Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Kur’ân Buluşmaları: 32 ÜMİT ŞİMŞEK. ثُمَّ قَسَتْ قُلُوبُكُمْ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ فَهِيَ كَالْحِجَارَةِ اَوْ اَشَدُّ قَسْوَةًۜ وَاِنَّ مِنَ الْحِجَارَةِ

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Kur’ân Buluşmaları: 32 ÜMİT ŞİMŞEK. ثُمَّ قَسَتْ قُلُوبُكُمْ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ فَهِيَ كَالْحِجَارَةِ اَوْ اَشَدُّ قَسْوَةًۜ وَاِنَّ مِنَ الْحِجَارَةِ"— Sunum transkripti:

1 Kur’ân Buluşmaları: 32 ÜMİT ŞİMŞEK

2 ثُمَّ قَسَتْ قُلُوبُكُمْ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ فَهِيَ كَالْحِجَارَةِ اَوْ اَشَدُّ قَسْوَةًۜ وَاِنَّ مِنَ الْحِجَارَةِ لَمَا يَتَفَجَّرُ مِنْهُ الْاَنْهَارُۜ وَاِنَّ مِنْهَا لَمَا يَشَّقَّقُ فَيَخْرُجُ مِنْهُ الْمَٓاءُۜ وَاِنَّ مِنْهَا لَمَا يَهْبِطُ مِنْ خَشْيَةِ اللّٰهِۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ Bundan sonra kalbleriniz yine katılaştı da taş kesildi, hattâ taştan da beter oldu. Çünkü taşlardan öylesi vardır, bağrından ırmaklar çağlar. Öylesi vardır, yarılır da arasından su çıkar. Öylesi vardır, Allah korkusundan yuvarlanıp düşer. Sizin yaptıklarınızdan ise Allah habersiz değildir.

3  Kalb  anlama, kavrama  düşünme  idrak etme  eşyanın hakikatini bilme  iman ve inkâr mahalli  bedendeki kalble ilişkili, fakat ondan ayrı

4  Cinlerden de, insanlardan da Biz pek çok Cehennemlikler yarattık. Onların kalbleri vardır, onunla anlamazlar; gözleri vardır, onunla görmezler; kulakları vardır, onunla işitmezler. Onlar hayvan gibi, hattâ daha da şaşkındırlar. Onlar gafillerin tâ kendileridir.  A’râf, 7:179

5  Biz onlardan önce nice nesiller helâk ettik ki, onlardan çok daha güçlüydüler; fakat diyar diyar kaçacak delik aradılar. Allah’ın azabından sığınılacak yer mi olur?  İşte bunda kalbi olan veya görerek kulak veren kimseler için bir öğüt vardır.  Kaf, 50:36-37

6  Onlar yeryüzünde gezmezler mi ki akıl edecek kalbleri yahut işitecek kulakları olsun? Fakat kör olan gözler değil, sinelerdeki kalblerdir.  Hac, 22:46  Bilmediğin şeyin peşine takılma. Çünkü kulak olsun, göz olsun, kalb (fuâd) olsun, hepsi bundan sorumlu tutulmuştur.  İsrâ, 17:36

7  Öyle bir gün ki, ne malın bir faydası olur, ne evlâdın.  Ancak Allah’a selim bir kalble gelen kurtulur.  Şuarâ, 26:88-89  [İbrahim] Rabbine selim bir kalble gelmişti.  Sâffât, 37:84

8  Kim Allah’ın şeâirini tâzim ederse, hiç şüphesiz bu kalblerin takvâsındandır.  Hac, 22:32  Takvâ buradadır (kalbini işaret ederek).  Müslim, Birr: 32  Bilin ki kalbler ancak Allah’ın zikriyle huzur bulur.  Ra’d, 13:28

9  Ey insanlar! Rabbinizden size bir öğüt, sinelerde olana devâ, mü’minlere hidayet ve rahmet gelmiştir.  Yunus, 10:57  Allah size imanı sevdirdi ve onu kalblerinizde süsledi; inkârı, günahı ve isyanı da size çirkin gösterdi. İşte doğru yolda olanlar bunlardır.  Hucurât, 49:7

10  Onları babalarına nispet ederek çağırın; Allah katında doğru olan budur. Babalarını bilmiyorsanız, zaten onlar sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Bu konuda bilmeyerek yaptığınız hatâdan dolayı size bir günah yoktur, ancak kalben kasıt gözetmeniz halinde vardır. Allah ise çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.  Ahzâb, 33:5

11  Bilin ki Allah kişiyle kalbinin arasına girer; siz de Onun huzurunda toplanacaksınız.  Enfâl, 8:24  Onların kalblerinde hastalık vardır; Allah da hastalıklarını arttırmıştır. Yalan söyleyip durmaları yüzünden onlar için acı bir azap vardır.  Bakara, 2:10

12  Allah bir olarak anıldığında, âhirete inanmayanların kalbleri daralır. Ondan başkaları anıldığı zaman ise yüzleri gülüverir.  Zümer, 39:45  Dediler ki: “Bizi çağırdığın şeye karşı kalblerimiz örtülü; kulaklarımızda ağırlık, seninle bizim aramızda da perde var. Artık ne yapacaksan yap; biz de yapacağız.”  Fussılet, 41:5

13  Kendisine âyetlerimiz okunduğunda “Eskilerin efsaneleri” der.  Hâşâ! Aslında kazandıkları günahlar onların kalblerini paslandırmıştır.  Mutaffifîn, 83:13-14  Kul bir günah işlediği zaman, kalbinde siyah bir iz belirir. Eğer kul günahtan elini çeker, tevbe edip af dilerse, kalbi cilâlanır ve iz silinir. Günahı işlemeye devam ettiği takdirde ise leke büyür, nihayet kalbi tamamen kaplayacak hale gelir. Allah’ın “Kazandıkları günahlar kalblerini paslandırmıştır” sözüyle kastettiği pas budur.  Tirmizî, Tefsir 83:1

14  Onları, sözlerinden dönmeleri yüzünden lânetledik ve kalblerini de katılaştırdık. Onlar, kelimeleri yerlerinden saptırırlar; kendilerine verilen öğütten paylarını da unutmuşlardır. Pek azı müstesna, onlardan hep hainlik görürsün. Yine de sen onları bağışla ve aldırış etme. Muhakkak ki Allah iyilik yapanları sever.  Maide, 5:13

15  Senden önce de Biz hiçbir resul veya nebî göndermedik ki, onlardan biri birşey dilediğinde, şeytan onun dileğine bir vesvese karıştırmış olmasın. Fakat Allah şeytanın attığı vesveseyi giderir ve âyetlerini sapasağlam yerleştirir. Zira Allah herşeyi bilen, her işi hikmetle yapandır.  Böyle birşeye Allah’ın fırsat vermesi, şeytanın attığı bu vesveseyi, kalblerinde hastalık bulunanlar ile kalbleri iyice katılaşmış kimselere bir imtihan vesilesi yapmak içindir. Hiç kuşkusuz, o zalimler haktan pek uzak bir ayrılık içindedir.  Hac, 22:52-53

16  Allah kimin gönlünü İslâma açmışsa, o kimse Rabbinden bir nur üzerinde olmaz mı? Yazıklar olsun Allah’ın zikrine karşı kalbleri katılaşmış olanlara! Onlar apaçık bir sapıklık içindedir.  Zümer, 39:22

17  Kalbi doğru olmadıkça kulun imanı doğru olmaz. Dili doğru olmadıkça da kalbi doğru olmaz.  Müsned, 3:198

18  Kalb sağlığı ve helâl-haram çizgisi  Helâl olan şeyler belli, haram olan şeyler bellidir. Bu ikisinin arasında, halkın birçoğunun helâl mi, haram mı olduğunu bilmediği şüpheli konular vardır.  Şüpheli şeylerden sakınanlar, dinini ve ırzını korumuş olur. Şüpheli şeylerden sakınmayanlar ise, gide gide harama dalar. Tıpkı sürüsünü başkasının arazisi etrafında otlatan çoban gibi ki, onun bu araziye girme tehlikesi vardır. ./..

19  Şunu iyi bilin ki, her hükümdarın bir yasak arazisi vardır. Şunu iyi bilin ki, Allah’ın yasak arazisi de Onun haram kıldığı şeylerdir.  Şunu iyi bilin ki, vücutta bir et parçası vardır; o iyi olduğunda bütün vücut iyi olur, o bozulursa bütün vücut bozulur. Bilin ki o et parçası kalbdir.  Buharî, İman: 39; Müslim, Müsakat: 107, 108

20  Kalbinden fetvâ iste.  İyilik, nefsin de uygun gördüğü, kalbin de uygun görüp onayladığı şeydir.  Günah ise, nefsini tırmalayan ve başkaları nice fetvâlar verse bile göğsünde tereddüt uyandıran şeydir.  Müsned, 4: ; Dârimî, Büyû’: 2

21  man edenlerin, Allah’ın zikrine ve hak olarak inene karşı kalblerinin yumuşaması için zaman hâlâ gelmedi mi? Onlar, daha önce kendilerine kitap verilenler gibi olmasın ki, üzerinden zaman geçince kalbleri katılaşıvermiş ve birçoğu yoldan çıkmıştı.  Hadîd, 57:16  İbni Mes’ud (r.a.): Bizim Müslüman olmamızla Allah Teâlânın bizi bu âyetle azarlamasının arasından sadece dört yıl geçmişti.  Müslim, Tefsir: 24; İbni Mâce, Zühd: 19

22 Taşlardan öylesi vardır, Allah korkusundan yuvarlanıp düşer. Dünya tarafından bakış: ÇEKİM KUVVETİ Kur’ân tarafından bakış: ALLAH KORKUSU

23  Gök gürültüsü hamd ile, melekler Allah korkusuyla Onu tesbih eder. O, yıldırımlar gönderir de dilediğini onunla çarpar. Onlar ise hâlâ Allah hakkında tartışıp duruyorlar. Halbuki Allah’ın cezası pek şiddetlidir.  Ra’d, 13:13

24  Göklerde ve yerde olanların ve kanat çırpan kuşların Onu tesbih ettiğini görmedin mi? Onların hepsi duasını da bilir, tesbihini de. Allah ise onların yaptıklarını bilir.  Nur, 24:41  Yedi gök ve yer ile bunlarda olan kim varsa Onu tesbih eder. Hiçbir şey yoktur ki Onu hamd ile tesbih etmesin. Lâkin siz onların tesbihini anlamazsınız. O ise Halîmdir, Gafûrdur.  İsrâ, 17:44

25  Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah’ı tesbih eder.  Hadîd, 57:1; Haşir, 59:1; Saf, 61:1; Cum’a, 62:1; Tegabün, 64:1  Dağları ve kuşları, onunla beraber tesbih etsinler diye Davud’un emrine verdik.  Enbiyâ, 21:79  Dağları Biz onun emrine verdik ki, akşam sabah onunla birlikte tesbih ederlerdi.  Kuşları da toplu halde onun emrine vermiştik; hepsi birden ona yönelirdi.  Sâd, 38:18-19

26  Karınca vadisine geldiklerinde, bir dişi karınca “Yuvalarınıza girin, karıncalar,” dedi. “Tâ ki Süleyman ve ordusu, farkında olmadan sizi çiğnemesin.”  Bu söze gülümseyen Süleyman “Rabbim,” dedi. “Bana, anne ve babama lütfettiğin nimetlere şükretmeyi ve seni razı edecek güzel işler yapmayı bana ilham et. Ve beni, salih kullarınla birlikte rahmetine al.”  Kuşları denetlerken, “Hüdhüdü niye göremiyorum?” dedi. “Yoksa kayıplara mı karıştı?  “Ya bana açık bir mazeret getirir, ya da ben onu yaman bir azaba uğratır yahut keserim.”  Çok geçmeden hüdhüd çıkageldi ve dedi ki: “Ben senin bilmediğin birşeyi öğrendim ve Sebe’ kavminden gerçek bir haber getirdim. ./..

27  Orada, onları yöneten bir kadın hükümdar buldum ki, her türlü imkâna sahip; pek büyük bir de tahtı var.  “Onu ve kavmini, Allah’ı bırakmış da güneşe secde ediyor halde buldum. Şeytan bu işi onlara böyle süsleyerek onları yoldan çıkarmış; bir daha da yollarını doğrultamıyorlar.  “Göklerde ve yerdeki gizlilikleri meydana çıkaran ve sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilen Allah’a secde etmemeleri için şeytan onlara yaptıklarını güzel göstermiş.  “O Allah ki, Ondan başka tanrı yoktur; O, Büyük Arş’ın Rabbidir.  Neml, 27:18-26

28  Biz emaneti göklere, yere ve dağlara sunduk. Onlar korktular ve yüklenmekten kaçındılar; insan ise onu yükleniverdi. Doğrusu o çok zalim, çok cahildir.  Ahzâb, 33:72  Biz bu Kur’ân’ı bir dağa indirseydik, sen onu Allah korkusundan baş eğmiş, parça parça olmuş görürdün. Bu misalleri Biz insanlara tefekkür etsinler diye veriyoruz.  Haşir, 59:21

29  Bir de “Rahmân evlât edindi” dediler.  And olsun, pek çirkin birşey ortaya attınız.  Neredeyse gökler çatlayacaktı bu söz yüzünden; yer yarılacak, dağlar yıkılıp yerle bir olacaktı:  Onlar Rahmân’a evlât yakıştırdı diye.  Meryem, 19:88

30  Peygamberimizin (s.a.v.) mucizelerinden:  ağaçların ona itaat etmesi  Müslim, Zühd: 74, no  ağaç ve taşların Peygamberimize selâm vermesi Tirmizî, Menâkıb: 6; Dârîmî, Mukaddime: 4; el- Hâkim, el-Müstedrek, 2:607  hurma kütüğünün, onun ayrılığı sebebiyle ağlaması  Buharî, Menâkıb: 25; Tirmizî, Menâkıb: 6, Cum'a: 10; İbni Mâce, İkametü's-Salât: 199; Dârîmî, Mukaddime: 6; Salât: 202; Müsned, 1:249, 267, 363, 3:226

31  sofrada yemeğin tesbihinin işitilmesi  Buharî, Menâkıb: 25; Tirmizî, Menâkıb: 6; Müsned, 1:460  Kurdun konuşması  Müsned, 3:83, 88; el-Hâkim, el-Müstedrek, 4:467  devenin konuşması  Dârîmî, Mukaddime: 4; Müsned, 4:173; el-Hâkim, el- Müstedrek, 2:99, 100, 618

32  İnternet adresleri   utesav.org.tr  facebook.com/yazarumitsimsek


"Kur’ân Buluşmaları: 32 ÜMİT ŞİMŞEK. ثُمَّ قَسَتْ قُلُوبُكُمْ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ فَهِيَ كَالْحِجَارَةِ اَوْ اَشَدُّ قَسْوَةًۜ وَاِنَّ مِنَ الْحِجَارَةِ" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları