Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

1. 1.Endokrin Sistemin Yapı Ve Fonksiyonu 2.Hipotalamusun Fizyolojisi Ve Salgıladığı Hormonlar 3.Hipofizin Anatomi Ve Fizyolojsi 4.Hormonların Yapısal.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "1. 1.Endokrin Sistemin Yapı Ve Fonksiyonu 2.Hipotalamusun Fizyolojisi Ve Salgıladığı Hormonlar 3.Hipofizin Anatomi Ve Fizyolojsi 4.Hormonların Yapısal."— Sunum transkripti:

1 1

2 1.Endokrin Sistemin Yapı Ve Fonksiyonu 2.Hipotalamusun Fizyolojisi Ve Salgıladığı Hormonlar 3.Hipofizin Anatomi Ve Fizyolojsi 4.Hormonların Yapısal Olarak Sınıflandırılması 5.Endokrin Bezler Hormonlar Ve Fonksiyonları Hipofiz Bezi Ön Lob Hormonları Hipofiz Bezi Arka Lob Hormonları 6.Endokrin Sistem Cerrahisinde Tanı Ve Hemşirenin Sorumlulukları 2

3 7. Hipofiz Bezinin Cerrahi Girişim Gerektiren Hastalıkları Ve Hemşirelik B. 7.1.Hipopitüiterizm 7.2.Hiperpitüiterizm 7.3. Hiperprolaktinemi 8. Tiroid Bezinin Cerrahi Girişim Gerektiren Hastalıkları Ve Hemşirelik B. 8.1.Hipotiroidi 8.2.Hipertiroidi 8.3.Tiroid Neoplazmları 9. Paratiroid Bezinin Cerrahi Girişim Gerektiren Hastalıkları Ve Hemşirelik B Hipoparatiroidizm 9.2. Hiperparatiroidizm 10. Adrenal Korteksin Cerrahi Girişim Gerektiren Hastalıkları Ve Hemşirelik B Feokrositoma 10.2.Addison Hastalığı Cushing Hastalığı 3

4 Endokrin bezlerden salgılanan kimyasal maddelere “hormon“ denir. Hormonlar, sinir sistemi ile birlikte organ fonksiyonlarını düzenler ve homeostazisi korumak için çalışır. Hormonlar kendine uygun reseptörleri taşıyan hedef hücreleri uyararak, hücrede davranış değişiklikleri oluşturan kimyasallardır. 4 1.ENDOKRİN SİSTEMİN YAPI VE FONKSİYONU (devam…)

5  Endokrin organlar aslında salgılama sistemlerinde ve organ içindeki özel hücresel organizasyonlarıyla farklılıklar sergileyen salgı epitelinden oluşmaktadırlar.  Hücreler özel düzenlemelerle kordonlar veya hücre kitleleri oluşturacak şekilde bir araya gelirken, bunların arasında retiküler liflerce zengin çok az bir bağ dokusu yer alır. 1.ENDOKRİN SİSTEMİN YAPI VE FONKSİYONU (devam…) 5

6  Bu bezlerin en belirgin yapısal özelliği hücrelerin zengin kapiller ağ çevresinde lokalize olmalarıdır.  Böylece salgıladıkları hormonları direk kapiler lümene ileterek kan yoluyla hızla hadef doku hücresine (target organ) ulaşmasını sağlarlar.  Bu özelliklerinden dolayı endokrin bez (iç salgı bezi) terimiyle tanımlanırlar 1.ENDOKRİN SİSTEMİN YAPI VE FONKSİYONU (devam…) 6

7 Endokrin bezler bağımsız spesifik organlar şeklinde organize oldukları gibi başka fonksiyonları olan organların içerisinde hücre grupları ya da sadece bir kaç hücre şeklinde serpiştirilmiş organizasyonlarla veya geçici organlar şeklinde de karşımıza çıkabilirler. 1. ENDOKRİN SİSTEMİN YAPI VE FONKSİYONU (devam…) 1.ENDOKRİN SİSTEMİN YAPI VE FONKSİYONU (devam…) 7

8  Hipofiz (pituitary)  Epifiz (corpus pinealis)  Tiroid (Glandula thyreoideae)  Paratiroid (Glandulae paralıyreoideae)  Böbreküstü bezi (Glandulla suprarenaIes)  Paraganglionlardır. 1.ENDOKRİN SİSTEMİN YAPI VE FONKSİYONU (devam…) Başlıca Endokrin Organlar 1.ENDOKRİN SİSTEMİN YAPI VE FONKSİYONU (devam…) 8

9 Bunların dışında hücre grupları ya da tek tek hücreler şeklinde organlar içerisinde serpiştirilmiş yapılar  Pankreas (Langerhans adacıkları)  Testis (Leydig hücreleri)  Ovarium (Korpus luteum, Granulosa hücreleri)  Plasenta  Mide  Bağırsaklar  Böbrek 1. ENDOKRİN SİSTEMİN YAPI VE FONKSİYONU (devam…) 1.ENDOKRİN SİSTEMİN YAPI VE FONKSİYONU (devam…) 9

10 Endokrin Sistemin Başlıca Fonksiyonları  Üremeye ilişkin fonksiyonları düzenlemek,  Büyüme ve gelişmeyi kontrol etmek,  Stres yaratan durumlarda uygun yanıt oluşturulmasını ve uyumu sağlamak,  Homeostazisi korumak 1.ENDOKRİN SİSTEMİN YAPI VE FONKSİYONU (devam…) 10

11  Endokrin sistem, hipofiz bezi, tiroid bezi, paratiroid bezleri, adrenal bezler, pankreas adacıkları, overler ve testislerden oluşur.  Endokrin bezler, salgı yapıcı hücrelerden oluşurlar ve kanal içermezler.  Bu bezler kan dolaşımı yönünden zengin olduklarından, ürettikleri hormonları hızla kana verebilirler. 1.ENDOKRİN SİSTEMİN YAPI VE FONKSİYONU (devam…) 11

12  Endokrin sistem ile sinir sistemi arasındaki bağlantıyı hipotalamus sağlar.  Kandaki hormon düzeyi negatif feedback mekanizmayla kontrol edilir. 1. ENDOKRİN SİSTEMİN YAPI VE FONKSİYONU (devam…) 1.ENDOKRİN SİSTEMİN YAPI VE FONKSİYONU (devam…) 12

13 Hipotalamus, beynin hormon üretebilen özelleşmiş bir bölgesidir. Hipotalamus; Isı, Enerji, Otonomik düzenlemeler Hipofiz salgılarının kontrolünü yapar. Hipotalamus-hipofiz ile birlikte * Büyüme, * Laktasyon, * Sıvı homeostazı, * Tiroit bez, * Adrenal bez ve gonadların fonksiyonlarını kontrol eder. 13

14 14 TRH: - Tiroid salgılatıcı hormondur. - Hedef bölgesi, hipofiz bezinin adenohipofiz lobunun tiroid hormonunu üretip salgılayan hücreleridir. - Bu hücreler kendilerine gelen TRH ile bağlanarak tiroid adı verilen bir hormon üretmeye başlarlar. CRH: - Kortikotropik hormonunu salgılatıcı hormondur. - Hipofiz bezinde, böbrek üstü bezlerini etkileyen hormonların üretildiği hücreler vardır. - Bu hücreler ACTH adı verilen bir hormon üretirler. PRH: - Prolaktin salgılatıcı hormondur. - Hipofiz bezinde, dişilerde meme bezlerini kontrol eden hormonların salgılandığı hücreler vardır. -PRH bu hücrelerin aktivasyonunu düzenler ve prolaktin hormonunun salgılanmasına neden olur. PRH: - Prolaktin salgılatıcı hormondur. - Hipofiz bezinde, dişilerde meme bezlerini kontrol eden hormonların salgılandığı hücreler vardır. -PRH bu hücrelerin aktivasyonunu düzenler ve prolaktin hormonunun salgılanmasına neden olur.

15 GnRH: - Gonad hormonlarını salgılatan hormondur. - Bu hormon üretildikten sonra hipofiz bezine ulaşarak kendini bağlayabilen reseptörlerin bulunduğu, gonad hormonlarını üreten hücrelere bağlanırlar. - Bağlanmasına ardışık olarak bu hücreleri aktive edip, gonadların (eşey hücrelerinin) aktivitesini kontrol eden hormonların sentezlenmesini sağlarlar. GH - RH: Büyüme hormonunu salgılatıcı hormondur. Bu hormon yine hipofiz bezinde bulunan ve büyüme için gerekli hormonları salgılayan hücreleri aktive eder. 15

16  Hipofiz bezi yaklaşık olarak 1.27 cm çapında olup beynin alt kısmında sfenoid kemiğin sella tursika adı verilen girintisinde yer alır. Hipotalamusa infindibulum ile bağlıdır.  Hipofiz bezi diğer hormonların çalışmasını kontrol eden hormonlar salgılar. Hipofiz bezinin çalışması hipotalamus tarafından kontrol edilir. 16

17  Hipofiz bezinin arka lobu, hipotalamusun uzantısı olduğundan, nörohipofiz olarak da isimlendirilir. Arka hipofizden antidiüretik hormon ve oksitosin salgılanır. Bu hormonlar hipotalamusta sentez edilip arka hipofizde depolanır.  Kimi kaynaklarda hipofiz bezi "hormon orkestrasının şefi" olarak tanımlanmaktadır. 17

18 18 a)Polipeptit Hormon: - İnsülin, - Glukagon, - TSH, - ACTH, - Releasing faktörler, - Büyüme hormonu, - Kalsitonin, - PTH. b) Steroid Hormon: - Östrojen, - Progesteron, - Kortizol, - Aldosteron. 4. HORMONLARIN YAPISAL OLARAK SINIFLANDIRILMASI c) Aminoasit türevi hormonu: - Asetil kolin, - Tiroid hormonları, - Epinefrin ve norepinefrin - Melatonin.

19 5. ENDOKRİN BEZLER HORMONLAR VE FONKSİYONLARI 19

20 20 Büyüme (GH) Kas ve kemiklerin büyümesini uyarır, protein sentezi ve yağ metabolizmasını sürdürür, karbonhidrat metabolizmasını azaltır. Adrenokortikotropik hor-mon (ACTH) Adrenalkorteksten steroid üretimini uyarır. Tiroid sitümülan hormon(TSH) Tiroid hormonlarının sentezini ve sekresyonunu uyarır. Folikül sitümülan hormon (FSH) Kadınlarda överlerde ovumun büyümesini ve överlerden östrojen salgılanmasını uyarır, erkekte sperm üretimini ve testislerde spermin olgunlaşmasını sağlar HİPOFİZİN ÖN LOB (ADENOHİPOFİZ) HORMONLARI

21 Lüteinizan hormon (LH) FSH ile birlikte ovülasyonu sağlar. Ovariyal siklusun ikinci yarısını kontrol ederek korpus luteumdan progesteron sağlar. Erkekte testosteron salgılanmasını, testis interstisyel dokunun gelişimini uyarır Prolaktin Meme dokusunun büyümesini ve laktasyonu uyarır. Melanosit sitümülan hormon (MSH) Adrenal korteksi, pigmentasyonu uyarır HİPOFİZİN ÖN LOB (ADENOHİPOFİZ) HORMONLARI 21

22  ADH Böbreğin toplayıcı kanallarında ve distal tübüllerinde suyun geri emilimini sağlar.  OKSİTOSİN Süt salgılanmasını sağlar ve doğum sırasında uterus kontraksiyonlarını artırır Arka Hipofiz Hormonları Nörohipofiz (Arka Lob) 22

23 Tiroksin (T4) Triiodothyronine (T3) Triiyotironin Metabolik hızı artırır. Protein, yağ ve karbonhidrat metabolizmasını, katekoleminlere cevabı artırır. Fetüs ve yeni doğanın büyüme ve gelişmesi için gereklidir. Kalsitonin Kan kalsiyum ve fosfat düzeylerini düşürür. Tiroksin (T4) Triiodothyronine (T3) Triiyotironin Metabolik hızı artırır. Protein, yağ ve karbonhidrat metabolizmasını, katekoleminlere cevabı artırır. Fetüs ve yeni doğanın büyüme ve gelişmesi için gereklidir. Kalsitonin Kan kalsiyum ve fosfat düzeylerini düşürür TİROİD

24 Parathormon (PTH) Serum kalsiyumunu düzenler. Mineralokortikoidler(aldesteron) Böbreklerden potasyum kaybını ve sodyum geri emilimini sağlar. Glikokortikoidler (kortizol) Tüm beslenme metabolizmasında etkilidir. Kan glikoz seviyesini düzenler, büyümeyi etkiler, anti enflamatuar etkiye sahiptir ve stresin etkilerini azaltır. 24 Androgen Minimal intrensek androjen etkisine sahiptir. Periferde testosteron ve dihydrotestosteronu dönüştürür. Epinefrin (adrenalin %80) Norepinefrin (noradrenalin %20) Sempatik sinir sistemi için nörotransmiter olarak çalışırlar. Kan basıncını yükseltir. kaslara enerji gerektiğinde glikojeni glikoza çevirir. kalp hızını artırır, kardiyak kontraktiliteyi artırır, bronşiolleri dilate eder PARATROİD BEZLER 5.5. ADRENAL KORTEKS 5.6. MEDULLA

25 Östrojen -Kadın seks organları ve sekonder seks karakterlerinin gelişimini etkiler. Progesteron -Menstruel siklüsü etkiler; uterus duvarının büyümesini uyarır; hamileliği sürdürür. Testosteron Erkek seks organları ve sekonder seks karakterlerinin gelişimini etkiler; sperm üretimine yardım eder. İnsülin -Karbonhidrat, protein ve yağ metabolizmasını hızlandırır, kas karaciğer ve adipoz dokunun hücre membranlarından glikozun taşınmasını kolaylaştırarak kan glikoz seviyesini düşürür Glukagon -Glikogenoliz ve glikoneogenezisi uyararak kan glikoz konsantrasyonunu artırır. Somatostatin -İnsülin, glukagon, büyüme hormonu ve (Gastrin, sekretin) hormonlarının salgılanmasını azaltır, glikozun bağırsaklardan emilimini geciktirir. 5.7.OVERLER 5.8. TESTİSLER 5.9. PANKREAS LANGERHANS ADACIKLARI 25

26 26

27 Görüşme sırasında hastanın;  Beslenme,  Boşaltım,  Hidrasyon,  Aktivite Düzeyi  Mental Durum değerlendirilmesi gereklidir. 27

28 Hastanın geçmiş yaşamı ile ilgili sağlık durumu, Büyüme ve gelişimi, kilo takibi, Enerji düzeylerinde değişiklik ve yorgunluk olup olmadığı, Soğuk ve sıcak toleransında değişiklik olup olmadığı, Kıllarda azalma, memelerin büyümesi, küçülmesi gibi seks karakter anormallikler, Cinsel fonksiyonlarında değişiklik olup olmadığı, ÖYKÜ ALMA 28

29 Cildinde renk değişiklikleri, Boyunda şişme, ellerde titreme, terleme ve idrar değişiklikleri, Hafıza kusurları, durgunluk, psikolojik durumu, uyku düzeyi Sigara ve alkol kullanımı gibi zararlı alışkanlıklar olup olmadığı hastaya sorulmalıdır. 29

30 Hastanın kan basıncı ölçülerek ortostatik hipotansiyon olup olmadığı öğrenilmelidir.  Nabız, beden ısısı, solunum hızı ve derinliği değerlendirilmelidir.  Hastanın cildi, renk, turgor, hidrasyon ve lezyonlar yönünden değerlendirilmelidir.  Görme durumu, ağız, diş ve çenenin şekli ve büyüklüğü, ekstremitelerin simetrisi ve şekli ya da başka bir lezyon olup olmadığına bakılmalıdır. 30

31 31 Endokrin bezlerden yalnızca tiroit bezinin elle muayenesi mümkündür. Tiroid bezi palpe edilerek büyülüğüne, şekline, simetrisine, ağrı, nodül olup olmadığına dikkat edilir. Birinci yöntemde Her iki el boynun arkasına yerleştirilerek işaret ve orta parmaklarla tiroid isthmusu ve loblar palpe edilir. Muayene yapılırken boyun kaslarını gevşetmek için hasta çenesini hafifçe öne eğer ve hasta yutkunurken önce isthmus palpe edilir Fizik Muayene -2

32 32 Tiroid lobları muayene edilirken hastanın başını hafifçe bir yana doğru çevirerek çenesini öne eğmesi istenir. Loblar palpe edilirken de hastanın yutkunması istenir. İkinci yöntemde Hasta ile karşı karşıya durulur ve aynı işlemler tekrarlanır. Bezin büyük olarak palpe edilmesi, tiroid bezinin fonksiyon bozukluğunun göstergesidir. Kitle yada nodül palpe edilmesi malign bir durum olabileceğini düşündürür ancak tüm nodüller malign değildir Fizik Muayene -3

33 33 Tiroid bezinde büyüme olduğundan şüphelenilirse üfürüm olup olmadığını belirlemek için loblar oskültasyonla tekrar muayene edilir. Büyümüş, aktivitesi artmış tiroid bezinde, tiroid arterlerden geçen kan akımı artmıştır. Bu da ince titreşimlerin oluşmasına neden olur ve oskültasyonda üfürüm sesi olarak işitilir. Hastanın genel görünümü, vücut şekli, yağ dağılımı, büyüme durumu, kilosu değerlendirilir Fizik Muayene -4

34 34 Uygulanan testler üç büyük grup altında toplanabilir;  Kandaki hormon düzeyini belirlemek için kan testleri,  Böbrekler yolu ile idrarda atılan hormon ve hormonların son ürünlerini ölçmek için idrar testleri  Endokrin bozukluklarının tanılamasında uyarıcı ve baskılayıcı testlerdir. TANI TESTLERİ

35 35

36 Hipopitüiterizm ön hipofiz hormonlarının bir ya da birden fazlasında azalma görülen nadir bir bozukluktur. Nedenleri: - Primer işlevsizlik - Enfeksiyonlar, - Otoimmun bozukluklar, - Tümörler - Bezin radyasyon veya cerrahi girişimlerle tahrip olması 36

37 Tümörün radyasyon ya da cerrahi yolla çıkartılması, Sürekli hedef bez hormonunun replasmanı ve beslenme tedavisi uygulanır. Replasman tedavisi; * Kortikosteroidler, * Tiroid hormonu ve cinsiyet hormonlarıyla yapılır. Tedavi ömür boyu sürecek şekilde planlanmaktadır. Stres, enfeksiyon ve ameliyat öncesi gibi durumlarda kortikostreroid dozu 2-3 misli artırılmaktadır. Bazen gonadotropinler fertiliteyi düzeltebilir. 37

38 Esas nedeni hipofiz tümörleridir. Hipofiz tümörleri radyasyon, ilaç tedavisi ve cerrahi yöntemlerle tedavi edilmektedir. Hipofiz ön lobundan salgılanan hormonların hipersekresyonudur. - ACTH fazla salgılandığında cushing sendromu, - Prolaktin fazla salgılandığında hiperprolaktinemi - Büyüme hormonu fazla salgılandığında jigantizm ve akromegali görülür. 38

39 Prolaktin hormonunun (PRL) normalden daha yüksek miktarda salınımı olarak adlandırılan hiperprolaktinemi endokrinolojik tetkikler sırasında en sık rastlanılan patolojik durumdur. - Erkekte normal PRL değeri 20 mg/ml‟nin, Kadında ise gebelik ve emzirme dışında 25 mg/ml‟nin altındadır. - Kadınlarda erkeklerden daha sık görülür. 39

40 Hiperprolaktineminin nedenleri arasında ilk üç sırada; 1.İlaçlar (anti-psikotikler, antideprasanlar ve trankilizanlar), 2.Primer hipotiroidi, 3.Prolaktinoma yer almaktadır. 40

41 Kadınlarda; - Amenore, - Galaktore (% 80 - İnfertilite, - Seksüel disfonksiyon, - Kilo artışı, - Hafif hirsutism (kıllanma), - Osteoporoz Erkeklerde; - Libido kaybı, - İmpotans, - infertilite, - Jinekomasti - Galaktore (nadir) görülebilir. Kadınlarda; - Amenore, - Galaktore (% 80 - İnfertilite, - Seksüel disfonksiyon, - Kilo artışı, - Hafif hirsutism (kıllanma), - Osteoporoz Erkeklerde; - Libido kaybı, - İmpotans, - infertilite, - Jinekomasti - Galaktore (nadir) görülebilir. 41 Tedavi ve Hemşirelik Bakımı - Prolaktinoma dışında yükselen prolaktin düzeylerinin tedavisi, nedene yöneliktir. - Prolaktinoma vakalarında ilaç ve cerrahi tedaviler uygulanır. - Hastada ortaya çıkan semptomlara ve yapılan cerrahi işlemlere yönelik uygun bakım sürdürülür. Tedavi ve Hemşirelik Bakımı - Prolaktinoma dışında yükselen prolaktin düzeylerinin tedavisi, nedene yöneliktir. - Prolaktinoma vakalarında ilaç ve cerrahi tedaviler uygulanır. - Hastada ortaya çıkan semptomlara ve yapılan cerrahi işlemlere yönelik uygun bakım sürdürülür.

42 Cerrahi tedavi uygulanacaksa ameliyattan önce; Hastanın yaşam bulguları, Nörolojik durumu kontrol edilmelidir. Derin solunum egzersizleri konusunda hastaya eğitim verilir. Transsfenoidal hipofizektomi yapılacaksa, hastanın ameliyat sonrasında öksürme, hapşırma ve sümkürmeden kaçınması gerektiği konusunda uyarılması gerekir. 42

43 Ameliyattan sonra erken dönemde gelişebilecek serebral ödem ve kafa içi basınç artışına karşı Yaşam bulguları ve nörolojik durum sık aralıklarla kontrol edilir. Uygunsuz ADH salgılanmasına karşı Aldığı çıkardığı sıvı miktarını ve İdrar dansitesi izlenmeli Ateş yükselmesi, şiddetli baş ağrısı ve irritabilite menenjit bulguları olabileceğinden dikkatli olunmalıdır. Transsfenoidal hipofizektomi yapılan hastaya gazlı bez ile sık ağız bakımı yapılmalı, dudaklar vazelinle nemlendirilmelidir. 43

44 Hastanın burun tamponları genellikle ameliyat sonrası 2 ile 5. günde çıkarılır. Tamponlar çıkarıldıktan sonra hasta rinore yönünden takip edilir. Ameliyat sonrası beyin omurilik sıvısı sızıntısı olabileceğinden, burundan seröz drenaj olduğunda, hemen örnek alınarak incelenmek üzere laboratuvara gönderilir. 44

45 Hipofizektomi sonrasında, hastanın hormon içeren ilaçlar kullanması gerekebilir( kortizol, tiroid ilaçları ). Bu durumda hastaya ilaçların kullanım şekli ve yan etkileri konusunda gereken bilgiler verilmelidir. 45

46 8. Tiroid Bezinin Cerrahi Girişim Gerektiren Hastalıkları ve Hemşirelik Bakımı 46

47  Tiroid bezi ortalama ağırlığı 20 g olup istmusla birleşen iki lobtan oluşur.  Trakeanın hemen önünde yer alır ve kısmen trakeayı çevreler. 47

48  Hücresel metabolizmayı hızlandırarak beden ısısını artırır.  İnsulini etkileyerek glikozun uygun şekilde kullanımını sağlar.  Protein sentezini hızlandırıp, doku onarımında rol alır.  Yağ kullanımını hızlandırır.  Normal büyüme, gelişme ve sinirsel gelişim için gereklidir.  İdrar miktarını artırır. 48

49  Miyokardın kasılma gücünü arttırır ve diğer kasların da fonksiyonunu etkiler.  Sempatik sinir sisteminin aktivitesini artırır.  Kanda tiroid hormonlarının düzeyi arttığında, TSH salgısı baskılanır.  Fizyolojik ve psikolojik stresler ve uzun süre soğuğa maruz kalma tiroid hormonlarının üretimini artırır.  Diyetle aşırı miktarda guatrojen alımı, çeşitli ilaçlar ve uzun süre sıcağa maruz kalma tiroid hormonlarının üretimini azaltır.  Guatr, tiroid bezinin büyümesi anlamına gelir 8.Tiroid Bezinden Salgılanan Hormonların Fonksiyonları 49

50 Tirotropin Salgılattırıcı Hormon (TRH) Tiroid Uyarıcı Hormon (TSH) T3 ve T4 50

51  Serum tiroksin(T4) ve triiyodotironin(T3) düzeyi  Triiyodotironin resin tutulum(T3Ru) testi  Serum TSH düzeyi  TRH stimülasyon testi  Serum tiroglobulin düzeyi  Radyoaktif iyot tutulumu  Tiroid sintigrafisi 51

52  Hipotiroidi  Multinodüler Guatr  Hipertiroidi ve Tirotoksikoz  Tiroid Neoplazileri  Tiroid Cerrahisi 52  Vücutta tiroid hormon düzeyinin normal sınırlarda olmasına ötiroidi, normalden fazla olmasına hipertiroidi, az olmasına da hipotirodi denir.

53 Tiroid hormonlarının eksikliği veya nadiren etkisizliği sonucu ortaya çıkan bir sendromdur ve metabolik olayların genel yavaşlamasına yol açar. Yeni doğanlarda ve çocuklarda hipotiroidizm büyüme ve gelişmenin belirgin yavaşlamasına yol açar, infant dönemde olduğunda zeka geriliğini de içeren kalıcı hasara neden olur. Hipotiroidizmin yetişkin dönemde başlaması, metabolizmada genel bir yavaşlamaya, oksijen tüketiminde azalmaya, özellikle ciltte ve kasta intrasellüler boşlukta glikozaminoglikanların depolanmasına, en ileri ve ciddi formunda miksödem tablosuna yol açar. 53

54 Tiroid bezinin doğuştan bozuklukları, Hashimato Tiroiditi Tiroidektomi sonrası Subakut tiroidit Tiroid sentezinin doğuştan bozukluğu İyot eksikliği Baş ve boyun bölgesine radyasyon uygulanması Cerrahi girişimler Hipertiroidi tedavisinde kullanılan antitiroid ilaçlar ve radyoaktif iyot 54

55 Yorgunluk, Soğuk intoleransı, Zihinsel işlevlerin yavaşlaması Kolay yorulma Kansızlık Konstipasyon Kilo alma (4-9 kg den az) Menstruasyon bozuklukları (özellikle menoraji) Kas krampları 55

56 Hipotiroidizm klinik olarak çocuklarda ortaya çıkarsa kretenizm, erişkinlerde ortaya çıkarsa miksödem olarak adlandırılır. Hipotiroiti ömür boyu tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Çok nadir olarak Hashimoto tiroititli hastalarda % oranında kendiliğinden düzelme olabilir. Hipotiroiti tedavisi kanda eksik olan tiroit hormonlarının normale gelmesi için tiroit hormon tabletleri verilerek yapılır 56

57 Hastanın özgeçmişi ve hipotiroidizm belirti ve bulgularının doğrultusunda kapsamlı öyküsü alınır. Özellikle kilo alımı, menstruel sorunlar, soğuk intoleransı ve kabızlık sorunları hakkında bilgi toplanır. Hastanın solunum biçimi, yaşam bulgularında değişiklikler, cilt turgoru ve hareketlerinde yavaşlama olup olmadığı mental düzeyi değerlendirilir. 57

58 Tiroid hormonlarının (T4 ve T3) aşırı miktarda salgılanması anlamına gelir. Başlıca nedenleri; Graves hastalığı Toksik adenom Toksik nodüler guatr Tiroid kanseri TSH salgılayan hipofiz tümörleri Tiroiditis Fazla miktarda tiroid hormonu verilmesi Hipertiroidizmin en sık görülen nedeni graves hastalığıdır. 58

59  Sinirlilik, huzursuzluk, aşırı hareketlilik, sıcak, kırmızı, yumuşak ve nemli cilt görülür.  Tanıda hasta hikayesi,fizik muayene ve laboratuvar testleri kullanılır.  Tiroid hormonu salgısının azaltılması ve böylece komplikasyonların önlenmesi tedavinin temel amaçlarıdır.  Tedavi: -İlaç tedavisi -Radyoaktif tedavi -Cerrahi tedavi 59

60 GRAVES HASTASINDA GÖZ BULGULARI 60

61 Benign Tiroid Neoplazileri Malign Tiroid Neoplazileri TİROİD ADENOMU (PEROP)

62 Tüm vücut kanserlerinin %1 ini oluşturur. 62 Papiller karsinom%45-55 Foliküler karsinom%10-25 Medüller karsinom%10 Anaplastik karsinom%5-10 Lenfoma metastatik karsinom%1-2 Papiller karsinom%45-55 Foliküler karsinom%10-25 Medüller karsinom%10 Anaplastik karsinom%5-10 Lenfoma metastatik karsinom%1-2

63 Dispne Disfaji Ses kısıklığı 63

64 64

65 65

66  Antitiroid ilaçlar ve radyoaktif iyot ile yapılan tedavinin başarısız olması  Hemoraji olasılığı  Guatrın çevre dokuya bası yapması  Kozmetik nedenler  Tiroid kanseri 66

67 Lobektomi  Tiroid bezinin bir bölümünün tam olarak çıkarılmasıdır.  Tek taraflı tiroid nodüllerinin tedavisinde kullanılır. 67

68 Subtotal tiroidektomi  Subtotal tiroidektomi; her iki tiroid lobunun posterior kısmı yerinde bırakılarak gerçekleştirilen cerrahi yöntemdir.  Graves hastalığının tedavisi için geliştirilmiştir. 68

69 Total tiroidektomi  Tiroid bezinin tümünün çıkarılmasıdır.  Tiroid bezi kanserlerinde ya da tekrarlayabileceği düşünülen benign durumlarda uygulanabilir. Totale Yakın Tiroidektomi  Tiroid bezinin bir lobu tümüyle çıkarılır ve diğer loba ise subtotal rezeksiyon yapılır. 69

70 Hasta ameliyattan 1-2 gün önce hastaneye yatırılır. Hasta, ilaçlar ve iyot preparatları ile ötiroidi hale getirilir. Tirotoksikoz belirti ve bulguları kontrol altına alınır. Kalbe ilişkin sorunlar tedavi edilir. Hastanın dinlenmesi ve rahatlaması sağlanır. Hemşire hastayı hipertiroidizm ve hipotiroidizm belirti ve bulguları yönünden değerlendirerek bakımı planlar. 70

71 Hastanın hipertiroidizmi varsa protein, kalori, vitamin ve mineral yönünden zengin bir diyet alması gerekir. Hemşire hastanın kilosunu sık izlemeli, beslenme durumunu değerlendirmelidir. Hastanın anksiyetesi azaltılmalı ve hastaya yeterli dinlenebileceği sakin bir ortam hazırlanır. Hastanın duygu ve düşüncelerini ifade etmesine izin verilir ve yapılan işlemlere ilişkin gereken açıklamalar yapılır. 71

72 Duygusal stres, tiroid krizini başlatabileceğinden hastada strese yol açan durumlar en aza indirilir. Hemşire hastaya ameliyat sonrasında boynunu nasıl destekleyeceğini öğretmelidir. Hasta hareket ederken dirseklerini kaldırıp ellerini boynunun arkasına koyarak destek sağlamalıdır. Böylece boyun kaslarında zorlanma ve gerginlik olması önlenir. 72

73 Ameliyat sonrasında genel ameliyat sonrası bakıma ek olarak tiroidektomi komplikasyonlarının önlenmesine yönelik hemşirelik bakımı verilir. I.Potansiyel Komplikasyon: Solunum Yolu Obstrüksiyonu Tiroidektomi sonrasında glottis ödemi; larengeal sinirin zarar görmesi, hemoraji nedeniyle solunum yolu obstrüksiyonu gelişebilir. Bu nedenle: Hastada dispne, siyanöz ve hırıltı gibi belirtiler sık sık değerlendirilmelidir. Hastaya yarım saatte bir derin solunum ve öksürük egzersizleri yaptırılır. Gerekiyorsa solunum yolundaki sekresyonlar aspire edilir. Sekresyon atılımını kolaylaştırmak ve solunum yolunun açıklığını sağlamak için nemli oksijen verilir. Hastada solunum sorunu varsa, narkotik analjezikler verilmez. Trakeostomi seti, endotrakeal tüp ve larengoskop kolay ulaşılabilecek bir yerde hazır bulundurulmalıdı 73

74 II.Potansiyel Komplikasyon: Kanama Hemşire hastanın yaşam bulgularını sık takip etmelidir. Hastanın pansumanları, boynunun arka kısımları ve omuzları kanama yönünden gözlenir. Boyun bölgesinde basınç hissi de kanamaya bağlı olabileceğinden rapor edilmesi gereken bir durumdur. 74

75 III.Potansiyel Komplikasyon: Tetani Hipokalseminin erken belirtileri el ve ayak parmaklarında uyuşma ve karıncalanma olmasıdır. Hastada trousseau ve chvostek bulguları ve kan kalsiyum düzeyi değerlendirilir. Hastada damaryolu açık kalması sağlanıp, kalsiyum glukanat ampulleri hazır bulundurulmalıdır 75

76 IV.Potansiyel Komplikasyon: Tiroid Krizi Tiroid krizi, hipertiroid bir hastanın tiroid veya tiroid dışı bir operasyona maruz kalması ile gelişebileceği gibi antiroid ilaçlarının kesilmesi, iyotlu radyografik kontrast ajanlar alması veya akut bir infeksiyon geçirmesi ile de ortaya çıkabilir. Tiroid krizi, ameliyat öncesinde yeterli hazırlık yapılmayan hastalarda ameliyat sonrası gelişen ciddi bir komplikasyondur. Hemşire hastayı, yüksek ateş, ajitasyon ve taşikardi gibi tiroid krizi bulguları yönünden değerlendirir. V.Ses Kısıklığı Anestezinin etkisi geçtikten sonra hasta ile dakikada bir konuşularak sesin durumu değerlendirilir. Ses kısıklığı varsa hastaya bu durumun birkaç gün içinde düzelmesinin beklendiği ve bu süre içinde az konuşması gerektiği açıklanır. 76

77 VI.Yutma Güçlüğü Ameliyat sonrası 1-2 gün hastada yutma güçlüğü olabilir. Oral beslenmeye sıvı gıdalarla başlanır. Yutma güçlüğü azaldıkça yumuşak ve katı gıdalara geçilir. 77

78 VII.Yara bölgesinde gerginlik Yara alanındaki gerginliği önlemek için anestezinin etkisinden çıktıktan sonra hastaya semi-fowler pozisyonu verilir. Baş ve boyun yastık ve kum torbaları ile desteklenir. Boynun fleksiyonu ve hiperextansiyonu önlenir. Hızlı baş hareketlerinden korunur. Boyunda kontraktür gelişmesini önlemek için yara yeterince iyileştikten sonra günde birkaç kez boynun yapabildiği yönlere hareket ettirilmesi konusunda hastaya eğitim verilir. 78

79 9. Paratiroid Bezinin Cerrahi Girişim Gerektiren Hastalıkları Ve Hemşirelik Bakımı 79

80  İnsanda genellikle 4 paratiroid vardır ve bunlar tiroid bezinin üst ve alt kutuplarının hemen arkasında, tiroide bitişik veya tiroid lobları içine yerleşmiş olarak bulunabilir.  Paratiroid bezlerinin salgıladığı parathormon, serum kalsiyum ve fosfor dengesini sağlar.  Parathormon düzeyi serumdaki iyonize kalsiyum miktarına göre düzenlenir. Paratiroid bez hastalıkları;  hiperparatiroidizm  hipoparatiroidizm 80

81  Total serum kalsiyum düzeyi  Sulkowitch testi  İdrarda kalsiyum düzeyi  Serum fosfor düzeyi  Serum alkalen fosfataz düzeyi  Serum paratiroid hormon düzeyi 81

82 Paratiroid bezlerinin yeterli miktarda parathormon salgılayamaması sonucu, hipokalsemi ve hiperfosfatemi ile seyreden klinik bir tablodur. Tiroid, Paratiroid operasyonları Boyun bölgesi disseksiyonları sonrası görülebilir. Paratiroidlerin otoimmun hastalıklar sonucunda harabiyetiyle oluşabilir. Metal depolanması (Bakır, alüminyum, demir) Boynuna uygulanan radyoterapi sonrasında da oluşabilir. 82

83 Hipoparatiroidi de parathormon sekresyonunun azlığı sonucu Nöromüsküler Hiperaktivite, Hipokalsemi, Hiperfosfatemi görülür. 83

84 Hipoparatiroidide kan kalsiyum düzeyi 7 mg/100 ml'nin altına indiğinde; - İletim bozuklukları ve spontan kasılmalar başlar. - Nöromüsküler irritabilite artışına ait belirtiler ön plandadır. *Uçlarda parestezi, * Tetani, * Bronkospazm, * Reflekslerde artma, * Grand mal ya da petit mal epileptik nöbetler, * Senkop * Psikoz görülür. * Hastada terleme, * Baş ağrısı * Taşikardi olur. * EKG'de QT mesafesi uzamıştır. * Cilt kuru ve kabukludur. * Kıllarda ve saçta dökülme olabilir. 84

85 85 Akut hipokalsemilerde;  Dudak etrafında,  Parmak uçlarında uyuşma,  Karıncalanma  Kas spazmları görülür.  Chvostek ve Trousseau (+) tir. Chvostek belirtisi: Kulak önünde fasiyal sinir üzerine vurulduğunda ağız kenarında görülen çekilme, kasılmadır. Troussea Belirtisi: Tansiyon aletinin manşonunun sistolik basınç üzerinde 3 dakika sıkılması ile ebe eli görünümünün oluşmasıdır.

86 Tedavinin amacı; Serum kalsiyum düzeyini 9-10 mg/dl' ye çıkarmak ve hipokalsemi belirtilerini elimine etmektir. - Akut hipoparatiroidiyi tedavi etmek amacıyla parenteral parathormon tedavisi uygulanabilir. Ancak parathormonun hem pahalı olması, hem de vücutta antikor oluşturması nedeniyle kullanımı çok uygun değildir. - Parathormon uygulandıysa hasta allerjik reaksiyonlar ve serum kalsiyum düzeyindeki değişiklikler yönünden izlenmelidir. 86

87 Akut hipokalsemide kalsiyum glukonat infuzyonu (10 ml % 10 luk Ca glukonatta 90 mg elementer kalsiyum) yapılır. Kalsiyum glukonat yavaş yavaş verilmeli ve enjeksiyon sırasında kalp ritimi apeksten dinlenmelidir (Çünkü kalsiyum dijital gibi etki eder). Ayrıca cilt altına kaçırılmamalıdır, nekroza neden olur. Kronik hipokalsemide oral kalsiyum mg/gün ve 1,25 (OH)2 kolekalsiferol verilmektedir. 87

88 Tiroidektomi, paratiroitektomi ve radikal boyun diseksiyonlu hastaların postoperatif bakımında Hipokalseminin erken belirtileri saptanmalı, tetani, nöbetler ve solunum bozukluklarına yönelik önlem alınmalıdır. Kalsiyum glukonat yatak başında hazır bekletilmeli, hastanın kalp rahatsızlığı ve disritmileri varsa, dijital kullanıyorsa kalsiyum glukonat yavaş ve dikkatli verilmelidir. Kalsiyum ve dijital sistolik kontraksiyonları arttırır. Öldürücü disritmilere neden olabilir. Kalp hastalığı olan hipoparatiroidili hastaların kardiyak izlemi önemlidir. 88

89 Hastaların evde ilaç tedavisi ve diyetleri konusunda bilgilendirilmesi gerekir. Diyette kalsiyumdan zengin fosfattan fakir besinlere yer verilir. Süt yoğurt ve yumurta kalsiyumdan zengin olmakla birlikte fosfat yönünden de zengin oldukları için hastaya verilmez. 89

90 Paratiroid fonksiyonunun en sık karşılaşılan bozukluğudur. Paratiroid bezlerinden parathormonun fazla salınması sonucu,  kemik dekalsifikasyonları,  osteoporoz,  böbreklerde ise kalsiyum çökmesi sonucu infeksiyon ve taş oluşumu hiperparatiroitizmin tipik özellikleridir. 90

91 Sıklıkla adenomlar nedeniyle oluşur. %80 vakada neden paratiroid bezdeki tek bir adenomdur. Daha önce baş ve boyun bölgesine radyoterapi uygulanan hastalar paratiroid bezlerde adenom gelişmesine yatkındırlar. PTH' ın artışına neden olan diğer faktörler; D vitamini eksikliği, malabsorbsiyon, kronik renal yetmezlik ve hiperfosfatemidir. Uzun süre diyaliz tedavisi gördükten sonra transplantasyon olan hastalarda da hiperparatiroidizm görülebilir. 91

92 Başlangıçta semptomlar çok sinsi seyreder. Hiperkalseminin majör belirtileri Halsizlik, iştahsızlık, konstipasyon, artmış uyku isteği, emosyonel rahatsızlıklar (psikoz, nevroz, depresyon) Osteoporoza bağlı kırıklar ve böbrek taşlarıdır. Poliüri, polidipsi, peptik ülser, üriner enfeksiyon olabilir. Deride kalsiyum birikmesine bağlı kaşıntı olabilir. Kas zayıflığı ve çabuk yorulma görülür. Hipertansiyon ve kardiyak aritmiler olabilir. 92

93 Hastada, kemiklerin Demineralizasyonu ya da kemik tümörleri nedeniyle Hastada, kemiklerin Demineralizasyonu ya da kemik tümörleri nedeniyle bir ya da her iki böbrekte taş oluşumu (Bu durum en önemli komplikasyon) bir ya da her iki böbrekte taş oluşumu (Bu durum en önemli komplikasyon) İskelet Ağrısı, Özellikle Sırt Ve Eklemlerde Ağrı, Patolojik Kırıklar, Deformiteler Ve Boyda Kısalma İskelet Ağrısı, Özellikle Sırt Ve Eklemlerde Ağrı, Patolojik Kırıklar, Deformiteler Ve Boyda Kısalma 93 Hiperparatiroidizmde yükselen kalsiyum ve fosforun böbrekler yoluyla atılmasının artması

94 Tedavi kararı klinik durumun aciliyeti, hiperkalseminin şiddeti, altta yatak hastalık, hastanın böbrek ve karaciğer fonksiyonlarının durumuna göre verilir. Eğer neden bir tümör ise cerrahi olarak çıkarılır. Cerrahi öncesi hiperkalsemi tedavisi yapılır. Hastanın durumu cerrahi tedaviye uygun değilse ve hasta çok yaşlı ise tıbbi tedavi yöntemleri denenir. 94

95 Diyette kalsiyum içeren gıdalar azaltılmalı İdrarla kalsiyum atımını artırmak için sıvı alımı artırılmalı (Günde en az 2000 ml). Asitli meyve suları idrar pH’ ını düşürebilir ve böylece taş olasılığını azaltır. Varsa kalsiyum içeren ilaç alımı durdurulmalı Tedavide kontrendike değilse fosfor verilebilir, ancak fosforun üriner taş oluşturma riskini artırdığını unutmamak gerekir. 95

96 Hidrasyonu sağlamak için hastalara normal salin solüsyonu önerilir; solüsyondaki sodyum kalsiyumun renal tubuluslardan reabsorbsiyonunu inhibe eder. Kalsiyum atılımı sağlamak için furosemid (lasix) türevi loop diüretikler verilebilir, kalsiyum atımını inhibe edeceklerinden thiazid türevi diüretiklerden kaçınılmalıdır. 96

97 Hastalara egzersiz önerilir. Hareketlilik kalsiyumun kemiklerde depolanmasını arttırır. Hiperkalsemi hayatı tehdit eder bir durumdaysa hemodiyaliz veya çok az kalsiyum içeren ya da içermeyen solüsyonlarla periton diyalizi uygulanarak plazma kalsiyum düzeyi normale getirilmeye çalışılır. Eğer hasta paratiroidektomi operasyonu geçirmişse hipokalsemi belirti ve bulguları yönünden gözlenmelidir 97

98 Hiperparatiroidizmin neden olabileceği sorunlar için; hiperkalsemiye karşı yeterli hidrasyonun sağlanması, böylece böbreklerde taş oluşumunun engellenmesi, peptik ülseri olan hastalarda uygun mide koruyucu ilaçların verilmesi gerekir. Hastanın diyetinin kalsiyum yönünden zengin olmaması gerektiğinden süt ve süt ürünlerini aşırı miktarda tüketmesi önlenir. 98

99  Hiperkalsemiye bağlı kostipasyon gelişmesini önlemek için hastanın hareketli olması ve posalı, bol sıvı içeren diyet alması sağlanır.  Hiperkalseminin irritabilite, depresyon ve psikoz gibi sorunlara yol açabilmesi nedeniyle, hemşire hastaya gerekli duygusal desteği sağlamalıdır.  Hasta dijital alıyorsa bu ilaç oldukça dikkatli verilmelidir. Hiperkalsemi, dijital ilaçlara olan duyarlılığı arttırır. 99

100  Tiroidektomi, paratiroidektomi ve radikal boyun disseksiyonu yapılan hastalar hipokalsemi belirti ve bulguları yönünden dikkatle izlenmelidir.  Hastaya kalsiyum ve D vitamini içeren ilaçların kullanımı ve diyet konusunda bilgi verilir.  Süt ve süt ürünleri kalsiyum yönünden zengin olmakla birlikte, fosfor yönünden de zengin oldukları için kısıtlanır. 100

101  Şiddetli tetani bronkospazm ve laringeal spazma yol açabileceğinden, endotrakeal tüp, larengoskop ve trakeostomi seti de kolay ulaşılabilecek bir yerde olmalıdır.  Hipokalsemisi olan hasta, nöromüsküler irritabilite artışı nedeniyle, gürültüden, ani hareketlerden ve parlak ışıktan rahatsız olabilir. Bu nedenle hemşire hastaya rahatlatıcı bir ortam sağlamalıdır. 101

102 10. Adrenal Korteksin Cerrahi Girişim Gerektiren Hastalıkları Ve Hemşirelik Bakımı 102

103  Adrenal bezler (böbreküstü bezleri, sürrenal bezler), her bir böbreğin üst polünde, böbreğin fasyası içine yerleşmiş, her biri 4-5 g ağırlıkta endokrin bezlerdir.  Yetişkin insanda bez kitlesinin %85-90’ını dıştaki korteks tabakası oluşturur; iç kısımda ise medulla yer alır. 103

104 Sempatik sinir sistemin bir parçası olan adrenal medulla, epinefrin ve norepinefrin adlı hormonları salgılar.  Epinefrin: Glikojen yıkımını artırarak kan şekerini yükseltir,kardiyak debiyi,kalp kası ve beyin kan akımını arttırır.  Norepinefrin: Vazokonstriksiyona yol açarak kan basıncını yükseltir. Bu hormonlar bireyin stresle mücadele etmesinde yardımcı olur. 104

105  Mineralokortikoidler,  Glukokortikoidler,  Steroid hormonları  Seks hormonları, adrenal korteksin salgıladığı hormonlardır. 105

106 Esas hormonu aldesterondur. Sodyum tutulumunu ve potasyum atılımını sağlayarak sıvı, elektrolit dengesinin sürdürülmesinde ve kan basıncının normal sınırlarda tutulmasında rol oynar. 106

107  Esas hormonu kortizoldür.  Glikoneogenez yaparak kan şekerini yükseltir.  Sodyum tutulumu ve ve potasyum atılımını artırır.  Glikokortikoid ve mineralokortikoidlerin etkileri benzerdir.  Doku zedelenmesine karşı oluşan inflamatuar ve immün tepkiyi baskılarlar. 107

108  Adrenal korteksin seks hormonları androjen ve östrojendir.  Bu hormonlar sekonder seks karakterlerinin oluşmasında rol oynarlar  Fazla miktarda androjen salgılanırsa kadınlarda virilizm, erkekleşme  Östrojenin fazla salgılanması ile de erkeklerde jinekomasti sodyum ve su tutulumunda artış görülür. 108

109  Adrenal korteks hastalıklarında tanı -serum kortizol düzeyi -kortizol supresyon düzeyi -kortizol stimülasyon testi -idrarda 17 hdroksikortikosteroid ve 17 ketosteroid düzeyi  Adrenal medulla hastalıklarında tanı -Total serum katekolamin düzeyi -İdrarda katekolamin ve metabolitlerinin düzeyi 109

110  Genellikle adrenal medulladan kaynaklanan benign bir tümördür.  Tümörün aşırı epinefrin ve norepinefrin salgılamasına bağlı belirti ve bulgular ortaya çıkar.  Aralıklı veya sürekli ortaya çıkan hipertansiyon en önemli bulgusudur, buna bağlı olarak kardiopulmoner veya cerebrovasküler sorunlar ortaya çıkabilir.  Tedavide ilaçlar veya cerrahi girişim uygulanır. 110

111  Ameliyat öncesi hipertansiyon ataklarının kontrolü için hastanın stres faktörlerinden uzak tutulması,  kafein içeren besinlerin kısıtlanması ve  hastanın vital bulgularının yakından izlenmesi gerekir. Ameliyat sonrasında gelişebilecek başlıca sorunlar;  hipotansiyon,  kanama ve şoktur. Özellikle ameliyat sonrası24-48 saat hastanın bu sorunlar yönünden yakından izlenmesi gereklidir. 111

112  Kan basıncını normal sınırlarda tutmak için uygulanan intravenöz ilaçların uygun dozda verilmesi sağlanır.  İdrar miktarı saatte bir izlenir; saatlik idrar miktarının 30 ml’den az olması durumunda hekime bildirilir.  Narkotik analjezikler hipotansiyona neden olabileceğinden dikkatli verilmelidir Feokromasitomada Hemşirelik Bakımı-2 112

113 Addison hastalığı, adrenal korteksten adrenokortikal hormon yapımının yetersizliğinden kaynaklanır. Nedeni sıklıkla adrenal korteksin primer atrofisidir. Olguların yaklaşık %80'inde neden otoimmüniteye bağlı atrofidir. Daha az rastlanılan nedenler arasında tüberküloz, enfarktüs, mantar enfeksiyonları, AIDS, metastatik kanserler bulunur. 113

114 Temel Sorunlar; Mineralokortikoid Eksikliği, Glukokortikoid Eksikliği Melanin Pigmentasyonudur. Sık görülen bulguları halsizlik, bitkinlik, kilo kaybı ve iştahsızlıktır. 114

115 Mineralokortikoid eksikliği bulguları Na+ böbreklerden atılırken, K+ tutulur ve plazmada K+ yükselir. Plazma Na+‟unun azalması ile plazma hacmi de azalır; hipotansiyon, dolaşım yetmezliği ve sonuçta şoka kadar ilerleyebilir. Mineralokortikoid eksikliği bulguları Na+ böbreklerden atılırken, K+ tutulur ve plazmada K+ yükselir. Plazma Na+‟unun azalması ile plazma hacmi de azalır; hipotansiyon, dolaşım yetmezliği ve sonuçta şoka kadar ilerleyebilir. 115 Glukokortikoid eksikliği bulguları - Açlık ölümcül hipoglisemiye, her tür bunalım kollapsa yol açabilir. - Stres sırasında oluşabilen ağır güçsüzlükle beraber fazladan glukokortikoid gerektiren durumların ortaya çıkması Addison krizidir. - Addison krizinde; siyanoz, ateş, ve klasik şok belirtileri vardır. -Aynı zamanda hasta baş ağrısı, bulantı, diyare ve karın ağrısından yakınır. Glukokortikoid eksikliği bulguları - Açlık ölümcül hipoglisemiye, her tür bunalım kollapsa yol açabilir. - Stres sırasında oluşabilen ağır güçsüzlükle beraber fazladan glukokortikoid gerektiren durumların ortaya çıkması Addison krizidir. - Addison krizinde; siyanoz, ateş, ve klasik şok belirtileri vardır. -Aynı zamanda hasta baş ağrısı, bulantı, diyare ve karın ağrısından yakınır.

116 Melanin pigmentasyonu bulguları -Derinin yaygın esmerleşmesi görülür. -Bu durum ACTH’ın MSH etkinliği nedeni ile ortaya çıkar. -Vücudun güneşe maruz kalan yerlerinde, basıya maruz kalan yerlerinde, eklemlerin üzerinde ve özellikle avuç kıvrımlarında aşırı pigmentasyon vardır. Melanin pigmentasyonu bulguları -Derinin yaygın esmerleşmesi görülür. -Bu durum ACTH’ın MSH etkinliği nedeni ile ortaya çıkar. -Vücudun güneşe maruz kalan yerlerinde, basıya maruz kalan yerlerinde, eklemlerin üzerinde ve özellikle avuç kıvrımlarında aşırı pigmentasyon vardır. 116

117 Eksik olan kortizol dışarıdan verilir. Hidrokortizol (genellikle mg/gün) veya eşdeğerde bir glukokortikoid ile tedavi ömür boyu devam ettirilmelidir. Cerrahi girişim, hastalık veya stres gibi durumlarda doz arttırılmalıdır (2-3 kat). Tedavi planı normal kortizol sekresyonunu taklit edecek şekilde ayarlanır (tedavi dozunun 2/3’ü sabah, 1/3’ü akşam verilir). 117

118 Addison krizinde hızlı bir şekilde %0.9 serum fizyolojik veya 0.9 saline içinde %5 dekstroz solüsyonundan 3-4 litre verilir. Serum elektrolitleri, glikoz, plazma kortizol ve ACTH ölçümü yapılır. Deksametazon sodyum fosfat hidrokortizon sodyum süksinat verilir. Hidrokortizon kullanılacak ise ilk 24 saat boyunca her 6-8 saatte bir 100 mg k kullanılır. Hasta stabil olduktan saat kadar daha düşük hızda serum fizyolojik infüzyonuna devam edilir. 118

119 Yaşam bulguları, sıvı elektrolit dengesizlikleri değerlendirilmeli Hemşirelik girişimleri arasında, günlük kilo izlemi, kortikosteroid uygulama, enfeksiyonlara karşı koruma ve hijyen bulunur. Hasta aşırı gürültü, ışık ve sıcaklıktan korunmalıdır. 119

120 Hastanın eğitimi şu konuları içermelidir: İlaçların isimleri, dozları ve etkileri, aşırı veya yetersiz doz alımının belirtileri, ilaç dozunun arttırılması gereken durumlar, Enfeksiyonun önlenmesi ve var olan enfeksiyonların hızlı bir şekilde tedavisi, Yaşam boyu replasman tedavisinin ve tıbbi denetimin ve hastanın durumunu belirten bir kartı sürekli yanında taşıması gerektiği, Stresle başa çıkma teknikleri ve IM enjeksiyon yapma tekniğinin hastaya öğretilmesi. 120

121 121 Cushing hastalığı adrenal korteksten aşırı miktarda üretilen glukokortikoide kronik olarak vücudun maruz kalması sonucu ortaya çıkar. Kadınlarda erkeklerden daha fazla görülür. Kadınlarda benign veya malign adrenal tümör gelişme olasılığı yaklaşık üç kat fazladır ve adrenal tümöre bağlı cushing sendromu oluşma olasılığı da dört-beş kat daha fazladır CUSHİNG HASTALIĞI

122 122 Bir çok sistem etkilenmektedir. Glukokortikoid fazlalığı kişisel görünümde belirgin değişikliklere neden olur. Santral yağ birikimi sonucu aydede yüzü, servikodorsal yağ yastıkçığı (buffalo sırtı) ve obezite görülür. Bozulmuş glikoz intoleransı ya da aşikar diyabet (%10-15) görülebilir Cushing Hastalığı Belirti Ve Bulgular-1

123 CUSHİNG HASTALIĞI

124 10.6. Cushing Hastalığı Belirti Ve Bulgular-2 Protein kaybı; kortizolün periferik dokulardaki katabolik etkileri sonucu ortaya çıkar. Kasların erimesi, ekstremitelerde kas zayıflığı, osteoporoz, patolojik kırıklar, kemik ve bel ağrıları görülür. Kollajen kaybı deriyi daha zayıf, ince ve kolay yaralanır hale getirir. Karında ve kalçalarda menekşe renkli strialar ortaya çıkar ve deri/mükoz membranlar bronz renk alabilir. Mineralokortikoid fazlalığı; hipertansiyon ve hipokalemiye neden olabilir. Androjen fazlalığı; kadınlarda belirgin akne ve erkekleşmeye yol açabilir. 124

125 125 Cushing hastalığında sorun hipofiz tümörü ise en yaygın kullanılan tedavi "transsfenoidal mikroadenomektomidir" Bu tedavi ile %80-90 başarı sağlanır. Erken tanı ve tedavi önemlidir. Birinci ameliyatta başarı sağlanamaz ise ikinci ameliyat veya total hipofizektomi (özellikle yaşlılarda) yada hipofiz ışınlaması (konvansiyonel RT/gamma-knife) + steroid hormon sentezini inhibe eden ilaçlar verilmektedir Cushing Hastalığı Tedavi ve Hemşirelik Bakımı-1

126  Medikal tedaviye rağmen tümör aktif ise veya neden tam olarak tespit edilemediğinde bilateral adrenalektomi yapılmaktadır.  Cerrahi tedavi ile adrenal bez alınırsa ömür boyu hormon tedavisi yapılır.  Bu hastalara ömür boyu kortizol (20-40 mg/gün) ve fludrokortizon (0- 1 mg/gün) replasmanı gerekmektedir. Hasta için en önemli hedefler; İnfeksiyon ve yaralanma riskini azaltmak, Öz bakımı sürdürme yeterliliğini artırmak, Cilt bütünlüğünü korumak, Beden imajını ve mental fonksiyonları iyileştirmek ve komplikasyonları önlemektir Cushing Hastalığı Tedavi ve Hemşirelik Bakımı-2 126

127 127 Bu hedeflere ulaşmak için; -Hastada, yüksek konsantrasyon da adrenal korteks hormonlarının vücuda olan etkileri dikkate alınarak, belirti ve bulgular, tanı işlemlerinin sonuçları değerlendirilir. - Aktivite düzeyi, günlük rutin ve bireysel bakım aktiviteleri hakkında veri toplanır. - Hastanın cildi, travma, enfeksiyon, ödem ve bozulma açısından gözlenir. - Hastanın genel görünümündeki fiziksel değişiklikler kaydedilir ve bu arada bu değişikliklere karşı hasta tutumu değerlendirilir Cushing Hastalığı Tedavi ve Hemşirelik Bakımı-3

128 Hastanın, ruhsal durumu, sorulara yanıt veriş biçimi, çevresinin farkında olup olmadığı ve depresyon gibi mental fonksiyonları değerlendirilir. Hastada düşme, vurma, çarpmaya bağlı olarak kemik ve yumuşak doku yaralanmalarını önlemek için güvenli bir çevre sağlanır. Osteoporozisi ve kas kaybını önlemek için yüksek protein, kalsiyum ve D vitamini içeren gıdalar önerilir. Sodyum ve kalorisi düşük besinlerin seçilmesinde hastaya yardım edilir Cushing Hastalığı Tedavi ve Hemşirelik Bakımı-4 128

129 129 Hasta gün içinde dinlenme ve uyku uyumasını sağlama konusunda desteklenir. Uyku ve dinlenmesi için sakin bir ortam sağlanır. Cildi tahriş edebileceğinden dolayı cilt üzerine doğrudan flaster kullanılmaz. Kemik çıkıntısı üzerindeki dokular desteklenir. Sık pozisyon değişimi sağlanır ve önemi anlatılır. Alınan kilo ve ödemi azaltmada, düşük karbonhidrat ve tuz içeren diyet uygulaması yardımcı olabilir Cushing Hastalığı Tedavi ve Hemşirelik Bakımı-5

130 130 KAYNAKLAR 1.Olgun N., Aslan F.E. (2010).Endokrin Hastalıkları. Ed:Eti Aslan F. Karadakovan A. Dahili ve Cerrahi Hastalıklarda Bakım. 2.Olgun N.(2010). Adrenal Bez Hastalıkları. Ed:Eti Aslan F. Karadakovan A. Dahili ve Cerrahi Hastalıklarda Bakım. 3.Özhan Elbaş N. (2001).. Ed: Erdil F. Özhan Elbaş N. Cerrahi Hastalıkları Hemşireliği. Aydoğdu Ofset. IV. Baskı Ankara Nobel Kitapevi, Kaya C. (2007). Ed. Mihmanlı M.Cerrahi Hastalıklar ve Hemşirelik Bakımı 5.Endokrin Sistem Ve Metabolizma Hastalıkları.Hemşirelik Bakım Ve Yönetimi Helitam Ders Notları


"1. 1.Endokrin Sistemin Yapı Ve Fonksiyonu 2.Hipotalamusun Fizyolojisi Ve Salgıladığı Hormonlar 3.Hipofizin Anatomi Ve Fizyolojsi 4.Hormonların Yapısal." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları