Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Halifelik nedir? Müslümanların dini liderlerine Halife denmekteydi. Osmanlı, Halifeliği Yavuz Sultan Selim döneminden itibaren kullanmaya başlamıştı.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Halifelik nedir? Müslümanların dini liderlerine Halife denmekteydi. Osmanlı, Halifeliği Yavuz Sultan Selim döneminden itibaren kullanmaya başlamıştı."— Sunum transkripti:

1

2

3 Halifelik nedir? Müslümanların dini liderlerine Halife denmekteydi. Osmanlı, Halifeliği Yavuz Sultan Selim döneminden itibaren kullanmaya başlamıştı. Halifelik, saltanatın kaldırılmasından sonra Abdülmecit Efendi’ye verilmişti. Ama, Abdülmecit şartlara uymuyor, devlet işlerine karışıyordu. Halifelik neden kaldırılmıştır? Halifeliğin Kaldırılma Sebepleri Rejim karşıtlarının halifenin yanında toplanması Abdülmecit’in devlet işlerine karışması ve kendini devlet başkanından üstün görmesi Halifenin yapılacak yeniliklere engel görülmesi Cumhuriyetle halifeliğin bağdaşmaması 3 Mart 1924’de TBMM çıkardığı kanun ile halifeliği kaldırdı ve Osmanlı soyundan olanları yurtdışına gönderdi. 3 Mart 1924’de TBMM çıkardığı kanun ile halifeliği kaldırdı ve Osmanlı soyundan olanları yurtdışına gönderdi. Halifeliğin kaldırılmasının sonuçları nelerdir? 1 1 Laikleşme yolunda büyük bir adım atıldı. 2 2 Yapılacak olan yeniliklere ortam hazırlandı. 3 3 Ümmetçilik akımı ortadan kalktı. Milliyetçilik fikri güçlendi.

4 Osmanlı’da Eğitim Temel eğitim kurumu olan medreseler Son dönemlerde açılan ve Avrupa tarzında öğrenci yetiştiren Maarif vekaletine bağlı okullar Osmanlı azınlıklarının açtığı ve devletten bağımsız olarak hareket eden azınlık okulları Eğitim programları farklı ve Osmanlı denetiminde olmayan yabancı devletlerin açtığı okullar Eğitimdeki bu çeşitlilik nelere sebep olmuştur? Eğitim anlayışı farklı olan okulların faaliyette bulunması,değer yargıları ve dünya görüşleri bakımından birbiriyle anlaşamayan bireylerin yetişmesine ve kültür çatışmasına neden olmaktaydı. 3 Mart 1924 Tevhid-i Tedrisat kanunu ile Öğretim Birliği kanunu çıkarılarak ülkedeki tüm okullar Milli Eğitim Bakanlığına bağlandı. 3 Mart 1924 Tevhid-i Tedrisat kanunu ile Öğretim Birliği kanunu çıkarılarak ülkedeki tüm okullar Milli Eğitim Bakanlığına bağlandı. Eğitimi alanında başka hangi yenilikler yapılmıştır? Dersler uygulamalı ve çağın gereklerine uygun hale getirildi İlköğretim ücretsiz ve zorunlu hale getirildi Kız ve erkeklerin birlikte eğitim gördüğü karma eğitim başladı

5 Yapılan kanunların din açısından uygunluğunu kontrol eden bir kurum olan Şeriye ve Evkaf vekaleti, 3 Mart 1924’te kaldırıldı. Yerine ise iki ayrı kurum oluşturuldu. Şer’iye ve Evkaf Vekaleti Din işlerini yürütmek ve bu konuda halkı bilgilendirmek amacıyla Diyanet İşleri Başkanlığı kuruldu Vakıf Mallarını korumak ve amacına uygun şekilde yaşatmak için de Vakıflar Genel Müdürlüğü kuruldu

6 Kurtuluş Savaşı yıllarında askerlik ve milletvekilliği aynı kişide olabiliyordu. Aynı anda bu iki görevi sürdüren Kazım Karabekir ve Ali Fuat Paşa I. ve II. Ordu Müfettişliğine atanmışlardı. Mustafa Kemal’e karşı olan bu iki komutanın rahatsızlıklarının temeli, onun inkılapçılığıydı. Bu nedenle, siyaseti ve orduyu birbirinden ayırmak için ilk olarak Erkanı Harbiye Vekaleti’ni kaldırıldı. Erkan-ı Harbiye Vekaleti’nin yerine hangi kurum kuruldu? İç ve Dış Tehditlere karşı ülkeyi korumak amacı ile Genel Kurmay Başkanlığı kuruldu.

7 Siyasi parti: Yurt sorunlarının çözümünde aynı fikri paylaşan insanların bir araya gelerek oluşturduğu grubu ifade eder. Siyasi parti nedir? Cumhuriyet yeni kurulduğunda da şu an olduğu gibi bir çok parti var mıydı? Milli egemenlik temeline dayanan ve özellikle cumhuriyet yönetimine sahip olan ülkelerde siyasal partilerin varlığı doğaldır. Türkiye Cumhuriyeti’nde de birbirini denetleyici partilerin kurulacağına şüphe yoktur.

8 I. Meclisin görevi bittikten sonra II. Meclis için yapılacak olan seçimlerde Mustafa Kemal kendi görüşüne uygun olanların milletvekili olmasını sağladı. II. Meclis içinde de gruplaşmaya izin vermeyen Mustafa Kemal, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk adıyla tek grup oluşturdu. Bu grubun adı daha sonra HALK FIRKASI oldu. CUMHURİYET HALK FIRKASI Halk Fırkası’nın adı daha sonra tekrar değişmiş ve CUMHURİYET HALK FIRKASI ismini almıştır. Bu partinin günümüzdeki adı nedir? Cumhuriyet Halk Fırkası, günümüzde Cumhuriyet Halk Partisi olarak faaliyetlerini sürdürmektedir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin logosunda yer alan altı ok, altı Atatürk ilkesini temsil eder.

9 Kazım Karabekir Rauf Bey Ali Fuat Paşa Adnan Bey Refet Bey Cafer Tayyar Bey TERAKKİPERVER CUMHURİYET FIRKASI Cumhuriyet Halk Fırkası’nın bazı faaliyetlerinden hoşlanmayan bazı ileri gelen kişiler partiden istifa ederek TERAKKİPERVER CUMHURİYET FIRKASI’nı kurmuşlardır. Bu partiyi kuranlar kimlerdir? Terakkiperver Cumhuriyet Halk Fırkası Türkiye Cumhuriyeti’ndeki ilk muhalefet partisidir. Partimiz ekonomide liberalizmi benimsemiş ve eğitimizin de milli olmasını savunmuştur. Hem biz dini inançlara da saygılı bir grubuz. Partinin dini inançlara saygılı olması, bu partiye rejim karşıtlarının üyeliğine neden oldu. 1925’de çıkan Şeyh Sait Ayaklanmasına bazı üyelerin de karıştığı tespit edilince parti kapatılmıştır. Çok partili hayata geçişteki ilk denememiz, bu partinin kapatılmasıyla başarısız olmuştur. Çok partili hayata geçişteki ilk denememiz, bu partinin kapatılmasıyla başarısız olmuştur.

10 Lozan’da Irak sınırımız çizilememişti. Sınırın çizilmesi ise İngiltere ve Türkiye’ye bırakılmıştı. İngilizler, hiçbir hakları olmamalarına rağmen Musul’u bizlere vermemekte ısrarcıydılar. Tabii Türkler de asıl hakları olan Musul’dan vazgeçip, Misak-ı Milli’den bir ödün daha vermek istemiyorlardı. Taraflar görüşmelerde bir sonuca varamayınca, savaş tehlikesi belirdi. Ama, hiç kimse savaş istemiyordu. Lozan’da Irak sınırımız çizilememişti. Sınırın çizilmesi ise İngiltere ve Türkiye’ye bırakılmıştı. İngilizler, hiçbir hakları olmamalarına rağmen Musul’u bizlere vermemekte ısrarcıydılar. Tabii Türkler de asıl hakları olan Musul’dan vazgeçip, Misak-ı Milli’den bir ödün daha vermek istemiyorlardı. Taraflar görüşmelerde bir sonuca varamayınca, savaş tehlikesi belirdi. Ama, hiç kimse savaş istemiyordu.

11 İngiliz Savaş Başkanı Winston Churchill Musul zengin petrol yataklarıyla çevriliydi. Bu petrol yatakları bizim olmalıydı. Bu nedenle Musul’u Türkiye’ye vermek istemiyorduk. Türkiye, bu konu da çok kararlıydı. Misak-ı Milli denen kurallarından taviz vermek istemiyorlardı. Ama bir savaş çıkmasını da istemiyorlardı. Tabii biz de. Musul’un bizde kalması için onlara bir oyun oynadık. Türkiye, dini bir devletten milli bir devlete geçiş yaptığı için milliyetçiliği dinin önüne almaya çalışıyordu. Ama bu bazı kesimlerde “Din elden gidecek” diye algılanıyordu. Biz de bu sloganı kullanarak doğudaki halkı kışkırtıp ayaklanma çıkardık. Tabi Türkiye iç mesele ile uğraşmak zorunda kalınca bizimle baş edemedi. Şeyh Sait İsyanının hangi nedeni açıklanıyor?

12 Şeyh Sait önderliğinde, 13 Şubat 1925’de Diyarbakır’ın Ergani ilçesine bağlı olan Piran köyünde başlayan ayaklanma, kısa sürede Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerine yayıldı. Aslına bakılırsa kullanıldığının farkında olmayan Şeyh Sait, çıkardığı ayaklanmayı dini sloganlarla yaymaya çalıştı. İsyanının kolayca bastırılmasını engellemek ve kendisine yardımcı olması için askerleri bile vardı.

13 İsyanı Fethi Bey bastıramayınca, Mustafa Kemal Paşa’nın baskısı ile istifa etti ve yerine ben başbakan oldum. İsyanı bastırmak için sıkı tedbirler aldım ve hemen 4 Mart 1925’te Takrir-i Sükun Kanunu’nu çıkardım. Ayrıca suçluların cezalandırılması için tekrar İstiklal mahkemelerini kurdurttum. Takrir-i Sükun nedir? Huzur ve güvenliği sağlama anlamına gelen ve Şeyh Sait isyanını bastırmak için Hükümete geniş yetkilerin verildiği kanundur. 1929’a kadar yürürlükte kalmıştır

14 İsyan bastırılabildi mi? Alınan tedbirler sonucu zanlılar yakalandı ve isyan bastırıldı. Suçlular İstiklal Mahkemesi’nde yargılandı. İsyanın sonucunda neler oldu? İç meselemizle uğraştığımız için dışarıyla uğraşamadık ve Musul’u İngilizler aldı. Ayaklanma ile ilgisi olduğu tespit edilen Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kapatıldı. 3 3 Cumhuriyete karşı oluşan ilk büyük tehlike önlendi. 4 4 Çok partili hayata geçişteki ilk denememiz başarısız oldu

15 Sen Mustafa Kemal’i öldürecekmişsin öyle mi? Sen Mustafa Kemal’i öldürecekmişsin öyle mi? Evet. Evet. Mustafa Kemal ne yapmıştı ki onu öldürecektin? Mustafa Kemal ne yapmıştı ki onu öldürecektin? Fena bir adammış. O memlekete çok fenalık yapmış. Sonra onu öldürmek için bize parada vereceklerdi Fena bir adammış. O memlekete çok fenalık yapmış. Sonra onu öldürmek için bize parada vereceklerdi Sen Mustafa Kemal’i tanıyor musun? Sen Mustafa Kemal’i tanıyor musun? Hayır Hayır O halde tanımadığın bir adamı nasıl öldürecektin? O halde tanımadığın bir adamı nasıl öldürecektin? Geçerken işaret edecekler, Mustafa Kemal işte budur diyeceklerdi, bizde öldürecektik. Bu konuşmanın devamında M. Kemal belindeki tabancayı suikastçıya vermiş ve M. Kemal benim. Al tabancayı öldür demiş, suikastçı şaşkın şaşkın baktıktan sonra ağlamaya başlamıştır. Şeyh Sait ayaklanmasının bastırılması ve Terakkiperver Cumhuriyet fırkasının kapatılmasından sonra Mustafa Kemal’e karşı olan muhalifler, ona bir suikast düzenlemek için uygun bir zaman kolluyorlardı. Bunu 16 Haziran 1926’da yapacağı İzmir gezisinde yapmayı planlıyorlardı. Ama, M. Kemal’in İzmir’e bir gün gecikmesi, suikastçıları Sakız Adası’na kaçıracak olan motorcu Giritli Şevki’yi vicdan hesabına sürükledi. Motorcu, her şeyi giderek İzmir Valisi’ne anlattı. Böylece suikast önlenmiş oldu. M. Kemal’e suikast girişiminden sonra M. Kemal ve suikastçılardan birisi arasında geçen konuşmalar: Mustafa Kemal suikast girişimi üzerine ne söylemiştir?

16

17 İstiklal mahkemelerinde yargılanan suçlular idam cezasına çarptırılmıştır

18 Mustafa Kemal, neden yeni bir parti kurulmasını istemiştir? Mustafa Kemal, Paris Elçisi Fethi Bey’i yanına çağırır ve ondan yeni bir parti kurmasını ister. Çok partili rejime geçmek istenilmesi 2 2 Mecliste hükümet çalışmalarını denetleyecek bir partiye ihtiyaç olması dünya ekonomik bunalımının Türk ekonomisini olumsuz etkilemesi 4 4 Devletçi ekonomik modeli savunan Halk Fırkasına karşı serbest ekonomiyi savunan bir partinin kurulmak istenmesi 1 1 Parti Atatürk İlkelerini benimsemiş, ekonomide liberalizmi savunmuştur. Kısa sürede birçok üye toplayan bu partiye, sonra rejim karşıtlarının sızması nedeni ile Fethi Bey partiyi feshetmiştir. Çok partili hayata geçmek için yapılan ikinci deneme, 30 Kasım 1930’da Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın feshedilmesiyle başarısız olmuştur. Çok partili hayata geçmek için yapılan ikinci deneme, 30 Kasım 1930’da Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın feshedilmesiyle başarısız olmuştur.

19

20 Derviş Mehmet isminde bir yobaz ve 6 arkadaşı İzmir’in Menemen ilçesinde 23 Aralık 1930 günü “Ey Müslümanlar! Ne duruyorsunuz; Halife Abdülmecit hududa geldi, Sancak-ı Şerif çıktı, gelin altında toplanalım, şeriat isteyelim” şeklinde başlattığı olayı bastırmak için Öğretmen Asteğmen Kubilay gelmiş ancak isyancılar tarafından canice başı gövdesinden ayrılarak şehit edilmiştir.

21 Olay yerine yetişen askeri birlikler, teslim olmalarını istemiştir. Bu isteği reddeden isyancılar ateşle karşılık vermişlerdir. Çatışma sonucu Derviş Mehmet ve iki arkadaşı vurularak, ikisi de yaralı ele geçirilmiştir. Diğer ikisi ise iki gün sonra ele geçirildi. Yakalananlar mahkeme sonrası 5 Şubat 1931’de infaz edildiler.

22

23 Kubilay olayı yurtta üzüntü ve nefret uyandırmış ve bu olay hem gazetelerde hem de yurdun çeşitli yerlerinde yapılan mitinglerle protesto edilmiştir Kubilay için Menemen’de anıt yapılmıştır. Her yıl 23 Aralık’ta Kubilay Olayı anılmaktadır.

24

25


"Halifelik nedir? Müslümanların dini liderlerine Halife denmekteydi. Osmanlı, Halifeliği Yavuz Sultan Selim döneminden itibaren kullanmaya başlamıştı." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları