Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

İLETİŞİM VE ÖZELLİKLERİ Bir ülkenin trafik düzeni o toplumun insan ilişkilerini yansıtan önemli göstergelerden biridir. Bazı kimseler konuştukları kişilerin.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "İLETİŞİM VE ÖZELLİKLERİ Bir ülkenin trafik düzeni o toplumun insan ilişkilerini yansıtan önemli göstergelerden biridir. Bazı kimseler konuştukları kişilerin."— Sunum transkripti:

1 İLETİŞİM VE ÖZELLİKLERİ Bir ülkenin trafik düzeni o toplumun insan ilişkilerini yansıtan önemli göstergelerden biridir. Bazı kimseler konuştukları kişilerin sözlerini sürekli olarak keserler. Bu kişiler sözlerini kestikleri kimselerden sosyal mevki prestij yada yaş yönünden büyük olasılıkla daha büyüktür. Bu kişiler sanki karşısındaki konuşmuyormuş gibi istedikleri anda söze başlarlar. Büyük araçların küçük araçların yollarını sanki küçük araçlar yokmuş gibi davranmaları arasında benzerlik vardır. Bir aracın sürücüsü yolda kendinden başka araç yokmuş gibi davranırsa trafik kazası olur. Bir kişi konuşurken karşısındakini nasıl etkilediğini düşünmeden kendi bildiği yönde istediğini söylerse aynı trafikte olduğu gibi İletişim kazası olur. Kazalara yol açan nedenler bilindiği derecede azaltılabilir. ** İletişimin İçerik Düzeyi:a) sen okula gidecek misin ** İletişimin İçerik Düzeyi:a) sen okula gidecek misin b) siz okula gidecek misiniz b) siz okula gidecek misiniz c) okula gitmeyi düşünüyor musunuz. c) okula gitmeyi düşünüyor musunuz. Cümleler aynı içerikte fakat farklı ilişkileri ifade eder.

2 İLETİŞİM VE ÖZELLİKLERİ Cümlede konuşanın kendini diğer kimseyle ya eşit yada ondan daha güçlü gördüğünü anlarsınız. Cümlede konuşanın kendini diğer kimseyle ya eşit yada ondan daha güçlü gördüğünü anlarsınız. Cümlede konuşanın cümlede eşit ama resmi bir ilişki içinde düşünebiliriz. Cümlede konuşanın cümlede eşit ama resmi bir ilişki içinde düşünebiliriz. Cümlede diğerinin karar verme özgürlüğüne saygılı olduğunu belirtiyor. Örneğin : öğrenci hocaya ; sen okula gidecek misin. dese hoca terbiyesiz der. Çocukta dese ben okula gidip gitmeyeceğinizi öğrenmek istemiştim. İşin içinden çıkılmaz. Çünkü suç içerik düzeyindedir. Cümlede diğerinin karar verme özgürlüğüne saygılı olduğunu belirtiyor. Örneğin : öğrenci hocaya ; sen okula gidecek misin. dese hoca terbiyesiz der. Çocukta dese ben okula gidip gitmeyeceğinizi öğrenmek istemiştim. İşin içinden çıkılmaz. Çünkü suç içerik düzeyindedir. **Umursamama iletişimi etkileyen bir etmendir. Bir insana dünyanın en dayanılmaz işkencesini yapmak istiyorsanız onu umursamamanın baskın olduğu bir ortama koyun. En acı bedensel işkenceyi yapan işkence yaptığı kişinin varlığını kabul etmiş demektir. Örneğin : bir evde sevilen bir fare üzerinde deney yapılıyor. Aileden fareyi umursanmaması istenmiş. Fare dikkat çekmek için ortalıkta devamlı dolaşıyor. Kimse fareyi aldırmıyor. Fare bu umursanmamayı kabullenemiyor. Midesine asit salgılıyor. Asit midesini delince fare ölüyor. **Umursamama iletişimi etkileyen bir etmendir. Bir insana dünyanın en dayanılmaz işkencesini yapmak istiyorsanız onu umursamamanın baskın olduğu bir ortama koyun. En acı bedensel işkenceyi yapan işkence yaptığı kişinin varlığını kabul etmiş demektir. Örneğin : bir evde sevilen bir fare üzerinde deney yapılıyor. Aileden fareyi umursanmaması istenmiş. Fare dikkat çekmek için ortalıkta devamlı dolaşıyor. Kimse fareyi aldırmıyor. Fare bu umursanmamayı kabullenemiyor. Midesine asit salgılıyor. Asit midesini delince fare ölüyor. İyi bir iletişim için kişilerin birbirini anlaması gerekir. İletişim sözlü ve sözsüz olmak üzere ikiye ayrılır. Yakın şehirler birbirini çekemezler Rize-Trabzon Kocaeli–Sakarya vs. Sivas-Kayseri maçı İyi bir iletişim için kişilerin birbirini anlaması gerekir. İletişim sözlü ve sözsüz olmak üzere ikiye ayrılır. Yakın şehirler birbirini çekemezler Rize-Trabzon Kocaeli–Sakarya vs. Sivas-Kayseri maçı

3 İLETİŞİM VE ÖZELLİKLERİ **İletişim Ortamı: ortamın psikolojik ve fiziksel özellikleri gönderilen mesajın yorumlanmasını etkiler. Yaş ve cinsiyet kişilere bağlı özelliklerdir. **İletişim Ortamı: ortamın psikolojik ve fiziksel özellikleri gönderilen mesajın yorumlanmasını etkiler. Yaş ve cinsiyet kişilere bağlı özelliklerdir. Fiziksel özellik olarak: yerin biçimi, büyüklüğü, ısı, renk, vs etkiler. Yine bir yerdeki insan sayısı çok önemlidir. Bir sinemada sadece siz olduğunuz zaman filmden zevk alamazsınız. Orada bulunan insanlarla konuşmadığımız halde kalabalık olması bizi niçin etkiliyor. Stadyumda siz tek başınıza maç izleseniz sıkıcı olur. Şimdi bir deney yapalım: Üç tane kap alın. Ayrı ayrı içine sıcak, soğuk, ılık su dökün. Sağ elinizi sıcak suya, sol elinizi soğuk suya koyalım. Beş dakika bekletelim. Daha sonra iki elimizi de ılık suya sokalım. Sağ elimiz sıcak sudan geldiği için ılık suyu soğuk algılayacaktır. Sol elimiz soğuk sudan geldiği için suyu sıcak algılayacaktır. Fiziksel özellik olarak: yerin biçimi, büyüklüğü, ısı, renk, vs etkiler. Yine bir yerdeki insan sayısı çok önemlidir. Bir sinemada sadece siz olduğunuz zaman filmden zevk alamazsınız. Orada bulunan insanlarla konuşmadığımız halde kalabalık olması bizi niçin etkiliyor. Stadyumda siz tek başınıza maç izleseniz sıkıcı olur. Şimdi bir deney yapalım: Üç tane kap alın. Ayrı ayrı içine sıcak, soğuk, ılık su dökün. Sağ elinizi sıcak suya, sol elinizi soğuk suya koyalım. Beş dakika bekletelim. Daha sonra iki elimizi de ılık suya sokalım. Sağ elimiz sıcak sudan geldiği için ılık suyu soğuk algılayacaktır. Sol elimiz soğuk sudan geldiği için suyu sıcak algılayacaktır.

4 BENLİK Benlik bilincinde çocukluk yaşantıların etkisi çoktur. Kendi güvensiz değersiz bulan insanlara rastlamışızdır. Bu kişiler sürekli arkadaşlarıyla kıyaslandıkları için kendilerini akılsız ahmak bilerek büyümüşlerdir. Benlik bilinci geçmişte kişiye nasıl davrandıkları neler söylenildiğiyle oluşur. Benlik bilincinde çocukluk yaşantıların etkisi çoktur. Kendi güvensiz değersiz bulan insanlara rastlamışızdır. Bu kişiler sürekli arkadaşlarıyla kıyaslandıkları için kendilerini akılsız ahmak bilerek büyümüşlerdir. Benlik bilinci geçmişte kişiye nasıl davrandıkları neler söylenildiğiyle oluşur. Benlik bilinci kişinin kendileriyle ile ilgili kafalarında taşıdıkları bir resme benzetilebilir. Kişi benliğine saygı göstermeyen kişilere savunmaya geçerler. Saldırganlığın bulunduğu böyle durumlarda kişi bütün gücüyle kendini savunur. Yani saldırganlık savunmayı doğurur. Çünkü dinleyen kişi kendi iç dünyası çerçevesinde değerlendirir. Ör: keşke bir saat önce gelebilseydim. O zaman işlerimiz çok kolaylaşmış olacaktı, dendiğinde bu kişi kendini geç geldiğinden dolayı zaten suçlu hissediyorsa birden bire savunuculuğu artacak ve kabahat sende ben nereden bileyim, bu işin bu kadar önemli olduğunu bana daha önce niye söylemediniz, diye cevap verecektir. Benlik bilinci kişinin kendileriyle ile ilgili kafalarında taşıdıkları bir resme benzetilebilir. Kişi benliğine saygı göstermeyen kişilere savunmaya geçerler. Saldırganlığın bulunduğu böyle durumlarda kişi bütün gücüyle kendini savunur. Yani saldırganlık savunmayı doğurur. Çünkü dinleyen kişi kendi iç dünyası çerçevesinde değerlendirir. Ör: keşke bir saat önce gelebilseydim. O zaman işlerimiz çok kolaylaşmış olacaktı, dendiğinde bu kişi kendini geç geldiğinden dolayı zaten suçlu hissediyorsa birden bire savunuculuğu artacak ve kabahat sende ben nereden bileyim, bu işin bu kadar önemli olduğunu bana daha önce niye söylemediniz, diye cevap verecektir. Savunuculuk iletişimi mahveder. Savunuculuk bireyin benlik bilincini koruma gereksiniminden kaynaklanır. Konudan söz etmek yerine karşısındakine nasıl göründüğünü düşünür. Zihni nasıl yeneceğine, karşı koyacağına yorar. Savunucu kişi yargılayıcı, umursamaz tutuma sahiptir. Dinleyici kişi konuşanın kendini üstün görmediğini anlarsa işbirliğine açık bir tutum içine daha kolaylıkla girebilir. Karşılıklı güven ve saygı olur. Kendine güveni yüksek olan kişilerin başkaları tarafından beğenilmeye gereksinimi daha az, kendi benliğini değersiz gören, kendine güveni olmayan kişilerin ise daha çoktur. Kişi kendi kendine konuşurken benliğini şekillendirir. Savunuculuk iletişimi mahveder. Savunuculuk bireyin benlik bilincini koruma gereksiniminden kaynaklanır. Konudan söz etmek yerine karşısındakine nasıl göründüğünü düşünür. Zihni nasıl yeneceğine, karşı koyacağına yorar. Savunucu kişi yargılayıcı, umursamaz tutuma sahiptir. Dinleyici kişi konuşanın kendini üstün görmediğini anlarsa işbirliğine açık bir tutum içine daha kolaylıkla girebilir. Karşılıklı güven ve saygı olur. Kendine güveni yüksek olan kişilerin başkaları tarafından beğenilmeye gereksinimi daha az, kendi benliğini değersiz gören, kendine güveni olmayan kişilerin ise daha çoktur. Kişi kendi kendine konuşurken benliğini şekillendirir.

5 BENLİK Kişiye ait ülküleştirilmiş benlik vardır. Hayal ettiği ve olmak istediği benliktir. Bu iki benlik arasındaki farkın fazlalığı bireyin benliğine saygısını düşürmektedir. Kendini yerersiz bulmasına neden olmaktadır. Benlik saygısı yüksek olan kişiler daha başarılı, kaygı düzeyi daha düşük olur. Kişiye ait ülküleştirilmiş benlik vardır. Hayal ettiği ve olmak istediği benliktir. Bu iki benlik arasındaki farkın fazlalığı bireyin benliğine saygısını düşürmektedir. Kendini yerersiz bulmasına neden olmaktadır. Benlik saygısı yüksek olan kişiler daha başarılı, kaygı düzeyi daha düşük olur. Bireyin başarısızlığı çevresi tarafından küçümsenince birey tarafından içselleştirilmekte ve başarıyı benliği değerlendirmede bir ölçüt olarak kullanmakta, sonuçta başarısızlıkla kendi benliğini özdeşleştirmektedir. Bireyin başarısızlığı çevresi tarafından küçümsenince birey tarafından içselleştirilmekte ve başarıyı benliği değerlendirmede bir ölçüt olarak kullanmakta, sonuçta başarısızlıkla kendi benliğini özdeşleştirmektedir. Başarısızlık sorununu çözümlemek için benlik güçlendirilebilir. Bunu için öğrencilerin başarısızlığa bakış açılarını değiştirmelidir. Bu gurup danışmalarında yapılabilir. Başarısızlık sorununu çözümlemek için benlik güçlendirilebilir. Bunu için öğrencilerin başarısızlığa bakış açılarını değiştirmelidir. Bu gurup danışmalarında yapılabilir. Başarısızlık sorunlarının altında yanlış şartlanmalar ve olumsuz tutumlar yatmaktadır. Başarısızlık sorununun kökleri ana - baba çocuk ilişkilerine dayanır. Temel güven yerine güvensizlik, bağımsızlık yerine kararsızlık, girişkenlik yerine suçluluk duyguları geliştirmiş olabilir. Bulunan çevre benliği oluşturur. Başarısızlık sorunlarının altında yanlış şartlanmalar ve olumsuz tutumlar yatmaktadır. Başarısızlık sorununun kökleri ana - baba çocuk ilişkilerine dayanır. Temel güven yerine güvensizlik, bağımsızlık yerine kararsızlık, girişkenlik yerine suçluluk duyguları geliştirmiş olabilir. Bulunan çevre benliği oluşturur.

6 SEN İLETİLERİ İnsanlar sen iletilerinden hoşlanmazlar. Bunlar ilişkiye zarar verir. bunun üç nedeni vardır. İnsanlar sen iletilerinden hoşlanmazlar. Bunlar ilişkiye zarar verir. bunun üç nedeni vardır. 1) İnsanlar neyi yapıp neyi yapmamaları gerektiğinin söylenmesinden hoşlanmazlar. 1) İnsanlar neyi yapıp neyi yapmamaları gerektiğinin söylenmesinden hoşlanmazlar. 2) Ben iletileri yardım çağrılarıdır. Bu ilişkilere sıcak tepkiler verirler. Newyork‘ta yapılan bir araştırmada telefon konuşmalarında en çok geçen kelime ben olarak tespit edilmiş. 500 konuşmada 3990 defa ben kelimesi geçmiş, çünkü herkes ben diyor. Herhalde bu kadar ben’in bizimle ilgilenmesini bekleyemeyiz. Öğretmenler istenmedik davranışlarını düzeltmek için sıklıkla neden dikkat etmiyorsun gibi sen dili kullanırlar. 2) Ben iletileri yardım çağrılarıdır. Bu ilişkilere sıcak tepkiler verirler. Newyork‘ta yapılan bir araştırmada telefon konuşmalarında en çok geçen kelime ben olarak tespit edilmiş. 500 konuşmada 3990 defa ben kelimesi geçmiş, çünkü herkes ben diyor. Herhalde bu kadar ben’in bizimle ilgilenmesini bekleyemeyiz. Öğretmenler istenmedik davranışlarını düzeltmek için sıklıkla neden dikkat etmiyorsun gibi sen dili kullanırlar. 3) Sen dili doğrudan suçlayıcı ve olumsuz olarak yargılayan bir ifadeyi içerdiği için mesajı alan kişi savunucu bir tutuma girer. Ben dilinde öğrenci doğrudan kendi kişiliğine yönelik olumsuzlukla karşı karşıya kalmadığı için öğretmen ile öğrenci arasındaki iletişim bozulmaz. 3) Sen dili doğrudan suçlayıcı ve olumsuz olarak yargılayan bir ifadeyi içerdiği için mesajı alan kişi savunucu bir tutuma girer. Ben dilinde öğrenci doğrudan kendi kişiliğine yönelik olumsuzlukla karşı karşıya kalmadığı için öğretmen ile öğrenci arasındaki iletişim bozulmaz. Her çocuk dinlenilmek, anlaşılmak ve kabul edilmek ister. Genelde bastırıcı ve güce dayanan yöntemler direnci: Baş kaldırmaya ve karşılık vermeye kışkırtır. Hangi öğretmen eşini ve arkadaşını disiplin altına almaktan söz edebilir. Güç yada otorite er yada geç ilişkileri bitirir. Her çocuk dinlenilmek, anlaşılmak ve kabul edilmek ister. Genelde bastırıcı ve güce dayanan yöntemler direnci: Baş kaldırmaya ve karşılık vermeye kışkırtır. Hangi öğretmen eşini ve arkadaşını disiplin altına almaktan söz edebilir. Güç yada otorite er yada geç ilişkileri bitirir.

7 SEN İLETİLERİ Yüzleşme Sonuçları: Yüzleşme Sonuçları: -değişmeye karşı direnme olur -değişmeye karşı direnme olur -savunmaya iter. -savunmaya iter. -benlik saygısını azaltır. -benlik saygısını azaltır. -kızgınlığı artırır. -kızgınlığı artırır. – içine kapanmasına neden olur. – içine kapanmasına neden olur. Sen iletileri geçicidir. Kesin çözüm olmaz. Öğretmenler bu iletilerle öğrencilere kendi sorunlarının çözümünü verirler. Sen iletileri geçicidir. Kesin çözüm olmaz. Öğretmenler bu iletilerle öğrencilere kendi sorunlarının çözümünü verirler. Örnek: Örnek: Sınıfta otorite bende Sınıfta otorite bende Sen değişeceksin çünkü ben öyle istiyorum. Sen değişeceksin çünkü ben öyle istiyorum. Öğrencilerin kendi sorunlarını çözme sorumluluğu kendilerine verilirse sorumluluk duyguları gelişecek ve kendilerine güvenleri artacaktır. Öğrencilerin kendi sorunlarını çözme sorumluluğu kendilerine verilirse sorumluluk duyguları gelişecek ve kendilerine güvenleri artacaktır. Ben iletileri davranışını değiştirmesi için sorumluluğu doğrudan öğrencide bırakır. Sonuçta öğrenci kendi seçtiği ve kendi kararıyla belirlediği bir davranışla tepki vermeye yönelir. Ben iletileri davranışını değiştirmesi için sorumluluğu doğrudan öğrencide bırakır. Sonuçta öğrenci kendi seçtiği ve kendi kararıyla belirlediği bir davranışla tepki vermeye yönelir.

8 DİNLEME Duygular dosttur. Kişi etkin bir şekilde dinleyip duygularının ötesine geçirip alttaki sorunlarına ulaştıracağız. Dıştaki duyguları soyduktan sonra problemin kaynağına ineceğiz. (soğan gibi) Duygular dosttur. Kişi etkin bir şekilde dinleyip duygularının ötesine geçirip alttaki sorunlarına ulaştıracağız. Dıştaki duyguları soyduktan sonra problemin kaynağına ineceğiz. (soğan gibi) İnsan sinirlenince bilinmesini ister. Ör: insan sinirlenince o anda : tüm dikkatini bana ver. kendimi ne kadar kötü hissetmeme neden olduğunu bilmeni istiyorum,duygusunu iletmek isterler. Bizde onu dinleyeceğiz. onu dinleyip duygularının dağılmasını bekleyeceğiz. İnsan sinirlenince bilinmesini ister. Ör: insan sinirlenince o anda : tüm dikkatini bana ver. kendimi ne kadar kötü hissetmeme neden olduğunu bilmeni istiyorum,duygusunu iletmek isterler. Bizde onu dinleyeceğiz. onu dinleyip duygularının dağılmasını bekleyeceğiz. Kızgınlık ikincil bir duygudur. Her zaman başka duyguların sonucunda oluşur. Kızgınlık ikincil bir duygudur. Her zaman başka duyguların sonucunda oluşur. Ör: Bahçede dolaşırken çocuklardan birinin attığı taş başını sıyırıp geçer, burada ilk duygu korkudur. Ama sonra kızgınlık duygusu oluşur. Kızgınlık dile getirilince etkisini yitirir. Ör: Bahçede dolaşırken çocuklardan birinin attığı taş başını sıyırıp geçer, burada ilk duygu korkudur. Ama sonra kızgınlık duygusu oluşur. Kızgınlık dile getirilince etkisini yitirir. Dakikada 600 kelimelik bir konuşma hızını rahatlıkla anlayabilecek kapasiteye sahiptir. Normal konuşma hızının dakikada ancak 100 ile 140 kelime arasında olmasıdır. 460 kelimelik bir zaman süresinde zihin boş kalıyor. Bu zamanı insan kafası kendinde var olan malzemeyle doldurur. Kendisi için önemli sorunlara dönerler. Değer verme için otoritenin olmaması gerekir. Dakikada 600 kelimelik bir konuşma hızını rahatlıkla anlayabilecek kapasiteye sahiptir. Normal konuşma hızının dakikada ancak 100 ile 140 kelime arasında olmasıdır. 460 kelimelik bir zaman süresinde zihin boş kalıyor. Bu zamanı insan kafası kendinde var olan malzemeyle doldurur. Kendisi için önemli sorunlara dönerler. Değer verme için otoritenin olmaması gerekir. Fıkra: Padişaha çok güzel bir at hediye ederler. Ölü diyenin kellesini uçuracaktır. Vs. Fıkra: Padişaha çok güzel bir at hediye ederler. Ölü diyenin kellesini uçuracaktır. Vs. Bir örnek de okuldan verelim. Öğrenci müdürün odasına girer. Arada ki fiziksel mesafe 8-9 metre. öğretmenin yanına gider mesafe 3-4 metre. Bu mesafe arkadaşlarının yanında yarım metreye iner. Bu mesafeyi etkileyen otoritedir. Otoriteye boyun eğenler yaşamları boyunca çocuk kalır. Kendi gereksinimlerini göz ardı ederler. Çatışmaktan kaçınırlar. Bir örnek de okuldan verelim. Öğrenci müdürün odasına girer. Arada ki fiziksel mesafe 8-9 metre. öğretmenin yanına gider mesafe 3-4 metre. Bu mesafe arkadaşlarının yanında yarım metreye iner. Bu mesafeyi etkileyen otoritedir. Otoriteye boyun eğenler yaşamları boyunca çocuk kalır. Kendi gereksinimlerini göz ardı ederler. Çatışmaktan kaçınırlar.

9 DEĞER VERME Beraber olduğumuz insanlar bizim ne kadar bilgili olduğumuza bakmazlar, onlara ne kadar değer verdiğimize bakarlar. İnsanlara değer verilince mana kazanırlar. Öğrenciler öğretmenlerin söylediği yaptığı, giydiği her şeyle ilgilenirler. Öğretmenler öğrencilerin önünde adeta podyumda gibidirler. Beraber olduğumuz insanlar bizim ne kadar bilgili olduğumuza bakmazlar, onlara ne kadar değer verdiğimize bakarlar. İnsanlara değer verilince mana kazanırlar. Öğrenciler öğretmenlerin söylediği yaptığı, giydiği her şeyle ilgilenirler. Öğretmenler öğrencilerin önünde adeta podyumda gibidirler. *** Cemil bey yaşlı bir tarih öğretmenidir. Her gün aynı dersi anlatmaktan bıkmıştır. Öğrencilerle anlaşırlar. Hafta da bir saat ders anlatacak diğer saatler de sınıfa bir teybi gönderecektir. Öğrenciler uslu bir şekilde teybe konan dersi dinleyecek ve not tutacaktır. Birkaç hafta böyle devam eder. Bir gün Cemil bey kuşkulanır ve sınıfı kontrole gider. Kulağını kapıya dayar dinler. Hayret sınıfta kimse yoktur. Kapıyı açınca gördüğü manzara müthiştir. Sınıfta tek bir örenci yoktur. Herkes sırasına bir teybi koymuş hocanın koyduğu teybinden okunan dersi kaydetmektedir. *** Cemil bey yaşlı bir tarih öğretmenidir. Her gün aynı dersi anlatmaktan bıkmıştır. Öğrencilerle anlaşırlar. Hafta da bir saat ders anlatacak diğer saatler de sınıfa bir teybi gönderecektir. Öğrenciler uslu bir şekilde teybe konan dersi dinleyecek ve not tutacaktır. Birkaç hafta böyle devam eder. Bir gün Cemil bey kuşkulanır ve sınıfı kontrole gider. Kulağını kapıya dayar dinler. Hayret sınıfta kimse yoktur. Kapıyı açınca gördüğü manzara müthiştir. Sınıfta tek bir örenci yoktur. Herkes sırasına bir teybi koymuş hocanın koyduğu teybinden okunan dersi kaydetmektedir. Onlara ne kadar değer verirsek o kadar değer alırız. Onlara ne kadar değer verirsek o kadar değer alırız.

10 YANLIŞ DAVRANIŞLARI DÜZELTME Hatalıyı değil hatayı eleştireceğiz, kusuru kişiye söylersek kişi alınır. Bu hataya başkaları da düşebilir. Toplum içinde söylersek hem kişi alınmaz hem de herkes aynı hataya düşmez. Cezalandırma yaparken dikkat etmek gerekir. Cezayı kişiye değil istenilmeyen davranışa vermeliyiz. Umursama ma gibi bir ceza kesinlikle verilmemelidir. Hatalıyı değil hatayı eleştireceğiz, kusuru kişiye söylersek kişi alınır. Bu hataya başkaları da düşebilir. Toplum içinde söylersek hem kişi alınmaz hem de herkes aynı hataya düşmez. Cezalandırma yaparken dikkat etmek gerekir. Cezayı kişiye değil istenilmeyen davranışa vermeliyiz. Umursama ma gibi bir ceza kesinlikle verilmemelidir. **** Evde çok sevilen bir fare vardır. Deney yapılarak fareyi kimsenin umursamamasını istiyorlar. Fare dikkat çekmek için evde devamlı dolaşır. Kimse dikkate almaz. Fare kenarı çekilir midesine asit salgılamaya başlar ve midesi delinerek ölür. Yani kendini öldürür. ** **** Evde çok sevilen bir fare vardır. Deney yapılarak fareyi kimsenin umursamamasını istiyorlar. Fare dikkat çekmek için evde devamlı dolaşır. Kimse dikkate almaz. Fare kenarı çekilir midesine asit salgılamaya başlar ve midesi delinerek ölür. Yani kendini öldürür. ** En çok 14 yaşlarda suç işlenir. En çok 14 yaşlarda suç işlenir.

11 YETENEK İnsanlarda bir takım vasıflar vardır bu vasıflar bir çok insanda bastırılmış olarak kalmaktadır. Şartla ve olaylar bu vasıfları harekete geçirir. Her insanın kapasitesi farklıdır. İnsanlarda bir takım vasıflar vardır bu vasıflar bir çok insanda bastırılmış olarak kalmaktadır. Şartla ve olaylar bu vasıfları harekete geçirir. Her insanın kapasitesi farklıdır. *** Adamın biri bilmediği bir otele gitmek ister. Yürürken karşıdan bir adam gelir. Ona sorar şuradaki falan otele gitmek istiyorum. Kaç dakikada gidebilirim. Karşıdan gelen adam hiç cevap vermemiş. Otele giden adam cevap gelmeyince yoluna devam etmiş. Birden arkasından bir ses işitmiş yarım saate ancak varırsın. *** Adamın biri bilmediği bir otele gitmek ister. Yürürken karşıdan bir adam gelir. Ona sorar şuradaki falan otele gitmek istiyorum. Kaç dakikada gidebilirim. Karşıdan gelen adam hiç cevap vermemiş. Otele giden adam cevap gelmeyince yoluna devam etmiş. Birden arkasından bir ses işitmiş yarım saate ancak varırsın. -Peki az önce niye cevap vermedin. -Peki az önce niye cevap vermedin. -Senin nasıl yürüdüğünü bilmiyordum ki hızlımı yürüyorsun yavaş mı. -Senin nasıl yürüdüğünü bilmiyordum ki hızlımı yürüyorsun yavaş mı. İnsanların kapasitelerine göre davranmalıyız. İnsanların kapasitelerine göre davranmalıyız.

12 BAŞARI Başarının artırılması için eğitim ortamının olması gerekir. Çocuğun yaşamını kolaylaştıran her şey onu bir şeyler öğrenmesini sağlar. Lavabo musluğuna yetişemeyen Çocuk diş fırçalamayı, askısı olmayan çocuk askılarını asamaz. Kendi boyuna göre ayarlanmış askı, çocuğun çok şeyi kendi başına yapmasına ve öğrenmesine olanak sağlar. Çocukların dinleyerek değil yaparak öğrenmeyi yeğlediklerini unutmayan ana-babalar çok iyi öğretici olurlar. Başarının artırılması için eğitim ortamının olması gerekir. Çocuğun yaşamını kolaylaştıran her şey onu bir şeyler öğrenmesini sağlar. Lavabo musluğuna yetişemeyen Çocuk diş fırçalamayı, askısı olmayan çocuk askılarını asamaz. Kendi boyuna göre ayarlanmış askı, çocuğun çok şeyi kendi başına yapmasına ve öğrenmesine olanak sağlar. Çocukların dinleyerek değil yaparak öğrenmeyi yeğlediklerini unutmayan ana-babalar çok iyi öğretici olurlar.


"İLETİŞİM VE ÖZELLİKLERİ Bir ülkenin trafik düzeni o toplumun insan ilişkilerini yansıtan önemli göstergelerden biridir. Bazı kimseler konuştukları kişilerin." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları