Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

AB BÖLGESEL POLİTİKASI. AB Bölgesel Politikası Niçin Oluşturulmuştur? Avrupa Birliği (AB) dünyanın en zengin ekonomik bölgelerinden biridir. İç pazarının.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "AB BÖLGESEL POLİTİKASI. AB Bölgesel Politikası Niçin Oluşturulmuştur? Avrupa Birliği (AB) dünyanın en zengin ekonomik bölgelerinden biridir. İç pazarının."— Sunum transkripti:

1 AB BÖLGESEL POLİTİKASI

2 AB Bölgesel Politikası Niçin Oluşturulmuştur? Avrupa Birliği (AB) dünyanın en zengin ekonomik bölgelerinden biridir. İç pazarının verdiği gücünün yanında 500 milyonluk bir insan potansiyeline de sahiptir. Ancak, üye ülkeler ve çeşitli bölgeler arası ekonomik ve sosyal eşitsizlikler Birlik'in büyüme ve rekabetçilik yönündeki dinamizmini zayıflatmakta, yeni genişlemelerle birlikte bu eşitsizlikler daha da artmaktadır. AB'nin Bölgesel Politikası, Birliğin ekonomik ve sosyal alanda uyumlu bir biçimde gelişme ve bütünleşmesini sağlamak, bölgelerarası gelir dağılımı farklılıklarından doğan istihdam ve gelişme sorunlarıyla mücadele etmek amacıyla oluşturulmuştur. Avrupa Birliği, bütçesinin yaklaşık üçte birini Bölgesel Politika'ya ayırarak bölgeler arasındaki farklılıkların ortadan kaldırılmasına verdiği önemi göstermektedir.

3 AB kuruluşundan bu yana bölgesel farklılıklar konusu üzerinde hassasiyetle durmuştur. Ancak Avrupa Topluluğunun (AT) ilk üyeleri Fransa, Almanya, İtalya, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg göreceli olarak homojen bir ekonomik yapı sergilediklerinden topluluğun kurulduğu ilk dönemde ortak bir bölgesel politika oluşturulması ciddi bir aciliyet teşkil etmemekteydi. Bununla birlikte Avrupa Topluluğu Kurucu Anlaşmasının Ekonomik ve Sosyal Uyum başlığı altındaki 130A maddesinde bölgesel politikanın ana hedefleri net olarak belirtilmekteydi: bölgeler arası ekonomik farklılıkları azaltmak ve dezavantajlı bölgelerinin kalkınmasına yönelik politikalar üretmek. Anlaşma metninde yer alan bu hedefe karşın, topluluk genelinde uygulanacak ortak bir politika geliştirmek yerine her üye devlet kendi ülkesi içindeki daha az gelişmiş bölgelere kaynak aktararak bölgeler arası gelişmişlik farklarını gidermeye çalışıyordu. Bölgesel gelişmişlik farklarını gidermek ulusal otoritelerin sorumluluğuna bırakılmıştı. Avrupa Yatırım Bankası da bu doğrultuda üye ülkelere bölgesel kalkınma konusunda yardımcı olması amacıyla kurulmuştu. Bu mekanizma bir yandan bölgeler arası sermaye transferi gerçekleştirmek diğer yandan da dışarıdan sermaye çekmek için kullanılacaktı.

4 Topluluk'un bölgesel politikaya özel bir finansal araç geliştirmesinden önce Avrupa Yatırım Bankası na ek olarak bazı fonlar da bölgesel politikalara yönelik olarak kullanılabiliyordu yılında Roma Anlaşmasına bağlı olarak oluşturulan Avrupa Sosyal Fonu da bu araçlardan biriydi. Roma Anlaşmasında sosyal politika için bir bölüm ayrılmış olmakla birlikte bu alan o dönemde topluluk için öncelikli değildi. Temelde ortak pazarın geliştirilmesi ve rekabet koşullarının iyileştirilmesi ekseninde ele alman sosyal politika, sadece endüstriyel dönüşümden etkilenen işçilerin eğitilmesi ve böylece emek piyasasında bir hareketlilik sağlanmasına dayanmaktaydı. Avrupa Sosyal Fonu da bu politikanın gerçekleştirilmesi için gereken fon kaynağıydı.

5 Bölgelere yaptığı etki bakımından bölgesel politikanın bir unsuru sayılabilecek olan diğer bir araç da Avrupa Tarımsal Yönverme ve Garanti Fonu idi. Özellikle tarım alanında ortak bir politika oluşturup uygulamanın zorlukları bu alanda özel bir fon daha oluşturulmasını zorunlu kılmıştı. Bu zorunluluk sonucunda 1962 yılında devreye giren Avrupa Tarımsal Yönverme ve Garanti Fonu geri kalmış bölgelerdeki kırsal kalkınmaya ve çiftçilere destek sağlamak için oluşturulmuştu.

6 AT'nin 1973 yılında gerçekleştirdiği ilk genişleme sonucunda İngiltere, İrlanda ve Danimarka'nın topluluğa üye olması topluluk içindeki bölgesel dengesizlikleri büyük ölçüde artırdı. Ortaya çıkan bu dengesizlik tablosu, bölgesel farklılıkların giderilmesi gerekliliğini AT'nin gündemine almasına neden oldu. Bölgeler arası farklılıklar sürdüğü sürece ekonomik ve sosyal entegrasyonun gerçekleştirilmesi mümkün gözükmemekteydi. Bu duruma çözüm olarak AT 1975 yılında Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonunu (European Regional Development Fund - ABKF) oluşturduysa da ayrılan kaynaklar oldukça sınırlıydı ve özellikle yeni genişleme dalgalarından sonra Topluluk'a katılan üyelerin ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalmaya başladı. Bunun üzerine 1979 ve 1984 yılında yapılan reformlarla yeni yönetmelikler oluşturuldu ve kaynak miktarı artırıldı.

7 1986'da Yunanistan, Portekiz ve İspanya'nın üyeliği ile Birlikle daha heterojen bir yapı ortaya çıkmıştır. Genişleme ile birlikle Topluluğun etkin işleyişinin sürdürülebilmesi için diğer topluluk politikalarının yanında, bölgesel politikada da reform adımlarının atılması gerekli hale gelmiştir. Bu kapsamda 'de yürürlüğe giren Avrupa Tek Senedi ile Roma Antlaşması'nda bazı değişiklikler yapılmış ve yeni düzenlemeler getirilmiştir. Tek Senet çerçevesinde; Topluluğun genelinde uyumlu bir gelişmeyi sağlamak için ekonomik ve sosyal birliğin geliştirilmesi, özellikle çeşitli bölgeler arasında var olan farklılıkların azaltılması, az gelişmiş bölgelerin geri kalmışlığının telafi edilmesi, bu amaç için ekonomik ve sosyal alanda Birliğin güçlendirilmesini sağlayacak önlemlerin alınması, Ortak Pazarın uygulanması sırasında bu amaçlara ulaşılması için yapısal fonların, Avrupa Yatırım Bankası'nın ve diğer mali araçların kullanılması hedeflenmiştir.

8 Avrupa Tek Senedi'nin yürürlüğe girmesinden sonra, AB Bölgesel Politikasında yeni düzenlemeler yapılarak yapısal fonlara ilişkin beş temel kural belirlenmiştir. AB Bölgesel Politikalarının ana mekanizmalarını oluşturan bu kurallar; ortaklık (AB'de, hem ulusal ve bölgesel düzeydeki hem de sosyal ve ekonomik ortaklar arasındaki işbirliği), programlama (tüm projelerin sosyal ve ekonomik uyumu sağlamaya yönelik kalkınma stratejisi ile bağlantılı olması), yoğunlaşma (kaynakların dağılımında en çok ihtiyacı olan bölgelere öncelik verilmesi), tamamlayıcılık (yapısal fonların ulusal düzeydeki yapısal harcamaları tamamlayıcı nitelikte olması, onların yerini almaması) ve fonların katılımcılık ve basitlik yaklaşımlarıyla yapılandırılması olarak tanımlanmıştır.

9 Tek Avrupa Senedi ile getirilen bir değişiklik de, Avrupa Sosyal Fonu, Avrupa Tarımsal Yönlendirme ve Garanti Fonu ve Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu'nun "Yapısal Fonlar" adı altında bir araya getirilmesi olmuştur. Topluluk 1989 yılında ekonomik ve parasal birliğin gerçekleştirilmesine yönelik olarak düzenlenen Jacques Delors'un hazırladığı Delors Raporu (1988) kapsamında, 1994’ten itibaren yapısal fonlar tarafından finanse edilecek ve desteklenecek projelerin tespitinde objektif kurallar konmuştur. Bu kurallar yılları arasında uygulanmak üzere altı ana kriter/hedef altında toplanmıştır yılına kadar aşağıda yer alan hedefler ile belirlenen bölgelere kaynak aktarılmaya devam edilmiştir. Hedef 1: GSMH'sı AB ortalamasının %75'inden az olan en fakir bölgeler için belirlenmiştir. Özellikle İspanya, Portekiz, Yunanistan, İtalya ve Doğu Almanya bu hedeflen yararlanmıştır.

10 Hedef 2: Yüksek işsizlik oranlarının olduğu veya iş kayıplarının yaşandığı alanlar için belirlenmiştir. Özellikle eski üretim teknolojilerine sahip, endüstriyel alanda çöküşün yaşandığı Merkezi-Kuzey Avrupa bölgeleri ile İtalya ve İspanya'nın bazı bölgeleri için tanımlanmıştır. Hedef 3 ve 4: Uzun süreli işsizlik ile mücadele, genç nüfus için yeni iş alanları yaratılması amacıyla belirlenmiştir. İngiltere, Fransa, Almanya, İspanya ve İtalya hedeflen en fazla yararlanan ülkelerdir. Hedef 5: Tarımsal ve kırsal alanlara yardım edilmesi amaçlanmıştı. Hedef 6: Birliğin 1995 genişlemesinden sonra, Kuzey yoğunluklu bölgeleri için bu hedef eklenmiştir.

11 Katılım Öncesi Finansal Yardım Araçları Merkezi ve Doğu Avrupa ülkelerinin bağımsızlıklarını kazanmalarından sonra bu ülkelerin AB’ye üye olmaları gündeme gelmiş ve AB bu ülkelere katılım öncesi finansal yardım araçları geliştirmiştir. Bunların ilki PHARE programıdır. Phare programı, SAPARD ve ISPA ile birlikte, Avrupa Birliği'nin aday ülkelere katılım öncesi yaptığı üç finansal yardım ögesinden biridir. Bu yardım programı, birliğe katılmaya aday Batı ve Orta Avrupa ülkelerinde komünist rejimlerin yıkılmasının ardından, bu ülkelerin ekonomilerini yeniden yapılandırma çabalarını desteklemek amacıyla oluşturulmuştur.SAPARDISPAAvrupa BirliğiBatıOrta Avrupa İlk olarak 1989 yılında Polonya ve Macaristan: Ekonomilerini Yapılandırmak için Yardım (İngilizce: Poland and Hungary: Assistance for Restructuring their Economies - PHARE) adıyla başlatılan yardım programı daha sonraki dönemlere genişletilmiş ve toplamda on ülkeyi kapsar hâle getirilmiştir yılında birliğe yeni üyeler kabul edilene dekBulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Letonya, Litvanya, Macaristan, Polonya, Romanya, Slovakya ve Slov enya; bu ülkelerden sekizinin bu tarihte birliğe katılmasının ardından ise yalnızca Bulgaristan ve Romanya bu yardımı almışlardır.1989İngilizceBulgaristanÇek CumhuriyetiEstonyaLetonyaLitvanyaMacaristanPolonyaRomanyaSlovakyaSlov enya

12 2000 yılına dek Batı Balkan ülkelerinden Arnavutluk, Makedonya ve Bosna- Hersek de bu yardım planından yararlanmış ancak 2001 yılında Batı Balkanlarda Yeniden Yapılanma, Kalkınma ve İstikrara Yönelik Topluluk Yardımı (İngilizce Community Assistance for Reconstruction, Development and Stability in the Balkans - CARDS) programının eyleme girmesinin ardından bu ülkelere yapılan yardım için ayrı bir ödenek ayrılmıştır.ArnavutlukMakedonyaBosna- Hersekİngilizce Romanya ve Bulgaristan'ın 2007'de birliğe katılmalarının ardından, Phare programı da sona ermiştir yılından sonra Avrupa Birliği'nin finansal yardım programları Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA) (İngilizce: Instrument for Pre-accession Assistance ) olarak tek çatı altında birleştirilmiştir.RomanyaBulgaristanİngilizce

13 SAPARD: Tarımsal ve Kırsal Kalkınma İçin Özel Eylem Programı. (İngilizce: Special Accession Programme for Agriculture and Rural Development - SAPARD) Haziran 1999'da Avrupa Birliği Konseyi tarafından birliğe katılmaya aday Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin tarım sektörlerini ve kırsal kesimlerini desteklemek ve Tek Pazar ile Ortak Tarım Politikası'na hazırlık süreçlerini hızlandırmak için hazırlanmıştır.İngilizce1999Avrupa Birliği KonseyiOrtaDoğu AvrupaTek PazarOrtak Tarım Politikası SAPARD, Phare ve ISPA ile birlikte, Avrupa Birliği'nin aday ülkelere katılım öncesi yaptığı üç finansal yardım ögesinden biridir. Bu yardımlar birliğe katılmaya aday Doğu ve Orta Avrupa ülkelerinin katılım süreçlerine katkı olarak verilen hibe yardımlarıdır.PhareISPA SAPARD programının dönemindeki yıllık bütçesi 540 milyon avrodur. Romanya ve Bulgaristan'ın 2007'de birliğe katılmalarının ardından, SAPARD programı da sona ermiştir yılından sonra Avrupa Birliği'nin finansal yardım programları Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA) (İngilizce: Instrument for Pre-accession Assistance ) olarak tek çatı altında birleştirilmiştir.RomanyaBulgaristanİngilizce

14 ISPA: Katılım Öncesi Yapısal Politikalar Aracı (İngilizce: Instrument for Structural Policies for Pre-Accession - ISPA) Avrupa Birliği'nin aday ülkelere, SAPARD ve Phare ile birlikte, katılım öncesi yaptığı üç finansal yardım ögesinden biridir. Bu yardımlar birliğe katılmaya aday Doğu ve Orta Avrupa ülkelerinin katılım süreçlerine katkı olarak verilen hibe yardımlarıdır. Avrupa Birliği'nin öncelikli alanlarından olan çevre ve ulaşım konuları uyarınca, altyapı projelerine yardım ve destek sağlamıştır.İngilizceAvrupa BirliğiSAPARDPhareDoğuOrta Avrupa Proje 1999 yılında hazırlanmış ve 2000 yılında yürürlüğe girmiştir. Dönemin Avrupa Birliği'ne katılmaya aday Orta ve Doğu Avrupa ülkelerine (Polonya, Macaristan, Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Slovenya, Estonya, Litvanya, Letonya, Romanya, Bulgaristan) yılı değerlerinde- her yıl 1.04 milyar avro hibe yardımı yapılması öngörülmüştür. Bu yardım planıyla, aday olan on ülkede geniş çapta 300 altyapı projesi desteklendi.PolonyaMacaristanÇek CumhuriyetiSlovakyaSlovenyaEstonyaLitvanyaLetonyaRomanyaBulgaristan 2004 yılında, Romanya ve Bulgaristan dışındaki aday ülkelerin birliğe resmen katılmasıyla bu yardımı yalnızca bu iki ülke almayı sürdürdü. Birlk adayı olan ülkeler Yapısal Fonlar ve Uyum Fonu'ndan yararlanmaya başladı. 1 Ocak 2005 tarihinden, bu yardım planının uygulanmasının kaldırıldığı 2007 yılına dek Hırvatistan da bu yardımı aldı yılından sonra Avrupa Birliği'nin finansal yardım programları Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA) (İngilizce: Instrument for Pre- accession Assistance ) olarak tek çatı altında birleştirildi.Yapısal Fonlar ve Uyum Fonu1 Ocak2005Hırvatistanİngilizce

15 yılında yürürlüğe giren Maastricht Antlaşması ile (Avrupa Topluluğumu Kuran Antlaşma'nın maddeleri) "Topluluk, farklı bölgelerin kalkınmışlık düzeyleri arasındaki dengesizlikleri azaltmayı hedefleyecektir,, hükmü getirilmiş ve "Ekonomik ve Sosyal Uyum" ilkesi Topluluğun temel taşlarından biri olmuştur. Öte yandan Maastricht Antlaşması ile ekonomik ve parasal birliğin tamamlanması için konan hedeflere ulaşılması amacıyla, İrlanda, Yunanistan, Portekiz ve İspanya'yı desteklemek üzere Uyum Fonu (Cohesion Fund) ile balıkçılık sektörüne yönelik Balıkçılığı Yönlendirme Mali Aracı kurulmuştur. Bu dönemde bir diğer yenilik de "yetki ikamesi ilkesi" çerçevesinde Topluluk karar alma sürecine yerel birimlerin katılımının sağlanması amacıyla Bölgeler Komitesi'nin kurulmasıdır.

16 AT Komisyonu tarafından hazırlanarak tarihinde kabul edilen Gündem 2000, AB'nin genişlemesi, ortak politikaların reformu, 31 Aralık 1999 tarihinden sonra AB'nin mali çerçevesinin nasıl olması gerektiği sorularına yanıt veren ve 21. yüzyılın başında AB'nin gündeminde yer alacak sorunları kapsayan bir belgedir. İstihdamın arttırılması, sürdürülebilir kalkınmanın ve rekabete dayalı gelişmenin sağlanması Gündem 2000'de bölgesel politikanın ana eksenleri olarak belirlenmiştir. Buna bağlı olarak belgede, geri kalmış ve yeniden yapılanma sürecindeki bölgelerde, insan kaynaklarının geliştirilmesi için sürekli mali destek gerekliliği üzerinde durulmuştur.

17 Gündem 2000 ışığında, AB Bölgesel Politikası döneminde yeniden yapılandırılmış, ekonomik ve sosyal alanda daha uyumlu bir bütünleşme sağlamayı ve bölgeler arası farklılıkları gidermeyi, böylece Birlik içerisinde dayanışmayı güçlendirmeyi hedeflemiştir. "Uyum" ve "Dayanışma" kavramları, AB'nin Bölgesel Politikasının temelini oluşturduğundan, bu dönemde bölgesel politika, «Uyum Politikası» olarak da anılmaya başlanmıştır yılına doğru, AB'de, yapısal fonların yoğunlaştırılması, etkinleştirilmesi ve basitleştirilmesi yaklaşımı doğrultusunda hedef bölgelerin önceden altı olan sayısının üçe indirilmesi önerilmiştir. Bu hedef bölgeler şu şekilde olacaktı:

18 Bölgesel Politikanın Hedefleri  HEDEF-1: Kalkınmada geri kalmış bölgelerdeki yapısal uyumu ve gelişmeyi teşvik etmek  HEDEF-1 bölgeleri, sağlanan destekler açısından en cazip bölgelerdir  Kişi Başı GSYİHsı AB ortalamasının %75 inden daha az olan bölgelerdir.  Nüfus yoğunluğunun oldukça düşük olduğu bölgeler de HEDEF-1 kapsamında değerlendirilir.

19 Bölgesel Politikanın Hedefleri  HEDEF-2: Ekonomik ve sosyal dönüşüm içerisinde olan bölgelerin desteklenerek karşılaşılan yapısal güçlüklerin giderilmesi  HEDEF-2, yapısal sıkıntılar yaşayan sanayi ve kırsal alanlar, şehirler ve balıkçılık sanayisine ait dört ana bölgeyi içermektedir.  Bu hedef kapsamına girecek alanların nüfusunun, toplam AB nüfusunun %18’ini aşmaması koşulu bulunmaktadır.  Üye ülkeler söz konusu kriterlere uygun bölgelerini kendileri belirleyip Komisyon’a sunarlar.

20 Bölgesel Politikanın Hedefleri  HEDEF-3: Eğitim, öğretim ve istihdam politikaları ile sistemlerin modernizasyonu ve uyumlaştırılmasını desteklemek  Hedef-3, Hedef-1 dışında kalan tüm bölgelerin desteklenmesini içerir.  İnsan kaynaklarının geliştirilmesi, işsizlikle aktif mücadele, sosyal katılım, kadın-erkek eşitliği ve mesleki eğitim gibi unsurları içermektedir.

21 AB Bölgesel Politikasının Araçları 1. Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu-ABKF (European Regional Development Fund-ERDF) Bu fon, az gelişmiş bölgelerin kalkınması ve yapısal yönden iyileştirilmesi ile gerileyen sanayi bölgelerinin yeniden yapılanmasına katkıda bulunmak suretiyle temel bölgesel dengesizliklerin azaltılmasına yardım etmekte olup yapısal fonların en büyüğü ve en önemlisidir. ABKF, faaliyetlerine sanayi ve hizmetler sektöründe yeni iş alanları yaratıcı veya mevcut iş olanaklarını koruyucu yatırımlar veya altyapı yatırımlarına hibe niteliğinde yardımda bulunmaktadır. 2. Avrupa Sosyal Fonu-ASF (European Social Fund-ESF) Avrupa Sosyal Fonu'nun kurulması, Roma Anılaşması ile düzenlenmiş olup, Fonun lemel amacı, uzun vadeli işsizlikle mücadele, meslek hareketliliğinin hızlandırılması, çalışma koşullarının iyileştirilmesi, işçilerin mesleki eğiliminin sağlanması, yaşam standartlarının yükseltilmesi ve işsizlere gelir sağlanması olarak belirtilmiştir.

22 3. Uyum Fonu (Cohesion Fund) Maastricht Anlaşması ile, İrlanda, Yunanistan, Portekiz ve İspanya gibi kişi başına GSMH'sı Topluluk ortalamasının %90'ından az olan ülkeleri desteklemek üzere Uyum Fonu'nun kurulması kararlaştırılmıştır. Fon ile bu ülkelerin çevre ve Trans Avrupa ulaşım altyapı ağlarının geliştirilmesi hedeflenmiştir. Yeni dönemde sürdürülebilir kalkınma, enerji etkinliği ve yenilenebilir enerji projeleri de bu fon tarafından finanse edilecektir yılındaki büyük genişlemeden önce ağırlıklı olarak 4 üyenin (İspanya, Yunanistan, İrlanda ve Portekiz) kullandığı Uyum Fonundan, döneminde Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Yunanistan, Kıbrıs, Litvanya, Letonya, Macaristan, İspanya, Malta, Polonya, Portekiz, Romanya, Slovenya ve Slovakya olmak üzere toplam 15 üye devlet yararlanmıştır.

23 4. Avrupa Balıkçılık Fonu (European Fisheries Fund-EFF), döneminde, Ortak Balıkçılık Politikasının uygulamasına yönelik tespit edilen; ekonomik, sosyal ve çevresel hedeflere mali destek sağlamak için 2006’da kurulmuş bulunan yeni bir mali araçtır. Balıkçılığı Yönlendirme Mali Aracı'nın yerini almıştır bütçesi 3.85 milyon Euro olup, üye ülkelerdeki balıkçılık sektörünün büyüklüğüne, çalışan kişi sayısına ve balıkçılık sektörünün ihtiyaçları oranında kaynak aktarılması planlanmıştır.

24 Topluluk, 2005 yılında iki yeni fonun kurulmasını kararlaştırmıştır. 5. Bunlar Avrupa Tarımsal Garanti Fonu(ATGF) (European Agricultural Guarantee Fund-EAGF) ile 1698/2005 sayılı ve 20 Eylül 2005 tarihli Tüzük ile (OJ L 277, ) kurulan Kırsal Kalkınma İçin Avrupa Tarımsal Fonu (ATF) (European Agricultural Fund tor Rural Development-EAFRD)'dur. ATGF kırsal kalkınmaya; ATF ise yakınsama hedefine (az gelişmiş bölgelere yönelik) destek sağlayacak mali araç olarak belirlenmiştir. Kırsal Kalkınma Politikasının finansmanının tek elden yapılabilmesi amacıyla oluşturulan bu fon ile, kırsal alanlardaki ekonomik çeşitliliğin ve hayat standartlarının yükseltilmesinde, orman ve tarımın rekabet edebilirliğinin geliştirilmesinde, kırsal alan ve çevre yönetimi gibi konularda ilerleme kaydedileceği düşünülmektedir. 6. Katılım Öncesi Mali Yardim Araci (Instrument l'or Pre-Accession Assistance "IPA") Katılım öncesi mali araç aday ülkelerin üyelik öncesinde gelişmelerine katkı sağlamayı; aday ülkelerin, Birliğin bölgesel kalkınma politikaları ile ekonomik ve sosyal uyum hedefine yaklaştırılmasını ve böylelikle birlik içerisindeki bölgesel gelişme farklılıklarının azaltılmasını amaçlamaktadır.

25 arasında bu fonlar PHARE, ISPA ve SA PAR D programları allında toplanmışken, yapılan son düzenlemeler ( ) ile üç program bir çatı allında toplanarak IPA (Instrument tor Pre-Accession Assistance) adını almıştır. Böylece, katılım öncesi mali araç, etkin, bütüncül ve hedefe uygun bir yapıya kavuşturulmuştur. Bu fondan yararlanacak ülkeler; aday ülkeler (Türkiye, Hırvatistan, Makedonya) ve potansiyel aday ülkeler (Arnavutluk, Bosna-Hersek, Sırbistan, Karadağ) olarak iki gruba ayrılmıştır. Aday ülkelerin kurumsal yapı, insan hakları, temel hak ve özgürlükler, hukukun üstünlüğü, azınlık hakları, kadın-erkek arasında ayrımcılığın önlenmesi, idari ve ekonomik reformlar, ekonomik ve sosyal kalkınma, yeniden yapılanma, bölgesel ve sınır ötesi işbirliği gibi konularda desteklenmesi amaçlanmaktadır.

26 Yeni topluluk girişimleri (Jessica, Jasper, Jeremie, Jasmine) döneminde, yapısal fonların ve Uyum Fonunun en etkin ve sürdürülebilir şekilde kullanımını sağlamak amacıyla, üç yeni Topluluk Girişimi oluşturulmuştur. Bu girişimlerin, Avrupa Komisyonu, Avrupa Yatırım Bankası (AYB) (European lnvestment Bank), Avrupa Yeniden Yapılanma ve Kalkınma Bankası (European Bank for Reconstruclion and Developmenl) ve Avrupa Bankası Konseyi (ABK) (Council of Europe Bank)'nin işbirliğinde yürütülmesi planlanmıştır. Bu girişimlerin ilki olan Jessica (Joint European Support for Sustainable lnvestment in City Areas) girişiminin amacı, kentsel alanlarda istihdamın, ekonomik büyümenin ve sürdürülebilir yatırımların arttırılmasıdır. Bu girişimin Avrupa Komisyonu, AYB ve ABK/nin işbirliğinde yürütülmesi öngörülmüştür. Jessica bu bağlamda, kentlerde daha iyi ve daha fazla yatırım yapılabilmesi ve sağlıklı bir kentsel gelişmeyi desteklemek için Avrupa bankacılık ve finans çevreleri ile üye ülkeleri, bölgeleri ve kentleri birbirine yakınlaştırmayı amaçlamaktadır.

27 Yeni Topluluk girişimlerinden ikincisi olan Jasper (Joint Assisiance in Supporling Projects in European Regions) girişiminin amacı, ulaşım ve enerji altyapı projeleri, enerji etkinliği ve yenilenebilir enerji projeleri gibi büyük ölçekli projelerde, üye devletlere teknik yardım ve uzman desteği sağlamaktır. AB tarafından desteklenen büyük projelere odaklanmış olan Jasper'ın, projelerin zamanında hayata geçirilmesini sağlamak amacıyla, başından sonuna kadar yardım sağlaması düşünülmektedir Avrupa Komisyonu, AYB ve Avrupa Yatırım Fonu'nun işbirliğinde yürütülecek olan Jeremie (Joint European Resources for Micro to Medium Enterprices) girişimi üçüncü yeni girişim olup, küçük ve orta ölçekli işletmeleri finanse etmek amacıyla başlatılmıştır. Jasmine (European Commission Initiative to reinforce development of micro-credit in Europe), kendi işini kurmak isteyen küçük girişimcilere mikro kredi vermek amacıyla başlatılmıştır.

28 Bölgesel politikanın uygulayıcı kurumları  Üye devletler, bölgesel farklılıklarına göre yapılandırdıkları politikalarda, AB Komisyonu, AB Parlamentosu ve Avrupa Konseyi tarafından hazırlanan programlara uymakla yükümlüdür.  Üye ülkeler, bölgenin ihtiyaçlarını birliğe bildirirler. Komisyon ve Parlamento önerge taslağı hazırlar. Konsey önergeyi gözden geçirir. Komisyonla üye ülke anlaşırsa hazırlanan önerge, uygulanmak üzere bölgesel mercilere gönderilir.

29 Bölgesel politikanın uygulayıcı kurumları  Bölgeler Komitesi  Maastricht Antl. ile, yerel ve bölgesel kurumların en iyi şekilde temsil edilebilmesi amacıyla kurulmuştur.  Bölgesel politika, çevre, eğitim, gençlik, ulaştırma gibi yerel ve bölgesel yönetimleri ilgilendiren konularda karar alınırken Bölgeler Komitesine danışılması gerekir.  Komite, üye ülkelerin tavsiyesi doğrultusunda Konsey tarafından 4 yıl için atanan 344 bölgesel ve yerel temsilciden(bölgesel başkanlar, bölgesel parlamenterler, belediye meclis üyeleri, belediye başkanları v.b.) oluşur  Başkan ve iki başkan yardımcısı komite üyeleri arasından 2 senelik dönemler için seçilir.  Komite, Lüksemburg’da toplanır.

30 Bölgesel politikanın uygulayıcı kurumları  Bölgeler Komitesi  AB yasalarının yerel ve bölgesel düzeyde uygulanması,  İlerleme süreci içerisinde vatandaşların gelişiminin yakından takip edilmesi amacıyla kurulmuştur.  Bölgeler Komitesinin İlkeleri  Yetki İkamesi: Kararların, halka en yakın merciler tarafından alınmasının gerekliliği  Yakınlık: Hükümetlerin halka yakın olması gerekliliği  Eşgüdüm: Karar alma sürecinde ulusal, yerel ve bölgesel hükümetlerin AB kurumları ile beraber çalışması gerekliliği

31 Türkiye’nin bölgesel politikalarının AB’ye uyumu  AB’deki GSYİH, nüfus büyüklüğü ya da yoğunluğu gibi istatistiki kriterlere göre belirlenen bölgeler Türkiye’de coğrafi kriterlere göre belirlenmiştir. Böyle olmasına rağmen bölgesel gelişmişlik farkları önemli boyutlardadır.  AB Komisyonunun raporlarında Türkiye için “düşük GSMHsı ve büyük nüfusuyla tüm aday ülkeler içinde en ciddi bölgesel sorunları yaşamakta olan ülke” ifadesi vardır.  Türkiye’de AB bölgesel politikasına uyum sürecinde ilk olarak Eylül 2002 yılında kabul edilen yasayla üç düzey halinde NUTS bölgeleri tanımlanmıştır.

32  dönemini kapsayan ve ekonomik ve sosyal uyum alanında mali yardımla desteklenecek orta vadeli temel öncelik alanlarını belirlemek üzere Ön Ulusal Kalkınma Planı (ÖUKP) Aralık 2003’de onaylanmıştır.  Doğu Anadolu Kalkınma Programı;  GAP Bölgesel Kalkınma Programı;  T82: Çankırı, Kastamonu, Sinop,  TR83: Amasya, Çorum, Samsun, Tokat,  TRA1: Bayburt, Erzincan, Erzurum,  TRA2: Ağrı, Ardahan, Iğdır, Kars,  TR72: Kayseri, Sivas, Yozgat,  TR52: Konya, Karaman,  TRB1: Bingöl, Elazığ, Malatya, Tunceli Düzey 2 Bölgeleri Kalkınma Programları,  Türkiye-Bulgaristan Sınır Ötesi İşbirliği Programı uygulamalarına başlanmıştır Türkiye’nin bölgesel politikalarının AB’ye uyumu

33  AB destekli bölgesel kalkınma programlarının yürütülmesi esnasında programların uygulandığı 4 NUTS II bölgesinde servis birimleri kurulmuştur.  Bu birimler il ve belediye yönetimlerinin bölgesel kalkınma programlarının uygulanmasında katılımını sağlayan birimlerdir.  Ön Ulusal Kalkınma Planını takiben değerlendirme ve izleme için DPT bünyesinde yeni bölümler oluşturulmuştur.  Bölgesel gelişmeyi hızlandırmak, yereldeki işbirliğini artırmak ve kaynakların etkin kullanımı için Düzey 2 bölgelerinde Kalkınma Ajansları kurulmasına yönelik “Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında Kanun” Şubat 2006 yılında yürürlüğe girmiştir.  Temmuz 2006 yılında ise Türkiye'de yatırım yapılmasını özendirmeye yönelik yatırım destek ve tanıtım stratejilerinin belirlenmesi ve uygulanmasından sorumlu olarak Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansının görev, yetki ve teşkilâtını düzenleyen “Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Kurulması Hakkında Kanun” çıkarılmıştır Türkiye’nin bölgesel politikalarının AB’ye uyumu


"AB BÖLGESEL POLİTİKASI. AB Bölgesel Politikası Niçin Oluşturulmuştur? Avrupa Birliği (AB) dünyanın en zengin ekonomik bölgelerinden biridir. İç pazarının." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları