Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Bilateral Dev Teratomların LAPAROSKOPİK HİDRODİSSEKSİYON YÖNTEMİ ile Kısmı Rüptüre Halde Çıkarılması Yrd.Doç. Dr. Deniz BALSAK Haliç Üniversitesi Tıp Fakültesi.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Bilateral Dev Teratomların LAPAROSKOPİK HİDRODİSSEKSİYON YÖNTEMİ ile Kısmı Rüptüre Halde Çıkarılması Yrd.Doç. Dr. Deniz BALSAK Haliç Üniversitesi Tıp Fakültesi."— Sunum transkripti:

1 Bilateral Dev Teratomların LAPAROSKOPİK HİDRODİSSEKSİYON YÖNTEMİ ile Kısmı Rüptüre Halde Çıkarılması Yrd.Doç. Dr. Deniz BALSAK Haliç Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Doğum Bilim Dalı Diyarbakır Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi

2 Üreme çağında sık olarak görülen teratom olgularının tedavisi cerrahidir. Bu olgularda kistektomi, ooferektomi yapılabilmektedir. Cerrahi yaklaşım olarak laparoskopik ve laparotomi yapılmaktadır yılları arası yaptigimiz retrospektif analizde teratom şuphesi olan olgularin %17 sinde laparoskopi yapılırken son yıllarda bu durum tam tersine dönmüştür. Uysal F, Balsak D, Uysal A et al. Clinical, Diagnostic and Anatomical Aspects of Mature Cystic Teratomas. Austin J Radiol 1(1): id1005 (2014 Özellikle dev dermoid kistlerde (>10 cm) cerrahi yöntem olarak rüptür korkusu nedeniyle genel olarak laparotomi ile yapılmaktadır. Halbuki Laparoskopi sırasında hidrodisseksiyon ile dermoid kist daha kolay over dokusundan ayrılabilmektedir. Hidrodisseksiyon ile hem kistin over doksusundan iyi ayrılmasına hem de operasyon sırasında kullanılan bol SERUM FİZYOLOJİK ile adhezyon riski azaltılmaktadır.

3 Kist içeriğinin karın boşluğuna dökülmesiyle oluşabilecek olan kimyasal granülamatöz peritonit riski endobag kullanımı ile en aza indirilebilmektedir. Laparoskopik yaklaşımla kist rüptürü riskinin laparotomiye göre daha sık izlenebileceği bildirilmektedir. Kist içeriğinin karın boşluğuna dökülmesi sonucu kimyasal peritonit oluşumu nadiren gelişen bir tablodur. Özellikle karın boşluğunun salinle yıkanması bu riski en aza indirmektedir.

4 Literatürde matür kistik teratoma nedeniyle laparoskopi yapılan hastalara tekrar laparoskopi yapıldığında, kist rüptürünün olmadığı hastalarda daha az adezyon oluşumunun olduğu görülmüştür. Ayrıca laparotomi ile kist eksizyonu yapılan grupta laparoskopi grubuna göre daha çok adezyon oluşumu görülmüştür. Milingos S, Protopapas A, Drakakis P, Liapi A, Loutradis D,Rodolakis A, et al. Laparoscopic treatment of ovarian dermoid cysts: eleven years' experience. J Am Assoc Gynecol Laparosc 2004;11(4):

5 Laparoskopik yaklaşımla daha az adezyon oluşumu, daha az ağrı hissi, kısa hastanede kalış süresi ve daha iyi kozmetik sonuç elde edilmektedir. Genç yaşlarda organ koruyucu cerrahi uygulanmalı, perimenopozal veya postmenopazal hastalarda endobag kullanarak ooferektomi yapılmalıdır. Teratom vakalarında ooferektomi kararı cerrahin deneyimi yaklaşımına göre değişmektedir. Bizim yaptığımız retrospektif data analizinde bu vakalarda Ooferektomi %9.3 yapılmıştır. Uysal F, Balsak D, Uysal A et al. Clinical, Diagnostic and Anatomical Aspects of Mature Cystic Teratomas. Austin J Radiol 1(1): id1005 (2014)

6 Kist içeriğinin rüptüre olduğu vakalarda içeriğin karın boşluğunun diğer taraflarına bulaşmasına izin vermeden karın boşluğu ısıtılmış sodyum klorürle iyice yıkanmalıdır. Ya da kist rüptüre olduysa, içeriğin tamamen boşalmasına izin verilmeden kist çıkarılarak, batın sürekli olarak heparinli 2-4 lt ringer laktat ile yıkanabilinir. (1000 ML/5000 IU(1CC) HEPARİN)

7 8 yıllık sürede 63 vaka analiz edildi. Dermoid kist rüptürü halinde, operasyon süresince batın ringer laktat ile yıkanıp ertesinde saat drenaj sağlanınca hiçbir hastada kimyasal peritonit gelişmemiştir.

8 1600 m koşu ve ardından 12 mekik çekme sonrası akut batın ile gelen 10 cm büyüklüğünde rüptüre teratom vakası bildirilmiştir

9 Olgumuz 26 yaşında paritesi 4 olan bir hastaydı. Hasta son bir yıldır karın ağrısı şikayeti olmasından dolayı başvurduğu doktor iki taraflı teratom tespit etmesi üzerine hasta bize konsulte edildi. Hastanın yapılan ultrasonunda İki taraflı overde 8-9 cm kalsifik odaklar içeren teratom olabilecek adneksiyel kitle tespit edildi. Hastanın tümör marker tetkiklerinde Ca 19-9 değeri >1200 U/ml olarak çok yüksek bir değer çıktı. Ca U/ml idi. Hastanın laparoskopik kistektomi ve ooferektomi için yazılı onamı alındı. Hastanin kitle doplerinde kan akimi izlenmedi. Hastamızın yaşinin genç olması, goruntuleme yontemlerinde maligniteyi destekleyecek bulgu olmaması üzerine ameliyata laparoskopik yontemle başlanma karari hasta ile birlikte verildi. Laparoskopide overlerin görünüm olarak yüzeyleri ve çevresi ile ilişkisi normal olması üzerine operasyona endoskopik olarak devam edildi. Başarılı bir şekilde bilateral kistler hidrodisseksiyon ile çıkarıldı serbestleştirildi. Endobag içinde kısmı rüptüre edilerek içeriği batına bulaşmadan dışarı alındı. Operasyon 70 dk sürdü. Kanama kontrolü sonrası dren konularak işleme son verildi. Hasta Postop 2. günde şifa ile taburcu edildi. Kistlerin patolojisi matur kistik teratom olarak raporlandı.

10 TEŞEKKÜR EDERİM


"Bilateral Dev Teratomların LAPAROSKOPİK HİDRODİSSEKSİYON YÖNTEMİ ile Kısmı Rüptüre Halde Çıkarılması Yrd.Doç. Dr. Deniz BALSAK Haliç Üniversitesi Tıp Fakültesi." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları