Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Bu tabloda, Sakarya Meydan Muharebesi öncesi Başkomutan Mustafa Kemal Paşa tarafından halkın topyekun savaşa katılmasını sağlamak amacıyla yayımlanan.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Bu tabloda, Sakarya Meydan Muharebesi öncesi Başkomutan Mustafa Kemal Paşa tarafından halkın topyekun savaşa katılmasını sağlamak amacıyla yayımlanan."— Sunum transkripti:

1

2 Bu tabloda, Sakarya Meydan Muharebesi öncesi Başkomutan Mustafa Kemal Paşa tarafından halkın topyekun savaşa katılmasını sağlamak amacıyla yayımlanan Tekalif-i Milliye emirleri doğrultusunda bir Orta Anadolu kasabasında Türk milletinin ordusu için yaptığı fedakarlıklar (elbise, çarık, çorap, giyecek, yiyecek, silah ve teçhizat yardımları) anlatılmaktadır.

3 Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa, Büyük Taarruz öncesinde sık sık gezilere çıkarak halkın genel durumunu öğrenmeye ve desteğini sağlamaya çalışmıştır. Bu tabloda, Başkomutan'ın halkın çeşitli kesimlerinden kişilerle görüşmesi, Türk halkının Başkomutanın etrafında nasıl kenetlendiği canlandırılmaktadır.

4 Erkekler, cephede düşmanla çarpışırken Türk kadını da sırtında veya kucağında çocuğu olduğu halde yaşlı anne ve babasıyla birlikte orduya destek olmak için mermi yapıp kağnılarla cepheye taşımıştır. Bu tabloda, Türk kadınının Millî Mücadele ve vatanın kurtarılması yolunda yaptığı fedakarlıklar anlatılmaktadır.

5 Tabloda, Sakarya Meydan Muharebesi'nden önce TBMM Başkanı ve Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa, Doğu Cephesi Komutanı Kazım Karabekir Paşa ve Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşanın Meclisten milletvekilleri ve halk tarafından cepheye uğurlanışı anlatılmaktadır.

6 Yunan ordularının 15 Mayıs 1919'da İzmir'e çıkışı ile başlayan Anadolu'daki işgalleri sırasında birçok köy, kasaba ve şehirde masum sivil halk katledilmiştir. Bu katliamlar sırasında din adamlarının kışkırtıcı bir rol oynadığı tarihî belgelere sabittir. Bu tabloda, bir Batı Anadolu kasabasında Yunan ordusunun sivil halka yönelik yaptıkları katliam sergilenmektedir.

7 Ateşten Gömlek, Halide Edip Adıvar tarafından, edebiyatımızda Kurtuluş Savaşı üzerine yazılan romanların ilkidir. İzmir’in işgali sırasında kocası ve çocuğu düşman tarafından öldürülen Ayşe, İstanbul’a akrabası Peyami’nin yanına gelir. İkisinin yanına Binbaşı İhsan da katılır ve Anadolu’ ya geçerler, amaçları Kuvayı Milliye’ye hizmet etmektir. Ayşe, Eskişehir asker hastanesinde ve Polatlı sahra hastanesinde hemşire olarak çalışır. Bu arada hem Peyami hem de Binbaşı İhsan Ayşe’ye aşık olur. Bu aşk her ikisi için de ateşten bir gömleğe dönüşür. İhsan ve Ayşe cephede ölürler, yaralanan Peyami, kafasında kalan bir kurşunla Ankara Cebeci Hastanesinde "ateşten gömlek" ismini verdiği anılarını yazmayı tamamlar ve kafasındaki kurşunun çıkarılması için girdiği ameliyatta ölür..

8 Konusunu Millî Mücadele günlerinden alan roman ilk kez 1923 yılında basıldı. Romanda, idealist İstanbullu öğretmen Aliye’nin Anadolu’da bir kasabaya gidişi ve bölgede Milli Mücadele düşüncesine destek faaliyetleri aktarılır. Romanda, bölge halkının Millî Mücadele’ye bakışı, söz konusu mücadelenin sembolü konumuna gelmiş Kuvayı Milliye oluşumunu algılayışının yanı sıra çözülen Osmanlı devlet mekanizmasının temsilcileri ve eski düzen karşıtları yansıtılır.

9 Yaban, Türk Edebiyatında aydın-halk arasındaki uçurumu açık ve kaygıdan uzak şekilde ele alan nadir romanlardan biridir. Yaban, Yakup Kadri’nin zincir romanları içinde bir yerde düşünülebilir ama farklılığı bu zincir içinde ilk defa Anadolu’dan bir bakışın romana hakim olmasıdır. Roman 1. Dünya Savaşı yıllarından başlayarak Sakarya Meydan Muharebesi'ne kadar olan zamanı kapsar. İç Anadolu Bölgesi'nde Porsuk Çayı civarında bulunan bir köyde yaşanır. Ahmet Celal bir İstanbul çocuğudur ama Anadolu’nun bambaşka bir gerçeğini anlatır; alabildiğince fakirlik ve bunun verdiği daha büyük bir ruhsuzluk.

10 Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun bir romanıdır. Roman üç bölümden oluşmaktadır; Birinci bölüm : Kurtuluş Savaşı ( 1922’ye kadar ). İkinci bölüm : Cumhuriyetin kuruluş yılları ( 1926’ya kadar ). Üçüncü bölüm : Cumhuriyet sonrasının 14 ve 20. Yılları ( ’e kadar ). Romanda, Ankara'nın yukarıda bahsedilen üç ayrı dönemdeki durumu anlatılır. Yazar bu kitabında, Ankara'dan yola çıkarak Türkiye'deki sosyal gelişimi yansıtmaya çalışmıştır. Romanın kahramanı Selma Hanım, bu üç dönemi birbirine bağlar. Selma Hanım'ın özel hayatında yaşadığı maceralı üç ayrı dönem, Ankara'nın da üç ayrı dönemini yansıtır.

11 Yazar, kaleme aldığı bu eserinde yılları arasında yaşanan Milli Mücadele Dönemi’nde vukuu bulan bazı acıklı ve trajedik olayları okuyuculara aktarıyor. Yazar kitabında genelde Ege Bölgesi’nde meydana gelen olayları ele alıyor. Özellikle, Türk tarihi için büyük bir felaket olan güzel İzmir’in işgali ve düşman kuvvetlerinin buradaki halka yapmış oldukları zulüm ve hakaretler büyük bir yer alıyor yazarın “Milli Savaş Hikayeleri” adlı eserinde. Bu işgaller karşısında çaresiz kalan halkın aciz durumu da tüm açıklığıyla ortaya konuluyor. Kitapta bulunan bazı hikayelerde de Yunan kuvvetlerinin Batı Anadolu’yu işgali sırasında yerli halka yapmış oldukları insanlık dışı işkenceler tanıklarıyla belirtiliyor. Ayrıca, bu dönemde Türk Halkının içine düşmüş olduğu çaresizlik, yoksulluk, umutsuzluk bu hikayelerde çeşitli tasvirlerle işleniyor. Ama tüm hikayelerin sonunda Türk insanının doğuştan sahip olduğu kahramanlık ve vefakarlık gibi erdemlerde konu ediliyor..

12 Yıldız, İzmir’in tanınmış ailelerinden birinin kızıdır. Yüzbaşı Murat’la nişanlıdır. Kurtuluş Savaşı başlayınca Murat cepheye gönderilir. Yıldız da orduya katılır. Cephe gerisinde çok yararlı işler görür. Murat’ın ölüm haberini alınca Yıldız şok geçirmiştir. Aslında Murat ölmemiştir, gizli bir görevle düşman saflarına gönderilmiş, duyulmasın diye adı öldüye çıkarılmıştır. Aşırı duyarlığı olan Yıldız birden ruhsal bir bunalım geçirir. Ankara Savcısına baş vurur. Daha önce Murat’la bir gece geçirdiğini, sonra ikiz çocuk doğurduğunu, şimdi ailesinin kendisini akrabalarından biriyle evlendirmek istediğini, çocuklardan birini babası Kamil Bey ile aile doktorunun birlik olarak öldürdüklerini, kucağındaki tek kalan yavrusunu da öldürmeği tasarladıklarını söyler.

13 Romanda İstanbul'un üç dönemi (İstibdat dönemi, İttihat ve Terakki dönemi ve Mütareke dönemi) 1936 yılından geriye dönerek anlatılır ve Osmanlı Devleti’nin hangi şartlar ve kişilikler altında çöktüğünü sergilenir. İstanbul'un esere konu olan üç dönemi romanın başkahramanı Adnan'ın yaşamındaki üç dönemi de kapsar; fakir ve idealist Adnan, zengin ve "önemli" Adnan, hasta ve bedbaht Adnan. Romanda Adnan dışında kırk kadar roman kişisi vardır. Buna karşılık romanın dayandığı hikayenin arka planındaki üç isim Türk edebiyatının üç önemli şairidir: Namık Kemal, Abdülhak Hamid Tarhan ve Tevfik Fikret.

14 Sahnenin Dışındakiler Ahmet Hamdi Tanpınar'ın bir romanı. Roman Mahur Beste ve Huzur'la beraber bir üçleme oluşturmaktadır. Milli mücadele yıllarında geçer yılında tefrika edildikten sonra 1973 yılında basılmıştır. Anadolu'da süren Kurtuluş Savaşı ve İstanbul'daki aydınlarla birlikte halkın değişik kesimlerinden insanların farklılaşan hayatları ve bu mücadeleye dahil oluşları işlenir.

15 Kalpaklılar, Samim Kocagöz'ün Kurtuluş Savaşımızı destansı bir dille anlattığı, tarihimizin önemli bir bölümüne tanıklık eden yaşamış kahramanların da yer aldığı belgesel bir roman. Kurtuluş Savaşı'nda, Kuvayı Milliyecilerin sembolü durumuna gelen 'kalpak', Samim Kocagöz'ün romanına ad olmuştur; çünkü Kurtuluş Savaşı serüveninin ayrıntılarıyla işlendiği bu romanın ana izleklerinden olan Kemalistlerle padişah yanlıları, başlarındaki sarık veya kalpakla birbirinden ayırt edilirmiş. Kocagöz'ün böyle güçlü bir simgeyle adlandırdığı romanı, okuyucuya her satırda tarihin sayfalarını yavaş yavaş açarken gösterilen özeni ve duyarlılığı hissettirir. Böylece Kurtuluş Savaşı anıları, Samim Kocagöz'ün elinde her yönüyle işlenilen destansı bir romana dönüşmüştür.

16 Kalpaklılar'la bir bütün oluşturan Doludizgin, Samim Kocagöz'ün Kurtuluş Savaşı'nın son evresini şiirsel bir dille anlattığı belgesel nitelikte bir roman. Kuvayı Milliye'nin düzenli ordulara dönüşerek topyekûn karşı saldırıya geçtiği, vatan topraklarını istilacıların elinden karış karış geri alarak, İzmir'e ulaştığı, eşi benzeri görülmemiş bir ulusal mücadelenin romanı.

17 Yorgun Savaşçı bir Kemal Tahir romanıdır. Osmanlı Devleti'nin mütarekeyi imzalamasından 1920 ortalar ında Milli Mücadele'nin güçlendiği döneme kadar olayları bir Osmanlı yüzbaşısı ve İttihat ve Terakki üyesi olan Yüzbaşı Cemil'in hikâyesi üzerinden anlatır. Yol Ayrımı'nda yan karakterlerden biri olarak karşımıza çıkan Cehennem Topçu Cemil, Yorgun Savaşçı'nın baş kahramanıdır. İstanbul'a geldiğinden beri, bir türlü üzerinden atamadığı yorgunluğu sanki dinlendikçe çoğalan Cemil, bir yandan aşık olup evlendiği teyze kızı Neriman ile her şeyi bırakıp uzakta bir köyde yaşamayı isteyecek kadar bıkkın, diğer yandan Anadolu'ya geçip Milli Mücadele'de savaşmayı isteyecek kadar da cesurdur. Kitap Kemal Tahir'in Osmanlı Devlet yapısı hakkındaki tezlerini ve batı/doğu sorununa yaklaşımını da yansıtır.

18 "Esir Şehir Üçlemesi" edebiyatımızın güçlü ve klasikleşmiş ismi Kemal Tahir'in başyapıtlarındandır. Her büyük ve klasik yapıt gibi, bir ya da birden çok problematiği mükemmel bir biçimde işleyen bu nehir roman dizisinin ilk kitabı olan "Esir Şehrin İnsanları"nda Kemal Tahir, Mütareke Dönemi Osmanlı aydınının ve İstanbul'unun destansı direnişinin ve mücadelesinin benzersiz bir fotoğrafını çekmektedir. Osmanlı Devleti'nin 1. Dünya Savaşı'ndan yenik çıkmasından sonraki dönemi anlatan bir kitaptır. Kitabın ana kahramanı Kamil Bey; yüksek eğitim almış, Avrupa dillerini bilen ve birçok Avrupa ülkesini görmüş kültürlü bir paşa oğludur. İçine düştüğü ekonomik sıkıntılar onu öz vatanına, İstanbul'a dönmesini zorunlu kılmıştır.

19 Birinci Dünya Savaşı sonucunda Osmanlı Devleti önceki gücünü, etkisini kaybetmeye başlamış, isyanlar ve işgallerle zayıf duruma düşmüştür. Bu kitapta ise, bir Anadolu kasabası olan Akşehir’den yola çıkılarak, kurtuluş mücadelesinin bir bölümü anlatılmaktadır. Olaylar Akşehir’in bir kasabasında başlar ve gelişir. Küçük Ağa; Milli Mücadele dönemine merkezden değil, bir kasabadan bakan, o dönemin Türk toplumunun yaşadığı zorluklara, acılara, ihanetlere değinen ve bütün bu zor şartlar altında kurtuluş mücadelesi veren Kuvayı Milliye'yi konu edinen roman, Tarık Buğra'nın önemli yapıtlarından bir tanesidir. Bir tarafta baskı içindeki İstanbul Hükümeti, padişah ve milis güçlerin aleyhindeki fetvalar öbür tarafta işgaller ve ihanetçi çetelerle mücadele eden Kuvayı Milliye.

20

21


"Bu tabloda, Sakarya Meydan Muharebesi öncesi Başkomutan Mustafa Kemal Paşa tarafından halkın topyekun savaşa katılmasını sağlamak amacıyla yayımlanan." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları