Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Toprak hukukunun önemi TOPRAK HUKUKUNUN TANIMI Geni ş anlamda toprak hukuku, kullanım amacı ne olursa olsun her türlü toprak üzerindeki hukuki ili ş.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Toprak hukukunun önemi TOPRAK HUKUKUNUN TANIMI Geni ş anlamda toprak hukuku, kullanım amacı ne olursa olsun her türlü toprak üzerindeki hukuki ili ş."— Sunum transkripti:

1

2 Toprak hukukunun önemi

3 TOPRAK HUKUKUNUN TANIMI Geni ş anlamda toprak hukuku, kullanım amacı ne olursa olsun her türlü toprak üzerindeki hukuki ili ş kiyi düzenler. Bu topraklar, tarım toprakları olabilece ğ i gibi tarım dı ş ı topraklar da olabilir. Dar anlamda toprak hukuku, sadece tarım topraklarını konu edinen ve hukuki ili ş kilerini düzenleyen toprak hukukudur. Toprak nedir? Toprak genel mahiyeti itibariyle kıttır, arz elastikiyeti yoktur, yani azaltıp ço ğ altılamaz, yeniden üretilemez. Kural olarak tahrip edilemez, arazide bulunan hareketsizlik ve ta ş ınmazlık unsuru toprakta da vardır. Soru: araziyi olu ş turan toprak parçalarının bir yerden ba ş ka yere ta ş ınmasını nasıl anlamalıyız.?

4 Toprak hukukun düzenleme alanı Tarımsal e ş ya hukuku Tarımsal miras hukuku Tarımsal kira hukuku

5 TOPRAK HUKUKUNUN KONUSU Toprak hukukunun konusunu tarım topraklarıdır sayılı Kanun m. 2/b “Tarım Arazisi: Orman sınırları dı ş ında kalan, zirai üretim yapılan, çayır, mera, yaylak ve kı ş lak olarak kullanılan, kullanılma ş ekillerinden birine tahsis edilen veya ekonomik olarak imar, ihya ve ıslah edilerek üretime açılabilecek arazilerdir”. Kültür toprakları: Hâlihazırda i ş lenen, üzerinde ekim dikim yapılan topraklardır. Çayır mera toprakları: Üzerinde ekim dikim yapılamayan, genelde hayvan besleme amaçlı kullanılan topraklardır. Tarımsal üretime açılacak topraklar: üzerinde henüz ekim dikim yapılmamakla birlikte, do ğ al nitelikleri icabı tarıma elveri ş li topraklar olup, insan eme ğ i ve sermaye kullanılarak imar ve ihya suretiyle tarıma açılabilecek topraklardır.

6 TOPRAK HUKUKUNUN MAHİYETİ 1. Toprak hukukunu genel hukukun parçası sayan görü ş : Hem kamu hukuku yönü var hem de özel hukuk yönü var. 2. Toprak hukukunu, istisnai bir hukuk dalı sayan görü ş : 3. Toprak hukukunu, ba ğ ımsız bir hukuk dalı sayan görü ş :

7 Arazi Mevcudu Ülkemizin arazisi, 77,8 milyon hektardır. Bunun 27,8 milyon hektarı kuru ve sulu, 25 milyon hektarı çayır ve mera, 20,2 milyon hektarı da orman arazisidir. 4,9 milyon hektar yerle ş im yeri sanayi ve di ğ er alanlar 27,8 milyon hektar arazinin 24 milyon hektarı kuru tarım, 3,8 milyon hektarı ise sulu tarım, pamuk pancar tütün ba ğ ve bahçe ziraatı yapılmaktadır.

8 İslam mülkiyet anlayışıdır. ‘Her şeyin maliki Allah‘tır’ nasıl anlaşılmalıdır İslam özel mülkiyeti kabul ediyor mu? Ganimet toprakları savaşa katılanlara genellikle dağıtılıyordu. Mağlup toprak sahiplerine sadece intifa hakkı da verilebilirdi.. Günümüzde de çok dile getirilen ‘humus’ neyi ifade eder.. Mülkiyet çeşitleri : Mülkiyet-i kamile ve mülkiyet-i nakisa olarak ikiye ayrılıyordu Rakabe = ayn mülkiyeti ve menfaat mülkiyeti Bireysel ve toplu mülkiyet

9 İslam devletlerinde ikta İ kta sistemi ilk olarak İ slam devletlerinde uygulanmaya ba ş lanmı ş tır. Soru: ikta nedir? ( Lügat manası ile “katetmek”, “kesmek” anlamına gelen ikta, geni ş anlamı ile mevcut idare tarafından devlete ait topra ğ ı, bir vazife kar ş ılı ğ ında melikler, emirlere, valilere, komutanlara ve askerlere belirli usullerle verilmesidir ) İ kta, Hz. Ömer zamanında ( ) haraç ve vergileri toplanarak maa ş sureti ile derece ve rütbelerine göre emir ve askerler verilerek olu ş turulmu ş tur. Hatta ilk ikta uygulamasını Hz. Peygamberimiz dönemine kadar çıkarabiliriz. Peygamberimiz temlik ş eklinde iktalar vermi ş ve sahiplerine de zekattan ba ş ka bir mükellefiyet yüklememi ş tir

10 İslam memleketlerinde tahsil şekillerine göre iktâlar iki kısma ayrılmaktadır. 1. Mülkiyet hakkı ile birlikte tahsis edilen iktalar, mülk iktalar: Mülk iktalar, arazi-i memleketten belirli bir kısmının ikta sahiplerine temlik edilmesi ile olu ş turulmaktaydı. Bu ş ekilde tahsisi edilen iktalara “ikta-ı temlik” denilmekteydi. İ kta sahipleri miri araziden istifade eden köylülerden aldıkları vergilerin bir kısmını hazineye ödemekteydiler. Ö ş ürlü topraklar, haraçlı topraklar. Mevat arazi, imar ve ihya suretiyle tarıma elveri ş li hale getirilmesi halinde de bu ki ş ilere özel mülkiyet hakkı tanınmı ş tır. 2. Sadece İ ntifa hakkı ile birlikte tahsis edilen iktalar, mülk olmayan iktalar: Bu ş ekilde tahsis edilen iktalarda mülkiyet devletin olup, araziden sadece istifade etmek ve hasılat almak ikta sahibine aitti. Yani ikta sahibi arazinin sahibi de ğ il idi.

11 Mülk olmayan topraklar Memleket toprakları: Bu topraklarda kuru mülkiyet hakkı devlete; menfaat mülkiyet hakkı menfaat mülkiyet hakkı ise fertlere tanınmı ş tır. Menfaat mülkiyeti, arazinin kullanılması, ürünlerinin toplanıp alınması; kısaca kullanma ve yararlanma yetkilerinden olu ş an bir mülkiyet hakkını ifade eder. Ki ş ilere tanınan yararlanma hakkına kar ş ılık, devlet veya onun adına hareket edenler, bunlardan vergi almaktaydılar. Mevat arazi, tarıma elveri ş li olmayan bo ş arazilere verilen addır. Bunlar üzerinde hiç kimse mülkiyet hakkına sahip de ğ ildir. Vakıf topraklar: Metruk arazi: yararlanılması halkın tamamına veya köy, kasaba halkı gibi bir kısma devredilmi ş arazi.

12 Osmanlıda Toprak sistemi

13 Osmanlı’da topra ğ ın bölünmesine ili ş kin meseleleri düzenleyen kurallar ancak belirli olaylara çözüm ş ekli getiren fetvalarda ortaya konuluyordu. Bunların en tanınmı ş ları ş eyhülislam Ebussuud Efendi tarafından hazırlanan Maruzatı Ebussud'da yer alır tarihli arazi kanunu Osmanlı Devletinde daha önce uygulanmakta olan toprak türlerini bir sistem halinde düzenleyerek toprakların tabi oldukları hukuki rejim ve statüsüne göre 5 kısma ayrılırdı. Önceleri ise 3'e ayrıldı ğ ı görülür. (Ö ş ri, Haraci ve Miri) 1. Arazi-i Memlüke 2. Arazi-i Mevkufe 3. Arazi-i Metruke 4. Arazi-i Mevat 5. Arazi-i Emiriyye

14 Arazi-i Memlüke Mülk topraklardır. Bu tür toprakları tasarruf hakkı tamamen sahiplerine aittir. Bu toprakları, miras bırakabilirler, satabilirler, hibe edebilirler, rehin bırakabilirler veya da vakfedebilirler. Mecelle m herkes mülkünde keyfe maye ş a tasarruf eder. Fakat ba ş kasının hakkı taallük ederse maliki mülkünde istiklal üzere tasarruftan men eder.

15 Araziyi memluke toprakları dört kısma ayrılır: 1.Köy ve kasabalar içinde veya kenarlarında kısmen iskân bölgesi sayılan arsalardır. Köy ve kasabalar dı ş ında bulunan yerler yarım dönümlük bir miktarla sınırlıdır. 2. Aslen Araziyi Emiriyye iken sonrada arazi-i memlukeyse dahil olan yerler. Bunlar padi ş ah tarafından bir kimseye sahih bir temlik ile mülk olarak verilmi ş olan arazidir. 3. Ö ş ür topraklar 4. Haraç topraklar

16 3. Araziyi Öşriyye: Ö ş ri topraklar ya fethedildi ğ i zaman Müslümanlara verilmi ş veya daha önce Müslümanların elinde bulunun topraklardı. Bu topraklar sahiplerinin mülkü olup, yaptıkları ziraate kar ş ılık elde ettikleri ürünün onda birinden, be ş te birine kadar vergi vermekle yükümlü idiler: Ö ş ür arazisi üçe ayrılır: 1. Fetih zamanında bir yer feth edildi ğ i zaman be ş te biri çıkarılarak geri kalan kısmı cihada i ş tirak edenlere taksim olunur. 2. cihada i ş tirak eden mücahitlerden ba ş ka Müslümanlardan tevzi olan kısım. 3. Fetihten önce ahalisi Müslüman olup, fetihten sonra ellerinde bırakılıp ve hasılatından bazıları kendilerine tahsis ve bazıları Beytül- Mal masrafları için alınan arazidir

17 4. Araziyi Haraciyye: Haraci topraklar ise Hıristiyanların elinde mülkleri olan topraklardı. Bu toprak sahipleri de, yaptıkları ziraate kar ş ılık elde ettikleri ürünün onda birinden, be ş te birine kadar vergi vermekle yükümlü idiler. Haraç arazisi de üç’e ayrılır: 1. Bir memleket zorla feth edildi ğ i zaman gayr-i Müslim yerlilerin ellerinde bırakılan arazi. 2. Bir memleket zorla feth edildi ğ i zaman gayr-i Müslim yerlilerin yerlerini terk edip yerlerine ba ş ka gayr-i Müslim getirilip yerle ş tirilen arazi. 3. Sulh yolu ile feth edilen arazi

18 Haraç: Haraç: Beytü'l-Mal tarafından alınan hususî vergiye denildi ğ i gibi iki türlüdür: Birincisi haraç-ı ruüs ona cizye denilir, îkincisi ise haraç-ı arazîdir. Haraç iki kısımdır demi ş tik; 1. Haraç-ı Mukaseme: Arazinin hasılatından yerin tahammülüne göre ö ş rden nısfa kadar (yani on'da birden yarıma kadar) alınmak üzere tayin olunmu ş olan ş eydir. Yani, haraç-ı mukaseme, araziden hasıl olan mahsulün ö ş rü olarak tayin olunabilece ğ i gibi, arazi gayet iyi oldu ğ u takdirde mahsulün yarısına kadar da tayin olunabilir. Fakat yerin kuvveti olsa bile yarıdan fazla tayin olunamaz. Hülasa, haraç-ı mukaseme, harice yani hasılata taalluk edip binaenaleyh bir sene içinde mahsul tekerrür etti ğ i halde «mukaseme» de tekerrür eder. 2- Haraç-ı Muvazzaf: sabit de ğ i ş meyen vergi olup, arazi vergisi anlamına gelmektedir. Haraç-ı Muvazzafın, haraç-ı mukasemeye döndürülmesi caiz olmadı ğ ı gibi aksi yani haraç-ı mukasemenin haraç-ı müvazzafa tebdil kılınması da caiz de ğ ildir.

19 Fıkıh kitaplarında Hicaz ve Basra arazisi di ğ er bir ifade île Arap Arazisi «ö ş ür Arazisi», Sevad-ı Irak Arazisi yani Basra, Ba ğ dat, Küfe köyleri «Haraç Arazisi» oldukları gösterilmi ş tir. Ebu's-Suud Efendi de Rumeli ve Anadolu arazilerinin ö ş ür ve haraç arazileri olmayıp Mîrî Arazi (Arazi-i Emîriyye) ve yalnız Ş am ve Halep arazilerinin haraciye olduklarını beyan etmi ş lerdir. Ali Haydar Efendi'nin izahatına göre Arazi-i Memlüke her ne kadar dört çe ş ide ayrılıyorsa da aslında be ş çe ş ittir ve kanun bu be ş inci çe ş itten bahsetmemektedir. Bunu da Mecelle'nin m. 1272’e göre Mevat arazisinden ihya olunan arazidir. Bu araziyi ihva eden ona malik olur. Nitekim Basra arazisi de bu ş ekilde ihya suretiyle Memlük Arazi olmu ş tur.

20 Arazi-i Mevkufe Vakıf Topraklar: Vakıf mahiyetindeydi ve tarım yönünden büyük önem ta ş ıyordu. Yolların köprülerin meydanların okulların ve çe ş melerin yapım ve onarım görevlerinin maddi külfetini üslenirlerdi. Vakıflar ikiye ayrılırdı: 1. Do ğ rudan do ğ ruya "ayn"larından yararlanılan vakıflar 2. Yalnız sa ğ ladıkları gelirlerden faydalanılanlar. Osmanlı Sultanları, yararlılıklarını gördükleri devlet adamlarına, dine ve ilim adamlarına, miri araziden bir kısmını ayırarak; hayır, kültür, sosyal, dinî ve dini yapılar yapmaları için vermi ş lerdir. Bu toprakların geliri, cami, mescit, çe ş me, köprü, medrese, hastane, hamam, kervansaray, gibi binaların yapılmasına, onarılmasına ve çalı ş anların maa ş larının ödenmesine harcanmı ş tır. Vakıfın ölümünden sonra ya ailesine veya tespit etti ğ i bir yere intikal etmi ş tir. Vakıf idaresi sadece vakfın mülkiyetine sahipti. Bu tür vakıfları kiralayanlar ölünce yararlanma hakkı mirasçılarına geçebiliyordu

21 Osmanlıda Vakıf TMK m 101 Özelik ve nitelikleri: 1. Vakıf bir amaç kurulu ş udur 2. Vakıf bir yatırım kurulu ş udur Vakıfların öneminin sebepleri ( küsür) 1. Hayır kapısı olması 2. Kamu hizmetlerinin vakıf eliyle görülmesi 3. Aile vakıflarına izin verilmesi

22 Osmanlıda vakıf muamelesinin unsurları Sosyal ve ekonomik etkisi Osmanlıda vakıfların geçerli olarak kurulması için vakıfların dört unsura sahip olması gerekir: 1. Vakfeden 2. Vakfedilen mal 3. İ rade beyanı ( ş arta, süreye ba ğ lanamaz) 4. Vakıftan yararlananlar Soru: Mütevelli ve nazır kimdir?

23 Osmanlı Hukukunda Vakıfların Çeşitleri 1. Osmanlı hukukunda vakıflar a. Sahih vakıflar: bir malın mülkiyeti vakfedilmekte. Sahih vakfın kurulabilmesi için vakfedilecek malın özel mülkiyet konusu olması gerekmekte. b. Sahih olmayan vakıflar: ta ş ınmaz malın mülkiyet hakkı de ğ il, yararlanma hakkının padi ş ah veya ba ş ka bir ki ş i tarafından belirli bir amaca tahsisi, sahih olmayan vakıftır. Miri arazinin kuru mülkiyetinin devlete ait oldu ğ undan dolayı mülkiyet hakkı vakfa geçmez. Vakıf sadece miri arazinin yararlanma hakkına sahip olurdu. 2. Amaçları (yararlananlar) bakımından vakıf çe ş itleri a. hayrî vakıflar b. zürri vakıflar = aile vakıfları 3. İ dareleri bakımından vakıf çe ş itleri a. Mazbut vakıflar: padi ş aha ait olan selatin vakıflar b. Gayri mazbut vakıflar aa. Mülhak vakıflar: VGM denetim ve gözetimi altında olan vakıflar. bb. Müstesna vakıflar: VGM denetim ve gözetimi altında olmayan vakıflar.

24 Arazi-i Metruke Terkedilmi ş topraklar. Miri arazi içinde mütalaa edilmektedir. Bir mülkiyet veya tasarruf hakkına konu edilemez, sadece ammenin yararına sunulabilir. Kullanma ve yararlanma hakkı kamuya bırakılan topraklar. Bu tür araziler ikiye ayrılırdı. 1. Toplumun tamamının kullanılmasına terkedilmi ş yerler: (Genel yollar, pazarlar, panayırlar, namazgah, iskele v.b yerler.) 2. Belli bir kısmın kullanılmasına terkedilmi ş yerler: (Bir veya birkaç köy halkının yararlanmasına ayrılan mera, yaylak ve kı ş laklar)

25 Metruk arazilerin özellikleri 1. Mülkiyet ve tasarruf hakkına konu olamaz. 2. temlik söz konusu olamaz. 3. Zamana ş ımıyla kazanılamaz. 4. Davalarda sulh yapılamaz. 5. Yararlanma kural olarak parasızdır. 6. Ba ğ ı ş lanamayaca ğ ı gibi, ba ğ ı ş lanana arazi de metruk arazi niteli ğ i kazanmaz. 7. Tapu senedi yoktur. 8. İ yiniyetle kazanılamaz.

26 Arazi-i Mevat Hiçbir i ş e yaramayan arazilerdir. Kasaba ve köylerden yarım saat uzaklıkta ziraata elveri ş siz topraklardı. Osmanlı hukukuna göre ölü toprakların tarıma elveri ş li hale getirilmesi izne ba ğ lıydı. Kanunlar bu imkanı herkese tanıyordu. Bir kimsenin tasarrufunda olmadı ğ ı (gibi arazi-i mîriyeden olarak bir kimsenin de ona mutasarrıf bulunmadı ğ ı) ve ahaliye (mer'a, baltalık veya mezarlık gibi hususlar için kullanılmak üzere) terk ve tahsîs kılındı ğ ı halde cehîrü-s-savt (yani sesi yüksek) olan kimsenin aksa-i ümrandan (yani kasaba veya köyün en kenarındaki hanelerden di ğ er bir tabirle binaların son buldu ğ u yerden) sayhası (yani sesi) duyulmayacak derecede köy ve kasabalardan uzak bulunan yani ak sa-i ümrandan tahminen bir buçuk mil yani yarım saat miktarı uzaklı ğ ı olan bo ş mahallerdir. Bu yerler da ğ lık, ta ş lık, kıraç ve otlak yerlerdir.

27 Îmam-ı Ebu Yusuf'a göre, mevat arazide aslolan uzaklıktır. Köy ve kasaba binalarının son buldu ğ u yere yakın olan mahaller sahipsiz olsa da ihya olunamazlar. İ mamı Muhammed'e göre; ihyada aslolan ahalinin ondan istifade etmemekte olmalarıdır. Gerek ümrana yakın olsun gerek uzak olsun, durum aynıdır. Buna göre aksa-i ümrana (köy ve kasaba hanelerinin son buldu ğ u yere) yakın olan mahaller sahipsiz olupda ahalinin ondan istifadesi bulunmasa ihya olunabilir. Îmamı Ebu Yusuf, bu mahallere halkın gerçekten ihtiyacı bulunmasa bile takdiren ihtiyacı bulundu ğ u cihetle ihya olunamaz, buyurmu ş lar. Osmanlı yöneticileri ve kanun koyucuları bu esaslara uymaya çalı ş mı ş lardır. Bu durum yani yukarıdaki izah Osmanlıdaki arazinin taksim ş ekline istinat etmektedir.

28 Unsurları Mevat arazi olabilmesi için: 1. Toprak, mülkiyet veya yararlanma hakkına konu olmamalıdır. 2. Toprak, kamunun yararlanmasına tahsis edilmi ş olmamalıdır. 3. Toprak köy veya kasabadan belirli bir uzaklıkta olmalıdır. 4. Toprak, yararlanmaya yani tarıma elveri ş li olmamalıdır.

29 İhya Mevat arazinin tarıma elveri ş li hale getirilmesi: İ hya 1. Devlet ba ş kanının izni: İ hya edilen topra ğ ın mülkiyet hakkı kazanılmak isteniyorsa, devlet ba ş kanından veya onu temsil eden makamdan özel izin alınmalı. Sadece yararlanma hakkı isteniyorsa, genel izin yeterlidir. 2. İ hya edilen bir fiilin yapılması: Araziye tohum ekmek, fidan dikmek, nadas haline getirmek, sulamak, sulama kanalı veya arkı yapmak, ihya sayılır (Madde 1275). Mecelle'ye göre sel suyunun girmesini önleyecek kadar duvar çekmek, yahut etrafını yükseltmek, sınır koymak, ihya niteli ğ indedir ve mülkiyet iktisabı için yeterlidir (Mad. 1276). Mülkiyet iktisabı için yeterli olmayan sınır koyma ise, "arazinin etrafını ta ş, diken, kuru a ğ aç dalları ve benzeri ile çevirmek, arazinin içini ayıklamak, dikenlerini yakmak, içinde kuyu kazmak, otunu biçip etrafa yı ğ arak üzerine de sel suyunu önlemeyecek ş ekilde toprak koymaktır (Madde ). İ hya, mülkiyet iktisabı için sebep te ş kil ederken, sınır koymak yalnızca üç yıl için ihyaya öncelik hakkı verir. Bu süre içinde ihya etmeyen ki ş iden sınır koydu ğ u toprak alınıp ba ş kasına verilebilir (Madde 1279). 3. İ hya fiilinin, izinden sonra belli bir süre içinde yapılması: izin tarihinden itibaren 3 yıl içinde. Sonuçları: İ hya edilen topra ğ ın mülkiyeti ya da yararlanma hakkı bedelsiz olarak kazanır.

30 Arazi-i Emiriyye Tanım Mülkiyet hakkının kapsadı ğ ı yetkilerin bölünüp, bunların de ğ i ş ik ki ş ilere ait olmasını öngören mülkiyet anlayı ş ıdır. Unsurlar: 1. Bir tarım topra ğ ıdır. 2. topra ğ ın kuru mülkiyeti devlete aittir. 3. Topra ğ ın tasarruf hakkı devlet tarafından bir ş ahsa tevfiz edilmelidir. (bırakılma) Osmanlı'da ziraat yapılan topra ğ ın büyük bir kısmını kapsıyordu. Bu topraklarda mülkiyet devlette kalır, geni ş ölçüde yararlanma hakkı ve tasarruf hakları da ki ş ilere ait olurdu. Osmanlılar ele geçirdikleri yerleri düzenli bir ş ekilde kayda alırlardı. Bu kayıtları ni ş ancı adlı görevli yapardı. Bu tespiti yapılan araziler bir çok bölüme ayrılıyordu. Bunların büyük parçalar halinde olanları ş unlardı:

31 Oluşum şekilleri 1. Devlet hazinesine (Beytülmale) bırakılan araziler 2. Mirasçı bırakmaksızın ölen bir kimsenin mülk topra ğ ının devlete geçmesi 3. Devletin zamana ş ımı yoluyla kazandı ğ ı topraklar 4. Fetih sırasında nasıl muamele gördü ğ ü bilinmeyen topraklar 5. İ hya edilen mevat arazi.

32 Miri toprakların tevfizi TEVF İ Z, miri toprakların rakabesi devlete kalmak ş artıyla yararlanma hakkının, belirli bir bedel kar ş ılı ğ ında, süresiz olarak devlet adına yetkili ki ş iler tarafından ş ahıslara devrini öngören hukuki i ş lemdir. Mutasarrıfın miri arazi üzerindeki yetkileri: 1. zilyetlik yetkisi 2. kullanma yetkisi 3. yararlanma yetkisi 4. fera ğ yetkisi: bir haktan ba ş kası lehine vazgeçmek, onu terketmek. Mutasarrıfın yetkili olmadı ğ ı i ş lemler: 1. araziyi satma, ba ğ ı ş lama ve vasiyet etme yetkisi 2. cebri icraya konu olmaz. 3. rehnedilemez.

33 1. Havası Hümayun:Devlet hissesi olarak ayrılan ve geliri direk hazineye ait olan araziler. 2. Has: Devletin yüksek memurları için ayrılırdı. Bunların gelirleri akçenin üstündeydi. 3. Pa ş maklık: Geliri padi ş ahın annesi kız karde ş i ve zevcelerine ayrılan araziydi. 4. Malikhane Arazi:Ki ş iye hayatı boyunca i ş letmek için verilirdi. Fakat satamaz ve miras bırakamazdı. 5. Vakıf Arazi:Geliri kamu yararına olan arazidir 6. Arpalık Arazi:Yüksek rütbeli görevlilere çalı ş ırken ek gelir emekli olduktan sonra da emekli aylı ğ ına benzer bir gelir olu ş turması için verilen araziler. 7. Yurtluk ve Ocaklık:Bir ülkenin fethi sırasında bazı ümeraya yararlılıkları kar ş ılı ğ ında verilirdi. 8. Zeamet :Hizmet kar ş ılı ğ ı tasarrufu verilen arazilerdi. Yıllık gelirleri ila arasında olana denilirdi

34 Miri arazinin yürürlükte olup olmadığı sorunu: Yürürlükte oldu ğ u görü ş ü: Medeni Kanunun tatbik Ş ekline ili ş kin kanunda açıkça arazi kanunu mülgadır denmemi ş tir. Bunu yapmadı ğ ına göre, arazi kanunu ve dolayısıyla miri arazi rejimi yürürlüktedir. Yürürlükte olmadı ğ ı görü ş ü: Arazi Kanunu, hiç de ğ ilse bunun miri araziye ili ş kin, MK tatbikine ili ş kin 864 sayılı Kanun yürürlü ğ e girmesiyle ortadan kalkmı ş tır. Y İ BK, Sonradan yürürlü ğ e giren MK, eski Arazi Kanunu esaslarından tamamıyla farklı olarak gayrimenkulün aynına ş amil olmak üzere mutlak mülkiyet esası koymu ş tur.

35 Tarım reformu ve toprak toplulaştırması Toprak Reformu ve toprak da ğ ıtma kavramları e ş anlamlıdır Dar anlamda: Toprak reformu, özel mülkiyetteki büyük tarım topraklarının, sahiplerinin elinden paralı veya parasız alınıp, parçalanarak, topraksız veya az topraklı çiftçi ailelerine da ğ ıtılmasıdır. Geni ş anlamda: Toprak – insan ili ş kilerini ekonomik verimlilik ve sosyal adalet ilkelerine göre yeniden düzenlemeyi amaçlayan çok yönlü bir tedbirler bütünü, geni ş kapsamlı bir sosyo– ekonomik program paketidir.

36 Maksat : Adil bölgü-e ş itsizli ğ i giderme, ekonomik kalkınma ve toplumsal huzur Toprak reformunda gözetilen en yaygın siyasal amaç feodal ili ş kilerin tasfiyesidir. Toprak sahiplerinin yabancı olması durumunda bu amaç sömürgeci düzeni yıkmakla özde ş le ş ir. Her iki durumda da hedef köylülerin sömürülmesine son vermektir. Köylülerin toplumsal konumunu iyile ş tirme ço ğ u kez reformun bir ba ş ka yönünü olu ş turur. Toprak reformunun ekonomik hedefleri arasında yo ğ un ekimin özendirilmesi ve özellikle sanayile ş meye destek olacak biçimde tarımsal üretimle ekonominin öbür sektörleri arasında e ş güdüm sa ğ lanması gibi konular da yer alabilir.

37 Tarihi: Bilinen en eski toprak reformu İ Ö 6. yüzyılda Atina’da yapılmı ş tır. Solon’un öncülük etti ğ i bu reformla köylüleri borçlarına kar ş ılık topraklarını ipotek etmeye ve alacaklıların hizmetinde çalı ş maya zorlayan borçlanma sistemi tasfiye edildi. Roma’da da IÖ 133’te Gracchus Karde ş ler’in gerçekle ş tirdi ğ i reformlarla soyluların el koydu ğ u kamu toprakları bölü ş türüldü ve bireysel toprak mülkiyetine asgari ve azami sınırlar getirildi. Ama İ Ö 121’den ba ş layarak reform süreci tersine döndü ve toprakta büyük mülkiyet yüzyıllar boyunca bütün Avrupa’da kural haline geldi.

38 Türkiye’de toprak reformu. Osmanlı Döneminde toprak rejiminin çerçevesini belirleyen 1858 Arazi Kanunnamesi, Türk Medeni Kanunu’nun kabul edildi ğ i 1926’ya de ğ in yürürlükte kaldı. Toprak üzerinde özel mülkiyeti güvence altına alan bu yasa, ayrıca toprak alım satımını kolayla ş tırarak büyük mülklerin geni ş lemesi önündeki engelleri de kaldırdı. İ lk kez yurtdı ş ından gelen Türkleri topraklandırmak amacıyla 1934’te çıkarılan İ skân Kanunu çerçevesinde 1944 sonuna de ğ in yakla ş ık 4,6 milyon dönüm arazi da ğ ıtıldı.

39 Toprak Reformunun Nitelikleri Soru: Toprak sahipleri ile topraksız çiftçiler arasında yapılan sözle ş me ile toprak reformu gerçekle ş tirilebilir mi? 1. Zorunlu bir hareket olmalıdır Toprak sahipleri topra ğ ı ıslah etmekten çok yeni toprak almayı ister. Bu nedenle mevcut toprak düzeni zorla de ğ i ş tirilirse sermaye üretken olmayan ve büyük toprak sahiplerinin atıl bıraktıkları çözülerek üretken olan küçük toprak sahiplerinin eline geçer. 2. Köklü (radikal) bir hareket olmalıdır Toprak reformu rahatlatıcı bir ilaç de ğ il, büyük çaplı ve radikal bir ameliyattır 3. Hızla uygulanan acil bir hareket olmalıdır. Ekonomik ve sosyal ş artlara göre de ğ i ş ebilir.

40 Tarım Reformu Dar anlamda: Dar anlamda toprak reformunun tam aksini te ş kil eder. Dar anlamda tarım reformu, toprak da ğ ıtılmasını amaçlamaz. Önemli olan, tarım topraklarının verimli olarak i ş letilmesi, tarımsal üretiminin artırılması, toprak kaynaklarının korunması, ekonomik i ş letmecili ğ e imkan vermeyecek ş ekilde küçülmü ş olan toprakların toplula ş tırmasıdır. Geni ş anlamda: Çok yönlü bir reform anlayı ş ına dayanır. Tarım topraklarının verimli olarak i ş letilmesi, tarımsal üretiminin sürekli bir ş ekilde artırılması, toprak kaynaklarının korunması (özellikle erozyon yoluyla toprak kayıplarının önlenmesi) ve çiftçinin desteklenmesi. Ayrıca az topraklı ve topraksız çiftçiye toprak da ğ ıtılmasını da amaçlamaktadır.

41 1982 Anayasası açık bir ş ekilde tarım reformunu tercih etmi ş tir. Madde 44: “Devlet, topra ğ ın verimli olarak i ş letilmesini korumak ve geli ş tirmek, erozyonla kaybedilmesini önlemek ve topraksız olan veya yeter topra ğ ı bulunmayan çiftçilikle u ğ ra ş an köylüye toprak sa ğ lamak amacıyla gerekli tedbirleri alır. Kanun, bu amaçla, de ğ i ş ik tarım bölgeleri ve çe ş itlerine göre topra ğ ın geni ş li ğ ini tespit edebilir. Topraksız olan veya yeter topra ğ ı bulunmayan çiftçiye toprak sa ğ lanması, üretimin dü ş ürülmesi, ormanların küçülmesi ve di ğ er toprak ve yeraltı servetlerinin azalması sonucunu do ğ uramaz. Bu amaçla da ğ ıtılan topraklar bölünemez, miras hükümleri dı ş ında ba ş kalarına devredilemez ve ancak da ğ ıtılan çiftçilerle mirasçıları tarafından i ş letilebilir. Bu ş artların kaybı halinde, da ğ ıtılan topra ğ ın Devletçe geri alınmasına ili ş kin esaslar kanunla düzenlenir”.

42 Reform kapsamında çıkarılan kanunlar 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu 1757 Toprak ve Tarım Reformu Kanunu 3083 sulama alanlarında Arazinin düzenlemesine dair tarım reformu kanunu

43 Marksist anlamda toprak reformu Marksizm'de topraksız köylülere toprak da ğ ıtmak slogan ve propaganda aracı olarak kullanılmaktadır. Gerçekte Marksist ideolojisinin ilkeleri ile toprak reformu birbiri ile çeli ş mektedir. Marksizm'de toprak ve te ş ebbüs üzerinde özel mülkiyet kabul edilmemekte idi. Verilecek toprak ihtiyaca göre belirlenirdi. Aslında ise uygulamada kolhoz olarak ifade edilen köy i ş letmelerinin mülkiyetinde idi.

44 Tarım Reformunun Temel Amaçları 1. Sosyal, Ekonomik ve Siyasal Amaç Gerçekle ş tirilmek istenilen iki temel amaç vardır: bunlar ekonomik ve sosyal amaçlardır. Ekonomik ve siyasi e ş itsizli ğ in kayna ğ ı, mevcut toprak ve tasarruf sistemidir. Adil bir düzen, ancak bu sistemi de ğ i ş tirecek olan toprak reformunun sosyal yönüne, toprak da ğ ıtma, kiracılık ili ş kisini hukuki teminata ba ğ lama yönüne a ğ ırlık verilmesi halinde kurulabilir. Soru: e ş itlik sorunu ile üretim sorunu birbiriyle çatı ş ıyora ne yapılmalıdır?

45 2. Sosyal Somut Hedefleri 1. Topra ğ ın verimli olarak kullanılması

46 Tarım Reformunun Uygulanması Uygulama Alanı Bir yerin reform uygulama alanı olması, bunun Bakanlar Kurulu tarafından uygun görülerek ilan edilmesine ba ğ lıdır. BK uygulama alanına ili ş kin bu kararın RG de yayımlanması gerekir. 2. Reform Hazırlık İş leri 3. Reform Uygulama Alanının Tespiti Tarım reformu uygulamasına, ülke çapında ba ş vurabilece ğ i gibi, bölge düzeyinde ba ş vurabilir. Sulama alanları – Di ğ er alanlar “Sulama Alanı: Devletçe sulamaya açılan veya projeleri bitirilmi ş olup da sulama yatırımlarına ba ş lanan ve devam eden alanlardır”.

47 Reforma Tabi Topraklar 1. Tabii Yapıları İ tibariyle Reforma Tabi Topraklar Tarım topraklarıdır. Tarım toprakları dı ş ında toprak ve mallar ilke olarak reforma tabi tutulamaz. “Tarım Arazisi: Orman sınırları dı ş ında kalan, zirai üretim yapılan, çayır, mera, yaylak ve kı ş lak olarak kullanılan, kullanılma ş ekillerinden birine tahsis edilen veya ekonomik olarak imar, ihya ve ıslah edilerek üretime açılabilecek arazilerdir”. Kanuna göre reforma tabi topraklar, ilke olarak sulu topraklardır. Ba ğ bahçe arazisiyle a ğ açlık araziyi, reform dı ş ında tutmu ş tur. Örnek i ş letmeler reform dı ş ıdır.

48 2. Hukuki Durumları İtibariyle Reforma Tabi Topraklar Reforma tabi topraklar ilke olarak devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan topraklardır. Bunların, kamu hizmetlerinde kullanılmak üzere tahsis edilmemi ş olması gerekir. a. Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan topraklar Kamu kurum ve kurulu ş lara tahsis edilmeyen topraklar reforma tabi olur. b. Özel mülkiyetteki topraklar ve bunların kamula ş tırması Sosyal amacın gerçekle ş tirilmesi için toprak rezervlerine ihiyac vardır.

49 Sahibine Bırakılacak Topraklar Gerçek ki ş ilerle özel hukuk tüzel ki ş ilerine ait tarım topraklarından o bölge için tespit edilen da ğ ıtım normunun on katını a ş an kısmı ile varsa üzerindeki tarımsal yapı ve tesisler kamula ş tırılabilir. Soru: da ğ ıtım normu hesaplanırken aile olarak yoksa fert olarak mı tespit edilmelidir? “Sahibine bırakılacak topraklar, bölgenin özellikleri dikkate alınarak Bakanlar Kurulunca belirlenir. Bakanlar Kurulunca bu Kanunun birinci maddesinin (g) bendine göre uygulama alanı olarak ilan edilecek di ğ er alanlarda, gerekti ğ inde arazi ve di ğ er gayrimenkullerin tamamı kamula ş tırılabilir”. Tarım reformu cezalandırıcı nitelikte olmamalıdır. Soru: seçim hakkı kime aittir?

50 Kamulaştırılacak topraklar Kamula ş tırılacak toprakların kamula ş tırma bedelinin tespiti ile ilgili olarak kabul edilen usuller: 1. Bedelin gerçek de ğ er üzerinden ödenmesi 2. Bedelin vergi de ğ er üzerinden ödenmesi 3. Pe ş in- taksitle ödeme usulü 4. Nakden-Borç Senedi veya Hisse Senedi ile Ödeme 5. Türk hukukunda durum: Vergi beyanı ve resmi tespite dayanan karı ş ık sistem

51 Türk hukukunda Taksitler 5 yılı geçemez Küçük çiftçiye ait bedel herhalde pe ş in ödenir yılındaki de ğ i ş iklik ile yeniden gerçek de ğ er sistemi kabul edilmi ş tir Özellikle bununla bedel artımı davalarının önlenmesi amaçlanmı ş tır. Toplula ş tırma alanlarında gerçek ki ş ilerle kamu ve özel hukuk tüzel ki ş ilerine ait araziden projenin özelli ğ ine göre, yol ve kanal gibi kamunun ortak kullanaca ğ ı yerler için % 10’a kadar katılım payı kesilir.

52 Toprak Dağıtımında Öngörülen Kurallar 1.Toprak, az topraklı veya topraksız çiftçiye da ğ ıtılmalıdır 2. Toprak, imkan ölçüsünde toplu olarak da ğ ıtılmalıdır 3. Toprak, çiftçiye uzun vadeli borçlandırma kar ş ılı ğ ında da ğ ıtılmalıdır 4. Çiftçi da ğ ıtılan topra ğ ın mülkiyetini kazanmalıdır

53 Reform Uygulama Alanlarında Devir ve Tasarruf Sınırlamaları 1. Uygulama Alanlarında Temliki Tasarrufların Durdurulması Uygulama alanlarında Bakanlar Kurulu kararının Resmi Gazete'de yayımı tarihinden itibaren, kamula ş tırma, toplula ş tırma, arazi de ğ i ş tirilmesi ve da ğ ıtım i ş lemlerinin tamamlanması veya tapuya tescili sonuçlandırılıncaya kadar, gerçek ki ş ilerle özel hukuk tüzel ki ş ilerine ait arazinin mülkiyet ve zilyetli ğ i devir ve temlik edilemez. Bu araziler ipotek edilemez ve satı ş vaadine konu olamaz. Sulama ş ebekesi tamamlanıp sulamaya geçinceye kadar da aynı i ş lemler yapılmaz. Bu kısıtlamada ise süre, be ş yılı a ş amaz.

54 2. Dağıtılan ve Bırakılan Topraklar Üzerinde Bazı Tasarruf Yasak ve Sınırlamaları a. Devir Yasa ğ ı aa. Da ğ ıtılan topraklarda devir yasa ğ ı: Topraklandırma amacıyla da ğ ıtılan topraklar ba ş kasına devredilemez. Bunun istisnası, söz konusu toprakların miras yoluyla miras geçmesi halinde. bb. Bırakılan topraklarda devir yasa ğ ı: sahibine bırakılan topraklar, o bölge için tespit edilen da ğ ıtım normundan daha küçük parçalara hükmen veya rızaen bölünmemek suretiyle devir ve temlik edilebilir. b. Taksim ve İ fraz Yasa ğ ı aa. Da ğ ıtılan topraklarda taksim ve ifraz yasa ğ ı: “Bu Kanuna göre da ğ ıtılan topraklar bölünemez. Miras hükümleri dı ş ında ba ş kalarına devredilemez”. bb. Bırakılan topraklarda taksim ve ifraz yasa ğ ı cc. Haciz yasa ğ ı: “Bu arazi kamu yararı dı ş ında hiçbir ayni hakla kayıtlanamaz, haczedilemez, satı ş vadine konu edilemez ve kiraya verilemez”. dd. Sınırlı bir ayni hakla takyit yasa ğ ı ee. Kira yasa ğ ı ff. Tarım arazisini amaç dı ş ı kullanma yasa ğ ı

55 ARAZİ TOPLULAŞTIRMASI I. TANIM Arazi toplula ş tırılması; aynı ş ahsa veya çiftçi ailesine ait, çe ş itli nedenlerle, ekonomik üretime imkan vermeyecek biçimde veya toprak muhafaza ve zirai sulama tedbirlerinin alınmasını güçle ş tirecek derecede; parçalanmı ş, da ğ ılmı ş, ş ekilleri bozulmu ş da ğ ınık, küçük arazi parçalarının ve hisselerinin bir araya getirilerek, muntazam ş ekiller halinde birle ş tirilmesi, bütünle ş tirilmesi ve i ş letmelerin yeniden düzenlenmesi i ş lemi olarak tarif edilebilir.

56 KAPSAMI 1. Da ğ ılmı ş arazilerin birle ş tirilmesi, 2. Sulama tesislerinin ve yüzey tahliye sisteminin in ş ası, 3. Toprak ıslahının yapılması, 4. Köylerin yerlerinin yeniden düzenlenmesi, çevre planlanması, 5. Do ğ al hayatın korunması ve ye ş il alanların düzenlenmesi, 6. Do ğ al afetlerden korunması için gerekli önlemlerin alınması, 7. Sosyal hizmet tesisleri için gerekli arazilerin, kamula ş tırma yapılmadan temin edilmesi, 8. İş letmelerin verimli bir ş ekilde çalı ş malarının temini için gerekli tedbirlerin alınması, 9. Köy içi hizmetlerinin planlanması, iskân, arsa isteklerinin kar ş ılanması

57 AŞAMALARI 1. Tüm tarlaların ve çiftçilerin mülkiyet bilgilerinin temin edilmesi. 2. Tüm uyumsuzluklar giderilmesi. 3. Arazi kullanım durumunun, uygun tarım arazileri sınırlarının belirlenmesi, 4. Toprak haritalarının temin edilmesi veya yoksa olu ş turulması. 5. Derecelendirme komisyonu ile tüm arazilerin derecelendirme haritaları çıkarılması 6. Yeni, yol, sulama ve drenaj a ğ ına uyumlu, blok (ada) planlamasının hazırlanması. 7. Arazi sahiplerinin toplula ş tırma sonrasında tarlalarını nerede istediklerine ili ş kin tercihlerinin alınması 8. Yeni parselasyon planlaması yapılması, 9. İ lan edilmesi 10. Parsel sahiplerinin varsa itirazlarının incelenmesi, 11. Kesinle ş en yeni planlama kadastroca tescil edilerek yeni tapular olu ş turulması 12. Yeni tapular ve yeni parseller, yeni parsel sahiplerine teslim edilmesi.

58 FAYDALARI 1. Arazi parçalı ğ ı ve da ğ ınıklı ğ ı ortadan kaldırılarak i ş letmelerin uygun büyüklü ğ e getirmektedir. 2. Çok parçalı olu ş un ortaya çıkardı ğ ı arazi kayıplarını azaltmaktadır. 3. Küçük parsellerde do ğ an ürün kayıplarını azaltmaktadır. 4. Makineli tarım daha kolay yapılmakta ve giderlerde azalmalar olmaktadır. 5. Küçük parseller bir araya getirilece ğ i için, zaman, i ş çilik ve yakıttan tasarruf sa ğ lanmaktadır. 6. Tohum, gübre, ilaç gibi tarımsal girdiler, daha uygun bir düzeyde kullanılmaktadır. 7. Sulama projelerinin uygulanmasında; yatırım giderlerinden tasarruf sa ğ lanmaktadır. 8. Sulama ve ula ş ım randımanı artmaktadır. 9. Parsellerde mü ş tereklikten do ğ an huzursuzluklar giderilmektedir. 10. Köyler arasındaki sınır ihtilafları ortadan kalkmaktadır. 11. Varsa, da ğ ınık ve mü ş terek haldeki hazine arazisi birle ş tirilerek da ğ ıtıma hazır hale getirilmektedir. 12. Kırsal alana yönelik olarak toplula ş tırma projeleri uygulanmaktadır. 13. Proje alanlarındaki sulama projeleri gibi kamu yatırımları için gerekli araziler, kamula ş tırma yapılmaksızın kar ş ılanabilmektedir.

59 Tarımsal işletmelerin miras yoluyla geçmesi Genel olarak mirasın taksiminde e ş itlik ilkesini kabul etmi ş tir Toprak hukukunun en önemli amacı, tarım topraklarının verimsiz i ş letmeler haline gelecek ş ekilde bölünüp parçalanmalarını önlemektir. Tarım topraklarının bölünüp, verimsiz hale gelmesindeki en önemli sebep, mirasın aynen taksim yoluyla payla ş tırılmasıdır.

60 MK’da yer alan kuralların yereliliği TMK’da yer alan tarımsal mirasa ili ş kin hükümler emredici olmadı ğ ı gibi yeterli de de ğ ildir. TMK’daki ilgili bu hükümlerin emredici olmayıp, düzenleyici nitelikte olmasının sebeplerinden birisi; mirasçıların aralarında uyu ş mazlık çıkmazsa mahkemeye ba ş vurmaksızın, kendi aralarında terekeyi genel hükümlere göre taksim edebilmelerini sa ğ lamaktır. Bu nedenle tarımsal i ş letmenin aynen taksim yoluyla parçalanma olasılı ğ ı her zaman çok yüksektir. Bunun yanı sıra, murisin ölüme ba ğ lı tasarrufla koymu ş oldu ğ u taksim kuralı, Medeni Kanunda bulunan hükümlerden üstün tutulmu ş tur. Aynı ş ekilde muris, vasiyetname ile tarımsal i ş letmenin mirasçılar arasında aynen taksimini veya üçüncü bir ş ahsa satılmasını da emredebilir.

61 TARIMSAL İŞLETMENİN TAHSİS ŞARTLARI (Objektif şartlar) 1. Tarımsal bir i ş letme mevcut olmalıdır. Terekede bir veya birden fazla tarımsal i ş letme bulunabilir. Birden fazla i ş letme bulundu ğ u takdirde her i ş letme, ba ğ ımsız bir i ş letme sayılıp tahsis konusu olabilir. Tarımsal i ş letme ş u ş ekilde tanımlanabilir: “tarımsal i ş letme; toprak, yapı, araç, gereç, hayvan ve di ğ er sermaye unsurlarından olu ş an, tarımsal alanda üretimde bulunan ve belirli bir büyüklü ğ e sahip olan ekonomik bütündür.”

62 2. Tarımsal işletme ekonomik bir bütünlük arzetmelidir. İş letmede yer alan mallar, birbirini tamamlamalı, i ş letmenin ekonomik amacının gerçekle ş mesine katkıda bulunmalı, mallardan biri bulunmadı ğ ı veya ayrıldı ğ ı takdirde, tarımsal i ş letmenin ekonomik kapasite ve fonksiyonu eksilmeli veya kaybolmalıdır. Tarımsal i ş letmeyi olu ş turan arazi, bina ve di ğ er yapılar, alet ve makineler aynı ki ş i tarafından ortak bir merkezden yönetildi ğ i takdirde, bu mallar ve dolayısıyla i ş letme ekonomik bir bütünlük arz eder. Tarımsal i ş letmeyi olu ş turan parçalar aynı ş ahsın mülkiyetinde de ğ ilse, ekonomik bütünlü ğ ün oldu ğ u söylenemez ve buna ba ğ lı olarak da tahsis yapılamaz. İş letmenin ekonomik bir bütünlük arz edebilmesi için gerekli kriterlerden biri de, üzerinde tarımsal üretim yapılan toprakla ba ğ lantılı yapı ve binaların bulunmasıdır. İş letmenin birden çok tarım topra ğ ından meydana gelmesi halinde, sözü geçen yapı ve binaların her toprak parçası üzerinde bulunması ş art de ğ ildir. Hatta bunlar tarım arazisi dı ş ında da bulunabilir. İş letmenin arzedece ğ i ekonomik birlik ve bütünlük, miras bırakanın ölümü anında mevcut olmalıdır.

63 3. Tarımsal işletme, yeter gelir sağlayan bir işletme olmalıdır. Tarımsal i ş letme en azından bir çiftçi ailesinin asgari geçimini gidermeye yönelik olmalıdır. E ğ er i ş letme yeterli büyüklükte ve en azından bir aileyi geçindirecek nitelikte de ğ ilse, bu i ş letme gerçek anlamda tarımsal i ş letme sayılmaz ve tahsisi de gerekmez. Yeter geliri sa ğ lama ş artı, tarımsal i ş letmeden elde edilecek yıllık gelir hakkında söz konusudur. Bir sınai i ş letmenin yan sınai i ş letme niteli ğ inde olabilmesi için, bir taraftan tarımsal i ş letmenin asli i ş letme nitelik ve büyüklü ğ ünde olması, di ğ er taraftan da sınai i ş letmeye ba ğ ımlı bulunması gerekir. Yan sınai i ş letmeler, tarımsal i ş letme ile birlikte, ona ne kadar ayrılmaz bir biçimde ba ğ ımlı olursa olsunlar, mirasçı tarafından talep edilmedikçe tahsis edilemez.

64 TARIMSAL İŞLETMENİN TAHSİS ŞARTLARI (Sübjektif şartlar) Mirasçı olma ş artı Tahsis yapılacak ki ş i, hakimin tahsis kararını verdi ğ i anda mirasçı sıfatını haiz olmalıdır. Mirasçılık sıfatını kaybeden veya miras hissesini üçüncü bir ş ahsa devreden mirasçı, mirasçılık sıfatını kaybetmemekle beraber, tahsis talebinde bulunamaz. Sa ğ kalan e ş, altsoy zümresi dı ş ındaki zümre mirasçılarıyla içtima etti ğ inde, kanuni mirasçı sıfatını haiz olup, tahsis talebinde bulunabilir. Buna kar ş ılık vasiyet alacaklıları, mirasçı olmadıklarından, kendilerine tahsis yapılamaz. Evlatlık altsoy sayıldı ğ ından, tahsis talebinde bulunabilir. Evlilik dı ş ı do ğ an çocuklar da tam ve e ş it mirasçı olup, talepleri halinde kendilerine tahsis yapılabilir

65 Tahsisi talep şartı Tahsis talebi olmadıkça hakim re’sen tahsis kararını veremez. Mirasçının tahsis talebinde bulunması gerekir. Mirasçılardan hiçbiri tahsis talebinde bulunmazsa ya da talepte bulundu ğ u halde bu talep reddedilmi ş se, tarımsal i ş letme ya taksim edilir ya da satılır. Tahsis talebi ş ahsa sıkı sıkıya ba ğ lı bir hak olup, ba ş kasına devredilemez, miras yoluyla intikal etmez. Hakimden tahsis talebinde bulunan mirasçı, karardan önce ölürse, talep ve dava dü ş er. Tahsis, taksim i ş lemleri esnasında veya en geç hakim tarafından taksime karar verilmeden önce talep edilebilir. Taksim i ş lemi sona erdikten sonra tahsis talebinde bulunulmaz. Tahsis, hukuki niteli ğ i itibariyle kanuni bir taksim kuralıdır. 11 Tahsis talebi, tarımsal i ş letmenin bütünü için yapılmalıdır. Kısmi tahsis talebi, mesela i ş letmeden belirli ta ş ınmazların ayrılarak verilmesi kabul edilmez. 12 Ehil olmaları ş artıyla birden çok mirasçının tarımsal i ş letmenin kendilerine mü ş tereken tahsisi edilmesi talep hususunda anla ş maları mümkündür. Bu takdirde duruma göre tahsis yapılan mirasçılar, i ş letme üzerinde mü ş terek veya i ş tirak halinde mülkiyet sahibi olurlar.

66 Ehliyet şartı Miras bırakanın bir tek mirasçısı varsa, tereke ve bu arada tarımsal i ş letme ona kalaca ğ ından, tahsis söz konusu olmaz. Keza birden çok mirasçının bulunması halinde, bunlar kendi aralarında anla ş arak, tarımsal i ş letmeyi mirasçılardan birine tahsis edebilir, bırakabilirler. Birden çok mirasçının bulunması ve tahsis konusunda mirasçılar arasında uyu ş mazlık çıkması halinde, hakim Kanundaki ilkelere göre karar vermek zorundadır. Hakim, tahsis talebinde bulunan mirasçının ehil olup olmadı ğ ına, maddi olguları göz önünde tutarak, serbestçe karar verir. Tahsis konusunda mirasçılar arasında uyu ş mazlık, ya tahsis talebinde bulunan mirasçının ehil olmadı ğ ı hususunda, ya da birden çok mirasçının tahsis talebinde bulunması halinde çıkar. Kanun, her ş eyden önce, tahsis talebinde bulunan mirasçının tarımsal i ş letmeyi i ş letmeye ehil, yetenekli ve tecrübeli bir ki ş i olması gerekir. Burada aranan mesleki ehliyet, tahsisi talep edilen yerde bu büyüklük ve türdeki bir i ş letmeyi yönetmek ve i ş letmek için bulunması gerekli ortalama bir tecrübe ve yetenekten ibarettir. Büyük i ş letmelerde, küçük i ş letmelere oranla daha fazla tecrübe ve yetenek aramak gerekir.

67 Birden fazla mirasçının tahsis talebinde bulunması Birden fazla mirasçı tahsis talebinde bulundu ğ u takdirde, hakimin, tahsis kararını verece ğ i mirasçını ş u ş art ve nitelikleri ta ş ıması gerekir: Her ş eyden önce, topra ğ ı bizzat i ş letecek mirasçı; kiracı, ortakçı veya ba ş kası eliyle i ş letecek mirasçıya tercih edilmelidir. Gerçekten, i ş letmeye ehil birden çok mirasçı tahsis talebinde bulunmu ş sa, hakim, i ş letmeyi bizzat i ş letme niyetinde olanı tercih etmek zorundadır. Bizzat i ş letme ilkesi, en önde gelen tercih sebebidir.

68

69

70


"Toprak hukukunun önemi TOPRAK HUKUKUNUN TANIMI Geni ş anlamda toprak hukuku, kullanım amacı ne olursa olsun her türlü toprak üzerindeki hukuki ili ş." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları