Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

● ● Yakın uzayda bildiğimiz kadarıyla bizden başka canlı yok, su da yok... Niçin yok? Akıllı olduğunu söyleyen insan bunu düşünüyor mu? ● ● Hayatın temelini.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "● ● Yakın uzayda bildiğimiz kadarıyla bizden başka canlı yok, su da yok... Niçin yok? Akıllı olduğunu söyleyen insan bunu düşünüyor mu? ● ● Hayatın temelini."— Sunum transkripti:

1

2 ● ● Yakın uzayda bildiğimiz kadarıyla bizden başka canlı yok, su da yok... Niçin yok? Akıllı olduğunu söyleyen insan bunu düşünüyor mu? ● ● Hayatın temelini oluşturan, yokluğu halinde tüm canlılığın son bulacağı hava gibi, su gibi maddeleri doğada hazır bulup, hiçbir bedel ödemeden “hoyratça” kullanan-kirleten insan, ne kadar da akılsız davranıyor... ● ● Oysa su, adeta bize seslenerek: “Ben Allah’ın bir lûtfu olarak sizlere hizmet için verildim, beni tanı ki beni doğru kullanabilesin” demektedir. ● ● İnsan ise; bilgisizlik nedeniyle suyun bu seslenişini duymuyor, sorumsuz davranışlarıyla kendi sonunu hazırlıyor...

3 Yakın uzayda sadece dünyada (sıvı-katı-gaz şeklinde) su vardır ve yeryüzünün dörtte üçü suyla kaplıdır. Dünyadaki suyun (1,4 milyar km³ ) % 97'si tuzlu su, % 2’si buz/kar şeklinde katı su, kalan %1 göl-nehir- yeraltı suyudur. İnsanların kullandığı tatlı su, toplam suyun % 0.05'idir. Bu miktar canlılar için yeterlidir. İnsan tarafından doğru kullanılırsa...ÖZELMADDE S U ● ● İnsan bedeninin yaklaşık % 70'i sudan oluşur. (Kan da bu oran % 95’dir) Bunun anlamı; bedenin “fonksiyonel olabilmesi” (görevini yapabilmesi) için, su olmazsa olmazların başında gelir. ● ● İnsan hayatı “su temeli” üzerine bina edilmiştir. Temelsiz bina olamayacağı gibi, su olmadan insan hayatı da olamaz. YETERLİ SU ÇEVREMİZDE VAR MI?

4 SIVI SIVI HÂL (Su) KATI KATI HÂL (Buz - Kar) GAZ GAZ HÂL (Bulut) Bir madde düşünün ki (su) yeryüzünün % 75’ini kaplıyor ve aynı ortamda sıvı - katı - gaz hâlinde bulunabiliyor. Bu özellik diğer hiçbir maddede yok... İnsan için “hayat sıvısı” denilen suyun oran olarak bedeninin % 70’ini teşkil ettiğini söylemiştik. Bu oran, dünyanın su - kara oranına neredeyse eşit. SUYU HERKES BİLİYOR DA “NE OLDUĞUNU” DA BİLİYOR MU? Yeryüzünün dörtte üçü su değil de kara olsaydı; su azalır, kurak bölgeler artardı. Su yüzeyi daha fazla olsaydı; bu defada, tarım alanı azalırdı. Yeryüzündeki kara-su oranını yaşam için ideal ölçüdedir.

5 Bu soru sorulduğunda pek çok kişi bıyık altından gülerek; “Suyu bilmeyen var mı?” diyebilir. Şu bir gerçek ki; insanların çoğu suyu bilmez. Çünkü suyu görmek, suya dokunmak, suyu kullanmak “suyu tanımak” anlamına gelmez...SUYUN NE OLDUĞUNU (önemini)BİLMEK HER İNSANIN GÖREVİDİR SU NEDİR? Suyu sadece, susadığımızda “içtiğimiz sıvı” veya temizlik için kullandığımız “doğal deterjan” veya yüzmek için içine girdiğimiz “sıvı birikintisi” vb. olarak düşünmek; sıradan insanlar için normal karşılanabilirse de, akıl sahipleri için nankörlüktür...

6 NEDEN 104,45 0 NEDEN 104,45 0 Oksijen atomuna birleşen iki hidrojen atomunun aralarındaki açı 104,45° dir. Suyun sahip olduğu tüm özellikler bu açı ile ilgilidir. Çünkü, başka bir açıda su oluşmaz... Son derece düşündürücü. SUYA “ÜSTÜN ÖZELLİKLER VE KIYMET” KAZANDIRAN NEDİR? SUYUN MOLEKÜLYAPISI SUYUN MOLEKÜLYAPISI Bir su molekülü, iki hidrojen ve bir oksijen atomunun bağ yapması sonucu oluşur (H 2 O). Bu bağda hidrojen atomlarından her biri kendi elektronunu oksijen atomunun bir elektronu ile ortaklaşa kullanır. Hidrojen bağı denilen bu özel birleşim sayesinde su molekülleri birbirlerine ve çevrelerinde bulunan diğer maddelere tutunurlar. SU YAPILABİLİR Mİ? SU YAPILABİLİR Mİ? İki hidrojen ve bir oksijen atomu yan yana gelse su oluşmaz, yüksek enerjiye de ihtiyaç vardır. Dünyadaki ısı, suyun oluşumunu sağlayacak kadar yüksek değildir... Mevcut su, dünyanın oluşumu sırasında meydana gelen sudur ve miktarı sabittir.

7 SUYUN FİZİKSEL VE KİMYASAL ÖZELLİKLERİ Suyun akışkanlığının yüksek oluşu, canlılar için hayati önem taşır. Çünkü, hücreleri besleyen kandır ve onun % 95’i sudur. Suyun akışkanlığı az olsaydı; kanın kılcal damarlar içinde hareket edebilmesi daha zor olacak, onu pompalayan kalp daha çok zorlanacak ve daha çabuk eskiyecekti. Su, vücutta oluşan fazla ısıdan kurtulmamızı da sağlar. Terleme sırasında deriye yayılan su hızla buharlaşır. Bu buharlaşma sırasında yüksek ısıya ihtiyaç duyar. Bu ısıyı vücudumuzdan çekip alır ve böylece bizi soğutmuş olur. ● ● Suyun, kohezyon kuvveti (kendi molekülleri arasında çekim kuvveti) çok yüksek olduğundan su dağılmadan durur, başka maddelere yapışır. Buna suyun “ıslatma ve çözücü” özelliği denir. ● ● Suyun, adhezyon (farklı maddelerin molekülleri arasındaki çekim kuvveti) de çok yüksektir. Bu özelliği ile su, kılcal yapılar içinde yükselir. Bu iki özellik bitkilerin yaşamlarını sürdürmeleri (suyun kökten yaprağa taşınması) açısından çok çok önemlidir... 1

8 SUYUN FİZİKSEL VE KİMYASAL ÖZELLİKLERİ SUYUN GEÇ ISINIP - GEÇ SOĞUMASI Suyun buharlaşma ve donma hızı çok yavaştır. Suyun bu özelliği yeryüzünün ılık ve dengeli bir iklime sahip olmasını sağlar. Şöyle ki; ● ● Yeryüzünü kaplayan sular, gündüz güneş ışınlarını emerek fazla ısınmayı engeller, gece de ısısını atmosfere geri verir. Bu sebeple büyük su kütlelerinin bulunduğu yerlerde gece ile gündüz arasındaki ısı farkı çok azdır. Suya uzak olan çöl bölgelerinde bu ısı farkı çok fazladır. ● ● Güneş ışını nispeten daha az alan bölgelerde ise; okyanus akıntıları, bulut hareketleri ile su sahip olduğu ısıyı geri vererek, bu bölgelerde ısının daha fazla azalmasını önler. Su, bu “termal özelliği” ile, “canlılar için uygun ortamını sağlayan” emsalsiz bir maddedir. 2 OKSİJEN ve OKYANUSLAR Dünyadaki oksijenin yaklaşık %30'u karadaki bitkiler tarafından üretilirken, geriye kalan %70'lik bölüm denizlerde ve okyanuslarda bulunan bitkiler ve tek hücreli canlılar tarafından üretilir. Bir diğer ifade ile; okyanuslar oksijen fabrikasıdır, tabii ki kirletilmezse... Su, bileşimindeki oksijenini kaybetmeden, “oksijen üretimine katkı da bulunan” emsalsiz bir maddedir.

9 CANLILAR SUYU SADECE SIVI HALİYLE KULLANABİLİR İyi ki yeryüzündeki tüm sular katı (buz-kar) veya gaz (bulut) halinde değil. Öyle olsa idi, bugünkü gibi canlı çeşitliliğinden söz edilemezdi... Kimse “Eskimolar gibi yaşayabilirdik” demesin. Onlar yiyeceklerini buz içinden değil, su içinden temin ediyorlar; buz içmiyorlar, su içiyorlar... SUYUNSIVI HÂLİ BAŞIMIZA TAŞ GİBİ DÜŞMÜYORLAR ● ● Yukarıdan bırakılan bir maddenin (yer çekimi sebebiyle) gittikçe hızlanan bir hareketle yere düştüğünü ve şiddetle yere çarptığını biliyoruz. ● ● Bulut yüksekliğinden bir su damlasının ve aynı büyüklükte bir başka maddenin yere bırakıldığını düşünelim. Su damlası geometrik şekli itibariyle havanın sürtünme etkisini daha çok kullanır ve yavaş hareketle yere iner. Diğer madde ise gittikçe artan hızla yere çarpar. ● ● Yağmur damlasının yere yavaş inme özelliği olmasa idi, her yağmur yağışında yeryüzündeki bitkiler, açıktaki hayvanlar ve korumasız eşyalar ağır hasar görürdü. İnsanlar ise, yağmur yağmaması için dua ederlerdi. Yağmura yakalandım da...

10 ISISI DÜŞTÜKCE HACİMCE BÜYÜYEN MADDE Su, moleküler yapısından gelen özellikleri sebebiyle kolay bir şekilde sıvı halden katı hale geçebilir. Bu geçişde sınır 0 0 C olup, yeryüzünün hemen hemen her bölgesinde bulunabilen bir sıcaklıktır. Katı hale gelen suyun (buzun) hacmi, sıvı sudan daha fazla olduğundan, buz suda yüzer. SADECE SUYUN SAHİP OLDUĞU MUCİZE ● ● Tüm sıvılar alttan üstte doğru donmaya başlarken sadece su üstten alta doğru donmaya (katı hale gelmeye) başlar. Şöyle ki; ● ● Atmosferin etkisiyle ısısı düşmeye başlayan su C ye indiğinde en yoğun halini alır ve alt katmana doğru iner. Isısı artan suyun bu defa yoğunluğu azalır ve tekrar üst katmana doğru çıkar. Suyun içindeki bu döngü, suyun üst katmanlarının daha soğuk kalmasını ve donmanın yüzeyden başlamasını sağlar. Yüzeyde oluşan buz katmanı gittikte kalınlaşırken (atmosferin etkisini azaltırken) suyun alt katmanları sıvı halde kalır. Suyun bu özelliği olmasa idi; denizler - göller dipten üste doğru donacak, hava sıcaklığı artsa bile, dipteki buz asla erimeyecekti. Yani; su içinde hayat olmayacaktı. (Denizler oksijen üretemeyecekti) C Buz Tabakası Düşük ısı 0 0 C SUYUNKATI HÂLİ

11 Atmosferdeki su buharı, 0°C’nin altındaki katmanlarda donmaya başlar. Bu katılaşma sonucu gaz halindeki su, iğne şeklindeki buz kristallerine dönüşür. Kristallerin birbirleriyle birleşmeleri sonucu, kar tanecikleri ortaya çıkar ve yer çekimiyle birlikte “kar yağışı veya çiğ” olarak yeryüzüne iner... Kar tanelerinin hepsinin altı köşeli olduğu ve şekillerinin birbirinden farklı olduğu bilinmektedir. Not: Bir araştırmada binlerce kar tanesinin resmi çekilmiş, birbirinin eşi olanına rastlanmamıştır... ● ● Su, sıvı haliyle nehirlere ve oradan da göl-denize akıp giderken, katı haldeki su (kar) düştüğü yerde kalır. Bu durum; suyun açık havada ve düştüğü yerde “bedava depolanması” demektir. ● ● Kar, kutuplarda üst üste birikip-sıkışıp “buzul haline” gelirken, daha ılıman bölgeler de mevsimlik “kar” halinde kalır. İlkbaharda yavaş yavaş eriyerek tekrar sıvı hale geçen su yer altına sızar (yer altı suyunu besler), fazlası akışa geçerek nehirleri besler... ● ● Kar, aylarca süren “taksitli su servisiyle” canlılara bir tür hizmet eder... Bu ne muhteşem bir servis... Görebilen gözler için.

12 Suyun dönüşebilme özelliği olduğundan, ısı etkisindeki yüzey suları buharlaşır (gaz haline dönüşür) ve atmosfer içinde yükselir... Atmosferde biriken su buharı bir sebeple yoğunlaşırsa bulutları oluşturur... Suyun buharlaşması ve yağış yoluyla geri dönmesine “suyun döngüsü” denir. Suyun döngüsünde: Dünyadaki toplam su miktarı değişmez. Sadece, su yer değiştirir. Suyun döngüsünde: Su buharlaşırken içindeki zararlı maddelerden ayrılır. Yani, su temizlenir (animasyonlu izleyiniz) Suyun ne miktar buharlaşacağı, bulutların hangi yöne gideceği, yağışın nasıl olacağı (yavaş - hızlı), sıvı mı (yağmur - çiğ) yoksa katı mı (kar - dolu) şeklinde olacağı, insanın müdahalesine kapalıdır. Güneşin etkisiyle yüzeysel sular buharlaşır ve atmosfer içinde birikir. Atmosfer içindeki su buharı soğuk katmanlarla karşılaştığında yoğunlaşır ve bulutları meydana getirir. SUYUNGAZ HÂLİ Dünyadaki yaşam, suyun bu dolaşımıyla mümkün olabilmektedir.

13 Bazı bulutların içinde (havada asılı vaziyette) ton suyun olduğu söyleniyor. Bu suyu taşıyabilmek için tanker gerekir. Bu tankerlerin binlerce kilometre uzağa suyu taşıyabilmesi için gerekli yakıtı ve zamanı düşünelim... Halbuki rüzgârın sürüklediği bir bulut, bu taşımayı hemen ve bedava yapıyor... Bir bulutun yaptığını insan yapmaya kalksa idi; ne kadar enerjiye, zamana ve paraya ihtiyacı olacaktı? Güneş saniyede 16 milyon ton suyu buharlaştırıyor. Bu kadar suyu buharlaştırmak için kaç milyon ton kömüre gerek olduğunu hiç düşündük mü? Kömürü bulsak bile, buharlaşmayı sağlamak mümkün mü? Buharı bulduk diyelim; onu soğutup yoğunlaştıracak (bulut yapacak) klimayı nereden bulacağız?.. Bulutu taşıyacak rüzgârı nasıl oluşturacağız? (animasyonlu izleyiniz) Her saniye milyonlarca ton su yeryüzünden buharlaşmakta ve yağış yoluyla yere inmektedir. Suyun buharlaşma zamanı - miktarı, yağışın nerelere - ne şekilde olacağı, insanın müdahalesi dışındadır. Bazıları, bu döngüye müdahale ederek “suyu silah olarak kullanmak” isteyebilir. Ancak, bunu ekonomik ve teknolojik olarak başaramazlar... İyi ki bu güçleri de yok...

14 SUYUN TEK DÜŞMANI İNSANDIR Suyun eritici özelliği (bünyesine yabancı maddeyi alıp taşıması) iki tarafı keskin bıçak gibidir. Suyun bu eritme özelliği, bir yönüyle beden ve çevre temizliği sağlarken, diğer taraftan kullanılan su kirlenmektedir... VE İNSANLAR SUYU ACIMASIZCA KİRLETMEYE DEVAM EDİYORLAR. Su kaynakları, insan tarafından artan bir hızla kirletilmektedir. Bu kirlilik; deniz canlıları ve oksijen üretimi açısından önem kazanırken, sınırlı miktardaki tatlı su (içme/kullanma suyu) rezervlerinin de azalması demektir. Kirlenen suyun yerine yeni temiz su yapıp koyamayacağımıza göre, tehlike büyük demektir... Buharlaşma, kirli veya tuzlu suyun bir kısmını temizlemektedir. Buharlaşma olmasa idi, bir damla tatlı ve temiz su bulamazdık.

15

16 ● ● “Allah, yedi göğü ve yerden bir o kadarını yaratandır. Allah’ın emri bunlar arasından inip durmaktadır ki, Allah’ın her şeye kadir olduğunu ve Allah’ın her şeyi ilmiyle kuşattığını bilesiniz.” (Kur’an 65/12) ● ● “Rüzgârları, yağmurun müjdecileri olarak göndermesi, Allah’ın (varlık ve kudretinin) delillerindendir. O bunu, size rahmetinden tattırmak... için yapar.” (Kur’an 30/46) ● ● “Allah rüzgârları gönderendir. Onlar da bulutları harekete geçirir. Allah onları dilediği gibi, (bazen) yayar ve (bazen) yoğunlaştırır. Nihayet yağmurun onların arasından çıktığını görürsün...” (Kur’an 30/48) “... Gökten tertemiz bir su indirdik.” (Kur’an 25/48,49) ● halde şükretseydiniz ya!..” ● “İçtiğiniz suya ne dersiniz?! Siz mi onu buluttan indirdiniz, yoksa indiren biz miyiz? Dileseydik onu acı bir su yapardık. O halde şükretseydiniz ya!..” (Kur’an 56/ ) ● ● “... Gökle yer arasındaki emre amade bulutları evirip çevirmesinde elbette düşünen bir topluluk için deliller vardır.” (Kur’an 2/164) ● ● “... Gökten yağmur indirip onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesi, onun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda aklını kullanan bir toplum için elbette ibretler vardır.” (Kur’an 30/24) ● ● “Ey insanlar! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Allah’tan başka size göklerden ve yerden rızık veren bir yaratıcı var mı? O’ndan başka hiçbir ilah yoktur...” (Kur’an 35/3) ● ● De ki: “Söyleyin bakalım: Suyunuz çekiliverse, size kim temiz bir akar su getirir?” (Kur’an 67/30) ● ● “... Şüphesiz insan çok zalimdir, çok nankördür.” (Kur’an 14/34) ● ● “(Bağışlama dileyin ki,) üzerinize gökten bol bol yağmur indirsin.” (Kur’an 71/11)

17 ağır bulutları “... Rüzgârlar ağır bulutları yüklendiği vakit,...” (Kur’an 7/57) “Ağır bulut”, bulutların binlerce ton suyu taşıdığının güzel bir ifadesidir. Gemileri su üstünde tutan şey “suyun yüzey gerilimi özelliği”dir. Şayet suyun bu özelliği olmasaydı gemilerin varlığından söz edilemezdi. Su yalnızca insanlar için değil, diğer canlılar için de gereklidir. Onlar olmasa “beslenme zinciri” oluşamaz ve insan açlıktan ölürdü... size rızık olarak “Allah, gökleri ve yeri yaratan, gökten yağmur indiren ve onunla size rızık olarak türlü meyveler çıkaran,...” (Kur’an 14/32) denizde yüzmek üzere gemileri “Allah,...emri gereğince denizde yüzmek üzere gemileri emrinize veren...” (Kur’an 14/32) yeryüzünde tuttuk “...Su indirdik de (faydalanmanız için) onu yeryüzünde tuttuk. Bizim onu tamamen gidermeye de muhakkak gücümüz yeter.” (Kur’an 23/18) Tüm suyun buharlaşamaması, buharlaşan suyun uzaya kaçamaması, suyun akışkan özelliği ile yer altı katmanlarına inebilmesi, kar - buz şeklinde suyun depolanması,... bir ölçüye göre “O gökten bir ölçüye göre yağmur indirendir.....” (Kur’an 43/11) Buharlaşan su miktarı ile yağış olarak geri dönen su miktarı "bir ölçüye göre" sabittir. ANCAK SON YÜZYILDA ÖĞRENEBİLDİĞİMİZ “SUYA AİT ÖZELLİKLERİ” KUR’AN 1431 YIL ÖNCESİNDEN DUYURMUŞTU. Daha geniş bilgi için diğer ayetlere bakılabilir.

18 ● ● Su, sadece buharlaştığı yere yağış olarak düşse idi, yeryüzünün çok büyük kısmı susuz kalırdı... Yüce Allah, bulutlar vasıtasıyla suyu kıtaların derinliklerine göndererek bitkileri ve hayvanları beslemekte, onlarla kurduğu “beslenme zinciri” ile de insanlara rızık sağlamaktadır. ● ● Su olmasa idi, insanın yaşaması mümkün olmazdı. Ve suyu Yüce Allah yarattı... SU “RAHMET”TİR. ● ● Hava açıkken bir anda bulutların oluştuğunu ve yağışa geçtiğini; bazen de, havadaki bulutların yağış bırakmadan gittiklerini görürüz... ● ● Birileri buna atmosfer şartları dese de “akıl sahipleri” fazla yağışın doğurduğu sellerin ve az yağışın doğurduğu kuraklığın arkasında Yüce Allah’ın iradesinin olduğunu bilir. Bakalım “kim tedbirli olacak?” veya “kim tembelliğinin isyanını yapacak?” BİRİLERİ İÇİN SU “AFET”TİR.

19 NE YAPMALI “GAFLETE” DURDİYEBİLENKAZANIR Canlı hayatın sürmesi için gerekli tüm dengeler, temiz suyun varlığı sayesinde devamlılığını sürdürür.... Bazı İnsanlar, suyun önemine karşı duyarsız olabilir. Ancak; doğadaki dengeleri bozan insan hem bu dünyada zarar görecek ve hem de başkalarına zarar verdiği için ahirette bunun hesabını verecektir...

20 “Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah’ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. “Rabbimiz! Bunu boş yere yaratmadın, seni eksikliklerden uzak tutarız. Bizi ateş azabından koru” derler.” Kur’an 3/191 ALLAH’IM! GAFLETTEN BENİ KORU. VERDİĞİN NİMETLER İÇİN SANA ŞÜKÜRLER OLSUN.

21 Faydalandıklarıma teşekkürlerimle...


"● ● Yakın uzayda bildiğimiz kadarıyla bizden başka canlı yok, su da yok... Niçin yok? Akıllı olduğunu söyleyen insan bunu düşünüyor mu? ● ● Hayatın temelini." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları