Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

3.2 ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILAP TARİHİ TURGAY BÜLENT GÖKTÜRK http//www.emu.edu.tr/tbgokturk.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "3.2 ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILAP TARİHİ TURGAY BÜLENT GÖKTÜRK http//www.emu.edu.tr/tbgokturk."— Sunum transkripti:

1 3.2 ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILAP TARİHİ TURGAY BÜLENT GÖKTÜRK http//www.emu.edu.tr/tbgokturk

2 Atatürk İ lkeleri ATATÜRKÇÜLÜĞE KARŞI ELEŞTİRİLER

3 Atatürk ve Atatürkçülüğe karşı eleştiriler ve bunların sonucu olan tepkiler, çok partili demokratik yaşama geçilmesinden sonra meydana gelmiştir. Atatürk'ün Kişiliğine Karşı Eleştiriler: Atatürk'ün alkollü içkiye karşı düşkünlüğü ve evlilik yaşamındaki mutsuzluğu eleştiri konusu olmuştur. Atatürk özel yaşamında düzgün, düzenli, disiplinli, herkesin hakkına saygı gösteren bir davranış içindeydi. İçki düşkünlüğü, onun tek başına son derece ağır bir yük altında bunalmasından ve kendisine gerçek anlamda yardımcı olabilecek, Türk aydınlanması için düşündüğü ulusal kimlik içindeki kültür devrimi hedefinin çok az kişi tarafından anlaşılmasının verdiği sıkıntıdan kaynaklanmaktadır.

4 Atatürk'ün "devrimci" kişiliğine karşı da eleştiriler yöneltilmiştir. İlk eleştiri, Atatürk'ün Ulusal Kurtuluş Savaşı'ndaki tutumuyla ilgilidir. Kurtuluş Savaşı'nın Vahdettin'in isteği ile başladığı ve Vahdettin'in Atatürk'e altın yardımı yaptığı ve Atatürk'ün İngilizlerle işbirliği yaptığı gibi söylentiler, özellikle şeriatçı çevreler tarafından savunulmaktadır. Ayrıca İstiklal Mahkemeleri hakkında yapılan olumsuz değerlendirmeler de yine gerçeğe aykırı özellikler taşımaktadır.

5 Vahdettin'in yaptıkları hakkında yukarıda belirttiğimiz gerçeğe aykırı açıklamalar Turgut Özakman'ın eserinde çürütülmüştür. Yine, İstiklal Mahkemesi'ne yönelik asılsız açıklamalar da Ergün Aybars tarafından çürütülmüştür. Atatürk'ün devrimci kişiliğinin ikinci eleştiri noktası, zaferin kazanılmasından sonra gösterdiği davranışlardan kaynaklanmaktadır. Büyük devrimci yapmak istediklerinin hepsini baştan söyleyemezdi.

6 Bu bakımdan davranışlarında bir tutarsızlık olduğu ileri sürülemez. Tam tersine, daha Kurtuluş Savaşı'nın en bunalımlı günleride kadın-erkek eşitliğini savunan, modern eğitim için uğraşan ve en yakınlarına bile bunların yapılacağını açıklamayan Atatürk'ü bu açıdan eleştirmek değil, övmek gerekmektedir. Atatürk özel servetini Türk dil ve tarih kurumuna bıraktı.

7 Sistemi Bir Bütün Olarak Reddedenler: Atatürk'ü ve Atatürkçülüğü hiç bir zaman kabullenemeyenlerin en önemli kesimini Osmanlı düzenine yeniden dönüşü özleyenler oluşturmaktadır. Bu kesim genel olarak Kurtuluş Savaşı'na bile karşıdır. Bu kesimin, demokrasiyi de benimsemediği görülmektedir. Bu düşünceyi benimseyenlerin, demokrasinin, hedeflerine ulaşmak için bir araç olduğunu ifade ettikleri görülmektedir. Özellikle, laiklik hakkında Atatürk'ün eleştiriye uğradığı görülmektedir. ATATÜRKÇÜLÜĞE YÖNELİK ELEŞTİRİLER

8 Türk devrimini, bir bütün olarak reddeden ikinci kesim son on yılda belirmiştir. Bu kesimin mensupları iyi eğitim almış, demokrasinin bütün nimetlerini tanımış, ondan kopmanın mümkün bulunmadığına yürekten inanmış kimselerdir. Bu kesimin güncel adı "numaralı Cumhuriyetçiler" dir. Çünkü onlar Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyetin hiçbir ilkesi ve kurumu ile bağdaşmamışlardır. Ama gene de cumhuriyetçidirler. Yeni bir cumhuriyet kurulmasını istemektedirler. Bu da "ikinci cumhuriyet" olacaktır.

9 Onlara göre Atatürk, silahlı kuvvetlere dayanarak ve kendisine bağlı bir bürokratik oligarşi oluşturarak bazı yenilikler yapmıştır. Onlara göre bu yeniliklerin demokrasi ile bağdaşması imkansızdır. Bu kesimin önde gelenleri "kemalizm ile demokrasinin bağdaşmayacağını" savunmaktadırlar.

10 Atatürkçülük'ün Bazı Noktalarına Karşı Çıkanlar Atatürk'ün en yakın arkadaşları devrim ilerledikçe ondan uzaklaşmışlardır. Örneğin; Rauf Bey, Cumhuriyetin ilanına ve halifeliğin kaldırılmasına karşıydı. Yine, Atatürk'ün en yakın arkadaşlarından Kâzım Karabekir Paşa ne Cumhuriyete ne de Halifeliğin kaldırılmasına itiraz ediyordu. Ama o, ardından gelen devrim adımlarının çok hız kazandığını, Türk toplumunda böylesine geniş kapsamlı bir kültür değişikliğinin başarısız kalacağını öne sürüp "evrimsel" bir gelişme istiyordu.

11 Devrimi kısmen kabul edenler, Cumhuriyetin ilanıyla gelişen kuşak içinde görülmüştür. Bu kesim, Atatürk'ün önderliğine karşı çıkmamakla birlikte çok partili demokrasiye daha çabuk geçilmesini, medeni hukuk alanında yapılanların aceleye getirildiğini ileri sürüp laiklik ilkesinin ödün verilerek uygulanmasını istemişlerdir. Bu görüşte olanlar, Türk Devriminin bir bütün olduğu, birbirinden kopuk eylemlerle uygar ve ulusal kültür sistemine geçmenin mümkün olamayacağını tam olarak özümseyememişlerdir.

12 Devrimin Eskidiğini İleri Sürenler Bazı kesimler ise, Atatürk'ün dayandığı ilkelerin eskidiği savını ortaya atarlar. Onlara göre dünya hızla değişmektedir. Globalleşme hızla sürmektedir. Ulusçuluk kavramı ve ulus devletin geçerliliği kalmamıştır. Fakat bu düşünceyi savunanların gözden uzak tuttuğu bazı noktalar bulunmaktadır. Etnik gruplar bağımsızlık için uğraşmakta ancak, içlerinde bulundukları asıl uluslar öylesine büyük ve güçlüdür ki, onların bu amaçlarını gerçekleştirmesi oldukça zordur.

13 Buradan hareketle, Atatürk ulusçuluğunun, bu ülkede yaşayan ve ortak bir geçmiş ile ortak bir geleceğe yönelişte içtenlikle birbirine bağlanan herkesi hukuk açısından Türk kabul etmesinin evrensel bir ölçüt taşıdığı karşımıza çıkmaktadır. Yine, Atatürk'ün devletçilik anlayışına yönelik tartışmaları da şu şekilde yanıtlayabiliriz: Atatürk devletçiliği, sadece ekonomi ile sınırlı değildir. Onun devletçilik anlayışı bugünkü "sosyal devlet" ilkesinin en güçlü ifadesidir.

14 Günümüzde Atatürkçülü ğ e Yöneltilen Ele ş tiriler Atatürk İ lkeleri, Türk Devletinin ve milletinin barı ş ve birlik sembolü haline gelmi ş tir. Türk milletinin ba ğ rından do ğ an Atatürk İ lkeleri, Türk Devletine ve milletine hayat vermi ş, üstünlük ve güç kazandırmı ş tır.

15 Tarihte örneklerini gördü ğ ümüz gibi bu gün de karanlık emeller pe ş inde ko ş anlar vardır. "Bölücü ve yıkıcı unsurlar" Türk inkılâbının dayana ğ ı olan Atatürk ilkelerini kötülemek, özellikle de gençleri bu ilkelerden so ğ utmak için büyük bir çaba göstermektedirler.

16 Bazı ki ş i ve grupların Atatürk İ lkelerini karalamak istemesinin sebepleri kısaca ş unlardır

17 Cumhuriyetçili ğ i Kötülerler: Bunlar, millet egemenli ğ inin halkımızı bilinçlendirece ğ ini, bilinçli insanın güçlü olaca ğ ını ve milli birli ğ e de ğ er verece ğ ini bilirler.

18 Ayrıca bu güçler, millet egemenli ğ inin ve demokrasinin ileri düzeyde uygulandı ğ ı bir Türkiye'nin hiçbir zaman kendi etki alanlarına girmeyece ğ inin de farkındadırlar.

19 Milliyetçili ğ i Kötülerler: Atatürk'ün; "Ne Mutlu Türküm Diyene!" ve "Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir," sözlerindeki birle ş tirici, toplayıcı, insancıl ve ırkçılı ğ ı reddeden anlayı ş a saldırırlar.

20 Elbette Türk milletinin yok olmasını, tarih sahnesinden silinmesini isteyen güçler her zaman olmu ş tur. Bunun yanında Atatürk milliyetçili ğ inin Türkiye'ye sa ğ ladı ğ ı millî birlik ve beraberlikten do ğ an gücü çekemeyenler de vardır.

21 Bunun için, ülkemiz içinde bölücülü ğ ü, milliyetçilik diye kamufle ederek asıl amaçlarını gizlerler. Onların asıl amaçları, yurdumuzun içinde birbirine dü ş man gruplar yaratmak, böylece Türkiye'nin bölünmesini gerçekle ş tirmektir.

22 Kurtulu ş Sava ş ı sırasında Sevr Barı ş Antla ş ması ile böyle bir oyun sergilenmi ş ti. Bazı büyük ve güçlü devletler, Anadolu'da kendi politikalarını yürütecek devletler, daha do ğ rusu devletçikler, kurdurmak için harekete geçmi ş lerdi, ancak onların bu heveslerine Lozan'da son verilmi ş tir.

23 Halkçılı ğ ı ve Devletçili ğ i Kötülerler: Türkiye'de halk; devlet ve devlet yönetimine kendi temsilcilerini seçerek katılmı ş tır. Halkın içinden çıkan ve halka dayanan devlet, vatanda ş larının bütün ihtiyaçları ile ilgilenir. Böylece halk- devlet bütünle ş mesi gerçekle ş ir. Bu nedenle kar ş ı güçler, halkçılı ğ ı ve devletçili ğ i kötüleyerek kendi etkinliklerini göstermeye çalı ş ırlar.

24 Lâikli ğ i Kötülerler: Türkiye'de en çok saldırıya u ğ rayan ilke; laiklik ilkesi olmu ş tur. Lâiklik, İ slâm dinini yüce makamında tutarak, onu bir sömürü aracı olmaktan kurtarmı ş tır. Lâiklik uygulanmaya ba ş ladıktan sonra yüce İ slâm dininin bütün sadeli ğ i ile yurdumuzda ya ş adı ğ ı bir gerçektir.

25 Bazı güçler, bu gerçe ğ i bildikleri halde halâ Türk Devleti'ni "dinî esaslara dayandırmak" emellerinden vazgeçmemi ş lerdir. Halbuki bu da Türkiye'yi parçalamanın ba ş ka bir yoludur.

26 Bu güzel vatanı, kimsenin bölmeye, parçalamaya hakkı yoktur. Bu güçlerin lâikli ğ e saldırarak asıl amaçlarını gizledikleri Cumhuriyet Tarihi boyunca görülmü ş tür.

27 İ nkılâpçılı ğ ı Kötülerler: Atatürk İ lkelerinin bir bütün oldu ğ unu ve dinamizmini İ nkılâpçılık ilkesinden aldı ğ ını bu güçler bilirler. Bunu da engellemeye çalı ş ırlar.

28 Atatürk İ lkeleri GENEL DEĞERLENDİRME

29 TÜRK DEVRİMİNİN NİTELİĞİ Türk devriminin çeşitli özelliklerini birkaç kavramla özetlemek mümkündür.

30 ÇAĞDAŞ UYGARLIK Uygarlık, kültür değerleri yaratan toplumun, benzeri diğer topluluklarla oluşturduğu bütünü çizer. Uygarlıklar belli bir zaman dilimi içinde dünya üzerinde hükümlerini sürdürürken birbirinden etkilenirler. Bu karşılıklı etkileşim sırasında bir uygarlık değerleri, eriştiği sonuçlar açısından diğerlerinden üstün bir duruma gelebilir. Sözü geçen uygarlık o çağda insanoğlunun eriştiği en yüksek değerlerin temsilcisidir, "Çağ"daştır. 16, 17. yüzyıllarda "çağdaş" sayılacak Osmanlı Uygarlığı tarihin değişmez yasası gereği bir süre sonra eskiyip yozlaşmaya başladı.

31 ÇAĞDAŞ UYGARLIK Osmanlı toplumu çağdaş olduğu zaman, Batıya olan penceresini açmadı. Buna gereksinimi yoktu. Ama batı uygarlığı bir süre sonra "çağdaşı" geçti. Batı uygarlığı geliştirdiği bilimsel, kültürel ve ekonomik değerlerle büyük bir güç durumunu almıştı. Atatürk çağdaş uygarlığa doğru ilerlenilmesini, var olmanın koşulu olarak kabul eder. Atatürk, istediği çağdaşlaşmayı gerçekleştirirken ulusumuza özgü değerleri korumak ve geliştirmek gerektiğini biliyordu. Türk devrimi bilinçli bir çağdaşlaşma için gerekli kültür değişikliğini hedef almaktadır.

32 EVRENSELLİK VE İNSAN SEVGİSİ Türk devriminin temelleri insanlığın binlerce yıldan beri işlediği, değerlerden çıkmıştır. Türk devrimi ilerlemek ve gelişmek isteyen bütün toplumlarda uygulanabilecek esasları içermektedir. Bu esaslar her toplumun kendi özelliklerine göre yorumlanabilirler. Türk devriminin temel nitelikleri arasında insan sevgisinin çok büyük bir yeri vardır. Bundan dolayıdır ki Atatürk zorbalıkla ulusları yönetmenin şiddetle karşısındadır. Demek ki Türk devrimine temel olan değerler evrenseldir. Atatürk bu evrensel değerleri Türk ulusunun bünyesine uydurmuştur.

33 DEVRİM İLKELERİNİN BÜTÜNLÜĞÜ Atatürk ilkeleri bir bütünün parçalarıdır. Altı ilke arasındaki ilişkileri gözden geçirelim: Cumhuriyet bir devlet biçimidir.Tam bir cumhuriyet demokrasi ile mümkündür. Cumhuriyet ulusa dayanmaz, onun özelliklerine uymazsa, ulusal nitelikli değilse hiçbir değeri yoktur. Böyle bir devletin doğrudan doğruya halkın içinden çıkması kısacası "halkçı" olması gerekir.

34 Böyle bir devlet, halkın her gereksinimi ile ilgilenecek gücünü her sorunun çözümünde gösterecek, yani devletçilik özelliğine sahip bulunacaktır. Devlet belli bir dinin kurallarına uyularak yönetilirse o zaman özgürlük, demokrasi yoktur. Öyle ise bir cumhuriyetin lâik bir yapı taşıması gerekir. Düzen içinde ilerleyen devlet, eğer eski bir sistem yıkılarak kurulmuşsa, o zaman dayandığı yeni ilkelerin korunması, geliştirilmesi gerekir. Bu ise devrimcilik niteliği ile yerine getirilir. DEVRİM İLKELERİNİN BÜTÜNLÜĞÜ

35 Atatürk İ lkeleri TÜRK DEVRİMİNİN SONUÇLARI

36 Ulusal (Millî) Devlet 1919 yılında başlayan Ulusal Kurtuluş Mücadeleleri içinde, tarihimizde ilk kez ulusa dayanan bir devlet kurulmuştur. Cumhuriyet biçimi ile bugüne değin varlığını sürdüren ulusal devlet ile bazı önemli sonuçlar doğdu: - Kurtuluş Savaşımız ulusal devletle başarıya ulaştı. Çökmüş ve yaşamını tamamlamış Osmanlı Devleti bu mücadeleyi başlatma, yürütme ve sonuca götürme olanağından yoksundu. Kapitülasyonlar yokedilmiştir. Yarı bağımsızlık sona ermiştir.

37 Ulusal (Millî) Devlet - Egemenliğin doğrudan doğruya ulusa ait olması, siyasal bilincimizi geliştirmiş ve güçlendirmiştir Demokrasi yolu açılmıştır. - Ulusal devlet laiktir. Devlet ile toplumun gelişmesi akılcı ve bilimci yöntemlere bırakılmıştır. Türk yurttaşı dinini dilediği gibi benimseyebilir. Bir vicdan ve ruhsal iş olduğundan yurttaş bu konuda tamamen özgürdür.

38 Tarih Bilincinin Gelişmesi Gerçek ulusçuluk, bir ulusu oluşturan bireylerin tarihin derinliklerinde birleşmesiyle gerçekleşir, ulusçuluk akımını geliştiren Batı uluslarının çoğunun tarihi Türklerin ki kadar derinlere ve eskiye uzanmaz. Bu bilimsel ve önemli bir gerçektir. Atatürk tarafından uyandırılan esaslı tarih bilincinde geçmişi inkâr yoktur. Geçmişe bir bütün olarak kesinlikle sahip çıkma vardır. Tarih bilincinin gelişmesi eğitim devriminin yöntemleriyle sağlanmıştır. Türk ulusçuluğunun pekişmesinde ulusal tarih bilincindeki gelişmenin payı büyüktür.

39 Türk Devrimi ve Kalkınma Türk devrimi, ulusu her alanda yüceltmek ve ilerlemek, kısacası her kesimde kalkındırmak için yapılmıştır. Türk yurttaşlarına geniş bir din ve vicdan hürriyet sağlayan ilk anayasa 1924 anayasasıdır.

40 TÜRK DEVRİMİNİN DÜNYADAKİ ETKİLERİ Devrimimizden ilk etkilenenler Asyalı ve Afrikalı uluslar oldu. Atatürk'ün şu sözü konuda önemli bir gerçeği ortaya koymaktadır: "Doğudan şimdi doğacak olan güneşe bakınız! Bugün günün ağardığını nasıl görüyorsam, uzaktan bütün doğu miletlerinin uyanışlarını öyle görüyorum. İstiklal ve hürriyetlerine kavuşacak pek çok kardeş millet vardır. Onların yeniden doğuşu şüphesiz ki ilerlemeye ve refaha dönük olacaktır. Bu milletler bütün güçlükler ve bütün engellere rağmen kazanacaklar ve kendilerini bekleyen istikbale ulaşacaklardır.

41 Türk devrimi bu yönüyle gerçekten bütün ezilen uluslara örnek olmuştur. Asyalı uluslar, Türk devriminin yenilikçi, atılımcı yönünü de farketmişlerdir. Arap dünyasından başlayarak Endonezya'ya kadar uzanan uluslarda Türk devriminin etkileri günden güne artmaktadır. Özellikle kadın hakları, eğitim, hukuk alanlarında devrimimiz etkisini artırarak sürdürmektedir.

42 Batı dünyasında da Türk devrimi önemli etkiler yapmıştır. Ulusal Kurtuluş Savaşı süresince Batılı devletler bu mücadeleyi ilk önce küçümsemişlerdir. Fakat zaman ilerledikçe Türkler'in haklılığı kesinlikle kabul edilmiştir. Türk devriminin Batı'daki etkileri daha çok siyasal ve özellikle bilimseldir. Türk inkılabı yıları arasında gerçekleşti. Türk siyasal bilincini geliştiren ve güçlendiren en önemli öğe egemenliğin ulusa ait olmasıdır.

43 Atatürk İ lkeleri SONUÇ

44 SONUÇ Atatürk ilkelerine kar ş ı dı ş ta ve içte daima tehditler görülmü ş tür. Türkiye'yi bölmek isteyen dı ş güçler, Türk milletini güçlü yapan bu ilkeleri zayıflatmak için her çareye ba ş vuracaklardır. Dı ş güçler iç cepheyi çökertmeyi deneyeceklerdir.

45 Bu bakımdan bazı vatanda ş larımız, bilerek veya bilmeyerek bu dı ş güçlerin emrine girmekte ve onların emellerine hizmet eden bir "iç tehdit unsuru" olmaktadırlar.

46 Hiçbir vatanda ş ımız, bu yabancı güçlerin Türkiye'yi parçalamak ve kendi uyduları yapmak istediklerini unutmamalı ve bu güçlerin emellerine hizmet eden ki ş iler olmaktan kendilerini sakınmalıdır.

47 Türk milletinin yılları arasında geçirdi ğ i bunalımlı dönem ve kar ş ıla ş tı ğ ı yok olma tehlikesini her zaman hatırda tutmak gerekir. Bu günkü varlı ğ ımızı Türk inkılabına borçlu oldu ğ umuz herkesin bildi ğ i bir gerçektir. Bu nedenle gençlerimizi ça ğ ın gerektirdi ğ i "bilgi, kültür, millî ş uur, çalı ş kanlık vb." üstün vasıfta ve "tam donanımlı" olarak yeti ş tirmeliyiz. Ancak bu ş ekilde "Ça ğ da ş Türkiye" idealine ula ş abiliriz.

48 Atatürk ilkelerine kar ş ı yapılan bu tehditler, do ğ rudan, varlı ğ ımıza ve ülke bütünlü ğ ümüze yapılmı ş tehditlerdir. Bu tehditler bizim "millî benli ğ imizi" daha da güçlendirecek ve peki ş tirecektir.

49 Türkiye'de belirli dönemlerde sürdürülmü ş olan organize silahlı ş iddet eylemleri, tedhi ş ve terörün, Türkiye Cumhuriyetini ve ço ğ ulcu hürriyetçi demokrasiyi "ortadan kaldırmak" ve yerine "ideolojik totaliter bir yönetim" getirmek maksadıyla düzenledi ğ i bilinmelidir.

50 Türkiye'nin bulundu ğ u co ğ rafî ve siyasî stratejik konumu itibariyle, gerek içte ve gerek dı ş ta, olumsuz hareketler "geçmi ş te oldu ğ u" gibi, gelecekte de "her türlü kılıkta ve görünümde" yine ortaya çıkabilir. Hem de hiç beklenilmedi ğ i anda bütün dü ş üncelerin aksine "beklenilmeyen biçimde" geli ş tirilerek kar ş ımıza getirilebilir.

51 Son olarak, Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk tarafından Türk gençli ğ ine emanet edilmi ş tir. Gençlik, dünyada ve Türkiye'de olup bitenleri akıl ve bilimin ı ş ı ğ ında de ğ erlendirmelidir.

52 Atatürk'ün izindeki Türk gençli ğ i ça ğ da ş la ş mayı ancak Atatürkçü Dü ş ünce Sistemi ile gerçekle ş tirece ğ ine inanmalı ve bu gerçe ğ i hiçbir zaman unutmamalıdır.

53 NE MUTLU TÜRKÜM D İ YENE

54 3.2 ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILAP TARİHİ TURGAY BÜLENT GÖKTÜRK http//www.emu.edu.tr/tbgokturk


"3.2 ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILAP TARİHİ TURGAY BÜLENT GÖKTÜRK http//www.emu.edu.tr/tbgokturk." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları