Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

ALLAH SEVG İ S İ Muhabbetullah, yani Allah sevgisi; nefsin, zât ve sıfatlarıyla mükemmel olan Allah'a meyletmesidir. Sevginin meydana gelmesinde ön şart,

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "ALLAH SEVG İ S İ Muhabbetullah, yani Allah sevgisi; nefsin, zât ve sıfatlarıyla mükemmel olan Allah'a meyletmesidir. Sevginin meydana gelmesinde ön şart,"— Sunum transkripti:

1 ALLAH SEVG İ S İ Muhabbetullah, yani Allah sevgisi; nefsin, zât ve sıfatlarıyla mükemmel olan Allah'a meyletmesidir. Sevginin meydana gelmesinde ön şart, sevilen varlı ğ ın tanınmasıdır Allah'ın künhünü (nitelik ve niceli ğ ini) akıl ile idrâk mümkün de ğ il ise de, zâtının kendini vasıflandırdı ğ ı kadarıyla da olsa O'nu tanımak, O'na inanmayı ve sevmeyi gerektirir İ slâm düşünürü İ mam Gazâlî, kişiyi Allah sevgisine götüren beş sebepten bahseder:

2 a) İ nsan kendi varlı ğ ını, varlı ğ ının kemâlini ve devamını sever; yoklu ğ unu, kemâlinin azlı ğ ını ise sevmez, ondan nefret eder. Bu durum, insanı Allah'ı sevmeye götürür. Çünkü kendisini ve Rabbını bilen, varlı ğ ının devam ve kemâlinin kendinden de ğ il; Allah'tan oldu ğ unu bilir. İ nsanı yoktan var eden, yaşatan, kemâl sıfatlarını yaratmakla kendisini olgunlu ğ a ulaştıran ve güzelli ğ e ulaşma sebeplerini yaratan, bu sebepleri kullanmaya hidâyet eden Allah'tır. Yoksa, insanın kendi başına ne varlı ğ ı, ne de devam ve kemâli olabilir.

3 Varlıklar arasında kendi kendine var olan yalnız Allah'tır. O'ndan başka her şey, O'nun kuvvet ve kudretiyle vardır. Başkasından meydana gelen kendi zâtını seven bir ârif, onu meydana getireni ve (inanıyorsa) kendini yoktan var edip yaşatan ve bizâtihî kaim olup başkalarını da yaşatanı elbette sever. O'nu sevmemesi, kendine ve Rabbına olan cehâletinden ileri gelir Mârifet zayıf olursa muhabbet de zayıf olur. Bunun için Hasan-ı Basrî: "Rabbını bilen O'nu sever; dünyayı bilen ondan nefret eder" demiştir.

4 b) İ nsan, malını koruyan, kendisiyle güzel bir şekilde tatlı tatlı konuşan, kendisine yardımda bulunan, düşmanlarına karşı savunan, kendisine, ailesine, çoluk-çocu ğ una iyilik yapan ve ihsanda bulunanı sever. Bu sevgi, Allah'ı sevmeyi gerektirir. Çünkü bütün bu iyilikleri kendisine yapan ve yaptıran Allah'tır. Bunlara ilâveten insanlara her çeşit nimetleri veren yine Allah'tır. "Allah'ın verdi ğ i nimetleri sayacak olsanız, sayıp bitiremezsiniz." (16/Nahl, 18).

5 Çok kere Allah'ın nimetileri bir insan kanalıyla di ğ erine intikal eder. Nimetin gerçek sahibi ise Allah'tır. Ayrıca iyilik eden adamı, iyilik olarak kullanılan malı yaratan, o maldaki tasarrufun kudret ve irâdesini o adama nasip eden, kişiyi nimet verene karşı sevdiren, O'nu da di ğ erine karşı meylettiren muhakkak ki yine Allah'tır.

6 c) İ nsan, yapılan iyilikten şahsî bir faydası olmazsa bile iyili ğ i yapanı sever, yapmayandan nefret eder. Kendisi ile ilgili olmasa bile adâleti ve insanlara merhamet ve yumuşaklıkla muâmele etmesiyle tanınan bir idâreci insanların sevgisini kazanırken, bunun zıddına zulmü ve acımasızlı ğ ıyla tanınan bir yönetici de nefret kazanır. Bu, ihsanda bulunan kimseyi sırf ihsanı yüzünden sevmektir. Bu sevgi, ihsandan bir fayda görmeyende de görülür. Bu üçüncü sebep de yalnız Allah'ı sevmeyi gerektirir.

7 Zira O, kendi fazlından, önce bütün mahlûkatı yarattı. Onların zarûrî ihtiyaçları olan organlarını tamamladı ğ ı gibi, zarûrî olmadı ğ ı halde ihtiyaç oldu ğ u sanılan sebepleri yaratmakla onları nimet ve refaha kavuşturdu. Sonra ihtiyaçlarından fazla olan birtakım süs ve ziynetlerle onları güzelleştirdi. İ nsan hayatı için zarûrî olmayan gerek fizikî güzellikleri ve gerekse tabiatta olan dış güzellikleri yaratan Allah, bu yönüyle de sevilmeye en lâyık olandır.

8 d) Sevmenin dördüncü sebebi, bir fayda ummak için de ğ il; yalnız güzelli ğ inden ve kemâlinden ötürüdür. Allah zât ve sıfatları itibarıyla güzeldir. Çirkinlik, bir noksanlıktır. Noksanlık Allah'a yakışmaz. Allah'ın her sıfatı kemâl noktasındadır.. Âlim, bilgili, kudretli, cömert insan; şahsî menfaati olmasa bile di ğ er insanlar tarafından sevilir. Kişileri sevdiren, onlardaki bu güzel sıfatlardır.

9 Allah herkesten daha çok âlim, daha kudretli, daha cömerttir. Eşi, benzeri, orta ğ ı, dengi yoktur. Ezelî ve ebedîdir. Her şeyi yoktan var eden, varlı ğ ında başkasına muhtaç olmayan, fazl, celâl, cemâl, kudret ve kemâl sahibidir. Şayet ilminden dolayı bir âlimin, kudretinden dolayı bir kaadirin, olgunlu ğ undan dolayı bir kâmilin, ba ğ ışlayıcılı ğ ından dolayı bir ba ğ ışlayanın, ihsanından dolayı bir varlı ğ ın sevilmesi gerekiyorsa bütün bu sıfatlar en kâmil derecede Allah'ta vardır. Dolayısıyla bu yönü itibarıyla da en çok sevilmeye lâyık olan yine Allah'tır.

10 e) İ ki kişi arasındaki münâsebet ve benzerlik, sevginin sebebidir. Aynı cinsler birbirleriyle münâsebet kurarlar. Bu münâsebet zamanla sevgiye dönüşür. Her ne kadar cins, şekil ve sûret sözkonusu de ğ ilse de, kul ile Allah arasında gizli bir münâsebet vardır. İ nsanın, Allah'ın güzel vasıflarıyla vasıflanması emredilir: "Allah'ın ahlâkıyla ahlâklanın" gibi. Bu ahlâk da ilim, iyilik, ihsan, lütuf, hayırda bulunmak, insanlara merhametli olmak, onlara ö ğ üt verip do ğ ru yola getirmek, bâtıldan uzaklaştırmak ve benzeri dînî faziletlerdir

11 Allah ile kul arasında, anlaşılması güç olan özel münâsebetler de vardır. "Ona şekil verip rûhumdan üfledi ğ imde..." (15/Hıcr, 29). Bu üstün münâsebetten dolayı melekler bile insana secde etmekle emrolunmuşlardır. Yine insan, özel münâsebet neticesi, yeryüzünde halîfe (2/Bakara, 30) olarak yaratılmıştır. Bu tür münâsebetler de insanın Allah'ı sevmesini gerektiren sebeplerdir. Bütün bunların dışında kul Allah'ı, O'ndan gelecek bir nimet karşılı ğ ı de ğ il; O yalnızca Allah oldu ğ u için sevmelidir

12 O'nu sevmenin ilk alâmeti O'na inanmak ve kayıtsız şartsız emirlerine itaat etmektir. "De ki: 'E ğ er Allah'ı seviyorsanız bana (Hz. Muhammed'e) uyun ki Allah da sizi sevsin..." (3/Âl-i İ mrân, 31). Bu âyet, Allah'ı sevmenin ve Allah tarafından sevilmenin şartı olarak Hz. Peygamber'e mutlak itaati öngörüyor. Hz. Muhammed (s.a.s.)'e itaat, esasta onu elçi olarak gönderen Allah'a itaattir. Ona isyan ise Allah'a isyandır. İ syan ile sevgi bir arada bulunamaz.

13 Allah'ı sevmek, di ğ er varlıkları sevmemeyi gerektirmez. Ancak, yaratılanı yaratan gibi, yaratanı da yaratılan gibi sevmek küfürdür. Hıristiyanlar Hz. İ sa'yı Allah gibi, Allah'ı sever gibi sevdiklerinden küfre girmişlerdir. " İ nsanlardan bazıları, Allah'tan başkasını Allah'a endâd/denk tanrılar edinir de onları Allah'ı sever gibi severler. İ man edenlerin Allah'a olan sevgileri ise (onlarınkinden) çok daha fazladır..." (2/Bakara, 165).

14 Allah'ı sevmenin ve Allah tarafından sevilmenin özelli ğ i; O'na iman, mü'minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı onurlu ve şiddetli olmak, Allah yolunda cihad etmek, iman ve İ slâm'ından dolayı kınayıcının kınamasından korkmamaktır (5/Mâide, 54). Hiç kimsenin sevgisi Allah sevgisinden daha ileri olamaz: "De ki: 'E ğ er babalarınız, o ğ ullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım akrabanız, kazandı ğ ınız mallar, kesâda u ğ ramasından korktu ğ unuz ticaret, hoşlandı ğ ınız meskenler size Allah'tan, Rasûlünden ve Allah yolunda cihad etmekten daha sevgili ise, artık Allah emrini getirinceye kadar bekleyin. Allah fâsıklar toplulu ğ unu hidâyete erdirmez." (9/Tevbe, 24)

15 Allah'ı sevmek, zamanla O'nun tarafından sevilme nimetini kazandırır. Allah'ın sevdi ğ i kullar ise âhiretin korku ve üzüntüsünden kurtulmuş olur. " İ yi bil ki Allah'ın dostlarına/sevdiklerine korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir." (10/Yûnus, 62).

16 Kul, sevgisiyle Allah'a itaat eder, farz ibâdetlerin yanında nâfile ibâdetlerle de Allah'a mânevî yakınlık kazanmaya çalışır. Nihayet İ lâhî lütuf ile Allah'ın sevgisine lâyık olur. Eşyaya benzemekten münezzeh olan Allah bir kulunu sevdimi onun gören gözü, işiten kula ğ ı, tutan eli ve yürüyen aya ğ ı olur. Yani kul, Allah'ın görmesini istedi ğ i şeyi görür, işitmesini istedi ğ i şeyi işitir, tutmasını istedi ğ i şeyi tutar... Daha açık ifadeyle Allah sevdi ğ i kuluna daima râzı oldu ğ u işleri yapmayı nasip eder.

17 Allah sevgisinin, di ğ er mahlûkatı sevmeye engel olmadı ğ ını söylemiştik. Ana, baba, eş, evlât, dünya ve dünya nimetleri de sevilir. Ancak bu sevgi, Allah sevgisinden daha üstün olmamalıdır. Sevgi, insanı sevdi ğ ine ba ğ lar. Ondan ayrılmak ise en büyük ıstırap kayna ğ ıdır. Aşırı derecede dünyayı seven ve ona ba ğ lanan insan, bir gün ondan ayrılaca ğ ını düşündükçe kahrolur. Allah'a ve âhirete inanmayan ve hayat olarak sadece dünya hayatını kabul eden kâfir için, ölüm en büyük felâkettir. Ölümü inkâr, Allah'ı ve âhireti inkâr kadar kolay de ğ ildir.

18 Kâfir için sevdiklerinden ayrılma ve ıstırap kayna ğ ı olan ölüm, mü'min için sevdi ğ ine kavuşma ânıdır. İ man; sadece mârifet ile olmaz, sevgi de gerekir. Sevgi; imanı olgunlaştırır. Allah'ı ve Rasûlullah'ı her şeyden daha çok sevmek, mü'minin imanının kemâlini gösterir. "Nefsim hâriç, seni her şeyden daha çok seviyorum ya Rasûlallah!" diyen Hz. Ömer'e, Peygamberimiz (s.a.s.): "Beni nefsinden/kendinden de çok sevmedikçe kâmil mü'min olamazsın, ey Ömer!" demişti. Hz. Ömer de: "Seni kendimden de çok seviyorum ey Allah'ın Rasûlü" deyince Peygamber Efendimiz "Şimdi oldu ey Ömer!" buyurmuştu.

19 Yukarıda işaret edildi ğ i gibi Peygamber'i sevmek, insanlı ğ ının ötesinde, Allah'ın elçisi oldu ğ u içindir, yani Allah onu sevdi ğ i içindir. Yine, cihada çıkacak olan İ slâm askerlerine maddî yardımda bulunmak üzere herşeyini ba ğ ışlayan Hz. Ebû Bekir'e Peygamberimiz: "Geride ailene ne bıraktın?" diye sorunca, "Allah ve Rasûlünün sevgisini bıraktım, ey Allah'ın Rasûlü" diyerek imanın sevgi ile doruk noktaya çıktı ğ ının numûnesini vermiştir.

20 Hz. Peygamber (s.a.s.) de şöyle duâ etmiştir: "Allah'ım, Seni sevmeyi ve Seni seveni sevmeyi ve Senin sevgine beni yaklaştıracak şeyi sevmeyi bana nasip et ve Senin sevgini bana kendimden, âilemden ve (sıcak ve harâretli günde) so ğ uk sudan bana daha sevimli kıl." (Tirmizî, Deavât 72, 73) MUSAB


"ALLAH SEVG İ S İ Muhabbetullah, yani Allah sevgisi; nefsin, zât ve sıfatlarıyla mükemmel olan Allah'a meyletmesidir. Sevginin meydana gelmesinde ön şart," indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları