Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Mart 2012. İnsana verilen akıl, vicdan gibi özellikler ile dininin kuralları, insanı “doğru olana” yönlendirirken; nefis, şeytanın vesvesesi de onu “yanlış.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Mart 2012. İnsana verilen akıl, vicdan gibi özellikler ile dininin kuralları, insanı “doğru olana” yönlendirirken; nefis, şeytanın vesvesesi de onu “yanlış."— Sunum transkripti:

1 Mart 2012

2 İnsana verilen akıl, vicdan gibi özellikler ile dininin kuralları, insanı “doğru olana” yönlendirirken; nefis, şeytanın vesvesesi de onu “yanlış olana” yönlendirir. Bu zıtların çatışmasında nefis/şeytan ağırlık kazanırsa, insan mantığı “yanlış olanı” meşrulaştırır. Böyle bir mantık sahibine kolayca YALAN SÖYLETEBİLİR. YALAN, İNSANIN BİLEREK YAPTIĞI YANLIŞ DAVRANIŞLARDANDIR.

3 2 3 1 ÖNLEM ALINMAZSA

4 “Üzmemek için söylenen masumca yalan” olarak tanımlanan “BEYAZ YALAN” içeriğine bağlı olarak (renklendirirsek) “siyah yalan”nın ta kendisi olur. Üzmemeyi esas alarak “hata yapanın” yaptıklarının “doğru olduğunu” söylemek, kendisine de yapılmış bir haksızlıktır… “İnsanın doğumuyla birlikte kazandığı haklar” olarak tanımlanan “İNSAN HAKKI”, kapsamı geniş olan haklardan oluşur... İnsanların haklarının gaspında en çok kullanılan metot ise yalandır… Yalancı, insanlara verdiği zarardan dolayı “insanlık suçu” işlemektedir. “Çıkar kaybı, ziyan” olarak tanımlanan “ZARAR”, kişiye göre değişir. Ödünç verilmiş paranın geri dönmemesi; veren için maddi ziyan, vermek istemeyen için maddi ranttır. Olaya bir başka pencereden bakarsak; veren için sevap (kazanç), vermeyen için günah (zarar) oluşmuştur. “Doğru olmayan, gerçeğe uymayan söz” olarak tanımlanan “YALAN”; neyin doğru / gerçek olduğuna ve kimin söylediğine bağlı olarak değişir… Bazılarının doğrusu bazılarına yalan, gerçek dışı gelebilir. (Örnek: Peygamberlerin sözleri çevresindeki çok kişiye yalan gelmiştir.) YALAN “Yalan söyleyen kişi” olarak tanımlanan “YALANCI”; genelde, yalan söylemeyi “huy edinmiş” kişi için kullanılır. Dürüst olarak bilinen birinin söylediği tek-tük yalan için “yalancı” yerine “yalan söyledi” denilmelidir. YALANCI ZARAR İNSANHAKKI BEYAZYALAN

5 Suçu “Yürürlükteki kanunlara aykırı davranış” olarak tanımlarsak; “kanunlarda karşılığı olmayan yalan”, serbest (suç değil) demektir… Örnek: Birine “Saat x’de geleceğim” deyip gitmemek kanunlara Örnek: Birine “Saat x’de geleceğim” deyip gitmemek kanunlara göre suç değildir; dolayısıyla cezası da yoktur. göre suç değildir; dolayısıyla cezası da yoktur. Suçu “Dinin yasakladığı iş veya davranış” olarak tanımlarsak; yalan söylemek “suç”tur. Dini lisanla: “Yalan söylemek haramdır (yasaktır)”. Örnek: Birine “Saat x’de geleceğim” deyip bilerek gitmemek kul Örnek: Birine “Saat x’de geleceğim” deyip bilerek gitmemek kul hakkını ihlaldir. Çünkü, muhatap aldatılmıştır. İslam’da hakkını ihlaldir. Çünkü, muhatap aldatılmıştır. İslam’da aldatma yoktur; aldatanlar cezalandırılır. aldatma yoktur; aldatanlar cezalandırılır. Suçu “Toplumun ahlâk kurallarına aykırı olan davranışlar” olarak tanımlarsak; yalan söylemek “kabahat” olarak görülür. Kabahat işlemenin cezai müeyyidesi olmadığından yalanın önü açıktır. Örnek: Birine “Saat x’de geleceğim” deyip gitmemek genelde Örnek: Birine “Saat x’de geleceğim” deyip gitmemek genelde sadece ayıplanır; özelde ise, fiili cezalandırılır. sadece ayıplanır; özelde ise, fiili cezalandırılır. YALAN SÖYLEMEK SUÇ MUDUR? YALAN SÖYLEMEK İNSANLIK SUÇUDUR.

6 ● Sahip olduğu imanın, almış olduğu ahlâkın gereğini yerine getirip çevresine pozitif enerji yayan insanlar vardır. ● Bu insanlar bilgi ve tecrübe eksikliği gibi nedenlerle bazı konularda yanlış kanaate sahip olabilir; bunun sonucu olarak da “yanlış söz” söyleyebilir. ● Böyle insanların gerçeğe uymayan sözlerini “yalan” olarak değil “yanlış söz” olarak değerlendirmek ve düzeltmek gerekir. YANLIŞ YAPMAK YALAN SÖYLEMEK İNSAN VARDIR “İYİ NİYETLİ”DİR. ● Kurnazlığı “huy edinmiş” kişiler vardır; yalnız kendi çıkarlarını bilir ve korumak için de “planlanmış yalanı” söylerler. ● Bu tipler kendilerinin akıllı olduğunu sanır ve başkalarını aldattıkça tatmin olurlar. Bu tatminden duydukları hazzı kaybetmemek için de “ahlâki değerlere” itibar etmezler. ● Böyleleri için dürüstlük enayiliktir… Akıllarını “haksız kazanç elde etmek” için kullanırlar; yalan dahil her yolu denerler. KURNAZIN SÖZLERİNİN “ÇOĞU YALAN” OLABİLİR. İNSAN VARDIR “KURNAZ”DIR. HER “YANLIŞ SÖZ” YALAN DEĞİLDİR.

7 ● Çocuk herhangi bir şeyi kırdığında panikler; panik cezalandırılma korkusuna dönüşür; kurtulma çabası da yalan söyletir. ● O yalanı kurgulamayı bilmez, acemidir. ● O bu haliyle bile beyaz bir sayfa gibidir. Ona yalanı öğreterek kirleten büyüklerdir. Yarının yalancılarının tohumunu bugünden atanlar yetişkinlerdir… ● Çocuklara yalanın kötülüğü anlatılmalı ve onlar yarınlara hazırlanmalıdır… AĞAÇ YAŞ İKEN EĞİLİR. ● Yetişkin yalancı, yalanını bilerek söyler. Onun yalanı “kurgulanmıştır”; yani, yalanın kendi içinde mantığı ve süsü vardır… ● Hanımını aldatmıştır karısına yalan söyler… Bozuk malı satabilmek için yalan söyler… Amirinin gözünü boyamak için yalan söyler… Kadın harcadığı fazla para için kocasına yalan söyler… ● Söyler de söyler… Tutan mı var? YETİŞKİNİN YALAN İÇİN MAZERETİ OLAMAZ. ÇOCUKLAR YALANI KORKTUĞU İÇİN SÖYLERYETİŞKİNLER YALANI RANT İÇİN SÖYLER

8 AHLÂK, İMAN, KÜLTÜR YETERSİZLİĞİ OLAN HERKES POTANSİYEL YALANCIDIR.YALANCILIK BİR HASTALIK SONUCU MUDUR? İnsan, yalan söylemenin genel ahlâka, dine ve insan haklarına aykırı olduğunu bilir… Bilir de yine de yalan söyler… a) Kendini baskı altında hisseder, kurtulmak için yalan söyler. a) Kendini baskı altında hisseder, kurtulmak için yalan söyler. b) Bir çıkar peşindedir onu elde etmek için yalan söyler. b) Bir çıkar peşindedir onu elde etmek için yalan söyler. c) Boşboğazdır konuşmasını renklendirmek için yalan söyler. c) Boşboğazdır konuşmasını renklendirmek için yalan söyler. d) Masum olmayan bahanelerle her konuda yalan söyler… d) Masum olmayan bahanelerle her konuda yalan söyler… Özet: İnsan “kişisel mazeretlerle” yalan söyleyebiliyor. Sorumuza dönelim: YALANCILIK BİR HASTALIK SONUCU MUDUR? Ruh hastalığını “zihinsel yetenekleri bozulmuş olan” olarak tanımlarsak; yalan söylemeyi “huy edinmiş” biri (yalancı) hasta kabul edilebilir mi? Yalancıyı “ruh hastası” olarak kabullenirsek yalancının yapıp ettikleri “hasta davranışları” olarak kabul edilir ve yalancılığı mazur görmek zorunda kalırız. Ancak, her yalan sahibi ruh hastası değildir. Akıllı, mantığı güçlü, diplomalı insanların da yalan söylediğini biliyoruz. Hem de kurgulanmış (zararı daha büyük ve çok kişiye ulaşmış) yalanların sahipleri bunlardır… Sonuç: Akıl ve irade sadece insanın sahip olduğu özelliklerdir. İnsan, bu özellikleriyle iyi ve kötüyü, doğru ve yanlışı ayırt edebilir, birini seçebilir... Yalan, bir hastalığın sonucu değil, sağlıklı beynin “kötüyü” tercihinin bir sonucudur… Bir hastalık varsa o da “iman eksikliği hastalığı”dır…

9 YALANINSONUÇLARI Yorum: Yorum: Hak sahibinin alacağını alamaması onun insanlara güvenini sarsacaktır. Bundan böyle borç isteyenlere borç vermekte “tereddüt” edecek; sevap kazanmasının önü kesilecek, gerçekten aldığını iade edecek birinin de işi görülmemiş olacaktır… Alınamamış haklar, hak sahibinin mirasçılarını da dolaylı olarak etkileyecektir… Borçlu ise muhtemelen “haydan gelen huya gider” diyerek gasp ettiğini haramda kullanacaktır… Yalan günah, gasp günah, haramda kullanmak günah; üç katmerli günah… Değer mi? Hakimin kararını etkilemek için YALAN söyler; yalancı şahit dinletir. Alacağını alabilmek için elinde belge olmamasına rağmen bir umut mahkemeye başvurur. Hatalı karar “alacaklının hakkını yok edemez”. Hak devam etmektedir; ancak, dünyada alınamamıştır. Borcu inkâr (yalan) ve yalancı şahitler hakimi etkiler ve alacaklının aleyhine karar çıkar. Bu yanlış karar, adaletin gerçekleşmesini önler. Kararda kasıt yoktur, ancak hata vardır. YALANIN GÖRÜNÜR - GÖRÜNMEZ SONUÇLARI VARDIR (Grafik Anlatımlı Bir Örnek)

10 ● Yanlış bilginin / yalan haberin yayılmasına alet olmuş oluruz. ● Böylece yalancının hedefine ulaşmasına yardımcı olmuş oluruz. ● Özetle; bize güvenenleri (maddi / manevi) zarara uğratmış oluruz. HABERDOĞRULANMADANTAŞINIRSA Yalanı söyler Duyduğunu aynen taşırsa (yalanı aynen aktarır) Doğrucu tarafından yanıltılmıştır Yalan dünya kamuoyuna da söylenebilir. Bunun bir örneğini ABD’nin Irak işgali öncesinde gördük. Şöyle ki; ABD, “Irak’ta kimyasal silahlar var; Saddam, insanları topluca öldürecek” diyerek söylediği yalanlarla dünya kamu oyunu aldattı, ortam hazır olunca da Irak’ı işgal etti. Sonuç: Milyonlarca Iraklı öldü, sakat - yetim - dul kaldı… YALANCI DOĞRUCUHALK

11 İslam, yalan söylemeyi yasaklar ve “büyük günah”lardan sayar. “Yalana” getirilen bu yasak, yalanın zararlı olduğunun bir delilidir… Akıl sahipleri “İslam’ın yasakları insanın iyiliği ve toplumun huzuru içindir” cümlesini onaylar. Akıl sahipleri “İslam’ın yasakları insanın iyiliği ve toplumun huzuru içindir” cümlesini onaylar. ● Allah (cc), yarattığı insanın dünya hayatını huzurlu geçirmesi, ölüm sonrası hayatında cenneti hak edebilmesi için, yapması ve yapmaması gerekenleri vahiy yoluyla (Kur’an’da) bildirmiştir. ● Allah’ın “yalanı haram kılması” ( yasaklaması) insan ve toplum için bir nimettir. (Yasak olmasına rağmen yalan bu kadar yaygın; bir de yasak olmasaydı?..) ● Kur’an’dan anlıyoruz ki; emir ve yasaklara uyup uymamak insanın keyfine bırakılmamış, insan sorumlu tutulmuştur. Bunu “İnsanın dünyada başıboş bırakılmadığını, her anının gözlendiğini ve kayıt altına alındığını” belirten ayetlerden anlıyoruz. “Ölümden sonra diriltileceğimizi ve hesaba çekileceğimizi de” öğreniyoruz… Sonrası mı? Cennet veya cehennem… Müslüman, Allah’ın dini İslam’a inanmanın gereği olarak, “hayatının her aşamasının hesabını vereceğinin” bilinciyle hareket etmek zorundadır. Müslüman, dininin kurallarına uyduğu oranda kendisini kurtaracağını bilir. Yüce Allah’ın (ve Peygamberinin) yap dediklerini yapar, yapma dediklerini yapmaz… Müslüman, günlük hayatında ilişki kurduğu her insana saygı duyar (onların haklarını gasp etmez), “sorun yaratan değil, sorunları çözen” kişi olur. Bunun da ilk adımı “yalan söylememek”tir. MÜSLÜMAN YALANI / YALANCIYI SEVEMEZ

12 DÜNYAYA ÇIPLAK GELDİK ÇIPLAK GİDECEĞİZ ● ● Yalanları ile “kötülük kaynağı”nın ta kendisidir. ● ● Yalanları ile “dengeleri bozar” hakkı gasp eder. ● ● Yalanları ile “şüphe doğurur” güveni sarsar. ● ● Yalanları ile “hak sınırlarına” tecavüz eder. İslam, yalanı yasaklayarak insanı ve toplumu korumak isterken, bazı Müslümanların yalan söylemeleri çok acı… Bu kişilerin iman zafiyeti İslam’a zarar veremez, sahibini küçültür. İMAN ZAYIFSA NEFİS ve ŞEYTAN DAHA ETKİLİ OLUR

13 YALANSÖYLEMEK,KÖTÜLÜKYAPMAKDEMEKTİR. ÇOCUKLAR EMANETTİR - EMANETİ KORUMALIYIZ ÇOCUKLAR EMANETTİR - EMANETİ KORUMALIYIZ Geride ne bırakacağız? Topluma faydalı olduğu için amel defterimizi açık tutan çocuklar mı, yoksa kendine ve topluma zararlı olan yalancılar mı? “… Kim de kötülük yaparsa kendi aleyhine yapmış olur…” “… Kim de kötülük yaparsa kendi aleyhine yapmış olur…” BİTİRİRKEN YALAN SÖYLEMEYEREK ÖRNEK OLMALIYIZ Görevimiz, baba için sadece “eve ekmek götürmek”, anne için “kocaya yemek hazırlamak” değildir. Çocukların eğitimi (yalancı olmamalarını sağlamak) daha önemlidir… Çocuk örnekle büyür. AKILLI OLMALIYIZ AKILLI OLMALIYIZ Ölümlü olan bizler (vücudumuz dahil) hiçbir şeyin gerçek sahibi değiliz. Sadece takdir edilen bir zaman aralığında dünyada yaşatılıyoruz ve hızlı bir şekilde ölüme yaklaşıyoruz. Bu sebeple, “hayat tarzımızı” kendimiz ve sorumlusu olduğumuz eş, çocuk ve çevremizdekiler için gözden geçirmeliyiz… Aksi davranış ebedi hayatımızı karartmak demektir. Bu da akıllı işi değildir.

14 Faydalandıklarıma teşekkürlerimle...


"Mart 2012. İnsana verilen akıl, vicdan gibi özellikler ile dininin kuralları, insanı “doğru olana” yönlendirirken; nefis, şeytanın vesvesesi de onu “yanlış." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları