Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

FİNANSAL YÖNETİM V. Yrd. Doç. Dr. Meltem GÜRÜNLÜ.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "FİNANSAL YÖNETİM V. Yrd. Doç. Dr. Meltem GÜRÜNLÜ."— Sunum transkripti:

1 FİNANSAL YÖNETİM V. Yrd. Doç. Dr. Meltem GÜRÜNLÜ

2 FİNANSAL ORANLAR

3 2) ASİT-TEST ORANI (Hassas Oran, Likit Oran) İşletmenin likidite durumunun ölçülmesinde kullanılan bir oran da asit-test oranıdır. Dönen Varlıklar - Stoklar Asit-test oranı = Kısa Vadeli Borçlar Asit test oranı sık kullanılan ve cari oranı daha anlamlı hale getiren bir orandır. Asit test oranında istenilen sonuçların alınması için stok hareketleri iyi izlenmelidir. Stok devir hızının yüksek olması bu oranın değerlendirilmesinde olumlu bir unsur olarak ele alınır.

4 Asit-test oranı hesaplanırken; paraya çevrilmesi uzun zaman alan stoklar kalemi dönen varlık toplamından çıkartılarak, kısa vadeli borçlarla olan ilişkisi incelenir. Oranın hesaplanmasında stoklar göz ardı edildiğinden bu oranın, genel kural olarak, 1 olması tavsiye edilir. Ancak rakamın standart olmadığı ve endüstriden endüstriye, işletmeden işletmeye değişebileceği unutulmamalıdır.

5 Asit-test oranının 1 olması işletmenin kısa vadeli borçlarının tamamının süratle paraya çevrilebilir değerlerle karşılanabileceğini gösterir. Ancak oranın 1’den büyük olması durumunda bile işletme alacaklarını tahsilde güçlükle karşılaşıyor olabilir. Endüstri ortalamalarını dikkate almak bizi daha etkili sonuçlara götürebilecektir.

6 3) NAKİT ORANI Bu oran, işletmenin mevcut hazır değerleri ile kısa vadeli borçlarını ne ölçüde karşıladığını ölçmede kullanılan bir orandır. İşletmenin acil para durumunu yansıtmaktadır. Diğer likidite oranlarına göre daha katı ancak daha güvenilir olduğu söylenebilir. Hazır Değerler Nakit Oranı= Kısa Vadeli Borçlar Nakit oranı alacakların tahsil edilememesi ve faaliyetlerden elde edilen para girişlerinin durması halinde işletmenin kısa vadeli borçlarını ödeyip ödeyemiyeceğini gösterir. Bu oranın genel kural olarak 0,20’nin altına düşmemesi arzulanır.

7 Nakit oranının 0,20’nin altına düşmesi durumunda işletmenin para durumunda sıkışıklık ortaya çıkar ve işletmenin yeni krediler bulma zorunluluğu doğar. Ancak oranın nakit oranının çok büyük olması da; yani devamlı nakit fazlasının olması da arzulanmaz. Çünkü, bu da paranın atıl bırakıldığını gösterir.

8 Sonuç olarak, işletmenin kısa vadeli borçlarını ödeme yeteneğinin saptanmasında yukarıda belirtilen likidite oranlarının birlikte değerlendirilmesi gerekir. Bunun içinde önce cari orana, daha sonra asit-test oranına ve nakit oranlarına bakılması uygun olur.

9 II) MALİ YAPI ORANLARI

10 Mali yapı oranları, işletmenin öz sermayesi ve borçları ile bunların arasındaki ilişkiyi inceler. İşletmenin finansman riskinin derecesini, işletmeye kredi sağlayanların emniyet paylarının ne olduğunu değerlendirmeye yönelik oranlardır.

11 Bir işletmenin toplam kaynakları içinde borç oranının yüksek olması, riskin bir kısmını borç verenler üzerinde bırakırken, işletmeye belirli bir miktar maliyet de getirmektedir. Bu nedenle alınan borçların etkin kullanımı karı arttırıcı etki yaparken, alınan borçlar etkin kullanılmazsa karı azaltıcı etki yapar.

12 1) Toplam Borç (Yabancı Kaynaklar) / Toplam Varlık Oranı Bu oran işletmenin kısa ve uzun vadeli borçlarının varlık toplamına bölünmesi ile bulunur. Söz konusu oran kaldıraç oranı olarak da ifade edilmektedir. Oran varlıkların yüzde kaçının borçlarla finanse edildiğini gösterir.İşletmeye kredi verenler bu oranın olabildiğince küçük olmasını arzu eder. Çünkü, işletmenin tasfiyesi halinde borç verenler, özsermayenin yeterli olması halinde alacaklarını tahsil etme olanağı bulurlar.

13 İşletme ortakları ise bu oranın belli bir düzeye kadar yüksek olmasını isterler. Çünkü, bu durum özsermayeye oranla yabancı kaynak kullanımının daha fazla olduğunu ifade eder. Bu şekilde firma, finansman kaldıracının etkisi ile işletmenin karlılığını arttırıp, ortakların daha fazla kar almasını sağlayabilir.

14 Ancak, yabancı kaynaklar dikkatli kullanılmalıdır. Borçların maliyetinin özsermayeye göre daha düşük olması, kar/özsermaye oranını arttırır. Ancak, belli bir noktadan sonra finansal risk artar, yeni borç bulmak zorlaşır ve borçlanmanın maliyeti yükselir. Bu noktada kar/özsermaye oranı düşecektir. Bu nedenle, işletmenin ortakları, yabancı kaynaklar/toplam varlıklar oranının sermaye maliyetinin (ortalama kaynak maliyeti) minimum olacağı noktada olmasını isterler.

15 Kaldıraç oranı aşağıdaki şekilde formüle edilebilir: Yabancı Kaynaklar (Kısa vadeli borçlar + Uzun vadeli borçlar ) Toplam Varlıklar Genel kural olarak, bu oranın en fazla %50 olması istenir. Kaldıraç oranının %50’nin üzerinde olması, kredi verenlerin emniyet marjını daraltacağı ve daha yüksek faizler istemelerine yol açacağı için, bir dereceden sonra olumlu etki kaybolmaya başlayacaktır.. Düşük kaldıraç oranı nispeten daha az bir özsermaye karlılığı sağlamakla birlikte daha emniyetli bir durumu ifade eder.

16 Örnek:

17 Örnekte, %30 faiz oranı ile borçlanan, buna karşılık, toplam varlıkları üzerinden %40 oranında Faiz ve vergi öncesi kar elde eden A işletmesi, Özsermaye karlılığını (Net kar/Özsermaye) B işletmesinin üzerinde arttırabilmiştir. A İşletmesinin ödediği faiz gideri vergiden düşülmektedir. Daha az vergi ödediği için daha, daha düşük oranda özsermaye kullanarak daha fazla Net Kar elde etmiştir.

18 2) Özsermaye / Toplam Varlık Oranı Bu oran varlıkların yüzde kaçının ortaklar tarafından finanse edildiğini ortaya koyar ve işletmenin uzun süreli borç ödeme gücünü gösterir. Oranın yüksekliği işletmenin borçlarını ve borç faizlerini güçlükle karşılaşmadan ödeyebileceğini gösterir. Oranın zaman içerisinde yükselmesi yönetimin başarısı olarak değerlendirilir. Ancak, özsermaye maliyetinin yüksekliği nedeniyle, işletmelerin borçla finansmanı tercih etmesi bu oranın düşük kalmasına yol açacaktır.

19 Genel kural olarak, Özsermaye/Toplam varlıklar oranının %50’den fazla olması arzu edilir. Ancak, oranın yorumlanabilmesi için endüstri ortalamaları ile borç ve özsermaye maliyetleri dikkate alınmalıdır. Bu oranının çok yüksek olması, kredi verenler için emniyeti arttırsa bile özsermaye karlılığını azaltabilir. Burada önemli olan işletmenin, borçlarını ödeme gücü ile karlılık amaçlarını bağdaştırabilmesidir.

20 Özsermaye/Toplam Varlıklar oranını yukarıdaki gibi de ifade etmek mümkündür. Özsermaye / Toplam Varlıklar Oranı= 1 – Kaldıraç Oranı(T.Borçlar/T.Varlıklar)

21 3) Özsermaye/Toplam Borçlar Oranı Mali bağımsızlık derecesini gösteren bu oranının genel kural olarak en az 1 olması arzu edilir. Bu şekilde işletmenin toplam kaynaklarının yarısının borçla, diğer yarısının özsermaye ile finanse edildiği anlaşılır. Oran 1’den büyükse, özsermaye tutarının borç toplamından fazla olduğu anlaşılır. Bu ise, işletmenin finansal yapısının ekonomik dalgalanmalara karşı kuvvetli olduğunu ve işletmeye borç verenlerin daha fazla güvende olduğunu gösterir. Böylece, işletme daha uygun koşullarda ve daha düşük maliyette borç bulma imkanına sahip olur.

22 4) Kısa Vadeli Borçlar/ Toplam Kaynaklar Oranı Bu oran, işletme varlıklarının yüzde kaçının kısa vadeli borçlarla finanse edildiğini gösterir. Genellikle, bu oranın üretim yapan işletmelerde %30’dan az olması arzulanır. Kısa süreli borçla duran varlıkların finansmanı tehlikeli bir durumdur. Emek yoğun teknoloji kullanan ve sabit sermaye yatırımı daha az olan şirketlerde kısa süreli borç payının yüksek olması doğal karşılanabilir. Aksi takdirde, Kısa vadeli borçların toplam kaynaklara (özsermaye+T.Yabancı kaynaklar) oranının yüksek olması arzulanmaz. Bu duurmda net çalışma sermayesi negatif bir sayı olacağından, işletme faaliyetlerinin sürdürülmesinde, işletmeye borç verenlerin baskısı altına girilmiş olur.

23 5) Uzun Vadeli Borçlar/Toplam Kaynaklar Oranı Bu oran işletmenin yüzde kaçının uzun vadeli borçlarla finanse edildiğini gösterir. Oranların yüksekliği işletmenin kullandığı varlıklar arasında uzun vadeli borçların önemli ölçüde yer aldığını gösterir. Bu oran özellikle, sabit sermaye yatırımları yüksek olan, teknoloji yoğun sanayi işletmelerinin mali yapı analizinde kullanılır. Gelir istikrarı olan işletmelerde bu oranın yüksek olması iyidir.

24 6) Otofinansman (İç kaynaklar) Oranı Bu oran işletmenin otofinansman yoluyla yaratmış olduğu fonların analizinde kullanılır. Yedekler ve yedek niteliğinde karşılık ve fonlar toplamından birikmiş zararlar çıkartıldıktan sonra bulunan toplam ile ödenmiş sermaye arasındaki orantı kurulur. Özetle; işletme faaliyetleri sonucu yaratılan özsermaye ile ödenmiş özsermaye arasında orantı kurulur. Normal olarak bu oranın yüksek çıkması arzulanır.

25 Otofinansman Oranı= Kar yedekleri – Birikmiş Zararlar Ödenmiş sermaye İşletme faaliyetleri sonucu yaratılan özsermaye = Kar yedekleri - Birikmiş Zararlar

26 Ödenmiş sermayenin özsermaye kalemi içindeki payı yüksek ise otofinansman sınırlı demektir. Eğer ödeniş sermayenin özsermaye kalemi içndeki payı küçükse, faaliyetleri sonucu elde ettiği karıdağıtmayarak öz sermayeye eklemiş demektir. Yani otofinansmana (iç kaynaklarla finansmana) önem vermiştir.

27 ÇALIŞMA SORULARI: 1)Bir işletmenin sahipleri için Toplam Kaynaklar içerisinde, işletme dışından borçlanılarak sağlanan yabancı kaynakların oranının en iyi düzeyi aşağıdakilerden hangisidir? a)Sermaye maliyetinin minimum olacağı nokta b)Özsermaye maliyetinin maksimum olacağı nokta c)Net karın en çok olduğu düzey d)Borçlanma maliyetinin en düşük olduğu nokta e)Özsermaye maliyenin en az olduğu düzey.

28 2) Bir işletmede K.Valacaklar ve stoklar dışındaki dönen varlıkların, K.V borçlara oranının en azkaç olması azrulanır? a)1,40 b)0.20 c)0.50 d)1 e)0.25

29 3)Likidite oranlarının en genelden en katı ve güvenilir olanına doğru sıralaması aşağıdakilerden hangisidir? a)Nakit oranı, asit test oranı, cari oran b)Cari oran, asit-test oranı, nakit oran c)Nakit oran, cari oran, hassas oran d)Cari oran, nakit oranı, asit-test oranı e)Disponibilite oranı, asit test oranı, cari oran

30 4) Genel kural olarak, Özsermaye/Toplam kaynaklar oranının ’den fazla olması arzu edilir. a)1 b)3 c)4 d) 0.50 e) 0.25

31 5) oranları, işletmenin öz sermayesi ve borçları ile bunların arasındaki ilişkiyi inceler. İşletmenin finansman riskinin derecesini, işletmeye kredi sağlayanların emniyet paylarının ne olduğunu değerlendirmeye yönelik oranlardır. a)Likidite Oranları b)Piyasa Oranları c)Nakit Oranıarı d)Mali yapı Oranları e)Faiz karşılama Oranı


"FİNANSAL YÖNETİM V. Yrd. Doç. Dr. Meltem GÜRÜNLÜ." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları