Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

CEMAATLE NAMAZ KILMANIN ÖNEMİ VE EZANA İCABET Gülseren ŞEKER Sakarya-Söğütlü Vaizi.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "CEMAATLE NAMAZ KILMANIN ÖNEMİ VE EZANA İCABET Gülseren ŞEKER Sakarya-Söğütlü Vaizi."— Sunum transkripti:

1

2 CEMAATLE NAMAZ KILMANIN ÖNEMİ VE EZANA İCABET Gülseren ŞEKER Sakarya-Söğütlü Vaizi

3  Cemaatle namaz kılmanın fazileti  Cemaatle namaz kılmanın hükmü  Hanımların cemaate iştirakleri  Ezana icabetin önemi

4 Cemaatle Namaz Kılmanın Önemi:  Cemaat; toplamak bir araya getirmek anlamındaki ‘’cem’’ mastarından türemiş,insan topluluğu demektir. Terim olarak ise, namazı imamla birlikte kılan topluluğu ifade eder. Aslında cemaat,’’bütün müslümanlar kardeştir’’esasına dayalı olarak gerçekleştirilen birlik ve beraberlik eylemidir.

5  İslâm namaza çok büyük bir önem vermiştir. Namazı emretmiş, onu terketmeyi sakındırmıştır. Belli zamanlarda namaz kılmak üzere toplanmayı teşrî’ etmiştir. Her gün ve gecede müslümanlar namazı edâ etmek üzere beş defa bir araya gelirler. Her hafta cuma namazını kılmak üzere toplanırlar. Cuma namazındaki bu toplanma günlük toplanmadan daha faziletlidir. Her yıl iki kere tekrarlanan bayram namazları için toplanma ise, her şehrin cemaati için bir toplantıdır. Bu, haftalık toplantıdan daha büyüktür.

6 Cemaatle Namaz Kılmanın Fazileti:  İslâm müslümanın namazını, içinde yaşadığı toplumdan uzak, tek başına edâ etmesi ile yetinmemiştir. Aksine müslümanın namazını mescidde cemaat ile birlikte edâ etmesi için teşvik etmiş,hatta cemaatle kıldığı namazı fert olarak kıldığı namazdan daha faziletli ve derecesini yüksek kılmıştır.

7  عنِ ابنِ عُمَرَ رضيَ الله عنهمَا، أَنَّ رسولَ الله قال: صَلاةُ الجَمَاعَةِ أفضَلُ مِنْ صَلاةِ الْفَذِّ بِسَبْعٍ وَعِشْرِينَ دَرَجَةً  İbn Ömer Radıyallahu anh'dan rivâyete göre Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuş. "Cemaatle kılınan namaz, tek başına kılınan namazdan yirmiyedi derece daha faziletlidir."

8  Ebu Hureyre Radıyallahu anh'dan şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem'e gözleri görmeyen bir adam gelip: Ey Allah’ın Rasûlü! Benim elimden tutup, beni mescide getirecek kimsem yok, diyerek. Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem'den evinde namaz kılmak üzere kendisine izin vermesini istedi. Peygamber de ona izin verdi, fakat geri dönüp gidince onu çağırıp sordu: "Sen namaz için okunan ezanın sesini duyuyor musun?" Adam: Evet deyince, Peygamber: "O halde bu çağrıya cevap ver!" diye buyurdu. Bu sahabinin çekeceği zorluklara rağmen Rasûlullah (sav) ona namaza icabet etmesini emrettiğini görüyoruz.

9  Osman b. Affan Radıyallahu anh'dan şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem'i şöyle buyururken dinledim: "Her kim yatsı namazını cemaatle kılarsa gecenin yarısına kadar namaz kılmış gibi olur. Kim de sabah namazını cemaatle kılarsa, bütün geceyi namazla geçirmiş gibi olur."

10  Cemaatle namaz, toplumsal bir eğitimdir. Müslümanların maslahat ve menfaatlerini gerçekleştirmeyi hedef alır. Bunu da insanlar arasında meydana gelen tanışma ve sevgi yoluyla gerçekleştirmeye çalışır. Çünkü insanların birbirleriyle karşılaşmaları, tokalaşmaları, insan kalbinde sevgiyi, muhabbeti meydana getirir. Aralarında iyilik, dayanışma ve korumayı gerçekleştiren karşılıklı ilişkiler kurmaya ve bunların gözetilmesine sebeb teşkil eder.

11  Cemaatle namaz kılmak suretiyle İslâmın şiârlarından birisi ortaya konulmaktadır. Hatta bu İslâmın en büyük şiârıdır. Bu şiâr namazdır. Bu şiarın cemaatle kılınması suretiyle müslümanların gücü hep birlikte mescide girip, yine topluca oradan çıkmaları ile onların biribirleriyle irtibatları ortaya konulmaktadır.

12  Cemaatle namaz, müslümanlar arasında ülfetin meydana gelmesi, kalblerin hayır etrafında toplanması, kin ve hasedin ortadan kaldırılması, toplumsal farklılıkların, taassubun yıkılması sonucunu verir. Bütün bunlar müslümanlar arasında kardeşlik ve eşitlik ruhunun yaygınlaşmasını sağlar.

13  Cemaat her bir ferdi salih amelini arttırarak, Allah'a samimiyetle ve gayretle yönelterek Allah'a itaat hususunda yarışmaya iter. Namazın vaktinde huşû’ ve huzur ile edâ edilmesi konusunda gayret göstermeyi sağlar. Cemaatle namazı edâ etmenin, bu ve buna benzer cemaatten uzak duran kimsenin elde edemeyeceği daha pek çok fazilet ve mükâfatları vardır.

14  Cemaatle namaz, hayrın tohumlarının ekilmesi, ilim ve faziletin yayılması için bir yoldur. Böylelikle cahil, alimden bilgi öğrenir. Müslüman imamını yahut, müslüman kardeşlerinin salih amellerle uğraştıklarını görünce, kendisi de onların izinden gider, onlara uyar. Müslümanlar mescidde imamlarına tabi olmak şeklinde ortaya çıkan bir düzene uyarlar. Böylelikle ümmet bir araya gelmek, dağılmamak, emir sahiplerine itaat etme eğitimini alır, imama uymak suretiyle nefsi dizginlemeyi öğrenir.

15  "Sen de aralarında bulunup, onlara namaz kıldırdığında bir kısmı seninle birlikte namaza dursun ve silahlarını da alsınlar. Bunlar secdeye vardıklarında (diğerleri) arkanızda bulunsunlar. Namaz kılmamış olan bir diğer kısım gelsin, seninle beraber (bir rekat) namaz kılsınlar. Hem tedbirli bulunsunlar, hem de silahlarını alsınlar." (en-Nisâ, 4/102)  Yukarıdaki ayette Allah (cc) savaş gibi güvensiz bir ortamda dahi namazın cemaatle kılınmasının terk edilmemesini emrediyorsa mazeretsiz terk edişlere ne der acaba?

16 ْ   ‘’ Ebû Hüreyre(r.a.)’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah (s.a.v)şöyle buyurdu: “Canımı gücü ve kudretiyle elinde tutan Allah’a yemin ederek söylüyorum, içimden öyle geçiyor ki, odun toplamayı emredeyim, odun yığılsın. Sonra namazı emredeyim, ezan okunsun. Daha sonra bir adama cemaate imam olmasını emredeyim. En sonunda cemaate gelmeyen adamlara gidip onlar içindeyken evlerini yakayım. ‘’

17  Bu ve bunun gibi ayet ve hadislerde de gördüğümüz gibi cemaatle namaz kılmanın hem ferdi hem de sosyal açıdan önem taşıyan ve kolay kolay terk edilmesine müsade verilmeyen bir ibadet olduğunu görüyoruz.

18 Cemaatle Namazın Hükmü:  وَأَقِيمُواْ الصَّلاَةَ وَآتُواْ الزَّكَاةَ وَارْكَعُواْ مَعَ (2/43)الرَّاكِعِينَ  “Namazı kılın, zekatı verin. Rükû edenlerle birlikte siz de rükû edin’’

19  Hanbelîler, cemaatle namaz kılmanın erkekler için bu ayeti ve üstte zikrettiğimiz hadisleri delil göstererek farz-ı ayın, Şâfiîler de farz-ı kifâye olduğunu söylemişlerdir. Hanefî ve Mâlikîler'e göre ise, cuma namazı dışındaki farz namazları cemaatle kılmak, gücü yeten erkekler için müekked sünnettir. Kadınların, hastaların, çok yaşlı kimselerin ve kötürümlerin ise cemaatle namaz kılmak için mescide gitmesini emretmemiştir. Hanefî ve Şâfiîler'e göre, cemaatin en az sayısı imam ve ona uyan olmak üzere iki kişidir. Hatta uyan kişi çocuk da olabilir.

20 Cemaate Gitmemek İçin Mazeret Sayılan Haller:  Hastalık. Cemaatle namaza katılmamayı mubah kılan mazeretlerin başında hastalık gelir. Hasta olan kişilerin camiye, mescide gelmeleri, hastalık mikrobunun bulaşması riskini taşıması sebebiyle hem sağlık açısından sakıncalıdır, hem de bu şekilde hasta olan kişiler sürekli olarak öksürmek, burnu akmak, burnunu silmek gibi davranışlar göstereceğinden cemaate katılan öteki kişilerin namazda olması gereken kalp huzurunu ve sükûnunu bozarlar.

21 Cemaate Gitmemek İçin Mazeret Sayılan Haller: Hz. Peygamber Efendimiz(sav) bir hadislerinde şöyle buyurmaktadır. "Soğan veya sarımsak yiyen kimse evinde otursun, bizden ve mescidimizden uzak dursun’’ Hadis-i Şerif’te bildirilen yasağı soğan ve sarımsakla sınırlamamalı, cemaate rahatsızlık verecek her şeyi bu yasak kapsamına almalıyız. Çünkü cemaate verilecek rahatsızlık, ibadet yapılırken huşunun bozulmasına sebebiyet verebilmektedir. Bu durum ise kul hakkını doğurmaktadır. Hz. Peygamber Efendimiz(sav) bir hadislerinde şöyle buyurmaktadır. "Soğan veya sarımsak yiyen kimse evinde otursun, bizden ve mescidimizden uzak dursun’’ Hadis-i Şerif’te bildirilen yasağı soğan ve sarımsakla sınırlamamalı, cemaate rahatsızlık verecek her şeyi bu yasak kapsamına almalıyız. Çünkü cemaate verilecek rahatsızlık, ibadet yapılırken huşunun bozulmasına sebebiyet verebilmektedir. Bu durum ise kul hakkını doğurmaktadır. Yine ilgilenmek durumunda olduğu ve yanından ayrıldığı takdirde durumunun kötüleşebileceğinden endişe ettiği bir hastası bulunmak da bir mazerettir. Yine ilgilenmek durumunda olduğu ve yanından ayrıldığı takdirde durumunun kötüleşebileceğinden endişe ettiği bir hastası bulunmak da bir mazerettir.

22 Cemaate Gitmemek İçin Mazeret Sayılan Haller:  Korku. Mescide gittiği takdirde malına, canına veya namusuna bir zarar gelmesinden korkan kimse de cemaate gitmemelidir. Hz. Peygamber, korku ve hastalığı cemaate katılmamayı mâzur kılan sebepler arasında saymıştır.

23 Cemaate Gitmemek İçin Mazeret Sayılan Haller:  Abdestin sıkışık durumda olması. Böyle bir kimsenin cemaate katılması uygun değildir. Bu durum namazın huşû ve huzur içinde yapılmasına engel olduğu için esasen bu durumda iken tek başına namaz kılmak da mekruhtur. İnsanı, kalp huzurundan ve huşûdan alıkoyacak başka durumlar da aynı hükümdedir.

24 Cemaate Gitmemek İçin Mazeret Sayılan Haller:  Herkese veya toplum için yeterli olacak sayıda kimseye farz olan ilmî araştırma ve eğitim öğretimle meşguliyet de cemaate katılmamak için mazeret kabul edilmiştir. Fakat bilimsel çalışma yapan kişilerin, cemaati büsbütün terk etmemesi ve mümkün oldukça cemaate katılması uygun olur.  Ayrıca hazır bulunmalarını fırsat bilip, istifade etmeyi arzuladığı kimseler ile ilmî ve dinî görüş alışverişinde bulunmak da bir mazeret sayılır.

25 Cemaate Gitmemek İçin Mazeret Sayılan Haller:  Bedenî ârızalar. Gözlerin görmemesi, kötürümlük, düşkün ihtiyarlık gibi haller de cemaate gitmemeyi mubah kılar.

26 Hanımların Cemaate İştirakı Caiz midir?  Peygamberimiz (SAV) cemaatle kılınan namazın tek başına kılınan namaza göre yirmiyedi kat sevabı olacağını söylerken hanımları istisna etmemiştir.Ayrıca hanımların namaza ve derslere katılmalarını tavsiye eden pek çok hadis de vardır.

27 Hanımların Cemaate İştirakı Caiz midir?  ‘ ’Kadınlarınız gece mescide gelmek istediklerinde onlara izin verin’’ (Müslim,salat39)  ‘‘Kadınlar cemaate katılmak istedikleri zaman koku sürünmesinler’’ (Müslim,salat137)

28  Hz. Peygamber(sav) döneminde hanımların sabah namazına gittiklerine dair rivayetlerin yanında,Peygamberimiz hanımları bayram namazlarına katılmaya teşvik ettiği rivayetler de vardır.  ‘’Henüz kocaya gitmemiş genç kızlar, perde arkasında yaşayan kadınlar(zevat-ı hudur)ve hayızlı kadınlar evlerinden çıksınlar,hayır ve müminlerin duasına şahit olsunlar….’’  Bu rivayetlerden yola çıkılırsa Peygamberimizin hanımlara cemaatle namazı emretmediğini ama aynı zamanda da yasaklamayıp tavsiye ettiğini görüyoruz.

29  Klasik dönemde kadınların camiye gitmesine ‘’FİTNE’’ endişesiyle pek sıcak bakılmamıştır.Ebu Hanife,’’Kötü niyetli kişilerin uykuda olduğu vakit olması sebebiyle güvenlikli olduğu için, sabah, akşam ve yatsı namazları için camiye gitmelerinde’’ sakınca görmemiştir.Ebu Yusuf ve Muhammed’ e göre’’ yaşlılar bütün namaz vakitlerinde camiye gidebilirler.’’diye hüküm vermiştir.

30  Sonraki Hanifi fakihlerine göre, zamanın bozulması ve fıskın ortaya çıkmasıyla yaşlı da olsalar cemaate gitmeleri ‘’mekruh’’görülmüştür.  Ve yine Hz.Aişe(ra)ve bazı müctehitlerin, kadınların namaz kılmak için evlerinden çıkıp camiye gitmelerini kerih görmelerindeki sebeb de kendi zamanlarındaki sosyal ve kültürel yapıyla alakalıdır.

31  Belki de Peygamberimiz(sav) de’’……. fakat evleri onlar için daha hayırlıdır.’’hadisinde bu gibi sebeblere işaret etmiştir.  Görülüyor ki aslında hanımların cemaate gitmelerinin kerahiyyet ifade etmesi İslam’ın özü ve gereklerinden olmayıp tamamen kadın ve erkeğin bir arada bulunmalarının doğurduğu muhtemel olumsuz sonuçlara dayanmaktadır.

32  Günümüze bakacak olursak, kadının sosyal hayatın neredeyse erkekler kadar içinde olduğunu görürüz.İş hayatında, çarşıda,pazarda, hayatın her alanında erkek ve kadın diyalog halindedir. Durum bundan ibaret olunca, hanımların tesettürlerine, söz ve davranışlarına dikkat ederek cemaate gitmelerinin fitneye sebep olabileceğini düşünemeyiz. Fitne endişesi ortadan kalktığına göre kadın cemaate neden iştirak edemesin? Çünkü cemaatle namaz kadınlar için de dini bilgi ve şuurlarını, maneviyatlarını takviye eden bir olgudur.

33 Ezana İcabet:  Ezan-ı Muhammedi bir şeairdir.Yani bir beldenin İslam beldesi olduğunun en mümtaz alametidir.  Ezan, başlı başına bir davettir, irşaddır. Hazreti Bilal (r.a.)’den günümüze, insanlığı O’na çağıran bu ses, her zaman cevabını bulmuş ve dünya var oldukça da bulacaktır. Bu çağrı kelimeleri aşan, açıklanamaz, kavranamaz bir davettir. Arapça’yı ve Türkçe’yi bilmeyen niceleri, dinledikleri muhteşem ezanlarla hidayete mazhar olmuşlardır

34  Ezan, bir tek olan Allah’a, rahmet Peygamberi Muhammed(sav)’a, kötülüklerden ve hayatın monotonluğundan alıkoyan namaza ve bu temel esaslar ekseninde felaha (huzur ve mutluluğa) çağrıdır. Bu itibarla ezanı duyan mümin, bu kutsal çağrıya kayıtsız kalamaz, büyük bir saygı ve hürmetle ona icabet eder.

35  Ezan işitildiği zaman ezanı dinlemek, ezanı içinden tekrar ederek icabet ve tasdik etmek, bitince ezan duâsını okumak sünnettir.PeygamberEfendimizin(asv)şefaati ne vesiledir.  Peygamberimiz (a.s.), ezan işitildiğinde aşağıdaki duanın okunmasını tavsiye etmiş ve bu dua hakkında şöyle buyurmuştur: Bir kimse ezanı işittiği zaman;

36  Ey bu eksiksiz davetin ve kılınan namazın sahibi! Muhammed'e vesîle'yi ve fazîleti ver. O'nu, vaat ettiğin Makam-ı Mahmûd üzere dirilt" derse, ona kıyâmet günü mutlaka şefaatim helal olur."  Ey bu eksiksiz davetin ve kılınan namazın sahibi! Muhammed'e vesîle'yi ve fazîleti ver. O'nu, vaat ettiğin Makam-ı Mahmûd üzere dirilt" derse, ona kıyâmet günü mutlaka şefaatim helal olur." (Buhârî, Ezân, 8; Ebû Dâvûd, Salât, 28 )

37  Makam-ı Mahmûd, geçmiş ve gelecek her sınıfın, her mahlûkat cinsinin, her varlık türünün, her taifenin kendisine şiddetle muhtaç olduğu, her sınıfın ihtiyacı olan şefaatin kendisinden verildiği bir şefaat makamı olarak açıklanmıştır. Şüphesiz bu izaha haklılık veren hadis-i şerifler mevcuttur

38  * İbn-i Abbas (ra) rivayet etmiştir ki; Allah Resulü (asm) bu makamın bir hadis-i kudsîde Cenâb-ı Hak tarafından şöyle bildirildiğini beyan buyurur: “O öyle bir makam ki, bu makamda öncekiler de, sonrakiler de sana teşekkür ederler, sana minnettar olurlar. Sen şerefçe bütün yaratılmışların üstünde olursun, istersin verilir, şefaat edersin şefaatin makbul olur. Senin sancağının altında olmadık hiç kimse kalmaz.”

39  Bir başka hadiste de peygamberimiz; *Abdullah bin Amr bin As (ra) bildirmiştir: Peygamber Efendimiz (asm) buyurdu ki: “Müezzinin ezanını işittiğiniz vakit siz de onun söylediği gibi söyleyiniz. Sonra bana salât ve selâm okuyunuz. Çünkü her kim bana bir salât okursa, bundan dolayı Allah ona on defa rahmet nazarıyla teveccüh buyurur. Sonra Allah’tan benim için vesileyi isteyiniz. Çünkü vesile Cennette bir derecedir ki, o, Allah’ın kullarından yalnız birinden başkasına lâyık olmaz. Benim o olduğumu umuyorum. Her kim benim için Allah’tan vesileyi isterse, ona şefaatim ulaşır.

40  Ezana icabet iki şekilde olur.Birisi yukarıdaki hadislerden de anladığımıza göre ezanı kelime kelime tekrar edip bize verdiği huzurla beraber,içeriğini düşünmek, diğeri ise namaz kılmak için harekete geçmektir.

41 Ezana icabet en güzel şu şekillerde olur;  Ezan okunurken acil değilse bir şeyle meşgul olunmaz,konuşulmaz,selam verilmez,ayak ayak üstüne atılmaz, saygı ile dinlenir.  Kur’an-ı Kerim okuyan kişi okumayı bırakıp, ezanı dinler.(bir toplulukta okunuyorsa okumayı bırakmaz.)  Ezanı dinleyen kişi müezzinin okuduğu ezanı tekrar eder ve böylece ezanı okumuş olur.

42  ’’Hayyales’salah’’ ve ‘’hayyalel felah’’ cümlelerinde ‘’la havle ve la kuvvete illa billah’’denilir.  Sabah namazında müezzin ‘’essalatü hayrun minennevm’’ cümlesine ‘’sadakte ve berirte’’ diye karşılık vermesi sünnettir.  Ezanı işiten kişi abdestsiz ya da cünüp de olsa yukarıdaki cümleleri söyler.  Ezan bitince Allah’a hamd edilir,Peygamber Efendimiz(sav)’e salavat getirilir,Ezan duası okunur.

43  Ezan Allah’ın İsminin ve Tevhit davasının ve bununla yaradılış gayesinin ilanıdır  Ezan Allah’ın Rububiyyetine karşı yeni bir ibadet vaktinin girdiğinin ilanıdır.  Ezan lütuf, nimet ve feyizlerle dolu Rabbani bir sofradır. Bize de bu güzel sofraya icabet etmek düşer.

44  Dinlediğiniz için teşekkür ederiz.


"CEMAATLE NAMAZ KILMANIN ÖNEMİ VE EZANA İCABET Gülseren ŞEKER Sakarya-Söğütlü Vaizi." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları