Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

EPİLEPSİ EPİLEPSİ HAZIRLAYAN: HAZIRLAYAN: DYT. S.SEÇİL KURAL DYT. S.SEÇİL KURAL Sağlık Slayt Arşivi:

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "EPİLEPSİ EPİLEPSİ HAZIRLAYAN: HAZIRLAYAN: DYT. S.SEÇİL KURAL DYT. S.SEÇİL KURAL Sağlık Slayt Arşivi:"— Sunum transkripti:

1 EPİLEPSİ EPİLEPSİ HAZIRLAYAN: HAZIRLAYAN: DYT. S.SEÇİL KURAL DYT. S.SEÇİL KURAL Sağlık Slayt Arşivi:

2 EPİLEPSİDE DİYET TEDAVİSİ EPİLEPSİDE DİYET TEDAVİSİ Epilepsinin Tanımı Epilepsinin Tanımı Tarihçesi Tarihçesi Epidemiyolojisi Epidemiyolojisi Epilepsinin Sınıflandırılması Epilepsinin Sınıflandırılması

3 Epileptik Nöbetlerin Sınıflandırılması Epileptik Nöbetlerin Sınıflandırılması Epilepside Tanı Yöntemleri Epilepside Tanı Yöntemleri Epilepsinin Tedavisi Epilepsinin Tedavisi Gebelikte Epilepsi Gebelikte Epilepsi KETOJENİK DİYET TEDAVİSİ KETOJENİK DİYET TEDAVİSİ

4 EPİLEPSİ EPİLEPSİ Beyindeki hücrelerin kontrol edilemeyen, ani, aşırı ve anormal deşarjlarına bağlı olarak ortaya çıkan bir durumdur. Beyindeki hücrelerin kontrol edilemeyen, ani, aşırı ve anormal deşarjlarına bağlı olarak ortaya çıkan bir durumdur. Jackson JH. Lectures of the diagnosis of epilepsy in:Taylor J,ed. Selected writings of John H. Jackson,vol 1. New York:Basic Boks,1951:

5 Bir nöbetin herhangi bir uyaran olmaksızın ortaya çıkması ve en azından iki kez tekrarlaması ya da tekrarlama eğiliminde olması haline ise epilepsi hastalığı denir.Çırpınma, kasılma ile görülen nöbetler “konvülsiyon”, bu tür belirti vermeyenlere ise “nöbet” denmektedir. Bir nöbetin herhangi bir uyaran olmaksızın ortaya çıkması ve en azından iki kez tekrarlaması ya da tekrarlama eğiliminde olması haline ise epilepsi hastalığı denir.Çırpınma, kasılma ile görülen nöbetler “konvülsiyon”, bu tür belirti vermeyenlere ise “nöbet” denmektedir. ILAE. Proposal for revised clinical and electroencephalographic classification of epileptic seizures. Epilepsia1981;22:

6 TARİHÇESİ TARİHÇESİ 1920 Psikiyatri Uzmanı Hans Berger ( ) tarafından EEG keşfedilmiştir Psikiyatri Uzmanı Hans Berger ( ) tarafından EEG keşfedilmiştir insan kısırlaştırılmıştır. Bakım evlerinde yaşayan özürlü insanların % 20’si (70.000’den fazla) yok edilmiştir insan kısırlaştırılmıştır. Bakım evlerinde yaşayan özürlü insanların % 20’si (70.000’den fazla) yok edilmiştir insan öldürülmüştür. Bunlardan 113’ü gaz odalarında öldürülmüştür insan öldürülmüştür. Bunlardan 113’ü gaz odalarında öldürülmüştür. 19.yy sonlarında J.H.Jackson, epilepsinin modern tanımını “sinir dokusunun arasıra, aşırı, düzensiz deşarjı” olarak yapmıştır. 19.yy sonlarında J.H.Jackson, epilepsinin modern tanımını “sinir dokusunun arasıra, aşırı, düzensiz deşarjı” olarak yapmıştır. Modern çağlarda ilaçlar kullanılmaya başlanmış. Modern çağlarda ilaçlar kullanılmaya başlanmış. Jackson JH. Lectures of the diagnosis of epilepsy in:Taylor J,ed. Selected writings of John H. Jackson,vol 1. New York:Basic Boks,1951:

7 EPİDEMİYOLOJİSİ EPİDEMİYOLOJİSİ Gelişmiş ülkelerdeki insidansı 40-70/ Gelişmiş ülkelerdeki insidansı 40-70/ Gelişmekte olan ülkelerde / oranındadır. Gelişmekte olan ülkelerde / oranındadır. Hayatın ilk yılı içinde ve 65 yaşından sonra iki kez pik yapar. Hayatın ilk yılı içinde ve 65 yaşından sonra iki kez pik yapar. Bütün nöbetlerin yaklaşık %75’i 20 yaş altında görülür. En yüksek insidans ise 10 yaş altındadır. Bütün nöbetlerin yaklaşık %75’i 20 yaş altında görülür. En yüksek insidans ise 10 yaş altındadır. Epilepsinin prevalansı yaklaşık %1’dir. Epilepsinin prevalansı yaklaşık %1’dir. Epilepsiye kadınlarda daha sık rastlanır Epilepsiye kadınlarda daha sık rastlanır Ailesinde epileptik üyeler bulunan kişilerde epilepsi gelişme olasılığı daha yüksektir. Ailesinde epileptik üyeler bulunan kişilerde epilepsi gelişme olasılığı daha yüksektir. Alan Guberman, J. Bruni. Essentials of Clinical Epilepsy. Epidemiology. Second edition-USA p:3

8 ILAE. Proposal for revised clinical and electroencephalographic classification of epileptic seizures. Epilepsia1981;22: Semptomatik MSS hastalığına bağlı olarak ortaya çıkar.MSS hastalığına bağlı olarak ortaya çıkar. Kriptojenik Sebebin belli olmadığı ancak semptomatik epilepsi grubuna giren epilepsilerdir.Sebebin belli olmadığı ancak semptomatik epilepsi grubuna giren epilepsilerdir. İdiyopatik Genetik taşınan epilepsilerdir.Genetik taşınan epilepsilerdir.

9 1981 ILAE EPİLEPTİK NÖBETLERİN SINIFLANDIRILMASI Basit ParsiyelBasit Parsiyel Komplex ParsiyelKomplex Parsiyel Jeneralize Tonik Klonik Hale Gelen NöbetlerJeneralize Tonik Klonik Hale Gelen Nöbetler FOKAL NÖBETLER (Parsiyel) Absans NöbetlerAbsans Nöbetler Myoklonik NöbetlerMyoklonik Nöbetler Klonik nöbetlerKlonik nöbetler Tonik NöbetlerTonik Nöbetler Tonik-Klonik NöbetlerTonik-Klonik Nöbetler Atonik NöbetlerAtonik Nöbetler JENERALİZE NÖBETLER

10 FOKAL NÖBETLER(PARSİYEL): Beynin sınırlı bir bölgesindeki nöronların aktivasyonudur. FOKAL NÖBETLER(PARSİYEL): Beynin sınırlı bir bölgesindeki nöronların aktivasyonudur. A)BASİT PARSİYEL NÖBETLER A)BASİT PARSİYEL NÖBETLER Motor Nöbetler: Kortekste motor alanın etkilenen bölgesine bağlı olarak bir veya birden fazla vücut bölgesinde (kol,bacak,yüz) sıklıkla klonik tarzda motor belirtiler izlenebilir. Motor Nöbetler: Kortekste motor alanın etkilenen bölgesine bağlı olarak bir veya birden fazla vücut bölgesinde (kol,bacak,yüz) sıklıkla klonik tarzda motor belirtiler izlenebilir. Bu nöbetlerden sonra nöbetin izlendiği beden yarısında dakikalar veya saatler süren geçici felçler izlenebilir. Bu nöbetlerden sonra nöbetin izlendiği beden yarısında dakikalar veya saatler süren geçici felçler izlenebilir. ILAE. Proposal for revised clinical and electroencephalographic classification of epileptic seizures. Epilepsia1981;22:

11 Duyu ile ilgili nöbetler: Korteksin duyu ile ilgili bölgelerinden kaynaklanan nöbetlerdir ve beden yarısında uyuşukluk, iğnelenme, karıncalanma şeklinde hissedilirler. Duyu ile ilgili nöbetler: Korteksin duyu ile ilgili bölgelerinden kaynaklanan nöbetlerdir ve beden yarısında uyuşukluk, iğnelenme, karıncalanma şeklinde hissedilirler. Gözle ilgili halüsinasyonlar, kulakta müzik duyar gibi sesler, burunda kötü koku,metalik,kötü,acı tat hissedilir. Gözle ilgili halüsinasyonlar, kulakta müzik duyar gibi sesler, burunda kötü koku,metalik,kötü,acı tat hissedilir. ILAE. Proposal for revised clinical and electroencephalographic classification of epileptic seizures. Epilepsia1981;22:

12 Otonom Nöbetler: Kusma, renk solması, kızarma, terleme gibi belirtiler izlenebilir. Otonom Nöbetler: Kusma, renk solması, kızarma, terleme gibi belirtiler izlenebilir. Psişik Belirtiler: Hasta daha önce hiç görmediği, yaşamadığı bir tecrübeyi yaşamış gibi (dejavu) ya da daha önce tanıdığı, bildiği bir yaşantıyı ilk defa yaşıyormuş gibi hisseder (jamaisvu). Psişik Belirtiler: Hasta daha önce hiç görmediği, yaşamadığı bir tecrübeyi yaşamış gibi (dejavu) ya da daha önce tanıdığı, bildiği bir yaşantıyı ilk defa yaşıyormuş gibi hisseder (jamaisvu). ILAE. Proposal for revised clinical and electroencephalographic classification of epileptic seiures. Epilepsia1981;22:

13 B)KOMPLEKS PARSİYEL NÖBETLER B)KOMPLEKS PARSİYEL NÖBETLER Bu nöbetlerde şuur etkilenmiştir. Bu nöbetlerde şuur etkilenmiştir. Şuurun etkilenmesi ile kastedilen sadece şuurun uyanıklık hali değildir. Şuurun etkilenmesi ile kastedilen sadece şuurun uyanıklık hali değildir. Kimi zaman uyanıklık korunduğu halde hasta tümüyle etraftan kopmuş ve habersiz bir hale de gelebilir. Kimi zaman uyanıklık korunduğu halde hasta tümüyle etraftan kopmuş ve habersiz bir hale de gelebilir. ILAE. Proposal for revised clinical and electroencephalographic classification of epileptic seizures. Epilepsia1981;22:

14 C)JENERALİZE TONİK-KLONİK OLAN NÖBETLER C)JENERALİZE TONİK-KLONİK OLAN NÖBETLER Şuur etkilenmeden önce, hasta nöbetin geleceğini öncü bir belirti ile hisseder. Bu belirtilere “aura” denir. Şuur etkilenmeden önce, hasta nöbetin geleceğini öncü bir belirti ile hisseder. Bu belirtilere “aura” denir. Bu özellik nöbetin parsiyel kökenli olduğunun anlaşılmasında yardımcıdır. Bu özellik nöbetin parsiyel kökenli olduğunun anlaşılmasında yardımcıdır. ILAE. Proposal for revised clinical and electroencephalographic classification of epileptic seizures. Epilepsia1981;22:

15 JENERALİZE NÖBETLER JENERALİZE NÖBETLER A)ABSANS NÖBETLER: Aniden başlayıp, aniden sonlanan bu nöbetlerde, hasta devam etmekte olan aktivitelerini keser ve anlamsız bakışlarla birkaç saniyeden yarım dakikaya kadar hareketsiz kaldıktan sonra hiçbir belirti olmaksızın bıraktığı yerden aktivitesine devam eder. Aniden başlayıp, aniden sonlanan bu nöbetlerde, hasta devam etmekte olan aktivitelerini keser ve anlamsız bakışlarla birkaç saniyeden yarım dakikaya kadar hareketsiz kaldıktan sonra hiçbir belirti olmaksızın bıraktığı yerden aktivitesine devam eder. Nöbet sırasında hasta konuşulanlara cevap vermez. Nöbet sırasında hasta konuşulanlara cevap vermez. Gözlerde yukarı kayma, başın öne düşmesi şeklinde belirtiler izlenebilir. Gözlerde yukarı kayma, başın öne düşmesi şeklinde belirtiler izlenebilir. ILAE. Proposal for revised clinical and electroencephalographic classification of epileptic seizures. Epilepsia1981;22:

16 B)MYOKLONİK NÖBETLER: B)MYOKLONİK NÖBETLER: Bu nöbetler ani, kısa süreli,şok benzeri kas kontraksiyonlarıdır. Bu nöbetler ani, kısa süreli,şok benzeri kas kontraksiyonlarıdır. Kollarda olduğunda hastanın elindeki eşyayı fırlatmasına, bacaklarda olduğunda ise yere düşmesine neden olabilir. Kollarda olduğunda hastanın elindeki eşyayı fırlatmasına, bacaklarda olduğunda ise yere düşmesine neden olabilir. Sıklıkla uyanma sırasında ya da yatağa yatma saatlerinde ortaya çıkarlar. Arka arkaya tekrarlama eğilimindedirler. Sıklıkla uyanma sırasında ya da yatağa yatma saatlerinde ortaya çıkarlar. Arka arkaya tekrarlama eğilimindedirler. ILAE. Proposal for revised clinical and electroencephalographic classification of epileptic seiures. Epilepsia1981;22:

17 C)KLONİK NÖBETLER: Postiktal faz kısa süreli olur. D)TONİK NÖBETLER: Postiktal faz ya olmaz ya da kısa süreli olur. Postiktal faz: Nöbet bitiminden sonraki zaman dilimi

18 E)TONİK-KLONİK NÖBETLER: En sık karşılaşılan nöbetlerdir. “Grand mal” olarak tanımlanırlar. Bu nöbetler öncesinde aura olmaz. Ani tonik bir kas kontraksiyonu ile başlayan nöbetler sırasında solunum kaslarının kasılmasıyla birlikte başlangıçta epileptik bir çığlık duyulabilir. E)TONİK-KLONİK NÖBETLER: En sık karşılaşılan nöbetlerdir. “Grand mal” olarak tanımlanırlar. Bu nöbetler öncesinde aura olmaz. Ani tonik bir kas kontraksiyonu ile başlayan nöbetler sırasında solunum kaslarının kasılmasıyla birlikte başlangıçta epileptik bir çığlık duyulabilir. Tonik fazda düşme,yaralanma,kaskatı kesilme,solunumun durması,dilin ısırılması Tonik fazda düşme,yaralanma,kaskatı kesilme,solunumun durması,dilin ısırılması Klonik faz Ekstremitelerde istemsiz atmalar,solunumun başlaması,salya gelmesi,koma hali,şuur açılması,yorgunluk,halsizlik,kas ağrısı ve baş ağrısı Klonik faz Ekstremitelerde istemsiz atmalar,solunumun başlaması,salya gelmesi,koma hali,şuur açılması,yorgunluk,halsizlik,kas ağrısı ve baş ağrısı ILAE. Proposal for revised clinical and electroencephalographic classification of epileptic seiures. Epilepsia1981;22:

19 F)ATONİK NÖBETLER: Ani yere düşmelere neden olan nöbetlerdir. Bu nöbetler çok kısa sürelidir. Nöbet sırasında şuur etkilenmeyebilir. F)ATONİK NÖBETLER: Ani yere düşmelere neden olan nöbetlerdir. Bu nöbetler çok kısa sürelidir. Nöbet sırasında şuur etkilenmeyebilir. ILAE. Proposal for revised clinical and electroencephalographic classification of epileptic seiures. Epilepsia1981;22:

20 EPİLEPSİDE TANI YÖNTEMLERİ EPİLEPSİDE TANI YÖNTEMLERİ ELEKTRO ENSEFALOGRAFİ ELEKTRO ENSEFALOGRAFİ (EEG) (EEG)

21 Beynin değişik bölgelerinde zaman zaman ortaya çıkan patolojik özellikteki biyoelektrik aktivitelerde EEG epilepside vazgeçilmez bir araştırma yöntemidir. EEG bulguları tedaviye başlama, tedaviyi izleme ve sonlandırmada dikkate alınır. Beynin değişik bölgelerinde zaman zaman ortaya çıkan patolojik özellikteki biyoelektrik aktivitelerde EEG epilepside vazgeçilmez bir araştırma yöntemidir. EEG bulguları tedaviye başlama, tedaviyi izleme ve sonlandırmada dikkate alınır. EEG’de epilepsi hastalarının yaklaşık %50’sinde, tekrarlanan tetkiklerde %80-85’inde, uyku aktivasyonu uygulamasında ise %90- 95’inde epilepsiye özgü patolojik aktiviteler saptanabilmektedir. EEG’de epilepsi hastalarının yaklaşık %50’sinde, tekrarlanan tetkiklerde %80-85’inde, uyku aktivasyonu uygulamasında ise %90- 95’inde epilepsiye özgü patolojik aktiviteler saptanabilmektedir. Epilepsilerde Tanı ve Tedavi Sempozyumu 9 Ekim 1998, istanbul, s

22 Bilgisayarlı Beyin Tomografisi(BT) Bilgisayarlı Beyin Tomografisi(BT) Eski önemini kaybetmiştir. Çünkü sınırlı küçük lezyonları göstermede yetersiz kalmaktadır. Eski önemini kaybetmiştir. Çünkü sınırlı küçük lezyonları göstermede yetersiz kalmaktadır. Manyetik Rezonans(MRI) Manyetik Rezonans(MRI) Küçük boyutlardaki vasküler patolojileri göstermek kolaylıkla mümkün olmaktadır. Küçük boyutlardaki vasküler patolojileri göstermek kolaylıkla mümkün olmaktadır. Epilepsilerde Tanı ve Tedavi Sempozyumu 9 Ekim 1998, istanbul, s

23 Epilepsi Tedavisi Farmakolojik Cerrahi Psikolojik DİYET DİYET

24 ANTİEPİLEPTİK İLAÇ(AEİ) TEDAVİSİ ANTİEPİLEPTİK İLAÇ(AEİ) TEDAVİSİ Ne zaman? Ne zaman? Tek nöbet! Tek nöbet! Monoterapi,Politerapi Monoterapi,Politerapi Hangi ilaç? Hangi ilaç? Hangi form? Hangi form? Hangi doz? Hangi doz? Yaş Yaş

25 Uyum Uyum Dirençli hastalar Dirençli hastalar Yaşam modalitesi Yaşam modalitesi EEG EEG İlaç ölçümleri İlaç ölçümleri Tedavinin sonu Tedavinin sonu Perucca E. Principles of Drug Treatment. In Shorvon S. Dreifuss F.Fish D. Thomas D. eds. TheTreatment of Epilepsy.London l Blackwell Science, 1996:

26 İLAÇLARERİŞKİN DOZU (mg/gün) ÇOCUK DOZU (mg/gün) YAN ETKİLERİ KARMAPAZEPİN KC toksisitesi,Kİ baskılanması (aplastik anemi),letarji VALPROAT Hepatik nekroz,pankreatit, lökopeni,letarji FENİTOİN Megaloblastik anemi,osteomalasi,letarji PRİMİDON Şiddetli megaloblastik anemi,letrji GABAPENTİN Dispepsi, lökopeni, hipertansiyon FENOBARBİTAL Megaloblastik anemi,osteomalazi,letarji

27 Çalışma Çalışma 5 çocuk Diyet+ilaç (Dİ) tedavisi 18 çocuk ilaç tedavisi (AEİ) 15 kontrol grubu Osteomalasi Osteomalasi Dİ’de 25(OH) D vit. Ve Ca Serum alkalen fosfataz ve PTH Serum alkalen fosfataz ve PTH Kemik mineral yoğunluğu Kemik mineral yoğunluğu AEİ’da 25(OH) D vit

28 Sonuç olarak; Sonuç olarak; Diyet+İlaç tedavisi alan hastalara ek D vit.(5000 IU/gün) verilerek kemik mineral yoğunluğu 12 aylık bir periyotta arttığı gözlenmiştir. Diyet+İlaç tedavisi alan hastalara ek D vit.(5000 IU/gün) verilerek kemik mineral yoğunluğu 12 aylık bir periyotta arttığı gözlenmiştir. Hahn TJ, Halstead LR, DeVivo DC. Calcif Tissue Int Aug 24;28(1):17-22

29 - ÇALIŞMA 2 – - ÇALIŞMA 2 –Valproat Karbamazepin serum serbest Difenilhidantoin karnitin VPA olan politerapi düzeyleri VPA olm. Politerapi daha düşük 16 çocuk kont.grubu Journal of Child Neurology, Vol. 19, No. 1, (2004)

30 CERRAHİ TEDAVİ CERRAHİ TEDAVİ Jackson tarafından geliştirilen, görünür lezyonları opere etmesiyle başlamış. Hastaların %5-10 kadarı ilaç tedavisine dirençli olmaktadır. Bu grubun yaklaşık 1/3’ünün cerrahi ile düzeltilebileceği gösterilmiştir. Jackson tarafından geliştirilen, görünür lezyonları opere etmesiyle başlamış. Hastaların %5-10 kadarı ilaç tedavisine dirençli olmaktadır. Bu grubun yaklaşık 1/3’ünün cerrahi ile düzeltilebileceği gösterilmiştir. Engel J Jr. Update on surgical treatment of the epilepsies. Neurology 1993; 43:

31 GEBELİK VE EPİLEPSİ GEBELİK VE EPİLEPSİ İstanbul’da yapılan bir çalışmada ortalama epilepsi süresi 12 yıl olan 44 gebe kadının bebeklerinin İstanbul’da yapılan bir çalışmada ortalama epilepsi süresi 12 yıl olan 44 gebe kadının bebeklerinin ort.doğum haftası 39 ort.doğum kilosu 3300gr

32 44 gebenin 24’ünün atak geçirdiği gözlenmiştir. 44 gebenin 24’ünün atak geçirdiği gözlenmiştir. Gebe kalmadan 6 ay içerisinde veya gebe kaldığını anlayınca kullandığı AEİ kesen 11 gebenin 9’unun atak geçirdiği belirlenmiştir. Gebe kalmadan 6 ay içerisinde veya gebe kaldığını anlayınca kullandığı AEİ kesen 11 gebenin 9’unun atak geçirdiği belirlenmiştir. Karceski S,Morrell M,Carpenter D.The expert consensus guidelines series:treatment of epilepsy. Epilepsy Behav.2001;2:1-50

33

34 Ketojenik diyet (KD) 1911 yılında Fransız Doktorlar Guelpa ve Marie’nin kullanımıyla medikal literatüre girmiştir. Ketojenik diyet (KD) 1911 yılında Fransız Doktorlar Guelpa ve Marie’nin kullanımıyla medikal literatüre girmiştir yılında Dr. Rewie epilepsi tedavisinde açlığın en başarılı yöntem olduğunu rapor etmiştir yılında Dr. Rewie epilepsi tedavisinde açlığın en başarılı yöntem olduğunu rapor etmiştir.

35 1924 yılında KD açlığın biyokimyasal etkilerini taklit etmek için planlanmıştır yılında KD açlığın biyokimyasal etkilerini taklit etmek için planlanmıştır. İlk olarak Mayo Klinik de 1g/kg/gün protein, 10-15g/gün CHO ve kalan enerjinin yağlardan karşılanmasını sağlayacak şekilde planlanmıştır. İlk olarak Mayo Klinik de 1g/kg/gün protein, 10-15g/gün CHO ve kalan enerjinin yağlardan karşılanmasını sağlayacak şekilde planlanmıştır.

36 1927’de hala kullanılmakta olan diyetin protokolünü Harward Üniversitesi planlanmıştır. 1927’de hala kullanılmakta olan diyetin protokolünü Harward Üniversitesi planlanmıştır. Diyet 1930’lara kadar yaygın olarak kullanılmıştır. Diyet 1930’lara kadar yaygın olarak kullanılmıştır. Fakat 1938’de difenilhidantoinin kullanılmaya başlanmasıyla diyet popülaritesini kaybetmiştir. Fakat 1938’de difenilhidantoinin kullanılmaya başlanmasıyla diyet popülaritesini kaybetmiştir.

37 1971’de Huttenlocher et al. Orta zincirli trigliserit (MCT) diyetini planlamıştır. 1971’de Huttenlocher et al. Orta zincirli trigliserit (MCT) diyetini planlamıştır yılında İngiltere de yayınlanan “First do no harm” filmi diyetin popülaritesini artırmıştır yılında İngiltere de yayınlanan “First do no harm” filmi diyetin popülaritesini artırmıştır. Elizabeth A. Thiele, MD Epilepsia Volume 42 Issue 3 Page , March 2001

38 KD’NİN EPİLEPSİDEKİ ROLÜ?

39 Epilepside KD uygulanmasının amacı epileptik nöbetleri kontrol altına almaktır. Epilepside KD uygulanmasının amacı epileptik nöbetleri kontrol altına almaktır. Epilepsi hastası her 5 çocuktan 1’inin nöbetleri ilaca dirençlidir. Epilepsi hastası her 5 çocuktan 1’inin nöbetleri ilaca dirençlidir.

40 KD, birçok çocuğa hiç nöbet geçirmeme ve ilaç kullanmama fırsatını sunmaktadır. KD, birçok çocuğa hiç nöbet geçirmeme ve ilaç kullanmama fırsatını sunmaktadır. KD,bu çocuklarda iyi nöbet kontrolü sağlamaktadır. KD,bu çocuklarda iyi nöbet kontrolü sağlamaktadır. Freeman J.M,Kelly T, Freeman B. The Epilepsy Diet Treatment 1996, P 5,6

41 KETOJENİK DİYETTE NÖBET KONTROLÜNÜ SAĞLAYAN NEDİR?

42 KD’nin antikonvülsant etkileri, açlığın etkileriyle benzerdir. KD’nin antikonvülsant etkileri, açlığın etkileriyle benzerdir. Bunu sağlayanın keton cisimcikleri olduğu düşünülmektedir. Bunu sağlayanın keton cisimcikleri olduğu düşünülmektedir. Hayvan çalışmaları bu hipotezi desteklemektedir. Hayvan çalışmaları bu hipotezi desteklemektedir.

43 KD nöropeptit Y sekresyonunu uyarmaktadır. KD nöropeptit Y sekresyonunu uyarmaktadır. Bu etki KD’nin açlıktan sonra nöbet kontrolünü sağlamasını açıklayabilir. Bu etki KD’nin açlıktan sonra nöbet kontrolünü sağlamasını açıklayabilir. Mainardi P, Albono C. Med Hypotheses 2008 ;70(3):536-9.

44 DİYET KİMLER İÇİN UYGUNDUR?

45 KD, genellikle nöbet kontrolü 2-3 ilaçla sağlanamayan hastalarda son çare tedavi yöntemi olarak düşünülmektedir. KD, genellikle nöbet kontrolü 2-3 ilaçla sağlanamayan hastalarda son çare tedavi yöntemi olarak düşünülmektedir.

46 Fakat KD, bu ilaca dirençli epilepsisi olan çocuklarda nöbetleri kontrol altına alınca, son çare olmaktan çok erken dönem tedavi yöntemi olarak kullanılmaya başlanmıştır. Fakat KD, bu ilaca dirençli epilepsisi olan çocuklarda nöbetleri kontrol altına alınca, son çare olmaktan çok erken dönem tedavi yöntemi olarak kullanılmaya başlanmıştır.

47 Eğer nöbet kontrolünde 2. ilaç tedavisi de başarısız olmuşsa, KD hemen düşünülebilir. Eğer nöbet kontrolünde 2. ilaç tedavisi de başarısız olmuşsa, KD hemen düşünülebilir. Freeman J.,Kelly T.,Freeman B.,The Epilepsy Diet Treatment 1996, P 9

48 KD NE KADAR SÜREYLE UYGULANMALIDIR?

49 KD uygulamasında hastada iyi nöbet kontrolü sağlandıysa ve hastada ciddi yan etkiler görülmediyse diyet 2-3 yıl takip edilerek sürdürülür. KD uygulamasında hastada iyi nöbet kontrolü sağlandıysa ve hastada ciddi yan etkiler görülmediyse diyet 2-3 yıl takip edilerek sürdürülür. Freeman J.,Kelly T.,Freeman B.,The Epilepsy Diet Treatment 1996 P 124

50 Çocuklarda genellikle, 2 yıl süreyle diyet uygulamasına yağ/CHO+protein oranı 4:1 olarak devam edilir. Çocuklarda genellikle, 2 yıl süreyle diyet uygulamasına yağ/CHO+protein oranı 4:1 olarak devam edilir. Eğer hastada 1 yıl içerisinde ilaç tedavisi uygulanmadan tamamen nöbet kontrolü sağlanmışsa, diyete 6 ay süreyle 3:1 oranı ile devam edilir. Eğer hastada 1 yıl içerisinde ilaç tedavisi uygulanmadan tamamen nöbet kontrolü sağlanmışsa, diyete 6 ay süreyle 3:1 oranı ile devam edilir. John M.Freeman,M.D.,Millicent T.Kelly,R.D.,L.D.The Epilepsy Diet Treatment p 83

51 Eğer hasta hala nöbet geçirmemişse 6 ay süreyle diyette 2:1 oranı ile devam edilir. Eğer hasta hala nöbet geçirmemişse 6 ay süreyle diyette 2:1 oranı ile devam edilir. Daha sonra normal diyete geçilir. Daha sonra normal diyete geçilir. John M.Freeman,M.D.,Millicent T.Kelly,R.D.,L.D.The Epilepsy Diet Treatment p 83

52 KD’NİN KULLANIM ALANLARI: Epilepsi Epilepsi Pirüvat dehidrogenaz eksikliği Pirüvat dehidrogenaz eksikliği Glikoz taşıyıcı protein (GLUT) eksikliği Glikoz taşıyıcı protein (GLUT) eksikliği Dravet Sendromu Dravet Sendromu Hartmal AL,Vining EPG EPİLEPSİA,Vol 48 no 1,2007 November 2005, Vol. 5, No. 6, Pages

53 KETOJENİK DİYET NEDİR?

54 KETOJENİKDİYET CHO%4 YAĞ%90PROTEİN%6

55 KETOJENİK DİYET KLASİK KD MCT DİYETİ MODİFİYE MCT DİYETİ

56 KLASİK K.D. MCT MODİFİYE MCT 4:1 CHO:%4 Pro:%6 Yağ:%90 3:1 CHO:%7 Pro:%8 Yağ:%85 3:1 CHO:%19 Pro:%10 MCT:%60 LCT:%11

57 MERKEZLER HASTALAR MERKEZLER HASTALAR Gwymeth Magrath,Anita Magonald & William Whitehause. Elsevier Article Locator, Volume 9, Issue 2, Pages

58 HASTANE EV HASTANE EV Gwymeth Magrath,Anita Magonald & William Whitehause, Elsevier Article Locator, Volume 9, Issue 2, Pages

59 KULLANILAN DİYETİN TİPİ KULLANILAN DİYETİN TİPİ HASTALARIN YAŞI (YIL) Gwymeth Magrath,Anita Magonald & William Whitehause. Elsevier Article Locator, Volume 9, Issue 2, Pages

60 CHOMEYVESEBZE Freeman J.,Kelly T.,Freeman B.,The Epilepsy Diet Treatment 1996,P 35

61 PROTEİN KIRMIZI ET BALIK,TAVUK ETİ PEYNİRYUMURTA Freeman J.,Kelly T.,Freeman B.,The Epilepsy Diet Treatment 1996, P 35

62 YAĞTEREYAĞI,MAYONEZ, SIVI YAĞ, MARGARİN Freeman J.,Kelly T.,Freeman B.,The Epilepsy Diet Treatment 1996,P 35

63 Diyetin Planlanması KETOJENİK BESİNLER KETOJENİK BESİNLER –Yağlar ANTİKETOJENİK BESİNLER ANTİKETOJENİK BESİNLER –Karbonhidratlar –Proteinler (yarı ketojeniktir) Prof. Dr. Gülden Köksal, Uzm. Dyt. Hülya Gökmen Çocuk Hastalıklarında Beslenme Tedavisi,SAYFA 776

64 Ketojenik / Antiketojenik 1.5:1 olması ketozis oluşturur. Ketojenik / Antiketojenik 1.5:1 olması ketozis oluşturur. Fakat ketozisin nöbet kontrolünde etkili olabilmesi için bu oranın en az 3:1 olması gerekir. Fakat ketozisin nöbet kontrolünde etkili olabilmesi için bu oranın en az 3:1 olması gerekir. Freeman J.,Kelly T.,Freeman B.,The Epilepsy Diet Treatment 1996,P 26

65 Diyete 4:1 ketojenik oranı kullanılarak başlanır. Diyete 4:1 ketojenik oranı kullanılarak başlanır. Çok küçük (15 aydan küçük) veya çok şişman çocuklarda başlangıç oranı olarak 3:1 veya 3.5:1 ketojenik oranı kullanılır. Çok küçük (15 aydan küçük) veya çok şişman çocuklarda başlangıç oranı olarak 3:1 veya 3.5:1 ketojenik oranı kullanılır. Freeman J.,Kelly T.,Freeman B.,The Epilepsy Diet Treatment 1996,P 26

66 Yaş:14 ay Boy:86.5cm Kilo:12kg kal:75kal/kg pro:1g/kg K.O:4:1 Enerji:900kal/gün 4:1=40 kal diyet ünitesi başına 900/40=22.5gYağ:22.5x4=90gPro+CHO:22.5x1=22.5gPro:12x1=12gCHO: =10.5g Freeman J.,Kelly T.,Freeman B.,The Epilepsy Diet Treatment 1996,P 144

67 Ketojenik Diyet örneği (4:1) 900 kal (12 g pro., 90 g yağ, 10.5 g CHO) Ketojenik Diyet örneği (4:1) 900 kal (12 g pro., 90 g yağ, 10.5 g CHO) Besinler miktar pro (g) yağ (g) CHO(g) Sabah Yumurta 25g Tereyağ 15g Meyve 30g Krema 30g Öğle Et/balık 20g Mayonez 20g Meyve 20g Salata 20g Tereyağ 15g Akşam Tavuk 16g Mayonez 20g salata 20g salata 20g Tereyağ 20g Meyve 20g günlük toplam: günlük toplam:

68 Yaş:13 ay boy:76cm kilo:11.4 İDA:9.8 kg kal:80kal/kg pro:1.5g/kg K.O=3:1=31 diyet ünitesi başına Enerji:784kal784/31=25.3gYağ:25.3x3=75.9gCHO+pro:25.3x1=25.3gPro:1.5x9.8=14.7gCHO: =10.6g Freeman J.,Kelly T.,Freeman B.,The Epilepsy Diet Treatment 1996,P 154

69 Ketojenik Diyet örneği (3:1) 784 kal. Ketojenik Diyet örneği (3:1) 784 kal. (75.9g yağ, 14.7g pro. 10.6g CHO) (75.9g yağ, 14.7g pro. 10.6g CHO) pro. Yağ CHO pro. Yağ CHO RCF concentrate 368cc Microlipid 99cc Polycose powder 11g Sterile water 317cc total 784 cc total 784 cc

70 KD UYGULAMALARI GÜN 0 Çocuk hiç CHO tüketmez. Çocuk hiç CHO tüketmez. GÜN 1 Çocuk hastaneye yatırılır. Çocuk hastaneye yatırılır. Açlık başlar. Açlık başlar cc/kg sıvı verilir cc/kg sıvı verilir.

71 GÜN 2 Çocuğun idrardaki keton seviyesi artmaya başlar. Çocuğun idrardaki keton seviyesi artmaya başlar. GÜN 3 Çocukta ketozis oluşur. Çocukta ketozis oluşur. 1 öğün yemek yer. 1 öğün yemek yer.

72 GÜN 4 Çocuk 2 öğün yemek yer. Çocuk 2 öğün yemek yer. GÜN 5 Çocuk verilen diyete başlar. Çocuk verilen diyete başlar. Ve bir problem yoksa çocuk taburcu edilir. Ve bir problem yoksa çocuk taburcu edilir. Freeman J.,Kelly T.,Freeman B.,The Epilepsy Diet Treatment 1996,P 73

73 DİYETE UYUMLA İLGİLİ SORUNLAR DİYETE UYUMLA İLGİLİ SORUNLAR Düşük kan şekeri Düşük kan şekeri İlaç toksisitesi İlaç toksisitesi Nöbetler Nöbetler Yemeği red etme Yemeği red etme Freeman J.,Kelly T.,Freeman B.,The Epilepsy Diet Treatment 1996,P 74

74 KD UYGULAMALARINDA HER GÜN MUTLAKA Şekersiz, laktozsuz multivitamin(Fe) Şekersiz, laktozsuz multivitamin(Fe) Kalsiyum suplament kullanılmalıdır. Kalsiyum suplament kullanılmalıdır. Freeman J.,Kelly T.,Freeman B.,The Epilepsy Diet Treatment 1996,P 41

75 KD Hangi Nöbet Tiplerinde Kullanılır? Miyoklonik Miyoklonik Absans Absans Atonik Atonik Jeneralize tonik-klonik Jeneralize tonik-klonik Lennox-Gastaut Sendromu Lennox-Gastaut Sendromu Freeman J.,Kelly T.,Freeman B.,The Epilepsy Diet Treatment 1996,P 10

76 Nöbet Tipi >%90 Nöbet sıklığında azalma Miyoklonik%69 Atonik%69 Absans%75 Tonik-klonik%48 Tonik%33 Kompleks Parsiyel %53 Basit Parsiyel %100 Swink et al Elsevier Article Locator Volume 53, Issue 2, Page 119

77 YAŞ KD, 1 yaş altı çocuklar hipoglisemiye daha yatkın oldukları için genellikle 1 yaş üstü çocuklarda uygulanır. KD, 1 yaş altı çocuklar hipoglisemiye daha yatkın oldukları için genellikle 1 yaş üstü çocuklarda uygulanır. Freeman J.,Kelly T.,Freeman B.,The Epilepsy Diet Treatment 1996,P 11

78 İnfantlarda KD Uygulaması Çalışma-1 32 bebek üzerinde yapılan bir retrospektif çalışmada, bebeklerde KD’in etkinliği, tolere edilebilirliliği ve yan etkileri incelenmiştir. 32 bebek üzerinde yapılan bir retrospektif çalışmada, bebeklerde KD’in etkinliği, tolere edilebilirliliği ve yan etkileri incelenmiştir.

79 Sonuçlar %71’inde ketozis sağlanmıştır. %71’inde ketozis sağlanmıştır. %19.4’ü hiç nöbet geçirmemiştir. %19.4’ü hiç nöbet geçirmemiştir. %35’inde nöbet sıklığı %50 azalmıştır. %35’inde nöbet sıklığı %50 azalmıştır. Diyet, özellikle miyoklonik nöbet geçiren bebeklerde etki göstermiştir. Diyet, özellikle miyoklonik nöbet geçiren bebeklerde etki göstermiştir.

80 Diyet genel olarak iyi tolere edilmiştir ve bebeklerin %96.4’ü uygun büyüme parametrelerini devam ettirmişlerdir. Diyet genel olarak iyi tolere edilmiştir ve bebeklerin %96.4’ü uygun büyüme parametrelerini devam ettirmişlerdir.

81 Yan Etkiler Diyetin yan etkileri literatürde bulunan ve daha büyük çocuklarda gözlenen yan etkilerle benzerdir. Diyetin yan etkileri literatürde bulunan ve daha büyük çocuklarda gözlenen yan etkilerle benzerdir. Böbrek taşları, gastrit, ülseratif kolit ve hiperlipidemi diyetin gözlenen yan etkileridir. Böbrek taşları, gastrit, ülseratif kolit ve hiperlipidemi diyetin gözlenen yan etkileridir.

82 YIL HASTA SAYISI NÖBET KONTROLÜ Araştırmacı>%90%50-90<%50 Peterman192537%60%35%5 Helmholz192791%31%23%46 Wilkins193730%24%21%50 Livingston %43%34%22 Huttenlocher- MCT %50%50 Traunher-MCT198517%29%29%42 Sills et al MCT %24%20%56 Kinsman et al %29%38%33 Freeman et al %34%26%40 Katyal et al %38%33%29 TOPLAM---762%37%30%33 Elizabetha A.Thiele, Epilepsia Volume 44 Issue s7 Page 26-29, September 2003

83 ÇOCUKLUK DÖNEMİ EPİLEPSİSİNDE KD Çalışma yılları arasında 26 çocuk üzerinde KD’in epilepsi üzerindeki etkileri ve diyetin tolere edilebilirliği incelenmiştir yılları arasında 26 çocuk üzerinde KD’in epilepsi üzerindeki etkileri ve diyetin tolere edilebilirliği incelenmiştir.

84 Sonuçlar %16’sı hiç nöbet geçirmemiştir. %16’sı hiç nöbet geçirmemiştir. %20’sinin nöbet sıklığında %50-99 arasında, %20’sinin nöbet sıklığında %50-99 arasında, %28’inin nöbetlerinde %50‘nin altında bir azalma olmuştur. %28’inin nöbetlerinde %50‘nin altında bir azalma olmuştur. %36’sında bir değişiklik olmamıştır. %36’sında bir değişiklik olmamıştır.

85 Komplikasyonlar Erken dönemde: Asemptomatik hipoglisemi (%24) ve kusma (%12) Erken dönemde: Asemptomatik hipoglisemi (%24) ve kusma (%12) İlerleyen dönemde: Büyümede gerilemeler (%20), hiperlipidemi (%16), hiperkalsüri (%8), hipernatremi (%8), pankreatit (%4) ve kemik mineral yoğunluğunda azalma (%4) İlerleyen dönemde: Büyümede gerilemeler (%20), hiperlipidemi (%16), hiperkalsüri (%8), hipernatremi (%8), pankreatit (%4) ve kemik mineral yoğunluğunda azalma (%4)

86 Sonuçlar KD genel olarak iyi tolere edilmiştir. KD genel olarak iyi tolere edilmiştir. Fakat ciddi yan etkileri gözlenmiştir. Fakat ciddi yan etkileri gözlenmiştir. Tedavide alınan cevap; yaş, sendrom veya etiyoloji ile ilişkilendirilememiştir. Tedavide alınan cevap; yaş, sendrom veya etiyoloji ile ilişkilendirilememiştir. Mackay MT, Bicknell-Rovle J NEUROLOGY 2004;62:

87 METABOLİK KOMPLİKASYONLAR KARDİYAK KOMPLİKASYONLAR AsidozKardiyomiyopati Kilo kaybı GİS KOMPLİKASYONLARI Ketozis Mide bulantısı HiperlipidemiKusma Vitamin ve mineral eksiklikleri İshal HipoglisemiKonstipasyon Hiperürisemi Akut pankreatit

88 RENAL KOMPLİKASYONLAR HEMATOLOJİK KOMPLİKASYONLAR Böbrek taşları Anemi DehidratasyonLökopeni Renal tubuler asidoz Düşük Na, Mg düzeyleri NÖROLOJİK KOMPLİKASYONLAR İSKELET SİSTEMİNE İLİŞKİN KOMPLİKASYONLAR Optik nöropati (tiamin eksikliğine bağlı) Kemik mineral yoğunluğunda azalma Bazal gangliyon değişiklikleri Hartma AL,Vining EPG,EPİLEPSİA VOL 48 NO November 2005, Vol. 5, No. 6, Pages

89 KD’NİN DEZAVANTAJLARI KD’NİN DEZAVANTAJLARI Bütün nöbet tiplerinde etkili değildir. Bütün nöbet tiplerinde etkili değildir. Uygulanacağı hastanın yaşı önemlidir. Uygulanacağı hastanın yaşı önemlidir. Her hastada nöbet kontrolünü %100 sağlayamaz. Her hastada nöbet kontrolünü %100 sağlayamaz. Yan etkileri fazladır. Yan etkileri fazladır. Yüksek yağ içeriğinden dolayı diyete uyumda sorunlar yaşanabilmektedir. Yüksek yağ içeriğinden dolayı diyete uyumda sorunlar yaşanabilmektedir.

90 Farklı yiyecek çeşitlerinin kısıtlılığı nedeniyle diyete uzun süre devam edilememektedir. Farklı yiyecek çeşitlerinin kısıtlılığı nedeniyle diyete uzun süre devam edilememektedir. Diyette kullanılacak besinlerin titizlikle tartılması, menü planlanmasının dikkatle yapılması, sürekli kontrolü çok önemli ve zordur. Diyette kullanılacak besinlerin titizlikle tartılması, menü planlanmasının dikkatle yapılması, sürekli kontrolü çok önemli ve zordur. Ailelerin eğitim düzeyi yüksek olmalıdır. Ailelerin eğitim düzeyi yüksek olmalıdır. Diyet uygulamasında iyi bir ekip çalışması ve ailenin sağlık personeli ile sürekli iletişim içinde olması gereklidir. Diyet uygulamasında iyi bir ekip çalışması ve ailenin sağlık personeli ile sürekli iletişim içinde olması gereklidir. Freeman J.,Kelly T.,Freeman B.,The Epilepsy Diet Treatment 1996,P 66

91 KARNİTİN Karnitin ketozisin oluşması için esansiyeldir. Karnitin ketozisin oluşması için esansiyeldir. KD uygulamalarında karnitin eksikliği tanımlanmıştır. KD uygulamalarında karnitin eksikliği tanımlanmıştır. Liebhaber G,Pascher B, Neuropediatrics 2005; Sep-Oct;218(5):260-3.

92 ÇALIŞMA-1 Yaşları yıl olan 19 hastanın karnitin düzeyleri incelenmiştir. Yaşları yıl olan 19 hastanın karnitin düzeyleri incelenmiştir. Çalışmanın amacı, KD uygulaması sırasında karnitin eksikliğinin ne zaman oluştuğunu saptamaktır. Çalışmanın amacı, KD uygulaması sırasında karnitin eksikliğinin ne zaman oluştuğunu saptamaktır.

93 SONUÇLAR Hastaların %26’sında karnitin eksikliği oluşmuştur. Hastaların %26’sında karnitin eksikliği oluşmuştur. Karnitin eksikliğinin gözlenme zamanı 3 gün ile 24 hafta arasında bulunmuştur. Karnitin eksikliğinin gözlenme zamanı 3 gün ile 24 hafta arasında bulunmuştur. Liebhaber G,Pascher B, Neuropediatrics 2006 Sep-Oct;218(5):260-3.

94 yılları arasında KD uygulanan 38 hasta üzerinde yapılan çalışmanın amacı, diyetin uzun dönemde karnitin düzeyleri üzerindeki etkilerini belirlemektir yılları arasında KD uygulanan 38 hasta üzerinde yapılan çalışmanın amacı, diyetin uzun dönemde karnitin düzeyleri üzerindeki etkilerini belirlemektir. Çalışma-2

95 SONUÇLAR Total karnitin düzeyi, diyet tedavisinin 1. ayında azalmış, sonrasında değişmemiş ve uzun dönemde ise yavaşça artmaya başlamıştır. Total karnitin düzeyi, diyet tedavisinin 1. ayında azalmış, sonrasında değişmemiş ve uzun dönemde ise yavaşça artmaya başlamıştır. Hiçbir hastada karnitin eksikliğine bağlı klinik bir tablo gözlenmemiştir. Hiçbir hastada karnitin eksikliğine bağlı klinik bir tablo gözlenmemiştir.

96 Düşük karnitin düzeyleri çoklu AEİ tedavisiyle ilişkilendirilmiştir. Düşük karnitin düzeyleri çoklu AEİ tedavisiyle ilişkilendirilmiştir. Diyet tedavisi sırasında kısa dönemde asemptomatik karnitin eksikliği oluşsa da, uzun dönemde karnitin düzeyleri artmıştır. Diyet tedavisi sırasında kısa dönemde asemptomatik karnitin eksikliği oluşsa da, uzun dönemde karnitin düzeyleri artmıştır. Hastaların çoğunda ise karnitin eklemesi gerekmemiştir. Hastaların çoğunda ise karnitin eklemesi gerekmemiştir. Berry-Kravis E,Booth G,Annals of Neurology Issue 5, Pages

97 KD’in çocuklarda plazma lipitlerine, lipoproteinlere ve apolipoproteinlere etkisi 141 çocuk üzerinde 6 ay süreyle yapılan bir prospektif çalışmada KD’nin apoB, LDL, VLDL, HDL VE apoA-I üzerine etkileri araştırılmıştır. 141 çocuk üzerinde 6 ay süreyle yapılan bir prospektif çalışmada KD’nin apoB, LDL, VLDL, HDL VE apoA-I üzerine etkileri araştırılmıştır.

98 SONUÇLAR 6 ay içerisinde; LDL (50mg/dl), VLDL (8mg/dl), non-HDL kolesterol (63mg/dl), trigliserit (58mg/dl) ve total ApoB (49mg/dl) artmıştır. 6 ay içerisinde; LDL (50mg/dl), VLDL (8mg/dl), non-HDL kolesterol (63mg/dl), trigliserit (58mg/dl) ve total ApoB (49mg/dl) artmıştır. HDL kolesterol anlamlı olarak azalmıştır. HDL kolesterol anlamlı olarak azalmıştır. Buna rağmen ApoA-I artmıştır. Buna rağmen ApoA-I artmıştır. Kwiterovich PO, Vining EP, Freeman Pediatric Epilepsy, Epilepsia Issue 2 Page , February 2006

99 BÖBREK TAŞLARI BÖBREK TAŞLARI Böbrek taşları inatçı nöbetlerle seyreden hastalıklarda KD ile ilişkilendirilmiştir. Böbrek taşları inatçı nöbetlerle seyreden hastalıklarda KD ile ilişkilendirilmiştir.

100 Çalışma-1 KD uygulaması sırasında böbrek taşı gelişiminde etkili olan risk faktörlerini incelemek için 18 çocuk üzerinde vaka- kontrol çalışması yapılmıştır. KD uygulaması sırasında böbrek taşı gelişiminde etkili olan risk faktörlerini incelemek için 18 çocuk üzerinde vaka- kontrol çalışması yapılmıştır. Sonuçta hastaların 6’sında böbrek taşı gelişmiştir (3 ürik asit, 3 kalsiyum/ürik asit). Sonuçta hastaların 6’sında böbrek taşı gelişmiştir (3 ürik asit, 3 kalsiyum/ürik asit).

101 Böbrek Taşı Oluşumunun Nedenleri? Hiperkalsiüri, Hiperkalsiüri, Diyete başlama yaşının küçük olması, Diyete başlama yaşının küçük olması, Sıvı alımının kısıtlı olmasıdır. Sıvı alımının kısıtlı olmasıdır. Furth SL, Freeman JM, PEDİATRİCS 2000 Vol. 16, No. 9,

102 EPİLEPSİ HASTALARI ÖNERİLERİMİZ; Uykusuz kalmaktan kaçınmalı. Uykusuz kalmaktan kaçınmalı. Aşırı çay,kahve ve kolalı içecekler tüketmemeli. Aşırı çay,kahve ve kolalı içecekler tüketmemeli. Uzun süreli ve yakından TV seyretmemeli, fazla bilgisayar kullanmamalı. Uzun süreli ve yakından TV seyretmemeli, fazla bilgisayar kullanmamalı. Aşırı efor sarfetmemeli. Aşırı efor sarfetmemeli. Alkollü içecekler kullanmamalı. Alkollü içecekler kullanmamalı. Aç kalınmamalı. Aç kalınmamalı. Yüksek yerlerin kenarlarında bulunulmamalı. Yüksek yerlerin kenarlarında bulunulmamalı. Elinden geldiğince üzülmemeli. Elinden geldiğince üzülmemeli. İlaçlarını düzenli almalı. İlaçlarını düzenli almalı. Nöbet geçirme sayısı, gün ve saatleri kaydedilmeli. Nöbet geçirme sayısı, gün ve saatleri kaydedilmeli. Düzenli aralıklarla doktora gidilmeli. Düzenli aralıklarla doktora gidilmeli. Freeman J.,Kelly T.,Freeman B.,The Epilepsy Diet Treatment 1996,P 36-38

103 KD uygulayan hastalara önerilerimiz; Yiyeceklerin hacimce daha fazla görünmesi için küçük tabaklar tercih edilebilir. Yiyeceklerin hacimce daha fazla görünmesi için küçük tabaklar tercih edilebilir. Yemekleri daha lezzetli hale getirmek için baharatlar kullanılabilir. Yemekleri daha lezzetli hale getirmek için baharatlar kullanılabilir. Krema su yerine şekersiz soda ile karıştırılarak çocukların daha çok seveceği hale getirilebilir. Krema su yerine şekersiz soda ile karıştırılarak çocukların daha çok seveceği hale getirilebilir. Sebze yemekleri pişirildikten sonra suyu süzülerek verilebilir. Sebze yemekleri pişirildikten sonra suyu süzülerek verilebilir. Yağ farklı yiyeceklerin içerisinde görülmeyecek şekilde verilebilir(elma püresi, krem peynir). Yağ farklı yiyeceklerin içerisinde görülmeyecek şekilde verilebilir(elma püresi, krem peynir). Ailenin tükettiği yiyecekler ketojenik yiyeceklere benzetilebilir. Ailenin tükettiği yiyecekler ketojenik yiyeceklere benzetilebilir. Mayonez ve yeşillikle hazırlanmış salata tabağın daha dolu görünmesini sağlar. Mayonez ve yeşillikle hazırlanmış salata tabağın daha dolu görünmesini sağlar. Freeman J.,Kelly T.,Freeman B.,The Epilepsy Diet Treatment 1996,P 36-38

104 TEŞEKKÜRLER TEŞEKKÜRLER Sağlık Slayt Arşivi:


"EPİLEPSİ EPİLEPSİ HAZIRLAYAN: HAZIRLAYAN: DYT. S.SEÇİL KURAL DYT. S.SEÇİL KURAL Sağlık Slayt Arşivi:" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları