Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

KAZA VE KADER İNANCI (İNSANIN SORUMLULUK ALANI) Emin YAVUZYİĞİT UZMAN İMAM HATİP Facebook: Muhammed Emin Yavuzyiğit Facebook Grup: VAAZ DOSYALARI KAZA.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "KAZA VE KADER İNANCI (İNSANIN SORUMLULUK ALANI) Emin YAVUZYİĞİT UZMAN İMAM HATİP Facebook: Muhammed Emin Yavuzyiğit Facebook Grup: VAAZ DOSYALARI KAZA."— Sunum transkripti:

1 KAZA VE KADER İNANCI (İNSANIN SORUMLULUK ALANI) Emin YAVUZYİĞİT UZMAN İMAM HATİP Facebook: Muhammed Emin Yavuzyiğit Facebook Grup: VAAZ DOSYALARI KAZA VE KADER İNANCI (İNSANIN SORUMLULUK ALANI) Emin YAVUZYİĞİT UZMAN İMAM HATİP Facebook: Muhammed Emin Yavuzyiğit Facebook Grup: VAAZ DOSYALARI

2 BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM مَا اَصَابَ مِنْ مُصيبَةٍ فِى الْاَرْضِ وَلَا فى اَنْفُسِكُمْ اِلَّا فى كِتَابٍ مِنْ قَبْلِ اَنْ نَبْرَاَهَا اِنَّ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَسيرٌ «Yeryüzünde ve kendi nefislerinizde uğradığınız hiçbir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce, bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da) yazılmış olmasın. Şüphesiz bu, Allah'a göre kolaydır.» (Hadid suresi 22) مَا اَصَابَ مِنْ مُصيبَةٍ فِى الْاَرْضِ وَلَا فى اَنْفُسِكُمْ اِلَّا فى كِتَابٍ مِنْ قَبْلِ اَنْ نَبْرَاَهَا اِنَّ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَسيرٌ «Yeryüzünde ve kendi nefislerinizde uğradığınız hiçbir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce, bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da) yazılmış olmasın. Şüphesiz bu, Allah'a göre kolaydır.» (Hadid suresi 22)

3 KAZA-KADER İMANIN ŞARTLARINDAN BİRİSİDİR Vahiy meleği Cebrail (a.s.),insan suretinde gelmiş ve Peygamberimize, فاخبرني عن الايمان Bana îmânın ne olduğunu bildir" diye sormuş, Peygamberimiz (SAV) de; ان تؤمن بالله وملاءكته و كتبه و رسله و اليوم الاخر و تؤمن بالقدر خيره و شره الايمان "Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe îmân etmendir, yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir" diye cevap vermiştir.» (Müslim iman 1, Buhari iman 37) Vahiy meleği Cebrail (a.s.),insan suretinde gelmiş ve Peygamberimize, فاخبرني عن الايمان Bana îmânın ne olduğunu bildir" diye sormuş, Peygamberimiz (SAV) de; ان تؤمن بالله وملاءكته و كتبه و رسله و اليوم الاخر و تؤمن بالقدر خيره و شره الايمان "Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe îmân etmendir, yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir" diye cevap vermiştir.» (Müslim iman 1, Buhari iman 37)

4 KAZA NEDİR?

5 Sözlükte "hükmetmek, emretmek, ifâ etmek, ödemek, kazâ etmek, ölçüp biçip yapmak, ihtiyacını gidermek, ölmek, mahkeme etmek" gibi anlamlara gelir. KAZA FIKIH LİTERATÜRÜNDE ÜÇ ANLAMA GELMEKTEDİR: 1) Yargılama, kadılık makamı ve memuriyeti, 2) Zamanında yerine getirilmeyen dinî veya hukukî vazifenin, zamanı çıktıktan sonra yerine getirilmesi, 3) Allah'ın ezelî ilmiyle takdir ettiği şeyin vakti gelince meydana gelmesi. Sözlükte "hükmetmek, emretmek, ifâ etmek, ödemek, kazâ etmek, ölçüp biçip yapmak, ihtiyacını gidermek, ölmek, mahkeme etmek" gibi anlamlara gelir. KAZA FIKIH LİTERATÜRÜNDE ÜÇ ANLAMA GELMEKTEDİR: 1) Yargılama, kadılık makamı ve memuriyeti, 2) Zamanında yerine getirilmeyen dinî veya hukukî vazifenin, zamanı çıktıktan sonra yerine getirilmesi, 3) Allah'ın ezelî ilmiyle takdir ettiği şeyin vakti gelince meydana gelmesi.

6 KELAM İLMİNDE KAZA: Kelam ilminde kazâ, Cenab-ı Hakk'ın ezelde irade etmiş olduğu ve takdir buyurduğu şeylerin, zamanı gelince her birisini ezelî ilim, irade ve takdirine uygun bir biçimde meydana getirmesi ve yaratmasıdır.

7 KAZA ZORLAMA DEĞİLDİR Kaza zorlama değildir. Bunu bir misalle örneklendirelim. Sen asansöre bindiğinde hangi katın düğmesine basarsan orada inersin seni o kata ve asansörün o katın düğmesine zorla mı bastırıldın yoksa kendin istedin ve kendin mi bastın. Tabi ki insan gideceği yeri ve katı kendisi tayin eder. Sana zorla mı içki içiriliyor ki bu benim kaderim diye biliyorsun yoksa sana zorla mı yemek yediriliyor yoksa sen açlık hissettiğin için mi yemek yiyorsun ve istediğin yemeği seçerken zorla mı seçiyorsun bunları sen istediğin için yapıyorsun. Bunlar senin özgür seçimlerindir. Kaza zorlama değildir. Bunu bir misalle örneklendirelim. Sen asansöre bindiğinde hangi katın düğmesine basarsan orada inersin seni o kata ve asansörün o katın düğmesine zorla mı bastırıldın yoksa kendin istedin ve kendin mi bastın. Tabi ki insan gideceği yeri ve katı kendisi tayin eder. Sana zorla mı içki içiriliyor ki bu benim kaderim diye biliyorsun yoksa sana zorla mı yemek yediriliyor yoksa sen açlık hissettiğin için mi yemek yiyorsun ve istediğin yemeği seçerken zorla mı seçiyorsun bunları sen istediğin için yapıyorsun. Bunlar senin özgür seçimlerindir.

8 GÜNAHI İŞLEYENE SORSAK..! HER HANGİ BİR ADAMA SORSAK; -Sen bu günahı işlerken zorla mı işledin.(içki içerken, zina ederken, kumar oynarken vs) -Adam hayır der, parasını ben verdim ve günahı ben işledim diyecektir. Herkes yaptığı iyi ve kötü fiilin karşılığını mutlaka görecektir. HER HANGİ BİR ADAMA SORSAK; -Sen bu günahı işlerken zorla mı işledin.(içki içerken, zina ederken, kumar oynarken vs) -Adam hayır der, parasını ben verdim ve günahı ben işledim diyecektir. Herkes yaptığı iyi ve kötü fiilin karşılığını mutlaka görecektir.

9 KAZA DEĞİŞİR Mİ? KAZA DEĞİŞİR Peygamber bir gün yıkılacak duvarın yanından geçerken hızlı yürür. Kendine: – Allah’ın kazasından mı kaçıyorsun? denilince: – Allah’ın kazasından Allah’ın kaderine sığınıyorum, der. Hz. Ömer, Şam’da iken veba hastalığının bulunduğunu işitince geri döner. Ona da aynı soru sorulur: – Allah’ın kazasından mı kaçıyorsun? – Evet Allah’ın kazasından Allah’ın kaderine sığınıyorum, der. Cenab –ı Allah, dua edin, tevbe edin, iyilik yapın, beni anın… diyor. Hz. Ömer şöyle dua etmiştir: “Allah’ım! Eğer adımı şakiler arasına yazdıysan, adımı oradan sil. Eğer saidler (iyiler) arasına yazdıysan onu orada sabit kıl. Zira sen, dilediğini siler, dilediğini sabit kılarsın.” Hz. Peygamber SAV: “Allah’ın Müslüman kul için her ne hüküm buyurursa hayırdır.” (Ramuz 169/5) demiştir. KAZA DEĞİŞİR Peygamber bir gün yıkılacak duvarın yanından geçerken hızlı yürür. Kendine: – Allah’ın kazasından mı kaçıyorsun? denilince: – Allah’ın kazasından Allah’ın kaderine sığınıyorum, der. Hz. Ömer, Şam’da iken veba hastalığının bulunduğunu işitince geri döner. Ona da aynı soru sorulur: – Allah’ın kazasından mı kaçıyorsun? – Evet Allah’ın kazasından Allah’ın kaderine sığınıyorum, der. Cenab –ı Allah, dua edin, tevbe edin, iyilik yapın, beni anın… diyor. Hz. Ömer şöyle dua etmiştir: “Allah’ım! Eğer adımı şakiler arasına yazdıysan, adımı oradan sil. Eğer saidler (iyiler) arasına yazdıysan onu orada sabit kıl. Zira sen, dilediğini siler, dilediğini sabit kılarsın.” Hz. Peygamber SAV: “Allah’ın Müslüman kul için her ne hüküm buyurursa hayırdır.” (Ramuz 169/5) demiştir.

10 KAZA SİLİNİR Mİ? يَمْحُوا اللّٰهُ مَا يَشَاءُ وَيُثْبِتُ وَعِنْدَهُ اُمُّ الْكِتَابِ «Allah, dilediğini siler, dilediğini de sabit kılıp bırakır. Ana kitap (Levh-i Mahfuz) O'nun yanındadır.» (Rad suresi 39) يَمْحُوا اللّٰهُ مَا يَشَاءُ وَيُثْبِتُ وَعِنْدَهُ اُمُّ الْكِتَابِ «Allah, dilediğini siler, dilediğini de sabit kılıp bırakır. Ana kitap (Levh-i Mahfuz) O'nun yanındadır.» (Rad suresi 39)

11 OLGUN DÜŞÜNME NASIL OLMALIDIR Hz. Peygamber SAV: “Bir yerde bulaşıcı hastalık varsa oraya girmeyiniz. Orada iseniz dışarı çıkmayınız” demiştir. – “Kim, çirkin bir iş görürse eliyle değiştirsin. Eliyle mümkün olmazsa diliyle değiştirsin. O da olmazsa kalbi ile buğz etsin.” (Müslim iman: 49) Hz. Peygamber SAV: “Bir yerde bulaşıcı hastalık varsa oraya girmeyiniz. Orada iseniz dışarı çıkmayınız” demiştir. – “Kim, çirkin bir iş görürse eliyle değiştirsin. Eliyle mümkün olmazsa diliyle değiştirsin. O da olmazsa kalbi ile buğz etsin.” (Müslim iman: 49)

12 KADER NEDİR

13 KADER NEDİR? SÖZLÜKTE: "ölçmek, tahmin etmek ölçüp takdir ederek tayin etmek; gücü yetmek ve kudret" anlamlarına gelir. ISTILAHTA: Allah'ın ebede kadar olacak şeyleri zaman ve yerini, özellik ve niteliklerini, nasıl ve ne zamanda olacaklarsa onların tamamını ezelde bilip o şekilde sınırlaması ve takdir etmesine denir. Bu durumda kader Allah'ın ilim sıfatını ilgilendirmektedir. O halde kader, Allah'ın ilmi doğrultusunda, kainatı ve ondaki her çeşit yaratığı belli bir düzen ve ölçüye göre idare eden ilâhî bir kanundur. SÖZLÜKTE: "ölçmek, tahmin etmek ölçüp takdir ederek tayin etmek; gücü yetmek ve kudret" anlamlarına gelir. ISTILAHTA: Allah'ın ebede kadar olacak şeyleri zaman ve yerini, özellik ve niteliklerini, nasıl ve ne zamanda olacaklarsa onların tamamını ezelde bilip o şekilde sınırlaması ve takdir etmesine denir. Bu durumda kader Allah'ın ilim sıfatını ilgilendirmektedir. O halde kader, Allah'ın ilmi doğrultusunda, kainatı ve ondaki her çeşit yaratığı belli bir düzen ve ölçüye göre idare eden ilâhî bir kanundur.

14 KİM İMAN ETMİŞ OLMAZ? “Kul, hayrı ile, şerri ile kadere iman etmedikçe, kendine hayır ve şerden isabet edecek şeyi engelleyemeyeceğini, hayır ve şerden kaçacak olan bir şeyi de yakalamayacağını bilmedikçe iman etmiş olmaz.”( Tirmizi, Kader 10, 2145 ).

15 KADERE İNANMAYAN BİZDEN DEĞİLDİR..! Hazreti Ubade İbnu’s-Samit ölüm döşeğinde iken oğluna şöyle demiştir: -Oğulcuğum, başına gelecek olan şeyin asla atlatılamayacağını, kaçırdıklarını da yakalayamayacağını bilmedikçe sen, imanın hakikatinin tadını asla bulamazsın. Zira ben, Peygamberimiz (s.a.v)’in şöyle söylediğini işittim: Allah’ın ilk yarattığı şey kalemdir. Kalemi yarattı ve: “Kıyamete kadar olacak şeylerin miktarlarını yaz!” dedi. Oğulcuğum, Peygaberimizden (s.a.v)’den şunu da işittim: “Kim bu inanç dışında olarak ölürse benden değildir.”( Ebu Davud, Sünnet 17, (4700); Tirmizi, Kader 17, (2156 ) Hazreti Ubade İbnu’s-Samit ölüm döşeğinde iken oğluna şöyle demiştir: -Oğulcuğum, başına gelecek olan şeyin asla atlatılamayacağını, kaçırdıklarını da yakalayamayacağını bilmedikçe sen, imanın hakikatinin tadını asla bulamazsın. Zira ben, Peygamberimiz (s.a.v)’in şöyle söylediğini işittim: Allah’ın ilk yarattığı şey kalemdir. Kalemi yarattı ve: “Kıyamete kadar olacak şeylerin miktarlarını yaz!” dedi. Oğulcuğum, Peygaberimizden (s.a.v)’den şunu da işittim: “Kim bu inanç dışında olarak ölürse benden değildir.”( Ebu Davud, Sünnet 17, (4700); Tirmizi, Kader 17, (2156 )

16 KADERDEN KAÇILIR MI? اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذينَ خَرَجُوا مِنْ دِياَرِهِمْ وَهُمْ اُلُوفٌ حَذَرَ الْمَوْتِ فَقَالَ لَهُمُ اللّٰهُ مُوتُوا ثُمَّ اَحْيَاهُمْ اِنَّ اللّٰهَ لَذُو فَضْلٍ عَلَى النَّاسِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَشْكُرُونَ «Binlerce kişi oldukları hâlde, ölüm korkusuyla yurtlarını terk edenleri görmedin mi? Allah, onlara "ölün" dedi, sonra da onları diriltti. Şüphesiz Allah, insanlara karşı lütuf ve ikram sahibidir. Ama insanların çoğu şükretmezler.» (Bakara suresi 243) اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذينَ خَرَجُوا مِنْ دِياَرِهِمْ وَهُمْ اُلُوفٌ حَذَرَ الْمَوْتِ فَقَالَ لَهُمُ اللّٰهُ مُوتُوا ثُمَّ اَحْيَاهُمْ اِنَّ اللّٰهَ لَذُو فَضْلٍ عَلَى النَّاسِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَشْكُرُونَ «Binlerce kişi oldukları hâlde, ölüm korkusuyla yurtlarını terk edenleri görmedin mi? Allah, onlara "ölün" dedi, sonra da onları diriltti. Şüphesiz Allah, insanlara karşı lütuf ve ikram sahibidir. Ama insanların çoğu şükretmezler.» (Bakara suresi 243)

17 ALLAH’I ACİZ BIRAKA BİLİRMİSİNİZ ? وَمَا اَنْتُمْ بِمُعْجِزينَ فِى الْاَرْضِ وَلَا فِى السَّمَاءِ وَمَا لَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ وَلِىٍّ وَلَا نَصيرٍ «Siz, yerde de gökte de (Allah'ı) âciz bırakacak değilsiniz. Sizin Allah'tan başka ne bir dostunuz, ne de bir yardımcınız vardır.» (Ankebut suresi 22) وَمَا اَنْتُمْ بِمُعْجِزينَ فِى الْاَرْضِ وَلَا فِى السَّمَاءِ وَمَا لَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ وَلِىٍّ وَلَا نَصيرٍ «Siz, yerde de gökte de (Allah'ı) âciz bırakacak değilsiniz. Sizin Allah'tan başka ne bir dostunuz, ne de bir yardımcınız vardır.» (Ankebut suresi 22)

18 HER YARATILIŞ ÖLÇÜ VE DENGEDİR اِنَّا كُلَّ شَیْءٍ خَلَقْنَاهُ بِقَدَرٍ «Gerçekten biz, her şeyi bir ölçü ve dengede yarattık.» (Kamer suresi 49) اِنَّا كُلَّ شَیْءٍ خَلَقْنَاهُ بِقَدَرٍ «Gerçekten biz, her şeyi bir ölçü ve dengede yarattık.» (Kamer suresi 49)

19 ALLAH HER ŞEYİ BİR ÖLÇÜYE GÖRE YARATMIŞTIR اَللّٰهُ يَعْلَمُ مَا تَحْمِلُ كُلُّ اُنْثٰى وَمَا تَغيضُ الْاَرْحَامُ وَمَا تَزْدَادُ وَكُلُّ شَیْءٍ عِنْدَهُ بِمِقْدَارٍ «Allah, her dişinin neye gebe olduğunu, rahimlerin artırdığı şeyi ve eksilttiği şeyi bilir. Her şey O'nun katında bir ölçü iledir.» (Rad suresi 8) اَللّٰهُ يَعْلَمُ مَا تَحْمِلُ كُلُّ اُنْثٰى وَمَا تَغيضُ الْاَرْحَامُ وَمَا تَزْدَادُ وَكُلُّ شَیْءٍ عِنْدَهُ بِمِقْدَارٍ «Allah, her dişinin neye gebe olduğunu, rahimlerin artırdığı şeyi ve eksilttiği şeyi bilir. Her şey O'nun katında bir ölçü iledir.» (Rad suresi 8)

20 ALLAH İNDİRDİĞİ HER ŞEYİ ÖLÇÜLÜ İNDİRİR وَاِنْ مِنْ شَیْءٍ اِلَّا عِنْدَنَا خَزَائِنُهُ وَمَا نُنَزِّلُهُ اِلَّا بِقَدَرٍ مَعْلُومٍ «Hiçbir şey yoktur ki hazineleri yanımızda olmasın. Biz onu ancak belli bir ölçüyle indiririz.» (Hicr suresi 21) وَاِنْ مِنْ شَیْءٍ اِلَّا عِنْدَنَا خَزَائِنُهُ وَمَا نُنَزِّلُهُ اِلَّا بِقَدَرٍ مَعْلُومٍ «Hiçbir şey yoktur ki hazineleri yanımızda olmasın. Biz onu ancak belli bir ölçüyle indiririz.» (Hicr suresi 21)

21 ALLAH HER ŞEYİ ÖLÇÜYE GÖRE TAKDİR EDER اَلَّذى لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَلَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَمْ يَكُنْ لَهُ شَريكٌ فِى الْمُلْكِ وَخَلَقَ كُلَّ شَیْءٍ فَقَدَّرَهُ تَقْديرًا «O, göklerin ve yeryüzünün mülkü (hükümranlığı) kendisine ait olandır. Çocuk edinmemiştir. Mülkünde hiçbir ortağı da yoktur. O, her şeyi yaratmış ve yarattığı o şeyleri bir ölçüye göre takdir etmiştir.» (Furkan suresi 2) اَلَّذى لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَلَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَمْ يَكُنْ لَهُ شَريكٌ فِى الْمُلْكِ وَخَلَقَ كُلَّ شَیْءٍ فَقَدَّرَهُ تَقْديرًا «O, göklerin ve yeryüzünün mülkü (hükümranlığı) kendisine ait olandır. Çocuk edinmemiştir. Mülkünde hiçbir ortağı da yoktur. O, her şeyi yaratmış ve yarattığı o şeyleri bir ölçüye göre takdir etmiştir.» (Furkan suresi 2)

22 KADER ALLAH’IN EL-İLİM SIFATI İLE İLGİLİDİR ALLAH’IN İLMİ: Allah sınırsız ilim sahibidir. İlim Allah’ın Subut-i sıfatlarından biri olup; Allah’ın olmuşu, olanı, olacağı, gizliyi, açığı, her şeyi bütün özellik ve nitelikleriyle bilmesi demektir.

23 ALLAH’A HİÇ BİR ŞEY GİZLİ KALMAZ رَبَّنَا اِنَّكَ تَعْلَمُ مَا نُخْفى وَمَا نُعْلِنُ وَمَا يَخْفٰى عَلَى اللّٰهِ مِنْ شَیْءٍ فِى الْاَرْضِ وَلَا فِى السَّمَاءِ «Rabbimiz! Şüphesiz sen, gizlediğimizi de, açığa vurduğumuzu da bilirsin. Yerde ve gökte hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz.» (İbrahim suresi 38) رَبَّنَا اِنَّكَ تَعْلَمُ مَا نُخْفى وَمَا نُعْلِنُ وَمَا يَخْفٰى عَلَى اللّٰهِ مِنْ شَیْءٍ فِى الْاَرْضِ وَلَا فِى السَّمَاءِ «Rabbimiz! Şüphesiz sen, gizlediğimizi de, açığa vurduğumuzu da bilirsin. Yerde ve gökte hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz.» (İbrahim suresi 38)

24 ALLAH AÇIK VE GİZLİ OLAN HER ŞEYİ BİLENDİR وَاِنْ تَجْهَرْ بِالْقَوْلِ فَاِنَّهُ يَعْلَمُ السِّرَّ وَاَخْفٰى «Sen sözü açığa vursan da, gizlesen de Allah için birdir. Çünkü O, gizliyi de bilir, ondan daha gizli olanı da.» (Taha suresi 7) وَاِنْ تَجْهَرْ بِالْقَوْلِ فَاِنَّهُ يَعْلَمُ السِّرَّ وَاَخْفٰى «Sen sözü açığa vursan da, gizlesen de Allah için birdir. Çünkü O, gizliyi de bilir, ondan daha gizli olanı da.» (Taha suresi 7)

25 HER ŞEY ALLAH’IN BİLGİSİ DAHİLİNDEDİR وَعِنْدَهُ مَفَاتِحُ الْغَيْبِ لَا يَعْلَمُهَا اِلَّا هُوَ وَيَعْلَمُ مَا فِى الْبَرِّ وَالْبَحْرِ وَمَا تَسْقُطُ مِنْ وَرَقَةٍ اِلَّا يَعْلَمُهَا وَلَا حَبَّةٍ فى ظُلُمَاتِ الْاَرْضِ وَلَا رَطْبٍ وَلَا يَابِسٍ اِلَّا فى كِتَابٍ مُبينٍ «Gaybın anahtarları yalnızca O'nun katındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin karanlıklarında da hiçbir tane, hiçbir yaş, hiçbir kuru şey yoktur ki apaçık bir kitapta (Allah'ın bilgisi dâhilinde, Levh-i Mahfuz'da) olmasın.» (Enam suresi 59) وَعِنْدَهُ مَفَاتِحُ الْغَيْبِ لَا يَعْلَمُهَا اِلَّا هُوَ وَيَعْلَمُ مَا فِى الْبَرِّ وَالْبَحْرِ وَمَا تَسْقُطُ مِنْ وَرَقَةٍ اِلَّا يَعْلَمُهَا وَلَا حَبَّةٍ فى ظُلُمَاتِ الْاَرْضِ وَلَا رَطْبٍ وَلَا يَابِسٍ اِلَّا فى كِتَابٍ مُبينٍ «Gaybın anahtarları yalnızca O'nun katındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin karanlıklarında da hiçbir tane, hiçbir yaş, hiçbir kuru şey yoktur ki apaçık bir kitapta (Allah'ın bilgisi dâhilinde, Levh-i Mahfuz'da) olmasın.» (Enam suresi 59)

26 CANLILARIN ARTIŞI VE EKSİLİŞİ ALLAH’IN İZNİ İLEDİR اَللّٰهُ يَعْلَمُ مَا تَحْمِلُ كُلُّ اُنْثٰى وَمَا تَغيضُ الْاَرْحَامُ وَمَا تَزْدَادُ وَكُلُّ شَیْءٍ عِنْدَهُ بِمِقْدَارٍ «Allah, her dişinin neye gebe olduğunu, rahimlerin artırdığı şeyi ve eksilttiği şeyi bilir. Her şey O'nun katında bir ölçü iledir.» (Rad suresi 8) اَللّٰهُ يَعْلَمُ مَا تَحْمِلُ كُلُّ اُنْثٰى وَمَا تَغيضُ الْاَرْحَامُ وَمَا تَزْدَادُ وَكُلُّ شَیْءٍ عِنْدَهُ بِمِقْدَارٍ «Allah, her dişinin neye gebe olduğunu, rahimlerin artırdığı şeyi ve eksilttiği şeyi bilir. Her şey O'nun katında bir ölçü iledir.» (Rad suresi 8)

27 YARADAN BİLMEZ Mİ? اَلَا يَعْلَمُ مَنْ خَلَقَ وَهُوَ اللَّطيفُ الْخَبيرُ «Yaratan bilmez mi? O, en gizli şeyleri bilir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır.» (Mülk suresi 14) اَلَا يَعْلَمُ مَنْ خَلَقَ وَهُوَ اللَّطيفُ الْخَبيرُ «Yaratan bilmez mi? O, en gizli şeyleri bilir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır.» (Mülk suresi 14)

28 SADECE ALLAH..! Ayetlere baktığımızda Allah cc yerde, gökte, gizli olan aşikar olan her şeyi bilendir. Kuru yapraklar Allah’ın izni olmadan dalından düşmeyeceği gibi onun izni olmadan nesiller ne artar nede eksilir. Allah her şeyi bir ölçüye göre yaratmış ve Külli ilme sahip olduğundan gizli açık her şeyi bilendir. Allah’a gayp diye zerre bir şey olmadığı gibi zerreleri de yaratan, yaşatan ve sayılarını da bilen sadece Allah’tır.

29 KADERE İNANMANIN FAYDASI Hz. Peygamberimiz SAV: “Kadere iman üzüntüyü giderir.” (Ramuz: 193/5) buyurmuştur. Bu hadisi şerife baktığımızda insana zarar verici haller musallat olduğunda, inancından dolayı bunun bir imtihan olduğunun farkında olarak hareket eder ve bunlar musibetler O’na ağır gelmez. Üzüntü çekerken sabreder bilir ki sonunda mükafat vardır Rab katında. Mükafatı da cennet olur.

30 İSLAMDA KADERİN TARTIŞILMASI UYGUN GÖRÜLMEMİŞTİR Kader hakkında biri, Hz. Ali’ye soru sorar. Hz. Ali: “O karanlık bir yoldur, ona girme” der. “O sana gizlenmiştir. Fazla karıştırma” diye de ilave eder. Kader konusunda tartışan ashabına Hz. Peygamber şöyle der: – “Sizden öncekiler böyle konuları tartıştıkları için helak oldular, böyle tartışmalara girmeyin.” (Tirmizi Kader: 1) – “Kader hakkında konuşma. Bu ahir zamanda ümmetin şerlerine bırakıldı.” (Ramuzul Ehadis: 20/5) Bir kutsi Hadiste de: “Bana iman edip de, kadere, hayır ve şerrin benim takdirimle olduğuna inanmayan benden başka Rab arasın.” (Ramuzul Ehadis: 331/81) buyrulmuştur. Kader hakkında biri, Hz. Ali’ye soru sorar. Hz. Ali: “O karanlık bir yoldur, ona girme” der. “O sana gizlenmiştir. Fazla karıştırma” diye de ilave eder. Kader konusunda tartışan ashabına Hz. Peygamber şöyle der: – “Sizden öncekiler böyle konuları tartıştıkları için helak oldular, böyle tartışmalara girmeyin.” (Tirmizi Kader: 1) – “Kader hakkında konuşma. Bu ahir zamanda ümmetin şerlerine bırakıldı.” (Ramuzul Ehadis: 20/5) Bir kutsi Hadiste de: “Bana iman edip de, kadere, hayır ve şerrin benim takdirimle olduğuna inanmayan benden başka Rab arasın.” (Ramuzul Ehadis: 331/81) buyrulmuştur.

31 İRADE NEDİR?

32 Sözlükte "istek, arzu, dilek, emir, sevk ve güç" gibi manalara gelmektedir. İradenin insanların iş ve davranışlarını etkilemesi bakımından çeşitli tanımları yapılmıştır. Buna göre irade; bir şeyin yapılmasına da yapılmamasına da muktedir olan hayat sahibinin bu iki şıktan birine kendi isteğiyle hükmetmesidir. Ya da düşüncenin ortaya koyduğu bir gayeye doğru gitme hareketidir. Kur'ân-ı Kerim'de irade kavramı toplam 138 yerde geçmektedir. Bu hem Allah'ın iradesini hem de kulun iradesini kapsamaktadır. Sözlükte "istek, arzu, dilek, emir, sevk ve güç" gibi manalara gelmektedir. İradenin insanların iş ve davranışlarını etkilemesi bakımından çeşitli tanımları yapılmıştır. Buna göre irade; bir şeyin yapılmasına da yapılmamasına da muktedir olan hayat sahibinin bu iki şıktan birine kendi isteğiyle hükmetmesidir. Ya da düşüncenin ortaya koyduğu bir gayeye doğru gitme hareketidir. Kur'ân-ı Kerim'de irade kavramı toplam 138 yerde geçmektedir. Bu hem Allah'ın iradesini hem de kulun iradesini kapsamaktadır.

33 KÜLLİ İRADE VE CÜZ-İ İRADE İrade Allah için olunca külli, kul için olunca cüz-i olur. Külli irade her şeyi kapsar, alemde her şey Allah’ın mutlak iradesindedir ve İnsandaki cüz-i irade ise akıl ve düşünce kabiliyetine göre şekillenir

34 İNSANIN İRADESİNİN İKİ YÖNÜ VARDIR 1) İHTİYARİ İRADE(fiiller): Kulun yapmak ve yapmamak kulun elindedir. Kul cüz-i iradeyle ister ve Allah’ta yaratır. Bundan dolayı kul kendi yaptığı irade(fiillerden) beyanından sorumludur. Mesela; ders çalışırsa sınıfı geçer, namaz kılarsa Allah’ın emrini yerine getirir ve mükafat kazanır, içki içmeyi iter, zina yapmayı ister, kumar oynamayı ister ve yapar, Allah’ta cezasını verir. Kul kendisi ister ve yapar ve Allah’ta yaratır. İnsan iradesinin hayır(mükafat) veya şer(mücazat) oluşunun sonuçlarına da katlanır. Allah hesabı sorandır. 1) İHTİYARİ İRADE(fiiller): Kulun yapmak ve yapmamak kulun elindedir. Kul cüz-i iradeyle ister ve Allah’ta yaratır. Bundan dolayı kul kendi yaptığı irade(fiillerden) beyanından sorumludur. Mesela; ders çalışırsa sınıfı geçer, namaz kılarsa Allah’ın emrini yerine getirir ve mükafat kazanır, içki içmeyi iter, zina yapmayı ister, kumar oynamayı ister ve yapar, Allah’ta cezasını verir. Kul kendisi ister ve yapar ve Allah’ta yaratır. İnsan iradesinin hayır(mükafat) veya şer(mücazat) oluşunun sonuçlarına da katlanır. Allah hesabı sorandır.

35 İNSANIN İRADESİNİN İKİ YÖNÜ VARDIR 2) GAYRİ İHTİYARİ İRADE(FİİLLER): (refleks hareketler): İnsanların kendi iradesi ve isteği olmadan sırf Allah’ın yaratması ile olan hareket ve fiillerdir: İnsanın acıkması, hasta olması, unutması ve yanılması gibi şeylerdir.

36 EHL-İ SÜNNETİN GÖRÜŞÜ Ehl-i Sünnete göre insan, belli ölçülere göre hareket eden özgür bir varlıktır. O, işlerini kendi irade ve ihtiyari ile yapar. Zorunlu fiiller dışında kendi isteğine bağlı olarak yaptığı işlerin emir olanlarından mükâfat, yasak olanlarından ceza görecektir. Allah'ın teklifleri, sevap ve cezasını gerektirecek işler bellidir. İnsan bunları seçme ve yapmada serbesttir.

37 HAYRI VE ŞER İSLAM DA; iyi, güzel ve yararlı söz, düşünce ve davranışlara «HAYIR»; kötü, çirkin veya zararlı fiillere de «ŞER» denir. Dinimize göre; hayrı da, şerri de yaratan Allah’tır. Allah’ın hayır da razısı vardır; fakat şerde rızası yoktur. Alemlerde Allah’ın bilgisi ve yaratması dışında hiçbir şey yoktur ve olamaz da. İSLAM DA; iyi, güzel ve yararlı söz, düşünce ve davranışlara «HAYIR»; kötü, çirkin veya zararlı fiillere de «ŞER» denir. Dinimize göre; hayrı da, şerri de yaratan Allah’tır. Allah’ın hayır da razısı vardır; fakat şerde rızası yoktur. Alemlerde Allah’ın bilgisi ve yaratması dışında hiçbir şey yoktur ve olamaz da.

38 ALLAH DİLEDİĞİNİ YARATIR ا للّٰهُ يَخْلُقُ مَا يَشَاءُ اِذَا قَضٰى اَمْرًا فَاِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ «Allah dilediğini yaratır. O, bir şeyin olmasını dilediğinde ona sadece "ol" der, o da hemen oluverir" dedi.» (Ali İmran suresi 47) ا للّٰهُ يَخْلُقُ مَا يَشَاءُ اِذَا قَضٰى اَمْرًا فَاِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ «Allah dilediğini yaratır. O, bir şeyin olmasını dilediğinde ona sadece "ol" der, o da hemen oluverir" dedi.» (Ali İmran suresi 47)

39 ALLAH DİLEMEZSE… وَمَا تَشَاؤُنَ اِلَّا اَنْ يَشَاءَ اللّٰهُ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَليمًا حَكيمًا «Allah'ın dilemesi olmadıkça siz dileyemezsiniz. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.» (İnsan suresi 30) وَمَا تَشَاؤُنَ اِلَّا اَنْ يَشَاءَ اللّٰهُ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَليمًا حَكيمًا «Allah'ın dilemesi olmadıkça siz dileyemezsiniz. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.» (İnsan suresi 30)

40 HÜKMÜ VEREN ALLAH’TIR. اِنَّ اللّٰهَ يَحْكُمُ مَا يُريدُ «Şüphesiz Allah istediği hükmü verir.» (Maide suresi 1) اِنَّ اللّٰهَ يَحْكُمُ مَا يُريدُ «Şüphesiz Allah istediği hükmü verir.» (Maide suresi 1)

41 HER ŞEY ALLAH’IN İZNİYLEDİR مَا اَصَابَ مِنْ مُصيبَةٍ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِ وَمَنْ يُؤْمِنْ بِاللّٰهِ يَهْدِ قَلْبَهُ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَیْءٍ عَليمٌ «Allah'ın izni olmaksızın hiçbir musibet başa gelmez. Kim Allah'a inanırsa, Allah onun kalbini doğruya iletir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.» (Teğabun suresi 11) مَا اَصَابَ مِنْ مُصيبَةٍ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِ وَمَنْ يُؤْمِنْ بِاللّٰهِ يَهْدِ قَلْبَهُ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَیْءٍ عَليمٌ «Allah'ın izni olmaksızın hiçbir musibet başa gelmez. Kim Allah'a inanırsa, Allah onun kalbini doğruya iletir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.» (Teğabun suresi 11)

42 İNSAN ÖZGÜRMÜDÜR? وَقُلِ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكُمْ فَمَنْ شَاءَ فَلْيُؤْمِنْ وَمَنْ شَاءَ فَلْيَكْفُرْ «De ki: "Hak, Rabbinizdendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin.» (Kehf suresi 29) Allah insanı iman edip etmeme konusunda ve hayrı, şerri talep etme konusun serbest bırakmıştır. Dileyen iman eder iyi işler yapar dileyen inkar eder kötü işler yapar. Bu insanın özgür iradesine bırakılmış olup hesabını da insanın kendisi Allah’a verecektir. وَقُلِ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكُمْ فَمَنْ شَاءَ فَلْيُؤْمِنْ وَمَنْ شَاءَ فَلْيَكْفُرْ «De ki: "Hak, Rabbinizdendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin.» (Kehf suresi 29) Allah insanı iman edip etmeme konusunda ve hayrı, şerri talep etme konusun serbest bırakmıştır. Dileyen iman eder iyi işler yapar dileyen inkar eder kötü işler yapar. Bu insanın özgür iradesine bırakılmış olup hesabını da insanın kendisi Allah’a verecektir.

43 İNSAN HER ŞEYDEN SORUMLUMUDUR? اَلَمْ نَجْعَلْ لَهُ عَيْنَيْنِ وَلِسَانًا وَشَفَتَيْنِ وَهَدَيْنَاهُ النَّجْدَيْنِ «Biz ona iki göz, bir dil, iki dudak vermedik mi; iki apaçık yolu (hayır ve şer yollarını) göstermedik mi?» (Beled suresi 8- 10) اَلَمْ نَجْعَلْ لَهُ عَيْنَيْنِ وَلِسَانًا وَشَفَتَيْنِ وَهَدَيْنَاهُ النَّجْدَيْنِ «Biz ona iki göz, bir dil, iki dudak vermedik mi; iki apaçık yolu (hayır ve şer yollarını) göstermedik mi?» (Beled suresi 8- 10)

44 İNSAN HER ŞEYDEN SORUMLUDUR..! وَلَا تَقْفُ مَا لَيْسَ لَكَ بِه عِلْمٌ اِنَّ السَّمْعَ وَالْبَصَرَ وَالْفُؤَادَ كُلُّ اُولٰئِكَ كَانَ عَنْهُ مَسْؤُلًا «Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur.» (İsra suresi 36) وَلَا تَقْفُ مَا لَيْسَ لَكَ بِه عِلْمٌ اِنَّ السَّمْعَ وَالْبَصَرَ وَالْفُؤَادَ كُلُّ اُولٰئِكَ كَانَ عَنْهُ مَسْؤُلًا «Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur.» (İsra suresi 36)

45 İNSANIN HER YAPTIĞI KENDİ LEHİNE VEYA ALEYHİNEDİR مَنْ عَمِلَ صَالِحًا فَلِنَفْسِه وَمَنْ اَسَاءَ فَعَلَيْهَا وَمَا رَبُّكَ بِظَلَّامٍ لِلْعَبيدِ «Kim iyi bir iş yaparsa kendi lehinedir. Kim de kötülük yaparsa kendi aleyhinedir. Rabbin, kullara (zerre kadar) zulmedici değildir.» (Fussilet suresi 46) مَنْ عَمِلَ صَالِحًا فَلِنَفْسِه وَمَنْ اَسَاءَ فَعَلَيْهَا وَمَا رَبُّكَ بِظَلَّامٍ لِلْعَبيدِ «Kim iyi bir iş yaparsa kendi lehinedir. Kim de kötülük yaparsa kendi aleyhinedir. Rabbin, kullara (zerre kadar) zulmedici değildir.» (Fussilet suresi 46)

46 KUDRET NEDİR?

47 Allah'ın sübûtî sıfatlarından biri olan kudret, O'nun sonsuz güç sahibi olması ve bütün mümkünata irade ve ilmine uygun olarak te'sir ve tasarruf etmesi demektir. O'nun kudretinin yetmeyeceği hiçbir şey yoktur. O âciz değildir. Zira kudretinin zıddı olan acz Allah hakkında düşünülemez.

48 ALLAH NE GÜZEL BİÇİM VERİYOR! فَقَدَرْنَا فَنِعْمَ الْقَادِرُونَ «Sonra da ona ölçülü bir biçim verdik. Biz ne güzel biçim verenleriz!.» (Murselat suresi 23) فَقَدَرْنَا فَنِعْمَ الْقَادِرُونَ «Sonra da ona ölçülü bir biçim verdik. Biz ne güzel biçim verenleriz!.» (Murselat suresi 23)

49 TEKVİN NEDİR?

50 Allah'ın subûtî sıfatlarından biridir. Mümkinata taalluk eden ve iradeye uygun olarak icad ile tesirde bulunan bir sıfattır. Tekvin Allah’ın her şeyi yaratmasıdır ve her şeyi yaratan Allah’tır.

51 YARATAN KİM? اَللّٰهُ خَالِقُ كُلِّ شَیْءٍ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَیْءٍ وَكيلٌ «Allah, her şeyin yaratıcısıdır.» (Zümer suresi 62 هَلْ مِنْ خَالِقٍ غَيْرُ اللّٰهِ يَرْزُقُكُمْ مِنَ السَّمَاءِ وَالْاَرْضِ َ «Allah'tan başka size göklerden ve yerden rızık veren bir yaratıcı var mı?» (Fatır suresi 3) اَللّٰهُ خَالِقُ كُلِّ شَیْءٍ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَیْءٍ وَكيلٌ «Allah, her şeyin yaratıcısıdır.» (Zümer suresi 62 هَلْ مِنْ خَالِقٍ غَيْرُ اللّٰهِ يَرْزُقُكُمْ مِنَ السَّمَاءِ وَالْاَرْضِ َ «Allah'tan başka size göklerden ve yerden rızık veren bir yaratıcı var mı?» (Fatır suresi 3)

52 TEVEKKÜL NEDİR?

53 Sözlükte tevekkül: "dayanmak, güvenmek, vekil tutmak" anlamlarına gelir. Istılahta tevekkül; her hususta Allah'a güvenmek, dayanmak, teslim olmak işlerini Allah'a havale etmek demektir. Tevekkül kavramı Kur'ân'da türevleriyle birlikte 69 defa geçmiştir. Israrla «Allah'a tevekkül edilmesi emredilmiş. Allah'a tevekkül edene Allah yeter?» buyurulmuştur. Sözlükte tevekkül: "dayanmak, güvenmek, vekil tutmak" anlamlarına gelir. Istılahta tevekkül; her hususta Allah'a güvenmek, dayanmak, teslim olmak işlerini Allah'a havale etmek demektir. Tevekkül kavramı Kur'ân'da türevleriyle birlikte 69 defa geçmiştir. Israrla «Allah'a tevekkül edilmesi emredilmiş. Allah'a tevekkül edene Allah yeter?» buyurulmuştur.

54 MÜMİNLİĞİN YÜKSEK NOKTASI: TEVEKKÜL وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ «Mü'minler yalnız Allah'a tevekkül etsinler.» (Mide suresi 11) قُلْ لَنْ يُصيبَنَا اِلَّا مَا كَتَبَ اللّٰهُ لَنَا هُوَ مَوْلٰینَا وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ «De ki: "Bizim başımıza ancak, Allah'ın bizim için yazdığı şeyler gelir. O, bizim yardımcımızdır. Öyleyse mü'minler, yalnız Allah'a güven(Tevvekkül)sinler.» (Tevbe suresi 51) وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ «Mü'minler yalnız Allah'a tevekkül etsinler.» (Mide suresi 11) قُلْ لَنْ يُصيبَنَا اِلَّا مَا كَتَبَ اللّٰهُ لَنَا هُوَ مَوْلٰینَا وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ «De ki: "Bizim başımıza ancak, Allah'ın bizim için yazdığı şeyler gelir. O, bizim yardımcımızdır. Öyleyse mü'minler, yalnız Allah'a güven(Tevvekkül)sinler.» (Tevbe suresi 51)

55 TEVEKKÜL NASIL OLMALIDIR? Hz. Peygamber (sav); devesini bırakıverip camiye giren adama: “Deveni ne yaptın?” diye sorar. Adam: “Allah’a havale ettim,” der. Bunun üzerine Peygamber (as): “Deveni sağlam kazığa bağla, ondan sonra tevekkül et,” demiştir. (Tirmizi, Kıyamet:60) Hz. Ömer RA tembel tembel oturanlara sorar: “Siz ne yapıyorsunuz?” “Biz tevekkül edenleriz,” dediler. Hz. Ömer: “Siz mütevekkiller değil, tembellersiniz. Bilin ki, ne gökten altın yağar, ne de gümüş,” demiş. Onların dağılmalarını istemiştir. Hz. Peygamber (sav); devesini bırakıverip camiye giren adama: “Deveni ne yaptın?” diye sorar. Adam: “Allah’a havale ettim,” der. Bunun üzerine Peygamber (as): “Deveni sağlam kazığa bağla, ondan sonra tevekkül et,” demiştir. (Tirmizi, Kıyamet:60) Hz. Ömer RA tembel tembel oturanlara sorar: “Siz ne yapıyorsunuz?” “Biz tevekkül edenleriz,” dediler. Hz. Ömer: “Siz mütevekkiller değil, tembellersiniz. Bilin ki, ne gökten altın yağar, ne de gümüş,” demiş. Onların dağılmalarını istemiştir.

56 ECEL NEDİR?

57 SÖZLÜKTE: "mutlak vakit, belirlenmiş zaman veya muayyen bir müddetin sonu" gibi anlamlara gelir. DİNİ OLARAK ECEL: Allah tarafından her canlı için önceden takdir edilen hayat süresi ve bu sürenin sonu olan ölüm vakti demektir. Ecel, Kuran-ı Kerimde 34 yerde geçmekte olup şu manalarda geçmektedir. Ecel, ölüm (A'râf, 7/34), muayyen vakit (Kasas, 28/28), helak etme (A'râf, 7/185), iddet bekleme (Bakara, 2/231) ve ceza gibi (Nûh, 71/4) muhtelif manalara gelir. Ecel, hem insanlar hem de toplumlar için geçerlidir. Güneş ve ayın bile belirlenmiş bir süresi vardır. Zerreden kürreye her şeyin Allah katında bir ömrü vardır ve vakti gelince bu ömür dürülür. SÖZLÜKTE: "mutlak vakit, belirlenmiş zaman veya muayyen bir müddetin sonu" gibi anlamlara gelir. DİNİ OLARAK ECEL: Allah tarafından her canlı için önceden takdir edilen hayat süresi ve bu sürenin sonu olan ölüm vakti demektir. Ecel, Kuran-ı Kerimde 34 yerde geçmekte olup şu manalarda geçmektedir. Ecel, ölüm (A'râf, 7/34), muayyen vakit (Kasas, 28/28), helak etme (A'râf, 7/185), iddet bekleme (Bakara, 2/231) ve ceza gibi (Nûh, 71/4) muhtelif manalara gelir. Ecel, hem insanlar hem de toplumlar için geçerlidir. Güneş ve ayın bile belirlenmiş bir süresi vardır. Zerreden kürreye her şeyin Allah katında bir ömrü vardır ve vakti gelince bu ömür dürülür.

58 ECEL GELDİMİ GERİYE DÖNÜŞ YOKTUR وَلِكُلِّ اُمَّةٍ اَجَلٌ فَاِذَا جَاءَ اَجَلُهُمْ لَا يَسْتَاْخِرُونَ سَاعَةً وَلَا يَسْتَقْدِمُونَ «Her milletin belli bir eceli vardır. Onların eceli geldi mi, ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler.» (Araf suresi 34) وَلِكُلِّ اُمَّةٍ اَجَلٌ فَاِذَا جَاءَ اَجَلُهُمْ لَا يَسْتَاْخِرُونَ سَاعَةً وَلَا يَسْتَقْدِمُونَ «Her milletin belli bir eceli vardır. Onların eceli geldi mi, ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler.» (Araf suresi 34)

59 SONUÇ OLARAK

60 HER ŞEY ALLAH’IN TAKDİRİ İLEDİR Hayır ve şer, kaza ve kader, kainatta olup biten her şey belirli kanunlar, belli sebepler ve belirli ölçülerle meydana gelmiştir. Bu oluşumları yaratan Allah’tır. Allah her şeyi iradesiyle yaratır, var olan ve olup biten her şey Allah’ın bilgisi ve iradesi altındadır. Her şey Allah’ın takdiri ve izni iledir.

61 KULLARA ZERRE ZULUM EDİLMEZ مَنْ عَمِلَ صَالِحًا فَلِنَفْسِه وَمَنْ اَسَاءَ فَعَلَيْهَا وَمَا رَبُّكَ بِظَلَّامٍ لِلْعَبيدِ «Kim iyi bir iş yaparsa kendi lehinedir. Kim de kötülük yaparsa kendi aleyhinedir. Rabbin, kullara (zerre kadar) zulmedici değildir.» (Fussilet suresi 46) مَنْ عَمِلَ صَالِحًا فَلِنَفْسِه وَمَنْ اَسَاءَ فَعَلَيْهَا وَمَا رَبُّكَ بِظَلَّامٍ لِلْعَبيدِ «Kim iyi bir iş yaparsa kendi lehinedir. Kim de kötülük yaparsa kendi aleyhinedir. Rabbin, kullara (zerre kadar) zulmedici değildir.» (Fussilet suresi 46)

62 KÖTÜLÜK İNSANIN KENDİ NEFSİNDENDİR..! مَا اَصَابَكَ مِنْ حَسَنَةٍ فَمِنَ اللّٰهِ وَمَا اَصَابَكَ مِنْ سَيِّئَةٍ فَمِنْ نَفْسِكَ وَاَرْسَلْنَاكَ لِلنَّاسِ رَسُولًا وَكَفٰى بِاللّٰهِ شَهيدًا «Sana ne iyilik gelirse Allah'tandır. Sana ne kötülük gelirse kendindendir. (Ey Muhammed!) Seni insanlara bir peygamber olarak gönderdik. Şahit olarak Allah yeter.» (Nisa suresi 79) مَا اَصَابَكَ مِنْ حَسَنَةٍ فَمِنَ اللّٰهِ وَمَا اَصَابَكَ مِنْ سَيِّئَةٍ فَمِنْ نَفْسِكَ وَاَرْسَلْنَاكَ لِلنَّاسِ رَسُولًا وَكَفٰى بِاللّٰهِ شَهيدًا «Sana ne iyilik gelirse Allah'tandır. Sana ne kötülük gelirse kendindendir. (Ey Muhammed!) Seni insanlara bir peygamber olarak gönderdik. Şahit olarak Allah yeter.» (Nisa suresi 79)

63 KİM KİMİ İMTİHAN EDER? ÇOK MANİDAR BİR KISSA; Hz. İsa (as)’a iblis gözükmüş ve ona: – Sen, sana Allah’ın yazdığından başka bir şeyin isabet etmeyeceğini söylemiyor musun? – Evet, diye cevap verdi İsa (as). Bunun üzerine: – O halde kendini şu dağın tepesinden aşağı at. Eğer, sana kurtuluş yazılmışsa kurtulursun, dedi iblis. İsa peygamber: – Ey Allah’ın düşmanı, kulunu Allah imtihan eder, dener. Kul Rabbini değil, der. ÇOK MANİDAR BİR KISSA; Hz. İsa (as)’a iblis gözükmüş ve ona: – Sen, sana Allah’ın yazdığından başka bir şeyin isabet etmeyeceğini söylemiyor musun? – Evet, diye cevap verdi İsa (as). Bunun üzerine: – O halde kendini şu dağın tepesinden aşağı at. Eğer, sana kurtuluş yazılmışsa kurtulursun, dedi iblis. İsa peygamber: – Ey Allah’ın düşmanı, kulunu Allah imtihan eder, dener. Kul Rabbini değil, der.

64 NUKTE..! Bir mahalleyi su basmış. Adam balkona çıkmış bir kayık yanaşmış: “Atla” demişler. Alt katta su bastı. Adam: Ben inançlı biriyim. Allah beni kurtarır, demiş. Su iyice yükselince bir helikopter gelmiş, ip atmış “Yapış” demişler. Adam: Ben inançlı biriyim. Allah beni kurtarır, demiş. Nihayet adam boğulmuş. Huzura çıkmış. – Allah’ım ben inançlı biriydim. “Allah beni kurtarır” dedim. Kurtarmadın, demiş. Allah (cc): – Ben sana iki kayık, bir helikopter gönderdim, niye kurtulmayı ret ettin, demiş. Bir mahalleyi su basmış. Adam balkona çıkmış bir kayık yanaşmış: “Atla” demişler. Alt katta su bastı. Adam: Ben inançlı biriyim. Allah beni kurtarır, demiş. Su iyice yükselince bir helikopter gelmiş, ip atmış “Yapış” demişler. Adam: Ben inançlı biriyim. Allah beni kurtarır, demiş. Nihayet adam boğulmuş. Huzura çıkmış. – Allah’ım ben inançlı biriydim. “Allah beni kurtarır” dedim. Kurtarmadın, demiş. Allah (cc): – Ben sana iki kayık, bir helikopter gönderdim, niye kurtulmayı ret ettin, demiş.

65 EY MÜSLÜMAN UNUTMA SEN İMTİHANDASIN..! وَهُوَ الَّذى جَعَلَكُمْ خَلَائِفَ الْاَرْضِ وَرَفَعَ بَعْضَكُمْ فَوْقَ بَعْضٍ دَرَجَاتٍ لِيَبْلُوَكُمْ فى مَا اٰتٰیكُمْ اِنَّ رَبَّكَ سَريعُ الْعِقَابِ وَاِنَّهُ لَغَفُورٌ رَحيمٌ «O, sizi yeryüzünde halifeler (oraya hâkim kimseler) yapan, size verdiği nimetler konusunda sizi sınamak için bazınızı bazınıza derece derece üstün kılandır. Şüphesiz Rabbin, cezası çabuk olandır. Şüphe yok ki O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.» (Enam suresi 165) وَهُوَ الَّذى جَعَلَكُمْ خَلَائِفَ الْاَرْضِ وَرَفَعَ بَعْضَكُمْ فَوْقَ بَعْضٍ دَرَجَاتٍ لِيَبْلُوَكُمْ فى مَا اٰتٰیكُمْ اِنَّ رَبَّكَ سَريعُ الْعِقَابِ وَاِنَّهُ لَغَفُورٌ رَحيمٌ «O, sizi yeryüzünde halifeler (oraya hâkim kimseler) yapan, size verdiği nimetler konusunda sizi sınamak için bazınızı bazınıza derece derece üstün kılandır. Şüphesiz Rabbin, cezası çabuk olandır. Şüphe yok ki O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.» (Enam suresi 165)

66 ÖZETLE 1) Kader konusu tartışılması uygun değildir. 2) İnsan cüz-i irade sahibidir. Dilediğini yapmakta özgürdür. 3) İnsan tüm yaptıklarından sorumludur. 4) Kader zorlama değildir. (İsteyen belasını, isteyende Mevla’sını bulur.) 5) Kaza dua, sadaka ve istiğfar ile değişe bilir. Takdir Allah’ındır. 1) Kader konusu tartışılması uygun değildir. 2) İnsan cüz-i irade sahibidir. Dilediğini yapmakta özgürdür. 3) İnsan tüm yaptıklarından sorumludur. 4) Kader zorlama değildir. (İsteyen belasını, isteyende Mevla’sını bulur.) 5) Kaza dua, sadaka ve istiğfar ile değişe bilir. Takdir Allah’ındır.

67 6) Hayrı(iyi) da ve şerri(kötü) de yaratan Allah’tır. Hayırda rızası vardır şerde ise rızası yoktur ve şerri insan istediği için Allah yaratır. 7) Allah’ın yaratması süreklidir. Eğer Allah cc yaratmadan elini(mecazi) çekerse dünya toz duman olur. 8) Allah her şeyi bilir. Olmuşu da olacağı da sadece Allah bilir. 9) Tüm ecelleri Allah takdir eder ve O’nun dışında hiç kimse ecel tayin edemez. 6) Hayrı(iyi) da ve şerri(kötü) de yaratan Allah’tır. Hayırda rızası vardır şerde ise rızası yoktur ve şerri insan istediği için Allah yaratır. 7) Allah’ın yaratması süreklidir. Eğer Allah cc yaratmadan elini(mecazi) çekerse dünya toz duman olur. 8) Allah her şeyi bilir. Olmuşu da olacağı da sadece Allah bilir. 9) Tüm ecelleri Allah takdir eder ve O’nun dışında hiç kimse ecel tayin edemez.

68 10) Bütün rızıkları Allah tayin eder ve Rızık Allah’tandır. 11) Takdir var diye tedbiri elden bırakmak İslam inancına uygun değildir. Takdiri de tedbiri de yaratan Allah’tır. 12) Her zaman işlerin de Tüm gayretini gösterdikten sonra İşlerin sonucunu Allah’a bırakmaktır. Yani insan Allah’a tevekkül etmelidir, O’na dayanmalı ve O’na güvenmelidir. ÇÜNÜ; Allah Halik, İnsan ise makluktür. Her zaman İnsan Rabbine muhtaçtır. 10) Bütün rızıkları Allah tayin eder ve Rızık Allah’tandır. 11) Takdir var diye tedbiri elden bırakmak İslam inancına uygun değildir. Takdiri de tedbiri de yaratan Allah’tır. 12) Her zaman işlerin de Tüm gayretini gösterdikten sonra İşlerin sonucunu Allah’a bırakmaktır. Yani insan Allah’a tevekkül etmelidir, O’na dayanmalı ve O’na güvenmelidir. ÇÜNÜ; Allah Halik, İnsan ise makluktür. Her zaman İnsan Rabbine muhtaçtır.

69 DUAMIZ ALLAHIM KAZALARDAN, BELALARDAN VE MUSİBETLERDEN BİZLERİ KORU ALLAHIM HAYIRDA ŞERDE SENDENDİR BİZLERE HAYIR KAPILARINI AÇ ALLAHIM KADERE RIZA GÖSTEREN VE SANA KUL OLMAYI BİZLERE İHSAN EYLE ALLAHIM GAZABINDAN RAHMETİNE SIĞINIYORUZ VE BİZLERE HER ZAMAN RAHMETİNLE MUAMELE EYLE AMİN (Not: Bu sunum vaaz Diyanet KM, Diyanet Dini Kavramlar S. Faydalınarak hazırlanmıştır.) ALLAHIM KAZALARDAN, BELALARDAN VE MUSİBETLERDEN BİZLERİ KORU ALLAHIM HAYIRDA ŞERDE SENDENDİR BİZLERE HAYIR KAPILARINI AÇ ALLAHIM KADERE RIZA GÖSTEREN VE SANA KUL OLMAYI BİZLERE İHSAN EYLE ALLAHIM GAZABINDAN RAHMETİNE SIĞINIYORUZ VE BİZLERE HER ZAMAN RAHMETİNLE MUAMELE EYLE AMİN (Not: Bu sunum vaaz Diyanet KM, Diyanet Dini Kavramlar S. Faydalınarak hazırlanmıştır.)


"KAZA VE KADER İNANCI (İNSANIN SORUMLULUK ALANI) Emin YAVUZYİĞİT UZMAN İMAM HATİP Facebook: Muhammed Emin Yavuzyiğit Facebook Grup: VAAZ DOSYALARI KAZA." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları