Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Kur’ân’ın ve kâinatın dilinden İSLÂM İNANÇ İLMİHALİ ÜMİT ŞİMŞEK YİRMİ YEDİNCİ BÖLÜM Peygamberlere iman: 2.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Kur’ân’ın ve kâinatın dilinden İSLÂM İNANÇ İLMİHALİ ÜMİT ŞİMŞEK YİRMİ YEDİNCİ BÖLÜM Peygamberlere iman: 2."— Sunum transkripti:

1 Kur’ân’ın ve kâinatın dilinden İSLÂM İNANÇ İLMİHALİ ÜMİT ŞİMŞEK YİRMİ YEDİNCİ BÖLÜM Peygamberlere iman: 2

2 Şeriatlerde fark Daha önce kendilerine helâl edilmiş bir kısım temiz yiyecekleri, Yahudilerin zulümleri ve pek çok kimseyi Allah yolundan saptırmaları sebebiyle Biz onlara haram kıldık. Bir de kendilerine yasaklandığı halde faiz almaları ve halkın malını haksız yere yemeleri yüzünden bunları haram kıldık. Onların kâfir olanlarına da acı bir azap hazırladık. NİSÂ, 4:

3 Şeriatlerde fark [İsa:] Benden önce gönderilen Tevrat’ı doğrulayıcı olarak ve size haram edilmiş olan şeylerden bazılarını helâl kılmak üzere, Rabbinizden bir âyetle size geldim. Allah’tan korkun ve bana itaat edin. ÂL-İ İMRÂN, 3:50

4 Şeriatlerde fark Onlar, ellerindeki Tevrat’ta ve İncil’de yazılı buldukları ümmî nebî olan Peygambere uyanlardır. Peygamber ise onlara iyiliği emreder, onları kötülükten sakındırır, temiz şeyleri onlara helâl eder, pis şeyleri haram kılar, daha önce üzerlerinde bulunan ağır yükleri ve bağları kaldırır. Ona iman eden, onu destekleyen, ona yardım eden ve onunla indirilmiş olan nura uyan kimseler, kurtuluşa erenlerin tâ kendileridir. A’RÂF, 7:157

5 Değişmeyen şeriat İnkâr edenler, bugün sizin dininizden ümitlerini kesmiş durumdadır; siz onlardan korkmayın, Benden korkun. Bugün sizin dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım, sizin için din olarak İslâmı seçtim. MÂİDE, 5:3 Allah uğrunda, Ona lâyık bir cihadla cihad edin. Sizi O seçti ve dinde size bir güçlük de yüklemedi. Atanız İbrahim’in dini üzere olun. Bundan önce de, bu kitapta da sizi Müslümanlar olarak adlandıran Odur — tâ ki Peygamber size şahit olsun, siz de insanlara şahit olun. Öyleyse namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin ve Allah’a sarılın. Sizin dostunuz Odur. Ve O ne güzel dost, ne güzel yardım edicidir. HAC, 22:78

6 Bütün insanlara elçi Biz seni bütün insanlara bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu bunu bilmiyor. SEBE’, 34:28 Bu Kur’ân, sizi ve onun ulaştığı kimseleri sakındırmam için bana vahyolundu. EN’ÂM, 6:19

7 Bütün insanlara elçi Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik. ENBİYÂ, 21:107 Şânı ne yücedir Onun ki, kuluna, âlemlere bir uyarıcı olsun diye, Furkan’ı indirmiştir. FURKAN, 25:1

8 Bütün insanlara elçi Diğer bütün peygamberler sadece kendi kavimlerine gönderildiği halde, ben bütün insanlara gönderildim. BUHARÎ, Teyemmüm: 1; MÜSLİM, Mesacid: 3 Siz şöyle deyin: Biz Allah’a da, bize indirilene de; İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a ve torunlarına indirilene de; Musa’ya ve İsa’ya verilene de; Rablerinden bütün peygamberlere verilene de iman ettik. Biz onların hiçbirini ayrı tutmayız. Biz ancak Allah’a teslim olmuşuzdur. Buna onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa doğru yolu bulmuş olurlar. Yüz çevirirlerse, ayrılığa düşmüşlerdir. Onlara karşı sana Allah yeter. Çünkü O herşeyi işitir, herşeyi bilir. BAKARA, 2:

9 Bütün insanlara elçi Daha önceki peygamberlere verilmeyen beş şey, hep birden Peygamberimize verildi: 1. Bir aylık yola kadar düşmanlarının kalbine korku salmak. 2. Bütün yeryüzü mescid ve teyemmüm vasıtası. 3. Ganimet almak. 4. Âhirette şefaat yetkisi. 5. Bütün insanlara birden peygamber olarak gönderildi. BUHARÎ, Teyemmüm: 1, Salât: 56; MÜSLİM, Mesacid: 3; NESÂÎ, Gusl: 26; MÜSNED, 5:145

10 Bütün insanlara elçi Muhammed, adamlarınızdan hiçbirinin babası değildir. Fakat o Allah’ın elçisidir ve bütün peygamberlerin sonuncusudur / mührüdür. Allah ise herşeyi hakkıyla bilmektedir. AHZÂB, 33:40

11 Bütün insanlara elçi Benimle diğer peygamberlerdin durumu, ev yapan bir adama benzer. Adam evini yapıp tamamlamış, onu güzelce süslemiş, yalnızca bir tuğlasını eksik bırakmıştır. Halk binayı gezmeye başlar, o eksik tuğlanın yerini görünce hayret eder ve “Şu tuğlanın yeri boş kalmasaymış ne güzel olacakmış” der. İşte ben, tıpkı o binada olduğu gibi, peygamberlik binasında yeri boş bırakılan kerpiçim; ben peygamberlerin sonuncusuyum. BUHARÎ, Menâkıb: 18; MÜSLİM, Fedâil: 20-23

12 Peygamberimizin mucizeleri KUR’ÂN De ki: Bu Kur’ân’ın benzerini getirmek için bütün insanlar ve cinler toplanıp da birbirine yardımcı olsalar, yine de onun benzerini getiremezler. İSRÂ, 17:88

13 Peygamberimizin mucizeleri AHLÂKI Şüphesiz ki sen pek büyük bir ahlâk üzeresin. KALEM, 68:4 Her ânı tarassut altında Her hususta en üstün ahlâk En zor şartlarda en güzel ahlâk tezahürleri Tekâmülsüz mükemmellik Herkesçe kabul edilen üstünlük

14 Peygamberimizin mucizeleri TERBİYECİLİĞİ Vahşet ve cehalet içindeki bir toplumu kısa bir zamanda dünyaya örnek hale getirdi 1400 senedir eserini sayısız insanlar üzerinde gösteriyor

15 Peygamberimizin mucizeleri MİRAC İSRÂ, 17:1 / NECM, 53: Sahâbîden rivayet edilen hadisler Başlıca hadisler: BUHARÎ, Salât: 1, Bed’ü’l-Halk:6, Tevhid: 37; MÜSLİM, İman: ; TİRMİZÎ, Tefsir: 17, 53; NESÂÎ, Salât: 1

16 Peygamberimizin mucizeleri MİRAC Kulunu bir gece Mescid-i Haramdan Mescid-i Aksâ’ya seyahat ettirdi. İSRÂ, 17:1 Gözün gördüğünü kalp yalanlamadı. NECM, 53:11 Göz ne şaştı, ne haddinden aştı. NECM, 53:17 Müşriklerin inkâr ve hücumları.

17 Peygamberimizin mucizeleri MİRAC Miracda verilen üç şey 1. Beş vakit namaz (bizim miracımız) 2. Bakara sûresinin son iki âyeti 3. Ümmetinden, Allah’a şirk koşmayanların büyük günahlarının bağışlanması MÜSLİM, İman: 279

18 Peygamberimizin mucizeleri MİRAC Bize bakan yönü: az bir zaman Peygamberimize bakan yönü: ? Mucizenin özelliği: akıl ve bilimle açıklanmaz

19 Peygamberimizin mucizeleri AYIN YARILMASI Kıyamet yaklaştı, Ay yarıldı. Onlar ise ne zaman bir mucize görseler sırtlarını dönerler ve “Bu sürüp giden bir büyü” derler. KAMER, 54:1-2

20 Peygamberimizin mucizeleri AYIN YARILMASI İbni Mes’ud (r.a.): Resulullah (s.a.v.) zamanında Ay ikiye bölündü. Bir parçası dağın üzerinde, diğeri de onun berisindeydi. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v.) efendimiz “Şahit olun!” buyurdu. Mekkeliler ikiye bölünen Ayın arasından Hira mağarasını gördüler. Buna rağmen “Muhammed sizi büyüledi” dediler. BUHARÎ, Menâkıb: 27, Menâkıbu’l-Ensâr: 36; Tefsir, 54:1; MÜSLİM, Sıfatü’l-münâfikîn: 43-48

21 Peygamberimizin mucizeleri Resulullah (s.a.v.) güneş batarken şöyle buyurdu: Bugünün geçen saatlerine göre kalan saatleri ne kadar kısa ise, dünyanın geçen ömrüne göre kalan ömrü de o kadar kısadır. TİRMİZÎ, Fiten: 26; MÜSNED, 2:133

22 Peygamberimizin mucizeleri ağaçların ona itaat etmesi ağaç ve taşların Peygamberimize selâm vermesi hurma kütüğünün, onun ayrılığı sebebiyle ağlaması sofrada yemeğin tesbihinin işitilmesi pek az bir yiyecekle pek çok kimsenin doyması parmaklarından suyun akması duasıyla hastaların şifa bulması kurdun ve devenin konuşması geleceğe dair verdiği haberlerin aynen çıkması müşriklerin suikast ve saldırılarından olağanüstü bir şekilde korunması

23 Mucizelerin anlamı ve hedefi Cahiller, “Allah bizimle konuşsa veya bize bir mucize gelseydi” dediler. Daha evvelkiler de bunların sözüne benzer şeyler söylemişlerdi. Bunların kalpleri hep birbirine benziyor. Oysa Biz, hakkı yakînen bilmek isteyenlere âyetlerimizi açıklamışızdır. BAKARA, 2:118 Biz senden önce de peygamberler gönderdik ve onlara eşler ve evlâtlar verdik. Hiçbir peygamber, Allah’ın izni olmadan bir mucize getiremez. Herşeyin yazılı bir vakti vardır. RA’D, 13:38

24 Mucizelerin anlamı ve hedefi Kendilerine bir mucize gelirse sana iman edeceklerine dair var güçleriyle Allah’a yemin ettiler. De ki: Mucizeler Allah katındadır. Yoksa mucize geldiğinde de iman etmeyeceklerinin bilincinde değil misiniz? EN’ÂM, 6:109 Onların istedikleri mucizeleri göndermeyişimizin sebebi, daha öncekilerin de bunları yalanlamış olmalarıdır. Nitekim Semud kavmine hakikati apaçık gösteren bir mucize olarak deveyi vermiştik de onlar bu yüzden zulmetmişlerdi. Halbuki Biz mucizeleri ancak korkutmak için göndeririz. İSRÂ, 17:59

25 Mucizelerin anlamı ve hedefi Her varlık, her hadise bir mucizedir Her varlık, her hadise, kâinat kitabından bir âyettir Kur’ân âyetleri gibi kâinat âyetlerinin de taklidi imkânsızdır = MUCİZE Peygamber mucizelerinin farkı: kanun harici olmaları Bilimle açıklanamazlar

26 Mucizelerin anlamı ve hedefi Peygamberimizin risaleti bütün âlemlerle ilgilidir Onun için mucizeleri de çok çeşitlidir Gök, yer, dağ, taş, kuş, kurt, melek, cin... birer mucize buketiyle onu karşılar, gelişini kutlar

27 Sizin için güzel bir örnek İbrahim’de ve onunla beraber olanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Onlar kavimlerine şöyle demişlerdi: “Biz sizden ve sizin Allah’tan başka taptıklarınızdan uzağız. Biz sizi reddediyoruz; aramıza, siz Allah’a bir olarak inanıncaya kadar sürecek bir düşmanlık ve nefret girmiştir.” Ancak İbrahim’in babasına “Senin için Allah’tan af dileyeceğim; ama sana Allah’tan gelecek hiçbir şeye ben engel olamam” demesi müstesna. Onlar şöyle dua ederlerdi: “Rabbimiz! Sana tevekkül ettik, Sana yöneldik. Varacağımız yer de Senin huzurundur. ◦. /..

28 Sizin için güzel bir örnek. /.. “Rabbimiz! Bizi kâfirler için fitne yapma. Bizi bağışla. Şüphesiz ki Senin kudretin herşeye üstün, hikmetin herşeyi kuşatmıştır.” Gerçekten, onlarda sizin için, Allah’a ve âhiret gününe kavuşmayı umanlar için güzel bir örnek vardır. Kim yüz çevirirse, muhakkak ki Allah hiçbir şeye muhtaç değildir ve her türlü övgüye lâyık olan da Odur. MÜMTEHİNE, 60:4-6

29 Sizin için güzel bir örnek Allah’a ve âhiret gününe kavuşmayı uman ve Allah’ı çok anan kimseler için, Allah’ın Elçisinde size güzel bir örnek vardır. AHZÂB, 33:21

30 Peygambere itaat De ki: Allah’a ve Peygambere itaat edin. Yüz çevirecek olurlarsa, bilsinler ki Allah kâfirleri sevmez. ÂL-İ İMRÂN, 3:32 Allah’a ve Resulüne itaat edin ki size merhamet edilsin. ÂL-İ İMRÂN, 3:132 İşte bunlar Allah’ın çizdiği sınırlardır. Kim Allah’a ve Resulüne itaat ederse, Allah da onu, ebediyen kalmak üzere, altlarından ırmaklar akan Cennetlere yerleştirir. Asıl büyük bahtiyarlık işte budur. Her kim de Allah’a ve Resulüne isyan eder ve Onun çizdiği sınırları aşarsa, Allah da onu ebediyen kalmak üzere ateşe sokar. Onun için aşağılayıcı bir azap vardır. NİSÂ, 4:13-14

31 Peygambere itaat Ey iman edenler! Allah’a itaat edin, Peygambere ve sizden olan yöneticilere de itaat edin. Birşeyde anlaşmazlığa düştüğünüz zaman onu Allah’a ve Peygambere havale edin — eğer Allah’a ve âhiret gününe inanıyorsanız. Bu daha hayırlıdır; neticesi de daha güzeldir. NİSÂ, 4:59 Biz hangi peygamberi gönderdiysek, Allah’ın izniyle kendisine itaat edilsin diye gönderdik. Eğer onlar da kendilerine zulmettikleri zaman sana gelip Allah’tan af dileseler ve Peygamber de onlar için af dileseydi, elbette Allah’ı tevbeleri kabul edici ve çok merhametli bulacaklardı. NİSÂ, 4:64

32 Peygambere itaat Kim Allah’a ve Peygambere itaat ederse, işte onlar Allah’ın nimetlere eriştirdiği peygamberler, sıddıklar, şehitler ve salihlerle beraberdir. Bunlar ise ne güzel arkadaştır! NİSÂ, 4:69 Peygambere itaat eden, Allah’a itaat etmiş olur. Yüz çevirene gelince, Biz seni onların üzerine bekçi göndermedik. NİSÂ, 4:80 Allah’a da itaat edin, Peygambere de itaat edin; onlara karşı gelmekten kaçının. Eğer yüz çevirecek olursanız şunu bilin ki, Peygambere düşen, açıkça bildirmekten ibarettir. MÂİDE, 5:92

33 Peygambere itaat Sana ganimetlerden soruyorlar. De ki: Ganimetler Allah’a ve Resulüne aittir. Allah’tan sakının ve aranızı düzeltin. Eğer mü’min iseniz, Allah’a ve Resulüne itaat edin. ENFÂL, 8:1 Ey iman edenler! Allah’a ve Resulüne itaat edin; işitip durduğunuz halde ondan yüz çevirmeyin. ENFÂL, 8:20 Ey iman edenler! Size hayat verecek şeye çağırdığı zaman, Allah’a da, Resulüne de cevap verin. Bilin ki Allah kişiyle kalbinin arasına girer ve siz Onun huzurunda toplanırsınız. ENFÂL, 8:24

34 Peygambere itaat Allah’a ve Resulüne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin; yoksa yılgınlığa düşersiniz, gücünüz de elden gider. Bir de sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir. ENFÂL, 8:46 Mü’min erkekler ve mü’min kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyiliği tavsiye eder, kötülükten sakındırır, namazı dosdoğru kılar, zekâtı verir, Allah’a ve Resulüne itaat ederler. İşte onlara Allah rahmet edecektir. Şüphesiz ki Allah’ın kudreti herşeye üstündür, hikmeti ise herşeyi kuşatır. TEVBE, 9:71

35 Peygambere itaat Aralarında hüküm vermek için Allah’a ve Resulüne çağırıldıkları zaman, mü’minlerin sözü, ancak “İşittik ve itaat ettik” demekten ibarettir. İşte onlar kurtuluşa erenlerin tâ kendileridir. Kim Allah’a ve Resulüne itaat eder, Allah’tan korkar ve Ona karşı gelmekten sakınırsa, işte onlar murada ermiş olanlardır. NUR, 24:51-52 De ki: Hem Allah’a itaat edin, hem Peygambere itaat edin. Yüz çevirirseniz, onun yüklendiği sorumluluk kendisine, sizin yüklendiğiniz de kendinizedir. Ona itaat ederseniz doğru yolu bulursunuz. Peygambere düşen ise açıkça tebliğden başka birşey değildir. NUR, 24:54

36 Peygambere itaat Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin, Peygambere itaat edin; böylece rahmete erişirsiniz. NUR, 24:56 Allah’tan korkun ve bana itaat edin. (Birçok âyette peygamberlerin ağzından nakledilen ifade) Sizden Allah’a ve Resulüne itaat eden ve güzel işler yapanlara da ödüllerini iki kat veririz. Onlar için Biz ardı arkası kesilmeyecek bir rızık hazırlamışızdır.... Evlerinizde ağırbaşlılıkla oturun, eski Cahiliyet döneminin açılışı gibi açılıp saçılmayın, namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin, Allah’a ve Resulüne itaat edin. Ey Ehl-i Beyt, Allah sizden her türlü pisliği gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor. AHZÂB, 33:31, 33

37 Peygambere itaat Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve sözün doğrusunu söyleyin. Tâ ki Allah işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah’a ve Resulüne itaat ederse, pek büyük bir murada ermiş demektir. AHZÂB:70-71 Ey iman edenler! Allah’a itaat edin, Peygambere itaat edin de yaptıklarınızı boşa çıkarmayın. MUHAMMED, 47:33

38 Peygambere itaat Savaşa katılmamakta köre vebal yoktur, sakata vebal yoktur, hastaya vebal yoktur. Kim Allah’a ve Resulüne itaat ederse, Allah onu altlarından ırmaklar akan Cennetlere yerleştirir. Kim yüz çevirirse, onu da acı bir azapla cezalandırır. FETİH, 48:17 Bedevîler “İman ettik” dediler. De ki: Siz iman etmediniz. “İslâma girdik” deyin; çünkü iman henüz kalbinize girmedi. Eğer siz Allah’a ve Resulüne itaat ederseniz, Allah yaptıklarınızdan hiçbir şeyi zayi etmez. Şurası gerçek ki, Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir. HUCURAT, 49:14

39 Peygambere itaat Gizli konuşmadan önce sadaka vermekten korktunuz da mı bunu yapmadınız? Yine de Allah sizi bağışladı. Siz de namazı dosdoğru kılmaya bakın, zekâtı verin, Allah’a ve Resulüne itaat edin. Zira Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır. MÜCADELE, 58:13 Hem Allah’a itaat edin, hem Peygambere itaat edin. Yüz çevirecek olursanız, elçimize düşen, açıkça bildirmekten ibarettir. TEGABÜN, 64:12

40 Peygambere itaat Peygamber size ne verdiyse alın; neyi yasakladıysa ondan da kaçının. Allah’tan korkun. Çünkü Allah’ın cezası pek çetindir. HAŞİR, 59:7

41 Peygambere itaat Şunu da bilin ki, aranızda Allah’ın Resulü vardır. Eğer işlerin birçoğunda o size uysaydı sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah size imanı sevdirdi ve onu kalplerinizde süsledi; inkârı, günahı ve isyanı da size çirkin gösterdi. İşte doğru yolda olanlar bunlardır. HUCURAT, 49:7

42 İnternet adresleri utesav.org.tr facebook.com/yazarumitsimsek


"Kur’ân’ın ve kâinatın dilinden İSLÂM İNANÇ İLMİHALİ ÜMİT ŞİMŞEK YİRMİ YEDİNCİ BÖLÜM Peygamberlere iman: 2." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları