Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Çocuk Edebiyatının Bir Türü Olarak Masal  Mitolojik kök: Masal kökü Hindistan’a dayanır. Buradan bütün dünyaya da ğ ılmı ş tır. Macar Türkolog.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Çocuk Edebiyatının Bir Türü Olarak Masal  Mitolojik kök: Masal kökü Hindistan’a dayanır. Buradan bütün dünyaya da ğ ılmı ş tır. Macar Türkolog."— Sunum transkripti:

1

2 Çocuk Edebiyatının Bir Türü Olarak Masal

3

4

5

6  Mitolojik kök: Masal kökü Hindistan’a dayanır. Buradan bütün dünyaya da ğ ılmı ş tır. Macar Türkolog Kuno ş, ulusal masalların varlı ğ ını kabul etti ğ inden bu konuda tek kaynak oldu ğ unu kabul etmez.  Psikolojik kök: Masalların kayna ğ ı rüyalardır. Freud’a göre, masalların kökünde baskı altına alınmı ş istekler vardır.

7  Antropolojik kök: Örne ğ in Naki Tezel’e göre masallar, ilk insanlardan kaynaklanıp ku ş aklara yayılan bir türdür. Ona göre: "Ba ş langıçta, belki gerçek olayların bir hikayesi olan masal, a ğ ızdan a ğ za geçtikçe, hafıza ve çevre de ğ i ş tirdikçe, asıl söylenen unutuldukça, aslındaki birtakım unsurları yitirmi ş, bunların yerine, daha çok hayali unsurları toplamı ş, ama halk ruhundaki iyilik hak tanırlık ve adalet duygularını daima kendinde saklamı ş tır."

8  Anonimdirler: Masalların ilk kez kim tarafından, ne zaman, nerede anlatıldı ğ ı bilinmemektedir. Masalların kayna ğ ı konusundaki tartı ş malar bile bu konuda açık bir görü ş birli ğ i sa ğ layamamaktadır. Benzer masalların co ğ rafi olarak birbirinden uzak bölgelerde anlatılması ş a ş ırtıcıdır. Ancak masalların anlatılarak, a ğ ızdan a ğ za kültürlerarası yolculuk yaptı ğ ı ve anlatıldı ğ ı kültürün rengine göre biçimlendi ğ ini dü ş ünecek olursak bu durumu bir ölçüde anlayabiliriz. Günümüz masal ara ş tırmacıları masalların anonim oldu ğ unu gerçe ğ i üzerinde birle ş mektedirler.

9  Masallar ola ğ anüstü (fantastik) olaylarla örülüdür: Bütün masallarda yo ğ un bir dü ş gücü egemendir. Bazen mantıklı olaylara tanık oldu ğ umuz masallarda bile asıl belirleyici olan ola ğ anüstü olaylardır. Hemen her masalda, bizim gerçek dünyamızda gerçekle ş mesi olası olmayan ö ğ eler vardır. Bunlar kimi zaman gizemli, rastlantılara dayalı olaylardır (Örne ğ in, insanların yüz yıl uyuması, sabır ta ş ı adlı bir ta ş ın olaylar kar ş ısında çatlaması, efsunlu bir öpücü ğ ün büyüyü çözmesi gibi); kimi zaman efsunlu sözlerdir (Örne ğ in büyüler, büyülü oldu ğ una inanılan sözler gibi); kimi zaman da gerçekte var olmayana cadılar, periler, ejderhalar gibi ki ş i ve tiplerdir. Bazen de öldükten sonra yeniden dirilme, insandan hayvana, hayvandan insana dönü ş me, güçsüzün güçlü kar ş ısında ş a ş ırtıcı zaferler kazanması bu konuda örnek olarak gösterilebilir.

10  Aslında bütün bu ola ğ anüstü olayların ardında gerçek hayatta yapmayı istedi ğ imiz, ancak çe ş itli nedenlerle gerçekle ş tiremedi ğ imiz ş eyleri yapabilme tutkusu yatar. Yani masallar özlem duyulan, ama elde edilmesi güç olan bir ş eyi, mantık sınırlarını a ş arak gerçekle ş tirir. Böylece, olanaksızlık sınırlarını çok daha ötelere çekerken, azim ve kararlılı ğ ın her türlü güçlü ğ ün üstesinden gelme konusunda en büyük etmen oldu ğ u iletisi de verilmeye çalı ş ılır.

11  Masallar içinde tek yönlü bir ders barındırır ve kar ş ıtlıklardan olu ş ur: Masallar ço ğ unlukla alınması gereken bir dersi açıkça sergiler. Bu dersler yalın bir anlatım biçimiyle ve ço ğ unlukla iyi-kötü, güzel-çirkin, güçlü-güçsüz, zengin-fakir vs. gibi kar ş ıtlıkların birbirleriyle olan ili ş kisinden ortaya çıkar. Bu kar ş ıt uçların yarattı ğ ı gerilimden okurun/dinleyenin bir taraf tutması beklenir ki, ço ğ unlukla olumlu özellikler ta ş ıyan taraftan yana olunması beklenir. Masallar, okur ve dinleyenlerin güzel, güçlü, iyi yürekli özelliklere sahip olanlarla özde ş le ş tirilerek verilmek istenen dersi iletmeye çalı ş ırlar.

12  Masalların barındırdı ğ ı ki ş iler kli ş e tiplerden olu ş ur: Hemen her masalda yer alan ki ş ilerin tek tip diyebilece ğ imiz özellikleri vardır. Ba ş ta iyi yürekli olarak tanıdı ğ ımız bir ki ş i masalın sonuna kadar bu özelli ğ ini korur. Kötü olarak tanıdıklarımız ise masalın sonuna kadar aynı kötü karakterinin adeta bir esiri gibidir. Çünkü bu tiplemeler toplumdaki tek bir olgunun simgeleri olarak varlık kazanmı ş lardır. Örne ğ in Kelo ğ lan, saf ama iyi yürekli insanları simgeler. Kötü dev, çıkarcı, açgözlü, kaba güç ile kendini bütün de ğ erlerin üzerinde görenleri temsil eder. veya cadılar, çirkinlikleri ve kötü kalpleri olmaları nedeniyle toplumdı ş ı olarak çizilirlerken, her zaman acımasız, zalimdir ve güzel, iyi yürekli olanları kıskanan ve onlara kar ş ı harekete geçen tiplerdir.  Böylece masallar, okurunun/dinleyeninin kendisi ile kolay özde ş le ş mesini ve yalın bir biçimde aktarmak istedikleri dersi alınmasını sa ğ larlar.

13  Masallar dünyayı ve insanlı ğ ı simgeler: Masallardaki olaylar ve ki ş iler, sergilendi ğ i biçimiyle her ne kadar ola ğ anüstü, abartılı ve gizemli bir dünyayı anlatıyorlarsa da, yine de her yönüyle bizim dünyamıza i ş aret etmektedirler. Çünkü masalın içerdi ğ i bütün kötülükler gerçek anlamda bizim gerçek dünyamızda da i ş lenmektedir. Bu anlamda bakıldı ğ ında masalın abartılı anlatım ve simgesel boyutunun amacı, aslında bizim dünyamızda ve bizlerin arasında geçen ili ş kileri, yo ğ un ve bir simgeci bir anlayı ş la anlatmak ve vurgulamaktır. Ortaya koydu ğ u sonuçlar ile de okurların dersler çıkartmalarını bekler.

14  Masallarda ş iddete ve kötü (korku veren) güçlere sıklıkla ba ş vurulur: E ğ er masallar gerçek dünya ile benze ş me çabasındaysa içinde kötülük ve ş iddeti de barındırması son derece do ğ aldır. Çünkü içinde ya ş adı ğ ımız dünyada da ş iddet zaten her biçimiyle bulunmaktadır. Cinayetler, gasplar, sava ş lar, entrikaya dayalı ili ş kiler, a ş ırı rekabet ya da kıskançlık gibi nedenlerle birbirini yok etme iste ğ i, yoksulluk, do ğ al afetler hep bizim dünyamızın içinde geçen olaylardır. Yoksa dünya zaten cennet olurdu.

15 Masallar, kurgusuna, konusuna, içinde yer alan ki ş ilere veya nesnelere göre türle ş ebilir. Örne ğ in, Geleneksel Masallar-Ça ğ da ş (Modern Masallar) Halk Masalları- Edebi (Sanat) Masalları Hayvan, Peri, Bitki vb. masalarrı gibi.

16  Halk masalı kavramı hemen bütün ara ş tırmacı ve yazarlarda ortaktır. Gök ş en, halk ve folklor masalları ile sanat masalı ayırımını getirirken, O ğ uzkan, halk masalları ve edebi masallar diye bir ayırım yapmakta ve a ş a ğ ı yukarı aynı türdeki anlatılara dikkat çekmektedir. Öte yandan Ciravo ğ lu da halk masalları, hayvan masalları ve edebi masallar ayrımıyla bu sınıflamalara bir yenisini katarak, hayvanların yer aldı ğ ı anlatıları ayrı bir kategori olarak görmektedir. De ğ i ş ik yazar ve ara ş tırmacılar, halk masallarını da, 'sözlü halk masalları', 'oldu ğ u gibi yazıya aktarılmı ş halk masalları', 'hayali', 'gerçekçi' gibi biçim ve içerik bakımından yine ayrı kollara ayırıp açıklama yollarına gitmi ş lerdir.

17  Aslında halk masalları ile anlatılmak istenen, bilinmeyen bir zaman diliminde halk arasında de ğ i ş ik nedenlerle anlatılmaya ba ş lanmı ş, kayna ğ ı pek bilinmeyen ve zaman süreciyle geli ş en ve de ğ i ş en masal türleridir. Bizim yukarıda özelliklerini saptamaya çalı ş tı ğ ımız masallar, daha çok bu türdeki masallara gönderme yapanlardır.

18  Belli bir ki ş i tarafından derlenen ya da derlenirken yeniden ki ş isel üsluba göre kaleme alınan masallar da vardır ki, bunlara da de ğ i ş ik kaynaklar edebi masallar adını vermektedir. O ğ uzkan, edebi masalları için, "Yazarların ki ş isel hayal güçlerine dayanarak yazdıkları ve halk masallarına göre sanat açısından daha de ğ erli sayılan masallar" derken, halk masalları ile edebi masallar arasında nitelik açısından bir fark oldu ğ unu belirtir.

19  Hem halk masalları hem de edebi masallar benzer biçimsel özellikleri payla ş tıklarından biz bunları burada geleneksel masallar olarak adlandırmak istiyoruz. Böylece hangi isim altında anılıyor olursa olsun, temel özellikleri bakımından birbirine benzeyen masal türleri tek bir kavram altında toplanmaktadır.

20  Ça ğ da ş masallar geleneksel masalların tersine, bu türün temel anlatım biçimini koruyarak anlatılan, kimin tarafından ne zaman yazıldı ğ ı belli, ço ğ unlukla güncel olayların ele alındı ğ ı masalsı anlatılardır. Geleneksel masalın temel anlatım özelliklerini belirleyen ola ğ anüstü güçlerin yo ğ unlukla kullanılması, kar ş ıt özelliklerin bir çarpı ş ma içinde sunulması ya da iyi-kötü kar ş ıtlı ğ ı, dersler verme kaygısının ön planda tutulması belli ölçüde de olsa ça ğ da ş masalda varlı ğ ını korumaktadır.

21  Geleneksel masallarda ço ğ unlukla üç ana bölüm göze çarpar: Bunlar, dö ş eme ya da giri ş, gövde ya da asıl masal, sonuç ya da üç elma bölümleridir.

22 Giri ş bölümünde ve aralarda yer alan TEKERLEMELER İ N i ş levi sizce nedir?

23  Anlatılacak olanın usdı ş ılı ğ ını önceden vurgulamaya,  Abartılacak anlatının önceden hazırlanmasına,  Aralarda yer alınca soluklanmaya veya mola vermeye  Çıkartılacak derse ili ş kin ip uçları sunmaya yarar.

24 "Bir varmı ş, bir yokmu ş. Zaman zaman içinde, kalbur saman içinde. Deve tellâl iken, horoz imam iken, manda berber iken, annem ka ş ıkta, babam be ş ikte iken... Ben babamın be ş i ğ ini tıngır mıngır sallar iken, babam dü ş tü be ş ikten, alnını yardı e ş ikten... Annem kaptı ma ş ayı, babam kaptı küre ğ i, gösterdiler, bana kapı arkasındaki kö ş eyi... O öfke ile Tophane minaresini cebime sokmayayım mı borudur diye... O öfke ile Tophane güllesini cebime doldurmayayım mı darıdır diye... Orada buldum iki çifte bir kayık. Çek kayıkçı Eyüb'e..." (TEZEL, 1987: 136)

25  Ço ğ unlukla Türk masallarının sonuç bölümü bir hisse payla ş ımı (üç elma bölümü) ve dua ile sona erer.  Amaç, dinleyenlere dinleyip ders çıkardıkları ve daha iyi insan olacakları için hayır dua etmek ve bir ödül (elma) vermektir.

26 "Gökten üç elma dü ş mü ş, görenlerin ba ş ına... Onlar ermi ş muradına, biz çıkalım kerevetine..."

27

28  Masallar çocuk için üretilmedi ğ ine göre, bu türü neden günümüzde çocuk edebiyatı kapsamında ele alıyoruz? Basit kurgulu oldu ğ u için mi? Korkutucu oldu ğ u için mi? Kısa oldu ğ u için mi? Ders verici oldu ğ u için mi? Saçma, dü ş sel oldu ğ u için mi? ……

29  Daha önce çocuklu ğ un ke ş finden ve çocu ğ un farklılı ğ ın bulunmasından söz edilmi ş ti. Bu ba ğ lamda,  Çocu ğ un alaca ğ ı ahlak ve din e ğ itimi için masallar ideal bir birikim olarak algılandı.  Çocukların büyüklerin dünyasının de ğ erlerini bir an önce benimseyebilmeleri için zaten var olan hazır bir kaynaktı.

30  Masallarda ço ğ unlukla pozitif bir dünya ile kar ş ıla ş ırız. Yani iyi olan ço ğ unlukla kazanır. Bu da çocu ğ un (insanın) içindeki pozitif yöndeki beklentiyle örtü ş mektedir. İ nsan do ğ ası gere ğ i iyi olandan yanadır, kötü olanı dı ş lar. Masal bu anlamda kötüyü dı ş ladı ğ ından çocu ğ a oldu ğ u kadar yeti ş kine de hitap eder, onun varlı ğ ı ve eylemleri hakkındaki sorularına yanıt bulmaya çalı ş ır.

31  Ancak çocu ğ u masala ba ğ layan asıl ö ğ e, masallarda kullanılan dü ş sel ortamdır. Yani çocuk, zaten fantastik bir algı dünyasına sahiptir. Bu bakımdan masallar çocu ğ un dü ş dünyasına çok yakın bir dünya kurar. Bu nedenle çocuklar masal dinlemekten ve okumaktan ho ş lanırlar. Dahası onları ezberleyerek dü ş dünyalarında ya ş atmaya devam bile ederler. Bu nedenledir ki çocuklar aynı masalı defalarca dinlemek isterler. Çocukların dü ş gücünü geli ş tirmesi bakımdan masalların çocuklar için yararlı oldu ğ u ku ş ku götürmez bir gerçektir.

32  Masalların içindeki ö ğ reticilik boyutu, ahlaksal, dinsel, töresel derslerin bir öykünün içinde verilmesi, yeti ş kinler tarafından çocukların e ğ itimleri için iyi bir malzeme olarak görülmü ş tür. Yani kısa, öz, etkileyici dersleri çocu ğ un dünyasına ko ş ut biçimde sunulan masalların, onların e ğ itimleri için uygun bir zemin olu ş turdu ğ una inanılmı ş tır. Gerçekten de bizler edebiyattaki ö ğ reticili ğ i günümüz e ğ itbilim ilkeleri açısından do ğ ru bulmasak da masalı çocuk edebiyatının kaçınılmaz bir türü yapan aslında bu gerçektir.

33  masalın çocuk edebiyatı içinde bir tür var olmasının ba ş ında, macera yükünün yo ğ un olması, pozitif bir dünya anlayı ş ının egemenli ğ i, masalın fantastik örgüsünün çocu ğ un dü ş gücüne ko ş ut olması ve ö ğ reticilik özelli ğ inin çocu ğ un e ğ itimi için bir araç olarak görmesi sıralanabilir.

34 Öncelikle Dede Korkut Masallarını günümüz Türkçe'sine kazandıran Orhan Ş aik Gökay, Adnan Binyazar, Ayhan Göksan gibi isimlerin yanı sıra, Erdal Öz'ün Dedem Korkut çalı ş malarını bu ba ğ lamda belirtmek gerekir. Bunların ötesinde masal derlemecileri ve masal yazarları olarak Eflatun Cem Güney, Pertev Naili Boratav, Suat Arsal, Naki Tezel, O ğ uz Tansel, Tahir Alangu, Mehmet Tu ğ rul, Elvan Pekta ş Deniz, Tarık Dursun K, Zeki Burdurlu, Ülkü Tamer, Can Göknil, Aytül Akal, Ayla Çınaro ğ lu, Mustafa Ruhi Ş irin, Kemal Özer gibi isimler ilk akla gelenlerdir.

35  Çocuklar için seçilecek, uyarlanacak veya yazılacak (geleneksel/ça ğ da ş ) masallarda ş iddet ve cinsellik;  bunun ötesinde bunların kullanılı ş yöntemi ve amacı incelenerek seçim yapılmalıdır.  Yoksa, zaten çocuk için olu ş turulmayan bu tür çocu ğ un dü ş gücüne zarar verebilir.

36 ... Nihayet adam bir çare bulmu ş : "Be karı, demi ş, bu gidi ş le bunlar bizi aç bırakacaklar. İ yisi mi, yarın sen bir kazan su kızdır da ça ğ ır bunları: 'Gelin çocuklarım, sizi yıkayım,' de, hepsini kızgın suda öldür." Kocakarı da öyle yapmı ş. Hepsini kazana atmı ş, öldürmü ş. Sonra da kazanları devirmi ş oturmu ş kö ş eye...

37 Masalı korkutucu kılan özellik devler, cadılar, hayaletler, ejderhalar vb. gibi figürler de ğ il, bu figürlerin kullanılı ş amacı ve sunulu ş biçimidir. Örne ğ in 'Sevimli Hayalet' tiplemesinde çocukların bu hayaletten bırakın korkmasını, tam tersine çocuklar bu hayalet tipiyle özde ş le ş ir, ona acır, ondan yana olurlar. Çünkü bu tiplemenin kullanımı, bir ahlak ya da gelenek yasasını ö ğ retmek için bir araç de ğ ildir. O bir dost, dahası, insanlar ondan korktu ğ u için yalnızlık çeken zavallı bir hayalettir. Buna kar ş ılık içinde hayalet veya peri gibi hayali yaratıklar bulunan geleneksel masallar ço ğ unlukla insanın iliklerini donduracak kadar ürkütücüdür.

38  Evdeki okumalarda veya e ğ itimdeki uygulamalarda kullanılacak masalların ö ğ retmen/anne-baba tarafından dikkatle seçilmesi önemlidir.  Hem kullanılan ö ğ eler, hem de masalın etik anlamda basım ve da ğ ıtımı açısından.

39  Ço ğ unlukla pazar ko ş ulları nedeniyle yozla ş tırılan masallarda dil ve kurgu bilinçsiz sadele ş tirme nedeniyle ola ğ anüstü derecede bozuluyor.  Ba ş kaları tarafından derlenmi ş ya da en bilinen anonim masalları kendileri yazmı ş gibi sunan yazarlar etik yasaları çi ğ nemenin ötesinde aldı ğ ı masalın ö ğ elerini de ğ i ş tirip yozla ş maya neden oluyor.

40  Özellikle okul öncesi çocuklarda soyut dü ş ünebilme henüz tam geli ş medi ğ inden somut olaylar onu daha çok ilgilendirir. Bu nedenle özellikle somut olay ve ki ş iler, eylemsellik, merakı kamçıladı ğ ı için maceraya yanı a ğ ır basan olaylar çocuk masallarında özellikle aranması gerekir.

41  Bunun yanı sıra sözü edilen ya ş grubu için çocuklara verilecek masallarda tasvirlerin de zengin olması, çocu ğ un masalla daha yakın ve sıkı bir ili ş ki kurmasını sa ğ layacaktır. Böylece masal hem daha hareketlenecek hem de daha görsel kılınmı ş olacaktır.

42  Ayrıca her türde oldu ğ u gibi masallarda da dilin kullanımı özellikle gözetilmesi gereken bir olgudur. Çünkü masalda kullanılan sözcükler, sözcük sayısı bakımından, somut anlatım bakımından, tümcelerin uzunlu ğ u kısalı ğ ı bakımından, ayrıca yalınlık bakımından da dikkate alınmalı. Çünkü çocuk için masal, anadilini ö ğ rendi ğ i bir alan olarak görülmektedir.

43  Yine masalların özellikle okul öncesi çocuklar için e ğ lendirici, güldürücü olması çocu ğ un güdülenmesini sa ğ layacaktır. Örne ğ in yine seçici olmak ko ş uluyla Kelo ğ lan Masalları ya da geleneksel masalın içindeki bazı örnekler bu konuda önemli bir kaynak olu ş turmaktadır. Çocu ğ un e ğ lenerek izleyece ğ i masal dünyası, onun bir an önce okumaya özendirilmesi, okuduktan sonra da bu eylemin alı ş kanlı ğ a dönü ş mesi için iyi bir araç olacaktır.

44  Masalların öncelikle sözlü edebiyat gelene ğ inin parçalarından biri oldu ğ u ve masalları, masal anlatıcılarının anlattıkları daha önce vurgulanmı ş tı. Gök ş en'in de belirtti ğ i gibi masal anlatmanın bir usulünün, yönteminin ve gelene ğ inin bile oldu ğ undan söz edilmektedir. Buna göre, köylerde masalı ustalıkla anlatan masal anaları, masal nineleri bulunmaktadır.

45  Çocuklara masalı okuyan/anlatan ki ş inin sunu ş ve anlatı ş biçimi, çocukla ileti ş im kurma sürecinde en önemli ö ğ edir. Çünkü kötü anlatan/okuyan birisi, çocu ğ u kucaklamaktan öte onun uzakla ş masına neden olacaktır. O halde masalı sunan ki ş i bir oyuncu gibi (yarı)artistik bir davranı ş sergileyerek masalı, bu türün havasına uygun olarak sunmak zorundadır. Burada özellikle sunu ş u ilgilendiren ses, vurgu, akıcılık gibi özelliklerin yanı sıra çocuklarla iyi ili ş ki kurabilme yetene ğ i i ş in içine girmektedir. Anlatıcı ki ş i, yapaylı ğ a kaçmadan ve rol yapıyor izlenimi uyandırmadan anlattı ğ ı masalı en iyi ş ekilde dinleyenlere ula ş tırmakla sorumludur.

46 1- Buna göre masalı anlatan ki ş i, anlattı ğ ı masalı ciddiye almalı, anlatma öncesi ve sunu ş a ş amaları konusunda anlatıcı hazırlık yapmalı. 2- Çocuklara anlatılacak masal konusunda çocuklar hazırlanmalı ve anlatma/okuma süreci ba ş lamadan önce çocukların güdülenmesi için masal hakkında kısaca konu ş ulmalı.

47 3- Giri ş bölümü ile di ğ er bölümlerde söylenen tekerlemeler masalın gerçekdı ş ılı ğ ını vurgular. Bütün bunlara ra ğ men anlatıcı ki ş i masalı inanarak ve canlı okumalı ki, masal, masalsılık ba ğ lamındaki inandırıcılı ğ ını yitirmesin. 4- Anlatıcı, sıkılıyor izlenimi uyandırmaması ve masalın gerekli etkiyi bırakması için aceleci olmaması ve okudu ğ u/anlattı ğ ı masalı sıradanla ş tırmaması gerekir. Akıcılı ğ ın sa ğ lanması için masalın daha önceden iyi bilinmesi gerekebilir. Anlatanın masalı iyi bilmesi, belki de ezberlemesi gerekebilir. Ancak ezber mekanik okumayı/anlatmayı getirece ğ in pek tercih edilen bir yol de ğ ildir.

48 5- Anlatıcı masalın bazı bölümlerini unuttu ğ unda birden ş a ş kınlı ğ ı kapılmamalı. Anlatılan masalın özüne aykırı dü ş medikçe unutulan yerler daha sonra yeri geldikçe eklenebilir. 6- Masallar aynı zamanda e ğ lendirme i ş levine de sahip olduklarından, anlatıcı ki ş i vücut dilini, ses tonunu, vurgu özelliklerini kullanarak anlattı ğ ı masalı ne ş eli ve zevkli bir hale getirebilir. 7- Ş airane anlatım kaygısına kapılarak abartılı ve ku ş ku yaratacak biçimde masal anlatmak, masalın büyüsünü bozdu ğ u gibi dinleyenlerin de sıkılmasına neden olabilir.

49 8- Anlatım sürecinde anla ş ılmayaca ğ ı var sayılan olaylar ve ö ğ eler gereksiz biçimde açıklanmaya çalı ş ılmamalı. 9- Anlatıcı ki ş inin el kol hareketleri, mimikleri, vücut dili, ses tonu, vurguları masal sunumunun asıl vitrinini olu ş turaca ğ ından, masal anlatan ki ş inin bir tiyatrocu titizli ğ iyle konuya e ğ ilmesi gereklidir.


"Çocuk Edebiyatının Bir Türü Olarak Masal  Mitolojik kök: Masal kökü Hindistan’a dayanır. Buradan bütün dünyaya da ğ ılmı ş tır. Macar Türkolog." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları