Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Hazırlayan: Zeliha Karal Dönmez OSMANLIDAN CUMHUR İ YETE YET İ MLER İ N KORUNMASI (Darülaceze – Darüleytam –Himaye-i Etfal Cemiyeti)

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Hazırlayan: Zeliha Karal Dönmez OSMANLIDAN CUMHUR İ YETE YET İ MLER İ N KORUNMASI (Darülaceze – Darüleytam –Himaye-i Etfal Cemiyeti)"— Sunum transkripti:

1 Hazırlayan: Zeliha Karal Dönmez OSMANLIDAN CUMHUR İ YETE YET İ MLER İ N KORUNMASI (Darülaceze – Darüleytam –Himaye-i Etfal Cemiyeti)

2 Osmanlı Devletinde Yetimlerin Korunması Türk tarihinde önemli oldu ğ u kadar, islam tarihinde de önemli bir yere sahip olan osmanlı devletinde de aile ve çocu ğ a büyük önem verilmi ş tir. Tarihin her dönemin de çocuklarla ilgili konularda farklı yerlerde farklı uygulamalar hayata geçirilmi ş tir. Fakat osmanlıların yetim çocuklarla ilgili uygulamalarının, ne kadar kapsamlı ve büyük boyutlarda oldu ğ u göze çarpmaktadır.

3 Osmanlı Devletinde Yetimlerin Korunması Osmanlı devletinde, geni ş aile yapısı ve güçlü kom ş uluk ili ş kileri, osmanlının ilk yıllarında ve büyüme, geli ş me duraklama dönemlerinde göze çarpan bir sistemdir. Ayrıca vakıf sistemi, yardıma ihtiyacı olan çocukların, kimsesizlerin ve engellilerin ihtiyaçlarının kar ş ılanmasında büyük bir bo ş lu ğ u doldurmu ş tur. Her ş eyden önemli olan unsur ise, islam dininin, yoksulların, dü ş künlerin ve kimsesizlerin korunup kollanması ile ilgili ö ğ retileri ve emirleridir. Bütün bunlar osmanlının sosyal devlet anla ş ıyına yön veren unsurlardır.

4 Osmanlı Devletinde Yetimlerin Korunması Osmanlı Devleti sosyal yardımla ş ma ve dayanı ş maya büyük önem vermi ş tir.Bir vakıf medeniyeti olan osmanlı devletinde vakıflar, sosyal, dini, siyasal, ekonomik, kültürel ve askeri alanlarda hizmet vermi ş tir.Vakıf kelime anlamı olarak “bir ş eyi daimi olarak durdurmak” anlamına gelmektedir. Terim olarak ise, bir malı mülkiyetten çıkarıp, ebedi olarak bir hayır i ş ine tahsis ederek saklamak anlamına gelmektedir. Daha açık bir ifade ile vakıf, bir malı alım-satımdan alı koyup menfaatlerinin devamlı olarak yardıma ihtiyacı olanlara tayin edilmesidir.

5 Osmanlı Devletinde Yetimlerin Korunmas ı Osmanlı Devleti’nde vakıf hizmetlerinden elbetteki yetimler de faydalanmı ş tır. Bu çerçevede vakıf müesseselerinin farklı uygulamalarıda kar ş ımıza çıkmaktadır. Mahalle ve köylerdeki avarız vakıflarının, esnaf te ş ekküllerine ait esnaf sandıklarının, yeniçeri birliklerine ait orta sandıklarının ve benzeri kurulu ş ların, di ğ er i ş levlerinin yanında, ilgili oldukları toplulu ğ un veya mensuplarının yetimlerine yönelik ciddi bir destek verdikleri, fakir ve muhtaç durumda olan yetimlerin, gündelik ihtiyaçlarının yanında, barınma ve e ğ itim ihtiyaçlarının da kar ş ılandı ğ ı görülmektedir.

6 Osmanlı Devletinde Yetimlerin Korunması Yine Osmanlı Döneminde, yerel insiyatiflerle korunma ihtiyacı olan cocuklara koruyucu hizmetlerin verildi ğ i görülmektedir. Mahkeme kayıtları incelendi ğ inde, yoksul ailelerin çocuklarının varlıklı ailelerin yanına gönderilerek ‘ahlaklı’ ve ‘bilgili’ bir ş ekilde yeti ş tirilmeleri hedeflenmi ş, terk edilmi ş çocuklara bakmak isteyenlere kadılıklarca para tahsis edildi ğ i göze çarpan uygulamalardandır.

7 Osmanlı Devletinde Yetimlerin Korunması Osmanlı Devleti’nde çocuk koruma sisteminin kurum modeline geçmesinde ki en büyük etken, 19. Yüzyılda ya ş anılan sava ş ların ardından ölen vatanda ş ların geride bıraktıkları çocukların sayılarının inanılmaz boyutlara ula ş mı ş olmasıdır.

8 Osmanlı Devletinde Yetimlerin Korun ması Kaybedilen sava ş lar, artan göçler, sosyal ve ekonomik yönden ülkeyi iyice darbo ğ aza sokmu ş bu durumdan da en çok etkilenen çocuklar olmu ş tur. Tanzimattan sonra merkezi yönetiminde dahil olmasıyla korunmaya ihtiyacı olan çocuklarla ilgili yeni çözümler üretilmeye çalı ş ılmı ş tır.

9 Osmanlı Devletinde Yetimlerin Korunması Osmanlı da yetimlerin sorunlarına çözüm arayı ş larından biri olan ‘eytam sandıkları’ da oldukça dikkat çekicidir. Eytam sandıkları, vefat eden ebeveynlerden yetimlere kalan malların ziyan edilmeden muhafaza edilip, hukuki olarak re ş id sayılacak ya ş a geldiklerinde, sahiplerine verilmesi anlayı ş ı ile ortaya çıkmı ş tır.

10 Osmanlı Devletinde Yetimlerin Korunması Tereke taksimi yöntemi ile özellikle gaib, mecnun ve sabilerin yani rü ş d ya ş ına gelmemi ş çocukların haklarının tesbitine önem verildi ğ i görülmektedir. Bu ş ekilde belirlenen malların, tayin edilen vasiler tarafından muhafaza edildi ğ i görülmektedir.Vasinin de yetimin bir yakını, yakını yoksa kadı tarafından belirlenen bir ki ş i oldu ğ u görülmektedir.Vasi yetimin tüm sorumlulu ğ unu üstlenip mal varlı ğ ını da korumakla yükümlü tutulmu ş tur.Vasinin suistimali söz konusu oldu ğ unda ise, kadı yeni bir vasi tayin edebilmektedir. Rü ş d ya ş ına gelene kadar yetimin, yeme, içme, giyinme, barınma gibi ihtiyaçları kendi mallarından kar ş ılanmı ş, rü ş d ya ş ı geldi ğ inde ise kalan mal varlı ğ ı kendisine iade edilmi ş tir.Yetimlerin mallarının de ğ er kaybetmesini önlemek amacı ile de malların atıl durumda bekletilmesi yerine i ş letilmesi yoluna gidilmi ş tir.

11 Osmanlı Devletinde Yetimlerin Korunması Osmanlı Devleti’nin yetimlere yönelik bu uygulamaları yetimlerin sadece çocukluk dönemlerini de ğ il yeti ş kinlik dönemlerini de güvence altına almayı hedefledi ğ i görülmektedir. Osmanlının yetimlere verdi ğ i de ğ eri daha iyi anlayabilmek için, yetimleri korumak amaçlı faaliyet göstermi ş olan üç önemli kurulu ş u ele alaca ğ ız.

12 1.Darülaceze Darülaceze’nin kurulu ş süreci 1877 Osmanlı-Rus sava ş ına dayanmaktadır. Bu sava ş ın ardından yıllarında istanbul’a dört yüz bine yakın göçmen gelmi ş, soskaklarda ki, evsizler, hastalar, kimsesiz çocuklar ve dilenciler artmı ş tır. İ stanbul da sokakdaki dilencileri, kimsesiz ba ş ıbo ş gezen çocukları,cami avlusunda yatan kimsesiz muhtaçları bir araya toplayıp ıslah ederek, sanat sahibi yapmak, kimsesiz ya ş lıların son zamanlarını daha iyi ş artlarda geçirebilmeri için, dönemin Padi ş ahı II. Abdulhamit bir darülaceze kurulmasını emretmi ş tir.

13 1.Darülaceze II. Abdulhamit dönemi, Osmanlı Devletinin sosyal politikalar ba ğ lamında, modern sosyal kurumlarla taçlandı ğ ı bir dönem olmu ş tur. Arapçada ‘acz’ kökünden gelen ‘aceze’ acizler, zayıflar, dü ş künler, kendi i ş ini göremeyenler, dermansızlar gibi manalara gelmektedir.‘Darülacaze’ ise; “dar” (ev) ve “aceze” sözcükleri ile yapılmı ş arapça isim tamlaması olup ‘dü ş künler evi’ anlamına gelmektedir.

14 1.Darülaceze Osmanlı tarihindeki en önemli sosyal kurumların ba ş ında gelen Darülacezenin ortaya çıkmasında ki asıl neden, sokakalardaki düzeni bozan serseri ve dilencilerin disipline edilerek düzenin sa ğ lanmasıdır yılında faaliyete ba ş layan darülaceze dönemin önemli bir sosyal hizmet kurumu olmu ş, istanbul da ya ş ayan muhtaç çocuk, ya ş lı ve engellilere ve tüm muhtaç kadın ve erke ğ e hizmet sunmu ş tur.Darülaceze’de Osmanlı vatanda ş ı olan, farklı din ve mezhebe mensup ki ş iler barınmı ş tır.

15 1.Darülaceze II. Abdulhamit’in hayratı olarak olu ş turulan Darülaceze’nin sadece yoksulların ve serserilerin denetimini sa ğ lamak amacıyla kurulmu ş oldu ğ unu dü ş ünmek oldukça yanlı ş tır.Kurum her ş eyden önce yoksul insanların refahını ve sa ğ lı ğ ını korumayı hedefleyen bir fikir üzerine kurgulanmı ş olmasıyla birlikte, bünyesinde bulundurdu ğ u, hastahaneleri, ko ğ u ş ları, okulları, atölyeleri ve ibadethaneleri ile farklı özelliklere sahip yoksulların tüm ihtiyaçlarını kar ş ılayabilecek ş ekilde tasarlanmı ş tır.

16 1.Darülaceze Darülaceze zaman içerisinde geli ş erek ve bünyesine yeni birimler ekleyerek kapsamlı bir sosyal tesis haline dönü ş mü ş tür.Bu birimler, kadın ve erkekler için ayrı olu ş turulmu ş hastane ve ko ğ u ş lar, kimsesiz çocuklar için bir ırzahane ve bir yetimhane, çalı ş abilecek olanlara i ş sa ğ layabilmek için çe ş itli imalathaneler, bir adet bakteriolojihane, bir mektebi iktidai, cami ve kileseden olu ş mu ş tur.

17 Darülaceze’deki Hizmet Birimlerinden Irzahane ve Yetimhane Darülaceze’nin ilk yıllarında süt çocukları için bir bölüm bulunmamaktadır yılında hizmete giren ırzahane; emzirme evi anlamına gelmektedir. Soka ğ a terk edilmi ş yeni do ğ mu ş süt çocuklarının bakımı için Viyana’dan dadılar, mikrop tutmayan emaye kaplı dolaplar, araç ve gereçler getirtilmi ş tir. Hasta çocuklar, bebekler ve biraz daha büyük çocuklar ayrı ayrı ko ğ u ş larda bakılmı ş tır. Irzahane’ye 0-4 ya ş arası çocuklar kabul edilmi ş, 4 ya ş ından sonra yetimhaneye nakledilmi ş lerdir.

18 Darülaceze’deki Hizmet Birimlerinden Irzahane ve Yetimhane Yetimhanenin dört ya ş ından büyük çocuklara hizmet vermesi planlanmı ş, yetimlerin e ğ itiminden bir Fransız mürebbiye sorumlu tutulmu ş tur. Ayrıca yedi ya ş ına gelen çocuklar becerileri do ğ rultusunda meslek edinebilmeleri için, darülacezenin bünyesindeki imalathanelerin birinde çalı ş maları sa ğ lanmı ş tır.

19 Darülaceze’deki Hizmet Birimlerinden Irzahane ve Yetimhane Irzahanedeki yetim bebeklere yapılan uygulamalar çok dikkat çekicidir.Dönemin ş artlarına bakıldı ğ ında, yetimler konusunda gösterilen bu hassasiyet, önemli bir örnek te ş kil etmekted ir.

20 Darülaceze’deki Hizmet Birimlerinden Irzahane ve Yetim hane Irzahanedeki çocuklar her gün tartılarak mü ş ahade altında tutulmu ş tur.Her çocu ğ un bir numarası vardır ve bu numara çocu ğ un bütün e ş yalarına konmu ş tur. Çocuklara ait gezinti arabaları ve mekanik sandalyeleri vardır. Cibinlikli yataklarda yatan çocuklar, her sabah yıkanmı ş ve üstleri de ğ i ş tirilmi ş tir. İ ki üç günde bir ba ş hekimin gözetiminde özel terazilerde tartılan çocuklar için, kilolarına göre ayrı ayrı yemek listeleri düzenlenmi ş tir. Daha sonra çocukların beden ısıları ölçülmü ş dilleri, nabızları, elleri, kemikleri tek tek kontrol edilerek ona göre tedbirler alınmı ş tır.

21 Darülaceze’deki Hizmet Birimlerinden Irzahane ve Yetimhane Irzahane’deki çocuklar anne sütü ve sterilize süt ile beslenmi ş tir.Çocukları emzirmeleri için süt nineler tutulmu ş tur. Darülacezenin yanındaki ahırda özel olarak beslenen ineklerin sütleri, ırzahanenin altındaki takimhane (sterilizasyon odası) de ş i ş elere doldurulmu ş tur. İ nek sütü içmeyen çocuklar için ise dört adet di ş i e şş ek beslenmi ş ve belirli saatlede, ırzahanenin kapısına getirilerek sa ğ ılmı ş ve sütleri alınmı ş tır. İ ki ya ş ına gelen çocuklar sütten kesilerek farklı ko ğ u ş lara alınmı ş tır. Bula ş ıcı hastalı ğ a yakalanan çocuklar tecrithanede tedavi edillirken, ishale yakalanan çocuklar için özel odalar ayrılmı ş tır.

22 Darülaceze’deki Hizmet Birimlerinden Irzahane ve Yetimhane 1903 yılında faaliyete ba ş layan ırzahanede bakılmakta olan 33 çocuk vardır ve zamanla bu sayıda büyük de ğ i ş iklikler olmu ş tur. Kimsesiz çocuklar için çok ş eyin detaylı bir ş ekilde dü ş ünüldü ğ ü ve büyük inceliklerle uygulandı ğ ı bu kurum, tarihimizin ilk çocuk yuvası olma özelli ğ inide ta ş ımaktadır.

23 2.Darüleytam Darüleytam, kısaca yetimhane, yetimler evi ve öksüzler yurdu anlamlarına gelmektedir. Daha geni ş anlamda ise darüleytamlar,(darüleytam talimatnanesi 1924) ülkenin kimsesiz ve yetim çocuklarını meslek hayatına hazırlamak amacıyla devlet tarafından kurulmu ş olan ş efkat ve terbiye kurumlarıdı.

24 2.Darüleytam Balkan Sava ş ları sırasında Balkanlar da ya ş ayan Türk nüfusunun ço ğ u Anadolu’ya göç etmi ş tir.Balkan sava ş ları da yetim sayısının büyük ölçüde artmasına sebep olmu ş tur.Bu sava ş lar sonrası göç eden Türklere, Anadolunun tenha bölgelerinde topraklar verilerek buralara yerle ş tirilmi ş, sakat, muhtaç ve yetimler ise Darülaceze’ye yerle ş tirilmi ş tir. Fakat devlet iradesi dı ş ında gerçekle ş en göçler ve ş ehit yetimlerinin sayısındaki büyük artı ş varolan olanakları yetersiz kılmı ş, bu insanların barındırılması için devleti yeni arayı ş lara yöneltmi ş tir.

25 2.Darüleytam Darüleytamların kurulmasında iki önemli faktör etkili olmu ş tur.Bunlardan ilki, I. Dünya Sava ş ı’nın ba ş lamasıyla, Osmanlı topraklarını terk eden Fransız, İ ngiliz ve İ talyanlar’ın bo ş alttıkları yurt ve mektepteki çocukların sahipsiz kalması, ikincisi ise, Balkan Sava ş ları ( ) ve I. Dünya Sava ş ı sonrası pek çok çocu ğ un yetim kalmı ş olmasıdır.

26 2.Darüleytam Netice itibari ile, Osmanlı’nın son dönemlerinde yaptı ğ ı sava ş alar çok sayıda ş ehit vermesi, I. Dünya Sava ş ı’nda açlık ve sefaletin ya ş anması, çok sayıda yetim ve öksüz çocu ğ un ortada kalması ve bunlar kar ş ısında Darülaceze’nin yetersiz olması devleti yeni arayı ş lara sevk etmi ş tir. Bu sebeplerden ötürü, ş ehit çocuklarının bakılması, e ğ itilmesi ve bu çocuklara zanaat ö ğ retilmesi amacıyla Darüleytamlar kurulmu ş tur. Ancak yetimler sadece ş ehit çocukları ile sınırlı olmadı ğ ından yeni düzenlemeler yapılmı ş tır. Önceli ğ in ş ehit çocuklarına verilmesi ile ikinci etapta da Balkan Sava ş ı sonrasın da yetim kalan çocuklar kuruma alınmı ş tır.

27 2.Darüleytam Darüleytamlar zaman içerisinde farklı makamlara ba ğ lı olmasıyla birlikte, merkez te ş kilatı olarak bir Genel Müdürlü ğ e sahiptir. Darüleytam Genel Müdürlü ğ üne, Maliye Nezareti’nden 500 dönüme kadar toprak verilmi ş, bir kereye mahsus olmak üzerede yüzellibin lira para ödenmi ş tir.Bunların haricin de, para, ba ğ ı ş, ta ş ınır yada ta ş ınmaz mallar yanında devletin fazla gelirleri bu kurumun maddi kaynaklarını olu ş turmaktadır.

28 2.Darüleytam Ayrıca darüleytamların parasal yönden desteklenmesi için, Evlad-ı Ş üheda vergisi adı altında posta, telgraf, tütün ve içki fiyatları belirli miktarda arttırılmı ş tır. Darüleytamlara 5 ve 13 ya ş aralı ğ ındaki çocuklar kabul edilmi ş tir. Ana babası olmayanlara, sadece annesi yada sadece babası olmayanlara göre öncelik tanınmı ş tır.

29 2.Darüleytam Darüleytamların faliyetlerinin ba ş ında, yetimlerin barındırılması, yedirilip, içirilmesi ve sava ş yıllarındaki kötü ş artlardan çocukların korunmasıdır. Bunun yanında çocuklara e ğ itim hizmeti de veren darüleytamlar, 6 ya ş ının altında ki yetimlere anaokulu e ğ itimi verirken, 6-12 ya ş arasındaki yetimlere ise ilkokul e ğ itimi vermi ş tir. Bundan sonrada e ğ itimine devam etmek isteyen yetimlere darüleytamlar gerekli yardımı yapmı ş tır. E ğ itime devam etmeyip çalı ş acak ya ş a gelenleri ise, zekalarına ve kabiliyetlerine göre yönlendirerek meslek sahibi olmaları için çaba sarfetmi ş tir.Darüleytamlarda yer alan sanayi ve ziraat ş ubeleri, hem ö ğ rencilere meslek edindirmek hemde kuruma gelir sa ğ laması amacı ile kurulmu ş tur.

30 2.Darüleytam Darüleytamlarda bulunan sanayi dalları, Dokumacılık, halıcılık,kunduracılık, ve marangozluktur. Buralarda çalı ş an yetimlerin kazançları, yetimler kurumdan ayrılırken onlara teslim edilmek üzere muhafaza edilmi ş tir. Bir meslek sahibi olan, e ğ itimi biten veya evlenen yetimlere, kurumdan ayrılırken kendilerine ait e ş yalarıda teslim edilmi ş itir.

31 2.Darüleytam Sava ş ın getirdi ğ i maddi sıkıntıların devam etmesi, yiyecek ve e ş ya temininin zorla ş ması kurumuda zora sokmu ş tur.Devlet kurumdaki yetimlerin sayısını azaltmı ş, Kuruma kabul edilecek yetimlerede sınırlamalar getirmi ş tir.1918 yılında ülkede yetim sayısı iken, darüleytamlarda sadece yetim oldu ğ u görülmü ş tür. Birinci Dünya sava ş ını Kaybeden Osmanlı Devleti, İ stanbul’un itilaf devletlerince i ş gal edilmesi üzerine, devletlerin daha önce bırakıp gittikleri binalarda kurmu ş oldu ğ u darüleytamları bo ş altmak zorunda kalmı ş tır. Maddi sıkıntılar yüzünden yeni binalar yapılamamı ş ve bir süre sonra Darüleytamların tasfiyesine gidilmi ş tir.

32 3.Himaye-i Etfal Cemiyeti Balkan Sava ş ları’ndan sonra I. Dünya Sava ş ı’nıda ya ş ayan Osmanlı’nın, sava ş larda kaybetti ğ i ş ehitlerinin geride bıraktı ğ ı yetim evlatlarını koruyup kollamak için, elindeki imkanları yetersiz kalmı ş tır. Bakıma muhtaç olan yetim sayısının artması ve Darüleytamlarında dolu olması, Osmanlı Devletini yeni arayı ş lara sevk etmi ş tir.

33 3.Himaye-i Etfal Cemiyeti Yetim çocukların bakımı için kurulan kurumların yetersiz kalması sonucunda ‘Himaye-i Etfal Cemiyeti’ adlı cemiyet kurulmu ş tur. Cemiyet ilk olarak Kırıkkalede 1908 yılında kurulmu ş fakat asıl yapılanması 1917 yılında gerçekle ş mi ş tir. I. Dünya Sava ş ında sava ş anların çocukları ve kaybedilen topraklardan Anadolu’ya göç edenlerin kimsesiz ve yoksul kalan çocuklarının bakılması için İ stanbul da 100 ki ş i kapasiteli misafirhanenin açılması ile çalı ş malarına ba ş lamı ş tır.

34 3.Himaye-i Etfal Cemiyet i Yetim çocukların bakımı için kurulan kurumların yetersiz kalması sonucunda ‘Himaye-i Etfal Cemiyeti’ adlı cemiyet kurulmu ş tur. Cemiyet ilk olarak Kırıkkalede 1908 yılında kurulmu ş fakat asıl yapılanması 1917 yılında gerçekle ş mi ş tir. I. Dünya Sava ş ında sava ş anların çocukları ve kaybedilen topraklardan Anadolu’ya göç edenlerin kimsesiz ve yoksul kalan çocuklarının bakılması için İ stanbul da 100 ki ş i kapasiteli misafirhanenin açılması ile çalı ş malarına ba ş lamı ş tır.

35 3.Himaye-i Etfal Cemiyeti Cemiyetin temel amacı, ş ehit çocuklarının, sava ş ın neden oldu ğ u sefalet ve yoksulluktan korunmaları idi. Bu çocukların korunmasının yanında yedirilip içirilmeleri, maneviyatlarının güçlendirilmesi ve vatana faydalı bireyler olarak yeti ş tirilmeleri cemiyetin amaçları arasında yer almı ş tır. 6 mart 1917’de kurulan ve 1923 yılına kadar faliyet gösteren cemiyet, hizmet alanını İ stanbul ile sınırlandırmamı ş Anadolu’nun çe ş itli yerlerinde faliyette bulunmu ş ayrıca kadınlar buralarda aktif görevler almı ş tır.Cemiyetin kurulu ş a ş amasında ki hedefi; “cins, mezhep, milliyet” ayrımı gözetmeden bütün çocuklara hizmet etmek olmu ş tur.

36 3.Himaye-i Etfal Cemiyeti Himaye-i Etfal Cemiyeti I. Dünya Sava ş ı’nın en zor zamanlarında hayata geçirdi ğ i çocuk misafirhanesi için 1918 yılında kapsamlı bir talimatname hazırlayarak büyük bir titizlik göstermi ş tir. Çocuk Misafirhanesi Talimatnamesinde; *Geceleri çocuklar uyurken, bekçilerin çocukların güvenli ğ inden sorumlu oldu ğ u *Çocukların sa ğ lıkları konusunda tedbirli olunması açısında, misafirhanede sürekli doktor ve hasta bakıcı bulundurulması

37 3.Himaye-i Etfal Cemiyeti *Yatakhanelerin temizli ğ inden çocukların elbiselerine hatta yeme ğ e oturmadan önce çocukların ellerinin yıkanmasına varıncaya kadar hijyen konusunda titiz davranılması *Evlatlık verilen çocukların verilece ğ i yerlerle igili detaylı inceleme yapılaca ğ ı *Evlatlık alanların, misafirhanenin belirtti ğ i esaslara göre davranaca ğ ı, kötü muamelede bulunmamaları için düzenli tefti ş edilecekleri ve verilen çocukla kurumun düzenli görü ş meye devam edece ğ i

38 3.Himaye-i Etfal Cemiyeti *Çocukların yiyeceklerinin niteli ğ ine, cins ve miktarına çocukların doktor kontrolleri ile karar verilece ğ i * İ dare merkezlerince çocuklara gönderilen giysilerin onlara giydirilece ğ ine *Çocukların zamanlarını daha iyi de ğ erlendirebilmeleri için, uyku, oyun ve dinlenme zamanlarını belirleyen bir çizelge hazırlanması *Hanımlar Heyetinin misafirhanedeki çocukları ziyaret ederek onlara psikolojik destek vermeleri gibi maddeler yer almı ş tır.

39 3.Himaye-i Etfal Cemiyeti Himaye i Etfal Cemiyeti için çocuk milletin istikbalidir. Cemiyet milletin istikbalini muhafaza etmek amacıyla kurmu ş oldu ğ u misafirhanesinde vatanın kimsesiz evlatlarını barındırmı ş, misafirhanenin hertürlü ihtiyaç ve faliyetlerini düzenlemek amacı ile bu talimatnameyi düzenlemi ş tir.

40 SONUÇ : Osmanlı Devleti, son zamanlarında ya ş amı ş oldu ğ u sava ş larda a ğ ır kayıplar vermi ş, ülke sava ş zamanlarında büyük yoksunluklara maruz kalmı ş tır. Sava ş ın getirdi ğ i en büyük sorunlardan biri de sava ş larda ş ehit olan askerlerin geride bıraktıkları yetim evlatları olmu ş tur. Osmanlı Devleti, zor zamanlar geçirmesine ra ğ men yetim çocuklara kar ş ı kayıtsız kalmamı ş, devlet son zamanlarında yetimleri korumak, ihtiyaçlarını kar ş ılamak ve onları gelece ğ e, iyi bireyler olarak yeti ş tirebilmek için kurumlar açmı ş tır.Bu kurumlar, binlerce yetime sahip çıkmı ş, sava ş ın getirdi ğ i olumsuz ş artlardan onları korumu ş tur. Sava ş zamanlarının maddi yoksunlukları kurumların kapanmasına sebep olsa da, devlet yetimleri korumak için yeni arayı ş lara girmi ş tir. Bu uygulamalara bakıldı ğ ında, Osmanlı Devleti’nin sosyal devlet anlayı ş ı ile hareket etti ğ i görülmektedir.Osmanlı’nın, toplumun en savunmasız ve korunmaya ihtiyacı olan kesimini olu ş turan çocuklara sahip çıkması, zamanın ş artlarıda göz önünde bulunduruldu ğ unda örnek bir devlet anlayı ş ı oldu ğ unu gözler önünü sermektedir.

41 KAYNAKÇA: Çavuşoğlu T. ve Çetinkaya J. (2004). “Darülaceze ve sosyal hizmetler” Türkiye’de sosyal hizmet uygulamaları ihtiyaç ve sorunlar. Sosyal Hizmet Senpozyumu 2004/ Alanya Erkan R.ve Erkan G. (1987). “Darüleytamlar” Hacettepe Üniversitesi Sosyal Hizmetler Yüksek Okulu Dergisi. Cilt 5/sayı 1/ Ocak Ankara: Hacettepe Üniv. Özkan S. (2006). “Türkiye’de darüleytamların gelişimi ve Niğde darüleytamı” Selçuk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Dergisi. Sayı 19/ 2006 Özcan T. (2006). “Osmanlı toplumunda yetimlerin himayesi ve eytam sandıkları” İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi. sayı 14/ 2006 Özbek N. (2006). Cumhuriyet Türkiye’sinde sosyal güvenlik ve sosyal politikalar. İstanbul: Altan Sarıkaya M. (2003) “Savaş yıllarından Himaye-i Etfal Cemiyeti’nin çocuk misafirhanesi ve çocuklar” Atatürk Dergisi. cilt 3/ sayı 3/ Ocak 2003 Salim M. (2011). Geçmişten günümüze Türkiye’de çocuk koruma politikaları ve sosyal hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu. Süleyman Demirel Üniversitesi Yüksek Lisans Tezi Yazıcı N. (2007). “Osmanlılarda yetimlerin korunması üzerine bazı değerlendirmeler” Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi. sayı 1/ 2007

42 Yıldırım N. (1996). İstanbul darülaceze tarihi. İstanbul: Numune (Darülaceze Vakfı) Çay M. (2009). Osmanlı Devleti’nde çocuk koruma sistemleri. Erişim Tarihi: 18 Aralık Darülaceze Başkanlığı. Erişim Tarihi:18 Aralık 2014 https://www.darulaceze.gov.tr/kurulus- amacihttps://www.darulaceze.gov.tr/kurulus- amaci


"Hazırlayan: Zeliha Karal Dönmez OSMANLIDAN CUMHUR İ YETE YET İ MLER İ N KORUNMASI (Darülaceze – Darüleytam –Himaye-i Etfal Cemiyeti)" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları