Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Nisan 2010. Allah'ın insan üzerindeki haklarına “Hukukullah” denir. Bunların neler olduğu Kur’ân’da ve Sünnet’te bellidir… Bir başka hukuk da; insanın.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Nisan 2010. Allah'ın insan üzerindeki haklarına “Hukukullah” denir. Bunların neler olduğu Kur’ân’da ve Sünnet’te bellidir… Bir başka hukuk da; insanın."— Sunum transkripti:

1 Nisan 2010

2 Allah'ın insan üzerindeki haklarına “Hukukullah” denir. Bunların neler olduğu Kur’ân’da ve Sünnet’te bellidir… Bir başka hukuk da; insanın diğer insanlarla arasındaki hukuktur. Buna İslâm Hukukunda “Kul Hakları”, dünyevi sistemlerde ise “İnsan Hakları” diyoruz. Bazıları (çoğu zaman) bu iki terimi aynı anlamda kullanır. Halbuki; “Kul Hakları”, insan haklarından farklıdır. “İnsan Hakları” kavramının ahiretle bir bağlantısı yoktur; insanın insafına bırakılmıştır… “Kul Hakları” ifadesi ise; insanın başıboş bir varlık olmadığı, Allah’ın yarattığı insanın haklarına tecavüzün kesinlikle cezasız kalmayacağı uyarısı ile yüklüdür.

3 GİRİŞ İnsanlık tarihi, bilhassa batılının önceleri kendi insanına, daha sonra da dünya insanına “önceleri kendi insanına, daha sonra da dünya insanına” yaptığı zulümlerle doludur. Ve bu zulüm, çeşitli şekilleriyle bugün de devam etmektedir. Temel İnsan Hakları Günümüzün yükselen değerlerinden olan ve adına “Temel İnsan Hakları” denilen kurallar, sanıldığının aksine batının bir buluşu değil, ilk insanla başlayan vahyin mesajlarının bir bölümüdür. Yüce Allah’ın (cc) son vahyi (Kur’ân) Kul Hakları Anayasası “Kul Hakları Anayasası”dır. Onun uygulamasını son Peygamber Hz. Muhammed’in (sav) örnek hayatında görmekteyiz. Vahyin mesajı 1400 yıldır yürürlükte olmasına rağmen, zamanımız “İslâm coğrafyası”nda görülen olumsuzluklar, vahyin mesajını birey olarak insanın ve oluşturdukları grupların “vahyin mesajını” doğru anlamamaları, doğru anladıklarını da hayatlarına yansıtmamalarının bir sonucudur. İNSAN VARDIR

4 ● ● Batı kültürünün tanımladığı “İnsan Hakları”; topluma değil bireye öncelik tanır. Örnek; batıda fahişelik, homoseksüellik birey için bir haktır. Birileri “sapık yaşantı toplumu bozar” dese; yönetim “o bir insandır” yaklaşımıyla homoseksüeli, fahişeyi korur. Bu anlayış, onları ahlâki değerler açısından bitme noktasına getirmiştir. ● ● Batının çelişkilerinden biri de alkol tüketimidir. Bir yandan 18 yaşından küçüklere içki satışını yasaklarken, diğer yandan çocuklarla aynı ortamda içki içerler. Hem de bilimin “alkolizm toplumu bozar ve neslin geleceğini riske sokar” demesine rağmen... ( Not: Farklılıklar için başka örnekler verilebilir.) İnsan, toplumla uyumlu olmak zorundadır. Bireyin mutluluğu, diğer insanların mutluluğuyla orantılıdır. İnsanın “yaradılış maksadına” uygun bir hayat sürmesi için “uyarıcı” olarak gönderilen Kur’ân, “herkesin birbirinin hakkına saygı göstermesini” isterken bireyi; bireyin “bir başkasının hak ve çıkarlarını kollamasını” istemesi açısından da toplumu düşünür. Örnek olarak; zina, aileyi korumak adına, fahişelik, toplumu korumak adına bir hak değildir… Batılının temel aldığı “Beşeri Hukuk”ta; “gününü kurtaran (yakalanmayan) kurtulur” anlayışı vardır. Bu anlayış insanı suça iter. Vahyin tanımladığı “İlâhi Hukuk”ta ise; “suç dünyada gizlenebilse bile, ahirette mutlaka cezasını görür” uyarısı vardır ve bu insanı disipline eder… Batılı da, paylaşma kültürü yoktur. Müslüman, elindeki imkânları (kurallarına uygun olarak) paylaşmakla yükümlüdür.( Not: Farklılıklar için başka örnekler verilebilir.) Batılının insan hakları anlayışında “kendi dışındaki insanların haklarına karşı vicdani sorumluluk” yoktur. Batılı, ülkesinde kanunlardan korkar ve kendi vatandaşların haklarını korur. Aynı batılı, başka ülke insanlarının haklarını çiğner veya çiğnenmesine seyirci kalır. Çünkü, cüzdanı dolmalıdır.

5 SINIRLARI VARSA, YOLDUR İnsanlar arasındaki ilişkilerin hak ve adalet üzerine kurulu olması gerekir. Aksi halde, “Birey ve Toplum Hakları” çiğnenir, giderek toplumda kaos oluşur.

6 ● ● “Kul Hakları”na uyulan bir toplumda; adalet, doğruluk, dürüstlük, cömertlik, edep gibi insani özellikler öne çıkar; bireyler arasında sevgi - saygı oluşur. Sevginin olduğu yerde kardeşlik, dostluk gibi kavramlar gelişir… ● ● Kardeşlik duygusunun geliştiği yerde; insanlar, diğer insanların mutluluklarını da düşünür olurlar. Sonuçta; kul hakkına riayet, insanları olumluya sevk eden bir “ahlâk motifi” haline gelir. ● ● Böyle bir toplumda; huzuru bozan eylemlerin (bugünkü kadar) çok olması mümkün değildir. ●Kul haklarına uyulmayan yerde: ● Kul haklarına uyulmayan yerde: Fakirlik “hasetlik” getirir, beceriksizlik “dedikodu” üretir. ●Kul haklarına uyulmayan yerde: ● Kul haklarına uyulmayan yerde: Gıybet, kıskançlık, özel hayata müdahale, işçi - işveren münasebetlerinde gizli çatışma, yasakların çiğnenmesi, alış-verişte güvensizlik, rüşvet, yalan yaygınlaşır. Kul haklarına uyulmayan yerde: ● Kul haklarına uyulmayan yerde: Herkes “kıyak” ister, “köşeyi dön de nasıl dönersen dön” anlayışı yeni bir ahlâk (ahlâksızlık ahlâkı) oluşturur ve doğru olmayan her şey meşrulaşır. BAHSİ GEÇEN “KUL HAKLARI” NEDİR? HAKLARA UYULMASI HALİHAKLARA UYULMAMASI HALİ

7 LİSTE BU SEMİNERDE, HAKLARIN BAZILARINI BAŞLIKLARIYLA, BAZILARINI ÖZET HALİNDE, BİRKAÇINI DA (ÖRNEK OLSUN DİYE) AYRINTILI OLARAK ELE ALIP DAHA ÇOK “MÜFLİS KİMDİR?” ÜZERİNDE DURACAĞIZ. ÜZERİNDE DURACAĞIZ.

8 SORUMLULUKLAR “Kul Hakları”nın kapsamı çok geniş olup, yetişkin insanın tüm hayatını kapsar. Burada birkaç örnek vermekle yetinelim. Mesela; trafik kurallarına uymamak, komşuları rahatsız etmek, yerlere çöp atmak gibi her türlü olumsuzluklar, kul hakkı kapsamına girer. Kamu malına zarar vermek, ayırım yapmak, rüşvet alıp - vermek gibi her türlü olumsuzluklar, kul hakkı kapsamına girer. Havayı, suyu ve toprağı kirletmek, bitki örtüsüne / hayvanlara zarar vermek gibi her türlü olumsuzluklar, kul hakkı kapsamına girer.

9 HAK ve İHLAL Malı İlgilendiren Haklar Hırsızlık yaparak / zor kullanarak başkasının malını almak, yalan söyleyerek mal satmak, bozuk - çürük mal vermek, başkasının malına zarar vermek, karşılıksız çek - senet vermek, rüşvet almak gibi… Canı İlgilendiren Haklar İnsanı öldürmek, insanı korkutmak, insana işkence etmek, insanın bedenine zarar vermek gibi… Özel Hayatı İlgilendiren Haklar Bir insanla veya toplulukla alay etmek, lakap takarak itibarını zedelemek, iftira ederek maddi - manevi zarar vermek, sövmek- hakaret etmek gibi… Dini İnancı İlgilendiren Haklar Doğru din bilgisi verilmesine mani olmak, insanların ibadetlerine mani olmak, Müslümanların yanlış inanmalarına ve yanlış ibadet etmelerine sebep olacak faaliyetlerde bulunmak, yasaklanmış eylemleri yaparak (açıktan günah işleyerek) kötü örnek olmak gibi…

10 GRAFİK ANLATIM “Kul Hakkı” dini bir terimdir ve bir Müslümanın diğer Müslümanlarla, gayrimüslimlerle ve doğayla ilişkilerini kapsar. Bu geniş kapsam, batılıların “İnsan Hakları” diye sıraladıkları kurallardan bazılarını da içine alır. İNSAN HAKLARI ● ● Aklı Koruma Hakkı ● ● Nesli Koruma Hakkı ● ● Dini Koruma Hakkı ● ● Özel Hayatın Gizliliği Hakkı ● ● Şahsiyeti Koruma Hakkı ● ● Sosyal Haklar ● ● Ekonomik Haklar ● ● Yaşama Hakkı ● ● Mal Edinme Hakkı ● ● Fikir Özgürlüğü Hakkı

11 ● ● Bir insan, “yaratıldığını ve bir görevle yüklendiğini” kabullenir ve bu bilinçle yaşarsa, kendisinden istenen “Kulluk Bilinci”ne sahip demektir. ● ● Kulluk bilinci, kendisini yaratan ve yaşaması için tüm kâinatı emrine veren Yüce Allah’a “KUL OLMAYI” gerektirir. ● ● Genelde, Yüce Allah’ın yarattığı (canlı - cansız, görünür - görünmez) tüm varlıkların ortak adı. ● ● Özelde (konumuz insan olduğuna göre) Yüce Allah’ın özel bir maksatla yarattığı Hz. Adem ve nesli, tüm insanların tekili. ● ● Dini literatürde, Yüce Allah’ın vahiy ile seslenişine muhatap kılınan insan nesli. “KUL” KİMDİR?“KULLUK BİLİNCİ” NEDİR? KUL OLMAK BAZITANIMLAR1 ÖZETLE kendisine gönüllü kulluk yapılması Yüce Allah, insana muhteşem özellikleri olan beyin ve beden vermenin yanında, mikrodan makroya kadar tüm yarattıklarını da onun hizmetine sunmuştur. Karşılığında tek bir isteği vardır; “kendisine gönüllü kulluk yapılması”. Bir diğer ifade ile; mümin olması ve gereğini yerine getirmesidir. “GÖNÜLLÜ KULLUK” NEDİR?

12 BAZITANIMLAR2 Allah, akıl ve iradeyi yalnızca insana vermiştir. İnsan, bu özelliğiyle iyi olanı da seçebilir, kötü olanı da. İnsanın bu cüz’î irade seçme özgürlüğüne (yetkisine) “cüz’î irade” (kişinin bireysel isteği veya bir işi yapma niyeti) denir... İnsan tercihleri ile “melekleşir” (yükselir) veya “hayvanlaşır” (aşağılaşır). YETKİ (Cüz’i İrade) Binalarda kullandığımız insan asansörünü bilirsiniz. Bu asansörün çalışma sisteminden hareketle “insana verilen yetkiyi” şu şekilde açıklayabiliriz: ● ● Kumanda düğmeleri “Külli İrade” (Allah’ın iradesi) ise, ● ● Birini seçerek basmak “Cüz’i İrade” (kulun iradesi) dir. HANGİ DÜĞMEYE BASARSANIZ, O KATA GİDERSİNİZ. MÜMİN

13 İnsan, yaradılışı gereği diğer insanlarla birlikte olursa daha rahat eder ve ihtiyaçlarını daha kolay karşılayabilir. Bu yaşama şekli; kendisine bazı “haklar” kazandırırken, beraberinde bazı “sorumluluklar” da yükler… Toplum içinde yaşayan insan, hayatın her türlü olumlu ve olumsuz şartlarıyla yüz yüze gelir. İdeal insan; şartlar ne olursa olsun “insan” kalabilendir. Bir diğer ifade ile “başkaları için de yaşayabilen”dir… İslâm, Müslümanı ‘kulluk bilincine sahip insan’ olarak tanımlamış, “kendi hayatından ve toplum düzeninden sorumlu” kılmıştır. Bir Müslüman, dünyaya sırtını çevirip “münzevi hayat” yaşayan değil, hayatın sorunlarıyla yüz yüze gelip onu meşru yoldan aşmaya çalışandır… Müslüman, Peygamberinin “kendisi için istediğini başkası için de istemek” tavsiyesine uyandır. ● ● Hürriyetlerin kısıtlanması gelişmenin önündeki en önemli engeldir. ● ● İman; zorlama ve güç kullanılarak oluşmaz. Peygamber dahil hiç kimseye “iman için zorlama” yetkisi verilmemiştir. Çünkü iman bir gönül işidir… Zorlama, münafıklık doğurur. Kişi kendi tercihiyle inanır (iman eder) veya ateist olarak yaşar. ● ● Bazı kesimlerin Müslümanlara karşı takındıkları zorba ve baskıcı tavır asla kabul edilemez. Bir Müslüman da başkalarının dini ve vicdani tercihlerine baskı uygulayamaz. ● ● Bir Müslümanın, dinini korumak istemesi en doğal hakkıdır. Dini korumak demek, her şeyden önce dinin emir ve yasaklarını doğru anlamak ve onlara uymak demektir. DİNİNİ KORUMA HAKKI “Dinde zorlama yoktur.” (Kur’ân 2/256)  “Rabbinin yoluna, hikmetle, güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et...” (Kur’ân 16/125)  “...Dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin...) (Kur’ân 18/29)

14 ● Yüce Allah, “savaş ve savunma dışında insanın öldürülmesini” yasaklamıştır. Bir Müslüman değil öldürmek, şaka yollu da olsa bir diğer insanı korkutamaz bile... ● Bu ülkede herkes birbirini zehirlemekle meşgul: Kimi hijyenik olmayan ortamlarda ürettiği gıda maddeleriyle, kimi meyve ve sebze üretiminde kullandığı hormonlar- ilaç artıkları ile, kimi genetiğiyle oynanmış tohumları kullanarak, kimi ne olduğunu bilmediği halde yurtdışından getirip sattıklarıyla, kimi kirlettiği hava, su ve çevre ile insanı sürekli zehirlemekte, onun sağlıklı yaşama hakkıyla oynamaktadır. Niçin? Üç kuruş daha fazla gelir temin etmek için… Bir diğer ifade ile haram kazanmak için. YAŞAMA HAKKI “Kim, bir insanı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı olmaksızın öldürürse, o sanki bütün insanları öldürmüştür…” (Kur’ân 5/32 )  “Müslüman elinden ve dilinden Müslümanların zarar görmediği kimsedir.” (Hadis) ● ● İslâm, başkalarının haklarını gözeterek yapılan çalışmalarla veya miras yoluyla mal edinmeyi kabul eder. ● ● İslâm, bir insanın, gayrimeşru yollarla (yalan, hırsızlık, rüşvet vs.) başkasının malını elde etmeye çalışmasını yasaklar. ● ● İslâm’da bir kişi; meşru yoldan elde ettiği malın “mali yükümlülüklerini” (vergi, zekat vs.) yerine getirdiği müddetçe, onu istediği şekilde biriktirme ve istediğine bağışlama hakkına, meşru sınırlar dahilinde (israf etmeden) istediği yere harcama yetkisine sahiptir. ● ● İslâm malın israf edilmesini, meşru olmayan yerlere harcanmasını, kişiye ve topluma zarar vereceğinden yasaklar. MAL EDİNME HAKKI “Yiyin, için fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.” (Kur’ân 7/31 )  “Ahirette insan, servetini nasıl kazanıp, nerede harcadığından sorguya çekilmedikçe Allah’ın divanından ayrılamaz.” (Hadis)

15 ● ● Nesli korumak aile içinde “bedeni ve ruhu sağlam” çocuklar yetiştirmekle olur. Bunun yolu; doğru bir eş seçimiyle, iyi bir yuva kurmaktan geçer. Bu olmazsa soyun devamı sağlanamaz. Evlenmek ve çocuk sahibi olmak bir haktır, engellenemez. ● ● Nesli korumak, geleceği korumaktır. Yeni neslin sağlıklı bireylerden oluşmasının önündeki engellerden biri “uyuşturucu ve alkollü içecekler” kullanmanın yaygınlaşmasıdır. Bunları kullananlar “kötü örnek” olarak, hak ihlali yapmaktadır. ● ● Yeni neslin ruh sağlığını tehdit eden unsurlardan biri de “cinsellikteki anarşi”dir. Adeta soyunarak sokağa çıkanlarla, TV internet vb. yerlerdeki sınırsızlık (cinselliği teşhir) “hastalıklı beyinler” üretmektedir. Aklı olan “Bana ne” diyemez... NESLİ KORUMA HAKKI “Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun…” (Kur’ân 66/6 )  “Evleniniz, çoğalınız, çünkü ben sizin çokluğunuzla diğer ümmetlere karşı kıvanç duyacağım.” (Hadis) ● ● İnsan için dünyada en değerli şeylerden biri de akıldır. Akıl sadece ona verilmiştir ve akıl onu diğer yaratıklardan üstün kılar. ● ● Sadece bedenin sağlıklı olması yetmez, onu yönetecek akıl da sağlıklı olmalıdır. ● ● İnsan, aklı ile doğanın sırrını çözer ve teknolojisini artırır. ● ● İnsan aklı ile kâinatı, yaradılış sebeplerini, kendisine verilen görev ve sorumlulukları anlayabilir ve gereğini yerine getirebilir. ● ● Yüce Allah, uyuşturucu kullanmayı, içki içmeyi, her çeşit zinayı haram kılarak insanın aklını korumasını istemektedir. ● ● Dini, canı, malı, nesli ve aklı koruma “yasaklara uyma” ile mümkündür. AKLI KORUMA HAKKI “Bu Kur’ân, ayetlerini düşünsünler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye sana indirdiğimiz mübarek bir kitaptır.” (Kur’ân 38/29 )  “Din akıldır, aklı olmayanın dini de yoktur.” (Hadis)

16 ● ● Bir insanın bu dünyada sahip olabileceği en büyük nimet, sağlıklı olmaktır. Sağlıklı olmak, bireyin “Allah'a - ailesine - topluma” karşı olan görevlerini daha kolay yerine getirmesi açısından önemlidir. ● ● Yaşama hakkı Allah'ın verdiği bir hak olduğuna göre; insan hastalıklara karşı kendini koruması gerekir. Bugün bilinen pek çok hastalık, insanın dikkatsizliği ve vurdumduymazlığının bir sonucudur. İnsan, kendi eliyle kendi sağlığını bozmaktadır. Hava, su ve gıdadaki kirlilik, beslenme bilgisinin yetersizliği, sigara-alkol gibi kötü alışkanlıklar, örnek gösterilebilir. ● ● İnsan, ailesinin ve toplumun sağlığından da sorumludur. SAĞLIĞI KORUMA HAKKI “...Kendi kendinizi tehlikeye atmayın...” (Kur’ân 2/195 )  “İki nimet vardır ki, insanların çoğu onların kıymetini bilmez, aldanır. Onlar, sağlık ve boş vakit nimetidir.” (Hadis) ● ● İslâm dini, (hangi dinden olursa olsun) kişinin namus ve şerefine saygıyı emrederken, “Kul Hakları”nı hedef alan söz ve davranışları günah sayarak yasaklamıştır. ● ● Onur kırıcı tutum ve davranışlardan (alay etmek, hakaret etmek, gıybet etmek, iftira etmek, baskı / işkenceye tabi tutmak vb.) uzak kalmak gerekir. Aksi tutum; kul hakkını ihlaldir, dini emirlere sırt dönmektir. ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİ İnsanların özel hayatlarını (gizli durumlarını) araştırıp deşifre etmeye çalışmak “Kul Hakları”nın ihlalidir ve yasaklanmıştır. Bu öyle bir hak ki; tanıdığınız bir eve bile izin almadan ve selam vermeden giremezsiniz. Bu yasaklar, insanların mahremiyetine duyulan saygının bir ifadesidir. ŞAHSİYETİ KORUMA HAKKI “Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayasızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.” (Kur’ân i6/90 )  “Kardeşinizin izni olmadan onun mektubunun içeriğine bakıp öğrenmek isteyen kimse sanki ateşe bakmış gibidir.” (Hadis)

17 NOT Her başlığı ayrı ayrı ele alıp açıklamalar yapmaya yer ve zamanımız yeterli değil. Daha fazla bilgi isteyenler için yeterince kaynak vardır. BİR ÖRNEKLE BU BÖLÜMÜ KAPATALIM Bozuk gıda satan bir lokantanın sahibinin hak ettiği cezayı kim verecek? Belediye mi, polis mi?.. Herkes bilir ki böyle bir suçun ispatı mümkün değildir. Bu işlerde mahkemelerin nasıl işlediği ise hepimizin malumudur… En iyisi kendi işimizi kendimizin görmesi; yani, lokantacının “ayağına sıkmak”. Bunu da yapamayız; çünkü, Müslüman “zarara zararla karşılık veremez”. Nefis Yemekler lokantası ● ● Çalışma Hakkı ● ● Beslenme Hakkı ● ● Çocuk Hakkı ● ● Anne - Baba Hakkı ● ● Akraba Hakkı ● ● Misafir Hakkı ● ● Yolcu Hakkı ● ● Barınma Hakkı ● ● Yetim Hakkı ● ● Komşu Hakkı ● ● Adaletle Yönetilme Hakkı ● ● Bilgi Edinme Hakkı ● ● Güvenlik Hakkı ● ● Her Çeşit Siyasi Haklar ● …. ● ….ve diğer haklar DİĞER HAKLAR

18 Bu akşam misafirlerimle birlikte lokantadayız. Gelen yemeğin tadı biraz farklı. - Garson bakar mısın? Bu yemeğin tadı farklı, bozuk olmasın? - Olur mu beyim, bugün hazırladık; baharatı biraz fazla olmuş. (Sonradan öğrendim, yemeğin tadını gizlemek için fazla baharat konulurmuş.) Eve döndüm… İlerleyen saatlerde midem bulanmaya, başım dönmeye başladı... Doktora gitmeliyim, ancak araba kullanacak halde değilim. - Hanım durağa telefon et, hemen bir taksi gelsin! Yoldayız… Şoför telaşeli, arabayı hızlı kullanıyor, kaza yapma ihtimalimiz var, kendisini uyarıyorum… Midem bulanıyor, ya kusarsam, ya arabayı kirletirsem?.. Hastanedeyiz… Acil servis çok kalabalık, nöbetçi doktor kime bakacağını şaşırıyor. Benim durumun diğerlerine göre daha iyi… Midemin yıkanması gerekiyormuş; bunun için bir hemşireyi görevlendirdiler, hazırlık yapılıyor… Tekrar evdeyim… Bu gıda zehirlemesi beni öldürmedi; ancak, birkaç gün evde dinlenmem gerekiyormuş; buna da şükür… İşe gidemeyeceğime göre yarın ödeme yapmak için söz verdiğim üç kişiyi durumdan haberdar etmeliyim. Onlar da söz verdiklerine ödeme yapamayacak, mahcup kalacaklar; ben de birkaç gün üretim dışı kalacağım, gel de sıkılma… Yalan söylemek bir insanlık suçu olup, kul hakkı ihlalidir. Ben üretim dışı kaldım, eşim korktu, dostlarım parasız kaldı, devlet ilaç tüketti, taksi lüzumsuz yere benzin yaktı vs… “Kul Hakları” olarak sınıflandırılan “ödevler ve yasakların” birey ve toplum için ne kadar önemli olduğunu örnekleyelim. SONUÇSONUÇ EY BOZUK GIDA SATAN… BU DÜNYADA KURTULDUN. YA AHİRETTE NE YAPACAKSIN?

19 Lütfen 2. BÖLÜM’le devam ediniz. BİTİRİRKEN Hırsızlar, faili meçhul cinayetlerin sahipleri, insana ve çevreye zarar veren bir işin bilinmeyen yapımcısı, makamının gücünü kullanıp ayırım yapanlar, hukuku saptıranlar, birinin arkasından konuşanlar … Kısacası; birinin hakkını elinden alıp veya hakkını vermeyip “Kul Hakkı” yiyenler… Fırsat bu fırsat... Hakkımı nasıl alacağım? Ahirette; dünyadaki gibi “kılıfına uydurmak”, “rüşvet”, “delil yetersizliği” vb. yoktur. “Bizden biri” himayesi söz konusu değildir. Orada “meleklerin, amel defterinin ve organların delil - şahit olarak kullanıldığı” adil bir mahkeme vardır… İlâhi mahkemenin kırmızı çizgisi kul haklarıdır. Allah, kendi haklarını affetse bile, üzerinde kul hakkı bulunanların “ilgili suçlarını” affetmeyip; “alacaklının alacağını borçludan alıp sahibine vererek” adaleti sağlayacaktır. DENGENİN KURULMASI Ahirette; dünyada bozulmuş olan DENGE TEKRAR SAĞLANARAK insanın sonsuz hayatı başlatılacaktır. NASIL MI?

20 Faydalandıklarıma teşekkürlerimle... Nisan 2010


"Nisan 2010. Allah'ın insan üzerindeki haklarına “Hukukullah” denir. Bunların neler olduğu Kur’ân’da ve Sünnet’te bellidir… Bir başka hukuk da; insanın." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları