Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Hijyen ve Sanitasyon Yard.Doç.Dr. İbrahim Halil KILIÇ.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Hijyen ve Sanitasyon Yard.Doç.Dr. İbrahim Halil KILIÇ."— Sunum transkripti:

1 Hijyen ve Sanitasyon Yard.Doç.Dr. İbrahim Halil KILIÇ

2  Sağlıklı bir beslenme ancak hijyenik ortamda, gerekli hijyen koşullarına uyularak üretilen gıdalarla mümkün olabilmektedir.  Gıda üretiminde hammaddeden başlayarak tüketiciye ulaşana kadar bir dizi tedbirin alınması gıda hijyeni açısından büyük önem taşımaktadır.  Bu tedbirlerden biri gıdalara ve tüketiciye çeşitli yönlerden zarar veren pestlere karşı etkin bir mücadeledir. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

3

4  Uçan, yürüyen ve kemiren, vücutlarındaki hastalık etkenlerini farklı yollarla bulaştıran her tür zararlı hayvana genel olarak pest adı verilir.  Pek çok farklı pest türü vardır ve bunlar taşıdıkları etkenleri insanlara bulaştırarak, doğrudan veya dolaylı yollarla önemli pek çok hastalığın oluşumuna neden olurlar. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

5  Gıdaları tüketilemez hale getirebilirler. Ayrıca önemli ekonomik zararlara da neden olabilirler.  Yapılan bazı değerlendirmelerde hububat üretim kayıplarının % 5’inin insekt, % 3’ünün rodent kaynaklı olduğu değerlendirilmiştir.  Gıda işletmeleri bu tür zararlılar açısından uygun bir hedef oluşturduğundan hijyenik gıda üretmek isteyen işletmelerde pestlerle mücadele önemli bir konudur. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

6  Gıda işletmelerinde önem taşıyan pek çok pest çeşidi mevcut olmakla birlikte bunlar genelde üç grup altında değerlendirilmektedir. İnsektler ve akarlar (haşereler) Rodentler (kemirgenler) Kuşlar, evcil ve yabani hayvanlar Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

7 İNSEKTLER VE AKAR (MİTE) TÜRLERİ  Uçan ve yürüyen pek çok insekt çeşidi mevcuttur. Bunlar içerisinde özellikle sinekler ve hamam böcekleri gıda hijyeni açısından daha büyük bir yaygınlığa ve öneme sahiptirler.  Bunların dışında karıncalar, arılar, çeşitli depo insektleri, zaman zaman da tahta kurusu ve örümcek gibi daha az karşılaşılan insektler gıda hijyeni kaynaklı problemlere neden olabilmektedir. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

8 Gıda hijyeni açısından daha yaygın rastlanılan önemli insektler hangileridir?  Uçan insektler içerisinde özellikle karasinek (Musca domestica) en önemli vektörlerin başında gelir.  Ayaklarına, hortumuna ya da vücudunun diğer kısımlarına bulaşan hastalık etkenlerini üzerine konduğu canlıya veya ortama bulaştırıp enfeksiyon oluşumuna kaynak oluşturabilir.  Örneğin; önemli zoonozlardan Şap hastalığının bulaşmasında Stomoxys calcitrans ve Tabanus bovinus insektlerinin yanısıra Musca domestica ve Muscina stabulans rol oynamaktadır.  Çeşitli hastalıkların etkeni olan patojen bakteriler sineklerin çeşitli vücut kısımlarında farklı süreler canlı kalabilir. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

9 Gıda işletmelerinde sık rastlanılan karasinek ve gelişim dönemleri Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

10  Sinekler tüketilen gıdalar ve suya çeşitli hastalık etkenlerini bırakarak gıda kaynaklı zehirlenmelerin ve hastalık tablolarının şekillenmesine imkan sağlarlar.  Yapılan bir çalışmada çöp birikintilerinden toplanan sineklerin taşıdığı bakteriler incelenmiş, Staphylococcus aureus, Escherichia coli, Shigella dysenteriae, Shigella sonnei, Salmonella paratyphi gibi gıda zehirlenmelerine de yol açabilen patojen bakteriler identifiye edilmiştir.  Gıda maddesine bulaşan bu etkenler uygun koşullar bulduğunda hızla üreyerek gıdanın bozulmasına ve gıda zehirlenmelerine yol açabilirler. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

11

12  Gıda işletmelerinde ev sineği haricindeki sinekler de zaman zaman önemli sorunlara yol açabilirler.  Mavi et sineği, diğer et sinekleri, parlak sinek ve peynir sineği bunlardandır. Sivrisinek, arı ve yabanarısı da zaman zaman gıda işletmelerinde karşılaşılan uçan insektlerdendir.  Karıncalar da bazı gıda işletmelerinde zaman zaman en sık rastlanan insektler arasına girerler.  Bunlar da hastalık etkenlerini taşıyabilirler ve gıdaları kontamine ederek bozulmalara ve gıda zehirlenmelerine neden olurlar. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

13  Hamam böceği, kalorifer böceği veya karafatma olarak adlandırılan insektlerle gıda üretim ve depolama alanlarında sıklıkla karşılaşılır.  Bunlar genellikle karanlıkta açığa çıkarlar.  Karanlık yerleri, işletmedeki çatlak ve yarıkları kendilerine yuva edinirler.  Özellikle sıcak ve rutubetli yerleri tercih ederler. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

14  Çeşitli cihazların motor kısımları içinde ve diğer aksamında da yuva yapabildikleri görülmektedir.  Gıda işletmeleri açısından en önemli ve sık rastlanılan türler Blatta orientalis, Blatella germanica ve Periplaneta americana'dır.  Pek çok maddeyi gıda olarak tüketebilir. İnsanın yerleşim gösterdiği yerlerde yaşadığından insanların tükettiği tahıl, ekmek, patates gibi nişastalı gıdalara, yağlara, meyvelere, peynir vb. çeşitli gıdalara ilgi duyarlar. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

15  Ölü hayvanları, deri ve duvar kağıdı gibi maddeleri de gıda olarak kullanabilir. Ardından taşıdıkları mikroorganizmalarla gıdaları, ekipman ve diğer malzemeyi kontamine ederler.  Hamamböceklerinin saprofit ve patojen mikroorganizmaları taşımasıyla ilgili pek çok çalışma yayınlanmıştır.  Kolera ve veba hastalığı etkenlerinin hamamböceklerinden izole edildiği bildirilmektedir. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

16  Gıda zehirlenmelerinde en sık karşılaşılan etkenlerden S.aureus, Campylobacter jejuni, Shigella spp., Salmonella spp. ve Escherichia coli yine çeşitli çalışmalarda izole edilmiştir.  Bunların yanı sıra patojen olmayan çeşitli bakterilerin, çocuk felcinin etkeni Poliovirus’ unda dahil olduğu çeşitli virusların ve Toxoplasma gondii’nin de dahil olduğu çeşitli paraziter etkenlerin de taşınabildiği belirtilmektedir. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

17  Yapılan bir çalışmada da hastane, lokanta ve mutfaklardan elde edilen hamam böceklerinde aralarında Escherichia coli, Bacillus subtilis, Staphylococcus ve Clostridium türlerinin de bulunduğu 11 ayrı gruptan toplam 114 bakteri izole ve identifiye edilmiştir.  Pastane ve lokantalar, hastane ve ev mutfaklarına nazaran daha yüksek oranda etken içermiştir. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

18  Patojen mikroorganizmaların hamam böcekleriyle gıdalara bulaşması gıda zehirlenmelerine yol açabilmektedir.  Buna bir örnek Belçika’da bir hastanede meydana gelen Salmonella typhimurium kaynaklı bir salgındır.  Özellikle çocukları etkileyen bu salgında hastalık etkeninin hamam böceği (Blattella germanica) ile taşındığı bulunmuştur.  Bir başka olayda ise hamam böceklerinin Kuzey İrlanda’da Shigella dysenteriae salgınına kaynaklık ettiği bildirilmiştir. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

19  Depolanmış ürün zararlıları grubuna dahil edilenler ürünü hem gıda kaynağı, hem de yerleşim alanı olarak kullanırlar. Daha önce bahsedilen insektler öncelikle hastalıklara neden olabilmeleri açısından önemliyken bu gruba dahil edi­lenler hastalıklardan ziyade önemli ekonomik kayıplara neden olurlar.  Örneğin; buğday zararlıları içinde Süne (Eurygaster spp.) ve kımıl (Aeila spp.) adı verilen haşereler ekmekçilikte büyük problemlere yol açmaktadırlar. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

20 Süne (Eurygaster spp.) Kımıl (Aeila spp.) Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

21  Yaşam şekli ve ver­dikleri zararlar hemen hemen aynı olan bu iki etkenin enfestasyonu, yani ürüne bulaşması sonucu buğday tanesinin normal yapısının bozulduğu, buruşuk ve içe çökük hale geldiği görülür.  Salgılanan proteolitik ve amilolitik enzimlerin zarar­ları da söz konusudur. Böyle buğdaylardan elde edilen unların kalitesi bozuk ol­makta, unlarından yapılan hamurun fiziksel özellikleri bozulmakta, yapışkan ve gaz tutma yeteneği olmayan bir duruma gelmektedir. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

22  Dolayısıyla böyle bir hamurdan normal bir ekmek yapmak mümkün olamamakta ve önemli ekonomik zararlar şekillenmektedir.  Daneleri yiyerek beslenmeleri suretiyle neden oldukları zararlar yanısıra, faaliyetleri sonucu dane sıcaklığının ve rutubet oranının yükselmesine neden olurlar. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

23  Dolayısıyla muhafaza koşullarını olumsuz etkilemiş olurlar. Ancak bazı istisnalar da vardır.  Örneğin, bir cins ambar böceğinin Trogoderma variable larvalarını içeren bebek gıdalarının tüketimiyle allerjik reaksiyonların ve “canthariasis” vakalarının şekillenebildiği belirtilmektedir.. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

24  Phiophila casei peynir ve et ürünlerinde mevcut olabilir ve tüketicilerin bağırsaklarına kadar ulaşarak bağırsak duvarının zedelenmesini sağlayabilirler.  Yağ böceği denilen Dermestus lardariuga rastlanılabilir. Et güvelerine yine et ürünlerinde rastlanılabilir.  Bunlardan Dysmassia parietariella larvaları sucuğun zarını yiyerek onları tiksindirici hale sokarlar.  Jambon ve sucuklarda Tyroglyphus farinae, Tyroglyphus longior gibi akarlara da rastlanabilir. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

25  Depolanmış ürün zararlıları çeşitli gruplara ayrılır.  Dışkı böcekleri grubuna dahil pek çok etken yaygın olarak gıdaları enfeste edebilir. Bunların bir bölümü uçma yeteneğine sahiptirler.  Bu nedenle fark edilmeleri diğerlerine nazaran daha kolaydır. Gıda olarak özellikle kuru gıdalar tercih edilir.  Tahıllar ve tahıl unları, un mamulleri, baharat, süt tozu, kurutulmuş et ve kuru meyveler en sık rastlanılan gıda kaynaklarıdır. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

26  Hububat kurdu olarak adlandırılan gruba dahil birkaç cins depolanan hububatları enfeste edebilmektedir. Buna bağlı olarak önemli ekonomik kayıplara yol açmaktadır.  Un güveleri grubunun bazı üyeleri un ve ilişkili bazı ürünlerde bulunabilir. Yine önemli ekonomik kayıplara neden olması açısından önemlidirler.  Kuruyemiş, çikolata gibi gıdalarda da bulunabildiği bildirilmektedir. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

27  Akarlar ile kontamine gıdalar insanlarda çeşitli klinik semptomlara neden olabilmektedir.  Deride, gözde, gastrointestinal sistemde ve üriner sistemde çeşitli hastalık tabloları şekillenebileceği gibi farklı şiddette alerjik reaksiyonlar da oluşabilmektedir.  Peynir fabrikalarında çalışan işçilerde peynir uyuzu olarak adlandırılan bir hastalığa neden olan Tyrophagtts casei buna örnek verilebilir. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

28  Bazı cinsleri ise depolanmış gıdalara enfeste olarak ekonomik kayıplar oluştururlar.  Peynir, kurutulmuş et, kuru meyve ve un en sık yerleşim gösterdiği gıda kaynaklarıdır. Bazı cinsleri depolandıkları gıdanın organoleptik özelliklerini de değiştirebilme yeteneğindedirler.  Örneğin; Acarus siro unda yoğun şekilde bulunmasına bağlı olarak farklı bir koku ve lezzet oluşturur. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

29 INSEKTLERLE MÜCADELE YÖNTEMLERİ  Gerek sağlık açısından, gerekse ekonomik açıdan önemli zararlara neden olduğundan her işletmede insekt mücadelesi şarttır.  Bu amaçla en yaygın olarak kullanılan yöntem insektisit olarak adlandırılan kimyasal preparatların kullanımıdır.  Ancak kimyasal preparatların çevreye, canlılara verdiği zararların anlaşılmış olması ve insektlerin bu tür bileşiklere karşı oluşturdukları direnç mücadele yöntemlerini yeniden değerlendirmeyi zorunlu hale getirmiştir. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

30  DDT bileşiklerinin kullanımı buna iyi bir örnektir.  Bu bileşikler ilk kullanıldığı dönemlerde çevreye ve besin zincirine olan olumsuz etkileri bilinmediğinden yoğun bir şekilde kullanılmış, zararlı etkilerinin ortaya konulmasıyla birlikte çeşitli sınırlamalara gidilmiştir.  Hatta günümüzde pek çok ülkede DDT bileşikleri kullanımının yasaklanması yoluna gidilmiştir. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

31  Yapılan araştırmaların sonuçlarına paralel olarak çevreye, doğal hayata en az zararlı, insektlerde bağışıklık oluşturmayan, sadece hedef alınan insektleri etkileyip doğal denge açısından gereksinim duyulan insektlere zarar vermeyen ve tabii maliyeti düşük olan kimyasal preparatların ve diğer mücadele yöntemlerinin geliştirilmesi sağlanmıştır.  Her geçen gün insektlerin davranışları, hayat siklusları, üreme durumları, tükettikleri gıdalar ve yerleşim alışkanlıkları ile bağışıklık mekanizmaları üzerinde yeni bilgiler edinilmektedir. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

32  Diğer taraftan da bu bilgiler kullanılarak yeni kimyasal bileşiklerin ve diğer mücadele yöntemlerinin uygulamaya sokulması sağlanmaktadır.  Genel olarak bakıldığında insektlerle mücadele iki aşamalı olarak yapılabilir : İşletmeye insektlerin girişini ve yerleşimini engelleyen tedbirlerin alınması İnsektlerin yok edilmesi (eradikasyonu) Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

33 İşletmeye İnsekt Girişinin ve Yerleşiminin Engellenmesi  İnsektler pek çok yolla gıda işletmesine girebilirler. Bu yüzden işletme içinde ve dışında çeşitli tedbirlerin alınması gerekmektedir.  Kapı ve pencerelerin mümkün olduğunca kapalı tutulması, sinekliklerin kullanımı alınabilecek en basit önlemlerdendir.  Dış tedbir olarak işletme çevresinin insektler için ilgi çekici bir alan haline gelmemesi sağlanmalıdır. Örneğin; işletme içinde ve dışında biriktirilen çöpler insektleri çeken uygun bir gıda ortamıdır. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

34

35  Dolayısıyla gerek çöplerin, gerekse diğer atık materyalin düzenli olarak işletmeden uzaklaştırılması, ardından da çöp kovalarının, çöp biriktirme alanlarının iyi bir şekilde temizlenmesi ve dezenfekte edilmesi gerekmektedir.  Eğer işletmede kolay bozulabilen hazır yemek atıkları gibi materyal birikmekteyse bunların da çöp toplayan kurumlar alana kadar özel bir soğuk odada biriktirilmesi önerilmektedir. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

36  Bunların dışında işletme çevresindeki süs bitkilerinin, çalılık ve fundalıkların bakımlı olması sağlanmalıdır. Drenaj sistemleri insektlerin girmesi için uygun bir yoldur.  Bu yüzden işletme zemini temiz ve düzenli tutulmalıdır. Drenaj sistemi de iyi bir şekilde dizayn edilmelidir.  Yine gıda işletmesinde kullanılan hammaddeler vasıtasıyla insektler işletmeye girebilirler.  Bu konuda da dikkatli olunmalıdır. Bunların dışında gerekli tedbirler alınmazsa kapı ve pencerelerden ve uygun olmayan havalandırma sisteminden işletme içine insekt girişi mümkün olabilmektedir. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

37  İnsektlerin yerleşim yerlerinin tahmin edilmesi de mücadelede önemlidir.  Uçan insektler hareketlidir ve görülmesi daha kolaydır.  Ancak yürüyen insektler, özellikle hamamböcekleri işletme içindeki karanlık köşelere, çatlak ve yarıklara yerleşirler.  Bu nedenle işletme içindeki çatlak ve yarıkların hızlı bir şekilde tamiri sağlanmalıdır. Yine hamam böcekleri drenaj sistemlerine yerleşme eğilimindedir.  Buraların da düzenli olarak kontrolü önemlidir. Periyodik ilaçlama günlerinde çatlak ve yarıklarla birlikte drenaj sistemlerinin de ilaçlanması sağlanmalıdır. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

38  İşletmedeki yüksek yapısal elemanlara kirler, tozlar birikebilir ve bunlar gözden kaçabilir.  Mücadelede buraları da dikkate alınmalı ve belli periyodlarla böyle ince noktaların temizlenmesi ihmal edilmemelidir.  İşletme içine insektlerin girişini ve yerleşmesini hangi tedbirleri alırsak alalım tam anlamıyla durdurmak mümkün olmayabilir.  Ancak giriş ve yerleşimini aldığımız tedbirlerle biraz olsun durdurabilmemiz insektlerle mücadelenin başlangıç noktası olarak önemlidir ve dikkate alınmalıdır Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

39 İnsekt Eradikasyonu  Alınan çeşitli önlemlere rağmen işletme çevresinde ve içinde çeşitli insektlerin bulunması engellenemeyebilir.  Bu durumda insektlerin uzaklaştırılmasına ve yok edilmesine, yani eradikasyonuna yönelik yöntemler uygulanır.  Bu amaçla pek çok yöntem geliştirilmiştir. Aşağıda bu yöntemlere kısaca değinilecektir. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

40 Mekanik Yok Etme  Ezme, vurma gibi mekanik yöntemler kullanarak insektlerin öldürülmesi çok eskilerden beri yapılmaktadır.  Bu amaçla sineklere karşı kullanılan özel sinek ezici aletler mevcuttur. Yine yürüyen insektlerin ayak altında ezilmesi de mümkündür.  Ancak bu yöntemler hem hoş yöntemler değildir, hem de işletme içinin kirlenmesine ve gıda ile temas eden yüzeylere kontaminasyon şekillenmesine yol açabilir.  Bu nedenle modern gıda işletmelerinde geçerliliği olan bir yöntem değildir. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

41 Hava Perdeleri ile Girişin Önlenmesi  İşletme içine insekt girişi için geliştirilmiş, kapı vb. açıklıkların üzerine yerleştirilen bir fan ve bu fandan üflenen hava sistemin temelini oluşturur.  Hava genellikle yukarıdan aşağıya doğru belli bir hızda ve çapraz yönde üflenir.  Ancak özellikle büyük açıklıklarda yana doğru ve yine çapraz pozisyonda hava üfleyen sistemler de geliştirilmiştir. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

42 Elektrikli Işık Kaynaklar ile Yakalama  Işık insektler için, özellikle uçan insektler için bir çekim kaynağıdır.  Önceleri ateşin, ardından mumların ve elektriğin keşfinden sonra da elektrik lambalarının insektleri çektiği ve öldürdüğü gözlenmiştir.  Farklı renkte ışık kaynakları ve farklı renkli dekorasyon malzemeleri denenerek sineklerin daha yüksek oranda çekimi sağlanmaya çalışılmıştır.  Ardından ultraviyole ışınları yayan tüpler geliştirilmiş ve ışığa gelen insektlerin elektrik akımı olan tellere takılmalarını sağlayan düzeneklerle kombinasyonu sağlanmıştır. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

43  Elektrikli ışık kaynakları sadece insektleri öldürmekle kalmaz, aynı zamanda cihazın altında ölen insektlerin biriktiği çekmecenin incelenmesiyle hangi tür insektlerin işletmede ve çevresinde yaygın olduğu da bulunmuş olur.  Tüm bu nedenlerle son yıllarda gıda işletmelerinde bu tür cihazların kullanımı yaygınlaşmaktadır. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

44

45 Biyolojik Mücadele  İnsektlerin biyolojik kontrolü onların büyümesini önleyen, hayat siklüslerinin kesilmesini sağlayan ve tuzağa yakalanmalarını uyaran, biyoinsektisit olarak da adlandırılan çekici kimyasal bileşiklerin kullanımı suretiyle mümkün olabilir.  Aynı zamanda virus, bakteri ve mantarların insektlerde hastalık oluşturmaları sağlanarak bazı türlerin kontrolü mümkün olabilmektedir. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

46  Bacillus thuringiensis bu amaçla yaygın olarak kullanılabilen insekt patojeni bir bakteridir.  B.thuringiensisin etkisi insektisit etkili toksinlerinden ileri gelmektedir ve Lepidoptera, Hymenoptera, Diptera ve Coleoptera cinsleri dahil 150 ‘den fazla insekt türüne karşı kullanılmaktadır.  Bacillus poplitea, B.lentimorbus, B.moritae ve B.sphaericus diğer mikrobiyel pestisitlere örnektir. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ Bacillus thuringiensis

47  Bunlardan son ikisi karasinek ve sivrisinek patojenidirler ve mücadele amacıyla ticari olarak kullanılabilmektedir.  Bakteriler dışında mantarlar (Örneğin; Deuteromycetes sınıfı mantarlar) ve virusler (Örneğin; Baculovirus, Parvovirus, Picornavirus) yine insekt mücadelesinde kullanılabilmektedir.  Ayrıca insektlerin renk ve koku algılamalarından da mücadele amacıyla yararlanılır. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

48  Örneğin, gıda işletmelerinde hakim renklerin ev sineği için ne ölçüde çekici olduğu araştırılmış, genellikle gri, siyah gibi koyu renklerin sarı, açık mavi, beyaz gibi açık renklere nazaran daha çekici, tuzağa düşmeyi teşvik edici olduğu belirlenmiştir. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

49 Isı İşleminin Kullanılması  İnsektlerin kontrolü amacıyla gıda işletmelerinde yüksek sıcaklık derecelerinin kullanımı son yıllarda daha yaygın şekilde uygulanmaktadır °C gibi sıcaklık derecelerine belli bir süre (genellikle saat) maruz kalan insektler ölmekte, zarar görmekte veya diğer kontrol yöntemlerine karşı daha hassas hale gelmektedirler.  Sıcaklık derecesinin yükseltilmesi yanı sıra düşürülmesi de enfestasyonun kontrolünde kullanılabilir. Soğutma ve dondurma işlemleri insektleri öldürebilir veya üremelerini durdurabilir. Fakat depolardaki gıdalar insektleri belli ölçüde soğuktan koruyucu etki de yapabilir. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

50 Mikrodalgalar ve Yüksek Frekanslı Enerji Kaynaklarrnrn Kullanımı  Bu tür enerji kaynakları gıda endüstrisinde sadece pişirmek, kurutmak, çözündürmek amacıyla değil, aynı zamanda pest kontrol amacıyla da kullanılabilmektedir.  Özellikle tahıllarda ve benzer gıdalarda kimyasal insektlere alternatif olarak düşünülmektedir.  İşlemde MHz’lik yüksek frekanslı enerji kaynağı veya kW çıkışlı GHz’lik mikrodalga enerji kaynağı kullanılabilmektedir.  Özellikle depolanmış ürün insektleriyle mücadelede başarı sağlayabilmektedir. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

51 Kontrollü Atmosfer Koşullarının Kullanımı  Son yıllarda gıda maddelerinin depolandığı alanlarda atmosfer kompozisyonu değiştirilerek onların daha uzun raf ömrüne sahip olması, kalite kriterlerinin daha uzun süre korunması sağlanmaktadır.  Bu amaçla özellikle karbondioksit (CO 2 ), Oksijen (O 2 ) ve Azot (N) gazları tek tek veya kombine olarak yoğun şekilde kullanılmaktadır.  Bu gazların insektlerin kontrol altına alınmasına da katkıları söz konusudur. Ancak bunu etkileyen çeşitli faktörler vardır. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

52 Bunlar : Gazın/gazların tipi ve konsantrasyonu Uygulama süresi Hedef alınan insektler İnsektin gelişiminin hangi döneminde bulunduğu Sıcaklık Relatif rutubet Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

53  CO 2 daha ucuz ve Azot’a nazaran daha etkili olduğundan en yaygın kullanılan gaz tipidir.  Normalde % 60-65’lik CO 2 konsantrasyonu ile önemli bir ölüm oranı el¬de edilirken aynı etki ancak % 95-99’luk Azot konsantrasyonuyla sağlanabilmektedir.  CO 2 yaklaşık 2-4 günde, Azot ise yaklaşık 14 günde yeterli bir etki sağlamaktadır. Gaza karşı en hassas formun yetişkin form, en dirençli formun ise pupa formu olduğu belirtilmektedir. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

54  Ülkemizin önemli ihraç ürünlerinden kuru incir üzerine yapılan bir araştırmada kuru incirin yaygın depo zararlılarından Cadra cautella’nın kontrollü atmosfer koşullarında inaktivasyonu araştırılmıştır.  Sonuçlar uygu­lama sıcaklığının uygulanan gaz kompozisyonlarından daha önemli olduğunu, sı­caklık arttırıldıkça % 100 ölüm süresinin kısaldığını göstermiştir.  Kontrollü atmos­fer uygulamasının başka yöntemlerle kombine edilmesi etkinliğini arttırmaktadır. Vakum uygulaması, yüksek sıcaklık, yüksek basınç ve asetaldehit katkısı bu yön­temler arasında yer almaktadır. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

55 İnsektisitlerin Kullanılması  İnsektlerle mücadelede en yaygın kullanılan yöntemlerin başında çeşitli kimyasal temelli bileşikler (insektisit) gelmektedir.  Ancak bazı tiplerinin çevreye ve hedef alınmayan canlılara zararlar verebilmesi ve hedef alınan insektlerde bağışıklık oluşturması söz konusudur.  Bu yüzden kullanımında çeşitli sınırlamalara gidilmekte, yetkili ve bilgili kimselerce denetim altında uygulanması önerilmektedir. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

56  İnsektisitlerin uygulanması yerleşim yerlerine bağlı olarak değişebilir. İnsektler çatlak ve yarıklara yerleşebilir. Bu yüzden buralar doğrudan ilaçlanabilir.  Ayrıca belli bir bölge yoğun enfestasyona maruz ise sadece o bölge ilaçlanabilir.  Çok yoğun enfestasyon varsa genel bir ilaçlama yapılır. Özellikle uçan insektlere karşı aerosoller de püskürtülebilir. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

57  Burada önemli olan noktalardan biri ilaçlama yapan kimsenin bu konuda bilgili ve bilinçli olmasıdır.  Alanlarda uygun insektisitlerin kullanılması, gerekli koruyucu tedbirlerin alınması, çevreye en az zararın verilmesi, mücadele edilen insektlerin ve kullanılan insektisitlerin özelliklerinin bilinmesi, uygun ekipmanın kullanımı ilaçlama yapan kişi ve şirketlerce bilinmesi ve dikkat edilmesi gereken konulardır. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

58  İnsektisitler etki şekillerine, etkime hızlarına, zehirliliklerine, kimyasal yapılarına, kaynaklarına ve çevrede kalıcılıklarına göre sınıflandırılabilirler.  Özellikle çevre koşullarına dayanıklılığı ve kalıcılığı besin zincirine ulaşması açısından önemlidir. Buna göre üç grupta incelenirler : Kalıcı ve dayanıklı olanlar Orta derecede kalıcı ve dayanıklı olanlar Kalıcı olmayanlar Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

59

60 Fumigantların Kullanılması  İnsekt enfestasyonuna karşı gazlama suretiyle ilaçlamaya fumigasyon, bu amaçla kullanılan kimyasal temelli preparatlara da kimyasal fumigant adı verilir.  Kimyasal fumigantlar ince toz veya süspansiyon halinde atmosfere püskürtülürler. Solunum sistemi vasıtasıyla vücuda girerek etkilerini gösterirler.  Kimyasallarla fümigasyon özellikle gıda üretim ve depolama alanlarının insektlerle yoğun enfeste olduğu durumlarda uygulanır. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

61  Kullanımında çeşitli kısıtlamalar vardır. Çünkü çevreye olumsuz etkilerinin olması söz konusudur.  Ayrıca insanlar üzerinde kanserojen ve mutajen etkileri olabilmektedir.  Bu yüzden son çare olarak görülür ve sadece sertifikalı uygulayıcılarca yapılması istenilir. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

62 RODENTLER  Rodentler (kemirgenler) gıdalara ve tüketicilere çeşitli yönlerden zarar vererek hem insan, hem de gıda sağlığını riske sokabilmektedirler. Ekonomik açıdan verdiği zararlar da büyüktür.  Depolanmış ürünlerdeki kayıplarının yaklaşık % 5 düzeyinde, tarlada mevcut ürünlerdeki kayıplarının ise yaklaşık % 10 düzeyinde olduğu belirtilmektedir.  Bu kayıpların bir bölümü yaşamak için kemirgenin tükettiği gıdalara aittir.  Temelde bir fare günde yaklaşık 3 gram, yılda ise 1 kg. yiyecek tüketebilir. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

63  Doğurganlığı dolayısıyla bir fare kolonisinin bir yılda çok yüksek sayılara ulaşabilmesi de mümkündür ve dolayısıyla tükettiği gıdalar da inanılmaz rakamlara çıkacaktır.  Zarar sadece gıda tüketimi ile de sınırlı değildir. Bu tür kemirgenler kemirme ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla gıda olarak tüketmese dahi pek çok gıda maddesini kemirerek zarara uğratırlar. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

64  Hatta tükettiklerinden çok daha fazlasına kemirerek zarar verirler. Sadece gıda maddelerini değil akla gelebilecek pek çok şeyi, kablo, su borusu, bilgisayar ekipmanları, otomobil aksamları vb. materyalleri de kemirerek kullanılamaz hale getirebilirler.  Buna bağlı olarak çok önemli ekonomik kayıplar oluşturabilirler.  Sebep oldukları ekonomik kayıpların yanı sıra sağlık açısından çeşitli kontaminasyonlara neden olmaları açısından da önemlidir. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

65  Bünyesinde çok çeşitli hastalık etkenleri mevcut olabilmektedir.  Bunları farkli yollarla gıda maddelerine veya ortama bırakırlar ve önemli bakteriyel, viral, fungal ve paraziter hastalıkların oluşumuna vesile olurlar. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

66 Bu açıdan en önemli sayılan hastalık etkenleri Tabloda verilmektedir. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

67  Gıda işletmelerinde karşılaşılan rodentlerin başında Rattus norvegicus (Norveç sıçanı, Göçebe sıçan), Rattus rattus (Ev sıçanı, Gemi faresi, Çatı faresi) ve Mus musculus (Ev faresi) gelmektedir. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

68  Rodentler işletme içerisinde ve çevresinde varlıklarını ortaya koyan çeşitli ip uçları bırakabilir.  Bunlardan yararlanarak tanımlanmaları ve etkinliklerinin belirlenmesi mümkün olabilmektedir. Bu ip uçlarına aşağıda kısaca değinilmektedir.  Gözle Görme: Kemirgen varlığının ortaya konmasında en emin kanıt olarak değerlendirilebilir. Ayrıca cinsin doğru tanımlanmasına da yardım eder. Yeni öl­müş bir fare, istilanın hala aktif olduğuna işaret eder.  Eğer gün boyunca sık sık canlı fareler görülüyorsa geniş bir istila olduğunu veya kemirgenin çevresinin ra­hatsız edildiğini gösterir. Bununla birlikte yine de istilanın boyutlarını tam güveni­lir olarak veremez. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

69  Koku: Fareler, karakteristik bir bayat koku oluşturur. Bu koku uzun süreli istilalarda ve kapalı yerlerde daha da belirginleşir. Bu koku farelerin istilası kontrol altına alındıktan sonra bile bir süre devam edebilir.  Dışkı İzleri: Her 3 cinsin dışkıları, boyutlarına ve şekillerine göre değişebilir. Rattus norvegicus’un dışkısı ortalama olarak 12 mm uzunluğunda ve mekik şekillidir. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

70  Rattus rattus’unki ise daha ince, hafif eğri ve yuvarlak uçludur. Ortalama olarak 9 mm olup, daha küçüktür.  Ev faresinin dışkısı ise çok daha küçük, 3-7 mm boyunda ve mekik şekilli olabilir. Rattus norvegicus ve Rattus rattus her gün yaklaşık 25-40, Mus musculus ise dışkı üretir. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

71  İdrar izleri: Kir, yağ, toz ve idrardan oluşan ufak tepecikler, ev faresi tarafından sıklıkla kullanılan yerlerde oluşurlar ve uzun süreli bir istilayı işaret ederler.  Kıllar: Kemirgen kıllarını ayırt etmek zordur fakat belki de en kolay açık renkli maddelerin (un gibi) kirliliği şeklinde görülebilir. Laboratuvar tekniklerini kullanarak kılları ayırt edilebilir.  Yolculukları: Sıçanlar ve daha az oranda fareler, gezerken aynı rotayı izlerler. Dış ortamda Rattus norvegicus’un izleri otlarda sürekli bir ezilme ve çıplak toprak­ta aşınmış yollar şeklinde ortaya çıkar. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

72  Lekeler: Sürekli gidip geldikleri yollarda, tüylerindeki yağ ve toz ile yüzeylerde koyu renkli lekeler oluştururlar.  Binalarda bu lekeler sığınma yerlerinin girişlerinde, duvar ve basamak üstlerinde, borularda ve kirişler boyunca görülür.  Yapılara ve eşyalara yapılan zararlar: Kemirgen aktivitesinin en önemli belirtileri yenilmiş, dökülmüş veya biriktirilip, saklanmış yiyecekler, zarar verilmiş ambalaj malzemeleri ve benzer aşındırma izleri bir fare veya sıçan istilası olduğu konusunda bilgi verebilir. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

73 RODENTLERLE MÜCADELE YÖNTEMLERİ  Mücadelenin ilk safhasında bir ön araştırma yapılması özellikle önemlidir. Bu sayede önemli bilgiler elde edilebilir ve mücadele bu bilgiler doğrultusunda yönlendirilerek daha etkin hale getirilebilir.  Ardından gıda işletmelerine rodentlerin girişini engelleyici çeşitli tedbirler alınmalıdır. Rodentlerin girebileceği açıklıklar kapatılmalı, kapı altları ve pencerelerde çeşitli engellemeler konulmalı, tırmanarak işletme içerisine girebileceği düşünülerek çeşitli tedbirler alınmalıdır. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

74  İşletme çevresi düzenli tutulmalı, rodentlerin kolaylıkla yerleşebileceği hurdalık vb. oluşumlardan işletme yakın çevresinde kaçınılmalıdır.  Gıda işletmesi atıklarının da rodentler için iyi bir gıda kaynağı olacağı düşünülerek işletmeden uzakta depolanması ve düzenli olarak belediye veya özel kuruluşlar tarafından alınması sağlanmalıdır. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

75  İşletme çevre düzenlemesinde rodent gıda kaynağı olabilecek unsurlardan da kaçınılmalıdır.  İşletme içerisindeki rodentler için ise ortamın cazibesini azaltıcı çeşitli önlemlere başvurulur.  İç ortamın temiz ve bakımlı tutulması bu bakımdan önemlidir.  Depolara özellikle dikkat edilmelidir. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

76  Çünkü buralara kadar ulaşabilen rodentler fark edilmeden uzun süre faaliyetlerini devam ettirir ve gerekli tedbirler alınmazsa üreyerek çok yüksek sayılara ulaşabilirler.  Bunlar koruyucu önlemler kapsamı içinde incelenmektedir. Eğer koruyucu önlemler yeterince etkili olmazsa çeşitli yok edici yöntemler kullanılarak mücadele yapılır.  Bu önlem ve yöntemler aşağıda maddeler halinde kısaca belirtilmektedir.  Rodentlerle mücadeleye başlamadan önce neyin nasıl yapılması gerektiği iyice bilinmelidir. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

77  Bu amaçla bir ön araştırma yapılarak işe başlanır. Ön araştırma için harcanan zaman kesinlikle kayıp bir zaman sayılmamalıdır.  Ön araştırmada bilgi toplanması gereken noktalar aşağıda verilmektedir : Probleme neden olan cins İstilanın -yatay ve dikey olarak- boyutları İstilanın ölçüsü -hafif, orta, ağır- Aktivite alanları ve potansiyel beslenme noktaları Yiyecek kaynağı Barınak imkanı Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

78 Su kaynağı İstilanın tarihi - özellikle daha önceki kontrol tarihi (direnç, utangaçlık) İstilanın kaynağı Hedef olmayan canlılar için oluşturulan risk Binayla ilgili kusurlar  Yeterli bir ön araştırma yapılmadan hiçbir kontrol programı uygulanmamalıdır.  Rodent istilasının tüm boyutları düzenli olarak incelenmeli, aktivitenin olduğu bölgeler belirlenerek en uygun kontrol yöntemine karar verilmelidir. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

79 Biyolojik Yöntemler  Kedilerin kullanılması gibi biyolojik tekniklerin kontroldeki etkinliği tartışmalıdır.  Çünkü yavru fareler yakalansa bile daha iri yetişkin fareler kurtulmaktadır.  Kedi varlığının rodent istilasının gelişmesini önleyeceği iddia edilse bile başka yerde yakaladıkları fareleri de getirebilirler.  Ayrıca kedi gibi evcil hayvanların gıda işletmelerinde mevcudiyeti de ayrı bir hijyen problemidir ve kontaminasyon kaynağı olması dolayısıyla istenmez. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

80 Fiziksel Yöntemler  Kapanlar: Kapan kullanımı, muhtemelen en eski mücadele yöntemidir.  Kapanların bir çok tipi ve değişik modelleri vardır. Pille çalışan çeşitli tipleri de mevcuttur.  Fakat canlı yakalayan ve öldüren kapanlar olarak iki sınıfa ayrılabilirler.  Canlı yakalayan kapanların çoklu ve tekli modelleri vardır. Mücadele için en çok öldüren kapanlar kullanılır. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

81  Rodentisitlerin kullanılmadığı, ufak çaplı istilaların kontrolünde kullanılabilen kapanların sınırlı düzeyde kabul edilebilir olmalarının en büyük nedeni birçok rodent tarafından gösterilen ve “kapan utangaçlığı” olarak adlandırılan davranıştır.  Eğer geniş boyutlu bir kontrol programında kullanılması gerekli ise, yoğun bir şekilde yapılmalı ve çok sıkı gözlemlenmelidir. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

82  Yapışkanlar: Sert bir karton üzerine özel bir yapışkan madde sürülür ve rodent aktivitesinin olduğu tahmin edilen yerlere konulur.  Özellikle gıda ve toplu yemek hizmetlerinin olduğu yerlerde ve diğer kontrol tekniklerinin ise yaramadığı durumlarda kullanılır, günde birkaç kez ziyaret edilerek yapışmış hayvanlar toplanmalı ve yok edilmelidir. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

83  Ultrasonografik Cihazlar: Son yıllarda gıda işletmelerinde rodent kontrolü için akustik cihazlar giderek yaygın biçimde kullanılmaya başlanmıştır.  Bu cihazlar insanların duyamayacağı ultrasonik ses dalgaları (yaklaşık Hz) yayarak rodentlerin rahatsız edilmesini ve uzaklaştırılmasını amaçlar. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

84 Kimyasal Yöntemler  Fumigasyon-Gaz yöntemi: Fumigasyon, diğer tüm yöntemlerin yerine kullanılabilecek bir yöntemdir.  Rodentlerin yaşadığı yuva deliklerine toz veya tablet şeklinde uygulanır. Nemle birlikte oluşan toksik gaz kemirgenin içerde ölmesine neden olur.  Rodentlere ve insanlara karşı çok toksik olup güvenlik önlemlerinin alınması gereklidir. Bu teknik kullanılmadan önce mutlaka eğitim verilmelidir. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

85  Kemosterilizator: Kemirgenlerin tümünde veya bir kısmında (dişi ve/veya erkek) kalıcı veya geçici kısırlık oluşturan kimyasallardır.  Etkin olarak kısırlaştırılan bir popülasyonun yok edilebileceği teorisine dayanır.  Tüm popülasyonun ölmesi için gereken sürenin dışında sadece farelere özgü olması gerekliliği ve dışarıdan göçler gibi problemler vardır. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

86  Rodentisitler: Rodent mücadelesinde uzun zamandır etkime tarzı açısından iki ana gruba ayrılan çeşitli kimyasal preparatlar kullanılmaktadır. Bunlar : Akut rodentisitler Kronik rodentisitler  Akut rodentisitler çok hızlı etki eden, uzun süreli besleme ihtiyacını ortadan kaldıran, ancak acı veren kimyasal ajanlardır.  Kronik rodentisitler daha yavaş etkiyen ve acı oluşturmayan kimyasal ajanlar­dır.  Özellikle kanın pıhtılaşmasını önleyen antikoagulant maddelerin bu amaçla kullanılmaya başlanması sonucu mücadele daha başarılı hale gelmiştir. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

87 KUŞ KAYNAKLI RİSKLER VE MÜCADELE YÖNTEMLERİ  Kuşlar gerek dışkıları gerekse ayak, tüy ve diğer kısımlarıyla çok sayıda hastalık etkenini taşıyabilir.  Özellikle güvercin, serçe, sığırcık sürüleri şehirlerde binaları ve özellikle de hipermarketler içerisinde gıda maddelerini kirleterek patojen mikroorganizmaların yayılması ve bir çok dış parazitin taşıyıcısı olarak önemli zararlar vermektedir.  Zaman zaman belli yörelerde martı, karga gibi kuşlar da problemlere neden olabilir.  Kuşların dışkıları sadece ekipmanlara değil çalışan işçilerin sağlığına da doğrudan zarar verebilir. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

88  Araba, uçak, bot gibi araçlarda kullanılan boyalara zarar verirler. Sadece metal boyalarına değil plastiklere de zarar verirler.  Dışkılar, özellikle yeni yapılmış ya da nemli dışkı içeriği bu açıdan çok daha fazla önemlidir.  İçerik çeşitli fungal etkenleri içerebilir. Bunlara örnek olarak Aspergilloz etkeni türler, Kriptokokozis etkeni Cryptococcus neoformans, Blastomikozis etkeni Blastomyces dermatidis, Histoplazmozis etkeni Histoplasma capsulatum verilebilir. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

89  Bakteriyel olarak papağan, hindi, güvercin gibi kanatlılarda önemli bir hastalık olan Psittakozis (Ornithozis) etkeni Chalamidia psittaci önemlidir.  Enfekte kuşlara temas veya kurumuş kuş dışkılarındaki havaya bulaşan partiküllerin solunması ile insanlara bulaşabilen önemli bir zoonozdur. Kurumuş dışkılar haftalarca enfekte kalabilir.  Bir başka önemli bakteriyel hastalık Listeriozisdir. En önemli etkeni L.monocytogenesdir ve insanlarda önemli sistemik hastalıklara neden olur.  Ölüm oranı pek çok patojen etkene nazaran yüksektir. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

90  Kuş atıkları ve toprakta etken aylarca enfeksiyöz kalabilir. Bir başka önemli bakteriyel hastalık olan Salmonelloz’da yaygın rastlanılan bir zoonozdur.  Bazı kuşların viral etkenlere dirençli olmalarına rağmen çeşitli viral hastalıklar kuşlardan insanlara doğrudan veya dolaylı yollarla bulaşabilir.  Toxoplasma gondii gibi protozoal etkenler güvercin dışkısı gibi ortamlarda bulunabilir ve gıda tüketimi veya solunum yoluyla insanlara bulaşabilir. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

91  Buların yanı sıra çeşitli ektoparazitler de kuşlar vasıtasıyla insan sağlığını etkileyebilir.  Dermanyssus gallinae ve Ornithonyssus sylviarum gibi miteler, tahtakurusu etkenleri (Cimex columbarius), pireler (Ceratophyllus columbae, C.gallinae gibi), kuş kenesi etkeni (Argas reflexus) bu ektoparazitlere örnek olarak verilebilir.  Bu nedenle kuşların işletmelerden mümkün olduğunca uzak durması sağlanmaya çalışılmalıdır. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

92

93  Bir çok ülkede kuşlara karşı zehirli maddelerin kullanılması yasaklanmış veya yasalarla sınırlı hale getirilmiştir.  Bu nedenle daha çok fiziksel mücadele yöntemlerinden kuş korkulukları, yırtıcı kuş atropları, asetilen ile çalışan ses korkutucuları gibi çeşitli yöntemler kullanılmaktadır.  Bunlarla birlikte kullanımları bir çok ülkede yasalarla sınırlandırılmış avisidler, kuşlardan koruma maddeleri, sürü korkutma maddeleri, uyuşturucular ve kısırlaştırıcılar da çeşitli ülkelerde kuşlarla mücadelede kullanılmaktadır. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

94  Bunların dışında çeşitli evcil ve evcil olmayan hayvanlarda gıda işletmelerine ve gıda maddelerine verebileceği zararlar da dikkate alınarak pest olarak değerlendirilebilir ve gıda işletmeleri içinde ve yakınında bulunmaları istenmez. Yard. Doç. Dr. İbrahim Halil KILIÇ

95


"Hijyen ve Sanitasyon Yard.Doç.Dr. İbrahim Halil KILIÇ." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları