Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

FETH İ YE MEHMET ERDO Ğ AN ANADOLU L İ SES İ MÜCAH İ D SERÇEK TÜRK EDEB İ YATI Ö Ğ RT. HALK EDEBİYATI.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "FETH İ YE MEHMET ERDO Ğ AN ANADOLU L İ SES İ MÜCAH İ D SERÇEK TÜRK EDEB İ YATI Ö Ğ RT. HALK EDEBİYATI."— Sunum transkripti:

1 FETH İ YE MEHMET ERDO Ğ AN ANADOLU L İ SES İ MÜCAH İ D SERÇEK TÜRK EDEB İ YATI Ö Ğ RT. HALK EDEBİYATI

2 Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

3 HALK EDEB İ YATININ GENEL ÖZELL İ KLER İ : Hem ş iir hem düzyazı alanında ürünler verilmi ş tir; ancak ş iir a ğ ırlıktadır. İ slamiyet’in kabulünden önceki dönemden büyük izler ta ş ır. Halk hikâyelerinde eski destanların; ş iirlerde ise ko ş uk ve saguların etkileri açıkça görülür. Kullanılan dil halkın kullandı ğ ı, konu ş tu ğ u dildir. Halk deyimlerine ve güzel halk söyleyi ş lerine yer verilir. Ş air, ş iirlerini saz e ş li ğ inde, belli bir ezgi ile söyler. Nazım birimi dörtlüktür. Hece ölçüsü kullanılmı ş tır (genellikle 7’li,8’li ve 11’li). Yarım kafiye kullanılır. Rediften yararlanılmı ş tır. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

4 Az da olsa benzetmelerden faydalanılmı ş tır. (Boy serviye, yüz aya, ka ş kaleme, di ş inciye, yanak güle vb.benzetilir.) İş lenen konular; “A ş k, tabiat, ayrılık, hasret, ölüm, yi ğ itlik, toplum, din, zamandan ş ikâyet” sık sık i ş lenen konulardır. Ş iirlerin ba ş lı ğ ı yoktur. Nazım ş ekilleri ile adlandırılır. Divan ş iirinden etkilenmeler sonucu bazı Halk ş airleri aruz ölçüsü de kullanmı ş lardır. Halk edebiyatında anlatım içten, canlı ve yalındır. Masal ve destanlardaki bazı ola ğ anüstülükler dı ş ında, genelde somut ve gerçekçi konular i ş lenmi ş tir. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

5 HALK Ş A İ RLER İ N İ N GRUPLANDIRILMASI Halk ş airleri, halk ş iirinin yerle ş mi ş kurallarına ba ğ lı kalmakla birlikte, türlü kültürel nedenlerle dil, anlatım, ölçü kullanımı bakımından farklı yöneli ş ler içine girebilmektedirler. Ayrıca ya ş adıkları çevre de onların sanat anlayı ş larını farklıla ş tıran bir etmen olarak kar ş ımızı çıkmaktadır. Halk ş airlerini, i ş te bu gibi noktaları dikkate alarak ş öyle ayırıyoruz: Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

6 GÖÇEBE (GEZG İ N) Ş A İ RLER Bir yere ba ğ lı kalmadan gezerler. Genellikle e ğ itim görmedikleri için, Divan Edebiyatı’ndan etkilenmezler. Dilleri sadedir. Hece ölçüsüne ba ğ lıdırlar. Geleneksel ş iir anlayı ş ını sürdürürler. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

7 YEN İ ÇER İ Ş A İ RLER Osmanlılar zamanında askerlik, hayat boyu süren bir meslekti. Orduda görev alanlar arasında ş airler yeti ş mi ş tir. Bunlar, katıldıkları sava ş larla ilgili yi ğ itlik ş iirleriyle dikkati çekerler. Dil, anlatım, ölçü bakımından, göçebe ş airler gibi geleneksel ş iir anlayı ş ına ba ğ lıdırlar. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

8 KÖYLÜ Ş A İ RLER Hayatları köylerde, kasabalarda geçer. Büyük kentlerle ilgileri olmadı ğ ı için, kent kültüründen, Divan Edebiyatı’ndan etkilenmeden, halk ş iiri geleneklerine ba ğ lı kalmı ş lardır. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

9 KENTL İ Ş A İ RLER Genellikle Divan Edebiyatı’nın etkisinde kalırlar. Hem Halk, hem de Divan Edebiyatı tarzında ş iirler söylerler. Dillerinde Arapça ve Farsça sözcüklerin oranı yüksektir. Hece ölçüsüyle birlikte aruza da yer verirler. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

10 TASAVVUF (TEKKE ) Ş A İ RLER İ Tekkelerde yeti ş tikleri, din ve tasavvuf konusunda e ğ itim gördükleri için, dilleri, göçebe, yeniçeri ve köylü ş airlere göre bazen daha a ğ ırdır. Zaman zaman Divan Edebiyatı’nın dil, anlatım, biçim, ölçü özelliklerini ta ş ıyan ş iirler söylerler. Örne ğ in Yunus Emre bile, aruz ölçüsü ve mesnevi düzeniyle Risaletü’n-Nushiyye adlı bir eser vermi ş tir. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

11 ANON İ M HALK EDEB İ YATI ÂŞIK EDEBİYATI TEKKE-TASAVVUF EDEBİYATI Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

12 1- ANONİM HALK EDEBİYATI Kim tarafından söylendi ğ i bilinmeyen halkın ortak malı sayılan ürünlerin olu ş turdu ğ u edebiyattır. Sözlü gelene ğ e dayanır. Dili yalın, akıcı bir halk Türkçesidir. Ş iirde hece ölçüsü kullanılır. En çok 11’li hece ölçüsü kullanılmı ş tır. Somut ve gerçeklerle iç içe bir edebiyattır. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

13 Anonim halk edebiyatı ürünleri; “Mani, ninni, türkü, destan, tekerleme, bilmece, masal, atasözleri, halk hikâyeleri, karagöz ve orta oyunu” vb. Bu ürünlerde “ölüm, a ş k, hasret, yi ğ itlik, sıla özlemi, toplumsal aksaklıklar” gibi tüm insanlı ğ ı ilgilendiren konular i ş lenir. Mecazlara ve di ğ er söz sanatlarına fazla yer verilmez. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

14 ANONİM HALK EDEBİYATI ŞİİR TÜRLERİ MAN İ Tek dörtlükten olu ş an, çok çe ş itli konuları i ş leyebilen ve genelde “aaxa” biçiminde uyaklanan nazım biçimidir. A ş k, sevgi, yi ğ itlik, evlat sevgisi, toplum olayları ve ölüm gibi temaları i ş leyen bir türdür. Hecenin 7’li kalıbı ile söylenir. Bir dörtlükten olu ş ur. İ lk iki dize hazırlıktır; yani doldurmadır. Asıl maksat son iki dizelerde söylenir. Kafiye örgüsü aaxa ş eklindedir. Dört dizeden fazla olan maniler de vardır. İ ki ki ş inin kar ş ılıklı söyledikleri manilere “deyi ş ” denir. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

15 Bir çok mani çe ş idi vardır. En çok kullanılanlar düz ya da tam mani, kesik mani, cinaslı mani, yedekli mani, artık mani'dir. DÜZ MAN İ : Yedi ş er heceli dört dizeden olu ş ur. Kafiyeleri çokluk cinassızdır. Uzaktır seçilmiyor Gönüldür geçilmiyor Gönül bir top ibri ş im Dola ş mı ş açılmıyor Yemenimin uçları Çıkamam yoku ş ları Selam edin yârime Yedi da ğ ın ku ş ları Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

16 KES İ K MAN İ : Birinci dizesi 7 heceden az, anlamlı ya da anlamsız bir sözcük grubu olan maniler. Bu kesik dize sadece kafiyeyi hazırlar. E ğ er meydan ve kahvehanelerde söylenen ve ilk dizeleri "aman aman" ünlemi ile doldurulan manilerse bunlara İ stanbul manileri denir. Örnek Kesik Maniler: C İ NASLI MAN İ : Kesik manilerde e ğ er kafiye cinaslı ise bunlara cinaslı mani denir. Karaca Aldım a ş kın tüfe ğ in Vurdum bir kaç karaca Dünyada bir yâr sevdim Ka ş ı gözü karaca Ba ğ bana Bahçe sana ba ğ bana De ğ me zincir kâr etmez Zülfin teli ba ğ bana Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

17 YEDEKL İ (ARTIK) MAN İ : Düz maninin sonuna aynı kafiyede iki dize daha eklenerek söylenen maniler. Cinaslı kafiye kullanılmaz, birinci dizeleri anlamlıdır. Yedekli maniye artık mani de denir. Örnek Yedekli Maniler: A ğ larım ça ğ lar gibi Derdim var da ğ lar gibi Ci ğ erden yaralıyım Gülerim sa ğ lar gibi Her gelen birgül ister Sahipsiz ba ğ lar gibi Ne viran çe ş me imi ş Su içecek tası yok Yıkıldı viran gönlüm Yapacak ustası yok Ş u vefasız dünyanın Ucu var ortası yok Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

18 DEYİŞ : İ ki ki ş inin kar ş ılıklı söyledi ğ i manilerdir. Soru yanıt ş eklinde düzenlenir. Bir ba ş ka ki ş inin a ğ zındanmı ş gibi aktarıldı ğ ı ş ekilleri de vardır. Örnek Deyi ş ler: Adilem sen naçarsın İnci mercan saçarsın Dünya deniz olanda Gönlüm nere kaçarsın Adilem sen naçarsın La’l ü gevher saçarsın Ben bir ş ahin olunca Yavrum nere kaçarsın A ğ am derim naçarım İ nci mercan saçarım Dünya deniz olunca Ben ku ş olup kaçarım A ğ am derim naçarım La’l ü gevher saçarım Sen bir ş ahin olunca Ben yerlere kaçarım Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

19 NİNNİ Annelerin çocuklarını uyutmak için belli bir ezgi ile söyledi ğ i sözlü edebiyat ürünüdür. Anne çocu ğ una ili ş kin isteklerini, iyi dileklerini, kendi sevincini, üzüntülerini anlatır. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

20 TÜRKÜ Türk halk edebiyatı nazım ş ekli ve türüdür. Ezgisi yönüyle di ğ er halk ş iiri türlerinden ayrılır. Türküler genellikle anonimdir. İ simleri bilinen saz ş airlerinin söyledikleri de giderek halka mal olmu ş ve bunlar da anonimle ş me e ğ ilimine girmi ş tir. Türkü söylemeye “türkü yakmak” da denir. Türkü adı Türk sözcü ğ üne Arapça “ı” eki eklenmesiyle ortaya çıkmı ş tır. “Türk’e özgü” anlamına gelir. Türkü sözcü ğ ü ilk kez XV. Yüzyılda Do ğ u Türklerince kullanılmı ş tır. Hikmet Dizdaro ğ lu, Anadolu’da türkünün ilk örne ğ ini Öksüz Dede’nin verdi ğ ini belirtir. Türküleri kesin ayrıma sokmak güçtür. Bir yörede yakılan türkü di ğ er bir yöreye ş ekli ve söyleni ş biçimi de ğ i ş erek geçebilir. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

21 Türkülerin Özellikleri: 1.Türkülerde konu zenginli ğ i vardır. A ş k, ayrılık, ölüm, tabiat, kahramanlık, güzellik ba ş lıca konularıdır. 2. Hece ölçüsü ile söylenir.(7’li 8’li ve 9’lu 11’li). 3. Türküler genelde dörder mısralı bentlerden olu ş ur. 4. Bazıları ko ş ma ş eklindedir. 5. İ ki bölümden olu ş ur. Birinci bölüm türkünün asıl sözlerinin bulundu ğ u bölümdür. Buna bent denir. İ kinci bölüm ise her bendin sonunda tekrarlanan nakarat bölümleridir. Bunlara da kavu ş tak denir. 6.Bentler ve kavu ş taklar kendi aralarında kafiyelidir Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

22 7. Türkülerin kafiye örgüsü genelde ş öyledir: “aaab cccb dddb”, “aaabb cccbb dddbb” veya “aaabcc dddbcc eeebcc” ş eklindedir. 8. Türküler ait oldukları bölgelere göre adlar alırlar. 9. Genelde anonimdirler ama söyleyeni belli olan türküler de vardır. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

23 Türküler ezgilerine, konularına ve yapılarına göre ayrılır. 1-Ezgilerine Göre Türküler Kırık Havalar: Usullü ezgilerdir. Alt türleri; türkü (genelde tüm kırık havalar için, özelde di ğ er türlerin dı ş ında kalanlar için kullanılır), deyi ş, ko ş ma, semah, tatyan, barana, zeybek, horon, halay, bar, bengi, sallama, güvende, oyun havası, kar ş ılama, a ğ ırlama, pe ş rev, teke zortlatması, gakgili havası, dımıdan, zil havası, fingil havası dır. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

24 Uzun Havalar Usulsüz ezgilerdir. Alt türleri; uzun hava (di ğ er türlere girmeyenler için kullanılır), barak, bozlak, gurbet havası, yas havası, tecnis, bo ğ az havası, elagözlü, maya, hoyrat, divan, yol havası, yayla havası, mugam dır. Ayrıca gazeller de özellikle Güneydo ğ u Anadolu Bölgesi’nde halk arasında söylenmektedir. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

25 2-KONULARINA GÖRE TÜRKÜLER: Ninniler ve çocuk türküleri, tabiat üzerine türküler, a ş k türküleri, kahramanlık türküleri, askerlik türküleri, tören türküleri, i ş türküleri, acıklı olaylarla ilgili türküler, güldürücü türküler, kar ş ılıklı söylenen türküler, oyun türküleri, a ğ ıtlar. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

26 3-YAPILARINA GÖRE TÜRKÜLER * Mani Kıt’alarından Kurulu Türküler: Birbirleriyle ilgili konularda söylenmi ş manilerin sıralanarak ezgiyle okunmasından meydana gelir. * Dörtlüklerle Kurulu Türküler Dörtlüklerle kurulu türküler adı üstünde dörtlüklerden olu ş an türkülerdir. Bu tür türküler de anonimdir. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

27 Gurbet Elde Bir Hal Geldi Ba ş ıma Gurbet elde bir hal geldi ba ş ıma, A ğ lama gözlerim Mevlâ Kerimdir. Derman arar iken derde dü ş oldum, A ğ lama gözlerim Mevlâ Kerimdir. Huma ku ş u yere dü ş tü ölmedi, Dünya Sultan Süleyman'a kalmadı. Dedim yâre gidem nasip olmadı, A ğ lama gözlerim Mevlâ Kerimdir. Kâ ğ ıda yazarlar ufak yazılar, Anasız olur mu körpe kuzular. Yürek yaralıdır, ci ğ er sızılar, A ğ lama gözlerim Mevlâ Kerimdir. Pir Sultan Abdal’ım böyle buyurdu, Ayrılık donları biçti giydirdi. Ben ayrılmaz idim felek ayırdı A ğ lama gözlerim Mevlâ Kerimdir. AL İ EKBER Ç İ ÇEK (Erzincan türküsüdür) Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

28 AĞITLAR Sevilen bir ki ş inin ölümünden duyulan üzüntüyü dile getiren ve her zaman bir ezgiyle söylenen ş iirlerdir. A ğ ıtlar, aslında bir türkü çe ş ididir. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

29 A ğ ıt yakma ananelerimizden Yu ğ Törenlerinin bir devamıdır. Yu ğ culara verilen bir ba ş ka isimde sı ğ ıtçıdır. Dedem Korkut kitabında,Manas destanında a ğ ıtlara rastlanmaktadır. A ğ ıt örnekleri Divan-ü Lügat’it Türk’te de mevcuttur. A ğ ıtların ko ş ma türünün dı ş ına çıktıkları da görülmektedir. Muhtevaları bakımından a ğ ıtlar birkaç çe ş ide ayrılırlar. Aile a ğ ıtları,Türklere yapılan zulümlerle ilgili a ğ ıtlar vardır. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

30 Ölenlere a ğ ıtlarla yanmak Türk’ün bir ananesidir Acılarını a ğ ıtlarla dindirmeye çalı ş mak alı ş kanlıklarından biridir. Ölünün ruhunun bu a ğ ıtları duydu ğ una inanılır. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

31 A ğ ıt Örnekleri Çeyizim sandıkta basılı kaldı Kınalar ellerde yakılı kaldı Bayra ğ ım a ğ açta asılı kaldı Dü ğ ünüm mah ş ere kaldı neyleyim? Babam resmimi de duvara assın Yavrum dedikçe de resmime baksın Ilıdı suyum da getirin tasın Dü ğ ünüm mah ş ere kaldı neyleyim? Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

32 ATASÖZÜ  Uzun deneyim ve gözlem ürünü olan, topluma öğüt vererek doğru yolu göstermeye çalışan kısa özlü sözlerdir.  ÖRNEK:  Bol zamanda dar harcanan, dar zamanda bol harcanır.  Acı acıyı keser, su sancıyı  Acıklı ba ş ta akıl olmaz  Acıyan uyumu ş, acıkan uyumamı ş  Açılan solar, a ğ layan güler  Aç ne yemez, tok ne demez  Açtırma kutuyu, söyletme kötüyü Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

33 BİLMECE  Bir varlık ya da nesnenin adını anmadan niteliklerini üstü kapalı bir biçimde o varlığı buldurmayı amaçlayan sözlerdir.  ÖRNEK: Elimde bir tane İçinde bin tane” (Nar) Manisa’dan, Tire’den, şimdi geçti buradan. (Rüzgar). Burdan vurdum kılıcı, Halep’ten çıktı ucu. (Şimşek) Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

34 TEKERLEME Sözlüklerde "a ğ ızda yuvarlanan söz, saçma sapan söz, e ş sesli kelimelerle kurulu konu ş ma" anlamlarına gelen tekerleme; masal, öykü, bilmece, halk tiyatrosu gibi bazı edebi türler içinde veya ba ğ ımsız olarak söylenen ölçülü ve kafiyeli sözlerdir. PORTAKAL Portakalı soydum, Ba ş ucuma koydum. Ben bir yalan uydurdum, Duma duma dum. Duma duma dum. Ö ğ retmeni kandırdım, Kandırdım Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

35 KARGA Karga karga "gak" dedi, "Çık ş u dala bak" dedi, Karga seni tutarım, Kanadını yolarım. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

36 FIKRA  Güldürürken düşündürmeyi amaçlayan kısa, nükteli sözler. Hoca akşamleyin eve doğru yürürken, baklava seven bir köylüyle karşılaşır. —Hoca, kisa bir sure önce bir adam büyük bir tepsi baklava götürüyordu... -Beni ilgilendirmez! -Fakat adam tepsiyi sizin eve götürüyordu -O zaman seni ilgilendirmez! Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

37 TEMEL UÇAKTA İki Karadenizli uçağa binmiş. Uçak havalandıktan sonra uçağın motorlarından biri bozulmuş. Pilot anons etmiş: - "Uçağımızın bir motoru bozulmuştur. Telaşa gerek yoktur". Aradan çok geçmeden ikinci motor da bozulmuş. Pilot anons etmiş: - "Uçağın ikinci motoru da bozuldu....". Temel Dursun'a dönmüş: - "Tursun desene geceyi burada geçireceğiz." Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

38 2- ÂŞIK EDEBİYATI Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

39 Â Ş IK TARZI HALK EDEB İ YATI ÖZELL İ KLER İ : Bu edebiyatın yaratıcıları usta – çırak ili ş kisiyle yeti ş en gezgin â ş ık (ozan)lardır. Din dı ş ı konuları i ş leyen ve “â ş ık” denen saz ş airleri tarafından olu ş turulan Halk edebiyatı türüdür. 15.yy.ın sonlarına do ğ ru halk, Anadolu’da göçebe hayattan yerle ş ik hayata geçmeye ba ş lamı ş ; böylece Halk ş iirinde “ozan”ın yerini “â ş ık”; “kopuz”un yerini “saz” almı ş tır. Â ş ık adı verilen halk ş airleri tarafından olu ş turulmu ş tur. Â ş ıklar genellikle okuryazar de ğ illerdir. Â ş ıklar, köy, kasaba, ş ehir ve asker ocaklarında yeti ş ir. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

40 Konu,“genellikle do ğ al güzellikler, a ş k, sosyal olaylar, ayrılık, özlem, ölüm, yoksulluk vb.” Hece ölçüsünün 7,8,11’li kalıpları çok kullanılmı ş tır. Daha çok yarım kafiye kullanılmı ş tır. Cinaslara yer verilmi ş tir. Ş iirlerin son dörtlü ğ ünde ş airin mahlası(veya adı) kullanılmı ş tır. Kullanılan dil halk dilidir. Söyleyi ş yalın, sade ve özlüdür. Â ş ık edebiyatına ait ş iirler, meraklı dinleyiciler tarafından “cönk” adı verilen defterlerde toplanmı ş tır. Cönkler, bir çe ş it ş iir antolojisi sayılabilir. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

41 Â ş ık edebiyatı nazım biçimleri: “Ko ş ma, semai, varsa ğ ı, destan” Â ş ık edebiyatı nazım türleri: “Güzelleme, koçaklama, ta ş lama, a ğ ıt” Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

42 Â ş ık Türk Halk Edebiyatında XVI yy'ın ba ş ından itibaren görülen ş air tipidir. Â ş ı ğ ın ş airlik gücünü rüyasında pîrin sundu ğ u "a ş k badesini" içmekle ve "sevgilisinin hayalini" görmekle kazandı ğ ına inanılır. Rüya da genellikle â ş ık adayının kar ş ısına bir sevgili veya saz çıkmaktadır. Rüyaların süsü aksakallı bir dervi ş ve bazen bir bazen üç dolu bardaktır. Barda ğ ın rüyada tas halinde görülmesine de sık sık rastlanır. Ozanlara rüyada sunulan tasların içindeki mayilere "a ş k dolusu" denir. Fars Edebiyatı'nın etkisiyle bâde adını da almaktadır. Bunlar; erlik, pirlik ve a ş k badesi diye adlandırılır. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

43 Â ş ıklarımız genellikle bir usta a ş ı ğ ın yanında yeti ş irler. Ondan hem usta deyi ş lerini hem de sanatın icrasına ili ş kin yol ve yöntemleri ö ğ renirler. Â ş ık meclislerinde, kahvelerde bu ustaların sanatlarını icra edi ş biçimlerini yeterince kavradıktan sonra, ustala ş an ozanlar da kendilerine çırak alırlar ve gelenek bu ş ekilde devam eder. Â ş ık edebiyatının ba ş lıca unsurlarından birisini hikâye anlatımı olu ş turur. Saz ş airleri içerisinde gelene ğ e ba ğ lı olanların ço ğ u â ş ık meclislerinde hikâye anlatırlar. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

44 Bir kısım usta saz ş airleri ise, bir yandan usta malı halk hikâyeleri anlatırken bir yandan da kendi düzdükleri, ürettikleri hikâyeleri anlatırlar. Â ş ık edebiyatı, kökü çok eskilere dayanan bir gelenekler zinciridir. Bu edebiyatın içinde yer alan isimlerin gelene ğ e göre uymaları gereken bir takım kurallar vardır. Bunu yerine getirmeyen ki ş i, â ş ık sayılmaz ve dolayısıyla saz çalıp ş iir söyleme hakkını kazanamaz. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

45 >Mahlas alma >Rüya sonrası â ş ık olma (Bâde içme) >Usta - Çırak ili ş kisi >Â ş ık kar ş ıla ş maları Â ş ıklık gelene ğ ini ş u ş ekilde sıralamak mümkündür: >Leb – de ğ mez tarzı söyleyi ş >Askı (muamma) >Dedim – dedi tarzı söyleyi ş >Tarih bildirme >Nazire söyleme >Saz çalma Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

46 1.Mahlas alma Mahlas, ş airlerin yazdıkları ş iirlerde asıl adlarının yerine kullandıkları takma ada denir. Halk edebiyatında mahlas, gelene ğ e ba ğ lı uygulanan bir kuraldır. Â ş ıkların ço ğ unun asıl ismi unutulmu ş, mahlasları isim olarak kullanılır olmu ş tur. Dadalo ğ lu'nun asıl adı Veli, Sümmani'nin Hüseyin, Gevheri'nin Mehmet vb.dir Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

47 2.Rüya Sonrası Â ş ık Olma(Bade İ çme) Rüya motifi Türk Halk Edebiyatında sıkça kar ş ımıza çıkan bir motiftir. Genellikle halk hikâyelerinde yer alan bu motif bazı â ş ıkların hayat hikâyeleri içinde de görülmektedir. Â ş ıklar â ş ıklı ğ a ba ş lamayı ya da yeti ş ip usta â ş ık olmayı geleneksel bir unsur olarak gördükleri iki önemli yol, usta yanında yeti ş me ya da rüyada bade içerek badeli a ş ık olmaya ba ğ larlar. İ nanı ş a göre â ş ık olmak için ya usta ya da mutlaka “pir” elinden bade içmesi gerekir. Bade, ş erbet, su gibi içilecek bir içecek olabilece ğ i gibi elma, nar, ekmek, üzüm gibi herhangi bir yiyecek de olabilir. Bade a ş ı ğ a; bir pir, üçler, be ş ler, yediler, kırklar tarafından verilir. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

48 3.Usta – Çırak  ş ık edebiyatında yüzyıllar boyu ya ş atılan geleneklerin en önemlilerinden biri de usta-çırak gelene ğ idir.  ş ıklar genellikle bir usta a ş ı ğ ın yanında onun çıra ğ ı olarak yetenekler ölçüsünde olgunla ş ırlar. Gelenek gere ğ i icracılık ve a ş ı ğ ın ş airlikteki ustalı ğ ı için üstat da denilen bir a ş ı ğ ın yanında ders almaları gerekmektedir. Genç a ş ı ğ ın ustasının yanında çok büyük bir sabır göstermesi gerekmektedir. Sabrın sonunda çırak ustasının hayır duasını alarak tek ba ş ına halk önüne çıkma iznine kavu ş ur. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

49 4. Â ş ık Kar ş ıla ş maları Atı ş ma, â ş ıkların dinleyenler kar ş ısında, deyi ş me sırasında birbirini i ğ neleyici fakat mizah çerçevesi içinde söyle ş meleridir. Kar ş ılama, â ş ıkların rakibine üstün gelmek için soru cevaplı tarzı seçmesi ya da onu mat etmenin yollarını aramasıdır. Â ş ıkların do ğ açlama, kar ş ılıklı olarak belirli bir kural çerçevesinde söyle ş melerine "atı ş ma" denir. Atı ş ma, en az iki a ş ı ğ ın dinleyici huzurunda kar ş ı kar ş ıya gelerek birbirlerini sazda ve sözde belli kurallar çerçevesinde denemeleri esasına dayanır Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

50 5. Leb-De ğ mez  ş ıkların ustalıklarını sergilemek için bir nevi söz hüneri olarak ba ş vurdukları bir biçimdir. İ çinde (b, p, m, v,n)”dudak ve di ş -dudak sesleri bulunmadan söylenilen ş iir demektir.  ş ıkların dudakları arasına i ğ ne koyarak yarı ş tıkları bir atı ş ma biçimidir Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

51 6. Askı (Muamma) Muamma, Halk ş iirinde bir kimsenin ya da varlı ğ ın adını gizleyen ş iir demektir. Â ş ık edebiyatında muammanın özel bir önemi vardır. Â ş ıklarca muamma düzenlemek ya da bir muammayı çözmek bilgi ve zekâ ister. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

52 7.Dedim – Dedi Tarzı Söyleyi ş i Halk ş iirinde yaygın olarak kullanılan bir biçim olup ko ş ma ve s erdeki â ş ık ve sevgilinin kar ş ılıklı söyle ş meleridir. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

53 8.Tarih Bildirme  ş ık, kıtlık, yangın, sel, felaketleri, salgın hastalık, önemli sava ş lar vb. toplumu yakından ilgilendiren sosyal hayatla ilgili olaylarla kendi do ğ um tarihini ş iirlerinde tarihi bir belge olmasını istemi ş ve genellikle ilk ya da son dörtlükte bazen de ara yerde tarih belirtmi ş tir Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

54 9. Nazire Söyleme Nazire, bir ş airin ş iirini di ğ er bir ş air tarafından aynı uyak ve ölçüde benzer bir biçimde yazma, söyleme demektir Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

55 10. Saz Çalma Saz â ş ık için ilhamı kamçılayan bir alet olup â ş ıklık gelene ğ inin en önemli unsurlarından biridir. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

56 ÂŞIK EDEBİYATI NAZIM BİÇİMLERİ Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

57 1. KOŞMA “Sevgi, do ğ a, türlü acılar, insanlık sevgi ve yi ğ itlik” gibi konuları i ş leyen bir türdür. Genellikle lirik konularda söylenir. 11’li hece ölçüsüyle söylenir.(6+5 ve 4+4+3). Nazım birimi dörtlüktür. (en az 3,en fazla 5). Son dörtlükte ozanın adı yer alır. Kafiye düzeni abab,cccb,dddb.... ş eklindedir. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

58 Ko ş malar konuları yönüyle kendi içinde de isimlendirilmi ş tir. Bunlara Halk ş iiri nazım türleri de denir: a) Güzelleme b) Ta ş lama c) Koçaklama d) A ğ ıt Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

59 a) Güzelleme: Sevilen herhangi bir ş eyin(kadın, at, ş ehir, do ğ a, ördek…) güzelliklerini övmek için söylenen lirik ko ş madır. En ünlü ş airi Karacao ğ lan’dır. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

60 Dinleyin ağalar medhin eyleyim Yokuşa yukarı keklik sekişli Elma yanaklımın kara kaşlımın İnişe aşağı tavşan büküşlü O gül yüzlerine kurban olayım Düşmanın görünce şahin bakışlı Dal gerdanlımın da sırma saçlımın Kuğuya benziyor boynu kıratın …… Noksani Köroğlu Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

61 Keklik gibi ta ş tan ta ş a sekerek Gerdan açıp geli ş ini sevdi ğ im Sa ğ a sola taksim etmi ş örgüsün Onar onar bölü ş ünü sevdi ğ im On altıya karar verdim ya ş ını Yenice sevdaya salmı ş ba ş ını El yanında yıkar gider ka ş ını Tenhalarda gülü ş ünü sevdi ğ im Sarardı gül benzim soldu diyerek Vuslat kıyamete kaldı diyerek Hani Ruhsatı de noldu diyerek Arayıp da bulu ş unu sevdi ğ im Ruhsâtî Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

62 b) Ta ş lama: Bir kimseyi yermek ya da toplumun bozuk yönlerini ele ş tirmek amacıyla yazılan ş iirlerdir. Divan edb.nda kar ş ılı ğ ı; “hicviye”, Batı edb.nda; “satirik”, Ça ğ da ş edb.ta ise “yergi”dir. Ormanda büyüyen adam azgını Çarşıda pazarda insan beğenmez Medrese kaçkını softa bozgunu Selam vermek için kesan beğenmez … Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

63 Elin kapısında kul karda ş olan Burnu sümüklü hem gözü ya ş olan Bayramdan bayrama bir tra ş olan Berbere gelir de dükkan be ğ enmez. Bir çubu ğ u vardır gayet küçücek Zum-ı fasidince keyif sürecek Kırık çana ğ ı yok ayran içecek Kahvede fa ğ furi fincan be ğ enmez. Kazak Abdal söyler bu türlü sözü Yo ğ urt ayran ile hallolmu ş özü Köyden ş ehre gelen bir köylü kızı İ nci yakut ister mercan be ğ enmez. Kazak Abdal Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

64 c ) Koçaklama: Co ş kun ve yi ğ itçe bir üslupla sava ş ve dövü ş leri anlatan ş iirlerdir. En ba ş arılı sanatçıları Köro ğ lu ve Dadalo ğ lu’dur. Benden selam olsun Bolu Beyi' ne Çıkıp su da ğ lara yaslanmalıdır. Ok gıcırtısından kalkan sesinden Da ğ lar seda verip seslenmelidir. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

65 Dü ş man geldi tabur tabur dizildi Alnımıza kara yazı yazıldı. Tüfek icat oldu mertlik bozuldu E ğ ri kılıç kında paslanmalıdır. Köro ğ lu dü ş er mi yine sanından, Ayırır ço ğ unu er meydanından, Kırat köpü ğ ünden, dü ş man kanından Çevrem dolup ş alvar ıslanmalıdır. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

66 d) A ğ ıt: Do ğ al afetler, ölüm, hastalık vb. çaresizlikler kar ş ısında korku, heyecan, üzüntü, isyan gibi duyguları ifade eden ezgili ürünlerdir. A ğ ıt söyleme i ş ine a ğ ıt yakma, a ğ ıt söyleyenlere ise a ğ ıtçı denilmektedir. A ğ ıt, bir nazım biçimi de ğ il bir ş iir türüdür. Ko ş ma biçiminde söylendi ğ i gibi türkü biçiminde de söylenebilir. Divan ş iirinde kar ş ılı ğ ı; “mersiye”, Eski Türk ş iirinde ise “sagu”dur. Batı edebiyatında ise “dramatik ş iir” dir. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

67 Dönem seferberlik dönemidir. Elbistan ilçesinin, Efsus/Yarpuz (Af ş in) nahiyesine ba ğ lı Erçene köyünden Tenecio ğ lu  ş ık Hüseyin asker kaça ğ ıdır. Bu bölgeden asker kaça ğ ı durumundaki kırk ki ş i –ki bunların içerisinde  ş ık Hüseyin de vardır– Antebe götürülür. Neden gittiklerini bilmeyen kırk ki ş i, idam edileceklerinden haber siz, Antebe varırlar. Gelen kafile Tahsin Pa ş a komutasındaki idam mangasına teslim edilir. Elleri ve gözleri ba ğ lanan kırk ki ş i, son istekleri sorulup kur ş una dizilerek idam edilmektedir. Bu beklenilmeyen durum kar ş ısında Te-necio ğ lu  ş ık Hüseyinin adeta dili tutulur. Kırk ki ş inin otuz ikisi idam edilip, sıra  ş ık Hüseyine gelmi ş tir. Tahsin Pa ş anın “Son iste ğ in nedir? ” diye sorması üzerine;  ş ık Hüseyin “Gözlerimi ve ellerimi çözerek bir sigara vermenizi istiyorum” der. Bu iste ğ i yerine getirilir. Verilen sigaradan bir nefes çeken Te-necio ğ lu elini kula ğ ına atar ve yanık sesiyle ş u a ğ ıdı söyler: haber Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

68 Ş eytana uydum da ak ş amdan kaçtım İ ster öldür pa ş am bu candan geçtim Evladın öldürdüm kucâna dü ş tüm Kıyma Tahsin Beyim nolur canıma Ş u yalan dünyada murat almadım (O ğ run o ğ run dost ba ğ ına girmedim) El uzatıp gonca gülün dermedim Ni ş anlım var daha dü ğ ün kurmadım Kıyma Tahsin Beyim nolur canıma Ak ş amdan kaçanı erken tutarlar Cezası olanı hapse atarlar Ben ölürsem ni ş anlımı satarlar Kıyma Tahsin Beyim nolur canıma Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

69 Ş u yalan dünyada gülmedi aynım (Kendiri görünce açılmaz aynım) Depemde kurudu kan ile beynim Elinde kılıncın hazırdır boynum Kıyma Tahsin Beyim nolur canıma Kendiri görünce kırıldı dizler Yüre ğ ime dü ş tü ate ş ler közler Minnetçi olsun gelinler kızlar Kıyma Tahsin Beyim nolur canıma Kâtipler gelmi ş de künye yokluyor Sılada ni ş anlım beni bekliyor Bir çalı da bir cücü ğ ü saklıyor Çalı kadar hökmün yok mu efendim? Â ş ık Hüseyinim gezdim yoruldum Gözüm ba ğ lı bir a ğ aca sarıldım Evvel ölü idim ş imdi dirildim (Öldürdün efendim geri dirildim) Kıyma Tahsin Beyim nolur canıma Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

70 Tahsin Pa ş a, Tenecio ğ lu  ş ık Hüseyinin söyledi ğ i türküden o kadar etkilenir ki, onunla geri kalan yedi idamlık suçluyu affederek memleketlerine gitmelerine müsaade eder. Tenecio ğ lu  ş ık Hüseyin 1942 yılında hastalanır. Hastalı ğ ına iyi gelece ğ i dü ş ünülerek vurulan bir i ğ neden zehirlenerek vefat eder. Mezarı Erçene köy mezarlı ğ ındadır. Hüseyin Tenecio ğ lu Bu a ğ ıt, hikayesiyle birlikte, Elbistanın Yapraklı (Burtu) köyünden Hasan Seyfi (1931) ile Tenecio ğ lu  ş ık Hüseyinin kızı Ferideden ( ) olma Hüseyin Ş ahinin (1957) a ğ zından tarihinde Mehmet Gözükara tarafından derlenmi ş tir. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

71 2- SEMAİ: Hece ölçüsünün 8’li kalıbıyla söylenir. Ko ş ma gibi kafiyelenir. En az 3,en fazla 5-6 dörtlükten olu ş ur. Kendine özgü bir ezgisi vardır. Ko ş mada i ş lenen temaların ve konuların hepsi, semai de kullanılır. Ko ş mada ayrılan yönleri; bestesi ölçüsü ve dörtlük sayılır. Halk ş iiri nazım türleri s erde de kullanılır. Halk ş iirinde aruzla söylenmi ş s er de vardır. Bunlar Divan ş iirine özenmi ş ş airler tarafından söylenmi ş tir. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

72 İ ncecikten bir kar ya ğ ar, Tozar Elif Elif deyi, Deli gönül abdal olmu ş, Gezer Elif Elif deyi. Elif’ im u ğ ru nakı ş lı, Yavrı balaban bakı ş lı, Yayla çiçe ğ i koku ş lu, Kokar Elif, Elif deyi. Elif’ im ka ş ların çatar, Gamzesi sineme batar, Ak elleri kalem tutar, Yazar Elif Elif deyi. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

73 Evlerinin önü çardak, Elif ’ in elinde bardak, Sanki ye ş il ba ş lı ördek, Yüzer Elif, Elif deyi. Karac’o ğ lan, e ğ melerin, Gönül sevmez de ğ melerin, İ liklenmi ş dü ğ melerin, Çözer Elif, Elif deyi. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

74 3-VARSAĞI İ lk olarak Toroslarda ya ş ayan Varsak boyundaki ozanlar tarafından kullanılmı ş tır. Kendine özgü bir bestesi vardır. Müzi ğ inde ve sözlerinde meydan okuyan, babacan, erkekçe bir hava duyulur. Hece ölçüsünün 8’li kalıbıyla söylenir. Di ğ er nazım ş ekillerinden farklı “bre, behey, hey” gibi ünlemlere yer verilmesidir. Hayattan ve talihten ş ikâyet i ş lenir. Ko ş ma ve s erde i ş lenen konuların aynısı i ş lenir. Karacao ğ lan’ın varsa ğ ıları ünlüdür. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

75 Bre a ğ alar bre beyler Ölmeden bir dem sürelim Gözümüze kara toprak Dolmadan bir dem sürelim Aman hey Allah’ım aman Ne aman bilir ne zaman Üstümüzde çayır çemen Bitmeden bir dem sürelim Karacao ğ lan Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

76 4-DESTAN “Yi ğ itlik, sava ş, deprem, yangın gibi toplumsal açıdan önemli konuların i ş lendi ğ i bir türdür. Nazım birimi dörtlüktür. (En uzun 100 dörtlük olanları vardır. ) Genellikle 11’li hece ölçüsü ile yazılır. Son dörtlükte ş air mahlasını söyler. Kendilerine özgü bir söyleyi ş i vardır. Kafiye örgüsü ko ş ma ile aynıdır. Halk ş iirinin en uzun nazım biçimidir. Kayıkçı Kul Mustafa’nın Genç Osman Destanı ‘’en ünlüsüdür’’. NOT: Â ş ık edebiyatındaki destanla “epope” anlamındaki destan birbiriyle karı ş tırılmamalıdır. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

77 İptida (evvela) Bağdad’a sefer olan da Atladı hendeği geçti geçti Genç Osman Vuruldu sancaktar kaptı sancağı İletti bedene dikti Genç Osman Eğerleyin kıratımın ikisin Fethedeyim düşmanların hepisin Sabah namazında Bağdat Kapısın Allah Allah deyip açtı Genç Osman Sultan Murat eydür gelsin göreyim Nasıl yiğitmiş ben de bileyim Vezirlik isterse üç tuğ vereyim Kılıcından al kan saçtı Genç Osman Kul Mustafa karakolda gezerken Gülle kurşun yağmur gibi yağarken Yıkılası Bağdat seni döğerken Şehitlere serdar oldu Genç Osman Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

78 Esnaf Destanı Nalbant oldum kırdım nalın ço ğ unu Bir katır nalladım dinle oyunu Me ğ er acemiymi ş bilmem huyunu Çenemi teptirdim nalın sökerken Manav oldum elma armut tez çürür Cambaz oldum ip üstünde kim yürür Kasap oldum her gün gözüm kan görür Yüre ğ im bayıldı kana bakaraken Ben bu sanatları bir bir dola ş tım Tekrar gelip ş airli ğ e bula ş tım Kâmili mür ş idin eline dü ş tüm Tekke-i a ş k içre çile çekerken. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

79 Aruz Ölçüsüyle Yazılan (Aruzlu) Halk Şiiri Nazım Biçimleri/ Şekilleri Divan: Halk şiirleri arasında "divani" adıyla bilinen divan, aşık edebiyatı nazım şekillerinden olup, aruzun fâilâtün / fâilâtün / fâilâtün / fâilün kalıbıyla söylenmiş şiirlerdir. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

80 Selis: Halk edebiyatında, feilâtün (fâilatün) / feilâtün / feilâtün / feilün kalıbıyla yazılan şiirlerdir. Genellikle 19. yy aşıkları tarafından kullanılan selisin en fazla yazılan tipi gazel biçiminde olanıdır. Hece ölçüsünün on beşli kalıbına da uyan selislerin en belirgin özellikleri farklı bir ezgiye sahip olmalıdır. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

81 Semai: Aşık edebiyatında hece ölçüsü ile yazılan s erden başka bir de divan edebiyatının etkisi ile aruzla yazılmış s er bulunmaktadır. Semai aruz ölçüsünün mefâilün / mefâilün / mefâilün / mefâilün kalıbıyla yazılan ve özel bir beste ile okunan aşık edebiyatı ürünüdür. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

82 Kalenderi: Halk şairleri tarafından aruzun mef’ûlü mefâ’îlü kalıbıyla gazel, murabba, muhammes, müseddes biçiminde söylenen şiire denir. Özel bir ezgiyle okunur. Ezgisi bakımından düz kalenderî, Acem kalenderisi, Emrah kalenderisi gibi çeşitlere ayrılır. Kafiye düzeni divan ve semai ile aynıdır. ÖRNEK KALENDERÎ: Tokatlı Nurî KALENDERİ İçtin mi a cânım yine mestâne durursun Gamzen gibi âşıklara bîgâne durursun Kimden söz işittin ki celâ hakkına dâir Böyle güzelim hâtırı vîrâne durursun Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

83 Geç şâhım otur başımın üstünde yerin var El bağlı efendim kime divâne durursun Bir çift idiniz vuslat-ı devlette geçen gün Nettin eşini ey peri bir dâne durursun Sen al ile başımdan alıp aklımı şimdi Ey rind-i felek-meşreb edibane durursun Öldürmek ise Nûri kulun kasdına böyle Çek hançeri öldür a paşam ne durursun Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

84 Satranç: Aruzun mefteilün / müfteilün / mefteilün / müfteilün kalıbıyla yazılan gazel biçimindeki şiirlerdir. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

85 Vezni Aher: Aruzun, müstef'ilâtün / müstef'ilâtün / müstef'ilâtün / müstafilâtün kalıbıyla yazılan şiirlerdir. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

86 ÂŞIK EDEBİYATI SANATÇILARI Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

87 KÖRO Ğ LU 16.yy halk ş airlerimizdendir. Bolu Beyi ile yaptı ğ ı mücadele ile tanınır. Köro ğ lu’nun ş iirleri, onun adının çevresinde olu ş turulan halk hikâyeleri arasına serpi ş tirilmi ş tir. Hikâyelerin 24 farklı söyleni ş i vardır. Ş iirleri arasında yi ğ itçe, co ş kun bir sesleni ş le söylenmi ş koçaklamaları önemli bir yer tutar. A ş k, tabiat gibi konuları i ş ledi ğ i ş iirleri de vardır. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

88 KARACAO Ğ LAN: 17.yy halk ş airidir. Bütün â ş ık edebiyatı ş airlerini etkilemi ş tir. Ş iirlerinden yola çıkarak onun Anadolu’nun birçok yerini, Mısır, Rumeli ve Trablusgarb’ı gezdi ğ ini anlıyoruz. A ş k ve tabiat ş airidir. Dili sadedir arı ve duru bir Türkçe’dir. Süsten gösteri ş ten uzak bir anlatımı vardır. Ş iirlerinde tasavvufa ve dini konulara yer vermemi ş tir. Ş iirlerini hece ölçüsü ile yazmı ş tır. Sevgililerin gerçek isimleri ilk kez onun ş iirlerinde söylenmeye ba ş lanmı ş tır. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

89 KAYIKÇI KUL MUSTAFA: 17.yy.ın ilk yarısında üne kavu ş mu ş tur.Yeniçeri Oca ğ ı’ndan yeti ş mi ş tir. Divan ş iirinin etkisinden uzak, halk zevkine ba ğ lı, do ğ al bir söyleyi ş i vardır. Kahramanca bir eda ile söyleyi ş i, nazım kusurlarını kapatır. II. Osman’ın ş ehit edili ş i, IV. Murat’ın Ba ğ dat’ı ku ş atması gibi tarihsel olayları i ş leyen ş iirler, destanlar söylemi ş tir. Ş iirleri uzun süre yeniçeriler arasında, sınır boylarında sevilerek okunmu ş tur. “Genç Osman Destanı” en tanınmı ş ş iiridir. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

90 Â Ş IK ÖMER( ? – 1707): Konya do ğ umlu olan  ş ık Ömer gençli ğ inde birçok yerleri gezmi ş, sava ş lara katılmı ş tır. 17.yy. ş airlerince “üstad” sayılmı ş tır. Saz ş airleri arasında en çok ş iiri olan ş airdir. (1500 civarı). Ş iirlerinde Divan ş iirinin etkisi açıkça görülür. Hem aruz hem de heceyle ş iirler yazmı ş tır. Heceyle yazdı ğ ı ş iirlerinde daha ba ş arılıdır. Dili di ğ er halk ş airlerine göre biraz a ğ ırdır. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

91 DERTL İ ( ): A ş k yüzünden usturayla kendini öldürmeye kalkı ş mı ş ve yara izinden ötürü “Dertli” mahlasını almı ş tır. Halk, Tekke ve Divan edebiyatlarını yakından tanımı ş ; bu alanda ş iirler söylemi ş tir. Ş iirlerini hem aruz hem de heceyle söylemi ş tir. Sanatçı ki ş ili ğ ini ve ba ş arısını, lirik ko ş ma ve s erinde görürüz. Ş iirlerini Dertli Divanı’nda toplamı ş tır. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

92 GEVHER İ ( ? – 1737?): 17.yy sonu ve 18.yy ba ş ında ya ş amı ş tır. Ş iirinden Ş am’a, Arabistan’a gitti ğ ini bir kaynaktan da Rumeli’de bulundu ğ unu ve bir pa ş anın yanında kâtiplik yaptı ğ ını ö ğ reniyoruz. Ş iirlerinde divan edebiyatının etkisi vardır. Yer yer aruz ölçüsünü de kullanılmı ş tır. Heceyle yazdı ğ ı ş iirlerinde daha ba ş arılıdır. Ş iirlerinde yabancı kelimelere ve divan edebiyatı mazmunlarına yer vermi ş tir. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

93 ERZURUMLU EMRAH( ? – 1860): Erzurum’un köylerinde do ğ du ğ u için “Erzurumlu Emrah” olarak anılan ş air, Anadolu’nun çe ş itli yerlerini gezmi ş tir. Saz ş airleri içinde Divan ş iirini en iyi bilenlerden biridir. Heceyle yazdı ğ ı ko ş ma ve s eri yanında aruzla yazılmı ş gazel, murabba ve muhammesleri vardır. Heceyle yazdı ğ ı ş iirlerinde daha ba ş arılıdır. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

94 SEYRAN İ ( ): Kayseri’nin Develi kasabasında do ğ mu ş tur. İ stanbul’a gelmi ş ancak devrin büyüklerini hicvetti ğ i için memleketine dönmek zorunda kalmı ş tır. Hicivleriyle tanınır. Ça ğ ın aksaklıkları, yetersiz yöneticileri, bilgisiz sofuları ta ş lamalarıyla yermi ş tir. Aruzlar da yazmakla birlikte asıl ş öhretini hece ölçüsüyle bulmu ş tur. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

95 DADALO Ğ LU(1785?-1868?): Toroslardaki göçebe Türkmenlerin Av ş ar boyundan olan Dadalo ğ lu’nun hayatı hakkında fazla bilgimiz yoktur. Ş iirlerinde yi ğ itçe bir sesleni ş oldu ğ u gibi içli söyleyi ş de vardır. Ş ehir ya ş amından uzak oldu ğ u için Divan ş iirinden hiç etkilenmemi ş tir. Semai, varsa ğ ı, ko ş ma, destan yazmakla beraber asıl sanatçı kimli ğ ini türkülerinde gösterir. Dili, halkın konu ş tu ğ u Türkçedir; halk söyleyi ş ini ş iirle ş tirmi ş tir. İ çinde bulundu ğ u tarih ve toplum olaylarını ş iirlerine yansıtmı ş tır. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

96 SÜMMAN İ ( ): Do ğ u Anadolu’da â ş ık gelene ğ ine ba ğ lı olarak â ş ık olmu ş, ş iirler söylemi ş tir. Hayali sevgilisi Gülperi’yi bulmak için pek çok ülkeyi gezmi ş tir. Destanlarında sosyal konuları, deprem ve yangın gibi acıları dile getirir. Ko ş ma ve s erinde a ş k, do ğ a ve insan sevgisini i ş lemi ş tir. Orijinal bulu ş larıyla halk söyleyi ş inin en güzel örneklerini vermi ş tir. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

97 BAYBURTLU Z İ HN İ ( ): Medrese ö ğ renimi görmü ş, divan kâtipli ğ i yapmı ş, memurluk yapmı ş tır Hece ve aruzla ş iirler yazmı ş tır. Kaside, gazel ve tahmisler yazmı ş tır. Asıl ününü, hece ile yazdı ğ ı, Divan’ına bile almadı ğ ı yergi ve ta ş lama türündeki ş iirleriyle kazanmı ş tır. Ş iirlerini topladı ğ ı bir Divan’ı ve “Sergüze ş tname” adlı bir mesnevisi vardır. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

98 Â Ş IK VEYSEL Ş ATIRO Ğ LU( ): Sivas’ın Sivrialan Köyü’nde do ğ mu ş tur. Â ş ık ş iirinin son büyük ustasıdır. Yedi ya ş ındayken bir çiçek salgınında gözlerini kaybetmi ş, babasının avunsun diye verdi ğ i kırık sazla çalıp söylemeye ba ş lamı ş tır. Bir arkada ş ı ile birlikte 3 ay yaya yürüyerek Ankara’ya gelmi ş ve Cumhuriyet’in 10.yıl törenlerine katılmı ş tır. Ş iirlerinde a ş k, yurt, sevgisi, toprak sevgisi dikkati çeker. Gözlerinin dı ş dünyaya kapalı olması, ona zengin bir iç dünya kazandırmı ş tır. Ş iirlerinde sade bir Türkçe görülür. Dostlar Beni Hatırlasın, Deyi ş ler, Sazımdan Sesler Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

99 DİNİ TASAVVUFİ HALK EDEBİYATI (TEKKE EDEBİYATI) Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

100 ÖZELL İ KLER İ : Dini tasavvufi dü ş ünceyi yaymak dü ş üncesiyle geli ş en bir edebiyattır. Bu edebiyatın konusu; “Allah a ş kı ve Vahdet-i Vücud” dü ş üncesidir. Aruz vezni ve hece vezni birlikte kullanılmı ş tır. Dili halkın anlayabilece ğ i bir dildir. Tekke ş airlerinin ço ğ u, tarikatlardan yeti ş mi ş ş eyh ve dervi ş lerdir. Tekke ş airleri, cehennemden korkutmayı de ğ il;a ş k yoluyla Allah’ı sevdirerek, insanları Allah’a yakla ş tırma yolunu seçmi ş tir. “Tevhid inancı, peygamber sevgisi, ahlak, iyilik, dinle ilgili konular,ölüm vb.” temalar i ş lenmi ş tir. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

101 Bu edebiyatın kendine has nazım ş ekli yoktur. Hem divan edebiyatı hem de halk edebiyatı nazım ş ekilleri kullanılmı ş tır. “Gazel, mesnevi ve ko ş ma” tarzını sıkça kullanmı ş lardır. Tekke edebiyatı nazım türlerinin ba ş lıcaları ş unlardır: “ İ lahi, nefes, nutuk, deme, tapu ğ, ş athiye, devriye” Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

102 Saz ş airlerine ve divan ş airlerine göre daha geni ş kitlelere seslenirler. Amaçları saraydaki padi ş ahtan da ğ daki okumayan çobana kadar herkese Allah sevgisini a ş ılamaktır. Ş iirlerin besteli olması etki alanını geni ş letir. Halkın ruh yükseli ş inde, irfan ve hüner sahibi olmasında, nefis ve karakter e ğ itiminde büyük emekleri vardır. Bu yüzden halk tarafından çok sevilirler. Tekke ş airleri ço ğ unlukla bilgin ki ş ilerdir. Ça ğ ın bütün ilimlerini bilirler. Din ve tasavvufla ilgili tüm kahramanlar, efsaneler, timsaller sık kullanılır. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

103 İLAHİ Allah’ı övmek ve ona yalvarmak için yazılan ş iirlere denir. Özel bir ezgiyle okunur. Hecenin 7’li 8’li 11’li kalıbıyla söylenir. Divan ş iirindeki tevhid ve münacaatın Halk ş iirindeki kar ş ılı ğ ıdır. İ lahiye Mevleviler “ayin”; Bekta ş iler “nefes”; Gül ş eniler “tapu ğ ”; Halvetiler “durak”; di ğ er tarikatlar “cumhur” adı verir. En ünlü ş airi Yunus Emre’dir. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

104 Ş ol Cennetin ırmakları Akar Allah deyu deyu Çıkmı ş İ slam bülbülleri Öter Allah deyu deyu Salınır Tüba dalları Kur\'an okur hem dilleri Cennet ba ğ ının gülleri Kokar Allah deyu deyu Aydan arıdır yüzleri Misk-ü amberdir sözleri Cennet\'te huri kızları Gezer Allah deyu deyu Hakka a ş ık olan ki ş i Akar gözlerinin ya ş ı Pür nur olur içi dı ş ı Söyler Allah deyu deyu Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

105 Kimi yiyip kimi içer Hep melekler rahmet saçar İ dris nebi hulle biçer Diker Allah deyu deyu Altındandır direkleri Gümü ş tendir yaprakları Uzandıkça budakları Biter Allah deyu deyu Ne dilersen Hak\'tan dile Kılavuzla gir bu yola Bülbül a ş ık olmu ş güle Öter Allah deyu deyu Açıldı gökler kapısı Rahmetle dolu hepisi Sekiz Cennet\'in kapısı Açar Allah deyu deyu Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

106 Rıdvan-dürür kapı açan İ dris-dürür hulle biçen Kevser ş arabını içen Kanar Allah deyu deyu Miskin Yunus var dostuna Koma bu günü yarına Yarın Hakk\'ın divanına Varam Allah deyu deyu Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

107 NEFES Bekta ş i ş airlerinin söyledikleri tasavvufi ş iirlere denir. Allah’a ula ş ma yolları, mür ş ide duyulan hayranlık, müritli ğ in adabı gibi konularda yazılır. Genellikle tasavvuftaki Vahdet-i Vücud dü ş üncesi anlatılır. Bunun yanında Hz. Muhammed (S.A.V.) ve Hz. Ali (R.A) için övgüler de söylenir. Nazım birimi dörtlüktür. Dörtlük sayısı 3 ila 8 arasında de ğ i ş ir. Hece ölçüsüyle yazılırlar. Ama aruz ölçüsüyle yazılan nefesler de vardır. Nefeslerde, kalenderâne ve alaycı bir üslup dikkati çeker. Duygu ve dü ş ünceleri nükteli bir ş ekilde ve zarafet ölçüleri içinde söylemek nefesin en belirgin özelli ğ idir. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

108 E ş refo ğ lu al haberi Bahçe biziz ba ğ bizdedir Biz de mevlanın kuluyuz Yetmi ş iki dil bizdedir Erlik midir eri yormak Irak yoldan haber sormak Cennetteki ol dört ırmak Co ş kun akan sel bizdedir …. Biz erenler gerçe ğ iyiz Has bahçenin çiçe ğ iyiz Hacı Bekta ş köçe ğ iyiz Edep erkan yol bizdedir Kuldur Hasan Dede'm kuldur Manayı söyleyen dildir Elif hakka do ğ ru yoldur Cim ararsan dal bizdedir (Tama ş varlı Â ş ık Hasan, 17.yy.) Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

109 NUTUK Pirlerin ve mür ş itlerin, tarikata yeni giren dervi ş lere tarikat derecelerini ve tarikat adabını ö ğ retmek için söyledikleri ş iirlerdir. Evvel tevhid sürer mür ş id dilinden Eri ş ir canına fazlı Huda'nın Kurtulursun emarenin elinden Eri ş ir canına fazl-ı Huda'nın İ kincide verir lafzatu'llâhı Anda ke ş f ederler sıfatu'llâhı Hasenat yeter der eder günahı Eri ş ir canına fazl-ı Huda'nın Üçüncüde yâ Hû ismini oku Garib bülbül gibi durmayıp ş akı Kendi vücudunda bulagör Hak'ı Eri ş ir canına fazl-ı Huda'nın … Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

110 DEVR İ YE Devir kuramını anlatan ş iirlere denir. Yaradılı ş felsefesini i ş ler. Devir kuramı Hz. Muhammed(S.A.V.)'in "Ben nebî iken Âdem su ile çamur arasındaydı." hadisi ile ilgilidir. Mutasavvıflara göre vücut halindeki Hz. Muhammed (S.A.V.), yeryüzüne sonradan gelmi ş tir. Hâlbuki ruh halindeki Muhammed ezelden beri vardı. Vakti gelen ruh maddi âleme iner. Bu ini ş e nüzul, tekrar Allah'a dönü ş e de huruc denir. Bu ini ş i ve çıkı ş ı anlatan ş iirlere devriye denir. Lâ mekân ilinde bir nokta iken ismi var, cismi yok yerden gelirim. Daha hiçbir nesne yaratılmadan kandilin içinde Nûr'dan gelirim. Dört nesneden yo ğ rulup da yapıldım ş ekillendim, fırınlara atıldım Mevla'm ruh verince aya ğ a kalktım Âdem denen bir be ş er'den gelirim. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

111 Dokuz ay on gün batn-ı maderde Kudretten gözüme çekildi perde Vaktim tamam olup ahiri yerde Çıkıp ten donundan cihana geldim Hakikat meyinden nû ş edip kanıp Can gözlerim o gafletten uyanıp Kudretten her türlü renge boyanıp Bu âlem-i nak ş u elvana geldim Bir zerreyim âfitâbımdan durum A ş k ile mesrurum kalbi pür-nûrum Ta ezelden zevk-ı seyre mecburum Seyr ü sülük edip seyrana geldim Hüsni Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

112 Ş ATH İ YE Dini ve tasavvufi halk ş iirinde genel olarak mizahi manzumelere ş athiye adı verilir. Tasavvufi konuları i ş leyenleri ş athiyat-ı sûfiyâne adını alırlar, inançlardan alaylı bir dille söz eder gibi yazılan ş iirlerdir. Görünü ş te saçma sanılan bu sözlerin, yorumlandı ğ ında tasavvufla ilgili türlü kavramlara de ğ indi ğ i anla ş ılır. Bu tür ş iirlere genellikle Bekta ş i ş airlerinde rastlanır. Medrese hocalarına göre bu ş athiyeler küfür sayılır. Bu türün en tanınmı ş ş airi Kaygusuz Abdal'dır. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

113 Ş ATH İ YE Çıktım erik dalına Anda yedim üzümü Bostan ıssı kakıyıp Der ne yersin kozumu U ğ ruluk yaptı bana Bühtan eyledim ona Çerçi de geldi aydır Hani aldın gözgünü Kerpiç koydum kazana Poyraz ile kaynattım Nedir diye sorana Bandım verdim özünü ………… Yunus bir söz söylemi ş Hiçbir söze benzemez Münafıklar elinden Örter mâ'na yüzünü ( Yunus Emre ) Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

114 H İ KMET İ nsanlara Allah inancını a ş ılamak ve İ slam’ı ö ğ retmek amacıyla Ahmet Yesevi’nin yazmı ş oldu ğ u tasavvufi ş iirlerdir. Bismillah deyip beyan ederek hikmet söyleyip Taleb edenlere inci, cevher saçtım ben i ş te. Riyazeti sıkı çekip, kanlar yutup \' İ kinci defter\' sözlerini açtım ben i ş te. Sözü söyledim, her kim olsa cemale talip Canı cana ba ğ layıp, damarı ekleyip, Garip, yetim, fakirlerin gönlünû ok ş ayıp Gönlü kırık olmayan ki ş ilerden kaçtım ben i ş te. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

115 Nerde görsen gönlü kırık, merhem ol Öyle mazlum yolda kalsa, yolda ş ı ol Mah ş er günü dergahına yakın ol Ben-benlik güden ki ş ilerden kaçtım ben i ş te. ……. Ümmet olsan, gariplere uyar ol Ayet ve hadisi her kim dese, duyar ol Rızk, nasip her ne verse, tok gözlü ol Tok gözlü olup ş evk ş arabını içtim ben i ş te. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

116 DEME Alevi tarikatıyla ilgili temaları i ş leyen ş iirlerdir. Alevi ve Ş ii ş airlerin kendi dü ş üncelerini dile getirdikleri ş iirlerdir. Bu ş iirler Alevî tekkelerinde, tören sırasında sazla terennüm edilir. Hecenin 8'li ölçüsü kullanılır. 3 veya 5 dörtlükten olu ş abilir. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

117 Güzel âşık cevrimizi Çekemezsin demedim mi Bu bir rıza lokmasıdır Yiyemezsin demedim mi Yemeyenler kalır naçar Gözlerinden kanlar saçar Bu bir demdir gelir geçer Duyamazsın demedim mi Bu dervişlik bir dilektir Bilene büyük devlettir Yensiz yakasız gömlektir Giyemezsin demedim mi Çıkalım meydan yerine Erelim Ali sırrına Can ü başı Hak yoluna Koyamazsın demedim mi Âşıklar kara baht(ı) olur Hakk'ın katında kutl'olur Muhabbet baldan tatl'olur Yiyemezsin demedim mi Pir Sultan Abdal Şahımız Hakk'a ulaşır rahımız On İk'imam katarımız Uyamazsın demedim mi ( Pir Sultan Abdal )Pir Sultan Abdal Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

118 TEKKE EDEBİYATI SANATÇILARI YUNUS EMRE 1249–1322) Eski ş ehir’de do ğ up öldü ğ ü söylenir. Dini tasavvufi halk ş iiri ş airidir. Mutasavvıf bir ş airdir. Medrese ö ğ renimi görmü ş, felsefe, tefsir, vb. bilgilerle donanmı ş ; Yunan ve Do ğ u mitolojisini iyi kavramı ş tır. Mevlana Celaleddin Rumi’nin yapıtlarını okumu ş tır. Halkın ya ş amını, istemlerini, tasavvuf dü ş üncesini, halkın anlayabilece ğ i bir dille ş iirle ş tirmi ş tir. Ş iirleri tasavvuf dü ş üncesinin özüyle olu ş mu ş tur. İ nsan sevgisi çok yüksektir. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

119 Ş iirlerini hece ölçüsü ve dörtlüklerle kurmu ş tur. (genellikle) Hayatı efsanelerle örülmü ş tür. Dili sadedir. Halk dilinin deyi ş özellikleri görülür. Söyleyi ş inde yalınlık, içtenlik, do ğ allık görülür. Ş iirlerinde “Allah a ş kı, insan sevgisi, ölüm, varlık-yokluk vb.” kavramları i ş ler. Ş iirlerinde co ş kun bir lirizm vardır. Lirik bir ş airdir. Ş iirlerinde hem aruz hem de hece vezni kullanılmı ş tır. İş ledi ğ i konular yönüyle evrenseldir. Her sınıfı, ırkı; her dini sınırsız bir ho ş görüyle kucaklar. Eserleri:Divan, Risaletün Nushiye (Ö ğ ütler Kitabı -Mesnevi) Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

120 MEVLÂNA CELALEDD İ N- İ RÛMÎ Eserlerini Farsça yazdı ğ ı için Türk Edebiyat'ının herhangi bir bölümüne dâhil edemedi ğ imiz, Mevlana (Celalettin-i Rumi) Anadolu'da yeti ş en mutasavvıf ş air ve dü ş ünürlerin en büyük iki isimlerinden biridir. (Di ğ eri Yunus Emre) Mevlevi tarikatının rehberidir. (Kurucusu de ğ ildir; çünkü tarikat, o ğ lu Sultan Veled tarafından kurulmu ş tur.) Mevlana'nın be ş eseri vardır: 1)Mesnevi : Dini tasavvufi ve ahlâki yanı a ğ ır basan didaktik bir eserdir. (6 cilt, beyit) Mesnevi'de i ş lenen konuların ço ğ u ö ğ üt vermek amacı güder. Konuların i ş leni ş inde hikâye ve fabllarla konuyu açıklama, örnekleme, verilmek istenen dü ş ünceyi peki ş tirme yolu izlenir ve her hikâye bir ö ğ ütle bitirilir. Farsça yazılmı ş tır. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

121 2)Divan-ı Kebir : Eserde tasavvufi a ş k i ş lenir. 3)Fîhî Ma Fîh: Mevlâna’nın sohbetleri sırasında, ba ş ta tasavvuf olmak üzere din, ahlâk, felsefe ile ilgili görü ş lerini anlattı ğ ı; dünya, insan ve ş iir anlayı ş ını söz konusu etti ğ i konu ş malarından meydana gelir. 4)Mecâlis-i Seb’a: Mevlâna’nın yedi vaazının bir araya getirilmesiyle meydana getirilmi ş tir. 5) Mektûbat: Dönemin Selçuklu devleti ileri gelenlerine, dönemin devlet adamlarına, dostlarına yazdı ğ ı 145 mektubun bir araya getirilmesiyle olu ş turulmu ş tur. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

122 SULTAN VELED ( ) Mevlana'nın o ğ ludur. Dini-tasavvufi konulara a ğ ırlık vermekle birlikte biçim olarak Divan tarzı ş iirleri Anadolu'da ilk yazan odur. Yalnız, ş iirlerinin ço ğ u Farsçadır. Türkçe birkaç gazeli ve mesnevi biçimli birkaç parçası vardır. Farsça eserlerinden bazılarının sonuna Türkçe bölümler eklenmi ş tir. Selçuk Ş ehnamesi adlı bir eseri oldu ğ u bilinir, ancak bu eser ele geçmemi ş tir. Eserleri: İ btidanâme: Mevlâna’nın ve onunla ili ş kileri olan ki ş ilerin ya ş amlarına ait bilgiler içerir. Rebâbnâme : Mesnevidir. İ ntihânâme : Mesnevidir. Maarif : Mevlâna'nın sözlerinin açıklanması yanı sıra kendi özelliklerini ve dönemine ait olayları anlatır. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

123 HACI BAYRAM VEL İ ( ) Bayramilik tarikatını kurmu ş tur. Dini tasavvufi halk ş iiri ş airidir. Mutasavvıf bir ş airdir. Ş iirlerini Türkçe yazmı ş tır. Hece ölçüsüyle söyledi ğ i manzum “Nutuk”u önemlidir. Ş iirlerinde Yunus Emre’nin söyleyi ş özelli ğ i görülür. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

124 HACI BEKTA Ş -I VEL İ (1209–1270) : 13.yy'da ya ş amı ş tır, Türkistan'ın Ni ş abur ş ehrinde do ğ mu ş tur. Ahmet Yesevi'nin iste ğ iyle Anadolu'ya gelmi ş tir. Bilinen en önemli eseri ''Makâlât''tır. Bekta ş ilik tarikatının kurucusudur. Makâlât : Sohbetler sözler anlamına gelir. Hz Âdem’in yaratılı ş ı, Ş eytan ve Ş eytani i ş ler, Allah'ın birli ğ i gibi konuları ele almı ş tır. Arapça yazılan bu eserin aslı elde bulunmadı ğ ı gibi Hacı Bekta ş 'ın kaleminden çıktı ğ ı da tarihi açıdan henüz kesin de ğ ildir. Velâyetnâme : Eserde Hacı Bekta ş -ı Veli'nin ya ş amı ile ilgili menkıbeler anlatılmaktadır. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

125 GÜL Ş EHR İ : (1250 ? – 1335 ?) *Mutasavvıf ş airdir. *Türkçenin Anadolu’da bir kültür dili olması için çaba harcamı ş tır. Türkçeyi kaba ve kötü kullananları ele ş tirir. *13. yüzyıl sonu ile 14. yüzyılın ilk yarısında Kır ş ehir’de ya ş adı ğ ı, mantık, matematik, fıkıh ve tefsirle u ğ ra ş tı ğ ı anla ş ılmaktadır. * Kabri Nev ş ehir’in Gül ş ehir İ lçesindedir. *Yapıtları: Gül ş ehri’nin en önemli yapıtı Ferideddin Attar’ın aynı adlı yapıtını temel alarak yazdı ğ ı ve Gül ş enname olarak da bilinen Mantiku’t-Tayr’dır.(Ku ş ların konu ş ması anlamına gelir.) Bu eser, tasavvufi, ö ğ retici bir eserdir. Manzum ve mensur özellik gösteren alegorik bir eserdir. Çeviriden çok yeniden yazılmı ş bir yapıt olma özelli ğ i gösterir. Felekname ( İ slâm felsefesindeki ba ş langıç ve son konusunu i ş ler. Farsça mesnevi) Keramet-ı Ahi Evran (Türkçe mesnevi), Aruz Risalesi, Kudûri Tercümesi Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

126 AHMED FAKÎH: En ünlü eseri Çarhnâmedir. 100 beyitlik bir kasidedir. Eser tasavvuf konusunda ö ğ retici bilgiler içerir. Dünyanın fanili ğ inden bahseden, günahtan kaçınmayı ö ğ ütleyen Çarhnâme, halk için yazılmı ş dini-ahlâki bir eserdir. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

127 E Ş REFO Ğ LU RUM İ ( ? -1409): 15.yy. tasavvuf ş airlerindendir. Hacı Bayram Veli’ye dervi ş ve damat olmu ş tur. Yunus Emre’nin izinde yürümü ş, hem aruz hem heceyle ş iirler yazmı ş tır. Bir divanda topladı ğ ı ş iirlerinde tasavvuf ilkelerini yaymaya çalı ş mı ş tır. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

128 KAYGUSUZ ABDAL (1397- ?) * Kimi ş iirlerinde Sarayi mahlasını kullanmı ş tır. * Dini tasavvufi halk ş iiri ş airidir. * Bekta ş idir. Bekta ş i tarikatini Mısır’da yaymı ş tır. Alevi- Bekta ş i halk tasavvuf ş iirinin kurulu ş unun önünü açmı ş tır. * Hece ölçüsünü de aruz ölçüsünü de kullanmı ş tır. * Ş iirlerinde Bekta ş ilik ilkelerini ve Tasavvufi dü ş ünceyi i ş lemi ş tir. *Ço ğ u ş iirinde mizahla yergi karı ş ımı bir hava vardır. * Kaba sofulu ğ u üstü kapalı söyleyi ş lerle alaya almı ş ve Ş ATH İ YYE türünün geli ş mesinde etkili olmu ş tur. *Hece ölçüsüyle nefesler yazmı ş tır. Ama derlenmemi ş tir. Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek

129 * Folklorumuzdan tekerlemelerden yararlanmı ş tır. Dili halkın anlayabilece ğ i yalın bir Türkçedir. Bekta ş i kavramlarını da kullanmı ş tır. Eserleri: Ş iirleri: Kaygusuz Abdal Divanı (aruz ölçe ğ iyle yazdı ğ ı ş iirler) Ya ş nâme: Hece ölçüsüyle yazdı ğ ı dörtlüklerdir.) Dolapnâme: (Aruz ölçe ğ iyle ve mesnevi biçimiyle yazılmı ş tır.) Gevhernâme:( Aruz ölçüsü ile yazılmı ş mesnevi biçimiyle yazılmı ş tır.) Nesirleri: Risale-i Baba Kaygusuz, Kitab- Mı ğ late, Kitâb-i Dil- Gû ş â ve Budalaname (Me ş hur bir yapıtıdır. Tasavvuf dü ş üncesiyel Allah yoluna giren Abdalların kitabıdır. 5 bölüm olarak yazılmı ş tır.) Fethiye Mehmet Erdo ğ an Anadolu Lisesi Mücahid Serçek


"FETH İ YE MEHMET ERDO Ğ AN ANADOLU L İ SES İ MÜCAH İ D SERÇEK TÜRK EDEB İ YATI Ö Ğ RT. HALK EDEBİYATI." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları