Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

İLETİŞİM وَنَحْنُ اَقْرَبُ اِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ الْوَر۪يدِ - - لاَ تَبَاغَضُوا وَ لاَ تَحَاسَدُوا وَ لاَ تَدَابَرُوا.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "İLETİŞİM وَنَحْنُ اَقْرَبُ اِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ الْوَر۪يدِ - - لاَ تَبَاغَضُوا وَ لاَ تَحَاسَدُوا وَ لاَ تَدَابَرُوا."— Sunum transkripti:

1 İLETİŞİM وَنَحْنُ اَقْرَبُ اِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ الْوَر۪يدِ - - لاَ تَبَاغَضُوا وَ لاَ تَحَاسَدُوا وَ لاَ تَدَابَرُوا

2 İLAHİ RUH - İNSAN İLE ALLAH ARASINDAKİ İLETİŞİM VESİLESİ Allah insanı sevgisiyle yaratmış ve ona kendi ruhundan üflemiştir. ثُمَّ سَوّٰيهُ وَنَفَخَ ف۪يهِ مِنْ رُوحِه۪ وَجَعَلَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَالْاَفْـِٔدَةَۜ قَل۪يلاً مَا تَشْكُرُونَ ". Sonra onu şekillendirip ona ruhundan üfledi. Sizin için işitme, görme ve idrak duygularını yarattı. Ne kadar az şükrediyorsunuz!" (Secde,32/9) İşte insanı diğer bütün varlıklardan ayıran ve şerefli kılan bu "ilahi ruh"tur. Bu durum insanla Allah arasında bir bağın kurulmasını, onunla yakınlığın ve iletişimin oluşmasını sağlamıştır.

3 SEVGİ VE YAKINLIK İNSAN İLE ALLAH ARASINDAKİ İLETİŞİM VESİLESİDİR Yüce Allah Kur'anı Kerim'de insana yakın olduğunu belirtmektedir. وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَعْلَمُ مَا تُوَسْوِسُ بِه۪ نَفْسُهُۚ وَنَحْنُ اَقْرَبُ اِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ الْوَر۪يدِ "Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona verdiği vesveseyi de biz biliriz. Çünkü biz ona şah damarından daha yakınız." (Kâf, 50/16)

4 KUR’AN ALLAH İLE İNSAN ARASINDAKİ İLETİŞİMİN TEŞEKKÜLÜDÜR Allah ile insan arasındaki iletişim, peygamberler aracılığı ile gerçekleşmiş ve bu iletişim neticesinde ilahî kitaplar teşekkül etmiştir. Bu iletişimin en son teşekkülü Kur’an’dır. Nitekim Kur'an'ın bir adı da hablullah (Allah'ın ipi) dır. وَاعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللّٰهِ جَم۪يعاً وَلَا تَفَرَّقُواۖ ( Âl-i İmrân 3/103.) Kur'an, Allah'tan insana uzatılan bir ip, Allah ile insan arasında bir bağ, Allah ile kul, kul ile Allah arasındaki karşılıklı ilgi ve ilişkiyi sağlayan bir vasıtadır. Hatta Allah tarafından gönderilen elçi ve kitapların öncelikli görevlerinin bu ilişkiyi düzenlemek olduğunu söylemek mümkündür.

5 İSLAM EVRENSEL BİR İLETİŞİM DİNİDİR Kur'an-ı Kerim de; "Ulaştır", "Tebliğ et", "İlet", "Çağır", "Söyle", "Bildir", "Haber ver", "Öğüt ver", "Anlat« gibi üsluplarla gelen hitapların çokluğu, Kuran'ın muhtevasının baştan sona bir iletişim ağı ile örülmüş bulunduğunu, İslam'ın da bir yönüyle evrensel bir iletişim dinî niteliği taşıdığını gösterir.

6 İLETİŞİM İletişimin, isteklerimizi duygu ve düşüncelerimizi başkalarıyla paylaşmak iletişim kurmak ve onlardan cevap almak demektir. Biz insanlar günlük yaşantımızda başka insanlarla devamlı iletişim halindeyizdir, çünkü iletişim kurmak sosyal yaşantımızı sürdürmek için gereklidir. İnsanoğlunun, istek, ilgi ve ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için çevresinde olan varlıklarla bağlantı, ve iletişim kurar. İnsan, tüm insanlığı ve tüm varlıkları yaratan Rabb’ine her an ulaşabilir, dileklerini, ihtiyaçlarını arz edebilir yani Rabbi ile irtibat kurabilir.

7 İNSANIN ALLAH İLE İLETİŞİMİ İnsanın Allah'la iletişimi iki yönlüdür: İnsanla Allah arasındaki iletişim Allah'tan insana ve insandan Allah'a olmak üzere iki yönlüdür. Allah'tan insana olan iletişim vahiyle gerçekleşir. Allah yarattığı insanı kendi haline bırakmaz. Onu eğitir, esirger, bağışlar ve ona merhamet eder. Onun yaşaması, büyümesi, gelişmesi için her türlü imkânı verir.

8 İNSANIN ALLAH İLE İLETİŞİMİ İnsandan Allah'a olan iletişim ise ibadet, dua, tövbe, vb. ile gerçekleşir. Yani insan Allah'ın bu sevgi ve yakın ilgisi karşısında onu sever, ona ibadet ve dua ederek, güzel eylemlerde bulunarak karşılık vermeye çalışır. Sıkıntılarını ve dertlerini onunla paylaşır.

9 VAHİY ALLAHIN İNSANLA İLETİŞİMİDİR Kur'an’ın en temel iletişim kavramı olan vahiy, Allah’ın insanla iletişiminin ilk biçimidir. Kur’an’da vahyin hem sözlük, hem de terim anlamı bir arada kullanılmıştır. Genel manada, 'Allah'tan varlıklara gelen bildirim ve varlıkların da kendi aralarındaki bir tür iletişimi’ olarak ifade edilmektedir

10 İNSAN İLE ALLAH ARASINDAKİ İLETİŞİM Yüce Allah İnsanların kendisi ile olan ilişkisinin sevgi ve güvene dayanmasını, onların da Allah'ı dost olarak görmelerini istemiştir. اَلَّذ۪ينَ قَالَ لَهُمُ النَّاسُ اِنَّ النَّاسَ قَدْ جَمَعُوا لَكُمْ فَاخْشَوْهُمْ فَزَادَهُمْ ا۪يمَاناًۗ وَقَالُواحَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَك۪يلُ "Onlar (müminler):Allah bize kafidir; o, ne mükemmel bir koruyucu ve ne güzel dosttur, derler." (Âli İmran suresi, 173)

11 ALLAH İLE İLETİŞİM KURMA YOLLARI 1-İBADET EDEREK 2-DUA EDEREK 3-TÖVBE EDEREK 4-ŞÜKREDEREK 5-KUR’AN OKUYARAK

12 DUA Kur’an’da yirmi yerde geçen dua; Allah’a yakarma, istek ve ihtiyaçları arz ederek O’nun lütfunu dileme, çağırma, seslenme, davet etme, ibadet etme, yardıma çağırma, bir durumu arz etme, Allah’ın birliğini tanıma, isnat, iddia etme, nida, niyaz, yalvarma ve namaz anlamlarıma gelmektedir. (Bkz: İsfehâni, age., 315; İbn Manzûr, age., c. XVI, s. 250.)

13 İNSANDAN ALLAHA SÖZLÜ İLETİŞİM=DUA قُلْ مَا يَعْبَؤُ۬ا بِكُمْ رَبّ۪ي لَوْلَا دُعَٓاؤُ۬كُمْۚ فَقَدْ كَذَّبْتُمْ فَسَوْفَ يَكُونُ لِزَاماً (Ey Muhammed!) De ki: "Duanız olmasa Rabbim size ne diye değer versin! Siz yalanladınız. Öyle ise azap yakanızı bırakmayacak(Furkân 25/77) Hz. Peygamber’in ‚ Dua ibadetin özüdür. (Tirmizi, Da’avat, 1.) hadisinde de belirtildiği üzere dua, insanın Allah’a kulluk çerçevesinde işlediği fiillerin pek çoğunu kapsayan geniş bir kavramdır.

14 DUA اُدْعُوا رَبَّكُمْ تَضَرُّعاً وَخُفْيَةًۜ اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُعْتَد۪ينَۚ «Rabbinize alçak gönüllüce ve için için dua edin. Çünkü O, haddi aşanları sevmez.» (A’raf 7/55.) تَتَجَافٰى جُنُوبُهُمْ عَنِ الْمَضَاجِعِ يَدْعُونَ رَبَّهُمْ خَوْفاً وَطَمَعاًۘ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ Onlar, korkarak ve ümid ederek Rablerine ibadet etmek için yataklarından kalkarlar. Kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden de Allah için harcarlar. (Secde 32/16.)

15 DUA Hz. Peygamber, Allah’la diyaloga girilen duanın mahiyetini şöyle ifade etmiştir: Kabul edileceğine güvenerek Allah’a dua ediniz ve biliniz ki Allah, gaflet içinde bulunan bir kalpten gelen duayı kabul etmez. (Tirmizi, Da’avat, 66.)

16 DUA ALLAH İLE İRTİBATA GEÇMEKTİR Duada asıl hedef kulun yaratıcısı ile irtibata geçmesi ve onunla diyalog kurmasıdır. İnsan, dua ile her şeyin yaratıcısı ve sahibi olan Allah'a O'nu sevdiğini, nimetlerine şükrettiğini ve O’nun iradesi doğrultusunda her zaman hareket etmeye hazır olduğunu gösterir. Kişinin Allah'la olan ilişkisi, onun dışındaki tüm uyarıcıları etkisiz hale koyacak ruhi bir yoğunlaşmayı gerektirmektedir. Allah ile kul arasındaki bu haberleşme münasebeti devam ettiği sürece, insanın huzursuz veya mutsuz olması düşünülemez.

17 İBADET ALLAH İLE KUL ARASINDAKİ İLİŞKİDİR-İLETİŞİMDİR İbadet Allah ile kul arasında yüksek bir münasebet, şerefli bir ilişki ve güçlü bir bağdır. Cenâb-ı Allah Şöyle Buyurur; وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْاِنْسَ اِلَّا لِيَعْبُدُونِ «Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.» (Zariyat.51/56)

18 İBADET ALLAH İLE İLETİŞİM VASITALARINDANDIR “Ey insanlar! Sizi ve sizden evvelki insanları yaratan Rabbinize ibadet ediniz ki takva mertebesine nail olasınız. Ve yine Rabbinize ibadet ediniz ki, Arz’ı size döşek, semâyı binanıza dam yapmış ve semadan suları indirmiş ki, sizlere rızık olmak üzere yerden meyve ve diğer gıdaları çıkartsın. Öyle ise Allah’a misil ve ortak yapmayınız. Bilirsiniz ki, Allah’tan başka Ma’bûd ve halıkınız yoktur.” (Bakara.21-22).

19 İBADET BÜTÜN MÜSLÜMANLARLA İLETİŞİM KURMAKTIR İnsan İslamiyet sayesinde, ibadet sebebiyle bütün Müslümanlara karşı değişmeyen bir münasebet peyda eder ve kuvvetli bir irtibat elde eder. Bunlar da sarsılmaz bir kardeşliğe ve muhabbete sebep olur. Bu nedenle sosyal ve toplumsal kalkınmanın terakkisinin birinci basamağı ancak Uhuvvet ve Muhabbettir.

20 İBADET ETMEK TÜM MÜSLÜMANLARLA İRTİBAT KURMAKTIR Namazla yoluyla irtibat. Topyekün aynı istikamete yöneliştir. Oruçla yoluyla irtibat. Şefkat ve merhametle açların haliyle hallenmektir. Zekatla yoluyla irtibat. Muhtaçların elinden tutmaktır. Haccederek İrtibat. Müslümanlar arası iletişim kongresidir.

21 ALLAH’LA NAMAZ YOLUYLA İLETİŞİM İbadetlere baktığımızda, kul-ilâh ilişkisinde, aşağıdan yukarıya doğru sözsüz iletişim fonksiyonunu en iyi yansıtan, namazdır. Bu gerçek Kur’an’da; اِنَّـن۪ٓي اَنَا اللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنَا۬ فَاعْبُدْن۪يۙ وَاَقِمِ الصَّلٰوةَ لِذِكْر۪ي "Şüphe yok ki ben Allah'ım. Benden başka hiçbir ilah yoktur. O halde bana ibadet et ve beni anmak için namaz kıl.» (Tâhâ 20/14.) şeklinde beyan edilerek, namazın hikmetinin ve gayesinin Allah’ı anmak, hatırlamak, onunla her daim beraber olmak olduğu belirtilmektedir.

22 NAMAZ İNSANIN ALLAH İLE SÖZSÜZ İLETİŞİMİDİR Nitekim büyük mutasavvıf Ebû Talib el-Mekki'ye (öl. 386/996) göre, Namaza, kul ile Allah arasında kurulan bir diyalog, kulun Rabbi ile vuslatını devam ettirebilmesi için lütfettiği bir randevu olması yönüyle, vuslat (kavuşma, mülaki olma) anlamında salât denilmiştir. (Ebû Talib Muhammed b. Ali el-Mekki, Kûtu’l-Kulûb, c. II, Matbaatu Mustafa, Mısır 1961, s. 204.)

23 KUR’AN OKUYARAK ALLAH İLE İLETİŞİM KURMAK Kur’an, Allah merkezli bir kitap olmasına rağmen temel muhatabı insandır. İnsanın yaratılmasıyla başlayan ve değişik şekillerde devam edegelen Allah-insan iletişiminin yazıya dökülmüş son şekli olan Kur’an; insanlar arası iletişim için hem bir araç, hem de birey ve toplumla ilgili mesajları düzenleyen en önemli kaynaktır.

24 PEYGAMBER EFENDİMİZ VE İLETİŞİM İslam’ın kabul görmesinde, Hz. Muhammed’in (sav) çevresindeki insanlarla diyalogu ve iletişim kurmadaki azim ve gayreti şüphesiz önemlidir. Nitekim O’nu (sav) peygamberlik göreviyle şereflendiren Allah (cc), mesajını insanlara korkusuzca duyurmasını emrederek, يَٓا اَيُّهَا الرَّسُولُ بَلِّـغْ مَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَۜ وَاِنْ لَمْ تَفْعَلْ فَمَا بَلَّغْتَ رِسَالَتَهُۜ “Ey Peygamber! Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan onun verdiği peygamberlik görevini yerine getirmemiş olursun..” (Mâide, 5/ 67) buyurmuş, şartlar ne olursa olsun insanlarla iletişimi sürdürmesini istemiştir.

25 PEYGAMBERİMİZİN İLETİŞİMİ Hz. Peygamber (sav), 13 yıl Mekke döneminde insanları iknaya çalışarak cihad etmiştir. Medine’de ise, daha farklı iletişim yöntemleri kullanmıştır. Hz. Muhammed’in (sav) getirdiği iletişim anlayışında silâhlı mücadele hiçbir zaman asıl hedef olmamış; aksine sevgi, saygı, şefkat, adalet ve hoşgörü esas alınmış, her alanda insanlarla diyalog zemini aranarak başarılı bir iletişim kurmak olmuştur.

26 PEYGAMBERİMİZİN İLETİŞİMİ Başta Mekkeliler olmak üzere, gerek Medine Yahudileri ve gerek çevredeki şehir halkları ve kabileleriyle hep görüşme ve antlaşma yollarını denemesi, çeşitli devlet adamlarına İslâm’a davet mektupları göndermesi, savaş yoluyla değil, barış yoluyla iletişimini gerçekleştirme niyetinin açık göstergesidir. Hudeybiye Antlaşması da bunun en canlı misâlidir. Ancak muhatapların, antlaşma ve barış yollarını tıkaması, İslâm’ı ve onun temsilcilerini düşman kabul ederek, Müslümanları yok etme ve İslâm’ın iletişim sürecini engelleme yoluna gitmesi durumunda, son çare olarak askerî tedbirlere başvurulmuştur. Kısaca ifade etmek gerekirse “İslâmiyet kılıç zoruyla değil, söz kuvveti ile yayılmıştır.” (Turnagil, 1993/63)

27 PEYGAMBERİMİZİN İLETİŞİMDE HEDEFİ Rasulüllah (sav) iletişiminde mühim bir esas da: لَٓا اِكْرَاهَ فِي الدّ۪ينِ “Dinde zorlama yoktur.” (Bakara, 256) İlâhî beyanı olmuştur. Böylece Efendimiz, iletişimde iknaya önem vermiş, görünüşte değil, özde inanan, samimi ve dürüst insanların oluşturduğu bir toplum hedeflemiştir.

28 PEYGAMBERİN DİYALOG YOLU İLE İLETİŞİMİ O’nun, bütün yönleriyle ikili diyaloga ve yüz yüze iletişime çok önem verdiğinin bir nişanesi olarak görülebilir. Mekke’de, cihadın en önemli şekillerini, İslâm’ın ilk yıllarında göstermiş, müşriklerle karşı karşıya gelerek, bire bir veya kitle hâlinde muhatap olarak onları, imana davet etmiş, atalarının inançlarından vazgeçirmeye çalışmıştır. Medine’de de, başka din mensupları ile diyalog ortamı oluşturmuş, onlarla, karşılıklı insani hak ve hürriyetlere dayalı, iyi ilişkiler kurmuştu.

29 PEYGAMBERİN DİYALOG YOLU İLE İLETİŞİMİ Medine’de de, başka din mensupları ile diyalog ortamı oluşturmuş, onlarla, karşılıklı insani hak ve hürriyetlere dayalı, iyi ilişkiler kurmuştu. وَلَا تُجَادِلُٓوا اَهْلَ الْكِتَابِ اِلَّا بِالَّت۪ي هِيَ اَحْسَنُۗ Bu konuda da Kur’ân’ın ; «...Kitab ehliyle en güzel tarzda mücadele edin...” (Ankebût, 46) mealindeki mesajına uymaktaydı.

30 ÖĞÜT VERMEK İLETİŞİME GEÇMEKTİR فَذَكِّرْ اِنَّـمَٓا اَنْتَ مُذَكِّرٌۜ ﴿٢١﴾ لَسْتَ عَلَيْهِمْ بِمُصَيْطِرٍۙ Artık sen öğüt ver! Sen ancak bir öğüt vericisin. Sen, onlar üzerinde bir zorba değilsin. (Gaşiye, 88/21-22) Kur’ân’ın bu tür yönlendirmeleri Hz. Muham­ med’in (sav) iletişiminin özünü teşkil etmiştir. Çünkü o, öğüt vericiydi, zorba değildi.

31 PEYGAMBERİMİZ MESAJINI HERKESE ULAŞTIRMAK İSTERDİ Rasulullah (sav) ilettiği mesajla insanların buluşmasını çok arzuluyordu. وَاَنْذِرْ عَش۪يرَتَكَ الْاَقْرَب۪ينَۙ O, “En yakın akrabanı uyar.” (Şuarâ, 214) talimatı ile yola çıkmış, amcası Hz. Hamza’nın kâtili Vahşi gibi bir insanı bile İslâm’a çağıracak kadar mesajını iletmek hususunda kendini mesul hissetmişti.

32 SELAM VE GÜLER YÜZLE İLETİŞİM - لاَ تَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ حَتَّى تُؤْمِنُوا وَلاَ تُؤْمِنُوا حَتَّى تَحَابُّوا “İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmediğiniz sürece de gerçekten iman etmiş olmazsınız. Davranış haline getirdiğiniz zaman birbirinizi seveceğiniz bir şey önereyim mi? Aranızda selamlaşmayı yaygın hale getirin.” (Müslim, İman, 93; Ahmed, Müsned, I, 165) Burada Resulüllah (sav) sadece insanları sevmenin imandan olduğunu veya Allah (cc) için sevginin en geçerli ibadet olduğunu anlatmamış, aynı zamanda selâmın ve güler yüzlü olmanın da iletişime katkısına dikkat çekmiştir.

33 KENETLENMEK İLETİŞİMDİR “Müminin mümine bağlılığı, taşları birbirine kenetli yalçın duvar gibi sağlamdır.” (Buharî, Salât, 88) buyurarak, yakınlaşmayı, dayanışmayı canlı bir etkileşim ve iletişim içinde bulunmayı tavsiye etmiştir.

34 İLETİŞİMİ ENGELLEYEN TUTUM VE DAVRANIŞLAR Rasulullah (sav) iletişimi engelleyici gördüğü bazı tutum ve davranışları da şiddetle kınamış, söz konusu tavırların Müslüman’ca bir duruş olamayacağını belirtmiştir. Meselâ, yalan söylemeyi ve yalancı şahitlik yapmayı çok çirkin bir söz ve davranış olarak değerlendirmiş; gerçek gizlendiğinden dolayı kin ve nefret duyulmasına sebep olan yalancılığı, iki yüzlülük saymış; ayrıca verilen sözde durmamayı, duyulan güveni kötüye kullanmayı da iki yüzlülük olarak değerlendirmiştir. (Buharî, Şehâdet, 10) Zaten Kur’ân-ı Kerîm’de de insanları alaya alma, suizanda bulunma, eksik ve kusur arama, özel hayatı araştırma ve dedikodu şiddetle yasaklanmış; kardeşlik ve dostluğun sevgi eksenli ve canlı bir iletişimle korunması istenmiştir. (Bkz. Hucurât, 10-12)

35 KUTSAL SAYILAN DEĞERLERE SAYGISIZLIK İLETİŞİMİ ENGELLER İslam, kutsal sayılan değerlere saldırmayı yasaklar. وَلَا تَسُبُّوا الَّذ۪ينَ يَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ فَيَسُبُّوا اللّٰهَ عَدْواً بِغَيْرِ عِلْمٍۜ «Onların, Allah'ı bırakıp tapındıklarına sövmeyin, sonra onlar da haddi aşarak, bilgisizce Allah'a söverler.» (En’âm, 6/ 108)

36 KUTSAL SAYILAN DEĞERLERE SAYGISIZLIK İLETİŞİMİ ENGELLER Rasulüllah (sav)şöyle buyurur : - لاَ تَسُبُّوا اْلأَمْوَاتِ. فَتُؤْذُوا اْلأَحْيَاءَ. -Ölülere sövmeyiniz. Sonra dirilere eziyet etmiş olursunuz. (Buharî, Edeb, 4) buyurmuş ve hayatı boyunca, diyalog kurduğu insanların kutsal saydığı değerlere ilişmemiştir. Zîrâ düşünce ve fikirleri saygı görmeyen bir insanın, başkasının düşünce ve fikirlerine değer vermesi ve iletişimi sürdürmesi mümkün değildir.

37 İLETİŞİM ENGELLERİ - لاَ تَبَاغَضُوا وَ لاَ تَحَاسَدُوا وَ لاَ تَدَابَرُوا. وَ كُونُوا عِبَاد اللَّهِ اِخْوَانًا ! وَ لاَ يَحِلُّ لِمُسْلِمٍ اَنْ يُهَاجِرَ اَخَاهُ فَوْقَ ثَلاَثٍ. -Birbirinize kin gütmeyiniz ve haset etmeyiniz. Birbirinize darılıp sırt çevirmeyiniz. Ey Allah ın kulları! Kardeş olunuz! Bir müslümana, kardeşini üç günden fazla terk etmesi helâl değildir. (Müslim)

38 KABA VE KATILIK İLETİŞİMİ ENGELLER فَبِمَا رَحْمَةٍ مِنَ اللّٰهِ لِنْتَ لَهُمْۚ وَلَوْ كُنْتَ فَظًّا غَل۪يظَ الْقَلْبِ لَانْفَضُّوا مِنْ حَوْلِكَۖ «Allah'ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi.» (Al-i İmran, 3/159)

39 İLETİŞİMİN DEVAMI İÇİN AFFEDİCİ OLMAK خُذِ الْعَفْوَ وَأْمُرْ بِالْعُرْفِ وَاَعْرِضْ عَنِ الْجَاهِل۪ينَ “Sen, affedici ol, iyiliği emret ve kendini bilmezlere aldırma.” (A’râf, 199) mealindeki âyetleri de, iletişim sürecine verilmesi gereken ilgi ve önemi vurgular.

40 VEDA HUTBESİ VE İLETİŞİMİN ÖNEMİ Veda Hutbesi’nin sonunda yapmış olduğu tavsiye, insan hayatında iletişimin ne kadar önemli olduğunu göstermesi bakımından ilginçtir: “Burada bulunanlar, işittiklerini burada bulunmayanlara iletsin. Sözlerimi dolaylı yoldan işiten nice kimse, bizzat benden işitenden daha iyi anlayıp değerlendirebilir.” (Buharî, Hac, 132). Hz. Peygamber (sav), mesaj verirken ve verdiği mesajları insanlara ulaştırırken, bize iletişimin değerini ve vazgeçilmezliğini de öğretmiştir.

41 İLETİŞİM İÇİN FERDİ MÜNASEBETLER ÖNEMLDİR “Allah Rasûlü, fethin zirvesinde olduğu dönemlerde dahi ferdî münasebetlere son derece ehemmiyet veriyordu. O bir iki sene içinde bütün Mekke halkının kendisine dehalet edeceğini biliyordu ama, buna rağmen Halid b. Velid’le Amr b. Âs’ın gelişini ayrı bir iltifatla karşılıyor ve onlara teveccüh yağdırıyordu. Yanında bulunan ashabını, bu iki dâhiyi karşılamaya göndermişti ve Halid, elini uzattığı zaman Allah Resûlü, ona şöyle iltifatta bulunmuştu: «Ben de hayret ediyordum; Halid gibi akıllı bir insan nasıl olur da küfür içinde kalır.. ben bir gün gelip, senin Müslüman olacağına kat’iyen inanıyordum.» Allah Resûlü’nün söylediği bu sözler, Hz. Halid için iltifatların en büyüğüdür.

42 İLETİŞİM İÇİN FERDİ MÜNASEBETLER ÖNEMLDİR Bu arada Amr b. Âs da, Allah Resûlü’nün elinden tutmuş bir türlü bırakmıyordu. Durmadan ısrar ediyor ve: «Ya Resûlallah, günahlarım için istiğfar et ve Cenâb-ı Hakk’a yalvar.» diyordu. «Dua et, Allah beni affetsin!» İki Cihan Serveri, ona da iltifatta bulunuyor ve şöyle diyordu: «Bilmiyor musun, İslâm, daha önceki bütün günahları siler süpürür... İnsan, İslâm’a girince anasından doğduğu gün gibi tertemiz olur.» (Müslim, İman, 52)

43 İLİŞKİYİ-İLETİŞİMİ KESMEMEK GEREKİR لاَ يَحِلُّ لِمُسْلِمٍ اَنْ يَهْجُرَ اَخَاهُ فَوْقَ ثَلاَثِ لَيَالٍ، يَلْتَقِيَانِ فَيُعْرِضُ هَذَا وَ يُعْرِضُ هَذَا. وَ خَيْرُهُمَا الَّذِى يَبْدَأُ بِالسَّلاَمِ. -Müslüman için, din kardeşini üç günden fazla terk etmesi, karşılaştıklarında birbirlerinden yüz çevirmeleri helal değildir. Dargın olanların hayırlısı önce selam verendir.(Müslim)

44 AİLE İÇİ İLETİŞİM Kur’ân-ı Kerim’de; وَقُلْ لِعِبَاد۪ي يَقُولُوا الَّت۪ي هِيَ اَحْسَنُۜ اِنَّ الشَّيْطَانَ يَنْزَغُ بَيْنَهُمْۜ اِنَّ الشَّيْطَانَ كَانَ لِلْاِنْسَانِ عَدُواًّ مُب۪يناً «Kullarıma söyle: (İnsanlara karşı) en güzel sözü söylesinler. Çünkü şeytan aralarını bozar. Çünkü şeytan insanın apaçık bir düşmanıdır.» (İsrâ, 53) buyurulmaktadır.

45 İYİ GEÇİNMEK İLETİŞİM KURMAKTIR وَعَاشِرُوهُنَّ بِالْمَعْرُوفِۚ فَاِنْ كَرِهْتُمُوهُنَّ فَعَسٰٓى اَنْ تَكْرَهُوا شَيْـٔاً وَيَجْعَلَ اللّٰهُ ف۪يهِ خَيْراً كَث۪يراً …Onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmadıysanız, olabilir ki, siz bir şeyden hoşlanmazsınız da Allah onda pek çok hayır yaratmış olur. (Nisa,4/19 ﴿

46 MÜMİN HERKESLE İRTİBAT KURABİLEN KİŞİDİR المُؤمِنُ لِلمؤمنِ كَالبُنْيَانُ يَشُدُّ بَعْضُهُ بَعْضاً “Mü’min kişi, diğer mümine karşı duvar gibidir, birbirlerini takviye ederler.[Nesei] İrtibat koparsa iletişim ortadan kalkar. İslam toplumu diye bir kalmaz.

47 İYİ BİR İLETİŞİM İÇİN EL V E DİL ÖNEMLİDİR اَلْمُسْلِمُ مَنْ سَلِمَ النَّاسُ مِنْ لِسَانِهِ وَيَدِهِ Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir. ( Tirmizî, Îmân, 12; Nesâî, Îmân, 8.)

48 AİLE İÇİ İLETİŞİM Hz. Musa ve Hz. Harun Firavun’a tebliğ için giderlerken, Cenâb-ı Hakk; اِذْهَبَٓا اِلٰى فِرْعَوْنَ اِنَّهُ طَغٰىۚ ﴿٤٣﴾ فَقُولَا لَهُ قَوْلاً لَيِّناً لَعَلَّهُ يَتَذَكَّرُ اَوْ يَخْشٰى «Firavun'a gidin. Çünkü o azmıştır." ﴾ 43 ﴿ "Ona yumuşak söz söyleyin. Belki öğüt alır, yahut korkar.» (Tâhâ, 20/44) buyurmuştur. Ayet-i kerimede geçen “leyyin” kelimesi, içinde hiç azarlama olmayan tatlı ve mülâyim söz demektir. Muhatap olacağımız insanlar ne kadar da kötü olsalar, herhalde Firavun gibi değildirler. Ayrıca anlatılan hususun kabul edilip edilmemesinden de elbette ki mesul olmayız. Zira bize düşen, iyiyi, güzeli, doğruyu haber vermektir.

49 İLETİŞİM İÇİN ÜLFET ETMEK GEREKİR Rasulullah (sav) şöyle buyurur: «Mü'min ülfet eder ve ülfet olunur. Ülfet etmeyen ve ülfet olunmayan kimsede ise hayır yoktur. İnsanların hayırlısı, insanlar için hayırlı olanıdır.» Ülfet: Uygun kimselerle güzel bir şekilde görüşüp konuşmak demektir.

50 İYİ DAVRANIŞ İLETİŞİM VESİLESİDİR - خِيَارُكُمْ خِيَارُكُمْ لِنِسَائِهِمْ -Sizin en hayırlılarınız, hanımlarına karşı en iyi davrananlarınızdır. (Tirmizî, Radâ, 11)

51 HAYIRLI OLANLAR AİLESİ İLE İLETİŞİM İÇERİSİNDE OLANLARDIR أكْمَلُ المُؤمِنِينَ إيمَاناً أحْسَنُهُمْ خُلُقاً، وَخِيَارُكُمْ خِيَارُكُمْ ‘ هْلِهِ “Mü’minlerin imanca en kâmil olanı, ahlâkça en güzel olanıdır. En hayırlınız da ailesine hayırlı olandır.” [Tirmizî,]

52 MERHAMET VE SAYGI İLETİŞİM VESİLESİDİR - لَيْس مِنَّا مَنْ لَمْ يَرْحَمْ صَغِيرَنَا وَيُوَقِّرْ كَبِيرَنَا -Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir. (Tirmizî, Birr, 15; Ebû Dâvûd, Edeb, 66).

53 GÜZEL AHLAK EN GÜZEL İLETİŞİM VASITASIDIR اَلإِسْلاَمُ حُسْنُ الْخُلُقِ «İslâm, güzel ahlâktır.»

54 PEYGAMBERİMİZ EN GÜZEL İLETİŞİM YÖNTEMLERİNİ KULLANMIŞTIR Peygamber Efendimiz (sav), en güzel iletişim yöntemlerini kullanan ve bu alanda en güzel örnekler ve evrensel değerler ortaya koyan müstesna bir şahsiyettir. İslâm’ın hakikatini muhtaç sinelere ulaştıracak heyecanlı gönüllere bir davetiye sunmaktadır. İnsanlara düşen bunları çok iyi anlayıp hayata taşımaktır.

55 TE Ş EKKÜRLER HAZIRLAYIP SUNAN HAZIRLAYIP SUNAN MUSA İ MAMO Ğ LU MUSA İ MAMO Ğ LU Ş AH İ NBEY MÜFTÜSÜ


"İLETİŞİM وَنَحْنُ اَقْرَبُ اِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ الْوَر۪يدِ - - لاَ تَبَاغَضُوا وَ لاَ تَحَاسَدُوا وَ لاَ تَدَابَرُوا." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları