Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Bakara Sûresi: 191-192 Kur’ân Buluşmaları: 80 ÜMİT ŞİMŞEK.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Bakara Sûresi: 191-192 Kur’ân Buluşmaları: 80 ÜMİT ŞİMŞEK."— Sunum transkripti:

1 Bakara Sûresi: Kur’ân Buluşmaları: 80 ÜMİT ŞİMŞEK

2 وَاقْتُلُوهُمْ حَيْثُ ثَقِفْتُمُوهُمْ وَاَخْرِجُوهُمْ مِنْ حَيْثُ اَخْرَجُوكُمْ وَالْفِتْنَةُ اَشَدُّ مِنَ الْقَتْلِۚ وَلَا تُقَاتِلُوهُمْ عِنْدَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ حَتّٰى يُقَاتِلُوكُمْ ف۪يهِۚ فَاِنْ قَاتَلُوكُمْ فَاقْتُلُوهُمْۜ كَذٰلِكَ جَزَٓاءُ الْكَافِر۪ينَ ﴿١٩١﴾ فَاِنِ انْتَهَوْا فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ Onları bulduğunuz yerde öldürün; sizi çıkardıkları yerden, siz de onları çıkarın. Fitne ise, adam öldürmekten daha kötüdür. Onlar sizinle orada savaşmadıkça, siz de onlarla Mescid-i Haram yanında savaşmayın. Ama savaşırlarsa siz de savaşın. Kâfirlerin cezası işte budur. Onlar vazgeçecek olursa, siz de vazgeçin. Çünkü Allah çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir. Bakara, 22: Bakara:

3  “Onları” öldürün  Sizinle savaşanları  “Onlar vazgeçecek olursa siz de vazgeçin”  Haddi aşmayın  Maksat tecavüz değil, toptan imha değil, bilfiil savaşanların imhası Bakara: 191 | savaş

4  “Bulduğunuz yerde öldürün”  Sizinle savaşanları öldürmekte tereddüt etmeyin / onların saldırmasını beklemeyin  Yeryüzünde iyice güçlenmedikçe esirler almak, hiçbir peygamber için uygun değildir. Siz dünyanın gelip geçici menfaatini istiyorsunuz; Allah ise âhireti murad ediyor. Allah Azîzdir, Hakîmdir.  Enfâl, 8:67 Bakara: 191 | savaş

5  Kâfirlerle savaşta karşı karşıya geldiğiniz zaman onların boyunlarını vurun. Onları iyice sindirdiğinizde, sımsıkı bağlayın. Savaş bittikten sonra ya onları lütfedip bırakır, yahut fidye alırsınız — tâ savaş sona erip silâhlar bırakılıncaya kadar böyle yapın. Allah dileseydi onlardan intikam alırdı. Lâkin O sizi birbirinizle sınıyor. Allah yolunda öldürülenlerin ise yaptıklarını O hiçbir zaman boşa çıkarmaz.  Muhammed, 47:4  Devamındaki âyette daha fazla ayrıntı gelecek Bakara: 191 | savaş

6  “Sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın”  Yurdunuzu savunun  Yurdunuza göz dikenlerin yaptığını yanlarına bırakmayın  Allah’ın yardımı, sizin elinizle gelecek  Kur’ân’ı sana farz kılan Allah, elbette seni dönülecek yere [Mekke’ye] döndürecektir. De ki: Hidayeti getirenin kim, apaçık sapıklık içinde bulunanın kim olduğunu en iyi Rabbim bilir.  Kasas, 28:85 Bakara: 191 | savaş

7  Ey iman edenler! Bana ve size düşman olanları veli edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz; ama onlar size hak olarak geleni inkâr etmişlerdir. Peygamberi ve sizi de, Rabbiniz olan Allah’a iman ettiğiniz için yurdunuzdan çıkarmaktadırlar. Eğer siz Benim yolumda cihad etmek ve rızamı kazanmak için çıkmışsanız, onlara nasıl sevgi gösterirsiniz? Sizin gizlediğinizi de Ben bilirim, açığa vurduğunuzu da. Sizden kim bunu yaparsa doğru yoldan sapmış olur.  Onlar sizi ele geçirecek olsalar size düşman kesilirler; ellerini ve dillerini ancak kötülük niyetiyle size uzatırlar ve sizin de kâfir olmanızı isterler.  Mümtehine, 60:1-2 Bakara: 191 | savaş

8  Bir karşılaştırma  Hani, Musa kavmine, “Ey kavmim,” demişti. “Aranızdan peygamberler göndermekle, sizi hükümran kılmakla ve dünyada kimseye vermediğini size vermekle Allah’ın size lütfettiği nimeti hatırlayın.  “Ey kavmim! Allah’ın size yazdığı kutsal topraklara girin. Sakın dönüp kaçmayın; sonra hüsrana düşersiniz.”  “Ey Musa,” dediler. “Orada zorba bir topluluk var. Onlar çıkmadan biz oraya girmeyiz. Ne zaman çıkarlarsa biz de o zaman gireriz.” ./.. Bakara: 191 | savaş

9 ./..  Allah’tan korkanlardan, Onun nimetine ermiş iki adam dedi ki: “Onların üzerine kapıdan girin. Siz oraya girdiniz mi onları yenmişsiniz demektir. Mü’min iseniz yalnız Allah’a tevekkül edin.”  Onlar yine “Ey Musa,” dediler. “Onlar orada olduğu müddetçe biz asla oraya girmeyiz. Sen ve Rabbin gidip onlarla savaşın; biz burada oturacağız.”  Musa dedi ki: “Yâ Rabbi, kendimle kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum. Bizimle fasıklar topluluğu arasında Sen hükmünü ver.”  Allah buyurdu ki: “Kutsal topraklar onlara kırk sene haram kılınmıştır. Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşsınlar; sen o fasıklar topluluğu için tasalanma.”  Mâide, 5:20-26 Bakara: 191 | savaş

10  fitne  fetn: değerli madenleri ateşte eriterek saflığını ortaya çıkarmak  deneme, imtihan, çeşitli sıkıntılarla ve iyiliklerle sınama / manevî çöküntü / dinî, sosyal, siyasî kargaşa, anarşi, bozgunculuk / azap, eziyet, işkence / insanların inançlarını tehlikeye düşürecek, şüphe ve vesveselere yol açacak tertipler / kıyamet alâmetleri Bakara: 191 | fitne

11  İmtihan  Eğer insanlar ve cinler doğru yolda gitselerdi, Biz onları bol bol yağmurla rızıklandırırdık.  Böylece onları nimetlerimizle imtihan ederiz [fitne]. Kim Rabbini anmaktan yüz çevirirse, Allah onu gittikçe artan bir azaba sokar.  Cin, 72:16-17  Onlardan bir kısmına, kendilerini sınamak için [fitne] nasip ettiğimiz dünya hayatının gösterişine gözünü dikme. Rabbinin rızkı daha hayırlı ve daha süreklidir.  Tâhâ, 20:131 Bakara: 191 | fitne

12  Musa “Onlar benim izimdeler,” dedi. “Ben ise Seni hoşnut etmek için aceleyle Sana geldim.”  Allah buyurdu ki: “Biz senden sonra kavmini imtihan ettik [fitneye düşürdük]; Sâmirî de onları saptırdı.”  Tâhâ, 20:84-85  İnsan bir sıkıntıya düştüğünde Bize yakarır. Ona tarafımızdan bir nimet tattırdığımızda ise “Bilgim sayesinde bu benim oldu” deyiverir. Oysa o bir imtihandır [fitne]; fakat çokları bunu bilmez.  Zümer, 39:49 Bakara: 191 | fitne

13  Şunu da bilin ki, mallarınız ve evlâtlarınız bir imtihandır; Allah katında ise büyük bir ödül vardır.  Enfâl, 8:28  Mallarınız da, evlâtlarınız da birer imtihandır (fitne). Allah katında ise pek büyük bir mükâfat vardır.  Tegabün, 64:15  “Allahım, fitnelerden Sana sığınıyorum” diyen birisine Hz. Ömer(r.a.):  “Rabbinin sana mal ve evlât vermesini istemez misin?” Bakara: 191 | fitne

14  Her ümmetin bir fitnesi vardır. Ümmetimin fitnesi de maldır.  Tirmizî, Zühd: 26  Sabah akşam Rablerinin rızasını dileyerek Ona dua edenleri yanından kovma. Ne onların hesabından sana bir sorumluluk vardır, ne senin hesabından onlara. Sakın onları kovup da zalimlerden olma.  Onları birbiriyle böylece imtihana uğrattık; onlar da “Aramızdan bunları mı Allah lütfuna lâyık gördü?” dediler. Şükredenleri en iyi bilen Allah değil mi?  En’âm, 6:53 Bakara: 191 | fitne

15  Senden önce peygamber olarak gönderdiklerimiz de yiyip içen ve çarşılarda dolaşan kimselerden başkası değildi. Biz sizi birbiriniz için böylece bir sınama vesilesi yapmışızdır. Bakalım, sabredecek misiniz? Rabbin ise herşeyi hakkıyla görür.  Furkan, 25:20  Her nefis ölümü tadıcıdır. Bir imtihan olsun diye Biz sizi hem kötülükle, hem iyilikle deneyeceğiz. Sonunda ise huzurumuza döneceksiniz.  Enbiyâ, 21:20 Bakara: 191 | fitne

16  [Mûsâ’ya hitaben:]O zaman kızkardeşin gidip de ‘Ona bakacak birini size göstereyim mi?’ demişti. Gözü aydın olsun ve üzülmesin diye annene seni böylece kavuşturduk. Birisini öldürdüğün zaman da seni o tasadan kurtarmış, sonra da türlü imtihanlarla sınamıştık. Derken yıllarca Medyen ahalisi arasında kaldın; sonra da, ey Musa, takdirimizle bugünlere geldin.  Tâhâ, 20:40 Bakara: 191 | fitne

17  Senden önce de Biz hiçbir resul veya nebî göndermedik ki, onlardan biri birşey dilediğinde, şeytan onun dileğine bir vesvese karıştırmış olmasın. Fakat Allah şeytanın attığı vesveseyi giderir ve âyetlerini sapasağlam yerleştirir. Zira Allah herşeyi bilen, her işi hikmetle yapandır.  Böyle birşeye Allah’ın fırsat vermesi, şeytanın attığı bu vesveseyi, kalplerinde hastalık bulunanlar ile kalpleri iyice katılaşmış kimselere bir imtihan vesilesi [fitne] yapmak içindir. Hiç kuşkusuz, o zalimler haktan pek uzak bir ayrılık içindedir.  Bir de, kendilerine ilim verilmiş olanlar, Kur’ân’ın sana Rabbinden gelen hak olduğunu bilsinler ve ona iman etsinler, kalpleri de ona karşı saygıyla dolsun diye Allah buna müsaade eder. Hiç şüphe yok ki, Allah, iman edenleri dosdoğru bir yola iletecektir.  Hac, 22:52-54 Bakara: 191 | fitne

18  Sapıklık, tuzak, vesvese, ilh.  Sana kitabı indiren de Odur. O kitaptan bir kısmı muhkem âyetlerdir ki, onlar kitabın anasıdır; diğer bir kısmı da müteşabihattır. Kalplerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak için müteşabih olanın peşine takılır da onu kendince yorumlamaya uğraşır...  Âl-i İmrân, 3:7 Bakara: 191 | fitne

19  Ey Peygamber! Kalpleri inanmadığı halde ağızlarıyla “İnandık” diyenlerden inkâra koşuşanlar da, Yahudilerden yalanı can kulağıyla dinleyen ve sana gelmemiş bir topluluk hesabına casusluk edenler de seni üzmesin. Onlar kitaptaki kelimelerin yerlerini ve anlamlarını değiştirirler; “Size şu hüküm verilirse alın, o verilmezse kaçının” derler. Allah birisini fitneye düşürmek isterse, artık sen onu Allah’ın elinden kurtaramazsın. Allah onların kalplerini temizlemek istememiştir. Dünyada onlar için bir rezillik, âhirette ise büyük bir azap vardır.  Mâide, 5:41 Bakara: 191 | fitne

20  Sana şunu da bildirdik: Onlar arasında Allah’ın indirdiğiyle hükmet. Onların heveslerine uyma. Dikkat et, seni fitneye düşürüp de Allah’ın indirdiklerinin bir kısmından caydırmasınlar. Eğer yüz çevirirlerse, bil ki, Allah onları bazı günahları yüzünden belâya uğratmak istiyordur. Gerçekten de insanlardan birçoğu Allah’a itaatten çıkmış kimselerdir.  Mâide, 5:49 Bakara: 191 | fitne

21  Ey Âdem oğulları! Anne ve babanızın örtülerini çekip çirkin yerlerini ortaya çıkararak onları Cennetten çıkardığı gibi, sakın Şeytan sizi de fitneye düşürmesin. Çünkü şeytan ve askerleri, sizin onları göremediğiniz taraftan sizi görürler. Biz ise o şeytanları, iman etmeyenlere dost kılmışızdır.  A’râf, 7:27  Mü’minlere “Biz sizinle beraber değil miydik?” diye seslenirler. Mü’minler “Evet,” der. “Fakat siz kendi kendinizi helâke düşürdünüz. Çünkü bizim başımıza gelecekleri gözetlediniz; şüphe içinde oldunuz; Allah’ın emri gelinceye kadar kuruntularla avunup durdunuz; o çok aldatıcı olan Şeytan da sizi Allah ile aldattı.  Hadîd, 57:14 Bakara: 191 | fitne

22  Azap, işkence, zulüm, belâ, kargaşa, anarşi  Firavun ile kavmin ileri gelenlerinden başlarına bir belâ gelir [fitne] diye korktukları için, Musa’ya, kavminden genç bir neslin dışında iman eden olmadı. Firavun gerçekten de memlekette bir zorba kesilmişti ve çok aşırı giden biriydi.  Yunus, 10:83  Bir de, insanlardan “Allah’a iman ettik” diyen var ki, Allah yolunda eziyete uğradığı zaman, insanlardan gelen sıkıntıyı Allah’ın azabı yerine koyar. Fakat Rabbinden bir zafer eriştiğinde de “Biz sizinle beraberdik” derler. Herkesin gönlündekini en iyi Allah bilmez mi?  Ankebût, 29:10 Bakara: 191 | fitne

23  Azap, işkence, zulüm, belâ, kargaşa, anarşi  Firavun ile kavmin ileri gelenlerinden başlarına bir belâ gelir [fitne] diye korktukları için, Musa’ya, kavminden genç bir neslin dışında iman eden olmadı. Firavun gerçekten de memlekette bir zorba kesilmişti ve çok aşırı giden biriydi.  Yunus, 10:83  Bir de, insanlardan “Allah’a iman ettik” diyen var ki, Allah yolunda eziyete uğradığı zaman, insanlardan gelen sıkıntıyı Allah’ın azabı yerine koyar. Fakat Rabbinden bir zafer eriştiğinde de “Biz sizinle beraberdik” derler. Herkesin gönlündekini en iyi Allah bilmez mi?  Ankebût, 29:10 Bakara: 191 | fitne

24  Sana, Haram Ayda savaşmanın hükmünü soruyorlar. De ki: O ayda savaşmak büyük günahtır. Lâkin insanları Allah yolundan alıkoymak, Onu inkâr etmek, Mescid-i Haramın ziyaretini engellemek ve oranın ahalisini oradan çıkarmak ise, Allah katında daha da büyük günahtır. Çünkü fitne, öldürmekten de kötüdür. Onlar, sizi dininizden çevirinceye kadar sizinle savaşmak için ellerinden gelen hiçbir şeyi esirgemezler. Fakat sizden her kim dininden döner de kâfir olarak ölürse, işte öylelerinin dünyada ve âhirette bütün işleri boşa çıkmıştır. Onlar ateş ehlidir ve orada sürekli kalacaklardır.  Bakara, 2:217 Bakara: 191 | fitne

25  Hadis kitaplarında “Fiten” veya “Melâhim” adlı bölümler, istikbalde vuku bulacak fitnelere, bu arada kıyamet alâmetlerine dair haberler içerir  Bu haberlerden çıkarılan belli başlı neticeler:  Fitnelerden sakınmak  Kötülüğe âlet olmamak, razı olmamak, onu önlemeye çalışmak  İslâm ülkesi içinde emniyet ve asayişi ihlâl edecek hareketlerden kaçınmak Bakara: 191 | fitne

26  Yakında büyük fitneler olacak, o fitnelerde oturanlar ayaktakilerden, ayaktakiler yürüyenlerden, yürüyenler koşanlardan hayırlı olacaklar. Kim o fitne içinde bulunmuş olursa, ondan uzak dursun. O zaman bir iltica yeri, sığınacak mekan bulursa ona sığınsın.  Buharî, Tefsir 2:43; İbni Mâce, Fiten: 10  Amel-i salih işlemekte acele edin. Zira yakında karanlık gecenin parçaları gibi fitneler olacak; kişi mü’min olarak sabahlayıp kâfir olarak geceleyecek, mü’min olarak geceleyip kâfir olarak sabahlayacak, dinini küçük bir dünyalığa satacak.  Müslim, İman: 186; Tirmizî, Fiten: 30 Bakara: 191 | fitne

27  Kıyametten hemen önce karanlık gecenin parçaları gibi fitneler olacak. Kişi o fitnelerde mü'min olarak sabaha erer, akşama kâfir olur; mü'min olarak akşama erer, sabaha kâfir çıkar. O fitnede oturan ayakta durandan hayırlıdır, yürüyen de koşandan hayırlıdır. Öyleyse yaylarınızı kırın, kirişlerinizi parçalayın, kılıçlarınızı da taşa vurun. Sizden birinin evine girerlerse Hz. Adem'in iki oğlundan hayırlısı olsun.  Ebu Davud, Fiten: 2; Tirmizî, Fiten: 33 Bakara: 191 | fitne

28  Ebû Necîh Irbâz b. Sâriye (r.a.):  Resulullah (s.a.v.) bize çok etkileyici öğütler verdi, öyle ki kalpler ürperdi, gözler yaşardı. “Yâ Resulallah,” dedik, “bu sanki bir veda konuşması; bari bize bir tavsiyede bulun.” O da şöyle buyurdu:  Size Allah’tan korkmanızı, başınızdaki Habeşli bir köle bile olsa kulak verip itaat etmenizi tavsiye ediyorum. İçinizden uzun yaşayacak olanlar, pek çok ihtilâflar görecek. Siz benim sünnetime ve doğru yolda olan hulefâ-i râşidînin sünnetine sarılın ve buna sımsıkı yapışın. Sonradan ortaya çıkan işlerden kaçının; çünkü her bid’at şüphesiz dalâlettir.  Ebû Dâvud, Sünnet: 5; Tirmizî, İlim: 16 Bakara: 191 | fitne

29  “Fitne adam öldürmekten daha kötüdür”  Allah’a ortak koşmak  İrtidad  İnsanların imanını tehlikeye sokan davranışlar, baskılar  Mü’minlere uygulanan işkenceler, onları dinlerinden döndürmeyi hedef alan tertipler, baskılar, hareketler Bakara: 191 | fitne

30  “Onlar sizinle orada savaşmadıkça...”  İki âyet sonra geleceği gibi, “hürmetler karşılıklı”  “Onlar vazgeçerse...”  Haddi aşmayın, sadece tecavüz miktarı karşılık verin  Hatâdan dönenlere Allah nasıl muamele ediyorsa siz de öyle muamele edin Bakara: 191 | fitne

31  İnternet adresleri   utesav.org.tr  facebook.com/yazarumitsimsek


"Bakara Sûresi: 191-192 Kur’ân Buluşmaları: 80 ÜMİT ŞİMŞEK." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları