreten bir varlıktır.  Anlam üreten bir varlıktır.  Sembol üreten bir varlıktır.  De ğ er üreten bir varlıktır." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları