Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Caner ATİK Vergi Müfettişi. Sunum 4 ana bölümden oluşacaktır. Bunlar: 1- Vergi İncelemesi Hakkında Genel Bir Çerçeve 2- Vergi İncelemelerinde Faydalanılan.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Caner ATİK Vergi Müfettişi. Sunum 4 ana bölümden oluşacaktır. Bunlar: 1- Vergi İncelemesi Hakkında Genel Bir Çerçeve 2- Vergi İncelemelerinde Faydalanılan."— Sunum transkripti:

1 Caner ATİK Vergi Müfettişi

2 Sunum 4 ana bölümden oluşacaktır. Bunlar: 1- Vergi İncelemesi Hakkında Genel Bir Çerçeve 2- Vergi İncelemelerinde Faydalanılan Mali Tablolar 3- Bilanço Hataları ve Muhasebe Hileleri 4- Hesap ve İşlem Bazında Vergisel Riskler

3 Vergi İncelemesi Hakkında Genel Bir Çerçeve

4 Vergi, devletin egemenlik hakkına dayanarak tek taraflı tayin ettiği ve vatandaşlardan hukuki cebir altında tahsil ettiği para olarak tanımlanabilir. Devlet vatandaşlarından tahsil ettiği bu tutarı kamusal harcamaların finanse edilmesinde kullanmaktadır. Vatandaşın kamusal harcamalara katılım payı olan verginin hesaplanmasında çeşitli sistemler öngörülmüştür. Bu sistemlerden en çağdaşı, beyan sistemidir. Beyan sisteminin temel mantığı, mükellefin ödeyeceği vergiyi kendi beyanlarıyla oluşturmasıdır. Çünkü herkes ancak kendi faaliyetleriyle ilgili olarak tüm gerçekleri bilmektedir.

5 Beyan sistemi mükellefin bildiriminin doğruluğunu kabul eder, bunun için de mükellefin bildirime esas olay ve bilgilerini eksiksiz, tam ve samimiyet içinde bildirmesi gerekir. İşte bu noktada mükelleflerin vergiye esas olan bilgilerinin gerçeğe uygunluğunun denetlenmesi zarureti ortaya çıkmaktadır. Mükelleflerin denetlenmesinde devletin en önemli aracı “Vergi İncelemesi” müessesesidir. Ödenmesi gereken verginin doğruluğunu saptamak, yapılan bildirimlerinin gerçekliğini tespit etmek için vergi incelemesi çok önemli bir yere sahiptir. Vergi Usul Kanunu’nun 134. maddesinde vergi incelemesinin maksadı, “Mükellefin ödemesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamaktır” şeklinde açıklanmaktadır.

6 Vergi incelemeleri kapsam bakımından, tam ve sınırlı incelemeler olmak üzere iki gurupta toplanmaktadır. Tam İnceleme: Bir vergi mükellefinin tabi olduğu bir vergi türüne ilişkin, vergilendirme dönemi bazında tüm faaliyet ve işlemlerinin yasalara uygunluğunun araştırılması, matrah unsurlarının tümünün incelenerek ödenmesi gereken verginin doğruluğunun saptanması şeklinde tanımlanabilir. Örneğin, ticari ve sınai faaliyette bulunan bir kurumlar vergisi mükellefinin bir hesap döneminde tüm ticari ve sınai faaliyetlerinin incelenmesi durumunda Tam İnceleme söz konusudur. Sınırlı İnceleme: Bir vergi mükellefinin, belli faaliyet ve işlemlerinin yasalara uygunluğunun araştırılması, ödenmesi gereken verginin doğruluğunun saptanması şeklinde tanımlanabilir. Örneğin, ticari ve sınai faaliyette bulunan bir kurumlar vergisi mükellefinin bir hesap döneminde şüpheli ticari alacak karşılığı ve/veya amortisman giderleri ve/veya sahte belge kullanma hususları yönünden incelenmesi durumunda Sınırlı İnceleme söz konusudur.

7 Her vergi incelemesi 4 aşamadan oluşur. 1- İnceleme Öncesi Hazırlık ve Planlama 2- İnceleme 3- Rapor Yazma 4- Rapor Değerlendirme Komisyonlarınca Değerlendirme

8 Genel inceleme hazırlığı, incelenecek mükellefin içinde olduğu sektörün ekonomik, teknolojik bakımlardan ve vergi hukuku ve diğer mevzuat yönlerinden görülen özellikleri üzerinde bir fikir edinmek için yapılan çalışmalardır. Genel inceleme hazırlıkları sırasında mükellefin kendisi veya faaliyet konusu hakkında internet üzerinde çeşitli araştırmalar yapılabilir. Böylece mükellef ve faaliyette bulunduğu sektör hakkında bir kanaate sahip olunmaya çalışılır. Özel inceleme hazırlığının amacı, Vergi Dairesi ve Gelir İdaresi Başkanlığı nezdinde tutulmakta olan elektronik veriler ile dosyalar ve kayıtlardan yararlanarak, mükellefi daha yakından tanımaktır. Bir mükellef ile temasa geçilmesinden önce, mükellefin işi hakkında bilgi sahibi olunması, beyanname ve eklerinin gözden geçirilmesi gerekir.

9 Özel İnceleme Hazırlığı sırasında asgari şu çalışmalar yapılmalıdır:  İnceleme dönemine ait verilen beyannameler incelenmelidir. Böylece mükellefin iş hacmi, çalıştırdığı işçi sayıları, yaptığı vergi kesintileri gibi beyannameler üzerinden yapılacak incelemelerle elde edilebilecek bütün bilgiler gözden geçirilerek, mükellef hakkında genel bir değerlendirme ve risk analizi yapılmalıdır.  Beyannameye bağlı mali tablolar (Bilanço ve Gelir Tablosu) ve ekleri gözden geçirilerek işletmenin faaliyetleri ve iş hacmi hakkında bilgi edinilmelidir.  Mali tablolardaki dip notlar özellikle gözden geçirilmeli ve tek tek okunmalıdır. Dikkat çeken hususlar inceleme safhasında araştırılmak üzere not edilmelidir.  Mükellefin bütün bir yıla ait Ba-Bs Formları incelenmelidir.  İncelemeye tabi tutulan mükellefin daha önce incelenip incelenmediği araştırılarak, incelenmiş ise hakkında yazılmış olan inceleme raporları okunmalıdır.

10  Mükellefin zamanında ödeme, taksit, tecil gibi ödeme alışkanlıklarına bakılmalıdır.  Mükellefin bağlı olduğu vergi dairesinden tarh dosyası istenmeli ve dosyada bulunan yazışmalar ve diğer dikkat çekebilecek özel bilgiler incelenmelidir.  Mali tablolar üzerinde çeşitli analitik çalışmalar yapılarak bazı rasyolar çıkarılmalı, mükellefin mali tablo rakamları ile beyannameleri ve Ba-Bs formlarındaki rakamlarının birbirleriyle tutarlı olup olmadığına bakılmalıdır.  Mükellefin işlemleri hakkında yazılmış münferit YMM Raporları veya Tam Tasdik Raporları varsa bunlar vergi dairesinden istenmeli ve detaylı olarak incelenmelidir.  İşletmenin web sitesi varsa bu sitede mükellefin faaliyeti ile ilgili dikkat çeken hususlar not alınmalıdır.

11 Vergi incelemesi, mükellef veya temsilcisi ile temas kurularak bir “İncelemeye Başlama Tutanağı” düzenlenmesiyle başlar. Mükellefin tutanağı imzaladığı tarih “İncelemeye Başlama” tarihidir. Vergi incelemesi, mükellefin vergisel yükümlülüklerini tam olarak, doğru biçimde ve zamanında yerine getirip getirmediğini, vergi yasalarını doğru uygulayıp uygulamadığını araştırmak, bunun için hesaplar üzerinden veya karşıt incelemeler yoluyla kontroller yapmak ve kanıtlar toplamaktır. Vergi İncelemesi sırasında tespit edilen hususlar ile mükellefle konuşulan ve görüşülen konular, yazılı olarak saptanır ve karşılıklı olarak imzalanan tutanaklar ile kayıt altına alınır.

12 Denetim elemanı tarafından yürütülen vergi incelemesi, yapılan tespitler, yasal mevzuat ve ulaşılan sonuç, düzenlenen Vergi İnceleme Raporu ile somut hale gelir. Bir vergi tarhiyatı içeren vergi inceleme raporları; giriş, usul incelemeleri, hesap incelemeleri, eleştirilen hususlar ile sonuç bölümlerinden oluşur. Mükellefin inceleme esnasında ileri sürdüğü hususlar ve buna ilişkin değerlendirmelere eleştirilen hususlar bölümünde yer verilir. Mükellef hakkında tarh edilmesi önerilen vergi ve ceza tutarları, herhangi bir tereddüde yer vermeyecek açıklıkta ve anlaşılır bir şekilde vergi inceleme raporlarının sonuç bölümünde gösterilir. Tespitler, ilgili mevzuata, inceleme, araştırma sonucu saptanan somut inceleme kanıtlarına ve düzenlenen tutanaklara dayandırılır.

13 İnceleme sonucunda düzenlenen raporların istenilen standartları karşılayıp karşılamadığı yönünden değerlendirilmesi Rapor Değerlendirme Komisyonlarınca yapılır. Rapor Değerlendirme Komisyonları bir anlamda “Kalite Kontrol” mekanizmalarıdır. Rapor Değerlendirme Komisyonları düzenlenen vergi inceleme raporlarını, vergi kanunları ile bunlara ilişkin kararname, tüzük, yönetmelik, genel tebliğ, sirküler ve özelgelere uygunluğu ile maddi hata ve usul hatası içerip içermediği yönünden değerlendirir.

14 Vergi İncelemelerinde Faydalanılan Mali Tablolar

15 İşletmenin durumu ile yakından ilgilenen, Yöneticiler, İşletme sahibi veya Ortaklar, İşletmede Çalışanlar, İşletmeye Borç Verenler ve Devlet anlaşılabilir, ihtiyaca uygun, güvenilir, karşılaştırılabilir sonuçları ihtiva eden dokümanlara ihtiyaç duyarlar. İstenilen bu bilgiler ise muhasebe standartlarına uygun olarak düzenlenen mali tablolar vasıtasıyla taraflara sunulur. Mali tabloların inceleme elemanları bakımından dikkat çekici yönü; vergi matrahının saptanması ve vergi incelemesinin yapılabilmesi için işletmelerin düzenli muhasebe kayıtlarına sahip olması gerektiğidir. Mali tabloların analizinin çok iyi bilinmesinin etkin bir vergi denetiminde büyük katkılar sağlayacağı kesindir. Etkin bir vergi denetimi için özellikle temel mali tablolar aracılığıyla işletmelerin karlılık, verimlilik ve performansının çeşitli yönlerden ölçülmesi büyük önem taşımaktadır. Böylece mali tabloların analiziyle işletmelerin geçmişteki ve şimdiki performansı karşılaştırılabileceği gibi, işletmelerin içerisinde bulunduğu sektörün ortalama oranlarıyla karşılaştırmalar yaparak, işletmelerin vergi kayıp ve kaçağının olup olmadığı tespit edilebilir.

16 Finansal tabloları; Temel Finansal Tablolar:  Bilanço  Gelir Tablosu Ek Finansal Tablolar:  Satışların Maliyeti Tablosu  Kar Dağıtım Tablosu  Öz Kaynaklar Değişim Tablosu  Fon Akım Tablosu  Nakit Akım Tablosu

17 BİLANÇO Bir işletmenin belirli bir süre sonunda sahip olduğu varlıklar ile bu varlıkların kaynaklarını gösteren mali tabloya “bilanço” denir. Bilançonun sol tarafına aktif, sağ tarafına pasif denir. Diğer bir deyişle de aktif tarafı varlıkları, pasif tarafı da bu varlıkların kaynaklarını gösterir. Bilançonun aktif ve pasif tarafı birbirine eşittir. Varlıklar; işletmenin sahip olduğu para, mal, makine, araç-gereç, alacaklar gibi iktisadi değerleri ifade eder. Sermaye; işletme sahibi veya sahiplerinin işletme varlıkları üzerindeki haklarını temsil etmektedir. Borçlar ise; işletme sahipleri dışındaki üçüncü kişilerin varlıklar üzerindeki haklarını ifade etmektedir. Tek düzen hesap planındaki 100 ile 299 arasındaki hesaplar bilançonun aktifinde; 300 ile 599 arasındaki hesaplar bilançonun pasifinde yer almaktadır. 600 ve sonrası hesaplar kar ve zararı belli edecek hesaplar olduğu için, bilançoda gözükmezler.

18 GELİR TABLOSU Temel finansal tablolardan biri olan gelir tablosu, işletmenin belli bir dönemde elde ettiği bütün gelirlerle, bu gelirleri elde etmek amacıyla aynı dönem içinde katlandığı bütün maliyet ve giderleri ve bunların sonucunda oluşan dönem net karını veya zararını belli bir düzen içinde gösteren finansal tablodur. Bütün satışlar, gelir ve karlar ile maliyet, gider ve zararlar brüt tutarları üzerinden gösterilirler ve hiçbir satış, gelir ve kar kalemi, bir maliyet, gider ve zarar kaleminden, tamamen veya kısmen mahsup edilmek suretiyle gelir tablosu kapsamından çıkartılamaz.

19 Satışların Maliyeti Tablosu: Satışların Maliyeti Tablosu işletmelerin dönem içindeki stok hareketlerini, üretim maliyetlerini, satılan mamul maliyetlerini, satılan hizmet maliyetlerini gösterir. Bilindiği gibi gelir tablosunda satışların maliyeti bölümü bulunmaktadır. Buradaki satışların maliyeti ayrı bir tablo şeklinde düzenlenerek ve hesaplanarak gelir tablosuna ek olarak konulmaktadır. Yani gelir tablosunun bir ekini oluşturmaktadır. Kar Dağıtım Tablosu: Kar dağıtım tablosu, işletmenin dönem karının dağıtım biçimini gösteren tablodur. Bu tablo kanuni yükümlülüklerin, ana sözleşme gereklerinin ve genel kurul kararlarının sonucu, dönem karının nasıl ve nerelere dağıtıldığını gösteren önemli bir ek mali tablodur. Kar dağıtım tablosunun düzenlenme amacı, özellikle sermaye şirketlerinde dönem karından, ödenecek vergilerin, ayrılan yedeklerin ve ortaklara dağıtılacak kar paylarının açıkça gösterilmesi ve şirketlerin hisse başına kar ile hisse başına temettü tutarlarının hesaplanmasıdır.

20 Özkaynaklar Değişim Tablosu: Bir işletmenin belli bir dönemde özkaynak kalemlerinde meydana gelen değişiklikleri gösterir. Bu tablo, özellikle sermaye işletmelerinde özkaynak kalemlerinde meydana gelen değişmeleri toplu olarak görebilmek için düzenlenir. Fon Akım Tablosu Tanımı: İşletmelerin belirli bir hesap döneminde sağladığı finansal kaynaklarını ve bunların kullanım yerlerini gösteren finansal bir tablodur. Bu tablo sayesinde işletmenin faaliyetleri sonucu meydana getirilen ya da borçlanma şeklinde ortaya çıkan fonlar ile neler yapıldığı ve bu fonların nerelerde kullanıldığı görülmektedir. Fon akım tablosu, işletmenin dönem boyunca faaliyetlerden sağladığı fonları, yatırım ve finansman faaliyetlerini özetler. Ayrıca dönem boyunca finansal durumda meydana gelen değişiklikleri açıklar. Nakit Akım Tablosu: İşletmenin belli bir dönemde nakit giriş ve çıkışlarını özetleyen tablodur. Bu tablo incelenerek, işletmenin nakit teminini sağlam kaynaklardan yapıp yapmadığı ve söz konusu nakitleri doğru alanlarda kullanıp kullanmadığı konularında bilgi edinilir.

21 A ) Dönen varlıklar; a) Hazır değerler; Nakit olarak elde bulunan paralar, bankalardaki mevduatı ve istenildiği anda değer kaybına uğramadan paraya çevrilme olanağı bulunan varlıkları kapsar. Vergi incelemelerinde dikkat edilmesi gereken ilk husus, hazır değerler toplamını oluşturan alt kalemlerin birbirine uygun büyüklükte olup olmadığıdır. Çok büyük tutarlarda naktin kasada tutulması mümkün ve mantıklı olmadığından, Bilançoda kasada gibi gösterilen naktin gerçek yerinin tespiti önemlidir. Yıl boyu yüksek tutarlı banka bakiyelerinin bulunması da banka hareketlerinin kontrolünü gerektirir. Yıl boyu durağan olan bankalarda bırakılan paranın vadeli mevduat olarak değerlendirilebileceği unutulmamalıdır. Tahsilat ve ödemelerini banka hesaplarından yapmayan yüksek cirolu mükelleflerin belgesiz mal alış ve satışı yapabilecekleri de açıktır.

22 b) Menkul kıymetler; Vergi incelemelerinde dikkat edilmesi gereken hususlar, menkul kıymetlerin vergi usul kanunu hükümlerine göre değerlenip değerlenmediği, dönem içindeki menkul kıymet hareketlerinin dönem sonu kar zarara etkisi ve kayıt dışı menkul kıymetlerin tespiti şeklinde sıralanabilir. Kayıt dışı menkul kıymetlerin tespitinde kasa ve banka hesapları ile çapraz kontrolün yapılması, süreci hızlandırır. Hazır değerler toplamının büyük kısmını menkul kıymetlerden oluşması mükellefin esas faaliyet konusu dışındaki işlerle uğraştığını gösterir ve şüphe ile karşılanması gereken bir durumdur. c) Ticari alacaklar; Ticari alacakların kaynağı satışlardır. Şüpheli ticari alacak karşılıklarının olması, alacakların tahsilinde bazı sorunlar olduğu şeklinde yorumlara neden olur. Şüpheli alacaklar, alacakların gelecekte nakit yaratma gücünü olumsuz yönde etkiler. Vergi incelemelerinde dikkat edilmesi gereken hususlar ise her şeyden önce bilançoda yer alan ticari alacak tutarlarının gelir tablosundaki satışlar toplamı ile uyumlu olması gerektiğidir. Yani alacağın işletme faaliyetiyle ilgili bir alacak olduğundan emin olmak gerekir. Bazen mükellefler hatır senedi diye tabir edilen, bir mal ve hizmet hareketine dayanmayan senetleri aktiflerine kaydederek reeskonta tabi tutabilmektedirler. Bilanço kalemi içinde düzenleyici hesap olarak yer alan alacak senetleri reeskontu hesabı bu yüzden özellik arz etmektedir. Hesap bakiyesinin anormal olması reeskont ayırma işleminin doğru olarak yapılıp yapılmadığının test edilmesini gerektirir.

23 d) Diğer alacaklar; Mal ve hizmet satışı dışındaki faaliyetlerden doğan ve bir yıl içinde tahsil edilmesi düşünülen senetli ve senetsiz alacaklar, diğer alacaklar kalemini oluşturur. Diğer alacaklar kalemi düşük miktarda olmalıdır. Çünkü mükelleflerin yüksek miktarda diğer alacakları olması, ya faaliyet konusu dışındaki işlerle uğraştığını ya da işletme dışına fon transfer ettiğini gösterir. e) Stoklar; Yüksek tutarlı stokların incelemelerde daha dikkatle değerlendirilmesi gerekmektedir. Çünkü mükellefler katma değer vergisi ödememek için belgesiz satış yaparak alış faturalarındaki katma değer vergisini indirim konusu yaptıkları halde satışlarında KDV ödememek için belge düzenlemeden yaptıkları her satış aslında stoklarından çıktığı halde bilançolarında kalabilmektedir. Bu yüzden afaki sayılabilecek büyüklükteki stok tutarlarının gerçekte var olup olmadıklarının tespiti gerekir.

24 f-) Gelecek aylara ait gider ve gelir tahakkukları; Mükelleflerin giderlerini şişirmek amacıyla müteakip dönemler için yapılan harcamaları dönem gideri olarak kayıtlarına almaları sıkça karşılaşılan bir durumdur. Dolayısıyla sigorta ve kira ödemeleri gibi kullanım süresi takvim yılını geçen ödemelerin ertesi yıla geçen kısımlarının indirim konusu yapılıp yapılmadığı tespit edilmelidir. Ayrıca ticari kazancın elde edilmesinde tahakkuk esası gereği çeşitli varlık hesaplarından elde edilecek gelirlerin gelir tablosuna intikali sağlanmalıdır. B) Duran varlıklar; a) Uzun vadeli ticari alacaklar; Mükellefin faaliyet alanı sektör itibariyle irdelenerek satışların bir yıldan uzun vadeli olup olamayacağı tespit edilmelidir. Aksi halde işletmenin satışlarının ilişkili kişilere çok uzun vadeli yapması transfer fiyatlaması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekmektedir.

25 b) Uzun vadeli diğer alacaklar; Uzun vadeli diğer alacakların oluşma sebepleri araştırılmalıdır. Ortakların işletmeye uzun vadeli borçlarının olması, faizsiz fon kullanımı olarak değerlendirilebilir. c) Mali duran varlıklar; Uzun vadeli yatırım amacıyla ve yasal zorunluluklar nedeniyle uzun vadede elde tutulacak menkul kıymetler ile başka şirketlere ortak olmak amacıyla satın alınan hisse senetleri bilançoda mali duran varlıkları oluşturur. Bu yatırım araçlarından makul miktarda kar elde edilmesi ve bu karın gelir tablosuna intikali gerekir. Aksi halde kar amacı olmadan faaliyet göstermesi ticari müesseselerin tabiatına aykırıdır.

26 d) Maddi duran varlıklar; Mal ve hizmet üretiminde kullanılan değerler, işletmenin kapasitesi ile ilgilidir. Maddi duran varlıkların gereğinden fazla olması işletme için kapasitesini tam olarak kullanamayacağını, dolayısıyla atıl kaldığını gösterir. İmalat işletmelerinde maddi duran varlıkların büyük tutarlarda olabileceği kabul edilirken, ticari işletmelerde daha az olması beklenir. Bilançoda yer alan ticari malların depolanması gerektiğinden işletme aktifine kayıtlı depo, ambar ve benzeri kapalı alanların varlığı veya kiralanmış olmaları gerekeceğinden dönen varlıklarla birlikte değerlendirilmesi gerekir. Ayrıca tesis makine ve cihazlar için ayrılacak amortisman tutarları faydalı ömürleri göz önünde bulundurularak hesaplanmış olmalıdır. e) Maddi olmayan duran varlıklar; Herhangi bir fiziksel varlığı bulunmayan ve işletmenin belli bir şekilde yararlandığı veya yararlanmayı beklediği aktifleştirilen gider ile belli koşullar altında hukuken korunan haklar ve şerefiyelerin izlendiği hesap grubudur. Maddi olmayan duran varlıklar da hasılat yaratıcı unsurlardır. Ancak bunlar için yapılan harcamalar maddi bir varlığa dayanmadığı için genellikle doğrudan gider hesaplarına intikal ettirildiği sıkça karşılaşılan bir hatadır.

27 C)Kısa vadeli yabancı kaynaklar: a) Mali borçlar; Kısa vadeli yabancı kaynakların bilançodaki pek çok hesapla ilişkisi vardır. Örneğin işletmenin çok büyük miktarlarda hazır değeri mevcut olduğu halde aynı zamanda kredi de alması ya da bankadan kredi aldığı halde ortaklara borç vermesi normal karşılanacak bir durum olmayıp dönem karının azaltılmasına yönelik işlemler olabileceği üzerinde durulmalıdır. b) Ticari borçlar; Bilançonun vergisel açıdan analizi yapılırken, ticari borçlar bilançonun aktifindeki ticari alacaklar ve stoklar hesaplarıyla ilişkili olduğu için birlikte değerlendirilmesi gerekir. İşletmelerin vadeli mal alarak stoklarında tutmaları veya çok fazla hazır değere sahipken yine de vadeli mal almaları mantıklı bir davranış olmadığından olayların gerçek mahiyetlerinin araştırılması gerekir.

28 c) Diğer borçlar; Herhangi bir ticari nedene dayanmadan meydana gelmiş ve en fazla bir yıl içerisinde ödenecek borçlardır. Diğer borçlar içinde dikkatle incelenmesi gereken en önemli hesap ortaklara borçlar hesabıdır. Mükellefler küçük bir sermaye ile kurdukları şirketleri çok büyük cirolara ulaşınca işletmede kullandıkları nakdin kaynağını faaliyet sonuçlarıyla ilişkilendirmeyip, ortaklardan borç almış gibi kayıtlar yaparak işletmede kayıt dışı duran nakdi kayıt altına alabilmektedirler. Dolayısıyla ortaklardan alınmış gibi kaydedilen borç çoğu zaman işletmenin geçmiş dönemlerde elde ettiği kayıt dışı kazançtır. d) Gelecek aylara ait gelirler ve gider tahakkukları; Vergi incelemelerinde mükelleflerin bazı dönem gelirlerini gelir tablosunda göstermemek amacıyla bilanço hesaplarında tutmaları gelecek aylara-yıllara ait gelirler hesaplarının şişmesine neden olur. Aynı şekilde dönem giderlerini artırmak amacıyla gelecek yıllar için yapılan harcamalar bilançoda yer alması gerekirken gelir tablosu hesaplarına dahil edilmektedir. Dolayısıyla bilanço ve gelir tablosu hesaplarının birlikte değerlendirilmesi gerekir.

29 A- BRÜT SATIŞLAR Brüt Satışlar; yurtiçi satışlar, yurtdışı satışlar ve diğer gelirler şeklinde bölümlenir. Mükelleflerin vergi matrahlarının tespitinde başlangıç noktası brüt satışların tespit edilmesidir. 1) Kayıt Dışı Satış: Belgelendirilmeyen satış olarak da adlandırdığımız satış yolsuzluğunda yapılan iş veya satılan mal için fatura ve benzeri vesikalar düzenlenmemekte ve dolayısıyla anılan satışlar muhasebe kayıtlarına intikal ettirilmemektedir. Başka bir ifadeyle belgelendirilmeyen satış, fatura ve benzeri vesikalar düzenlenmeden yapılan satışlardır. Kayıt dışı satışta, işletme hasılatı anılan satışlar kadar eksik beyan edilmekte ve bu durum dönem sonu kazancının eksik hesaplanmasına neden olmaktadır.

30 2) Muhteviyatı İtibariyle Yanıltıcı Belge : a) Düşük bedelli fatura düzenlemek. b) Yüksek miktarlı ve düşük fiyatlı fatura düzenlemek. c) Faturanın aslı ile örneklerini farklı bedellerle düzenlemek. d) Zarar ve istisna satışı B. SATIŞ İNDİRİMLERİ Net satış hasılatına ulaşabilmek için brüt satışlardan indirilmesi gereken değerleri kapsar. Satıştan iadeler, satış iskontoları ve diğer indirimler şeklinde bölümlenir. Iskonto uygulamalarında dikkat edilmesi gereken en önemli nokta özellikle dönem sonlarında uygulanan ıskontolar örtülü kazanç dağıtım aracı olarak kullanılmaktadır. Bu açıdan söz konusu ıskontoların dikkatli bir şekilde incelenmesi gerekmektedir. İskontonun transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtmak için bir araç olarak kullanılıp kullanılmadığının tespiti yapılmalıdır.

31 C. SATIŞLARIN MALİYETİ İşletmenin dönem içindeki stok hareketleri ile satılan mamul, yarı mamul, ilk madde ve malzeme ile ticari mal gibi maddelerin ve satılan hizmetlerin maliyetini kapsar. Başka bir deyişle dönem içinde alıcılara satılan ya da devredilen mal ve hizmetlerin üretimi (imalatı) ya da satın alınması için yapılan tüm giderleri içerir. Vergi incelemesi açısından satışların maliyetinin (satılan malın maliyetinin) tespiti önem arz etmektedir. Vergi incelemesi açısından satışların maliyetinin oluşturacağı riskleri ve üzerinde durulması gereken hususları aşağıdaki şekilde özetleyebiliriz. Vergi incelemesi açısından satışların maliyeti incelenirken, öncelikle söz konusu maliyet tespitinin VUK'da yer alan hükümler doğrultusunda doğru yapılıp yapılmadığının, uygulanan yöntemlerin gereklerinin yerine getirilip getirilmediğinin kontrol edilmesi gerekmektedir. Uygulamada satılan malın maliyetini artırıcı ve dolayısıyla dönem sonu kazancını azaltıcı nitelikte hesaplama hatalarına oldukça sık rastlanmaktadır. Bu hatalar matematik hataları olabileceği gibi, yöntem hataları da olabilmektedir. Özellikle uygulamada dönem sonu stoklarda kalan mamullerin maliyet bedeli düşük değerlenmek suretiyle yıl içinde satılan mamullerin maliyetinin artırılmasına sıkça rastlanmaktadır. Ayrıca satışların maliyetinin tespitinde yapılan hesaplamalar ve uygulanan yöntemler kadar bu hesaplamalara veri oluşturan alışların ve yapılan giderlerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığının da incelenmesi gerekmektedir.

32 Bu aşamada alış yolsuzlukları olarak adlandırabileceğimiz ve satışların maliyetini artırmak suretiyle vergi kaçırma amacına yönelik eylemleri aşağıdaki şekilde özetleyebiliriz. 1. Yüksek Bedelli Alış: Bu alış yolsuzluğunda alış belgesinde gösterilen bedel gerçek bedelden yüksek olmaktadır. Yüksek bedelli belge alıcının defter kayıtlarında alış maliyetini yükseltmekte ve dönem kazancının eksik hesaplanmasına ve vergi kaybına yol açmaktadır. Bu alış yolsuzluğuna daha ziyade vergiye tabi olmayan veya faaliyet sonucu zararlı olan mükelleflerle yapılan işlemlerde rastlanmaktadır. Ayrıca yüksek bedelli alışlar vasıtasıyla örtülü kazanç dağıtımı da gerçekleştirilebileceği için konunun bu yönden de ayrıntılı olarak incelenmesi gerekmektedir.

33 2. Herhangi Bir Mal veya Hizmet Alışını Temsil Etmeyen Alış Faturaları : Uygulamada oldukça sık rastlanan alış yolsuzluklarından biriside herhangi bir mal veya hizmet satın alınmamasına rağmen; alınmış gibi fatura kullanılmasıdır. 3. Alış Iskontolarını Kayıt Dışı Bırakma : Uygulamada oldukça sık rastlanan alış yolsuzluklarından birisi de alış ıskontolarının kayıt dışı bırakılmasıdır. Alış ıskontoları maliyetleri azaltıcı bir niteliğe sahiptir. Söz konusu ıskontolar iki şekilde ortaya çıkar. Birincisi peşinat ıskontosudur ve genellikle alış faturalarında gösterilir. Diğeri ise ciro ıskontosu olup fatura düzenledikten ve genellikle yıl sonlarında ciroya orantılı olarak satıcı firmalar tarafından yapılır. Bu nedenle alış faturalarında görülmezler. Bu nitelikteki alış ıskontoları yıl sonlarında işletme sahiplerince nakden veya hesaben tahsil edilmesine rağmen kayıtlarda gösterilmeyerek, maliyetlerin azalması engellenmiş ve dolayısıyla dönem kazancı eksik hesaplanmış olur. Satışların maliyetini etkileyen alışlarda yapılan ve yukarıda özetlenen hileler gelir tablosu ve bilançonun birlikte analiz edilmesi yoluyla inceleme elemanına öngörü sonar.

34 D. FAALİYET GİDERLERİ İşletmenin esas faaliyeti ile ilgili bulunan ve üretim maliyetlerine yüklenmeyen araştırma ve geliştirme giderleri; pazarlama, satış ve dağıtım giderleri ve genel yönetim giderlerinden oluşan hesap grubudur. Faaliyet giderleri, mükelleflerin en çok istismar ettiği gider kalemlerinin başında gelir. Mükellefler malum maksatlarına ulaşmak için işletme ile ilgili ilgisiz pek çok harcama faturasını kayıtlarına alarak işletme giderlerini şişirme maksadı güderler. Gelir tablosunda yer alan faaliyet giderlerinin her şeyden önce işletme büyüklüğü ve hasılatıyla orantılı olması beklenir. Yüksek tutarlardaki faaliyet giderlerinin sebebi tespit edilmelidir. Faaliyet giderlerinin yüksek tutarda olması amortismana tabi iktisadi kıymetlerin doğrudan gider hesaplarına alınmasından veya duran varlıklar için hatalı oranlarda amortisman ayrılmasından kaynaklanabilir. Bunun tespiti için bilançodaki duran varlıklar ve birikmiş amortismanların birlikte değerlendirilmesi gerekir. E. DİĞER FAALİYETLERDEN OLAĞAN GELİR VE KARLAR İşletmenin esas faaliyeti dışında iştiraklerden ve bağlı ortaklıklardan elde edilen temettü geliri ile faiz ve diğer temettü gelirleri, temerrüt faizleri, kambiyo kârları, kira gelirleri, menkul kıymet satış kârları gibi diğer faaliyetlerden elde edilen olağan gelir ve kârlardan oluşur. Mükellefler vergi matrahını artırıcı nitelikte olan bu hesabı olduğundan az gösterme eğiliminde olabilirler. Bu amaçla fatura düzenlemeden elde ettikleri bu tür gelirleri hesaplarına intikal ettirmekten kaçınırlar. Dolayısıyla diğer faaliyetlerden olağan gelir ve karlar analiz edilirken bilançonun aktifinde yer alan bu tür gelir getiren kalemlerle karşılaştırılması gerekmektedir.

35 F. DİĞER FAALİYETLERDEN OLAĞAN GİDER VE ZARARLAR İşletmenin esas faaliyetleri dışında kalan olağan faaliyetlerle ilgili gider ve zararları içerir. Diğer faaliyetlerden olağan gider ve zararlar hesabı analiz edilirken dikkat edilmesi gereken nokta gider ve zararın kaynağının tespit edilmesidir. Gelir tablosunda yer alan tutarın gerçekten işletme faaliyetleri ile mi yoksa işletme sahibinin kişisel gideri mi olduğu araştırılmalıdır. G. FİNANSMAN GİDERLERİ İşletmenin borçlandığı tutarlarla ilgili olarak katlanılan ve varlıkların maliyetine eklenmemiş bulunan faiz, kur farkları, kredi komisyonları ve benzeri diğer giderleri kapsar. Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere ödenen faiz, kur farkı ve kredi komisyonlarının varlıkların maliyetine intikal ettirilmemiş olması gerekir. Aksi halde yapılan ödemeler hem doğrudan gider hesaplarında hem de dolaylı olarak maliyet hesaplarında yer almış olur. Finansman giderleri hesabı analiz edilirken dikkat edilmesi gereken diğer hususlar ise yapılan ödemelerin dönem finansmanı ile ilgili olması, hesaplamalarda makul ve geçerli oranların uygulanması ve alınan nakdin işletme ile ilgili işlerde kullanılması şeklinde sıralanabilir.

36 I. OLAĞANDIŞI GİDER VE ZARARLAR İşletmenin olağan faaliyetlerinden bağımsız olan ve bu nedenle sık sık ve düzenli olarak ortaya çıkması beklenmeyen işlem ve olaylardan kaynaklanan gider ve zararların yer aldığı hesap grubudur. Burada dikkat edilmesi gereken nokta olağandışı gider olarak kayıtlarda yer alan giderin vergi kanunları açısından indirimi kabul edilen giderler olup olmadığıdır. Daha az vergi ödeme eğiliminde olan mükellefler, bu amaçlarını gerçekleştirecek hata ve hileleri gelir tablosunun önceki kalemlerinde uygularlar. Çünkü burada indirim konusu yapılacak büyük tutarlar dikkat çekici olur. Bu sebeple olağan dışı gider ve zararlar hesabı ile ilgili dikkat edilecek önemli nokta bu hesapta yer alan tutarın işletme faaliyetlerine ilişkin olmasıdır. J. DÖNEM NET KÂRI VE ZARARI Dönem sonlarında, sonuç hesaplarında yer alan gelir ve gider hesaplarının aktarıldığı hesaptır. Gelir hesapları bu hesabın alacağına, gider hesapları borcuna kaydedilir. Hesabın kalanı vergiden önceki dönem kârı veya zararını gösterir. İşletmenin dönem faaliyetlerinden elde ettiği gelir ve hasılatlardan dönem içinde katlandığı gider ve maliyetlerin indirilmesi sonucu dönem vergi matrahına ulaşılır. Mükelleflerin beyannamelerine ekli mali tablolar işletmenin bir yıllık faaliyetlerinin ve elindeki varlıkların göstergesidir. Daha az vergi ödemeyi amaçlayan mükellefler çeşitli hata ve hilelerle dönem faaliyetlerini olduğundan farklı gösterirler. Yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan bilanço ve gelir tablosu kalemlerinde yapılan hilelerin amacı dönem kar zararı hesabını etkileyebilmektir. Başka bir deyişle diğer gelir tablosu kalemlerinde yer alan hata ve hileler dönem karına etkileri oranında başarılı oldukları düşünülür.

37 BİLANÇO HATALARI VE MUHASEBE HİLELERİ

38 Vergi mevzuatımızda “muhasebe hilesi” kavramı açık bir şekilde tanımlanmamıştır. Yargı kararlarında da net bir tanıma rastlanmamaktadır. Muhasebe hilesi, “vergi matrahının azaltılması amacıyla, gerçek ilişki, işlem ve hesapların, defter kayıtları ve belgeler üzerinde yapılan kasıtlı hareketlerle gizlenmesi” olarak tanımlanabilir. Hata ile hileyi uygulamada birbirinden ayırmak oldukça güçtür. Hile, hatadan farklıdır. Hilede bir şeyi olduğundan veya olması gerekenden farklı gösterme isteği olduğu halde, hata istem dışı olarak yapılır. Her iki halde de sonuç aynı olmakla birlikte, hilede bilerek ve isteyerek sonucu önceden planlama söz konusu iken, hata dikkatsizlik, dalgınlık, konuya yeterince nüfuz edememek ve benzeri nedenlerle istem dışı olarak yapılır. Muhasebe hatalarının bilgisizlik ve dikkatsizliğe dayanmasına karşın, muhasebe hileleri bilinçli olarak yani kasten yapılır. Kastın varlığını tespit etmek ise güçtür. Hilelerde yapılacak eylem daha önceden planlanıp kurgulama söz konusudur. Muhasebe hataları daha çok kayıtlar üzerinde yapılırken, muhasebe hileleri ise ağırlıklı olarak belgeler üzerinde yapılır. Hilenin belge ve kayıtlar üzerinde bilinçli olarak yapılması nedeniyle muhasebe sistemi içinde kendiliğinden ortaya çıkarılması beklenemez. Aksine, bilerek yapılması nedeniyle tespit edilip ortaya çıkarılması son derece güç bir durumdur. İşletmeler tarafından yapılan matematiksel hatalar, kayıt hataları (rakam ve hesap hatası, borç ve alacağın karıştırılması gibi) nakil hataları, unutma ve tekrarlama hatalarını, muhasebe hataları olarak sayabili riz.

39  Dövizli alacak ve borçlar VUK genel tebliğindeki kurallarla değerlenmemiştir.  İşletmeden çekilen iktisadi kıymetler emsal bedel ile değerlenmemiştir.  Alacak ve borç senetlerinin değerlenmesinde T.C. Merkez Bankası resmi iskonto oranı yerine farklı oran kullanılmıştır.  Hatır senetleri reeskonta tabi tutulmuştur.  Alacak senetleri reeskonta tabi tutulurken borç senetleri reeskonta tabi tutulmamıştır.  Şüpheli alacak karşılığı alacağın şüpheli hale geldiği tarihte ayrılmamıştır.  Teminatlı alacaklar için karşılık ayrılmıştır.  Kamu kurum ve kuruluşlarından olan alacaklar için karşılık ayrılmıştır.  Ayni bağış ve yardımlar VUK hükümlerine göre değerlenmemiştir.

40  Kıymeti düşen mallar için takdir komisyonu kararı olmadan karşılık ayrılarak gider kaydedilmiştir.  İmal edilen emtia maliyetine dahil edilmesi gereken harcamalar doğrudan gider yazılmıştır.  Yatırımın aktifleştiği dönemin sonuna kadar oluşan kredi faizleri ve kur farkları doğrudan gider kaydedilmiştir.  Gelecek hesap dönemine ilişkin peşin ödenen giderler doğrudan gider kaydedilmişlerdir  Amortismana tabi iktisadi kıymet doğrudan gider yazılmıştır.  Amortismana tabi iktisadi kıymetin maliyetine intikal ettirilmesi geren (iktisadi kıymet artırıcı kullanım ömrünü uzatan alımında mevcut olmayan ilaveler vb.) harcamalar doğrudan gider yazılmıştır.  Amortisman oranı, VUK hükümlerinde yer alan orandan daha yüksek uygulanmıştır.

41  Kullanılmaya hazır halde bulunmayan iktisadi kıymetler için amortisman ayrılmıştır.  Yıl içinde satılan iktisadi kıymetler için amortisman ayrılmıştır.  Özel maliyet bedeli niteliğindeki harcamalar gider kaydedilmiştir.  Binek otomobiller için kıst amortisman uygulanmamıştır.  Yapılmakta olan yatırımlar için amortisman ayrılmıştır. Boş arazi ve arsalar amortismana tabi tutulmuştur.  Binek otomobiller için ödenen KDV indirim konusu yapılmıştır.  Alınan vade farkları, faiz, prim gibi gelirler KDV matrahına dahil edilmemiştir.  Dar mükelleflere yaptırılan hizmetler için sorumlu sıfatı ile KDV beyan edilmemiştir.  Mal teslimi veya hizmet ifasından önce fatura düzenlendiği halde KDV hesaplanmamıştır.  Kanunen kabul edilmeyen giderlere ilişkin KDV indirim konusu yapılmıştır.

42  İşletmeye dahil olmayan araçların masrafları gider yazılmıştır.  İş ile ilgisi olmayan özel harcamalar gider kaydedilmiştir.  Çalınan mal, demirbaş, para vb. gider kaydedilmiştir.  Ticari kazancının elde edilmesi ve idame edilmesi ile ilgili olmayan harcamalar gider yazılmıştır.  Başka firmaya kullandırılan banka kredi masrafları gider yazılmıştır.  Geçmiş dönem giderleri cari dönemde gider yazılmıştır.  Sigorta giderlerinde kıst dönem dikkate alınmamıştır.  Yıllara sari inşaat ve onarım işleri ile ilgili olarak yapılan ödemelerden tevkifat yapılmamıştır.  Ödenen ücretlerden tevkifat yapılmamıştır.  Yenileme fonu aynı türden alınan iktisadi kıymetin amortisman giderinde kullanılmamıştır.  Yenileme fonu üç yıl içinde kullanılmadığı halde üçüncü yılın matrahına eklenmemiştir.  Faturaların tamamı deftere hasılat olarak yazılmamıştır.  Mükerrer alış faturası ve gider faturası kaydedilmiştir.

43  Kayıt dışı hasılat  Düşük bedelle satış  Randıman incelemeleri sonucu bulunan farklar  Sahte ve yanıltıcı belge kullanmak  Paravan firmalar yolu ile zararına satış  Kaydı envanter sonucu bulunan farklar  Belge tahrifatları  Alınan sigorta tazminatları hasılat yazılmamıştır  Elde edilen komisyon gelirleri hasılat olarak kaydedilmemiştir.  Tahakkuk eden ancak tahsil edilmeyen alacak gelir kaydedilmemiştir.  Sonradan tahsil edilen şüpheli alacaklar gelir kaydedilmemiştir

44 Hesap ve İşlem Bazında Vergisel Riskler

45 10- HAZIR DEĞERLER 100- KASA: Bu hesap, işletmelerin elinde bulundurduğu ulusal ve yabancı paraların TL karşılıklarının giriş ve çıkışlarının izlenmesi için kullandıkları hesaptır. Hesabın daima borç bakiyesi vermesi gerekir.  Kasada ticari teamüllere göre yüksek miktarda bir nakit tutuluyorsa, bunun nedeni araştırılmalı ve bu durum VUK’nun 3’üncü maddesi ve KVK’nun Transfer Fiyatlandırılması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı hükümleri bakımından irdelenmelidir. Olması gereken; işletmenin olağan ihtiyaçları kadar nakdin işletme kasasında bulunması ve nakit fazlasının banka hesaplarında yer almasıdır. Kasa hesabının bakiyesi fazla olan şirketler; ticari teamüllere uygun davranmayıp kasadaki parayı değerlendirmemek suretiyle, şirketi elde edeceği faiz gelirinden yoksun bıraktığı ve varsa alınan kredi borcuna bağlı olarak şirketi faiz gideri ödemek durumunda bıraktığı gerekçesiyle eleştirilebilir. Kasadaki fiktif nakit fazlalığı ayrıca vergisel açıdan bu tutarın işletme sahipleri tarafından işletmeden çekildiği ve şahsi tasarruflarında kullandıkları şeklinde yorumlanmaktadır.

46  Kasa noksan ve fazlalıklarının ilgili mevzuat hükümlerine göre muhasebeleştirilip muhasebeleştirilmediği kontrol edilmelidir. Kasa noksanının, dönem kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün değildir. Bu şekilde ortaya çıkan kasa noksanlıklarının Kanunen Kabul Edilmeyen Gider (KKEG) olarak değerlendirilmesi ve ticari kardan mali kara geçişte, ticari kara ilave edilmesi gerekir.  Kasa sayım fazlalıklarının ise gelir olarak kaydedilip kaydedilmediği kontrol edilmelidir.  Büyük meblağlı tahsilat ve ödemelerin kasa yerine bankadan yapılıp yapılmadığı kontrol edilmelidir tarihinden itibaren 332 Sayılı VUK Genel Tebliği gereğince, (sekiz bin) TL. ve üzeri mal alışları- mal satışları, hizmet bedelleri, avans, depozito, ticari içeriği olmayıp üçüncü kişilerden, ortaklardan, alınan veya verilen borç ve benzeri nitelikteki tahsilat ve ödemelerin(bazı istisnai durumlar haricinde) Bankalar, Özel finans Kurumları veya PTT vasıtasıyla yapılması gerekmektedir. Aksi durumda Vergi Usul Kanunun mükerrer 355’inci maddesi hükümlerine gereği hükümlerince cezai işlemlerin uygulanması gerekmektedir.

47 102-BANKALAR: Bu hesap, işletmelerin yurt içi ve yurt dışında banka ve benzeri finans kurumlarında açtırılan hesaplarına yatırılan ve hesaptan çekilen paraların izlendiği hesaptır.  Şirketin sahip olduğu tüm banka hesaplarının şirket muhasebe kayıtlarında gösterildiğine dair kontroller yapılmalıdır.  Vadeli banka hesaplarına Geçici Vergi Dönemleri sonunda ve yıl sonlarında tahakkuk etmiş olan kıst faiz gelirleri hesaplanmış olmalı ve bu gelirler üzerinden kesilen stopaj vergilerine ait muhasebe kayıtlarının doğruluğu kontrol edilmelidir.  Dönem sonu itibariyle banka mevduatlarına ilişkin faiz tahakkuklarının hesap bakiyelerine eklenip eklenmedikleri ve faiz gelirlerinin dönemsellik ilkesine uygun olarak kaydedilip kaydedilmediği kontrol edilmelidir.

48 12- TİCARİ ALACAKLAR: Bir yıl içinde paraya dönüşmesi öngörülen ve işletmenin ticari ilişkisi nedeniyle ortaya çıkan senetli ve senetsiz alacaklar bu hesap grubunda gösterilir ALICILAR: İşletmenin faaliyet konusunu oluşturan mal ve hizmet satışlarından kaynaklanan senetsiz alacaklarının izlenmesi için kullanılan hesaptır.  Alıcılar ile yapılmış sözleşmelerin mevcut olması durumunda sözleşmelere ilişkin damga vergisi yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediği araştırılmalıdır.  Bu hesaptaki yabancı para cinsinden alacakların dönem içinde TCMB tarafından tespit edilen döviz alış kuru, dönem sonunda ise Maliye Bakanlığı’nca tespit edilen kur ile değerlendirilip değerlendirilmediğinin kontrolü yapılmalıdır.  Bir sonraki hesap döneminin ilk ayında düzenlenen faturalar, önceki dönemin son ayında sevk edilen mal veya ifa edilmiş olan hizmetlerle ilişkili olabilir. Mükellefin hesap döneminin ilk ayında düzenlemiş olduğu faturalar, gelir ertelemesine neden olma yönünden kontrol edilmelidir. Hizmetin ifa edilmesi veya malın teslim edilmesiyle (istisnai durumlar hariç) alacak tahakkuk ettiğinden, kurumlar vergisi ve katma değer vergisi yönünden vergiyi doğuran olay gerçekleşmiş olmakta dolayısıyla bu işlemlere ait vergisel yükümlülükler de ait olduğu dönemde yerine getirilmiş olmalıdır.

49  Grup içi şirketler için uygulanan vade farkı ve benzeri hususlar Transfer Fiyatlandırılması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı hükümleri ile iktisadi ve teknik icaplara uygunluk açısından kontrol edilmelidir.  Uzun süredir bekleyen alacaklar varsa nedeni sorgulanmalıdır. İşletmenin genel politikası ve ilgili müşteri ile bağlantıları dikkate alınarak, faiz ve vade farkı hesaplanması gerekip gerekmediği, hesaplanan tutarın fatura düzenlenerek kayıtlara yansıtılıp yansıtılmadığı kontrol edilmelidir.  Bu hesapta yer alan alacaklar kısa vadeli olmasına karşın, uzun süredir tahsil edilmemiş görülen alacakların esasen mükellef veya ortaklarca elden tahsil edilmiş olması ve muhasebe kayıtlarına yansıtılmamış olması mümkündür. Bu durum örnekleme yoluyla borçlular nezdinde karşıt inceleme ile araştırılmalıdır.

50 121- ALACAK SENETLERİ: İşletmenin faaliyet konusunu oluşturan mal ve hizmet satışlarından kaynaklanan vadesi 1 yılı geçmeyen senetli alacakların izlendiği hesaptır.  Bu hesaptaki yabancı para cinsinden alacakların geçici vergi dönemleri sonunda TCMB tarafından tespit edilen döviz alış kuru, dönem sonunda ise Maliye Bakanlığı’nca tespit edilen döviz alış kuru ile değerlenip değerlendirilmediğinin kontrolü yapılmalıdır.  Alacak senedi olarak kaydedilen vadeli çeklerin ortaklardan olup olmadığı kontrol edilmelidir. Çünkü 131- Ortaklardan Alacaklar hesabının kontrolünden kaçmak isteyen mükellefler ortaklardan vadeli çek alıp bu çekleri alacak senetleri hesabında takip edebilmektedirler.

51 129- ŞÜPHELİ TİCARİ ALACAKLAR KARŞILIĞI: Dönem sonunda şüpheli hale gelmiş olan alacaklara ilişkin ayrılan karşılıkların izlendiği hesaptır.  Şüpheli alacakların; dava ve icra safhasında bulunan alacaklardan ve yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek küçük alacaklardan oluştuğunun kontrolü yapılmalıdır  Alacaklar için şüpheli hale geldiği yılda karşılık ayrılıp ayrılmadığı kontrol edilmelidir.  Şüpheli hale gelen alacaklar için teminat olup olmadığı araştırılmalıdır. Teminat varsa karşılığın teminatsız kısım için mi ayrıldığı; teminatlı kısım için karşılık ayrılmışsa KKEG olarak dikkate alınması gerektiği hususu incelenmelidir.  Ayrılan karşılığın “654 Karşılık Giderleri“ hesabına kaydedilip kaydedilmediği araştırılmalıdır.  VUK’un ilgili hükümlerince karşılık ayrılmış şüpheli alacaklardan yıl içinde tahsilatı yapılan olup olmadığı araştırılmalı; eğer varsa bu tür şüpheli alacak karşılık iptallerine ilişkin yevmiye kayıtlarının doğru yapılıp yapılmadığı incelenmelidir.

52 13- DİĞER ALACAKLAR 131- ORTAKLARDAN ALACAKLAR: İşletmenin esas faaliyet konusu dışındaki işlemleri dolayısıyla (ödünç verme ve benzer nedenlerle ortaya çıkan) ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarların izlendiği hesaptır.  Bu hesap kayıtları içerisindeki tutarların ve işlemlerin işle ilgili olma ve Kurumlar Vergisi Kanunu’nun Transfer Fiyatlandırılması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı hükümleri açısından kontrolü yapılmalıdır.  Ortaklardan Alacaklar hesabı kontrol edilirken, 331- Ortaklara Borçlar hesapları ile birlikte kontrol edilmelidir.  Sermaye şirketlerinin ortaklarına borç(ödünç) para verme işlemi bir HİZMET olarak kabul edilerek, KDV’ye tabi tutulmalıdır. KDV matrahının tespit edilmesi de, ortaklar adına tahakkuk ettirilen faiz tutarının üzerinden olacaktır. Faiz tutarı hesaplanırken kullandırılan para için “adatlandırma” yapılacak, tespit edilen faize de ayrıca genel oranda KDV hesaplanacaktır. Bu şekilde ortaklara verilen finansman hizmeti hem kurumlar vergisi hem de kar payı dağıtımı bakımından eleştiri konusu yapılacaktır.

53 15– STOKLAR: Bu grup, işletmenin satmak, üretimde kullanmak veya tüketmek amacıyla edindiği, ilk madde ve malzeme, yarı mamul, mamul, ticari mal, yan ürün, artık ve hurda gibi bir yıldan az bir sürede kullanılacak olan veya bir yıl içerisinde nakde çevrilebileceği düşünülen varlıklardan oluşur. 150– İLK MADDE VE MALZEME: Üretimde veya diğer faaliyetlerde kullanılmak üzere işletmede bulundurulan hammadde, yardımcı madde, işletme malzemesi, ambalaj malzemesi ve diğer malzemelerin izlendiği hesaptır.  Satın alınan emtianın işletme stoklarına girdiği tarihe kadar oluşan kur farklarının maliyete intikal ettirilmesi zorunlu olduğundan, bu tür kur farklarının maliyete eklendiğinin kontrolü yapılmalıdır.  Fire oranları kontrol edilmelidir. Kontrol sonuçları sektör ve stok bazında karşılaştırılıp, önemli sayılabilecek farklılıklar ile teknik icaplara uymayan sonuçların analizi yapılmalıdır.  Kaybolan veya çalınan ilk madde ve malzemeler ile ilgili karşılık ayrılamayacağı veya doğrudan gider yazılamayacağı hususu göz önünde bulundurulmalıdır. Çalınma, kaybolma vs durumlarda ise sigorta tazminatının karşılamadığı tutarın zarar yazılması olanağı yoktur. Bu bakımdan yıl içinde ticari olarak gider yazılan bu tutar mali karın tespitinde KKEG olarak dikkate alınmalıdır.

54 153- TİCARİ MALLAR: Herhangi bir değişikliğe tabi tutulmadan satmak amacı ile işletmeye alınan ticari mallar (emtia) ve benzeri kalemler bu hesapta yer alır.  Stoklar bilançoda yer alan en önemli kalemlerden biridir. Çünkü stoklar olduğundan düşük gösterilirse, satılan malın maliyeti yüksek olacağından kar azaltılmış olur. Stoklar olduğundan yüksek gösterilirse satılan malın maliyeti düşük olacağından kar artırılmış olur. İşletmede fiili sayım yapılmamışsa mutlaka sayım yapılmalıdır. “Dönem Başı Stok + Alışlar = Satışlar + Dönem Sonu Stok” dengesine (miktar dengesi) dikkat edilmeli, mükellefin verilerinden hareketle kaydi envanter dengesi çıkarılarak varsa dengesizlikler ortaya çıkarılmalıdır.  Satın alınan emtianın işletme stoklarına girdiği tarihe kadar oluşan kur farklarının maliyete intikal ettirilmesi zorunlu olduğundan, bu tür kur farklarının maliyete eklenip eklenmediği hususu kontrol edilmelidir.  Satılan ticari mallara ilişkin satış faturaları incelenerek çıkan mal kodu ve adedi itibariyle kontroller yapılmalıdır. Ayrıca satış bedelinin maliyet bedeli ile karşılaştırması yapılarak, maliyetten düşük bedelle satış yapılıp yapılmadığı incelenmeli; maliyet bedelinden düşük satış bedeli bulunması halinde nedeni araştırılmalıdır.  Ticari malların değerinde azalma olması halinde karşılık ayrılmış ise bunun için Takdir komisyonu kararı olması gerekir. Takdir komisyonu kararının olmadığı durumda karşılık tutarının KKEG olarak kayıtlara alındığının kontrol edilmesi gerekir.

55 19 - DİĞER DÖNEN VARLIKLAR: Yukarıda belirtilen bölümlere girmediği için özellikle kendi bölümlerinde, tanımlanmamış olan diğer dönen varlık kalemleri bu grupta yer alır İNDİRİLECEK KDV: Her türlü mal ve hizmetin satın alınması sırasında satıcılara ödenen katma değer vergisinin kaydedildiği ve izlendiği hesaptır.  İlgili gider hesaplarında KKEG olarak yer alan masraflara ait belgelerde gösterilen KDV’lerin de KKEG olarak kayıtlara alındığının kontrolü yapılmalıdır.  İşletme sahip ve yöneticilerinin, personelin ya da ortakların ihtiyaçlarına yönelik, işletme ile doğrudan ilgisi olmayan alış faturalarında yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün değildir.  Belgelerin mevcudiyetinin doğal felaketler, hırsızlık gibi herhangi bir şekilde ortadan kalkmış olması durumunda, indirim imkanı da olmayacaktır. Dolayısıyla, indirim yapılacak işlemlere ait belgelerin mevcudiyeti araştırılmalıdır SAYIM VE TESELLÜM NOKSANLARI: Sayımlar sonucunda tespit edilen kasa, stok ve maddi duran varlıklar noksanlarıyla, tesellüm sırasında ortaya çıkan noksanların geçici olarak kayıt ve izleneceği hesaptır.  Sebebi bulunamayan sayım ve tesellüm noksanlıklarının matrahın tespitinde KKEG olarak dikkate alınıp alınmadığı kontrol edilmelidir.  Stok sayım noksanlıklarında stoklarda bulunmayan malın ayrıca emsal bedel ile satış yapılmış gibi değerlendirilip bu şekilde elde edilen kazancın vergi matrahına dahil edilmesi, Hesaplanan KDV nin ise beyan edilecek KDV’ye dahil edilmesi gerekmektedir.

56 24- MALİ DURAN VARLIKLAR 242- İŞTİRAKLER: İşletmelerin, doğrudan veya dolaylı olarak diğer şirketlerin yönetimine ve ortaklık politikalarının belirlenmesine katılmak üzere edindiği hisse senetleri veya ortaklık paylarının izlendiği hesaptır. İştirakler hesabı, bir ortaklıktaki en fazla % 50 oranında olan sermaye payları veya oy haklarının izlenmesinde kullanılır.  Değerleme, satış bedeli ve istisna uygulaması (KVK m.5/1-e ve KDV 17/4-r) yönünden işlemler kontrol edilmelidir BAĞLI ORTAKLIKLAR: İşletmenin doğrudan veya dolaylı olarak % 50 oranından fazla sermaye ya da oy hakkına veya en az bu oranda yönetim çoğunluğunu seçme hakkına sahip olduğu iştiraklerin sermaye paylarının izlendiği hesaptır.  Değerleme, satış bedeli ve istisna uygulaması (KVK m.5/1-e ve KDV 17/4-r) yönünden işlemler kontrol edilmelidir.

57 25- MADDİ DURAN VARLIKLAR: İşletme faaliyetlerinde kullanılmak üzere edinilen ve tahmini yararlanma süresi bir yıldan fazla olan fiziki varlık kalemlerinin ve bunlarla ilgili birikmiş amortismanların izlendiği hesap grubudur. Maddi duran varlıklar hesabının alt kalemleri olan; 250- Arazi ve Arsalar 251- Yer Altı ve Yer Üstü Düzenleri 252- Binalar 253- Tesis, Makina ve Cihazlar 254- Taşıtlar 255- Demirbaşlar 256- Diğer Maddi Duran Varlıklarda yer alan kıymetler için aşağıda özetlenen hususlara dikkat edilmelidir.  Maddi duran varlık alımlarına ilişkin fatura asılları ve diğer belgeler incelenmelidir.  Satışlar ve alımlarla ilgili olarak bedelleri doğrulayıcı karşıt incelemeler yapılmalıdır.  Maddi duran varlıkların fiziksel olarak işletmede mevcut olup olmadığı araştırılmalıdır.

58  Yurt dışından ithal edilen ya da yurt içinden alınan sabit kıymetlere ilişkin olarak sabit kıymetin aktife alındığı dönem sonuna kadar olan kur farklarının maliyete eklenmesi zorunlu olduğundan, bu tür kur farklarının maliyete alındığına dair kontroller yapılmalıdır.  Yurt dışından ya da yurt içinden kredili olarak alınan sabit kıymetlere ilişkin olarak, yatırım dönemine ait kredi faizlerinin maliyete eklenmesi zorunlu olduğundan bu tür faizlerin maliyete eklendiğine dair kontroller yapılmalıdır.  Gümrük vergileri ile nakliye ve montaj giderlerinin ilgili sabit kıymetin maliyetine dahil edilip edilmediği kontrol edilmeli;  Bu hesaptaki sabit kıymetlerin elden çıkarılması sırasında yenileme fonunun ayrılması halinde, iktisadi kıymetin yenilenmesinin zorunlu olduğuna dair yönetim kurulu kararı ile bu iş için teşebbüse geçildiğini tevsik eden belgeler incelenmelidir.  İki yıldan fazla süredir pasifte bekleyen yenileme fonunun olup olmadığına dair kontrol yapılmalı, böyle bir fonun olması halinde üçüncü yılın vergi matrahına ilave edilmesi gerektiği hususu kontrol edilmelidir.  Bu hesapta yer alan sabit kıymetler için uygulanan amortisman oranlarının doğruluğu kontrol edilmelidir.  Taşınmazların satışından doğan kazançlara istisna uygulanması halinde gerekli istisna şartlarını taşıdığı kontrol edilmelidir. (KVK Md.5/1-e ve KDVK md 17/4-r)

59 26- MADDİ OLMAYAN DURAN VARLIKLAR: Herhangi bir fiziksel varlığı bulunmayan ve işletmenin belli bir şekilde yararlandığı veya yararlanmayı beklediği aktifleştirilen giderler ile belli koşullar altında hukuken himaye gören haklar ve şerefiyelerin izlendiği hesap grubudur ÖZEL MALİYETLER: Kiralanan gayrimenkullerin geliştirilmesi veya ekonomik değerinin sürekli olarak artırılması amacıyla yapılan giderler ile bu gayrimenkulün kullanılması için yapılıp kira süresinin sonunda mal sahibine bırakılacak olan varlıkların tutarlarını kapsar.  Gayrimenkuller için kiracı veya işletme hakkına sahip tüzel kişi tarafından yapılan normal bakım, tamir ve temizleme giderleri dışında, gayrimenkulü genişletmek veya iktisadi kıymetini devamlı olarak artırmak maksadıyla yapılan giderlerin özel maliyet bedeli olarak değerlenip değerlenmediği kontrol edilmelidir.  Bu hesaba özel maliyet niteliğinde olmayan alımlar kaydedilmişse, ilgili hesaplara virmanı sağlanmalıdır.  İşletme kayıtlarında yer alan özel maliyetlerin işletmenin kiraladığı yerlere ait olup olmadığı kontrol edilmeli, işletme kayıtları ile kira sözleşmeleri ve ilgili diğer belgeler kontrol edilmelidir.  Bu hesapta özel maliyetlerin işletmenin kiraladığı gayrimenkulde işletme faaliyetlerinin yürütülmesi için yapılan kira sözleşmesine göre gayrimenkul sahibine kalacak olan düzenlemeler (sabit raflar, ses düzeni vb.) olduğuna dair kontroller yapılmalıdır.  Özel maliyetlerin kiralama süresi içerisinde, kiralama süresi belli olmayanların ise %20 oranıyla itfa edildiğinin kontrolü yapılmalıdır.

60 30 - MALİ BORÇLAR: Kredi kurumlarına olan kısa vadeli borçlar ile kısa vadeli para ve sermaye piyasası araçları ile sağlanan krediler ve vadesine bir yıldan daha az bir süre kalan uzun vadeli mali borçların ana para taksit ve faizlerini kapsar BANKA KREDİLERİ: Bu hesap, banka ve diğer finans kuruluşlarından sağlanan kısa vadeli kredilere ilişkin tutarların izlendiği hesaptır.  Yatırım kredilerine ait kur farkları ve faizlerin hangi hesaplara kaydedildiği araştırılmalıdır.  Dönem sonunda henüz vadesi dolmamış kredi varsa, faiz tahakkukları kontrol edilmelidir.

61 32- TİCARİ BORÇLAR: Bu gruptaki hesaplar kuruluşun ticari ilişkileri nedeniyle ortaya çıkan senetli ve senetsiz borçların kaydedildiği hesapları kapsar SATICILAR: İşletmenin faaliyet konusu ile ilgili her türlü mal ve hizmet alımlarından kaynaklanan senetsiz borçların izlendiği hesaptır.  Bu hesap kayıtları içinde, ilişkili kişilerle mal veya hizmet alımına dayanan işlemler olması halinde, bu işlemler ilişkisiz kişilere uygulanan emsalleri (vade ve uygulanan vade farkı (faiz oranları)) ile karşılaştırılmalı ve Kurumlar Vergisi Kanunu’nun Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı ve örtülü sermaye hükümleri açısından kontrol edilmelidir.  Yurtiçi satıcılara olan dövizli borçlar ile yurtdışı satıcılara olan borçlarla ilgili döviz değerlemeleri kontrol edilmelidir BORÇ SENETLERI : İşletmenin faaliyet konusu ile ilgili her türlü mal ve hizmet alımlarından kaynaklanan senede bağlanmış ticari borçlarının izlenmekte olduğu hesaptır.  Değerleme sonucu hesaplanan kur farklarının “656-Kambiyo Zararları veya 646- Kambiyo Karları ” hesabına kaydedildiği kontrol edilmelidir.

62 33- DİĞER BORÇLAR: 331- ORTAKLARA BORÇLAR: İşletmenin esas faaliyet konusu dışındaki işlemleri dolayısıyla ortaklara(ferdi işletmelerde işletme sahiplerine) borçlu bulunduğu tutarların izlendiği hesaptır.  Ortaklardan alınan borcun, işletmenin daha öncesinde yaptığı kayıt dışı satışların tahsilatları olup olmadığı ve bu yolla işletme kayıtlarına dahil edilip edilmediği araştırılmalıdır.

63 600-YURTİÇİ SATIŞLAR: Yurt içindeki kişi ve kurumlara satılan mal ve hizmetler karşılığında alınan ya da tahakkuk ettirilen toplam değerlerin izlendiği hesaptır. Bu hesap bir gelir hesabıdır ve gelir tablosunda yer alır, bilançoda yer almaz.  Faturaların tarih ve sıra numarası takip edip etmediği kontrol edilmelidir.  Mükellefin satış faturalarının tüm nüshalarının aynı olup olmadığı sondajlama usulü ile kontrol edilmelidir.  Vade farkı, kur farkı, fiyat farkı, faiz, prim vb. adlar altında yurt içindeki müşteriye faturalanan bedeller, KDV ve/veya ÖTV'ye tabidir. Bu durum, kontrol edilmelidir.  Yurtiçi satışlarda dönem kaymasına yol açacak şekilde kayıt hatası olup olmadığı kontrol edilmelidir.  İlişkili kişilere yapılan satışların "Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı" yönünden kontrolü gereklidir.

64 601-YURTDIŞI SATIŞLAR: Yurt dışında satılan mal ve hizmetler karşılığında alınan ya da alınacak olan toplam değerlerin izlendiği hesaptır.  Yurtdışı satışlarda dönem kaymasına yol açacak şekilde kayıt hatası olup olmadığı kontrol edilmelidir.  Fatura ve benzeri vesikalarda bedel yabancı para cinsinden tespit edilmişse, matrah vergiyi doğuran olayın meydana geldiği tarihteki TCMB döviz alış kuru üzerinden Türk Lirası'na çevrilerek tespit edilmiş olmalıdır. Dönem içindeki işlemler bu yönden kontrol edilmelidir.  Dönem içinde yapılan ve KDV'den müstesna tutulan hizmet ihracatlarının KDV Kanunu’nda öngörülen şartlara uygunluğu kontrol edilmelidir SATIŞTAN İADELER: Satılmış olan malların iade edilen bölümlerinin fatura tutarlarının izlendiği hesaptır. Bu hesap gelir tablosunda yer alır, bilançoda yer almaz.  Satış iade faturalarının kontrolü yapılmalıdır.  Dönem sonunda önemli miktarlarda satış iadeleri olması halinde, bu iadeler iktisadi ve teknik icaplara uygunluk açısından kontrol edilmelidir.  İadelerin vergi matrahını azaltma amacı olup olmadığı, karşıt incelemeler yapılmak suretiyle kontrol edilmelidir.

65 62 - SATIŞLARIN MALİYETİ: İşletmenin dönem içindeki stok hareketleri ile satılan mamul, yarı mamul, ilk madde ve malzeme ile ticari mal gibi maddelerin ve satılan hizmetlerin maliyetini kapsar. Başka bir deyişle dönem içinde alıcılara satılan ya da devredilen mal ve hizmetlerin üretimi (imalatı) ya da satın alınması için yapılan tüm giderleri içerir SATILAN MAMÛLLER MALİYETİ: Satılan mamullerin maliyetlerinin izlendiği hesaptır. Bu hesap bir gider hesabıdır ve gelir tablosunda yer alır, bilançoda yer almaz.  Stokların ilgili mevzuatta belirlenen değerleme yöntemleriyle doğru olarak değerlenip değerlenmediği kontrol edilmelidir.  Kaydi ve fiili stoklar arasındaki farkların mevzuat hükümlerine göre muhasebeleştirilip muhasebeleştirilmediği kontrol edilmelidir. Sayım noksanları ile fire oranlarının iktisadi ve teknik icaplara uygun olup olmadığı irdelenmelidir.  Satış faturaları incelenerek, maliyetten düşük bedelle satış yapılıp yapılmadığı incelenmelidir. Maliyet bedelinden düşük satış bedeli bulunması halinde nedeni araştırılmalıdır.

66 621-SATILAN TİCARİ MALLAR MALİYETİ: Herhangi bir değişikliğe tabi olmadan satılmak amacıyla alınan ticari mallar ve benzeri kalemlerin maliyetlerinin izlendiği hesaptır. Bu hesap bir gider hesabıdır ve gelir tablosunda yer alır, bilançoda yer almaz.  Stokların ilgili mevzuatta belirlenen değerleme yöntemleriyle doğru olarak değerlenip değerlenmediği kontrol edilmelidir FAİZ GELİRLERİ: Her türlü kısa ve uzun vadeli mali yatırımlardan sağlanan faiz gelirlerinin izlendiği hesaptır.  Mevduat ve diğer kaynaklardan alınan faizlerin tutarı, yapılan stopajlar banka ekstreleri ile karşılaştırılarak kontrol edilmelidir. Brüt faiz tutarı gelir yazılmış olmalıdır KOMİSYON GELİRLERİ: Tahakkuk eden komisyon gelirlerinin izlendiği hesaptır.  Bu hesap sondaj usulü kullanılmak suretiyle incelenebilir. Bu hesapla ilgili belge, komisyon tutarı ve KDV’nin doğruluğu kontrol edilmelidir.

67 646- KAMBİYO KARLARI: Yabancı paralı işlemlerle ilgili olarak ortaya çıkan kur farkı bu hesapta izlenir.  Şirket kasasında bulunan dövizlerin değerlemesi ile ilgili hesaplamalar kontrol edilmelidir.  Bankalarda bulunan dövizli mevduatın ve diğer hesapların değerlenmesi neticesinde oluşan kur farklarının hesaplanışı kontrol edilmelidir.  Diğer her türlü yabancı para cinsinden olan alacak değerlemesi neticesinde oluşan kur farklarının hesaplanışı kontrol edilmelidir DİĞER FAALİYETLERDEN OLAĞAN GİDER VE ZARARLAR: İşletmenin esas faaliyetleri dışında kalan olağan faaliyetlerle ilgili gider ve zararları içerir KOMİSYON GİDERLERİ: İşletmenin diğer olağan faaliyetleriyle ilgili olarak yani esas faaliyeti dışında kalan faaliyetleri ile ilgili olarak acenta, temsilci ve benzeri işletmelere ödediği komisyon giderlerinin izlendiği hesaptır.  Yurtiçi ve yurtdışı komisyon giderlerinin tutarları, uygulanan kurlar ve buna bağlı değerlemeler karşıt inceleme yapmak sureti ile incelenmelidir.  İlgili komisyon tutarı, fatura ve ödeme belgeleri kontrol edilmek suretiyle incelenmelidir. Komisyon giderine esas teşkil eden hizmetin gerçekten alınıp alınmadığı araştırılmalı, eğer hizmet alınmış ise komisyon gideri faturasında yer alan tutarın gerçeği yansıtıp yansıtmadığı kontrol edilmelidir.

68 76- PAZARLAMA, SATIŞ VE DAĞITIM GİDERLERİ: Bu grup araştırma ve geliştirme faaliyetleri ile ilgili gider, yansıtma ve fark hesaplarından oluşur 760-PAZARLAMA, SATIŞ VE DAĞITIM GİDERLERİ: Mal ve hizmetlerin alıcılara teslim edilmesinde ortaya çıkan giderlerin izlendiği hesaptır.  Bu hesaba yapılan kayıtlar ve dayanağını oluşturan belgeler sondaj usulü kullanılarak niteliği itibariyle incelenebilir.  Bu giderlerden mamul maliyetine pay verilip verilmediği, verilmiş ise hesaplamanın yapılış şekli incelenmelidir.  Bu hesaba yapılan kayıtlarla ilgili belgeler incelenerek, bu tutarların gider veya sabit kıymet niteliğinde olup olmadığı tespit edilmelidir.  Pazarlama satış ve dağıtım giderlerini oluşturan unsurlar araştırılmalıdır.  Maliyetle ilişkilendirilmesi gereken giderlerin bu hesaba kaydedilip kaydedilmediği kontrol edilmelidir.

69 77 - GENEL YÖNETİM GİDERLERİ: Bu grup yönetim fonksiyonu ile ilgili gider, yansıtma ve fark hesaplarından oluşur GENEL YÖNETİM GİDERLERİ: İşletmelerin yönetim fonksiyonları, organizasyon ve kadro kuruluşu, büro hizmetleri, kamu ilişkileri, güvenlik, hukuk işleri, personel işleri, kredi ve tahsilatı da kapsayan muhasebe ve mali işler servislerin vb. giderlerinin takip edildiği hesaptır.  Genel yönetim giderlerini oluşturan unsurlar araştırılmalıdır.  Maliyetle ilişkilendirilmesi gereken giderlerin bu hesaba kaydedilip kaydedilmediği kontrol edilmelidir.  Danışmanlık ve benzeri hizmetler nedeniyle alınan faturalar incelenmeli ve giderin mahiyeti, danışmanlık ve benzeri hizmetin gerçekten verilip verilmediği, hizmet verilmiş ise emsallerine uygun olup olmadığı araştırılarak, konu transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı hükümleri açısından incelenmelidir.  Bu hesaba yapılan kayıtlar ve dayanağını oluşturan belgeler sondaj usulü kullanılarak incelenebilir.  Bu hesaptaki giderlerin üretim ile direkt ilgisinin olmaması ve genel idare gideri mahiyetinde giderler olması gerektiği hususu kontrol edilmelidir.  Şirket personeline belirli zamanlarda sağlanan yiyecek veya giyecek şeklinde ayni yardımların emsal bedelleri üzerinden gelir vergisi tevkifatına tabi tutulması gerekir. Bu husus kontrol edilmelidir.

70 78- FİNANSMAN GİDERLERİ: Bu grupta işletmenin borçlandığı tutarlarla ilgili olarak katlanılan ve varlıkların maliyetine eklenmemiş bulunan faiz ve benzeri giderlerle, yansıtma ve fark hesapları yer alır FİNANSMAN GİDERLERİ: İşletme faaliyetlerinin aksamadan yürütülebilmesi amacıyla borçlanılan tutarlarla ilgili faiz, kur farkları, komisyon vb. giderlerin izlendiği hesaptır.  Kısa ve uzun vadeli banka kredi faizleri, ayrı ayrı ekstreler ve muhasebede tahakkuk eden faizler itibariyle kontrol edilmelidir.  Yatırım kredilerine ilişkin ödenen faizlerin 258-Yapılmakta Olan yatırımlar hesabına kaydedilip edilmediği incelenmelidir.  Finansman giderlerinden (faiz ve kur farkları) maliyetlere pay verilip verilmediği araştırılmalı, finansman giderlerinden maliyetlere pay verilmesi ile ilgili hesabın doğruluğu kontrol edilmelidir.  Bu hesap kayıtları içerisinde ilişkili kişilere olan borçlara ait faiz ve benzeri giderler olması halinde, bunlar işle ilgili olma durumları ve Kurumlar Vergisi Kanunu’nun transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı ve örtülü sermaye hükümleri açısından kontrol edilmelidir. (KVK 12, 13)  Diğer finansman giderleri sondaj usulü kullanılarak incelenebilir.

71 KATILIMLARINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM… Caner ATİK Vergi Müfettişi


"Caner ATİK Vergi Müfettişi. Sunum 4 ana bölümden oluşacaktır. Bunlar: 1- Vergi İncelemesi Hakkında Genel Bir Çerçeve 2- Vergi İncelemelerinde Faydalanılan." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları