Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Kur’ân Buluşmaları: 11 ÜMİT ŞİMŞEK. مَثَلُهُمْ كَمَثَلِ الَّذِي اسْتَوْقَدَ نَارًا فَلَمَّا أَضَاءَتْ مَا حَوْلَهُ ذَهَبَ اللَّهُ بِنُورِهِمْ وَتَرَكَهُمْ

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Kur’ân Buluşmaları: 11 ÜMİT ŞİMŞEK. مَثَلُهُمْ كَمَثَلِ الَّذِي اسْتَوْقَدَ نَارًا فَلَمَّا أَضَاءَتْ مَا حَوْلَهُ ذَهَبَ اللَّهُ بِنُورِهِمْ وَتَرَكَهُمْ"— Sunum transkripti:

1 Kur’ân Buluşmaları: 11 ÜMİT ŞİMŞEK

2 مَثَلُهُمْ كَمَثَلِ الَّذِي اسْتَوْقَدَ نَارًا فَلَمَّا أَضَاءَتْ مَا حَوْلَهُ ذَهَبَ اللَّهُ بِنُورِهِمْ وَتَرَكَهُمْ فِي ظُلُمَاتٍ لَا يُبْصِرُونَ Onların hali, ateş yakan kimsenin durumu gibidir. Ateş onların etrafını aydınlattığında Allah onların nurunu alıp onları karanlıklarda bırakmış, onlar da birşey göremez olmuşlardır.

3  Geçen âyetlerde münafıklar hakkında sayılan özellikler:  iman etmemek  yalancılık  hile  şuursuzluk  kalp hastalığı  fesat  cehalet  sefahet  azgınlık  şaşkınlık  şeytanlık  istihza

4  İyice düşünüp öğüt alsınlar diye, Biz bu Kur’ân’da insanlara her türlü misali vermişizdir.  Zümer, 39:27  İşte bunlar insanlara verdiğimiz misallerdir. Fakat bilgi sahiplerinden başkasının aklı bunları almaz.  Ankebut, 29:43

5  استوقد  Ateşi güçlükle yakarlar  1. Isınmak ve aydınlanmak için:  Musa süreyi tamamlayıp da ailesiyle birlikte yola çıktığında, Tur tarafında bir ateş gördü. Ailesine “Siz durun,” dedi. “Ben bir ateş gördüm. Belki size bir haber getiririm; yahut o ateşten bir kor getiririm de ısınırsınız.”  Kasas, 28:29

6  2. Fitne ateşi:  Onlar ne zaman bir savaş ateşi körüklemek istedilerse, Allah onu söndürdü. Onlar dünyada hep fesat çıkarmaya uğraşırlar. Fakat Allah fesatçıları hiç sevmez.  Maide, 5:64

7  Allah onların nurunu aldı / nârını veya ziyasını değil  فلما أضاءت  Ziya duruyor  “Allah aldı” / semavî musibet – kurtuluş yok

8  Nurunu aldı / zulmetlerde bıraktı  İşte Benim dosdoğru yolum budur; ona uyun. Başka yollara takılmayın ki sizi Onun yolundan saptırıp parçalamasınlar. Sakınırsınız diye, Rabbiniz size işte bunları emretti.  En’âm, 6:153

9  Âyetlerimizi yalanlayanlar, karanlıklar içindeki sağır ve dilsizlerdir. Allah dilediğini saptırır; dilediğini de dosdoğru bir yola koyar.  En’âm, 6:39  Ölü iken dirilttiğimiz ve kendisine insanlar arasında yürümesini sağlayacak bir nur verdiğimiz kimse, karanlıklar içinde kalıp da oradan çıkamayan kimse gibi olur mu?  En’âm, 6:122

10  Allah, iman edenlerin dostu ve yardımcısıdır; onları karanlıklardan nura çıkarır. İnkâr edenlere gelince, onların dostu da tâğutlardır ki, onları aydınlıktan karanlıklara sürüklerler. Onlar ateş ehlidir; orada ebedî olarak kalacaklardır.  Bakara, 2:257

11  Allah size bir peygamber gönderdi ki, iman eden ve güzel işler yapanları karanlıklardan nura çıkarmak için size Allah’ın apaçık âyetlerini okur.  Talâk, 65:11

12 صُمٌّ بُكْمٌ عُمْيٌ فَهُمْ لَا يَرْجِعُونَ Artık sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler; geri de dönemezler.

13  Sadece gözle ilgili bir körlük değil  Onlar yeryüzünde gezmezler mi ki akıl edecek kalpleri yahut işitecek kulakları olsun? Fakat kör olan gözler değil, sinelerdeki kalplerdir.  Hac, 22:46

14  Sen ölülere söz dinletemezsin; arkasını dönüp giden sağırlara da çağrını duyuramazsın.  Körleri de şaşkınlıklarından kurtarıp yola getiremezsin. Sen ancak iman edip hakka teslim olmuş kimselere söz dinletebilirsin.  Neml, 27:80-81; Rum, 30:52-53

15  İnkâr edenleri imana çağıran ile inkâr edenlerin durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen kimse ile hayvanların durumu gibidir. Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler; akıllarını da kullanmazlar.  Bakara, 2:171

16  Çünkü önce iman etmiş, sonra kâfir olmuşlar, ondan sonra da kalpleri mühürlenmiştir; artık birşey anlayacak durumda değillerdir.  Münafikun, 63:3  Körlük, sağırlık, dilsizlik: dönmelerine mâni

17 أَوْ كَصَيِّبٍ مِنَ السَّمَاءِ فِيهِ ظُلُمَاتٌ وَرَعْدٌ وَبَرْقٌ يَجْعَلُونَ أَصَابِعَهُمْ فِي ءَاذَانِهِمْ مِنَ الصَّوَاعِقِ حَذَرَ الْمَوْتِ وَاللَّهُ مُحِيطٌ بِالْكَافِرِينَ Yahut onların hali, zifirî karanlıklarda gök gürültüsü ve şimşekler arasında boşalan şiddetli yağmura tutulmuş kimse gibidir. Ölüm korkusuyla, yıldırımdan korunmak için kulaklarını tıkarlar. Allah ise o kâfirleri çepeçevre kuşatmıştır.

18  صيب  şiddetli yağmur  ظلمات  zulmetler / gece, bulut, yağmur...  Yahut onların hali denizin karanlıklarına benzer ki, onu üst üste dalgalar örtmüş, dalgaları da bulutlar kaplamıştır. İşte üst üste binmiş karanlıklar... Öyle ki, elini uzatsa göremez. Eğer Allah bir kimseye nur vermemişse, artık onun için hiçbir nur yok demektir.  Nur, 24:40

19  Münafık bakışı  O yağmuru dilediği kuluna gönderdiğinde, birden seviniverirler.  Rum, 30:487  Yağmur: rahmet yerine musibet  Münafık için kâinatta herşey düşman  Zulmetlerin ve şiddetli yağmurun üzerine gök gürültüsü, şimşek...  “Her gürültüyü aleyhlerine sanırlar.” (Münafikun, 63:4.)

20  Münafık özelliği  ölüm korkusu  İman edenler “Keşke bir sûre indirilse” diyorlar. Fakat hükmü açık bir sûre indirilip de onda savaştan söz edilince, kalplerinde hastalık bulunanların, üzerlerine ölüm baygınlığı çökmüş kimsenin bakışıyla sana baktıklarını görürsün.  Muhammed, 47:20

21  Münafık çözümü  kulak tıkamak  önce hakka / sonra azaba karşı  Senin bağışlaman için onları her çağırışımda kulaklarını tıkadılar, elbiselerine büründüler, inat ettiler, kibirlendikçe kibirlendiler.  Nuh, 71:7

22  “Allah o kâfirleri kuşatmıştır.”  Münafıkların kâfirliğine vurgu  Size ne oluyor ki münafıklar hakkında ikiye ayrılıyorsunuz? Allah onları, kendi kazandıkları günahlar yüzünden gerisin geri çevirmiştir. Yoksa Allah’ın saptırdığını siz mi doğru yola getireceksiniz? Allah’ın saptırdığı kimse için sen bir çıkış yolu bulamazsın.  Nisâ, 4:88

23  Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Ve Allah herşeyi kuşatmıştır.  Nisâ, 4:126  Heyhat, onlar Rablerine kavuşmaktan kuşku içindedirler. Ama şunu da iyi bilin ki, O herşeyi her haliyle kuşatmıştır.  Fussılet, 41:54

24 يَكَادُ الْبَرْقُ يَخْطَفُ أَبْصَارَهُمْ كُلَّمَا أَضَاءَ لَهُمْ مَشَوْا فِيهِ وَإِذَا أَظْلَمَ عَلَيْهِمْ قَامُوا وَلَوْ شَاءَ اللَّهُ لَذَهَبَ بِسَمْعِهِمْ وَأَبْصَارِهِمْ إِنَّ اللَّهَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ Şimşek neredeyse gözlerini kör edecek! Şimşek etraflarını aydınlatınca, onun ışığında biraz yürürler, üzerlerine karanlık çökünce de çakılıp kalırlar. Eğer Allah dileseydi onların kulaklarını sağır, gözlerini kör ederdi. Çünkü Allah herşeye kadirdir.

25  Görmedin mi: Allah bulutları azar azar sevk eder; sonra onları birleştirir ve üst üste yığar. Derken, onun arasından yağmurun çıktığını görürsün. Allah gökten öyle dağlar indirir ki, bazan onda dolu da bulunur; onu Allah dilediği kimsenin başına indirir, dilediğinden de uzak tutar. Onun şimşeğinin parıltısı ise gözü alacak gibidir.  Nur, 24:43

26  Onlar sizi gözetleyip dururlar. Size Allah’tan bir zafer erişirse, “Biz sizinle beraber değil miydik?” derler. Kâfirlerin payına birşey düşecek olsa, bu defa da “Bizim taraf size üstün iken size karşı mü’minlere engel olmadık mı?” derler. Aranızdaki hükmü kıyamet gününde Allah verecektir. Allah, o kâfirlere mü’minler aleyhinde fırsat vermez.  Münafıklar güya Allah’ı aldatıyorlar! Oysa Allah onların hilelerini başlarına geçiriyor. Namaza kalktıklarında da onlar üşenerek ve insanlara gösteriş olsun diye kalkarlar; Allah’ı ise pek seyrek hatırlarına getirirler.  Arada bocalar dururlar. Ne onlara yâr olurlar, ne bunlara. Sen Allah’ın saptırdığı kimseyi kurtaracak bir yol bulamazsın.  Nisâ, 4:

27  Bir de, insanlardan “Allah’a iman ettik” diyen var ki, Allah yolunda eziyete uğradığı zaman, insanlardan gelen sıkıntıyı Allah’ın azabı yerine koyar. Fakat Rabbinden bir zafer eriştiğinde de “Biz sizinle beraberdik” derler. Herkesin gönlündekini en iyi Allah bilmez mi?  Elbette Allah iman edenleri de ortaya çıkaracak, münafıkları da ortaya çıkaracaktır.  Ankebut, 29:10-11

28  Kalplerinde hastalık bulunanların, “Başımıza bir felâket gelmesinden korkuyoruz” diyerek onların arasına koşuştuklarını görürsün. Fakat bakarsın, Allah size bir fetih nasip eder veya kendi katından bir iş ortaya çıkarır da onlar gönüllerinde sakladıkları şey için pişman oluverirler.  O zaman mü’minler de “Şunlar değil miydi sizinle beraber olduklarına dair var güçleriyle yemin edenler?” derler. Onların bütün işledikleri boşa çıkmış, böylece hüsrana düşmüşlerdir.  Mâide, 5:52-53

29  Görmedin mi münafıklık edenleri: Kitap Ehlinden olan kâfir kardeşlerine “Siz yurdunuzdan çıkarılırsanız biz de sizinle çıkarız. Size karşı kimsenin sözünü dinlemeyiz. Size savaş açılırsa yardımınıza geliriz” diyorlardı. Allah şahittir ki onlar yalan söylüyorlar.  Onlar yurtlarından çıkarılacak olsa, onlarla beraber çıkmazlar. Onlara savaş açılsa yardım etmezler. Yardım edecek olsalar bile arkalarını dönüp kaçarlar; sonra kendileri de kimseden yardım görmezler.  Onların gönüllerinde sizin korkunuz, Allah korkusundan daha şiddetlidir. Çünkü onlar anlayıştan yoksun bir topluluktur.  Haşir, 59:11-13

30  O gün mü’min erkekleri ve mü’min kadınları görürsün ki, nurları önlerinde ve sağlarında koşmaktadır. Bugün sizin müjdeniz, altlarından ırmaklar akan Cennetlerdir; ebediyen orada kalacaksınız. İşte bu pek büyük bir kazanç ve kurtuluştur.  O gün münafık erkekler ve münafık kadınlar, mü’minlere “Bize bakın da nurunuzdan alalım” derler. Onlara denir ki: “Arkanıza dönün de orada nur arayın.” Derken aralarına bir duvar çekilir ki, onun bir kapısı vardır; içi rahmet, dışı ise azaptır.  Mü’minlere “Biz sizinle beraber değil miydik?” diye seslenirler. Mü’minler “Evet,” der. “Fakat siz kendi kendinizi helâke düşürdünüz. Çünkü bizim başımıza gelecekleri gözetlediniz; şüphe içinde oldunuz; Allah’ın emri gelinceye kadar kuruntularla avunup durdunuz; o çok aldatıcı olan Şeytan da sizi Allah ile aldattı.  Hadîd, 57:12-14

31  Hem fayda, hem zarar veren unsurlar:  ateş  ışık  nur  zulmet  yağmur  gök gürültüsü  şimşek  göz  kulak  dil  ölüm

32  İnternet adresleri   utesav.org.tr  facebook.com/yazarumitsimsek


"Kur’ân Buluşmaları: 11 ÜMİT ŞİMŞEK. مَثَلُهُمْ كَمَثَلِ الَّذِي اسْتَوْقَدَ نَارًا فَلَمَّا أَضَاءَتْ مَا حَوْلَهُ ذَهَبَ اللَّهُ بِنُورِهِمْ وَتَرَكَهُمْ" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları