Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

ONUNCU BÖLÜM: MUHKEM / MÜTEŞABİH Kur’ân’ın ve kâinatın dilinden.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "ONUNCU BÖLÜM: MUHKEM / MÜTEŞABİH Kur’ân’ın ve kâinatın dilinden."— Sunum transkripti:

1 ONUNCU BÖLÜM: MUHKEM / MÜTEŞABİH Kur’ân’ın ve kâinatın dilinden

2 Ben cinleri ve insanları ancak Bana kulluk etsinler diye yarattım.  ZÂRİYÂT, 51:56

3  İnsan, var oluş amacına uygun bir yapıda yaratıldı, gerekli yeteneklerle donatıldı.

4  Görev:  Rabbini tanımak  Donanım:  Kâinatın bütün güzelliklerini keşfedecek yetenekler  “Ben” fikri  Mücerret düşünce

5  Ona benzer hiçbir şey yoktur.  ŞÛRÂ, 42:11

6  1. aşama:  Maddî ve manevî duyular ve yetenekler kâinatın her tarafından bilgi ve duyguları toplar.

7  2. aşama:  İnsan, kâinatta olup bitenleri kendi yaptıklarıyla kıyaslar.

8  3. aşama:  İnsan, kendi yaptıklarının bir “hiç” olduğunu anlar.

9  Bir küre üzerinde yaşayan iki boyutlu canlılara, üzerinde yaşadıkları gezegenin üç boyutlu olduğunu nasıl anlatabiliriz?

10  Küreyi daireye benzetmek bir çözüm olabilir.  Sonuç:  “Küre, bir bakıma daireye benzer. Fakat daireden daha ötede, idrak edemediğimiz birşeydir.”

11  İnsan, kâinattaki varlıkları taklit ederek eserler vücuda getirir.  Sonra bir kıyas yapar:  Ben bunun taklidini nasıl yaptıysam, Allah da aslını yaptı.

12  Eser, mükemmelliği nisbetinde, sanatkârın mükemmelliğini gösterir.  Benim eserlerimde noksan var.  Onun eserleri ise kusursuz.  Onun sıfatları kemal mertebesinde. (Mücerret düşünce.)

13  Ben, bana ait bir eseri başkasının sahiplenmesine müsamaha göstermem.  Allah da mülkünü kimseyle paylaşmaz.

14  Kur’ân, mücerret düşünce yeteneğine malik olan insana, Rabbini anlatır:  Muhkem âyetler, sağlıklı bir imanın temellerini sağlam şekilde tesbit eder.  Müteşabih âyetler de son derece canlı tasvirler yapar.

15  Allah size kendinizden bir misal verdi: Elinizin altındaki köle ve hizmetçilerinizden, size verdiğimiz rızka ortak olup da sizinle eşit hale gelebilecek ve birbirinizi sayar gibi sayacağınız kimseler olur mu?  Akıl eden bir topluluk için âyetleri Biz böyle açıklıyoruz.  RUM, 30:28

16  Sana kitabı indiren de odur. O kitaptan bir kısmı muhkem âyetlerdir ki, onlar kitabın anasıdır; diğer bir kısmı da müteşabihattır. Kalplerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak için müteşabih olanın peşine takılır da onu kendince yorumlamaya uğraşır. Oysa onların kesin yorumunu Allah’tan başkası bilemez....

17  İlimde derinlik sahibi olanlar ise, “Biz ona inandık; hepsi Rabbimizin katındandır” derler. Fakat bunu ancak selim akıl sahipleri düşünüp anlar.  Rabbimiz! Bizi doğru yola eriştirdikten sonra kalplerimizi tekrar sapıklığa meylettirme. Bize yüce katından bir rahmet bağışla. İstediklerimizi bize bağışlayan Sensin.  ÂL-İ İMRÂN, 3:7-8

18  Muhkem âyetler:  Mânâsı açık, başka şekilde anlaşılma ihtimali bulunmayan âyetler

19  Ona benzer hiçbir şey yoktur.  ŞÛRÂ, 42:11  Allah herşeyin yaratıcısıdır.  ZÜMER, 39:62  Ondan başka ilâh yoktur.  [29 âyette geçer]

20  Müteşabih âyetler:  Bir benzetme içeren ve farklı şekillerde yorumlanmaya müsait olan âyetler

21  Kaide:  Müteşabih âyetler, “kitabın anası” olan muhkem âyetlerin ışığında anlaşılır.

22  Kalplerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak için müteşabih olanın peşine takılır da onu kendince yorumlamaya uğraşır.  ÂL-İ İMRÂN, 3:7  Resul-i Ekrem bu âyeti okuduktan sonra şöyle buyurdu:  Kur’ân-ı Kerimin müteşabih âyetlerine tâbi olan kimseleri gördüğünüzde, işte onlar Allah Tealânın “kalplerinde eğrilik olanlar” diye isimlendirdiği kimselerdir. Onlardan uzak durunuz.  Buharî, Tefsir: 3/1; Müslim, İlim: 1; Ebu Davud, Sünnet: 2

23  Müteşabih âyetleri zahir mânâsıyla alıp Allah’a cisim ve mekân yakıştırmak:  Teşbih / Tecsim  Teşbih ve tecsim yolundan gidenler  Müşebbihe / Mücessime

24  Ehl-i Sünnetin yolu:  Ta’tilsiz tenzih  1. Selefiye / Mütekaddimîn:  Müteşabih âyetleri tevilsiz bir şekilde kabul edip gerçek mânâsını Allah’a havale etmek  2. Müteahhirîn:  İlâhî sıfatların kudsiyetine ters düşmeyecek şekilde tevil etmek

25  Sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra da Arş üzerine kurulan Allah’tır. O, gecenin örtüsünü, onu peşi sıra kovalamakta olan gündüzün üstüne atar. Güneşi, Ayı ve yıldızları da O emrine boyun eğmiş olarak yarattı. Bilin ki, herşeyin yaratılışı da, idaresi de Ona aittir. Âlemlerin Rabbi olan Allah’ın şanı ne yücedir!  A’RÂF, 7:54

26  Melekler göğün etrafındadır. Onların üstünde, Rabbinin Arş’ını o gün sekiz melek yüklenir.  HÂKKA, 69:17

27  Yahudiler bir de “Allah’ın eli sıkıdır” dediler. Elleri bağlansın onu söyleyenlerin, lânet olsun onlara! Allah’ın iki eli de açıktır; nasıl dilerse öylece bağışlar.  MÂİDE, 5:64

28  Allah buyurdu: “Ey İblis, Kendi elimle yarattığım şeye secde etmekten seni alıkoyan nedir? Büyüklük mü taslıyorsun, yoksa gerçekten yücelerden misin?”  SÂD, 38:75

29  Sana biat edenler Allah’a biat etmiştir. Allah’ın eli onların eli üzerindedir. Ahdini bozan, kendi aleyhine bozmuş olur. Allah’a verdiği sözü tutan kimseye ise Allah büyük bir ödül verecektir.  FETİH, 48:10

30  Doğu da, batı da Allah’ındır. Nereye dönseniz Allah’ın vechi orasıdır. Şüphesiz, Allah sonsuz genişlik sahibidir ve herşeyi hakkıyla bilir.  BAKARA, 2:115

31  Yerin üzerinde kim varsa gelip geçicidir.  Ancak sonsuz büyüklük ve ikram sahibi olan Rabbinin vechi bâki kalır.  RAHMÂN, 55:26-27

32  “Biz sizi livechillâh doyuruyoruz,” derler. “Yoksa sizden ne bir karşılık bekleriz, ne de bir teşekkür.”  İNSAN, 76:9

33  İnkârla karşılaşmış kulumuza ödül olarak, gözümüzün önünde gemi akıp gidiyordu.  KAMER, 54:14

34  Onu sandığa koy, sandığı deryaya bırak; derya onu sahile atsın, Bana ve ona düşman olan kişi de onu oradan alsın. Bir de sana, Benim gözümün önünde yetiştirilmen için, tarafımdan bir sevimlilik vermiştim.  TÂHÂ, 20:39

35  Rabbinin hükmü erişinceye kadar sabret. Sen Bizim gözümüzün önündesin. Kalktığın zaman Rabbini hamd ile tesbih et.  TÛR, 52:48

36  Yoksa onlar, buluttan gölgeler içinde Allah ve melekleri gelsin de işleri bitirilsin mi istiyorlar? Zaten bütün işler Allah’a döner.  BAKARA, 2:210

37  Heyhat! Yeryüzü paramparça olduğunda,  Rabbin ve saf saf melekler geldiğinde,  O gün Cehennem de getirilir. O gün insan herşeyi hatırlar; fakat neye yarar hatırlamak?  FECR, 89:21-23

38  Onlar Allah’ı hakkıyla takdir edemediler. Oysa kıyamet gününde bütün yeryüzü Onun avucunda, gökler ise dürülmüş halde elindedir. O her kusurdan münezzeh, onların ortak koştukları şeylerden de yücedir.  ZÜMER, 39:67

39  Ey iman edenler! Size hayat verecek şeye çağırdığı zaman, Allah’a da, Resulüne de cevap verin. Bilin ki Allah kişiyle kalbinin arasına girer; ve siz de Onun huzurunda toplanacaksınız.  ENFÂL, 8:24

40  Biz insanı yarattık; nefsinin ona ne fısıldadığını da biliriz. Çünkü Biz ona şahdamarından daha yakınız.  KAF, 50:16

41  Sizden fazilet ve servet sahibi olanlar, akrabaya, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere birşey vermemek için yemin etmesinler; hoşgörsünler ve bağışlasınlar. Allah’ın da sizi bağışlamasından hoşlanmaz mısınız? Allah ise çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.  NUR, 24:22

42  Mü’min kulunun tövbesi sebebiyle Allah’ın sevinci, şu adamınkinden daha fazladır:  O kişi, ıssız ve tehlikeli bir çöldedir. Yanında devesi, onun üzerinde de yiyecek ve içeceği bulunmaktadır. Derken adam uyur; uyandığında bakar ki devesi gitmiştir.  Susuzluktan dili kuruyuncaya kadar devesini arar. Sonra der ki, “Bari evvelce bulunduğum yere döneyim de orada uykuya yatıp öleyim.” Öylece ölmek üzere başını kolunun üzerine koyar....

43  Sonra, bir de uyanır ki, devesi yanı başında; azığı, yiyecek ve içeceği de üzerindedir.  İşte, mü’min kulunun tövbesi sebebiyle Allah’ın sevinci, o adamın azığıyla beraber devesini bulduğu andaki sevincinden daha fazladır.  Müslim, Tevbe: 3

44  Kur’ân’ın bir mucizesi:  İnsanın idrak sınırını aşan ulûhiyet hakikatleri konusunda,  bir yandan kalbinde bozukluk olanla niyeti sağlam olanı ayırt ederken,  bir yandan da...

45  bütün zamanlarda  bütün halk tabakaları üzerinde  sapasağlam bir inancın esaslarını tesis etmek ve korumak

46  Yeni bir sûre indirildiğinde, onlardan “Bu sûre hanginizin imanını arttırdı?” diyenler olur. İman edenlere gelince, bu sûre gerçekten onların imanını arttırmıştır; onlar bununla sevinç duyarlar.  İndirilen sûre, kalplerinde hastalık bulunanların da pisliğine pislik katar; sonunda onlar kâfir olarak ölürler.  TEVBE, 9:

47  Elif lâm râ. Bu öyle bir kitaptır ki, hikmeti herşeyi kuşatan ve herşeyden haberdar olan Allah tarafından âyetleri kesin delillerle sapasağlam düzenlenmiş ve iyice açıklanmıştır.  HÛD, 11:1

48  İnternet adresleri   utesav.org.tr  facebook.com/yazarumitsimsek


"ONUNCU BÖLÜM: MUHKEM / MÜTEŞABİH Kur’ân’ın ve kâinatın dilinden." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları