Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

KALBİN FİZİK MUAYENESİ 1- Genel inspeksiyon 1- Genel inspeksiyon 2- Prekordiyal palpasyon / perküsyon 2- Prekordiyal palpasyon / perküsyon 3- Arteriyel.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "KALBİN FİZİK MUAYENESİ 1- Genel inspeksiyon 1- Genel inspeksiyon 2- Prekordiyal palpasyon / perküsyon 2- Prekordiyal palpasyon / perküsyon 3- Arteriyel."— Sunum transkripti:

1 KALBİN FİZİK MUAYENESİ 1- Genel inspeksiyon 1- Genel inspeksiyon 2- Prekordiyal palpasyon / perküsyon 2- Prekordiyal palpasyon / perküsyon 3- Arteriyel kan basıncı ve nabızların değerlendirilmesi 3- Arteriyel kan basıncı ve nabızların değerlendirilmesi 4- Juguler venöz basıncın ve atımlarının 4- Juguler venöz basıncın ve atımlarının değerlendirilmesi değerlendirilmesi 5- Kardiyak oskültasyon 5- Kardiyak oskültasyon

2 GENEL İNSPEKSİYON Fizik muayene, diğer tüm sistem hastalıklarında olduğu gibi kardiyovasküler hastalıklarda da hastanın baştan ayağa gözlemlenmesiyle başlar. Fizik muayene, diğer tüm sistem hastalıklarında olduğu gibi kardiyovasküler hastalıklarda da hastanın baştan ayağa gözlemlenmesiyle başlar. Bu görsel yaklaşım hastalıkların etyolojisinin araştırılmasında büyük avantaj sağlar. Bu görsel yaklaşım hastalıkların etyolojisinin araştırılmasında büyük avantaj sağlar. Ör; Alt ekstremitelerde ödem, asit, juguler venöz dolgunluk KKY’li bir hastada tanı için önemli ip uçlarıdır. Ör; Alt ekstremitelerde ödem, asit, juguler venöz dolgunluk KKY’li bir hastada tanı için önemli ip uçlarıdır.

3 Toraks inspeksiyonunda; Toraks inspeksiyonunda; Fıçı göğüs; Toraksın ön-arka çapının artması Fıçı göğüs; Toraksın ön-arka çapının artması Pektus karinatum (Güvercin göğüs); Sternum öne doğru kabarıktır. Marfan sendromunda görülebilir. Kalp fonksiyonlarını etkilemez. Pektus karinatum (Güvercin göğüs); Sternum öne doğru kabarıktır. Marfan sendromunda görülebilir. Kalp fonksiyonlarını etkilemez. Pektus ekskavatum (Kunduracı göğsü); Sternum içe doğru belirgin olarak çökmüştür. Kalp kompresyonuna bağlı olarak apeks laterale kaymıştır. (Kardiyomegali izlenimi verebilir) Pektus ekskavatum (Kunduracı göğsü); Sternum içe doğru belirgin olarak çökmüştür. Kalp kompresyonuna bağlı olarak apeks laterale kaymıştır. (Kardiyomegali izlenimi verebilir) Kifoskolyoz; Hafif şekillerde kalbi etkilemez ama ileri dönemlerde KOAH’a neden olarak RVY yapabilir. Kifoskolyoz; Hafif şekillerde kalbi etkilemez ama ileri dönemlerde KOAH’a neden olarak RVY yapabilir. Geniş ventrikül ve torasik aort anevrizmaları gözle görülebilen pulsasyonlara neden olabilir. Geniş ventrikül ve torasik aort anevrizmaları gözle görülebilen pulsasyonlara neden olabilir.

4 Konjenital kalp hastalıklarıyla ilgili sen- dromlarda tipik görünümler; Konjenital kalp hastalıklarıyla ilgili sen- dromlarda tipik görünümler; Holt-Oram sendromu; ASD Holt-Oram sendromu; ASD TAR sendromu; ASD ve/veya FT TAR sendromu; ASD ve/veya FT Down sendromu; VSD, AV kanal defekti Down sendromu; VSD, AV kanal defekti Kleinfelter sendromu; ASD Kleinfelter sendromu; ASD Turner ve Noonan sendromları; AK ve AD,PD Turner ve Noonan sendromları; AK ve AD,PD Marfan sendromu ; MVP, AY gibi. Marfan sendromu ; MVP, AY gibi.

5 İnfektif Endokarditte; Osler nodülleri, janeway lezyonları, çomak parmak, tırnak altlarında splinter hemorajiler. İnfektif Endokarditte; Osler nodülleri, janeway lezyonları, çomak parmak, tırnak altlarında splinter hemorajiler. Hipotiroidi ve kalp tutulumunda; Şiş ve donuk yüz, kuru cilt gibi, Hipotiroidi ve kalp tutulumunda; Şiş ve donuk yüz, kuru cilt gibi, Hipertirodi ; Canlı bakışlar, el titremeleri, nemli ve yumuşak cilt. Hipertirodi ; Canlı bakışlar, el titremeleri, nemli ve yumuşak cilt. Mitral darlığında ‘fasies mitralis’ denilen soluk bir yüzde al yanak ve mor dudak görünümü. Mitral darlığında ‘fasies mitralis’ denilen soluk bir yüzde al yanak ve mor dudak görünümü. Kollogen doku hastalıklarında tipik görünümler. Ör; SLE Kollogen doku hastalıklarında tipik görünümler. Ör; SLE KKY’ inde ekzoftalmus, KKY’ inde ekzoftalmus, AY / MVP’ in görüldüğü osteogenezis imperfektada ‘mavi sklera’ AY / MVP’ in görüldüğü osteogenezis imperfektada ‘mavi sklera’ Hiperkolesterolemide cilt altı ksantomlar, göz kapağında veya çevresinde ksantalezma gibi. Hiperkolesterolemide cilt altı ksantomlar, göz kapağında veya çevresinde ksantalezma gibi.

6

7

8

9

10

11

12 Prekordiyal Palpasyon/ Perküsyon Perküsyon; Perküsyon; Eskiden kalp büyüklüğünü değerlendirmede kullanılmaktayken, artık bu amaçla telegrafi tercih edilmektedir. Eskiden kalp büyüklüğünü değerlendirmede kullanılmaktayken, artık bu amaçla telegrafi tercih edilmektedir. Palpasyon; Palpasyon; Prekordiyal bölgenin palpasyonu ile kalp ve büyük damarların hareketleri değerlendirilir. Palpasyon hasta sırt üstü veya sol lateral dekübitis pozisyonunda yatarken parmak uçlarıyla yapılır. Prekordiyal bölgenin palpasyonu ile kalp ve büyük damarların hareketleri değerlendirilir. Palpasyon hasta sırt üstü veya sol lateral dekübitis pozisyonunda yatarken parmak uçlarıyla yapılır. Palpasyon sırasında kalbin dinlenilmesi veya karotid arter palpasyonu, ele gelen haraketin kalbin hangi siklusunda olduğunu saptamada önemlidir. Palpasyon sırasında kalbin dinlenilmesi veya karotid arter palpasyonu, ele gelen haraketin kalbin hangi siklusunda olduğunu saptamada önemlidir.

13

14 Apeks vurusu; Normalde göğüs duvarının sol alt ve hafif lateralinde olup, hasta otururken palpe edilebilir. Apeks vurusu; Normalde göğüs duvarının sol alt ve hafif lateralinde olup, hasta otururken palpe edilebilir. Kalp impulsunun midklavikuler hat ile 5.İCA kesiştiği yerin alt veya lateraline kayması genellikle kardiyomegaliyi gösterir Kalp impulsunun midklavikuler hat ile 5.İCA kesiştiği yerin alt veya lateraline kayması genellikle kardiyomegaliyi gösterir Apeks vurusunun kalitesi en iyi hasta sol yanına yatarken değerlendirilir. Apeks vurusunun kalitesi en iyi hasta sol yanına yatarken değerlendirilir. Kuvvetli (itici) impuls; LV genişliği (dilatasyon veya hipertrofi) bulunan hastalarda ve özellikle atım volümünün arttığı Aort yetmezliğinde görülür. Kuvvetli (itici) impuls; LV genişliği (dilatasyon veya hipertrofi) bulunan hastalarda ve özellikle atım volümünün arttığı Aort yetmezliğinde görülür.

15 Apikal çift impuls, 3. veya 4. kalp sesi bulunan hastalarda görülebilir. Apikal çift impuls, 3. veya 4. kalp sesi bulunan hastalarda görülebilir. MI sonrası gelişebilen ventrikül anevrizmaları ve diskinetik segmentler, apeks vurusunun iç tarafında ve daha diffüz impuls olarak palpe edilirler. MI sonrası gelişebilen ventrikül anevrizmaları ve diskinetik segmentler, apeks vurusunun iç tarafında ve daha diffüz impuls olarak palpe edilirler. RV genişlemesi de sol parasternal bölgede sistolik bir itilmeye neden olabilir. RV genişlemesi de sol parasternal bölgede sistolik bir itilmeye neden olabilir. Thrill en sık AD ile birlikte olsa da ciddi AY, MY, VSD ve PDA’da da türbülan akıma bağlı olarak palpe edilebilir. Thrill en sık AD ile birlikte olsa da ciddi AY, MY, VSD ve PDA’da da türbülan akıma bağlı olarak palpe edilebilir.

16 LV itilme  LVH LV itilme  LVH LV impulsunun aşağı ve sola kayması  LV dilatasyonu, LVY, AY gibi volum artışı. LV impulsunun aşağı ve sola kayması  LV dilatasyonu, LVY, AY gibi volum artışı. Presistolik impuls  HT ve AD gibi basınç artışlarında Presistolik impuls  HT ve AD gibi basınç artışlarında Çift sistolik impuls  HKMP ‘de görülür. Çift sistolik impuls  HKMP ‘de görülür. Ekokardiyografik tetkikin yaygınlaşmasıyla artık kalbin palpasyonu da sık olarak kullanılmamaktadır. Ekokardiyografik tetkikin yaygınlaşmasıyla artık kalbin palpasyonu da sık olarak kullanılmamaktadır.

17 Arteriyel Kan Basıncının ve Nabızların Muayenesi Kan basıncı (KB) kanın arter duvarına uyguladığı basınçtır. Kan basıncı (KB) kanın arter duvarına uyguladığı basınçtır. KB’nı ; kalbin atım volümü (CO), ejeksiyon hızı, arteriyel sistemin diyastol sonundaki volumü, arter duvarının esnekliği, periferik vasküler direnç (PVR) ve kanın viskositesi belirlese de ana faktörler CO ve PVR’ dır. KB’nı ; kalbin atım volümü (CO), ejeksiyon hızı, arteriyel sistemin diyastol sonundaki volumü, arter duvarının esnekliği, periferik vasküler direnç (PVR) ve kanın viskositesi belirlese de ana faktörler CO ve PVR’ dır. KB= CO x PVR ( CO= SV x dk atım sayısı ) KB= CO x PVR ( CO= SV x dk atım sayısı ) KB’ına CO’un katkısı ~%30 iken PVR’ın katkısı ~%70’ dir. KB’ına CO’un katkısı ~%30 iken PVR’ın katkısı ~%70’ dir.

18 CO esas olarak sistolik basınca (SB) sebep olurken, PVR ise esas olarak diyastolik basınca (DB) neden olur. CO esas olarak sistolik basınca (SB) sebep olurken, PVR ise esas olarak diyastolik basınca (DB) neden olur. Ortalama KB= (SB + 2DB) / 3 veya = DB + NB/3 olarak hesaplanır. (NB; Nabız basıncıdır ve SB - DB’ a eşittir) Ortalama KB= (SB + 2DB) / 3 veya = DB + NB/3 olarak hesaplanır. (NB; Nabız basıncıdır ve SB - DB’ a eşittir) Normal KB <130/85 mmHg olmalıdır. Normal KB <130/85 mmHg olmalıdır.

19 Normal KB ; Yaşa, cinsiyete, sosyal ırka, günlük fiziksel aktivitelere, vücudun duruşuna, stres ve emosyonel duruma, alınan bir takım gıdalar ve içeceklere, uyku veya uyanıklılık dönemine göre farklılıklar gösterebilir. Normal KB ; Yaşa, cinsiyete, sosyal ırka, günlük fiziksel aktivitelere, vücudun duruşuna, stres ve emosyonel duruma, alınan bir takım gıdalar ve içeceklere, uyku veya uyanıklılık dönemine göre farklılıklar gösterebilir. KB solunumla da değişebilir; Normalde derin inspiryumla SB’ da 10 mmHg kadar bir düşme olabilir. Eğer bu düşüş >10mmHg ise patolojik sayılır ve pulsus paradoksus olarak adlandırılır. KB solunumla da değişebilir; Normalde derin inspiryumla SB’ da 10 mmHg kadar bir düşme olabilir. Eğer bu düşüş >10mmHg ise patolojik sayılır ve pulsus paradoksus olarak adlandırılır. Hastanın ortalama kan basıncı postür değişikliği ile >20 mmHg azalıyorsa ortostatik hipotansiyon vardır. Hastanın ortalama kan basıncı postür değişikliği ile >20 mmHg azalıyorsa ortostatik hipotansiyon vardır.

20 Kan basıncı ölçümü; Kan basıncı ölçümü; Direkt olarak intraarteriyel kataterizasyonla invazif olarak ölçülebildiği gibi indirekt olarak tansiyon aleti (sfigmomanometre) ile de pratik olarak ölçülebilir. Direkt olarak intraarteriyel kataterizasyonla invazif olarak ölçülebildiği gibi indirekt olarak tansiyon aleti (sfigmomanometre) ile de pratik olarak ölçülebilir. İdeal bir tansiyon aletinde kılıf genişliği ölçüm alınacak ekstremite çevresinden %20 daha uzun olmalıdır. İdeal bir tansiyon aletinde kılıf genişliği ölçüm alınacak ekstremite çevresinden %20 daha uzun olmalıdır. KB en sık olarak brakiyal arterden ölçülmektedir. Ölçüm öncesi hasta dk dinlenmiş olmalı ve 30 dk öncesine kadar çay, kahve, alkol, sigara almamış olmalıdır. KB en sık olarak brakiyal arterden ölçülmektedir. Ölçüm öncesi hasta dk dinlenmiş olmalı ve 30 dk öncesine kadar çay, kahve, alkol, sigara almamış olmalıdır.

21 Brakial arterden ölçüm sırasında hasta yatıyor veya oturur pozisyonda olmalı ve ölçüm yapılan kol da kalp seviyesinde olmalıdır. Brakial arterden ölçüm sırasında hasta yatıyor veya oturur pozisyonda olmalı ve ölçüm yapılan kol da kalp seviyesinde olmalıdır. Manşon antekübital fossanın 2-3 cm kadar üstüne bağlanmalıdır. Brakiyal veya radiyal arter palpe edilirken manşon nabız kaybolana kadar şişirilir ve manşon içindeki hava indirilir. Nabzın tekrar ele geldiği basınç değeri SB’dır. Daha sonra steteskop brakiyal arter üzerine konularak manşon içindeki basınç palpasyonla ölçülen SB’ın 20 mmHg kadar üstüne çıkarılır ve manşon içindeki basınç saniyede 1-3 mmHg düşürülerek sesler dinlenir. Manşon antekübital fossanın 2-3 cm kadar üstüne bağlanmalıdır. Brakiyal veya radiyal arter palpe edilirken manşon nabız kaybolana kadar şişirilir ve manşon içindeki hava indirilir. Nabzın tekrar ele geldiği basınç değeri SB’dır. Daha sonra steteskop brakiyal arter üzerine konularak manşon içindeki basınç palpasyonla ölçülen SB’ın 20 mmHg kadar üstüne çıkarılır ve manşon içindeki basınç saniyede 1-3 mmHg düşürülerek sesler dinlenir.

22

23 Bu dinlemede Korotkoff tarafından tanımlanan 5 fazlı sesler duyulur; Bu dinlemede Korotkoff tarafından tanımlanan 5 fazlı sesler duyulur; Faz I; Damara uygulanan basınç SB seviyesine ulaştığında duyulan berrak zayıf seslerdir ve SB’ı gösterir. Basınç düştükce seslerin şiddeti artar. Yaklaşık mmHg’lik bir dönemdir. Faz I; Damara uygulanan basınç SB seviyesine ulaştığında duyulan berrak zayıf seslerdir ve SB’ı gösterir. Basınç düştükce seslerin şiddeti artar. Yaklaşık mmHg’lik bir dönemdir. Faz II; Faz I sonrası duyulan yumuşak üfürümdür. ~15 mmHg’lik bir dönemdir. Faz II; Faz I sonrası duyulan yumuşak üfürümdür. ~15 mmHg’lik bir dönemdir. Faz III; Sesler yeniden netleşir ve vuru haline gelir mmHg’lik bir dönem. Faz III; Sesler yeniden netleşir ve vuru haline gelir mmHg’lik bir dönem. Faz IV; Sesler berraklığını kaybeder ve küntleşir. Faz IV; Sesler berraklığını kaybeder ve küntleşir. Faz V; Seslerin tamamen kaybolduğu dönemdir. DB’ı gösterir. Faz V; Seslerin tamamen kaybolduğu dönemdir. DB’ı gösterir.

24 İlk kez ölçüm yapılan bir hastada mutlaka her iki koldan yapılmalıdır. Hastaların %25 inde 10/5 mmHg’e kadar fark olabilir. Daha yüksek bir farklılık patolojik olarak kabul edilmelidir. İlk kez ölçüm yapılan bir hastada mutlaka her iki koldan yapılmalıdır. Hastaların %25 inde 10/5 mmHg’e kadar fark olabilir. Daha yüksek bir farklılık patolojik olarak kabul edilmelidir. Kol basıncı yüksek olan hastalarda popliteal, dorsalis pedis veya tibialis posterior arterlerinden basınç ölçülmelidir. Kol basıncı yüksek olan hastalarda popliteal, dorsalis pedis veya tibialis posterior arterlerinden basınç ölçülmelidir. Normalde ‘popliteal arter basıncı’ brakiyal arterden 20mmHg kadar daha yüksektir. Daha üst seviyelerdeki yükseklikler yine patolojik olarak kabul edilmelidir. Ör AY’de olduğu gibi (Hill belirtisi) Normalde ‘popliteal arter basıncı’ brakiyal arterden 20mmHg kadar daha yüksektir. Daha üst seviyelerdeki yükseklikler yine patolojik olarak kabul edilmelidir. Ör AY’de olduğu gibi (Hill belirtisi)

25 Arteriyel Nabız Muayenesi Sol ventrikülden aortaya ve aortadan perifere atılan kanın oluşturduğu dalgalanmaya ‘nabız’ denir. Sol ventrikülden aortaya ve aortadan perifere atılan kanın oluşturduğu dalgalanmaya ‘nabız’ denir. Arteriyel nabız muayene edilirken her hastada karotis, brakiyal, radiyal, femoral, politeal ve ayak nabızları simetrik olarak bakılmalıdır. Arteriyel nabız muayene edilirken her hastada karotis, brakiyal, radiyal, femoral, politeal ve ayak nabızları simetrik olarak bakılmalıdır. Herhangi bir yer bölgede nabız alınamıyorsa o arterin proksimalinde tıkayıcı bir lezyon varlığı düşünülmelidir. (A.dorsalis pedis %10 vakada alınamayabilir.) Herhangi bir yer bölgede nabız alınamıyorsa o arterin proksimalinde tıkayıcı bir lezyon varlığı düşünülmelidir. (A.dorsalis pedis %10 vakada alınamayabilir.)

26

27 Normal nabız; Normal nabız; Santral aort nabzı hakkında en iyi bilgiyi karotis nabzı verir. Karotislerde palpe edilen nabzın çıkan kolu hızla yükselir (yani diktir). Santral aort nabzı hakkında en iyi bilgiyi karotis nabzı verir. Karotislerde palpe edilen nabzın çıkan kolu hızla yükselir (yani diktir). Bazen hızlı ejeksiyonun sonuna doğru arteriyel pulsasyonun çıkan kolu üzerinde küçük bir çentiklenme olur ve buna ‘anakrotik çentiklenme’ denir (normalde bu çentiklenme palpasyonla saptanamaz) Çıkan kolun zirveyle birleşmesi sonucu oluşan ilk dalga ‘perküsyon dalgası’dır ve tepesi kubbe şeklindedir. Bunu takiben gözlenen daha düşük amplitüdlü ikinci dalga ise ‘tidal dalga’dır. Bazen hızlı ejeksiyonun sonuna doğru arteriyel pulsasyonun çıkan kolu üzerinde küçük bir çentiklenme olur ve buna ‘anakrotik çentiklenme’ denir (normalde bu çentiklenme palpasyonla saptanamaz) Çıkan kolun zirveyle birleşmesi sonucu oluşan ilk dalga ‘perküsyon dalgası’dır ve tepesi kubbe şeklindedir. Bunu takiben gözlenen daha düşük amplitüdlü ikinci dalga ise ‘tidal dalga’dır.

28 Nabzın inen kolu yavaştır (dikliği daha azdır) ve aort kapağının kapanması sonucu oluşan keskin bir çentik (dikrotik çentik) ile devamlılığı bozulur. Bu çentiği takiben eğim daha da azalarak diyastol boyunca devam eder. Nabzın inen kolu yavaştır (dikliği daha azdır) ve aort kapağının kapanması sonucu oluşan keskin bir çentik (dikrotik çentik) ile devamlılığı bozulur. Bu çentiği takiben eğim daha da azalarak diyastol boyunca devam eder. Nabzın şekli KVS hastalıkları hakkında önemli ipuçları verir. Nabzın şekli KVS hastalıkları hakkında önemli ipuçları verir. HT’ da güçlü vuru palpe edilirken, hipotansif hastalarda nabız zayıflamıştır. HT’ da güçlü vuru palpe edilirken, hipotansif hastalarda nabız zayıflamıştır. Aterosklerotik daralmalarda da distal nabızlar zayıflamıştır. Aterosklerotik daralmalarda da distal nabızlar zayıflamıştır.

29 Nabzın hızı ve ritmi; Nabzın hızı ve ritmi; Normalde nabız ritmiktir ve hızı ise dakikada kadardır. Normalde nabız ritmiktir ve hızı ise dakikada kadardır. Nabzın 100 olmasına taşikardi denir. Nabzın 100 olmasına taşikardi denir. Nabızda düzensizlik varsa; bunun düzenli bir düzensizlik (ör; normal sinüs ritminin arasına gelen ekstrasistoller), yoksa düzensiz bir düzensizlik (ör; atriyal fibrilasyon) yani disritmi olup olmadığı araştırılmalıdır. Nabızda düzensizlik varsa; bunun düzenli bir düzensizlik (ör; normal sinüs ritminin arasına gelen ekstrasistoller), yoksa düzensiz bir düzensizlik (ör; atriyal fibrilasyon) yani disritmi olup olmadığı araştırılmalıdır.

30 Nabzın şiddet ve şekline göre çeşitleri 1-Sıçrayıcı nabız (Corigan nabzı, pulsus magnus); 1-Sıçrayıcı nabız (Corigan nabzı, pulsus magnus); Nabız trasesinde çıkan kolun dikleşmesi (nabız yükseliş hızının artması) ile karakterizedir. Nabız trasesinde çıkan kolun dikleşmesi (nabız yükseliş hızının artması) ile karakterizedir. En iyi AY’inde; artmış volüm nedeniyle kuvvetli kontraksiyon yapan LV’ün kanı, direnci azalmış aortaya hızlı bir şekilde gönderdiği durumda görülmektedir En iyi AY’inde; artmış volüm nedeniyle kuvvetli kontraksiyon yapan LV’ün kanı, direnci azalmış aortaya hızlı bir şekilde gönderdiği durumda görülmektedir Ayrıca MY, VSD, anemi, ateş, tirotoksikozis, gebelik ve arteriyo-venöz fistül gibi debi artışıyla seyreden durumlarda da görülebilir. Ayrıca MY, VSD, anemi, ateş, tirotoksikozis, gebelik ve arteriyo-venöz fistül gibi debi artışıyla seyreden durumlarda da görülebilir.

31 2-P.parvus et tardus (anakrotik nabız); 2-P.parvus et tardus (anakrotik nabız); Nabzın düşük amplitüdlü ve geç yükseldiği durumlarda görülür. Nabzın düşük amplitüdlü ve geç yükseldiği durumlarda görülür. Ör; AD gibi Ör; AD gibi 3-P.bisferiens; 3-P.bisferiens; Sistol ortasında derin bir çukurla birbirinden ayrılan iki tepe (perküsyon ve tidal dalgalar) noktası oluşur. Sistol ortasında derin bir çukurla birbirinden ayrılan iki tepe (perküsyon ve tidal dalgalar) noktası oluşur. Ör; HOKMP, AD+AY Ör; HOKMP, AD+AY

32 4- P. duplex (Dikrotik nabız); 4- P. duplex (Dikrotik nabız); P.Bisferiens de olduğu gibi iki tepeli bir dalgadır. Fakat burada birinci tepe dalgası sistolde iken ikinci tepe diyastoldedir. P.Bisferiens de olduğu gibi iki tepeli bir dalgadır. Fakat burada birinci tepe dalgası sistolde iken ikinci tepe diyastoldedir. Ör; Atım hacminin azaldığı kalp tamponadında periferik vasküler direncin azaldığı durumlarda, şokta ve ciddi KKY’ inde görülür. Ör; Atım hacminin azaldığı kalp tamponadında periferik vasküler direncin azaldığı durumlarda, şokta ve ciddi KKY’ inde görülür. 5-P.alternans; 5-P.alternans; Nabzın bir kuvvetli bir zayıf hissedilmesidir. S3 ritmi ile birlikte görülebilir. Nabzın bir kuvvetli bir zayıf hissedilmesidir. S3 ritmi ile birlikte görülebilir. Ör; İleri derecede LV yetmezliğinde Ör; İleri derecede LV yetmezliğinde

33 6-P. filiformis; 6-P. filiformis; Nabzın hızlı ve zayıflamış olarak hissedilmesidir. Ör; Şokta olduğu gibi. Nabzın hızlı ve zayıflamış olarak hissedilmesidir. Ör; Şokta olduğu gibi. 7-P. paradoksus; 7-P. paradoksus; Derin inspiryumla SB’ın >10 mmHg düşmesidir. Derin inspiryumla SB’ın >10 mmHg düşmesidir. Ör; En sık kalp tamponadında, sonra KOAH, masif pulmoner emboli, RV MI, şok gibi klinik durumlarda izlenir. Ör; En sık kalp tamponadında, sonra KOAH, masif pulmoner emboli, RV MI, şok gibi klinik durumlarda izlenir. 8-P. bigeminus; 8-P. bigeminus; Her normal atımı takiben bir ventriküler ekstrasistol gelmesidir Her normal atımı takiben bir ventriküler ekstrasistol gelmesidir

34

35

36

37

38 JUGÜLER VENÖZ BASINCIN VE ATIMLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ Boyun venlerinin muayenesi sağ kalbi tutan veya etkileyen hastalıkların tanısında önemli bir yer tutmaktadır. Boyun venlerinin muayenesi sağ kalbi tutan veya etkileyen hastalıkların tanısında önemli bir yer tutmaktadır. Muayenede; venöz distansiyon, vena basıncı ve vena pulsasyonu değerlendirilmelidir; Muayenede; venöz distansiyon, vena basıncı ve vena pulsasyonu değerlendirilmelidir; 1) Venöz distansiyon; Venöz kanın normal akışının azalmasıyla biriken volümün ven trasesinde daha belirgin hale gelmesidir. 1) Venöz distansiyon; Venöz kanın normal akışının azalmasıyla biriken volümün ven trasesinde daha belirgin hale gelmesidir. 2) Ven basıncı; Ortalama RA basıncının (CVP) pulsatil olarak boyun venlerine yansımasıdır. 2) Ven basıncı; Ortalama RA basıncının (CVP) pulsatil olarak boyun venlerine yansımasıdır. 3) Vena pulsasyonu; Jugüler venlere yansıyan pulsasyonların oluştuduğu jugüler ven dalgalarıdır. 3) Vena pulsasyonu; Jugüler venlere yansıyan pulsasyonların oluştuduğu jugüler ven dalgalarıdır.

39 Eksternal jugüler venler ile VCS arasında valvlerin olmasından dolayı, ven basınçları ve nabzını değerlendirirken internal jugüler venler tercihdir. Eksternal jugüler venler ile VCS arasında valvlerin olmasından dolayı, ven basınçları ve nabzını değerlendirirken internal jugüler venler tercihdir. Sağ İJV ise açı yapmadan direkt VCS ve RA’a boşaldığı için sola göre tercih sebebidir. Sağ İJV ise açı yapmadan direkt VCS ve RA’a boşaldığı için sola göre tercih sebebidir. Boyun venleri incelenirken hasta gövdesi derece açı yapacak şekilde yatmalı ve hastanın başı sola doğru olmalıdır. Bu pozisyonda İJV pulsasyonu hemen klavikula üstünde izlenir. Boyun venleri incelenirken hasta gövdesi derece açı yapacak şekilde yatmalı ve hastanın başı sola doğru olmalıdır. Bu pozisyonda İJV pulsasyonu hemen klavikula üstünde izlenir.

40 JVB’ ın ölçülmesi; JVB’ ın ölçülmesi; Hasta hangi pozisyonda olursa olsun ‘louis açısıyla’ RA arası mesafe 5 cm kadardır. Juguler ven pulsasyonu görüldüğü nokta ile louis açısı arasındaki dik mesafe ölçülerek buna 5 eklenir. Çıkan değer cmH 2 O cinsinden ortalama RA basıncıdır. Hasta hangi pozisyonda olursa olsun ‘louis açısıyla’ RA arası mesafe 5 cm kadardır. Juguler ven pulsasyonu görüldüğü nokta ile louis açısı arasındaki dik mesafe ölçülerek buna 5 eklenir. Çıkan değer cmH 2 O cinsinden ortalama RA basıncıdır. Vena basıncı <10 cmH 2 O olmalıdır. Vena basıncı <10 cmH 2 O olmalıdır.

41 JVB’ın arttığı durumlar; JVB’ın arttığı durumlar; 1) Primer veya fonksiyonel RV yetmezliği, 1) Primer veya fonksiyonel RV yetmezliği, 2) Triküspit kapak hastalığı (TD/TY), 2) Triküspit kapak hastalığı (TD/TY), 3) İntraperikardiyal / intraplevral basıç artması 3) İntraperikardiyal / intraplevral basıç artması 4) Konstriktif perikardit 4) Konstriktif perikardit 5) Egzersz, anksiyete ve gebelik gibi fizyolojik durumlar. 5) Egzersz, anksiyete ve gebelik gibi fizyolojik durumlar.

42 Hepatojugüler reflü; Hepatojugüler reflü; Hasta yatar pozisyonda iken periumlikal bölgeye sn kadar basınç uygulanarak JVB’da >1 cmH2O yükselme olması. Hasta yatar pozisyonda iken periumlikal bölgeye sn kadar basınç uygulanarak JVB’da >1 cmH2O yükselme olması. Venöz basıncın yükseldiği her durumda görülür. Venöz basıncın yükseldiği her durumda görülür. Kussmaul Sign; Kussmaul Sign; Derin inspiryumla normalde gözlenmesi gereken venöz basınç düşüklüğünün izlenmemesi hatta artması durumudur. Derin inspiryumla normalde gözlenmesi gereken venöz basınç düşüklüğünün izlenmemesi hatta artması durumudur. Konstriktif perikardit (en sık), RV MI, RKMP, Masif PE gibi durumlarda izlenir. Konstriktif perikardit (en sık), RV MI, RKMP, Masif PE gibi durumlarda izlenir.

43 Jugüler Venöz Nabız Dalgaları a dalgası; Atrium kontraksiyonu ile oluşur. En büyük (+) dalgadır. Piki S1’den hemen önce oluşur. a dalgası; Atrium kontraksiyonu ile oluşur. En büyük (+) dalgadır. Piki S1’den hemen önce oluşur. x inişi; Atrium gevşemesi ile oluşur. x inişi; Atrium gevşemesi ile oluşur. c dalgası; Ventrikül sistolü sırasında triküspit kağağın atriumlara doğru bombeleşmesi (veya karotid arter pulsasyonun artifaktı sonucu) oluşur. c dalgası; Ventrikül sistolü sırasında triküspit kağağın atriumlara doğru bombeleşmesi (veya karotid arter pulsasyonun artifaktı sonucu) oluşur. x’ inişi; Sistolde RV’ün kasılmasıyla triküspit kapağı çekmesiyle oluşur. x’ inişi; Sistolde RV’ün kasılmasıyla triküspit kapağı çekmesiyle oluşur. v dalgası; Sistol sonuna doğru RA hacminin dolmasıyla oluşur. Piki S2 ile aynı zamandadır. v dalgası; Sistol sonuna doğru RA hacminin dolmasıyla oluşur. Piki S2 ile aynı zamandadır. y inişi ; v dalgasının inen koludur. Diyastol başında triküspit kapağın açılıp atrium hacminin ve basıncının düşmesiyle oluşur. y inişi ; v dalgasının inen koludur. Diyastol başında triküspit kapağın açılıp atrium hacminin ve basıncının düşmesiyle oluşur. h dalgası; a dalgasından hemen önce, diastazis döneminde oluşur. h dalgası; a dalgasından hemen önce, diastazis döneminde oluşur.

44

45

46 Anormal Jugüler Venöz Dalgaları; Yükselmiş CVP ve belirgin x ve y inişleri; Yükselmiş CVP ve belirgin x ve y inişleri; Kardiyak tamponat, KP, RKMP, Ciddi RVY, VCS sendromu, Kardiyak tamponat, KP, RKMP, Ciddi RVY, VCS sendromu, Dev a dalgaları; Dev a dalgaları; TD, PD, P.HT, RVH, AVTB’da olduğu gibi kapalı AVK’ lara karşı kasılma. TD, PD, P.HT, RVH, AVTB’da olduğu gibi kapalı AVK’ lara karşı kasılma. a dalga yokluğu; AF ritminde a dalga yokluğu; AF ritminde Dev v dalgaları; TY, ASD Dev v dalgaları; TY, ASD

47

48 KALBİN OSKÜLTASYONU Oskültasyon stetoskop yardımıyla kalp seslerinin ve üfürümlerinin değerlendirmesiyle yapılır. Oskültasyon stetoskop yardımıyla kalp seslerinin ve üfürümlerinin değerlendirmesiyle yapılır. Yüksek frekanslı kalp seleri ( ör; S1, S2 ve sistolik üfürümler) steteskopun ‘diyafram’ kısmı ile daha iyi duyulurken, düşük frekanslı kalp sesleri ise (S3, S4, diyastolik üfürümler gibi) ‘çan’ kısmı ile (cilde fazla bastırılmadan) daha iyi duyulur. Yüksek frekanslı kalp seleri ( ör; S1, S2 ve sistolik üfürümler) steteskopun ‘diyafram’ kısmı ile daha iyi duyulurken, düşük frekanslı kalp sesleri ise (S3, S4, diyastolik üfürümler gibi) ‘çan’ kısmı ile (cilde fazla bastırılmadan) daha iyi duyulur. Kalbin 4 ana dinleme odağı vardır; Kalbin 4 ana dinleme odağı vardır; 1) Aort odağı; Sağ 2.İCA ‘ın sternal kenarı 1) Aort odağı; Sağ 2.İCA ‘ın sternal kenarı 2) Pulmoner odak; Sol 2.İCA’ ın sternal kenarı, 2) Pulmoner odak; Sol 2.İCA’ ın sternal kenarı, 3) Triküspid odak; Sol alt (4-5.İCA) sternal kenar, 3) Triküspid odak; Sol alt (4-5.İCA) sternal kenar, 4) Mitral odak; Apeks (sol alt meme ucu-klavikula ortası kesişimi) 4) Mitral odak; Apeks (sol alt meme ucu-klavikula ortası kesişimi)

49

50 Herbir kapaktan kaynaklanan dinleme bulguları sadece bu alanlarda sınırlı kalmaz farklı yayılımlar gösterebilir. ör; Herbir kapaktan kaynaklanan dinleme bulguları sadece bu alanlarda sınırlı kalmaz farklı yayılımlar gösterebilir. ör; AD üfürümü bazen apekse veya boyuna yayılabilir AD üfürümü bazen apekse veya boyuna yayılabilir Flail mitral arka kapağa ait MY üfürümü kalp tabanına yayılabilir (AD ile karışır) Flail mitral arka kapağa ait MY üfürümü kalp tabanına yayılabilir (AD ile karışır) HOKMP üfürümü enseye yayılabilir. HOKMP üfürümü enseye yayılabilir. Bazen üfürümleri daha net duyabilmek için hastaya çeşitli pozisyonlar verilebilir Bazen üfürümleri daha net duyabilmek için hastaya çeşitli pozisyonlar verilebilir Ör; AY ‘nin düşük frekanslı üfürümü için hasta otururken doğru eğdirilerek ekspiryumda nefesini tutması istenir. Ör; AY ‘nin düşük frekanslı üfürümü için hasta otururken doğru eğdirilerek ekspiryumda nefesini tutması istenir.

51

52 Kalp Sesleri Birinci Kalp Sesi (S1); Mitral ve triküspid kapakların kapanmasıyla oluşur(AV kapaklar). Mitral kapak ana komponent olduğu için en iyi apeksde işitilir Birinci Kalp Sesi (S1); Mitral ve triküspid kapakların kapanmasıyla oluşur(AV kapaklar). Mitral kapak ana komponent olduğu için en iyi apeksde işitilir Normalde önce M1 ve msn hemen sonra T1 oluşur, fakat S1 olarak birlikte işitilirler. Normalde önce M1 ve msn hemen sonra T1 oluşur, fakat S1 olarak birlikte işitilirler. S1’in şiddeti; kapağın kendisine, ventriküllere ve kan akımına bağlı olarak olarak değişir. S1’in şiddeti; kapağın kendisine, ventriküllere ve kan akımına bağlı olarak olarak değişir.

53

54

55 S1’in şiddetinin arttığı durumlar; S1’in şiddetinin arttığı durumlar; Kısa PR intervali, Kısa PR intervali, MD (eğer kapak yapıları hareketli ise), TD, Mixoma MD (eğer kapak yapıları hareketli ise), TD, Mixoma Yüksek debili durumlar (anemi, tirotoksikozis, egzersiz) Yüksek debili durumlar (anemi, tirotoksikozis, egzersiz) HCM HCM Taşikardi, Taşikardi, AV kapaklardan kan akımı artması. Ör; PDA, ASD, VSD AV kapaklardan kan akımı artması. Ör; PDA, ASD, VSD

56 S1’in şiddetinin azaldığı durumlar; S1’in şiddetinin azaldığı durumlar; Uzun PR aralığı, Uzun PR aralığı, MY veya TY MY veya TY Kalsifik MD, Kalsifik MD, Hipotiroidi, Hipotiroidi, LV kontraksiyon gücünde azalma, LV kontraksiyon gücünde azalma, Göğüs duvarından kaynaklı nedenler. Ör; obezite, plevral efüzyon, perikardiyal efüzyon, KOAH. Göğüs duvarından kaynaklı nedenler. Ör; obezite, plevral efüzyon, perikardiyal efüzyon, KOAH.

57 Normalde S1 özellikle triküspid sahasında çift duyulabilir ve bu çiftlenme S2 çiftlenmesinde farklı olarak solunumla etkilenmez. Normalde S1 özellikle triküspid sahasında çift duyulabilir ve bu çiftlenme S2 çiftlenmesinde farklı olarak solunumla etkilenmez. Patolojik S1 çiftlenmesi ise; Patolojik S1 çiftlenmesi ise; RBBB, RBBB, ASD, ASD, TD gibi RV kasılmasının geciktiği durumlar. TD gibi RV kasılmasının geciktiği durumlar.

58 İkinci Kalp Sesi (S2) Aort ve pulmoner kapakların kapanmasıyla oluşan ve tek olarak işitilen sestir. Aort ve pulmoner kapakların kapanmasıyla oluşan ve tek olarak işitilen sestir. Normalde A2, P2’den hemen önce oluşur. Özellikle derin inspiryum sırasında P2’nin oluşumu gecikeceği için fizyolojik bir çiftlenme işitilebilir Normalde A2, P2’den hemen önce oluşur. Özellikle derin inspiryum sırasında P2’nin oluşumu gecikeceği için fizyolojik bir çiftlenme işitilebilir En iyi olarak olarak kalbin bazal kısımlarında işitilir. (A2 tüm prekordiyuma yayılabilirken, P2 sadece sol sternal kenar 2-4. İCA’da sınırlı kalır) En iyi olarak olarak kalbin bazal kısımlarında işitilir. (A2 tüm prekordiyuma yayılabilirken, P2 sadece sol sternal kenar 2-4. İCA’da sınırlı kalır)

59 S2’nin şiddetinin artması; S2’nin şiddetinin artması; Sistemik veya Pulmoner HT Sistemik veya Pulmoner HT Aort koarktasyonu, Aort koarktasyonu, Asendan aort anevrizması, Asendan aort anevrizması, Büyük arterlerin transpozisyonu Büyük arterlerin transpozisyonu Pectus Excavatus Pectus Excavatus S2’nin şiddetinin azalması; S2’nin şiddetinin azalması; Kalsifik AD, AY Kalsifik AD, AY PD (valvüler veya infundubüler) PD (valvüler veya infundubüler) LV yetmezliği LV yetmezliği

60 S2’nin sabit, geniş çiftlenmesi; S2’nin sabit, geniş çiftlenmesi; P2’nin elektriksel ( ör RBBB) veya mekanik (PD, PHT, PE) olarak gecikmesi P2’nin elektriksel ( ör RBBB) veya mekanik (PD, PHT, PE) olarak gecikmesi Pulmoner vasküler rezistansda azalma. Ör;ASD Pulmoner vasküler rezistansda azalma. Ör;ASD A2’nin erken gelmesi. Ör; MY, VSD A2’nin erken gelmesi. Ör; MY, VSD

61 S2’nin paradoks çiftlenmesi (Ekspiryumda çiftlenme olurken inspiryumda tek işitilir) S2’nin paradoks çiftlenmesi (Ekspiryumda çiftlenme olurken inspiryumda tek işitilir) A2’nin elektriksel (LBBB) veya mekanik gecikmesi (AD, HCM, PDA, ) A2’nin elektriksel (LBBB) veya mekanik gecikmesi (AD, HCM, PDA, ) P2’nin erken kapanması.Ör; TY, WPW (tip B) P2’nin erken kapanması.Ör; TY, WPW (tip B)

62

63 Üçüncü Kalp Sesi (S3) En iyi apeksde stetoskopun çan kısmıyla işitilir. En iyi apeksde stetoskopun çan kısmıyla işitilir. S2’ den msn sonra gelen diyastolik bir sestir. S2’ den msn sonra gelen diyastolik bir sestir. Kalbin sağ tarafından kaynaklanıyorsa aşağı sternal kenarda daha iyi işitilir ve inspiryum ile şiddeti artar. Sol taraf S3 ise ekspiryumla şiddetlenir. Kalbin sağ tarafından kaynaklanıyorsa aşağı sternal kenarda daha iyi işitilir ve inspiryum ile şiddeti artar. Sol taraf S3 ise ekspiryumla şiddetlenir. Çocuklarda ve gebelerde fizyolojik olabilir. Çocuklarda ve gebelerde fizyolojik olabilir.

64 S3 diyastolde ventrikülün hızlı doluş fazında (erken doluş fazı) kompliansı azalmış ventriküllerin (özellikle chorda tendineaların) gerilmesine bağlı olarak oluşur. S3 diyastolde ventrikülün hızlı doluş fazında (erken doluş fazı) kompliansı azalmış ventriküllerin (özellikle chorda tendineaların) gerilmesine bağlı olarak oluşur. KKY, ağır MY veya TY’lerde olabildiği gibi normal bir ventrikülde aşırı diyastolik kan akımına da (ASD, VSD, PDA) bağlı işitilebilir. KKY, ağır MY veya TY’lerde olabildiği gibi normal bir ventrikülde aşırı diyastolik kan akımına da (ASD, VSD, PDA) bağlı işitilebilir. Bir diğer erken diyastolik ses olan ‘perikardiyal knock’tan (ör;konstriktif perikarditte) ayırt edilmelidir. S3, perikardiyal knock sesinden sonra gelir. (MD’ında görülen ‘opening snap’ ise perikardiyal knocktan da erken gelir) Bir diğer erken diyastolik ses olan ‘perikardiyal knock’tan (ör;konstriktif perikarditte) ayırt edilmelidir. S3, perikardiyal knock sesinden sonra gelir. (MD’ında görülen ‘opening snap’ ise perikardiyal knocktan da erken gelir)

65 Dördüncü Kalp Sesi (S4) Atriyal gallop olarak da adlandırılan diyastolik bir sestir. Atriyal gallop olarak da adlandırılan diyastolik bir sestir. Ventriküler doluşun arttığı (anemi gibi) ve/veya ventriküler kompliansın azalıp stifnesin (sertliğin) arttığı (HKMP, iskemi, fibrozis gibi ) durumlarda patolojik S4 işitilir. Ventriküler doluşun arttığı (anemi gibi) ve/veya ventriküler kompliansın azalıp stifnesin (sertliğin) arttığı (HKMP, iskemi, fibrozis gibi ) durumlarda patolojik S4 işitilir. En iyi apeksde (sol lateral dekübitis pozisyonunda) ve stetoskopun çan kısmıyla işitilir. En iyi apeksde (sol lateral dekübitis pozisyonunda) ve stetoskopun çan kısmıyla işitilir. Güçlü bir atriyal kontraksiyonu gerektiren; AD, PD, Sistemik/Pulmoner HT, HKMP, KAH, akut MY gibi patolojilerde duyulurken atriyal kontraksiyonun kaybolduğu AF’de ise işitilemez. Güçlü bir atriyal kontraksiyonu gerektiren; AD, PD, Sistemik/Pulmoner HT, HKMP, KAH, akut MY gibi patolojilerde duyulurken atriyal kontraksiyonun kaybolduğu AF’de ise işitilemez.

66 Ejeksiyon (Klik) Sesleri Ejeksiyon Klikleri Ejeksiyon Klikleri Erken sistolde (S1’den hemen sonra) meydana gelen yüksek dereceli anormal aort ve pulmoner kapak açılma sesleridir. Erken sistolde (S1’den hemen sonra) meydana gelen yüksek dereceli anormal aort ve pulmoner kapak açılma sesleridir. AD, PD, Pulmoner veya Sistemik HT, Aort veya pulmoner arter dilatasyonlarında görülebilir. AD, PD, Pulmoner veya Sistemik HT, Aort veya pulmoner arter dilatasyonlarında görülebilir. Pulmoner klikler ekspiryumda şiddetlenirken, aortik klikler solunumla değişmez. Pulmoner klikler ekspiryumda şiddetlenirken, aortik klikler solunumla değişmez. Nonejeksiyon sistolik kliği Nonejeksiyon sistolik kliği Mitral valv prolapsusunda midsistolik klik ve geç sistolik üfürüm birlikte görülebilir. Mitral valv prolapsusunda midsistolik klik ve geç sistolik üfürüm birlikte görülebilir.

67

68 Kalp Üfürümleri Kalp ve büyük damarlardaki türbülan akım sonucu kalp üfürümleri gelişmektedir. Kalp ve büyük damarlardaki türbülan akım sonucu kalp üfürümleri gelişmektedir. Türbülan akım oluşumuna ise farklı bir takım mekanizmalar neden olmaktadır; Türbülan akım oluşumuna ise farklı bir takım mekanizmalar neden olmaktadır; 1) Kan akımı için obstürksiyon. Ör;AD, MD 1) Kan akımı için obstürksiyon. Ör;AD, MD 2) Kapağın yetersiz kapanması sonucu gelişen retrograd akım kaçağı. Ör; MY, TY, AY 2) Kapağın yetersiz kapanması sonucu gelişen retrograd akım kaçağı. Ör; MY, TY, AY 3) Anatomik olarak normal fakat kan akım artışına bağlı olarak rölatif kapak darlıkları. Ör; Anemide aortik sistolik sufl, ASD’de rölatif TD 3) Anatomik olarak normal fakat kan akım artışına bağlı olarak rölatif kapak darlıkları. Ör; Anemide aortik sistolik sufl, ASD’de rölatif TD 4) Dilate olmuş bir boşluğa kan ejeksiyonu. Ör; Assendan aort anevrizmasında aortik sistolik sufl. 4) Dilate olmuş bir boşluğa kan ejeksiyonu. Ör; Assendan aort anevrizmasında aortik sistolik sufl. 5) Kanın yüksek basınçlı bir kalp boşluğundan düşük basınçlı bir boşluğa şant yoluyla geçişi sırasında. Ör; VSD 5) Kanın yüksek basınçlı bir kalp boşluğundan düşük basınçlı bir boşluğa şant yoluyla geçişi sırasında. Ör; VSD RV kaynaklı üfürümler inspiryumla artış gösterirken sol taraf değişmez. Ör TY ‘de ‘Carvello Sign’. RV kaynaklı üfürümler inspiryumla artış gösterirken sol taraf değişmez. Ör TY ‘de ‘Carvello Sign’.

69

70

71 Kalp Üfürümlerinin Değerlendirilenmesi 1- Şiddetine göre, 1- Şiddetine göre, 2- Oluşum zamanına göre, 2- Oluşum zamanına göre, 3- Lökalizasyonuna göre, 3- Lökalizasyonuna göre, 4- Şekline göre (Kreşendo, dekreşendo vs) 4- Şekline göre (Kreşendo, dekreşendo vs) 5- Yayılımına göre, 5- Yayılımına göre, 6- Ses tonu ve kalitesine göre, 6- Ses tonu ve kalitesine göre, 7- Solunum, egzersiz ve çeşitli manevralara cevabına göre değerlendirilir. 7- Solunum, egzersiz ve çeşitli manevralara cevabına göre değerlendirilir.

72 1) Şiddetine göre değerlendirme; Sistolik üfürümler; Sistolik üfürümler; 1/6  Ancak dikkatli bir dinlemeyle çok zayıf olarak duyuabilir. 1/6  Ancak dikkatli bir dinlemeyle çok zayıf olarak duyuabilir. 2/6  Zayıf fakat stetoskop göğüse koyulur koyulmaz duyulur. 2/6  Zayıf fakat stetoskop göğüse koyulur koyulmaz duyulur. 3/6  Kolay işitilen şiddetli üfürümler 3/6  Kolay işitilen şiddetli üfürümler 4/6  Kolay işitilir ve şiddetli/palpabl thrill vardır 4/6  Kolay işitilir ve şiddetli/palpabl thrill vardır 5/6  Çok şiddetli işitilen üfürümler, 5/6  Çok şiddetli işitilen üfürümler, 6/6  Steteskopun cilde teması olmadan bile işitilebilir. 6/6  Steteskopun cilde teması olmadan bile işitilebilir.

73 Diyastolik üfürümler: Diyastolik üfürümler: 1/4  Ancak dikkatli bir dinlemeyle duyulur. 1/4  Ancak dikkatli bir dinlemeyle duyulur. 2/4  Zayıf duyulan üfürümler, 2/4  Zayıf duyulan üfürümler, 3/4  Kolay işitilir 3/4  Kolay işitilir 4/4  Çok şiddetli üfürümler. 4/4  Çok şiddetli üfürümler.

74 2)Zamanına göre değerlendirme; 1) Sistolik 1) Sistolik Pansistolik (Holosistolik) Pansistolik (Holosistolik) Ejeksiyon (midsistolik) Ejeksiyon (midsistolik) Erken sistolik Erken sistolik Geç sistolik Geç sistolik 2) Diyastolik 2) Diyastolik 3) Devamlı üfürümler 3) Devamlı üfürümler

75 1) Sistolik Üfürümler 1)Ejeksiyon üfürümleri 1)Ejeksiyon üfürümleri Genelde midsistolde işitilirler. S1 sonrası başlar, kreşende-dekreşendo tarzında seyredip S2 den önce sonlanırlar. Genelde midsistolde işitilirler. S1 sonrası başlar, kreşende-dekreşendo tarzında seyredip S2 den önce sonlanırlar. Her zaman patolojik olmayıp masum da (fizyolojik) olabilirler. Ör; Çocuklarda, egzersiz, gebelik, anemi, ateş, tirotoksikozis, ASD, VSD gibi kan akımı artışı olan durumlada. Her zaman patolojik olmayıp masum da (fizyolojik) olabilirler. Ör; Çocuklarda, egzersiz, gebelik, anemi, ateş, tirotoksikozis, ASD, VSD gibi kan akımı artışı olan durumlada. Kardiyak patolojilerde ise; Kardiyak patolojilerde ise; AD, PD, HOKMP gibi darlıklarda, AD, PD, HOKMP gibi darlıklarda, Kapak distalinde aort veya pulmoner arter dilatasyonlarında görülebilir. Kapak distalinde aort veya pulmoner arter dilatasyonlarında görülebilir.

76 2)Pansistolik üfürümler 2)Pansistolik üfürümler S1 hemen sonrası başlarlar, uniform olarak şiddetlerinde bir değişiklik olmadan tüm sistol boyunca devam ederek S2 hemen öncesi sonlanırlar. S1 hemen sonrası başlarlar, uniform olarak şiddetlerinde bir değişiklik olmadan tüm sistol boyunca devam ederek S2 hemen öncesi sonlanırlar. Yüksek dereceli olup, üfürümün şiddet ve süresinin uzunluğu kapak veya her iki ventrikül arası basınç farkını yansıtır. Yüksek dereceli olup, üfürümün şiddet ve süresinin uzunluğu kapak veya her iki ventrikül arası basınç farkını yansıtır. Ör; VSD, MY, TY de görülür. Ör; VSD, MY, TY de görülür.

77 3)Erken sistolik üfürümler 3)Erken sistolik üfürümler S1 ile veya S1’den hemen kısa bir süre sonra başlar ve midsistolde sonlanırlar. S1 ile veya S1’den hemen kısa bir süre sonra başlar ve midsistolde sonlanırlar. MY(akut), küçük VSD’lerde veya normal kişilerde de işitilebilir. MY(akut), küçük VSD’lerde veya normal kişilerde de işitilebilir. 4)Geç sistolik üfürümler 4)Geç sistolik üfürümler Midsistolde başlar ve şiddeti giderek artarak S2 öncesi sonlanırlar. Midsistolde başlar ve şiddeti giderek artarak S2 öncesi sonlanırlar. MVP, Aort koarktasyonunda işitilirler. MVP, Aort koarktasyonunda işitilirler.

78

79

80 2) Diyastolik Üfürümler Sistolik üfürümlerden farklı olarak genellikle ciddi kardiyak hastalıklara bağlı olarak gelişirler. Sistolik üfürümlerden farklı olarak genellikle ciddi kardiyak hastalıklara bağlı olarak gelişirler. Çok nadiren ciddi anemilerde nonkardiyak nedenli olarak duyulabilirler. Çok nadiren ciddi anemilerde nonkardiyak nedenli olarak duyulabilirler. Semilunar kapak yetmezliklerinde (AY, PY) erken diyastolik olarak, veya AV kapak darlıklarında (MD, TD) orta-geç diyastolik olarak işitilebilirler. Semilunar kapak yetmezliklerinde (AY, PY) erken diyastolik olarak, veya AV kapak darlıklarında (MD, TD) orta-geç diyastolik olarak işitilebilirler.

81 Kalp kapaklarında bir bozukluk (darlık) olamadan artmış kan akımına da bağlı olarak ‘rölatif darlık’ durumlarında da orta ve geç diyastolik üfürümler işitilebilir. Kalp kapaklarında bir bozukluk (darlık) olamadan artmış kan akımına da bağlı olarak ‘rölatif darlık’ durumlarında da orta ve geç diyastolik üfürümler işitilebilir. Ör; MY, TY, ASD, VSD, PDA, yüksek debili durumlar (anemi vs) gibi. Ör; MY, TY, ASD, VSD, PDA, yüksek debili durumlar (anemi vs) gibi. Presistolik üfürümler; Presistolik üfürümler; MD’ de diyastolik üfürümün sistol hemen öncesi şiddetlenmesi karakteristik bir bulgudur. MD’ de diyastolik üfürümün sistol hemen öncesi şiddetlenmesi karakteristik bir bulgudur. AY’de de presistolik bir üfürüm olabilir (Austin-flint) AY’de de presistolik bir üfürüm olabilir (Austin-flint)

82

83

84

85 3) Devamlı Üfürümler Kalp siklusunun tüm fazlarında işitilebilen ve birbiriyle iştirakli boşluk veya duvarlar arasındaki basınç farkının varlığında oluşan üfürümlerdir.Ör; Kalp siklusunun tüm fazlarında işitilebilen ve birbiriyle iştirakli boşluk veya duvarlar arasındaki basınç farkının varlığında oluşan üfürümlerdir.Ör; PDA (machinery sufl-Gibson) ve aorto-pulmoner pencere, PDA (machinery sufl-Gibson) ve aorto-pulmoner pencere, Koroner veya torakal AV fistül, Koroner veya torakal AV fistül, Sinüs valslva anevrizma rüptürü, Sinüs valslva anevrizma rüptürü, Venöz Hum Venöz Hum Mamary sufl (laktasyon döneminde) Mamary sufl (laktasyon döneminde)

86

87

88 Perikardiyal Frotman Kalbi çevreleyen seröz membranların inflamasyonu sonucu işitilen ‘kaba gıcırtı’ tarzındaki bir sestir. Kalbi çevreleyen seröz membranların inflamasyonu sonucu işitilen ‘kaba gıcırtı’ tarzındaki bir sestir. Özellikle akut perikardit tablosunda her iki perikard tabakasının sürtünmesiyle meydana gelir. Özellikle akut perikardit tablosunda her iki perikard tabakasının sürtünmesiyle meydana gelir. Klasik olarak üç komponenti vardır; atriyum sistolü, ventrikül sistolü (en iyi işitildiği dönemdir) ve ventrikül diyastolü. Klasik olarak üç komponenti vardır; atriyum sistolü, ventrikül sistolü (en iyi işitildiği dönemdir) ve ventrikül diyastolü. Devamlı kardiyak üfürümlerle karışabilir. Devamlı kardiyak üfürümlerle karışabilir.


"KALBİN FİZİK MUAYENESİ 1- Genel inspeksiyon 1- Genel inspeksiyon 2- Prekordiyal palpasyon / perküsyon 2- Prekordiyal palpasyon / perküsyon 3- Arteriyel." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları