Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

TEVHİD: ALLAH-U TEALA’NIN BİRLİĞİNE İMAN Peygamber Efendimizin en esaslı ve en mühim telkinatı, Allah-u Teala’nın birliğine imandır Bu ise kelime-i tevhid.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "TEVHİD: ALLAH-U TEALA’NIN BİRLİĞİNE İMAN Peygamber Efendimizin en esaslı ve en mühim telkinatı, Allah-u Teala’nın birliğine imandır Bu ise kelime-i tevhid."— Sunum transkripti:

1 TEVHİD: ALLAH-U TEALA’NIN BİRLİĞİNE İMAN Peygamber Efendimizin en esaslı ve en mühim telkinatı, Allah-u Teala’nın birliğine imandır Bu ise kelime-i tevhid - lailaheillallah- ile ifade edilmiştir. Bu kelime-i tayyibe İslamın özü, kaynağı ve ruhudur. Müslümanı kafirden müşrikten veya ateistten ayıran, bu iman ifadesidir

2 Ona iman edenler tek bir gurubu; iman etmeyenler ise karşı gurubu teşkil ederler Mü’minler için dünya ve ahirette engelsiz inkişaf ve apaçık muvaffakiyetler vardır. İman etmeyi reddenler ise nihayı hüsran ve zillete düçar kalırlar.

3 Fakat mü’minler ile münkirler arasındaki fark sadece bir kaç kelimenin tilaveti neticesinde vuku bulmaz. Tek başına bir veya iki kelimenin telaffuzunun böyle muazzam farkı ortaya koyamayacağı aşikardır Esas gaye bu akideyi bilerek kabule ve fiili hayatta ona tamamiyle bağlanıp, ona göre hareket etmeye istinad eder Tek başına tıbbi bir reçeteyi okumak hastalığa çare olamaz. Aynı şekilde; manasını ve onun emrettiği hususları anlamadan kelime-i şehadetin tekrarı, murad edilen neticeyi getiremez.

4 Eğer bir insan tam manasıyle anlar; ehemmiyetini kavrar; tam olarak iman eder; maddeten ve manen onu takip ederse; ancak o vakit fikir ve hayat içinde murad edilen netice vaki olur. Aynı şekilde; eğer tevhidin tam manasını idrak edersek o vakit imansızlık, ateizm ve politeizmin her şekil ve eserinden, gerek iman ve gerekse de aksiyon bakımından kaçınmamız icap edecektir.

5 KELİME-İ TEVHİDİN MANASI Arap lisanında ilah kelimesi, ibadet edilen, yani azamet ve kudret bakımından ibadet edilmeye, huşu ile boyun eğilmeye ve itaat edilmeye layık bir varlık demektir. İlah kelimesi aynı zamanda gizlilik ve esrarengizlik manasını taşımaktadır ve böylece ilah, görünmez ve ulaşılmaz bir hal almış bulunmaktadır.

6 Diğer taraftan “Allah kelimesiyle Zülcelalin asli ve zati adıdır. Tam olarak “Lailaheillallah” ise “Allah adıyle bilinen pek muazzam varlığın haricinde ilah yoktur” demektir. Prestiş ve itaat kastıyle, ancak önünde baş eğilecek olan; bütün kudretlere sahip tek varlık olan; lütfuna herkesin ihtiyacı bulunan; yardımını dilemek herkes için mecburiyet olan Allah-u Teala’dan başka bütün kainatta tapılmaya değer hiç bir varlığın katiyen bulunmadığını ifade etmektedir

7 O bizim nazarlarımızdan saklı bulunmak ve insan aklı O’nun olduğunu çözmekte acze düşmektedir. Cehalet devrinin iptidai safhasında insanoğlu, azametini müşahede ettiği ve kendisine faydalı veya zararlı olabileceğini gördüğü tabiatın bütün parçalarının mutlak kuvvet ve kudreti ellerinde bulundurduklarını ve bu sebebten onların ilah olduklarını kabul eder

8 Böylece ağaçlara, hayvanlara, nehirlere, dağlara, ateşe, yağmura, havaya, semavi cisimlere ve diğer birçok maddelere tapar. Bu, cehaletin en fena şeklidir. Her çağda Allah-u Teala’nın insanoğluna peygamberleri vasıtasiyle bildirmiş olduğu Tevhid, en ulvi şekliyle uluhiyet telakkisidir. İlk olarak Hz. Adem (a.s.)ile birlikte dünyaya gönderilmiş bulunan bilgi budur. Hz. Nuh, İbrahim, Musa ve İsa (a.s.) lara açıklanmış olan bilgi budur. Hz. Muhammed (s.a.v.) in beşeriyete getirmiş olduğu mutlak bilgi gene budur

9 Kainat tesadüfi bir maddeler yığını gayri muntazam cisimler kalabalığı, karmakarışık ve manasız şeylerin terakümü değildir. Bütünüyle bu, bir yaratıcı, bir planlayıcı, bir kontrol ve idare edeni bulunmadan olamaz. Fakat muhteşem kainatı kim yaratabilir ve kim idare edebilir? Ancak herşeyin sahibi bulunan; ezeli ve ebedi olan; her kudreti ve her hikmeti elinde bulunduran; Kadir- i Mutlak ve Alim-i Mutlak olan O yapabilir

10 Bütün kudret ve sıfatları müsavi şekilde paylaşan iki ayrı şahsiyetin birlik içinde yaşama imkansızlığı aşikardır. Çarpışmak zorunda kalırlar. Onun için kamilen diğerlerine hakim olacak, tek ve ulvi bir kudretin mevcudiyeti şarttır.

11 Aynı vilayet için iki ayrı vali; aynı ordu için iki ayrı kumandan düşünülemez. Şimdi tam ve doğru Allah telakkisini göz önünde bulundurarak; vasi kainatı tetkike tabi tutunuz

12 Fakat bu mevzuun sonuna gelmiş değiliz. Uluhiyetin kainatta her hangi maddi ve beşeri kalıba uyamıyacağı ve hiç birinin bu hususta en küçük bir emareye sahip bulunmadığına şahit olmaktayız. Mecalsiz gözlerimizin kainatta görmekte olduğu her şeyin fevkinde ilahi sıfatlara ve her türlü hadisatta gizli iradeye sahip olan; bu vasi kainatın yaratıcısı ve onun fevkalade nizamının ve bu nizamın ahenginin hakimi ve nazımı; her türlü faaliyetlerinin idarecisi olan bir varılığın mevcudiyeti kanaatına, bu kesin tahkikat bizleri sevketmektedir. O varlık, kainatın sahibi olan Allah’dır ve uluhiyet meselesinde hiçbir şeriki yoktur. İllallah- ancak Allah’ın- manası budur.

13 TEVHİDİN BEŞER HAYATI ÜZERİNDEKİ TESİRLERİ Lailahe illallah’a imanın, insan hayatında husule getirdiği tesirleri şimdi tetkik edelim ve insan için hayatta daima muvaffakiyet sebebleriyle onu reddeden kimsenin dünya ve ahiret hayatında niçin muvaffak olamadığını görelim:

14 1- Bu tevhid kelimesinin manasına iman eden biri asla dar kafalı olmaz. O insan, yerlerin ve göklerin yaratıcısı; mağrıbın ve maşrıkın sahibi ve bütün kainatın besleyicisi olan bir Allah’a inanır...

15 2- İnsanlarda bu inanç en asil şekliyle, kendine güvenme ve izzetinefis hissini doğurur. İman edenler bilirler ki, her kudretin sahibi ancak Allah-u Teala’dır ve O’ndan başka hiçbir şeyin insana fayda veya zararı olamaz; yahut insanın intiyaçlarını karşılayamaz, yahut da ona hayat veremez veya onun hayatını alamaz; yahut idare, nüfuz ve tesirde bulunamaz

16 3- Kendine güvenle birlikte, bu tevhit inancı, insanda tevazu ve alçak gönüllülük hissini vücuda getirir. O insanı alayış ve nümayişten ari kılar. İman eden kimse hiçbir vakit kibirli, azametli mağrur olamaz.

17 4 O kimse, kendisinin muvaffakiyet ve kurtuluşu için ruh temizliği ve dürüst davranıştan başka bir çare bulunmadığına kani olur. 5- İman eden kimse hiçbir şart altında ümitsizlik ve meyusiyete kapılmaz.

18 6- Tevhid inancı insanda kuvvetli sebat, devamlı metanet ve Allah’a karşı itimat hasıl eder. 7- Tevhid tebliği insana cesaret telkin eder. İnsanı korkak yapan iki şey vardır. a) Ölüm korkusu ve emniyet içinde yaşamaya düşkünlük, b) Allah-u Teala’dan başka can alıcı varlığın mevcudiyetini ve insanın bazı çarelere baş vurarak ölümden kurtulabileceğini düşünmek

19 8- “Lailaheillallah” a iman etmek suretiyle, ruhta sulh ve sükun hasıl olur 9- Lailahe illallah’ın insan üzerindeki tesiri; onu ilahi kanunları ifa ve o kanunlara itaat eder hale sokmasıdır. İman eden kimse, Allah-u Teala’nın gizli ve açık her şeyi bildiğine ve kendisine Onun her şeyden daha yakın bulunduğundan emindir. musab


"TEVHİD: ALLAH-U TEALA’NIN BİRLİĞİNE İMAN Peygamber Efendimizin en esaslı ve en mühim telkinatı, Allah-u Teala’nın birliğine imandır Bu ise kelime-i tevhid." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları