Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

TC İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "TC İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ"— Sunum transkripti:

1 TC İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ

2 19. yy da devletler arasındaki ilişkileri etkileyen iki olay vardır
19. yy da devletler arasındaki ilişkileri etkileyen iki olay vardır.Bunlar: 1-FRANSIZ İHTİLALİ 2-SANAYİ İNKILABI

3 I.DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİNDE GENEL DURUM

4 a)Fransız ihtilalinin getirdiği sonuçlar
19. yy da toplumlar arasındaki ilişkileri Fransız ihtilali ile ortaya çıkan özgürlük düşüncesi ve milliyetçilik akımı etkilemiştir. Özellikle milliyetçilik düşüncesi, bağımsızlık duygularının güçlenmesine neden olmuştur.Her millet kendi devletini kurmalıdır düşüncesi imparatorlukların yıkılmasına neden oldu.Milli devletler kuruldu. Fransız İhtilali’nin gerçekleşmesinde aydınlanma etkili oldu (Hürriyet, eşitlik, adalet ilkeleri ortaya çıktı). Fransız ihtilali ile yayılan eşitlik,özgürlük,adalet bağımsızlık gibi kavramlar devlet ve toplum hayatına girdi.insan hakları anayasalarla güvence altına alındı.Laiklik , devlet sistemi ve hukuk anlayışında yerini almaya başladı.

5 b)Sanayi inkılabı Bilim ve teknolojinin gelişmesi ile sanayi inkılabının temelleri atıldı. İngiltere’de başladı. Fabrikalaşma ile ucuz ve seri üretim gelişti. Ticaret canlandı. İnsan gücünün yerini makineler aldı. Sanayi inkılabı, Pazar ve hammadde arayışını başlattı. Bu nedenle sömürgecilik politikaları ortaya çıktı

6 Sömürgecilik Bir milletin başka milletleri siyasi ve ekonomik olarak egemenlik altına almasıdır. Sanayileşen devletler bu amaçla G.Amerika,Afrika,Asya’nın belirli bölgelerinde sömürgeler elde ettiler Bu konuda İngiltere başı çekerek sömürge imparatorluğu kurdu. Denizciliğe sömürgelerini elde tutabilmek için büyük önem verdi.İngiltere’yi Hollanda,Belçika,ve Fransa izledi. Almanya ve İtalya ise siyasi birliklerini 19 yy.lın ikinci yarısında tamamlayarak kuvvetlendiler ve sömürgecilik faaliyetlerine girdiler. Rus Çarlığı ekonomik gelişimini hızlandırması için sıcak denizlere inmesi gerekiyordu.Ancak sıcak denizlere açılan yolların bir bölümü Osmanlının elinde idi. Balkan devletleri ise Osmanlıdan ayrılmış ancak huzurlu değildiler İsveç ve Norveç birleşik krallık şeklinde yönetiliyordu.Ayrılık bağımsız oldular Japonya sanayileşmesini hızlandırarak Avrupa devletleri ile rekabete başladı. Amerika ise İngiltere’ye karşı 18. yy.lın sonlarında General Washington önderliğinde bağımsızlık mücadelesini kazandılar.Bütün gücünü sanayileşmeye harcadı. Sanayi inkılabının etkileri günümüzde de devam etmektedir

7 I.DÜNYA SAVAŞINDAN ÖNCE OSMANLI DEVLETİNİN DURUMU

8 Osmanlının çöküşünün nedenleri
Bilim teknikteki gelişmeleri izleyememesi Coğrafi keşifler ve yeni ticaret yollarının bulunması Fransız ihtilalinin yaydığı milliyetçilik düşüncesi ile çıkan ayaklanmalar Uzun süren savaşlar Kapitülasyonlar Alınan borç paraların geri ödenememesi Duyun-u Umumiyenin kurulması ve maliyeye el konulması

9 Çöküşü önleme çabaları
Islahat hareketleri II. Mahmut dönemindeki yenilikler Tanzimat ve ıslahat fermanları I. Meşrutiyet II. Meşrutiyet

10 I.Meşrutiyet'in İlanı (23 Aralık1876)
Namık Kemal ve Ziya Paşa gibi aydınların oluşturduğu gruba Genç Osmanlılar veya Jön Türkler denirdi.Bu grup yanlarına Mithat Paşa’yı da alarak Meşrutiyeti ilan etmesi koşuluyla II.Abdülhamit'i tahta çıkardılar. 23 Aralık 1976 'da Kanuni Esasi hazırlanarak I.Meşrutiyet ilan edildi. Kanuni Esasi Osmanlı Devletinin Avrupai tarzda ilk anayasasıdır. Kanuni Esasiye göre iki tane meclis kuruldu.Meclisi Mebusan( Üyelerini halk seçecek),Meclisi Ayan (Üyelerini Padişah seçecek) Not:I.Meşrutiyetin ilanıyla Mutlakiyet dönemi sona ermiş Meşrutiyet dönemi başlamıştır.

11 II.Meşrutiyet'in İlanı (24 TEMMUZ 1908)
Jön Türkler 1889 yılında İttihat ve Terakki cemiyetini kurdular.Bu örgüt II.Meşrutiyetin ilan edilmesi için II.Abdülhamit'e baskı yaptılar. Baskılar sonunda II.Abdülhamit 24 Temmuz 1908 'de II.Meşrutiyeti ilan etti. 13 Nisan 1909'da Meşrutiyet yönetimine karşı olanlar büyük bir ayaklanma yaptılar (31 Mart Olayı). Ayaklanmayı İttihatçıların oluşturduğu ve M.Kemal'in Kurmay Başkanlığını yaptığı Hareket Ordusu bastırdı. İttihatçılar bu ayaklanmadan II.Abdülhamit'i sorumlu tutarak tahttan indirdiler.

12 Uşi (Ouchy) Antlaşması (1912)
NEDENLERİ İtalya’nın sömürge arayışı Osmanlının burayı savunacak güçte olmaması İtalya ile Osmanlı Devleti arasında 1912'de Trablusgarp savaşından sonra imzalanmıştır. Buna göre; Trablusgarp ve Bingazi İtalya'ya verildi. On iki ada geçici olarak Balkan savaşından sonra alınmak üzere İtalya'ya bırakıldı. NOT: Trablusgarp (Libya) Osmanlı Devletinden ayrılan son Kuzey Afrika toprağı olmuştur.

13 I.Balkan Savaşı ve Sonuçları
NEDENİ Fransız ihtilalinin etkisi Rusya ve Avrupa ülkelerinin balkan milletlerini kışkırtması Osmanlının Trablusgarp savaşındaki başarısızlığı ve hükümetin yanlış politikaları 1912'de Bulgaristan,Yunanistan,Sırbistan ve Karadağ Türkleri Balkanlardan atmak (Amaçları) için anlaştılar ve Osmanlı Devletine saldırdılar BAŞARISIZLIK NEDENLERİ Osmanlı Devleti ordusundaki subayların ittihatçı-itilafçı diye ayrılmaları Savaşlara yeterli hazırlanamaması Cepheler arasındaki kopukluk

14 SONUÇLARI Her cephede yenilen Osmanlı Midye-Enez hattına kadar çekilmek zorunda kaldı. Bulgarların Çatalca önlerine kadar gelmeleri ile Osmanlı barış istedi I.Balkan Savaşı'nın sonunda Londra Antlaşması (1913) imzalandı.Osmanlı Devleti, Midye-Enez hattına geriledi. Edirne ve Kırklareli kaybedildi. Bu savaşın sonunda Osmanlı Devletiyle bağlantısı kalmayan Arnavutluk bağımsızlığını kazandı. Fatihten bu yana Ege'deki Türk hakimiyeti sona erdi.

15 II.Balkan Savaşı ve Sonuçları
NEDENİ I.Balkan Savaşı'nda aldıkları toprakları kendi aralarında paylaşamayan Balkan ülkeleri kendi aralarında savaşa tutuştular. Osmanlı Devleti bunu fırsat olarak gördü ve saldırarak Edirne ve Kırklareli'yi geri aldı II.Balkan Savaşının sonunda iki antlaşma imzalandı. İstanbul Antlaşması(1913): Bulgaristan ile Osmanlı Devleti arasında imzalandı.Edirne ve Kırklareli Osmanlı Devleti’ne verildi.Meriç nehri Bulgaristan'la sınır oldu. Atina Antlaşması(1913): Kavala şehri ve Girit adası kesin olarak Yunanistan'a verildi.

16 I.Dünya Savaşı'nın Sebepleri
1-Sömürge rekabeti :Birliğini geç tamamlayan İtalya(1870) ve Almanya'nın(1871) sömürge yarışında İngiltere'ye ve Fransa'ya rakip olmaları bu devletler arasında düşmanlığa neden olmuştur. 2-Almanya-Fransa Çekişmesi: Kömür yataklarının bulunduğu Alsas-Loren bölgesi iki ülkeyi düşman etmiştir. 3-Balkanlardaki Çekişme: Rusya ile Avusturya-Macaristan arasında Balkanlarda çekişme vardı.Rusya Avusturya-Macaristan'ın içindeki Ortodoks ve Slav ırkları kendi hakimiyetine almak istemesi düşmanlığı artırdı.(Slav-Germen ) 4-Blokların Kurulması: Yukarıda sayılan sayılan nedenlerle bazı devletler birbirlerine yaklaşmışlardır. Üçlü ittifak devletleri: Almanya,Avusturya-Mac.,İtalya Üçlü itilaf devletleri: İngiltere,Fransa ve Rusya 5-Avusturya –Mac. Veliahdı Ferdinandın Sırplar tarafından Saraybosna gezisi sırasında öldürülmesi (Görünen neden)

17 Osmanlı Devletinin I.Dünya Savaşına Girmesinin Nedenleri
Balkan ve Trablusgarp savaşlarında kaybedilen toprakları geri alma düşüncesi Alman hayranlığı ve Almanya'nın savaşı kesin kazanacağına inanılması İngiltere,Fransa ve Rusya'nın sömürgelerinde yaşayan Müslüman ülkeleri bağımsızlığına kavuşturma isteği İngiltere,Fransa ve Rusya'nın Osmanlı Devletine karşı düşmanca tavır takınmaları Goben(Yavuz),Breslav(Midilli) zırhlı gemilerinin Rus limanlarını (Sivastopol ve Odessa)topa tutması.

18 Almanya'nın Osmanlı Devletini Kendi Yanında Savaşa Sokmak İstemesinin Nedenleri
Savaşı daha geniş alanlara yaymak Osmanlı Devletinin Jeopolitik konumundan (Dünya üzerindeki yeri) yararlanmak istemesi Osmanlı halifesinin dini gücünden faydalanmak ve İtilaf Devletlerinin sömürgeleri olan Müslüman ülkeleri ayaklandırarak, sömürgeleri içten çökertmek Sömürgelere giden yolları kontrol altında tutmak istemesi

19 OSMANLININ SAVAŞTIĞI CEPHELER
Kendi Topraklarında Savaştığı Cepheler 1-Kafkas 2-Kanal 3-Filistin 4-Irak, 5-Çanakkale 6-Suriye 7-Hicaz-Yemen Cepheleridir.

20 OSMANLININ SAVAŞTIĞI CEPHELER
Kendi Toprakları Dışında Savaştığı Cepheler 1-Makedonya (Almanya) 2-Romanya (Bulgar) 3-Galiçya (Alm. Ve Avs.-Mac) Cepheleridir.

21 1-Kafkasya Cephesi -22 Aralık 1914
1 Kasım 1914 ‘ te Rusların Doğu'dan saldırıya geçmesiyle bu cephe açılmıştır.Taarruz cephesidir. NEDENİ Enver Paşa’nın Anadolu’daki Türkler ile Orta Asya’daki Türkleri birleştirerek büyük Türk devleti kurmak istemesi Bakü petrollerini ele geçirmek isteyen Almanya’nın bu cephenin açılması için Osmanlı’yı kışkırtması 22 Aralık 1914’te 150 bin kişi ile başlatılan” Sarıkamış Harekatı” hezimetle sonuçlanmış ve 90 bin askerimiz donarak şehit olmuştur. Ruslar Erzurum, Muş,Bitlis ve Erzincan’ı ele geçirmişlerdir.M. Kemal 1916’da Muş ve Bitlis’i geri almıştır. Rusların 3 Mart 1918’de imzaladığı Brest Litowsk Antlaşmasıyla I.Dünya savaşından ayrılmış ve doğu cephesi kapanmıştır.(Bu ant. İle Berlin ant. İle kaybettiğimiz Kars,Ardahan,Batum Rusya’dan Osmanlı Devletine geçmiştir.)

22 2-Kanal Cephesi -14 Ocak 1915 Nedenleri
Süveyş kanalının alınarak İngiltere’nin sömürgeleri ile bağlantısını kesmek Mısırı ele geçirmek Sonuçları Osmanlının iki Taarruz girişimi başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Düşmana güçsüzlüğümüzü göstermiş İngilizler karşı harekata girişerek Filistin ve Suriye Cepheleri açılmıştır. İngiliz ilerleyişi M. Kemal’in Halep önlerinde İngilizleri durdurması ile sona ermiştir.

23 3-Irak Cephesi-Kasım 1914 İngilizler tarafından açıldı.
İngilizlerin amacı Abadan petrollerini korumak Kuzeye çıkıp Ruslarla birleşmek,Türk kuvvetlerinin Irana girip Hindistan’ı tehdit etmesini engellemek Bölgedeki Alman tehlikesini ortadan kaldırmak Hindistan ile deniz bağlantısını sağlamak Bu amaçlarla Basra’ya asker çıkarıp Kut-ül Amara’ya girdiler.Ancak yenildiler İngiliz esir düştü. Ancak yeni kuvvetlerle saldırarak İngilizler Bağdat’a kadar ilerlediler(11 Mart 1917)

24 4-Çanakkale Cephesi Nedenleri
Boğazları ve İstanbul’u alarak Osmanlıyı savaş dışı bırakmak Ruslara askeri ve mali yardımda bulunmak Balkanlar üzerinden Almanya’ya saldırmak Savaşı kısa sürede sonuçlandırmak

25 4-Çanakkale Cephesi Gelişimi
İtilaf devletleri donanmalarının Kumkale ve Seddülbahir tabyalarını topa tutması ile savaş başladı.18 Mart 1918 Nusret mayın gemisinin boğaz girişini mayınlaması ve Türk topçusunun isabetli atışları sonucu başarısız oldular. Boğazı geçemeyeceklerini anlayıp Gelibolu’ya asker çıkardılar.8 ay süren kara savaşlarında başarı sağlayamadılar. Churchill’in “ Kaderin Adamı” dediği M. Kemal, 19. Tümen komutanı olarak 57. alayı ileri sürerek Anafartalar ve Conkbayırında düşman ilerleyişini durdurdu. 8-9 Ocak 1916 da İngiliz ve Fransız güçleri Çanakkale’yi tamamen boşalttı. M. Kemal “Ben size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum.Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve komutanlar gelebilir.” Sözünü bu cephede söylemiştir. Osmanlı Devletinin galip geldiği tek cephedir.

26 4-Çanakkale Cephesi Sonuçları 500 bin insan ölmüştür.
I. Dünya savaşının en kanlı cephesidir. I. Dünya savaşı 2 yıl uzamıştır Savaş sırasında ilk gizli anlaşmalar ortaya çıkmıştır. Bulgaristan savaşa girmiştir. Rusya’da yardım alamadığı için Bolşevik ihtilali çıkmış.Yeni hükümet Brest-Litowsk Antlaşması ile savaştan çekilmiştir.(3 Mart 1918) M. Kemal’in Kurtuluş savaşında lider olarak kabul edilmesine neden olmuştur. Müslüman sömürgelerinde isyanlar çıkmıştır.

27 Dünya Savaşı’nın Genel Sonuçları
Osmanlı İmp. ,Rus Çarlığı, Avusturya-Macaristan İmp ve Alman İmp. yıkılarak yerlerine milli devletler kuruldu. Litvanya, Çekoslovakya, Polonya, Yugoslavya, Macaristan ve Avusturya bağımsız birer devlet olarak ortaya çıktı. Cemiyet-i Akvam (Milletler Cemiyeti) kuruldu. Yenilen devletlerde rejim değişiklikleri meydana gelmiştir. (Almanya-Nazi vb.) I.Dünya Savaşından en karlı İngiltere ve Fransa çıkmıştır. I.Dünya Savaşı’nın sonunda yenilen devletlere imzalatılan ağır antlaşmalar , II.Dünya Savaşı’nın çıkmasına neden olmuştur. İtilaf devletleri ile yenilen devletler arasında şu antlaşmalar olmuştur.

28 Dünya Savaşı’nın Genel Sonuçları
Versay -Almanya Sen Jermen -Avusturya Triyanon -Macaristan Nöyyi -Bulgaristan Sevr -Osmanlı Devleti NOT:Mondros ateşkes antlaşması Osmanlı Devletini I.Dünya savaşından çıkaran ateşkes antlaşmasıdır.Sevr antlaşması hazırlanana kadar bu antlaşma yürürlüğe girmiştir.

29 Mondros Ateşkes Antlaşması’nın Önemi (30 Ekim 1918)
Osmanlı Devleti bu antlaşmayla fiilen sona ermiştir. Antlaşmanın 7.Maddesi “İtilaf Devletleri kendi güvenliklerini tehdit edecek bir durum ortaya çıkarsa ,istedikleri bölgeyi işgal edebileceklerdir “ çok ağır bir madde olup ülkenin her an işgalini mümkün hale getirmiştir. Altı vilayette (Vilayeti Sitte) bir Ermeni Devleti kurulması için zemin hazırlanmıştır.(Sivas ,Erzurum,Van, Bitlis, Diyarbakır, Harput) İşgallerin başlamasıyla bölgesel direniş örgütleri ve Kuvay -i Milliye ortaya çıkmıştır. Azınlıklar işgalleri kolaylaştırmak için zararlı cemiyetleri kurmuşlardır.

30 İLK İŞGAL EDİLEN YERLER
MUSUL -3 Kasım 1918 İstanbul -13 Kasım 1918 İzmir -15 Mayıs 1919 Yunan işgalinde Hukuk-u Beşer gazetesi başyazarı Hasan TAHSİN ‘in Tabancasıyla Yunan askerine açtığı ateş kurtuluş savaşının başlangıcı olmuştur.

31 Paris Barış Konferansı (18 Ocak 1919)
İtilaf Devletleri Osmanlı Devletini nasıl paylaşacaklarını kararlaştırmak için Paris’te toplandılar. Daha önce İtalya’ya verilen Batı Anadolu Yunanistan’a verildi.Nedeni;İngiltere’nin güçlü bir İtalya’yı burada istememesi İtalya’ya: Güneybatı Akdeniz , Fransa’ya: Urfa , Maraş, Antep ,Suriye ve Lübnan İngiltere’ye : Irak, Filistin ve Boğazlar bırakılmıştır. Yunanlılar Paris Barış Konferansının kendilerine verdiği yetkiyle 15 Mayıs 1919 ‘da İzmir’i işgal etmiştir.

32 ZARARLI CEMİYETLER

33 A. Azınlıkların Kurdukları Cemiyetler
1- Mavri Mira: Rumlar tarafından kuruldu. İstanbul Patrikhanesi yönetir. İzmir ve Doğu Trakya’yı Yunanistan'a katmak istemektedir. 2-Etnik- Eterya Cemiyeti: Rumlar tarafından Yunanistan sınırlarını genişletmek için kuruldu. 3- Pontus Rum Cemiyeti: Doğu Karadeniz’de eski Rum Pontus Devletini tekrar canlandırmak için Rumlar tarafından kuruldu. 4-Ermeni Taşnak –Hınçak Cemiyeti: Ermeniler tarafından Doğu Anadolu’da bir Ermeni Devleti kurmak amacıyla faaliyet göstermiştir.

34 B. Milli Varlığa Düşman Cemiyetler
1-Kürt Teali Cemiyeti: Doğu illerinde bir Kürt Devleti kurmak için faaliyette bulundu.(İstanbul’da kuruldu.) 2-Teali İslam Cemiyeti: Saltanat ve Hilafeti desteklemiş ve İstanbul’da kurulmuştur. 3-İngiliz Muhipleri Cemiyeti: İngiliz himayesinde yaşamayı isteyenler kurmuştur.Padişah ve sadrazam da üyesidir. 4-Sulh ve Selamet-i Osmani Fırkası: Saltanat ve Hilafeti desteklemiştir. 5-Wilson Prensipleri Cemiyeti: Amerika egemenliğini (Mandasını) istemiştir.

35 Yararlı Cemiyetler ( Milli Cemiyetler)
1-Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti: Doğu Anadolu’nun Ermenilere verilmesini önlemek için kuruldu. 2-Trakya Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti: Trakya’nın Yunan işgaline uğramasını engellemek için Edirne’de kuruldu. 3-Trabzon Muhafaza-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti: Doğu Karadeniz ve çevresinin Rumlara verilmesini ve Rum Pontus Devletinin kurulmasına engel olmak için kuruldu. 4- Kilikyalılar Cemiyeti: Adana ve çevresinin Ermenilere verilmesini önlemek için kurulmuştur. 5-İzmir Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti: İzmir ve çevresinin Yunanlılara verilmesini önlemek için kurulmuştur. 6-Milli Kongre Cemiyeti: İstanbul’da kurulan bu cemiyet Türklere karşı yapılan haksızlıkları basın ve yayım yolu ile dünyaya duyurmaya çalışmışlardır. 7-Reddi -i İlhak Cemiyeti: İzmir’in işgalini önlemek için kuruldu.

36 Yararlı Cemiyetlerin Özellikleri
Milliyetçi düşüncenin etkisiyle kurulmuşlardır. Bölgesel faaliyet göstermişlerdir. Sivas kongresinde “Anadolu Ve Rumeli Müdafaa-İ Hukuk Cemiyeti” adı altında birleşmişlerdir. Genellikle basın yayın yoluyla mücadele etmişlerdir.

37 İşgaller Karşısında Osmanlının Tutumu
Osmanlıya göre işgaller karşısında direnmek imkansızdı. İtilaf devletlerinin isteklerine boyun eğmek, en doğru hareket olacaktı. Böylece Osmanlı hanedanı korunacak , saltanat ve hilafetin devamı sağlanacaktı Mondros ateşkes ant. sırasında Ahmet izzet paşa hükümeti başta bulunuyordu.İşgaller sırasında haksızlıkları önleyemeyeceğini anlayınca istifa etti.Yerine Tevfik paşa hükümeti kuruldu. Padişah Kanuni esasinin kendine verdiği yetkiye dayanarak Meclis-i Mebusanı dağıttı. Böylece Padişah ve hükümetin kararlarını denetleyecek güç ortadan kalktı. İşgaller karşısında padişah ve çevresindekilerin kayıtsızlığını kabullenemeyen Tevfik Paşa hükümeti görevinden alındı. Yerine İngiliz hayranı olan Damat Ferit Paşa hükümeti kuruldu.İngiliz çıkarlarına uygun politika izledi.İzmir’in işgaline bile ses çıkarmadı. Sonuç olarak Osmanlı görevini yapmadı. Teslimiyetçi politika izledi. Bu sorumsuzluk Türk milletine mücadeleye karar verme azmi yarattı.

38 M. Kemal’in duruma bakışı
Mondros ant. sırasında Suriye cephesinden İstanbul’a gelen (13 Kasım 1918) M. Kemal İtilaf gemilerine bakarak “Geldikleri gibi giderler “ sözünü söyledi. Padişah ve siyasilerle görüştü.Endişelerini bildirdi.Çözüm yolu gösteren bazı düşüncelerini açıkladı.Fakat sonuç alamadı. Çeşitli kurtuluş çareleri ortaya atılıyordu.Bunlar ; A-İngiliz himayesi B-Amerikan Himayesi C-Bölgesel kurtuluştu. Bu çareleri yerinde bulmadı. Sağlam ve gerçek bir karar vermek gerekiyordu.O da Millet egemenliğine dayanan kayıtsız şartsız bağımsız yeni Türk Devleti kurmaktı.

39 M. KEMAL ATATÜRK’ÜN HAYATI
1881 de Selanik te doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanımdır. Babası gümrük memuruyken kereste ticaretine girdi; annesi ev hanımıydı. Ayaklanmaların olayların yoğun olduğu bir yerde büyüdü Eşi latife hanımdır evliliği ile Türk toplumuna örnek olmak istemiştir

40 Okuduğu Okullar Fatma Hatun Mahalle Mektebi Şemsi Efendi Mektebi
Selanik Mülkiye Rüştiyesi (Sivil Ortaokul) Selanik Askeri Rüştiyesi Manastır Askeri İdadisi Harp Okulu Harp Akademisi 1905’te Kurmay Yüzbaşı olarak mezun oldu.

41 ATATÜRK’ÜN KİŞİLİĞİ VE ÖZELLİKLERİ

42 1-Vatanseverliği “Vatanın her karış toprağı kanlarımızla sulanmadıkça,hiçbir düşman ayağını bastırmayacağız” diyen Atatürk vatan savunmasını her şeyin üstünde tutmuştur. Kurtuluş savaşını kazandıran vatan sevgisi ve milletine olan güveni olmuştur. “Yurt toprağı sana her şey feda olsun .Kutlu olan sensin.Hepimiz senin için fedaiyiz.Fakat sen Türk milletini sonsuza kadar yaşatmak için feyizli kalacaksın” Vatan toprağının kutsallığını açıklamıştır.

43 2- Millet Sevgisi “Hiçbir sevgi bunun üzerinde olamaz.Hiçbir sevgi uğruna millet sevgisi feda edilemez” Türk olmaktan gurur duyardı. Millet sevgisi tutku derecesinde idi.Kendi büyüklüğü ile değil milletinin büyüklüğü ile övünürdü.

44 3-İdealistliği En büyük ideali Türk ulusunu en medeni ve refah seviyesi yüksek bir millet olarak varlığını sürdürmektir. “Memleket mutlaka çağdaş ,uygar, yepyeni olacaktır.Bizim için bu hayat davasıdır.” Sözleri ile hedefi göstermiştir.

45 4- Gerçeği arama gücü Bilimin ve aklın rehberliğine inanmıştır.
Olayların nedenlerini araştırır.,düşünür ve mantık süzgecinden geçirirdi. Sorunlar karşısında önlem alırdı.

46 6-İleri Görüşlülüğü İleri örüşlülük M. Kemal’in Büyük bir devlet adamı olma yönünü gösterir.Tarih bilimine çok değer verir, çok okur ve gerekli dersleri çıkarır.Böylece geleceğe güvenle bakar ve isabetli kararlar verir. Yolunda yürüyen yolcunun ufku görmesi kafi değildir.Muhakkak ufkun ötesini de görmesi lazımdır. 1933 yılında Almanya ve İtalya’nın takip ettikleri siyasete bakarak 2. Dünya savaşının çıkacağını söylemiş ve önlemler almıştır.

47 8-Mantıklılığı “Akıl ve mantığın halledemeyeceği sorun yoktur” bu iki kavrama büyük önem vermiştir.

48 9-İdareciliği Bir işi zamansız yapmak,o işi bozmak, başarısızlığa uğratmak olur.Her şey sırasında ve zamanında yapılmalıdır. Büyük kararlar vermek kafî değildir.Bu kararları almak ve kesinlikle tatbik etmek lazımdır. M. Kemal’in idareciliğinde bazı temel ilkeler vardır. Bunlar; Gerçekçilik Akılcılık Dürüstlük ve Ülke çıkarlarını ön plana çıkarmaktır.

49 KUVA-İ MİLLİYE VE ÖZELLİKLERİ
İlk olarak Yunan işgaline karşı Batı Anadolu’da kuruldu Kuvay -i Milliye birlikleri vatanını seven ,esir yaşamayı hazmedemeyen Türk halkı tarafından kurulmuştur. Ulusal bilinci uyandırmışlardır. Yaptıkları çete savaşları ile düzenli ordu kuruluncaya kadar düşmanı oyalamayı başarmışlardır. TBMM ye karşı çıkan ayaklanmaları bastırmada büyük yararlılıklar gösterdiler. Önceleri bölgesel olarak kurulan bu birlikler Sivas Kongresinden sonra bütün vatanı kurtarmak için mücadele ettiler. Kuvay -i Milliye birlikleri 8 Ekim 1920 de kaldırılarak yerine düzenli ordu kurulmuştur.

50 Kuvay -i Milliye Birliklerinin kaldırılma nedenleri
Belli bir merkezden yönetilmemeleri Askerlik tekniğini yeterince bilmemeleri Düzenli düşman birliklerini durduracak güçten yoksun olmaları Halktan zorla para ve mal toplamaları Suçlu gördükleri kişileri kendilerine göre yargılayarak cezalandırmaları etkili olmuştur.

51 M. KEMAL’İN SAMSUNA ÇIKIŞI
Mondros ateşkes antlaşmasından sonra Suriye cephesinden İstanbul’a çağrılıp harbiye nezareti emrine girdi. M. Kemal pek çok askeri ve sivil devlet adamı ile memleketin durumunu görüşmüştür. Ülkenin kurtuluşunun ancak Anadolu’da örgütlenme ile olabileceğine inanmıştır. M. Kemal 15 Mayıs 1919’da İzmir’in Yunanlılar tarafından işgal edilmesinden sonra 16 Mayıs 1919’da Bandırma vapuruyla Samsun’a doğru yola çıkmış ve 19 Mayıs 1919’da Samsun’a gelmiştir.M. Kemal Samsun’a gelirken 9.Ordu Müfettişliği sıfatıyla resmi görevli olarak, Samsun ve çevresindeki Rumlarla Türkler arasındaki çatışmalara son vermek amacıyla Samsun’a gelmiştir.

52 GENELGE ve KONGRELER

53 1-Havza Genelgesi (29 Mayıs 1919)
M. Kemal Havza’ya gelince askeri ve sivil mülki amirlere gönderdiği bildirilerle, İşgallerin protesto edilmesini, Mitingler düzenlenmesini , Ülkemizin içinde bulunduğu durumun millete anlatılmasını , İstanbul hükümetine protesto telgraflarının çekilmesini istemiştir

54 2-Amasya Genelgesi (22Haziran 1919)
M. Kemal Rauf Orbay Refet Bele Ali Fuat Cebesoy Kazım Karabekir toplantı yaparak , aldıkları kararları genelge olarak yayınlamışlardır.

55 Alınan Kararlar Vatanın ve milletin bağımsızlığının tehlikede olduğu belirtilmiştir. (Gerekçe ve Amaç) Milletin geleceğini ,milletin azim ve kararı kurtaracaktır denildi. (Yöntem) Osmanlı hükümetinin görevini yapmadığı ve bu durumun milletimizi yok saydığı belirtilmiştir. (İstanbul hükümetinin görevini yerine getiremediği) Milletimizin sesini dünyaya duyuracak her türlü etki ve denetimden uzak milli bir kurulun kurulması gerektiği belirtilmiştir. Bu nedenle seçimlerin yapıldığı yerlerde seçilen kişiler, seçimlerin yapılamadığı yerlerde ise halkın güvenini kazanmış 3 delege Sivas’a gelerek toplanılması gerektiği belirtilmiştir. Doğu illeri adına Erzurum’da bir kongre toplanacak

56 Amasya Genelgesinin Önemi
İlk defa kurtuluş savaşının mücadele safhası başlamıştır. İlk defa kurtuluş savaşının gerekçesi , yöntemi ve amacı belirtilmiştir.(1ve 2 Maddeler) İlk defa millet egemenliğine dayanan yönetimden bahsedilmiştir. İlk defa milli bir kurulun oluşturulmasından bahsedilmiştir. İlk defa İstanbul hükümetinin görevini yerine getiremediğinden bahsedilmiştir. (3 Madde) İlk defa Erzurum ve Sivas Kongrelerinin toplanmasına karar verilmiştir. NOT:M. Kemal Amasya Genelgesi’nden sonra 8 Temmuz 1919’da padişaha yolladığı bir telgrafla resmi göreviyle birlikte askerlik görevinden de istifa ettiğini açıklamıştır. ”İstanbul Anadolu’ya hakim değil, tabî olmak zorundadır” demiştir.

57 3-Erzurum Kongresi (23 Temmuz 1919)
Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin girişimleriyle bölgedeki Ermeni tehlikesine karşı toplanmıştır. Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür asla parçalamaz olduğu belirtildi.(Misak -ı Milli’de aynen yer aldı.) İlk defa hükümet kurulmasından bahsedilmiş ve ilk defa 9 kişilik Temsil Heyeti seçilmiştir. İlk defa manda ve himaye reddedilmiştir. Milli Meclisin derhal toplanması ve hükümetin meclisin denetimine girmesi kararlaştırıldı.( Mebusan Meclisi) Kuva -yi Milliyeyi etken ve milli iradeyi hakim kılmak esastır. Erzurum kongresi bölgesel olarak toplanmış fakat aldığı kararlar tüm yurdu ilgilendirdiği için milli bir kongredir.

58 4-Balıkesir ve Alaşehir Kongreleri (25 Temmuz-16 Ağustos 1919)
Batı Anadolu’da yunan işgalinden kurtarmak ve Batı cephesini oluşturmak için bölgesel kurtuluşu hedefleyen kongrelerdir. Bu kongrelerde Padişah ve İstanbul hükümetine karşı bir tutum alınmamıştır.

59 5-Sivas Kongresi’nin Önemi ( 4-11 Eylül 1919)
Ülke genelindeki milli cemiyetler “ Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” adıyla birleştirildi.(ulusal güçler tek elde toplandı.) Manda ve himaye fikri kesin olarak reddedildi. (Amerikan Mandası) İrade-i Milliye adıyla bir gazete çıkarıldı. Temsil heyeti 15 kişiye çıkarılmıştır. Her yönüyle ulusal bir kongredir. Ali Fuat Cebesoy Batı Anadolu Kuva-i Milliye Komutanlığına atanmıştır.(Temsil heyeti ilk kez yürütme yetkisini kullanmıştır.) NOT :Damat Ferit paşa hükümeti istifa ederek yerine Ali Rıza Paşa hükümeti kurulmuştur

60 Amasya Görüşmelerinin Önemi (20-22Ekim 1919)
Osmanlı Hükümetinden Bahriye Nazırı Salih Paşa ile M. Kemal arasında görüşmeler olmuştur. Anadolu ile ilişkilerin devam etmesi amacıyla yapıldı. Görüşmelerde alınan kararlardan sadece Osmanlı Mebusan Meclisi’nin açılmasıyla ilgili madde Osmanlı hükümeti tarafından kabul edilmiştir. Önemi : İstanbul Hükümeti , Temsil Heyetiyle görüşmek üzere bir temsilcisini Amasya’ya göndermekle Temsil Heyetini hukuki olarak (Resmen ) tanımıştır.

61 Misak-ı Milli’nin İlanı (28 Ocak 1920)
Amasya Görüşmeleri’nde alınan kararla yurdun her tarafında seçimler yapılarak Mebuslar Meclisinin açılmasına zemin hazırlanmıştır.M. Kemal Erzurum milletvekili seçildi. Meclisin İstanbul’da açılmasına karar verilince M. Kemal İstanbul’a gitmemiştir.(Güvenlik nedeniyle) Fakat onun düşüncelerini temsil eden Felah-ı vatan adıyla bir grup kurulmuştur.Bu grup hazırladığı Misak-ı Milli’yi son Osmanlı Mebusan Meclisine kabul ettirmiştir. (28 Ocak 1920)

62 Misak-ı Millide Alınan Kararlar:
Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandığında Türk askerlerinin elinde bulunan topraklar bir bütündür, parçalanamaz Arap topraklarının, Batı Trakya’nın ve Kars,Ardahan ve Batum’un geleceği halk oylamasıyla belirlenecek. Osmanlı’nın merkezi ve Marmara Denizi’nin güvenliği sağlanırsa boğazlar dünya ticaretine açılacak. İçimizdeki azınlıklara komşu ülkelerdeki Müslüman halka tanınan haklardan fazlası tanınamaz. Tam bağımsızlığımızı ve ekonomik gelişmemizi engelleyen sınırlamalar ve kapitülasyonlar kesinlikle kabul edilemez.

63 MİSAK-I MİLLİNİN ÖNEMİ
Misak-ı Milli ile Türk vatanının sınırları çizilmiştir. Misak-ı Milli’nin ilanı İstanbul’un işgaline neden olmuştur. İstanbul 16 Mart 1920’de itilaf devletleri tarafından resmen işgal edilmiştir. Mebusan Meclisi dağıtılmıştır. Bazı milletvekilleri Malta adasına sürgüne gönderilmiştir.Bazıları Ankara’ya kaçmıştır. İstanbul’un işgali TBMM’nin Ankara’da açılmasına zemin hazırlanmıştır

64 T.B.M.M’NİN AÇILMASI (23 NİSAN 1920)
M. Kemal 19 Mart 1920’de bir genelge yayınlayarak Ankara’da olağanüstü yetkilere sahip bir meclisin açılması gerektiğini Bunun için hemen seçimlerin yapılmasını, her sancaktan 5 kişinin seçilmesini ve bu seçilenlerin 15 gün içinde Ankara’ya gelmelerini istedi. Ayrıca İtilaf Devletleri tarafından dağıtılan Osmanlı Mebuslar Meclisi üyelerini de kaçabilirlerse gelmelerini istedi. Nihayet bütün hazırlıklar tamamlandıktan sonra 23 Nisan 1920’de T.B.M.M açıldı.

65 İlk T.B.M.M’ nin Özellikleri
Güçler birliği ilkesi benimsenmiştir. (yasama ,yürütme ,yargı güçlerinin mecliste toplanması) Amaç :Böylece çabuk ve uygulanabilir kararların alınması sağlanmıştır. Nedeni :Ülkemizin işgal altında olmasıdır Egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğu ve meclisin üstünde bir gücün olmadığı belirtilmiştir. Meclisin başkanı aynı zamanda hükümetinde başkanıdır. Padişah ve halifenin yeri meclisin alacağı kararla belli olacaktır. (Halkın tepkisini çekmek istememiştir.)

66 İlk Anayasa 1921 Anayasası ( Teşkilat-ı Esasiye) (20 Ocak 1921)
Kurtuluş savaşının devam ettiği günlerde kabul edilmiştir. Bu anayasa ile Türk tarihinde ilk kez egemenlik ulusa verilmiştir. Güçler birliği prensibi benimsenmiştir.(Yasama, yargı, yürütme meclis tarafından yapılıyor.) Yeni Türk Devletinin hukuki ve siyasal belgesi olmuştur. Anayasaya göre meclis başkanı hükümetin de başkanı olmakla “Meclis Hükümeti Sistemi” benimsenmiştir. NOT: Cumhuriyetin ilanıyla “Meclis Hükümeti Sistemi” terk edilerek “Kabine Sistemi” ne geçilmiştir.

67 İlk T.B.M.M’ ne Karşı Çıkan Ayaklanmalar
Ayaklanmaların çıkmasında; Bazı çıkar sahiplerinin halkı kışkırtması, Azınlıkların devlet kurmak istemesi, İstanbul hükümetinin M. Kemal aleyhinde bildiriyi Anadolu’da halka dağıtması, Düzenli ordu kurulması sırasında bazı Kuva-yi Milliyecilerin orduya katılmak istememesi, M. Kemal’in idam cezasına çarptırılmış olması T.B.M.M’ ne karşı ayaklanmaların çıkmasında etkili olmuştur.

68 İstanbul Hükümeti ve İngilizler Tarafından Desteklenen Ayaklanmalar
Anzavur , Kuva-yi İnzibatiye, Bolu-Düzce-Hendek ve Adapazarı Yozgat (Çapanoğlu) Konya , Afyon , Milli Aşireti ayaklanmaları.

69 Azınlıkları Çıkardığı Ayaklanmalar:
Rum Pontus Ermeni ayaklanmaları

70 Kuva-yi Milliye Taraftarlarının Çıkardığı Ayaklanmalar
Demirci Mehmet Efe Çerkez Ethem ayaklanmaları

71 Ayaklanmaların sonuçları
Ulusal mücadelenin sonucuna ulaşılması gecikti. Düzenli ordunun kurulması gecikti. Yurtta maddi ve manevi kayıplara neden oldu TBMM nin ayaklanmaları bastırması ile otoritesi arttı. Kardeş katline neden oldu.

72 T.B.M.M’ nin Ayaklanmalara Karşı Aldığı Tedbirler
29 Nisan 1920’de Hıyanet-i Vataniye Kanunu çıkarıldı. 11 Eylül 1920’de İstiklal Mahkemeleri kurularak isyancılar sert bir şekilde cezalandırıldı. İstanbul hükümetinin olumsuz propagandalarına karşı halkı doğru bilgilendirmek için Anadolu Ajansı kuruldu. Damat Ferit hükümetinin Anadolu hareketi aleyhine yaptırdığı fetvalara karşı Ankara müftüsü Rıfat Börekçi fetva yayınlayarak Anadolu’daki mücadelenin haklılığı tüm yurda ilan edilmiştir. Düzenli ordunun kurulması ile Kuvay-i milliye birlikleri kaldırıldı.

73 KURTULUŞ SAVAŞININ BAŞLAMASI

74 Sevr Antlaşması (10 Ağustos 1920)
I.Dünya savaşı bittiğinde itilaf devletleri diğer devletlerle barış antlaşmalarını hemen imzalamalarına rağmen Osmanlı Devleti’ni nasıl paylaşacaklarına karar veremedikleri için kesin barışı geciktirdiler. 10 Ağustos 1920’de Osmanlı Devleti adına Dar-ı Şura-yı Saltanat (Mebuslar Meclisi dağıtıldığı için) Sevr Antlaşması’nı imzalamıştır.

75 Bu antlaşmaya göre; İstanbul Osmanlıya verilecek ancak şartlara uyulmazsa işgal edilecek. Boğazlar savaş ve barışta açık olacak ve Boğazlar Komisyonu tarafından yönetilecek. Doğu Anadolu’da bir Ermeni Devleti , Suriye ile Irak arasında bir Kürt Devleti kurulacak. Trakya ve Batı Anadolu YUNANİSTAN’A , Irak ve Arabistan İNGİLTEREYE, Konya, Antalya ve Muğla tarafları (GB. Anadolu) İTALYA’YA , Adana-Malatya-Sivas ve Suriye arası (Güney illeri) FRANSA’YA verilecek. Azınlıklara sınırsız haklar verilecek. Kapitülasyonların her türlüsü devam edilecek ve bütün ülkeler faydalanacak.

76 Anlaşmanın Önemi; Bu antlaşma ile Osmanlı Devleti yok sayılmıştır.
İtilaf Devletleri Osmanlı Devletini aralarında paylaşmışlardır. İtilaf Devletleri Son Osmanlı Mebuslar Meclisini dağıttıkları için bu antlaşma meclis tarafından onaylanmadığından hiçbir hukuki geçerliliği yoktur. Ölü doğmuş bir anlaşmadır. Uygulanamayan bir antlaşma olması yönüyle 1878 Ayestefanos Antlaşmasına benzerlik gösterir. Türk halkının ulusal mücadele azmini artırmıştır.TBMM aldığı kararla anlaşmayı imzalayan,onaylayan ve kabul eden herkesi vatan haini ilan etmiştir. Osmanlıcılık,Ümmetçilik,ve Turancılık ideolojileri resmen iflas etmiştir.

77 Düzenli Ordu Ne Zaman Kurulmuştur
M. Kemal’in önerileri doğrultusunda T.B.M.M Hükümeti düzenli ordu kurma kararına vardı. Kuva-yi Milliye birliklerinin tek çatı altında toplanması kararlaştırılmıştır. Çerkez Ethem ve Demirci Mehmet Efe etkilerinin azalmasından çekindikleri için düzenli orduya katılmayarak isyan ettiler. 8 Ekim 1920’de ülkenin her tarafından gelen Kuva-yi Milliye birliklerinin katılımıyla düzenli ordu kurulmuştur. Batı cephesi komutanlığına İsmet Paşa (İnönü) getirildi.

78 KURTULUŞ SAVAŞINDA CEPHELER

79 1-Doğu Cephesi Doğu cephesinde Ermenilerle savaşılmıştır.
Ermeniler Sevr antlaşmasına dayanarak Doğu Anadolu’da bir Ermeni Devleti kurmak istiyorlardı ve Türklere saldırıyorlardı . T.B.M.M 15.Kolordu komutanı Kazım Karabekir Paşa’yı Doğu cephesi komutanlığına atadı. Yapılan savaşlarla Doğu Anadolu Ermenilerden kurtuldu. Ermenilerle Gümrü Antlaşması (3Aralık 1920) imzalandı.

80 Gümrü Antlaşması’nın Önemi (3 Aralık1920)
T.B.M.M ’ nin uluslar arası alanda kazandığı ilk siyasi ve askeri başarıdır. İlk kez Gümrü antlaşmasıyla belirlenen doğu sınırımız , Moskova ve Kars antlaşmalarıyla son şeklini almıştır. Ermeniler barış imzalamakla ilk kez Sevr antlaşmasının geçersizliği onaylamış oldular. Ermeni sorunu çözüme kavuşturuldu.

81 2-Güney Cephesi’nin Önemi
Mondros antlaşmasından sonra Adana,Maraş, Antep ve Urfa İlk defa İngilizler tarafından işgal edildi. Çukurova’nın verimli toprakları buranın ilgi alanı olmasına neden oldu.İngilizler işgallerin geçici olduğunu söylemesine rağmen direniş cemiyetleri kuruldu. İngilizler Fransızlarla yaptıkları anlaşma ile buraları Fransızlara bıraktı. Fransızlar hem kendileri yerleşiyor hem de Ermenileri teşkilatlandırıyordu. Halk üstün bir cesaret ile savaşmaya başladı. Sivas kongresinde bu bölgede kuva-i milliye kurulmasına karar verildi.Halk bütün gücüyle kuva-i milliyenin yanında yer aldı. Güney Cephesi’nde düşmana karşı Kuva-yi Milliye birlikleriyle karşı konulmuştur. Düzenli ordu savaşmamıştır. Güney Cephesi’ndeki savaşlar Sakarya Savaşı’ndan sonra Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması (20 Ekim 1921) ile sona erdi. Böylece Hatay hariç Suriye sınırı belirlenmiştir.

82 Güneybatıda yer alan İtalyanlara karşı direniş olmamıştır.
Nedeni; İtalyanların Ege bölgesini Yunanlılara kaptırmalarıdır. Aramızda çatışma olmadan sorun çözüme kavuşturulmuştur.

83 3-BATI CEPHESİ

84 A- I. İnönü Savaşı’nın Önemi (6-10 Ocak 1921)
Düzenli ordunun Batı Cephesi’nde Yunanlılara karşı kazandığı ilk zaferdir. İsmet Paşa Albaylıktan Generalliğe terfi etti. Çerkez Ethem isyanı bu zaferden sonra bastırıldı. 20 Ocak 1921’de ilk anayasa ( Teşkilat-ı Esasiye) ilan edildi. 12 Mart 1921’de İstiklal Marşımız kabul edildi. Londra Konferansı yapıldı.(21 Şubat 1921) Sovyet Rusya ile Moskova Antlaşması imzalandı.(16 Mart 1921)

85 a-)Londra Konferansı’nın Önemi (21 Şubat-12 Mart 1921)
İtilaf Devletleri Sevr Antlaşmasını yumuşatarak T.B.M.M kabul ettirmek için konferansı toplamışlardır. İstanbul hükümeti adına Tevfik Paşa, T.B.M.M adına Bekir Sami Bey konferansa katılmıştır. İtilaf devletleri her iki hükümeti de çağırıp aralarında ikilik (anlaşmazlık) çıkarıp amaçlarına ulaşmak istemişlerdir. İtilaf Devletleri T.B.M.M’ni konferansa çağırmakla , T.B.M.M ’nin varlığını ilk kez hukuki olarak tanımıştır.

86 b-)Moskova Antlaşması’nın Önemi ( 16 Mart 1921)
Rusya, Misak-ı Milliyi ve Türk Devletini tanıyan ilk Avrupa ülkesi olmuştur. Kars, Ardahan Türkiye’de kaldı.Batum ise Gürcistan’a verilmiştir. Batum ’un elimizden çıkmasıyla Misak-ı Milli’den ilk taviz verilmiştir.

87 B- II. İnönü Savaşı’nın Önemi (23 Mart-1 Nisan 1921)
Batı Cephesi’nde Yunanlılara karşı kazanılan ikinci zaferdir. İtalya, bu zaferden sonra Antalya ve Muğla’dan çekilmeye başladılar. Fransızlar, anlaşmak için Ankara’ya temsilci gönderdiler.

88 C- Kütahya-Eskişehir Savaşlarının Önemi ( 10-24 Temmuz 1921)
Ordumuz İtilaf Devletleri’nden yardım alan Yunanlılar karşısında başarısız olarak Sakarya Irmağı’nın doğusuna kadar gerilemiştir. Böylece 1683 II.Viyana kuşatmasından itibaren devam eden geri çekilme Sakarya Irmağı’nın doğusuna kadar devam etmiştir. Bu yenilgiden sonra 5 Ağustos 1921’de M. Kemal’e başkomutanlık verildi. Ayrıca meclisin 3 aylığına tüm yetkileri M. Kemal’e verildi. M. Kemal ilk olarak Tekalif-i Milliye Emirlerini 8 Ağustos 1921’de ilan ederek Sakarya Savaşı için halktan yardım toplamıştır. Yenilgi sayılabilecek tek savaşımızdır.

89 D-Sakarya Meydan Savaşı’nın Önemi (23 Ağustos-13 Eylül 1921)
1683 Viyana bozgunundan itibaren devam eden geri çekilme sona erdi. Karşı taarruza geçildi. T.B.M.M büyük bir zafer kazandı.Yunan ordusunun taarruz gücü kırıldı. Yunanlılar savunmaya geçti. T.B.M.M M. Kemal ’e Mareşallik ve Gazilik unvanı verdi. (19 Eylül 1921) Kafkas Cumhuriyetleri ile Kars Antlaşması imzalandı. (13 Ekim 1921) Fransızlarla Ankara Antlaşması imzalandı.(20 Ekim 1921) İtilaf Devletleri barış teklifinde bulundular.

90 a-)Kars Antlaşması’nın Önemi ( 13 Ekim 1921)
Ermenistan, Azerbaycan ve Gürcistan ile yapılmıştır. Kars Antlaşması ile doğu sınırlarımız kesinlik kazanmıştır.

91 b-).Ankara Antlaşması’nın Önemi (20 Ekim 1921)
Hatay dışında Suriye sınırı çizildi. Fransa, Yeni Türk Devleti’ni resmen tanıdı. Fransızlar, Misak-ı Milliyi tanıyan ilk İtilaf Devleti oldular.

92 E-Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi 26Ağus-18 Eylül 1922)
Milli mücadelenin silahlı mücadelesi başarıya ulaştı. Yunan işgali sona erdi. Yunanlılar Ege Denizi’ne döküldü. Afyon,Uşak,Kütahya, Manisa, Balıkesir,Aydın,İzmir ve Bursa Yunan işgalinden kurtuldu. Malazgirt Savaşı Anadolu’nun kapılarını Türklere açmış, Miryakefalon Türk yurdu olduğunu belgelemiş, Başkomutanlık Meydan Muharebesi ise Anadolu’nun sonsuza kadar Türk yurdu olarak kalacağını ispatlamıştır

93 F-Mudanya Ateşkes Antlaşması’nın Önemi (11 Ekim 1922)
Toplantıya İngiltere,Fransa ve İtalya katılmış, Yunanlılar bir gemide sonucu beklediler. Türkiye adına İsmet paşa katıldı. Türkiye ile Yunanistan arasındaki silahlı mücadele sona erdi. Yunanlılar 15 gün içerisinde Doğu Trakya’yı Meriç Irmağı’nın sol kıyısına kadar ,terk edecek. İstanbul ve Boğazlar T.B.M.M ‘ne bırakıldı. Böylece savaşmadan İstanbul , Boğazlar ve Doğu Trakya’yı kurtarmış olduk. Kurtuluş Savaşı’nın silahlı safhası bitmiş, diplomatik safhası başlamıştır. Osmanlı Devleti’nin merkezi İstanbul T.B.M.M ’ne bırakılmakla, Osmanlı Devleti hukuken sona erdi.

94 LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI ( 24 TEMMUZ 1924)

95 A-KATILAN DEVLETLER Konferansa, İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Yugoslavya katılmıştır. **Boğazlarla ilgili madde görüşülürken Bulgaristan ve Rusya’da katılmıştır. A.B.D ise gözlemci olarak katılmıştır. **T.B.M.M ’yi İsmet Paşa temsil etmiştir.

96 B-KARARLAR Yunanistan’la olan sınırımız Mudanya Ateşkes’te belirtildiği gibi olacak.Meriç nehri sınır olacak. Ege adalarından, on iki ada İtalya’ya , Gökçeada ve Bozcaada ( Çanakkale Boğazının korunması için) Türkiye’ye , diğer adalar Yunanistan’a verildi. Savaş tazminatı olarak, Yunanistan Karaağaç’ı Türkiye’ye bıraktı. Kapitülasyonlar kaldırıldı. Boğazlardan barış zamanı askeri olmayan gemiler geçebilecek. Savaş zamanı Türkiye savaşta yer alırsa , boğazlar üzerinde istediğini yapma hakkına sahiptir.Ancak Türkiye’nin başkanlığını yaptığı bir “Boğazlar Komisyonu” boğazlardan geçişi kontrol edecek. Suriye sınırı, 16 Mart 1921’ Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşmasıyla belirtildiği gibi olacak. Irak sınırı ve Musul sorunu ,İngiltere ve Türkiye arasında görüşüldükten sonra halledilecek. Osmanlı dış borçlarının, Osmanlı’dan ayrılan devletlere paylaştırılarak ödenmesine karar verildi. Yabancı okulların, Türkiye’nin koyacağı kurallar çerçevesinde faaliyete devam etmesi kararlaştırıldı. Ortodoks Patrikhanesi, İstanbul’da kalacak ancak siyasi faaliyette bulunmayacak.

97 Lozan’dan Kalan Problemler ve Lozan Antlaşması’nın Türk Tarihi Açısından Önemi
İtilaf Devletleri bu antlaşmayla Misak-ı Milliyi ve Yeni Türk Devletinin bağımsızlığını tanımıştır. Boğazlar Komisyonu’nun kalması milli egemenliğimizi sınırlamıştır. Boğazlar sorunu kalmıştır. Musul alınamamış ve Irak sınırı kesinlik kazanmamıştır .Musul sorunu kalmıştır.

98 INKILAPLAR

99 A-Siyasal Alanda Yapılan İnkılaplar
Saltanatın kaldırılması ( 1 Kasım 1922) Ankara’nın başkent olması (13 Ekim) Cumhuriyetin ilanı (29 Ekim 1923) Halifeliğin kaldırılması (3 Mart 1924) Siyasi Partiler kuruldu.

100 1-Saltanatın kaldırılması (1 Kasım 1922)
Osmanlı saltanatı sona erdi TBMM ülkenin tek temsilcisi haline geldi Laikliğe geçişin ilk aşaması gerçekleşti İtilaf devletlerinin ikilik çıkarma planları sona erdi Cumhuriyetin ilanı için zemin hazırlandı Demokratikleşme yolunda önemli bir adım atıldı.

101 2-Cumhuriyetin ilanı (29 Ekim 1923)
Devletin ve rejimin adı belirlendi M. Kemal ilk cumhurbaşkanı seçildi.İlk başbakan İsmet İnönü, TBMM başkanı Fethi Bey seçildi. Cumhurbaşkanının belirlenmesiyle devlet başkanı sorunu çözüldü Meclis hükümeti yerine kabine sistemine geçilerek hükümet krizi çözüldü.

102 3-Halifeliğin kaldırılması (3 Mart 1924)
Laikliğe geçişin önemli bir aşaması gerçekleşti İnkılapların önü açıldı Ümmetçilik anlayışı sona erdi, ulusal egemenlik pekişti.

103 4-Türkiye’nin Yeniden Teşkilatlandırılması Ve Ankara’nın Başkent Olması:
Ankara’nın Başkent olma nedenleri Türkiye’nin orta kesiminde bulunan Ankara’nın askeri ve siyasi yönden güvenli bir konumda bulunması Ankara’nın ülkenin her tarafıyla ulaşım ve haberleşme imkanlarına sahip olması Ülkenin her köşesine hizmet götürmeye elverişli bir konumda bulunması TBMM’nin Ankara’da açılması ve kurtuluş savaşının idari merkezi olması etkili olan nedenlerdir.

104 BİRİM YÖNETİCİ İL VALİ İLÇE KAYMAKAM BUCAK BUCAK MÜDÜRÜ
1924 anayasasında 89. ve 105 maddelerine göre ülke büyükten küçüğe doğru şu şekilde teşkilatlandırılmıştır. BİRİM YÖNETİCİ İL VALİ İLÇE KAYMAKAM BUCAK BUCAK MÜDÜRÜ KÖY KÖY MUHTARI

105 Çok Partili Rejim Denemeleri

106 a-Cumhuriyet Halk Fırkası
Meclis içinde farklı düşünenler çeşitli gruplar kurdular.(Halk Zümresi ve Islahat grubu,tesanüt (Dayanışma) grubu,İstiklal grubu) M. Kemal Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Grubunu kurdu. Bu grup 9 Eylül 1923’te Halk Fırkası adını aldı. Cumhuriyetin ilanından sonra Cumhuriyet Halk Fırkası adını aldı. Böylece Cumhuriyet tarihinin ilk siyasi partisi kuruldu. Ekonomide Devletçiliği savunmuştur.

107 b-Terakkiperver(ilerici) Cumhuriyet Fırkası(17 kasım 1924)
Kurucusu: Kazım Karabekir İkinci Başkan: Rauf Orbay Genel Sekreter: Ali Fuat Cebesoy İlk Şube: Urfa Liberalizmi (Serbest Piyasa Ekonomisi) savunuyordu. İnkılaplara karşı olanlar partide toplanmaya başladı. Doğu illerinde Şeyh Sait isyanı çıktı. Bazı partililerinde ayaklanmada rolü olduğu anlaşılınca parti 3 Haziran 1925’te hükümet tarafından kapatıldı. Cumhuriyet tarihinin ilk muhalefet partisidir.

108 ŞEYH SAİT İSYANI- 13 ŞUBAT 1925
SEBEP(GÖRÜNÜRDEKİ): HALİFELİĞİN KALDIRILMASI SEBEP(GERÇEK): MUSUL SORUNU 4 MART 1925’DE TAKRİR-İ SÜKUN KANUNU ÇIKARILDI. DÖRT YIL YÜRÜRLÜKTE KALACAK BU KANUNLA HER TÜRLÜ İRTİCA, İSYAN, ÜLKENİN HUZUR VE GÜVENİNİ BOZACAK HER TÜRLÜ GİRİŞİM YASAKLANDI. İSYAN 31 MAYIS 1925 TARİHİNDE BASTIRILDI.

109 MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’E SUİKAST GİRİŞİMİ
Kurulan İstiklal Mahkemeleri suçluları idama mahkum etmiştir.Ziya Hurşit, Laz İsmail, Gürcü Yusuf, Çopur Hilmi, Şükrü Bey, İsmail Canpolat ile birlikte onüç kişi idam edilmiştir.

110 “BENİM NAÇİZ VÜCUDUM BİR GÜN ELBET TOPRAK OLACAKTIR
“BENİM NAÇİZ VÜCUDUM BİR GÜN ELBET TOPRAK OLACAKTIR. FAKAT TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLELEBET PAYİDAR KALACAKTIR” MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

111 c-Serbest Cumhuriyet Fırkası:
Fethi Bey tarafından kuruldu. Laiklik ve Cumhuriyet karşıtlarının partiye dolmasıyla Refet bey tarafından kapatıldı. Böylece Atatürk döneminde çok partili rejim denemeleri sona erdi. Menemen olayının çıkması partinin kapatılmasının yerinde olduğunu göstermiştir.

112 M. Kemal’e Suikast Girişimi
Terakkiperver Cumhuriyet fırkasının kapatılıp Şeyh Sait isyanının bastırılmasından sonra Cumhuriyete karşı olanlar M. Kemal’e İzmir gezisinde suikast yapmayı düşündüler. M. Kemal’in İzmir’e bir gün gecikmeli gelmesi olayın ortaya çıkmasına neden oldu.(14 Haziran 1926) Cinayet şebekesini yunan adalarına kaçıracak olan kişi durumu İzmir valisine haber verdi. Suikast yapacak olanlar silahlarıyla birlikte ele geçirildi. İstiklal mahkemelerinde yargılanarak gerekli cezaya çarptırıldılar. M. Kemal yayınladığı bir bildiride ‘Benim naçiz vücudum bir gün toprak olacaktır.Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır’ diyerek cumhuriyet rejiminin ölümsüzlüğünü dile getirmiştir.

113 Menemen Olayı(23 Aralık 1930- 8 Mart 1931)
Derviş Mehmet adında tarikat mensubu çıkardı. Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay’ın başının kesilmesiyle devam eden olaylar askerler tarafından bastırılıp isyancılar idam edildi. Laik hukuk düzenine ve Cumhuriyete karşı çıkarılan gerici bir isyandır.

114 Bu olayın ardından Manisa ve Balıkesir Merkez ilçelerinde bir ay süre ile sıkıyönetim ilan edildi.
SIKIYÖNETİM KOMUTANI: ORGENERAL FAHRETTİN ALTAY SIKIÖNETİM MAHKEMESİ BAŞKANI: TUĞGENERAL MUSTAFA MUĞLALI

115 ASTEĞMEN MUSTAFA FEHMİ KUBİLAY

116 1921 ANAYASASI-TEŞKİLAT-I ESASİYE
1921 Anayasası’nın Esasları 1. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. 2. Yasama, yürütme ve yargı güçleri Meclis’e aittir (Güçler Birliği). 3. Din ve şeriat işlerini yürütmek TBMM’nin görevidir (ilk anayasa laik değildir). 4. Padişah ve halifenin geleceği meclisin vereceği karara göre olacaktı. Amaç, padişah ve hilafet yanlıları arasında ikilik çıkarmamaktı.

117 En kısa anayasadır. Olağanüstü bir anayasadır En kısa süre yürürlükte kalan anayasadır. Teşkilat-ı Esasiye’nin en önemli eksikliği, vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini ve yargı işlerini düzenlememesiydi. Bu eksiklik unutulan veya ihmal edilmiş bir konu değildi. Şartların ağırlığı böyle bir eksikliğe neden olmuştur.

118 1924 ANAYASASI(10 NİSAN 1924) 1924 Anayasasının Bazı Maddeleri Şunlardır: •   Devletin yönetim şekli cumhuriyettir.(1. MADDE) •   Devletin dini İslam dili Türkçe başkenti Ankara’dır.(2.MADDE) Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.( 3.MADDE) •   Yasama Yürütme ve Yargı yetkileri TBMM’ye aittir.(GÜÇLER BİRLİĞİ) •   TBMM üyeleri dört yılda bir seçilir. Seçme yaşı 18 seçilme yaşı 30’dur. •   Cumhurbaşkanı meclis içinden ve meclis tarafından 4 yıl için seçilir. Cumhurbaşkanı seçilen kişi tekrar seçilebilir. •   Seçme seçilme hakkı sadece erkeklere aittir. •   Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları kanun önünde eşittir.

119 Meclis hükümeti sisteminin yerini kabine sistemi almıştır
*Meclis hükümeti sisteminin yerini kabine sistemi almıştır. *105 maddeden oluşmaktaydı. *En fazla değişiklik yapılan anayasadır. DEĞİŞİKLİKLER *1928’de “Devletin dini İslamdır” maddesi çıkarıldı. *Seçmen yaşı 22’ye çıkarıldı.(1934) *Kadınlara seçme ve seçilme hakkı verildi. *1937’de Atatürk ilkeleri anayasaya girdi.

120 1961 ANAYASASI Kuvvetler ayrılığı prensibi getirildi.
İki meclisli parlamento ( millet meclisi ve Cumhuriyet Senatosu) sistemini kabul etmiştir. Kuvvetler ayrılığı prensibi getirildi. Yürütme organı Cumhurbaşkanı ve Bakanlar kurulundan oluşuyordu. Meclis yasaların kabulünde son söze sahiptir. Hukuk devleti ilkesi benimsenmiştir. Sosyal Devlet anlayışı benimsenmiştir. Temel hak ve hürriyetlerle ilgili geniş düzenlemelere yer verilmiştir. Temel hak ve hürriyetlerin hangi hallerde sınırlandırılacağı belirtilmiştir. Üniversitelere TRT’ye özerk statü tanındı.  Anayasa mahkemesi kuruldu DPT (Devlet Planlama Teşkilatı) kuruldu.

121 1982 ANAYASASI Madde 1: Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
Madde 2: Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma be adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Madde 3: Türkiye Devleti, ülkesi ve milliyetiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı şeklinde belirtilen beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Milli marşı “ istiklal marşı“dır. Başkenti Ankara’dır. Madde 4: Anayasanın 1.maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hükümle, 2. maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3. maddesindeki hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez

122 Kazuistik yöntem: 1982 Anayasası, devletin temel kuruluşunu ve temel hakları ana hatlarıyla belirleyen bir “çerçeve anayasa”, değil her şeyi her ayrıntısına kadar düzenlemek isteyen bir “düzenleyici anayasa”dır. Diğer bir ifadeyle “kazuistik yöntem” ile hazırlanmış bir anayasadır.

123 Katılık: 1982 Anayasası değiştirilmesi zor olan katı ve sert bir anayasadır Anayasası 1961 Anayasasına oranla daha katı bir anayasadır Anayasasında değiştirilmesi yasak olan maddelerin sayısı arttırılmıştır Anayasasının maddelerin değiştirilmesinde 1961 Anayasasına oranla daha fazla çoğunluk aranmıştır.

124 Cumhuriyet Senatosu kaldırılmıştır.
TBMM’ye, beş yıl için Cumhurbaşkanına yedi yıl için seçilme şartı getirildi. Cumhuriyetin nitelikleri, devletin bütünlüğü, bayrak, resmi dil, başkent değişmez hükümdür.

125 B-HUKUK ALANINDA YAPILAN İNKILAPLAR
20 Ocak 1921’de ilk anayasa Teşkilat-ı Esasiye ilan edildi. Cumhuriyetin ilanından sonra 1924 anayasası ilan edildi. 17 Şubat 1926’da Medeni Kanun ilan edildi. İsviçre’den alındı. a) Birden fazla kadınla evlenme yasaklandı. b) Mirasta ve boşanmada kadın erkek eşitliği geldi. 8 Mayıs 1928’de Borçlar Kanunu –İsviçre’den 10 Mayıs 1928’de Ticaret Kanunu-- Almanya’dan 1Temmuz 1928’de Ceza Kanunu – İtalya’dan alınarak ilan edildi.

126 KADINLARA SİYASİ HAKLARIN TANINMASI
1930 yılında Belediye seçimlerine katılma hakkı 1933 yılında Muhtar ve aza seçimlerine katılma hakkı 1934 yılında Milletvekili seçme ve seçilme hakkı verilmiştir. NOT: KADINLARA SİYASİ HAKLARIN VERİLMESİ KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİNİ SAĞLADIĞI İÇİN HALKÇILIK, MİLLİ EGEMENLİĞİN TAM ANLAMIYLA GERÇEKLEŞTİRİLMESİ BAKIMINDAN CUMHURİYETÇİLİK İLKESİ İLE İLGİLİDİR.

127 C-EĞİTİM VE KÜLTÜR ALANINDA YAPILAN İNKILAPLAR
3 Mart 1924’te Tevhid-i Tedrisat Kanunu ilan edildi. Eğitim öğretim laikleştirildi. Bütün okullar Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlandı. Medrese ve okul ikiliğine son verildi 1Kasım 1928’de Latin alfabesi kabul edildi. 15 Nisan 1931’de Türk Tarih Kurumu kuruldu. 12 Temmuz 1932’de Türk Dil Kurumu kuruldu. 1924’te Topkapı Sarayı müze haline getirildi. Aynı yıl Etnoğrafya Müzesi ve Güzel Sanatlar Akademisi açıldı. 1933’te İstanbul Üniversitesi ve Ankara Dil Tarih Coğrafya Fakültesi açıldı. NOT: Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu’nun kurulması Atatürk’ün Milliyetçilik ilkesiyle doğrudan ilgilidir.

128 D-TOPLUMSAL ALANDA YAPILAN İNKILAPLAR
1925’de “Şapka Kanunu “ çıkarıldı. 30 Kasım 1925’de tekke , zaviye ve türbeler çıkarılan bir kanunla kapatıldı. 1925 Yılında Hicri ve Rumi takvimler kaldırılarak Miladi takvim kabul edildi. 1 Ocak 1926’dan itibaren uygulamaya geçildi. Uluslar arası rakamlar kabul edildi. (20 Mayıs 1928) 1931 Yılında bir kanunla Okka ,arşın vb. yöresel ölçü birimleri yerine Kilo, metre ve litre gibi ölçü birimleri kabul edildi. 24 Haziran 1934’te Soyadı Kanunu kabul edildi. 1934 çıkarılan bir kanunla din görevlilerinin dini elbiselerle ibadet yerleri dışında dolaşmaları yasaklandı. En yetkili kişi hariç (Diyanet İşleri Başkanı gibi) 1935 Yılında hafta sonu tatili Cuma’dan Pazar gününe alındı.

129 “Medeni ve milletlerarası kılık bizim için çok özlü milletimiz için yakışır bir kıyafettir. Onu giyineceğiz.ayakta kundura veya fotin, bacakta pantolon,vücutta yelek,gömlek,kravat,yakalık,ceket ve doğal olarak bunların tamamlayanı olmak üzere başta güneş siperli başlık,bunu açıkça söylemek isterim.Bu başlığın adına şapka denir.”

130 "Bazı yerlerde kadınlar görüyorum ki, başına bir bez veya bir peştamal veya buna mümasil bir şeyler atarak yüzünü gözünü gizler ve yanından geçen erkeklere karşı ya arkasını çevirir veya yere oturarak yumulur. Bu tavrın mana ve medlulü nedir? Efendiler medeni bir millet anası , millet kızı bu garip şekle, bu vahşi vaziyete girer mi? Bu hal milleti çok gülünç gösteren bir manzaradır. Derhal tashihi lazımdır."

131 TEKKE,ZAVİYE,TÜRBELERİN KAPATILMASI
"Efendiler ve ey millet; biliniz ki Türkiye Cumhuriyeti, şeyhler, dervişler ve müritler memleketi olamaz En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır (yoludur) "

132 SOYADI KANUNU “Arkadaşlar,Büyük Önderimiz Cumhurreisimizin soyadı için bir kanun teklif ediyoruz.Düşündük ki, soyadı kanunu tatbik olunurken Büyük Önderin taşıyacağı adı tayin etmek Büyük Meclisin borcu ve hakkıdır. Kanunda biz atatürk adını teklif ediyoruz.İnanıyoruz ki; ulusun en değerli varlığı olan cumhurreisimizin adını söylerken derin sevgi ve saygı duygularımızıbirlikte sezmiş olacağız. İnanıyoruz kiatatürk adı ile büyük Türk ulusu en büyük oğluna en büyük, en saygılı hitabını yapmış olacaktır.”

133 E-EKONOMİ ALANINDA YAPILAN İNKILAPLAR

134 Milli Ekonomi Alanında Yenilikler
17 Şubat 1923 ‘de “İzmir İktisat Kongresi” toplandı Milli ekonominin hedefleri belirlendi. a- Yatırım yapacak şirketlere kolaylık sağlanacağı, b- Milli bankanın kurulacağı, c- Demiryolu yapımına önem verileceği, d- Yerli malı kullanımı teşvik edileceği belirtilmiştir. Ayrıca kongrede “Misak-ı İktisadi” (Ekonomi Andı) ilan edildi. Buna göre; ekonomik kararlar uygulanırken ekonomik bağımsızlığın titizlikle korunması kararlaştırıldı. Özel teşebbüsün yetersiz olmasından dolayı 1930’dan itibaren “Devletçi” bir ekonomi politikası uygulanmaya başlanmıştır. 1933 yılında “İlk Beş Yıllık Kalkınma Planı” hazırlandı ve başarıyla uygulandı.

135 1-Tarım Alanında Gelişmeler
Köylünün durumunu düzeltmek için Aşar (Öşür) vergisi 1925’te kaldırıldı. Ziraat Bankasının verdiği kredi artırıldı. Çiftçinin tarımda makine , iyi tohum , gübre ve ilaç kullanımı teşvik edildi. Çiftçiye damızlık hayvan, tohum, fidan , borç para verildi. 1929’da “Tarım Kredi Kooperatifleri” kuruldu.

136 2-Sanayi Alanında Gelişmeler
1925’te “Sanayi ve Maadin Bankası” kuruldu. (Yıpranmış Osmanlı tesislerini tamir etmek için.) 1927’de “Teşvik-i Sanayi Kanunu” çıkarıldı. (Halk sanayiye teşvik edildi, ancak halkın gücü olmadığından “Devletçilik” politikası izlendi.) 1933’te “İlk Beş Yıllık Sanayi Planı” hazırlandı. 1933’te Sümerbank kuruldu. 1938 ‘de “İkinci Beş Yıllık Kalkınma Planı” hazırlandı Ancak 1939’da II.Dünya Savaşı’nın çıkması bu planın uygulanmasına engel olmuştur. Ülkedeki madenleri aramak için 1935’te Maden Tetkik Arama Enstitüsü (M.T.A) kuruldu. Madenleri işlemek içinde Etibank kuruldu. 1939’da Türkiye’nin ilk demir çelik fabrikası olan Karabük Demir-Çelik Fabrikası kuruldu.

137 3-Ticaret Alanında Gelişmeler
1924’te İş Bankası kuruldu. ( İş sahiplerine kredi vermek amacıyla kuruldu) 1 Temmuz 1926 ‘da “Kabotaj Kanunu” çıkarıldı. Böylece; Türk karasularında yolcu ve yük taşıma hakkı yalnızca Türk gemilerine verildi. Ayrıca Denizbank’ın kurulmasıyla denizcilik faaliyetleri artmıştır

138 4-Bayındırlık Alanında Gelişmeler
Demiryolları yabancı şirketlerin elinden alınarak devletleştirildi. Yeni demiryolları yapıldı. Cumhuriyetin ilanından 1938 yılına kadar km demiryolu yapılmıştır. Osmanlı Devleti’nden km kalan karayolu yılında km’ ye çıkmıştır. Denizcilik alanında Kabotaj Kanunu çıkarılmış ve yeni liman ve iskeleler yapılmıştır. Pek çok yeni şehir ve kasaba inşa edilerek modern bir görünüm almıştır.

139 ATATÜRK DÖNEMİNDE DIŞ POLİTİKA
Dış politikada; Milli gücümüze dayanma ve Tam bağımsızlığımızı zedelemeyecek şahsiyetli bir politika amaçlanmıştır. Dış politikada ilke; “Yurtta sulh cihanda sulh” olmuştur. Milli egemenliğimize saygılı devletlerle dostane ilişkiler kurulmuştur.

140 Atatürk’ün dış politikası gerçekçidir. Boş hayaller peşinde koşmaz.
Atatürk Dönemi Türk Dış Politikasının temel sorunlarını incelemeden önce bu dönemde yürütülen dış siyasetin temel ilkelerine kısaca değinmek gerekir. Bu ilkeler aşağıdaki başlıklar altında ortaya konabilir. a) Gerçekçilik Atatürk’ün dış politikası gerçekçidir. Boş hayaller peşinde koşmaz. Maceracılıktan uzak durmayı hedefler. Bunun yanında milli çıkarları gerçekleştirmede kararlı olmayı amaçlar.

141 Atatürk’ün “Büyük hayali işler yapmadan yapmış gibi görünmek yüzünden dünyanın
düşmanlığını, kötü niyetini, kinini bu milletin ve memleketin üzerine çektik... Biz böyle yapmadığımız ve yapamadığımız kavramlar üzerinde koşarak düşmanlarımızın sayısını ve üzerimize olan baskılarını arttırmaktan ise, tabii duruma meşru duruma dönelim. Haddimizi bilelim...” ifadesi ile, “memleketimizin ellide biri değil, her tarafı tahrip edilse her tarafı ateşler içinde bırakılsa biz bu toprakların üzerinde bir tepeye çıkacağız ve oradan savunma ile meşgul olacağız” ifadesi bu yaklaşımı açık bir şekilde ortaya koymaktadır.

142 b) Bağımsızlık Osmanlı Döneminin iktisadi, siyasi, mali kısacası her yönden dışa bağımlı yönetimlerini görmüş olan yeni Türkiye’nin lideri Mustafa Kemal Paşa için kurulan devletin gerçek bağımsızlığı en önde gelen amaçtı. Bu bağımsızlık siyasi,iktisadi, mali, askeri ve kültürel açıdan bağımsızlıktı ve bunlardan ödün verilemezdi.

143 Nitekim Atatürk düşüncesini, “Tam bağımsızlık denildiği zaman,elbette siyasi, mali, iktisadi, adli, askeri, kültürel ve benzeri her hususta tam bağımsızlık ve tam serbestlik demektir. Bu saydıklarımın herhangi birinde bağımsızlıktan mahrumiyet, millet ve memleketin gerçek manasında bütün bağımsızlığından mahrumiyet demektir.” İfadelerinde açıkça ortaya koymaktadır. Bu ilkeden hareketle gerek Milli Mücadele süresince batılı devletlerle yapılan görüşmelerde gerekse Lozan Barış görüşmeleri sonrasında bağımsızlık ilkesine gölge düşürebilecek her konuda kararlı davranılmıştır.

144 C- Güvenlik ve Ulusal Bağımsızlığın Sağlanması ve Korunması için Barışçılık
“Dünya uluslarının mutluluğuna çalışmak, başka bir yoldan kendi esenlik ve mutluluğuna çalışmak demektir. Beşeriyeti bir vücut ve bir ulusu, onun bir uzvu saymalıdır. Bir vücutta parmağın ucundaki acıdan bütün öbür uzuvlar da acı duyar. Dünyanın şu yerinde bir rahatsızlık varsa bana ne, dememeliyiz, onunla ilgilenmeliyiz.”

145 D- Uluslar arası Devletler hukukuna Uygun Davranma
E- Karşılıklı güven ve işbirliği “ Biz milletlerarası münasebetlerde karşılıklı emniyet ve riayeti hedef tutan açık ve samimi politikanın en ateşli taraftarlarıyız.”

146 F- Dengeli Dış Politika
G- Çağdaşlaşma Modeli olarak Batılılaşma “Biz batı medeniyetini taklitçilik yapalım diye almıyoruz. Onda iyi olarak gördüklerimizi kendi bünyemize uygun bulduğumuz için dünya medeniyet seviyesi içinde benimsiyoruz.”

147 DIŞ POLİTİKA ARASI ARASI (Lozan’dan kalan (dünya barışına katkı) Sorunlar…)

148 Yabancı Okullar sorunu NüfusMübadelesi(Değişimi)sorunu(yunanistan ile)
Arası Dış Politika Yabancı Okullar sorunu NüfusMübadelesi(Değişimi)sorunu(yunanistan ile) Musul Sorunu(İngiltere ile) Borçlar sorunu(Fransa ile) Bozkurt- Lotus olayı(Fransa ile)

149 YABANCI OKULLAR SORUNU
1926 yılında Maarif Teşkilatı Kanunu’yla şu kararlar alınmıştır. Yabancı okullara tanına ayrıcalıklar kaldırıldı. Yabancı okulların Türk müfettişlerce denetlenmesi karar altına alındı. Tarih ve coğrafya derslerinin Türk öğretmenler tarafından Türkçe okutulması kararlaştırıldı. Millli Eğitim Bakanlığı kuruldu. Milli Eğitim Bakanlığı’ndan habersiz okul kurulamayacağı karara bağlandı. TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN İLK DIŞ SİYASİ BAŞARISI YABANCI OKULLAR SORUNU’NUN ÇÖZÜMLENMESİDİR.

150 MUSUL SORUNU İkili görüşmeler sonucunda 5 Haziran 1926’da İngiltere ile Türkiye arasında Ankara Antlaşması imzalanmıştır.Bu antlaşma ile Irak sınırı çizilerek Musul Türkiye’nin elinden çıkmıştır. Antlaşma’ya göre; Musul, İngiltere mandası altındaki Irak’a bırakılacak; Hakkari, Türkiye’de kalacak. Türkiye, Musul petrollerinin %10’unu 25 yıl süreyle alacak. (Türkiye, İngiliz sterlini karşılığında bu hakkından vazgeçmiştir.)

151 DOĞULU DEVLETLERLE İLİŞKİLER
Afganistan ile Ankara’da Türk-Afgan Dostluk ve İşbirliği Antlaşması imzalandı.(25 Mayıs 1928) İran ile Güvenlik ve Dostluk Antlaşması imzalandı.(28 Nisan 1926)

152 1930-1939 yılları arasında Dış Politika
Milletler Cemiyeti’ne üye olunması Balkan Antantı Montreux Boğazlar Sözleşmesi Sadabat Paktı Hatay’ın Anavatana katılması

153 MİLLETLER CEMİYETİNE GİRİŞ(18 TEMMUZ 1932)
Türkiye, Milletler Cemiyeti’nin Musul sorunundaki yanlı tutumu nedeniyle Cemiyet’e girmekte acele etmemiştir. Türkiye’nin Cemiyete üye olmaktaki amacı, Almanya ve İtalya’nın yayılmacı politikasının dünya barışını tehdit etmesi üzerine dünya barışına katkıda bulunmak, barış yanlısı olduğunu göstermek ve uluslar arası alanda kendini tanıtmaktır.

154 BALKAN ANTANTI(9 ŞUBAT 1934)
Almanya ve İtalya’nın silahlanması ve yayılmacı politika izlemeleri üzerine Türkiye, Yunanistan, Romanya ve Yugoslavya arasında imzalanmıştır. Sınırlar karşılıklı olarak güvence altına alınmıştır. Balkan devleti olmalarına rağmen Bulgaristan, Yunanistan’la arasındaki sınır anlaşmazlığından, Arnavutluk da İtalya’dan çekindiği için imza atmamışlardır. Türkiye ittifaka katılmakla, Bulgaristan hariç batı sınırlarını güvenlik altına almıştır.

155 MONTRÖ BOĞAZLAR SÖZLEŞMESİ(20 TEMMUZ 1936)
Boğazlar Komisyonu kaldırılarak yetkileri Türkiye’ye devredilmiştir. Her iki yakadaki askersiz alan kaldırılmıştır. Ticaret gemileri serbestçe geçebilecekti. Savaş gemilerinin geçişi sınırlandırılmıştır. Savaş gemilerinin, savaş sırasındaki geçişlerine Türkiye karar verecektir. Sözleşme ile Türkiye, Boğazlar üzerinde tam egemenlik hakkını elde etmiştir.

156 SADABAT PAKTI(8 TEMMUZ 1937)
1935’de İtalya’nın Habeşistan’a saldırması, Doğu Akdeniz, dolayısıyla Orta Doğu’nun güvenliğini tehlikeye düşürmüştür. İtalya’nın saldırgan politikasına karşı, Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında imzalanmıştır. Türkiye, Pakt’a imza atarak doğu sınırlarını güvenlik altına almıştır.

157 Hatay Sorunu 20 ekim 1921 İskenderun – Antakya özerk oldu.
9 eylül 1935 Fransa mandası Suriye üzerinden kalktı.Suriye bağımsız oldu.Hatay Suriye’ye bırakıldı. Türkiye milletler cemiyetine başvurarak durumun düzeltilmesini istedi.Hatay halkının geleceğine kendisinin karar vermesi gerektiğini ileri sürdü. Milletler cemiyeti gözetiminde yapılan halk oylaması ile Hatay bağımsız oldu. (2 eylül 1938) Devlet başkanı Tayfur Sökmen , hükümet başkanı Abdurrahman Melek’, Meclis Başkanı Abdülgadir Türkmen’dir. 30 Haziran 1939 da Hatay meclisinin aldığı karar sonucu Hatay, Türkiye’ye katıldı

158 Türkiye’nin jeopolitik önemi
Jeopolitik; Coğrafi, ekonomik, sosyal, siyasal ve stratejik faktörlerin bir devletin dış politikasına etkisinin incelenmesidir. Ülkenin bulunduğu yerin önemi demektir. Ülkemiz dünyanın kritik bir bölgesinde olması Asya Avrupa arasında bir köprü olması Karadeniz ve Akdeniz arasındaki su yollarına egemen olması (Marmara ve boğazlar) Petrol açısında zengin Ortadoğu ülkeleri ile Sanayileşmiş Avrupa ülkeleri arasında yer alması Yerüstü ve yeraltı zenginlikleri önemimiz artırmaktadır

159 Atatürk’ün düşünce sistemini oluşturmasına neden olan etkenler
Osmanlının içinde bulunduğu durum Fransız ihtilali ve yaydığı düşünceler Çağdaş ilkelere dayanan yeni bir devlet kurma fikri

160 Atatürkçü düşünce sistemi
Esasları Atatürk tarafından belirlenen ; devlet hayatına, fikir hayatına , ekonomik hayata , toplumun temel kurumlarına , devletin rejimi ve işleyişine ilişkin gerçekçi fikirlere ve ilkelere ATATÜRKÇÜLÜK denir. Türk milletinin , Bugün ve gelecekte tam bağımsızlığa , Huzur ve refaha sahip olması , Devletin millet egemenliği esasına dayandırılması , Aklın ve ilmin rehberliğinde , Türk kültürünün çağdaş uygarlık seviyesinin üzerine çıkarılması amacını hedef alır.

161 Nitelikleri Atatürkçülüğü oluşturan ilkeler bir bütündür. Birbirinin devamı ve tamamlatıcısıdır. Kişi hak ve hürriyetlerine önem verir. Yurtta ve dünyada barışın korunmasından yanadır. Durağan değildir. Evrenseldir.

162 A-Atatürk ilkelerinin ortak özellikleri
Dış baskı ve zorlama yoktur Akla mantığa uygundur. Atatürk tarafından hem söz hem de uygulama ile belirlenmiştir. Birbirinden ayrılamaz bir bütündür.

163 B-Atatürk ilkelerinin dayandığı temel esaslar
Milli tarih bilinci Vatan ve millet sevgisi Milli dil Bağımsızlık ve özgürlük Egemenliğin millete ait olması Çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine yükselme Milli kültürün geliştirilmesi Türk milletine inanmak ve güvenmek Mailli birlik ve beraberlik, ülke bütünlüğü Barışçılık Akılcılık

164 MİLLİ GÜÇ UNSURLARI

165 1-Siyasi güç Türk devletinin genel siyaseti Atatürkçü düşünce sistemindeki hedefleri gerçekleştirmektir. Türk milletinin çizeceği siyaset bu sistemle gelişecektir. Bu yolu izlerken gösterdiği bu dinamizm “siyasi güç”tür. Dayandığı ilkeler; Milli egemenlik, Egemenliği, demokrasinin gelişmesi yolunda kullanmak

166 Ekonomik güç Güçlü ve bağımsız bir devlet ancak güçlü bir ekonomi ile sağlanır. Bu nedenle siyasi gücün en büyük yardımcısıdır.

167 Askeri güç Türk ordusu Atatürkçü düşünce sisteminin temel unsurlarındandır. Ülkemizin gelişip kalkınması ancak askeri gücün kuvvetli olması ölçüsünde geçerlidir.

168 Sosyo -kültürel güç Milleti oluşturan insan gücünün özellikleri ve kültürünün oluşturduğu bir güçtür. Eğitim, güçlenip kalkınma açısından yaşamsal öneme sahiptir.Atatürk’e göre en önemli nokta eğitimdir. Cumhuriyeti ve inkılapları koruyacak kuşakları yetiştirmenin en iyi yolu eğitimdir.

169 ATATÜRK İLKELERİ

170 CUMHURİYETÇİLİK Özünde bağımsızlık ve demokrasi bulunur. Halkın kendi kendisini yönetmesi olarak tanımlanır. Atatürk’e göre içeriğinden ödün verilmemesi, siyasi parti tartışmaları dışında tutulması gereken bir ilkedir. Cumhuriyetçiliği, milliyetçilik ve halkçılık tamamlar

171 MİLLİYETÇİLİK Ulusal sınırlar içinde,
Ulusun varlığını ve birliğini sürdürmesi ve Bunu yücelterek yeni kuşaklara aktarılması anlayışıdır. Bütünleyici ilkeleri; 1-Ulusal bağımsızlık 2-Ulusal birlik ve beraberlik 3-Yurt ve ülke bütünlüğüdür. Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumunun kurulması

172 HALKÇILIK Milletin çıkar ve yararının eşit olarak gözetilmesidir.
Sosyal alanda yapılan devrimler halkçılıkla ilgilidir.Aşar vergisinin kaldırılması vb. Milliyetçilik ve Cumhuriyetçiliğin doğal sonucudur.

173 LAİKLİK Devlet ve hukuk kurallarının akla dayandırılmasıdır.
Din ve inanç özgürlüğüne karışılmamasıdır. Bütünleyici ilke Akılcılık ve Bilimselliktir.

174 İNKILAPÇILIK Çağın gereklerine uygun gelişme, ilerleme yenilikleri gerçekleştirme anlayışıdır. Yapılan yenilikler bu ilkeyi destekler. Atatürk ilke ve inkılaplarının temel amacı çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmak ve daha ileri gitmektir. Bütünleyici ilkeleri ;Çağdaşlaşma ve batılılaşmadır.

175 DEVLETÇİLİK Halkın içinde özel girişimin yeterli olmaması nedeniyle devletin ekonomik hayata girmesidir. I. 5 yıllık kalkınma planı, KİT lerin kurulması

176 BÜTÜNLEYİCİ İLKELER Ulusal Egemenlik Yurtta Barış Dünyada Barış
Toplumun barışını sağladığı için ülke içinde HALKÇILIĞI Dünyada uluslar arası barışı amaçladığı için MİLLİYETÇİLİĞİ bütünler Özgürlük ve bağımsızlık : Tüm ilkelerin temelini oluşturur. Çünkü;Devleti var eden anlayıştır. Akılcılık ve bilimsellik :Laikliği bütünler Çağdaşlaşma ve Batılılaşma :İnkılapçılığı bütünler İnsanlık ve insan sevgisi : Ülkedeki insanları yüceltmek ve refahını artırmak için anlayışı nedeniyle Halkçılık Savaşçı bir anlayışı benimsememek özelliği ile milliyetçiliği bütünler


"TC İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları