Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

1 GÖRME ENGELLİ ÇOCUKLARIN EĞİTİMİ. TEMEL KAVRAMLAR  Görme Yetersizliği: Çeşitli nedenlerle gözün yapısında meydana gelen zedelenme sonucu gözün görme.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "1 GÖRME ENGELLİ ÇOCUKLARIN EĞİTİMİ. TEMEL KAVRAMLAR  Görme Yetersizliği: Çeşitli nedenlerle gözün yapısında meydana gelen zedelenme sonucu gözün görme."— Sunum transkripti:

1 1 GÖRME ENGELLİ ÇOCUKLARIN EĞİTİMİ

2 TEMEL KAVRAMLAR  Görme Yetersizliği: Çeşitli nedenlerle gözün yapısında meydana gelen zedelenme sonucu gözün görme işlevini yerine getirememesidir. 2

3  Optalmolojist: Göz rahatsızlıkları ve görme bozukluklarının tanılanması ve sağaltımında uzman doktordur.  Optometrist: gözün kırılma kusurlarının ölçümlenmesinde ve bu kırılma kusurlarının düzeltilmesi için kontak lensler ve gözlük için reçete yazan lisanslı uzman optometri doktorudur. 3

4  Görme Öğretmeni: Görme yetersizliği olan çocukların eğitiminde onların özel ihtiyaçları olan materyaller araçlar ve uyarlamalarda bulunan özel eğitim sertifikalı öğretmendir 4

5  Bağımsız Hareket: Kişinin bağımsız hareket tekniklerini, görme kalıntısını ve diğer duyularını kullanarak güvenli ve etkili bir şekilde bina içinde ve dışında hareket edebilme becerisidir.  Dolaşma becerileri: kişinin fiziksel ve sosyal çevresinde bir yerden bir yere güvenli ve etkili seyahat etme becerisidir 5

6  Yönelim: Kişinin görme kalıntısı duyularını kullanarak çevre içindeki yerini anlama yeteneğidir.  Bağımsız hareket öğretmeni.görme yetersizliği olan çocukların bağımsız hareket ve yönelim becerilerinde gereksinimi olan becerileri belirlemek ve bu becerileri kazandırmakla görevli öğretmendir. 6

7 7 Tanım ve Sınıflandırma Görme engelliler körler ve az görenler olarak sınıflanır. Görme engelli denilince kör ve az gören anlaşılır. Görme engellinin (kör ve az gören) yaygın kabul gören iki farklı tanımı vardır. Bunlardan biri yasal, diğeri eğitsel tanımdır. Yasal tanım tıp alanında çalışanlarca ve sosyal güvenlik kurumlarınca benimsenirken, eğitsel tanım görme engelliler için öğretim düzenlemelerinin planlanması sırasında kullanılır. Yasal tanım nesneldir. Eğitsel tanım özneldir.

8 8 Kör ve Az Görenin Yasal Tanımları Yasal tanıma göre kör, tüm düzeltmelerle birlikte olağan görme gücünün 1/10'ine yani 20/200'lik görme keskinliğine ya da daha azına sahip olan ya da görme alanı yirmi derecelik açıyı aşmayan kişilere denir. Yasal tanıma göre kör, tüm düzeltmelerle birlikte olağan görme gücünün 1/10'ine yani 20/200'lik görme keskinliğine ya da daha azına sahip olan ya da görme alanı yirmi derecelik açıyı aşmayan kişilere denir. 20/200'nin anlamı, normal görme gücüne sahip bir kişinin 200 ayaklık (1 ayak: cm) uzaklıktan görebildiği bir şeyi, görme engelli kişinin ancak 20 ayaklık uzaklıktan ya da daha yakından görmesidir. 20/200'nin anlamı, normal görme gücüne sahip bir kişinin 200 ayaklık (1 ayak: cm) uzaklıktan görebildiği bir şeyi, görme engelli kişinin ancak 20 ayaklık uzaklıktan ya da daha yakından görmesidir. Diğer bir deyişle, normal gören kişinin 6.1 m. den görebildiği büyüklükteki bir şeyi yaklaşık 60 cm. den ya da daha kısa bir uzaklıktan gören ya da hiç bir uzaklıktan göremeyen kişi, yasal tanıma göre kördür. Diğer bir deyişle, normal gören kişinin 6.1 m. den görebildiği büyüklükteki bir şeyi yaklaşık 60 cm. den ya da daha kısa bir uzaklıktan gören ya da hiç bir uzaklıktan göremeyen kişi, yasal tanıma göre kördür.

9 9 Normal görme keskinliğine sahip olmakla birlikte ancak anahtar deliğinden ya da kapı aralığından bakıldığında görülebildiği kadarıyla görebilen kişi de kör olarak tanımlanır. Görüldüğü gibi, kör olarak tanımlanan kişi, nesneleri karaltılar halinde ya da nesnelerin bir bölümünü görebilen ya da hiç göremeyen anlamına gelir.

10 10 Kör ve Az Görenin Eğitsel Tanımları Görme keskinliğine dayalı olan yasal tanım, görmenin nasıl kullanılacağı konusunda yeterli değildir. Yasal tanıma göre kör olarak sınıflananlardan çok azı tamamen görme keskinliğinden yoksundur. Büyük çoğunluğu artık görme gücünden çevresini anlamada yararlanır ve önemli bir bölümü normal yazıyı gözleriyle okuyabilir.

11 11 Körlüğün ve az görmenin yasal tanımlarındaki sınırlılıklardan dolayı eğitimciler, körlüğün ve az görmenin eğitsel tanımlarını yeğlemektedir. Körlüğün eğitsel tanımı şöyledir: Görme keskinliği kaybında ağır derecede etkilenmiş olup, öğretimini dokunarak okuduğu kabartma yazıyla (Braille'le) ve konuşan kitaplardan dinleyerek sürdürmeye gereksinimi olanlar görme engellilerdir.

12 12 Az gören ise, büyüteçlerle normal puntolu ve büyük puntolu yazılı materyali okuyabilen görme engellilerdir. Eğitsel tanımın öznelliği, öğretim değişkenlerinden öğrenme kanalları olan görme, işitme ve dokunmaya ölçüt almasındandır. Milli Eğitim Bakanlığının Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinde körlüğün ve az görmenin tanımları şöyledir: "Kör, bütün düzeltmelere rağmen iki gözle görmesi 1/10'dan aşağı olan, eğitim,öğretim çalışmalarında görmesinden yararlanması mümkün olmayandır.“ "Az gören, bütün düzeltmelere rağmen iki gözle görmesi 1/10 ile 3/10 arasında olan ve özel bir takım araç ve yöntemler kullanmadan eğitim, öğretim çalışmalarında görme gücünden yararlanması mümkün olmayanlardır"

13 Görme Yetersizliği Olan Çocukların Eğitsel Değerlendirmesi ***Görüşmeler, gözlemler, kaba değerlendirme formları kullanılabilir. ***Gelişim ve disiplin alanlarına ek olarak işlevsel görme değerlendirmesi ve okuma yazma aracı başlangıç/uygunluk değerlendirmesine yer verilmelidir.

14  İşlevsel Görme Değerlendirmesi: Görmesi az görme yetersizliği olan öğrencilerin görme becerilerini kullanmalarıdır. İki gruba ayrılır: 1. Yakın görme becerileri: 1-2 karış mesafeden görmeyi gerektiren işlerde kullanılan görme becerileridir. 2. Uzak görme becerileri: birkaç adım ileride görmeyi gerektiren işlerde kullanılan görme becerileridir. 14

15  Okuma Yazma Aracı Başlangıç /Uygunluk Değerlendirmesi: tıbbi değerlendirme ve doktor görüşüne dayalı olarak görme kalıntısı olduğunun belirlenmesi ve o öğrencinin okuma yazmada dokunsal materyal mi? Yoksa görsel materyal mi kullanılacağına karar verilmede yeterli değildir. Bunun için sistemli gözlemlere yer verilir. 15

16  Gözlemlerin iki amacı vardır. 1. öğrenci okuma yazmayı yeni öğrenecekse hangi araçla okuma yazmaya başlanacağına karar vermek 2. Hali hazırda okuma yazma aracı kullanıyorsa bu aracın uygun olup olmadığına karar vermektir. 16

17 17 GÖRME YETERSİZLİĞİ SINIFLANDIRMASI SINIFLANDIRMA DÜZEYİ GÖRME DÜZEYİ YETERSİZLİKTEN ETKİLENME DERECESİ NORMAL AZ GÖRME KÖR normal görme normale yakın görme ORTADÜŞÜK ÇOK DÜŞÜK KÖRE YAKIN KÖR Özel araçlar olmadan görevleri yerine getirebilir Özel araçlarla görevleri normale yakın düzeyde yerine getirir. Görmeyle ilgili görevleri özel araçlar yardımıyla bile yavaş ve aralıklı olarak yapar. Ayrıntılı görme gerektiren işlerde güçlük yaşar,ayrıntılı görme gerektiren işlerin çoğunu yerine getiremez Çevreden bilgi almak için diğer duyulardan daha çok yararlanır. Hiç görme yoktur, tamamıyla diğer duyulara bağımlıdır.

18 18 Yaygınlık Görme engellilerin yaygınlığı, benimsenen tanımlara ve yaş kümelerine göre farklılaşmaktadır. Yasal tanıma göre, tüm görme engellilerin sayısının toplumun 0.15 ile 0.56 arasında olduğu tahmin edilmektedir. Eğitsel tanım dikkate alındığında, kör sayısı iki nedenden dolayı düşmektedir. İlki yetişkinlerde rastlanan bir yetersizlik türü olmasıdır. Körlüğün okul çağındaki çocuklar arasındaki yaygınlığı, yetişkinler arasındaki yaygınlığın onda biri kadardır. Çocuklar arasında körlük oranı % 0.1'dir. İkincisi, yasal tanıma göre kör olarak tanımlananlardan bir bölümü normal yazıyı okuyabildiklerinden dolayı eğitsel tanıma göre kör olarak tanımlanmamaktadır

19 19 Nedenler Görme yetersizliğine ne yol açmıştır sorusu, hepimizin ve tüm ana babaların sormuş olduğu bir sorudur. Neden, çocuğum göremiyor? Neden, çocuğum az görüyor? Sorulan ilk sorulardır. Çocuğun neden göremediğini öğrenmek, tekrar aynı durumun ortaya çıkmasını önlemek için önemlidir. Ancak, neden göremediğini öğrenmenin çocuğun nasıl yetiştirileceği ve neler yapabileceğine ilişkin yardımcı olmayacağı bilinmelidir.

20 20 Çocuklar hangi nedenlerle görme engelli olurlar? Diğer engel grupları gibi, görme yetersizliği kalıtsal olabilir. Annenin gebeliği sırasında, kızamıkçık gibi ateşli hastalıklara yakalanma, bazı ilaçlar ve röntgen ışınlarına maruz kalınmasıyla görme organı ve görmeyle ilgili sinirler zedelenir, böylece görme yetersizliği oluşur. Erken doğan bebekleri yaşatabilmek için oksijen verilir. Verilen oksijen miktarının fazla olması sonucunda retina zedelenerek, görme yetersizliği oluşur. Doğumun güç olması görmeyle ilgili sinirleri zedelerse, bebeğin görmesi yetersizleşir. Doğum sonrasında geçirilen ateşli hastalıklar,kazalar ve zehirlenmeler de görme yetersizlerine yol açabilir. Doğum sonrasında gözün ve göz sinirlerinin zedelenmesi sonucunda yine görme yetersizlikleri oluşur.

21 21

22 22 Temel Kavramlar Gözün Yapısı Gözün Yapısı Göz organı küçük olmasına rağmen çok iyi gelişmiş bir ışık alıcısıdır. Göz organı küçük olmasına rağmen çok iyi gelişmiş bir ışık alıcısıdır. Gözler, burnun iki yanında kemiklerle çevrili göz çukurlarında ve göz kapakçıklarıyla örtülüdür. Göz üç tabakadan oluşmaktadır. Gözler, burnun iki yanında kemiklerle çevrili göz çukurlarında ve göz kapakçıklarıyla örtülüdür. Göz üç tabakadan oluşmaktadır. 1. Dış tabaka; arkada bağ dokusu, arkadan öne doğru kılıf gibi saran göz akı ve önde saydam tabaka. 2. Orta tabaka; gözün damarlı ve pigmentli tabakasıdır. İris, kirpiksi cisim ve damar tabakadan oluşmaktadır. 3. İç tabaka (retina); görme sinirleri, ağ tabakanın en duyarlı bölümü olan sarı nokta koni ve çevresel retina çomak şeklindeki hücrelerden oluşmaktadır. Göz merceği irisin arkasındadır.

23 23 Gözün en ön kısmındaki şeffaf, kubbe şeklindeki yuvarlak yapı ‘kornea’ dır. Korneada bulanıklık olursa görüntü içeriye alınamaz.. Kornea gözü dış etkilerden korur. Gözün ışık ışınlarını en güçlü kıran bölümüdür. Göz nakli denilen, başka bir insandan alınıp takılan tek göz parçası bu şeffaf dokudur.

24 24 Gözü top gibi sert tutan mat beyaz yapı ‘sklera’ dır. Skleranın diğer adı göz akıdır. Sklerayı örten zara ’konjunktiva’ denir. Göz kapağı, sklera ve konjunktiva, gözü dış etkilerden korur. Bu koruyucularda eksiklik olursa göz dokuları dış etkilerle bozulur ve körlük ortaya çıkar.

25 25   Korneadan bakınca gördüğümüz göze rengini veren renkli tabaka ‘iris’ tir. İrisin gelişme geriliğinde, göze giren ışığın ayarı yapılamadığından görme çok azalır. İrisin ortasından ışığın geçtiği küçük delik ‘pupil’ göz bebeğidir

26 26

27 27 Gözün içini çiğ yumurtanın akı gibi bir sıvı doldurur buna : vitre denir. Göz küresinin içini halı gibi döşeyen kan damar ağına koroid denir. Koroid bir çok kan damarı taşır ve gözü besler. Koroidin üstünde yatan ışığa hassas hücre örtüsüne ‘retina’ denir.Retina gözün en içteki bölümüdür.Kalıtsal hastalıkların çoğunda retina hücrelerinin eksik çalışmaları sonucu körlük oluşur. Retina görsel uyaranlara tepki veren hücreleri içerir. Bunlar koni ve çubuk hücreleridir. Çubuk hücreler büyük form ve hareketlere duyarlıdır. Az ışıkta bile iyi işlevde bulunur. Koni hücreler renkler ve ince ayrıntılara duyarlıdır. Görülenin ne olduğunun anlaşılmasından sorumludur.

28 28 İnce detayları, ışıkta ve renkli görmemizi sağlayan göz bebeğinin tam arka iz düşümüne oturan yeşil mercimek kadar küçük bir retina alanı çok hassastır ve ‘maküla’ adını alır. koni hücrelerin yoğun olduğu alandır. Merkezi görmeden sorumludur. Maküladaki zedelenme ince ayrıntıların ve renklerin görülmesinde yetersizliğe yola açar.

29 29 Optik sinirin başlangıcına kör nokta denir, optik sinir retinada kör nokta ile başlar. Koni ve çubuk hücrelerinden aldığı mesajı beyine iletir.Retinadan toplanılan bilgileri beyine taşıyan elektrik kablosuna ‘optik sinir’ denir. Optik sinirin başlangıcına kör nokta denir, optik sinir retinada kör nokta ile başlar. Koni ve çubuk hücrelerinden aldığı mesajı beyine iletir.

30 30 Göz bebeğinin arkasında görüntüyü netleştiren ‘merceğimiz’ vardır. Mercek renksiz ve saydam yapıdır. Oval biçimindedir.ışık ışınlarını retina üzerinde odaklayabilmek için uzayıp yuvarlaşarak şeklini değiştirir.Silier kaslar bu merceği odaklamaya yardım ederler.

31 31 NASIL GÖRÜRÜZ? 1.IŞIK IŞINLARI KORNEADAN, GÖZ SIVISINDAN, GÖZ BEBEĞİ VE GÖZ MERCEĞİNDEN GEÇER.. 2.GÖZ BEBEĞİ IŞIĞIN YOĞUNLUĞUNA GÖRE BÜYÜR YADA KÜÇÜLÜR.

32 32 3.IŞIK IŞINLARI SAYDAM SIVI İÇİNDEN GEÇEREK RETİNADAKİ KONİ VE ÇUBUK HÜCRELERİ UYARIR. 4. GÖRME SÜRECİ RETİNADA BAŞLAR. IŞIK IŞINLARI RETİNADAKİ KONİ VE ÇUBUK HÜCRELERDE ELEKTRİK TEPKİSİNE DÖNÜŞTÜRÜLÜR.

33 33 5.OPTİK SİNİR YOLUYLA BEYİNDEKİ GÖRME MERKEZİNE İLETİLİR. EĞER GÖZÜN BÜTÜN BÖLÜMLERİ GÖREVLERİNİ YERİNE GETİRİYORSA İLETİLEN BİLGİLER BEYİN TARAFINDAN YORUMLANILIR VE GÖRSEL BİR İMGEYE DÖNÜŞTÜRÜLÜR.

34 34 Mercekte bulanıklık ‘katarakt’ olarak bilinir. Çocuk göz bebeğinde bulanıklık ile doğarsa acil ameliyat edilmelidir. Gözün ön kamara sıvısı sürekli üretilir ve iris kökünden boşaltıcı kanallar ile boşalması şarttır. Eğer uygun boşalamazsa göz içi basıncı yükselmesi ile göz tansiyonu hastalığı ‘glokom’ oluşur. Çocuğun gözü büyüktür. Acil tedavi gerektirir. Tedavi edilemezse görme azalır ve körlük olur. Görme siniri gözden aldığı görüntüyü beynin arka tarafındaki görme merkezine taşır. Gördüğünü anlama burada gerçekleşir. Taşıyıcı sinir kablosundaki hasar ile görme taşınamaz ve görmeyen göz hücreleri zayıflar. Görme Yetersizliğinin Türleri

35 35 KIRILMA KUSURLARI  Göze gelen ışık demeti hatalı kırıldığında,nesnenin görüntüsü ağ tabakanın önüne ya da/ve arkasına düşebilir. Nesnenin görüntüsünün ağ tabaka üzerine düşmemesinin sonucu kimyasal ve elektriksel olaylar oluşmaz ve çok sık karşılaşılan görme yetersizleri gözlenir.

36 36 Nesnenin görüntüsü ağ tabaka üzerine değil de, önüne düştüğünde,uzaktaki nesneler iyi görülememektedir, bu durum miyopi olarak bilinmektedir. Miyopide, ağ tabakanın önüne düşen görüntünün ıraksak camlar kullanılarak, ağ tabaka üzerine düşmesi sağlanır. Kuramsal olarak, görüntü ağ tabakanın arkasına düştüğünde yakındaki nesneler iyi görülememektedir, bu durum hipermetropi olarak bilinmektedir.

37 37

38 38 MİYOPİ HİPERMETROPİ MİYOPİ HİPERMETROPİ

39 39 Hipermetropide, ağ tabakanın arkasına düşen görüntünün, yakınsak camlar kullanılarak ağ tabaka üzerine düşmesi sağlanır. Saydam tabaka eğriliği, astigmatizmadır. Astigmatizmada, göz küre biçiminde değil, kaşığın dışı biçimindedir. Astigmatizmada, nokta şeklindeki nesnenin görüntüsü nokta değildir. Değişik uzaklıklara yerleşmiş birbirine dik iki çizgi şeklindedir

40 40 Kornea gözün, saydam ön penceresidir. Normal bir kornea basketbol topu gibi yuvarlak ve düzgündür. Astigmatizma varsa kornea, beyzbol topu gibi bir eksende eğilir. Astigmatizma hem yakın hem de uzaktaki görüşü bozar. Lunaparktaki aynalarda olduğu gibi görüntüler çok uzun, çok geniş veya çok ince görünür. Astigmatizma, miyopi veya hipermetropiye de eklenebilir

41 41 Görme problemlerinden bir diğeri de göz kaslarının dengeli çalışmamasıyla ilgilidir. Göz kaslarının dengesinin bozuk olması sonucunda şaşılık oluşmaktadır. Bu tür problemler gözlük ve ameliyatla düzeltilebilmektedir. Bu çocuklarda rastlanabilen göz tembellikleri erken yaşlarda iyi olan gözün kapatılması ve az gören gözün çalıştırılması ile düzeltilebilmektedir. Görme problemlerinin önemli bir bölümünü kırılma kusurları ve kasların dengeli çalışmaması oluşturmakla birlikte, bunlar görme engelinin temel nedenleri değildir.

42 42 KORNEA İLE İLGİLİ ZEDELENME  Keratokonüs: Korneanın eğiminde görülen bir bozukluktur. Kalıtımsal nedenlere bağlı olarak ortaya çıkar. Görme keskinliğinin azalması korneanın giderek koni biçimini almasıyla sonuçlanır. Erken dönemlerinde lens takılarak ilerlemesi önlenebilir. İlerlediği durumlarda kornea nakli yapılır.  Keratit: Keratit kornea iltihaplarının genel adıdır. Bunun dışında A vitamini eksikliği ve travmalar da keratite neden olabilir. Belirtileri ağrı ve ışıktan rahatsız olmadır.

43 43 DİĞER GÖRME BOZUKLUKLARI  Albinizm: Kalıtımsal bir hastalıktır. Deride, saçta ve gözde renk pigmentlerinin olmaması durumudur. Işığa aşırı duyarlılık ve astiğmata sebep olur.  Anridia: İrisin tam olarak gelişememesiyle ortaya çıkar. Gözbebeği ışık miktarına göre açılıp kapanamaz ve göz içine giren ışık miktarı kontrol edilemez.,  Şaşılık: göz kaslarında ki sorun nedeniyle her iki gözün içe veya dışa dönük olması durumudur. Bu nedenle gözler aynı nesneye odaklanamazlar. Düzeltilmese beyin iki görüntü oluşmasını engellemek için bir gözü baskılar ve bunun sonucunda baskılanan gözde göz tembelliği oluşur.  Göz tembelliği(amblyopia): Gözde her hangi bir zedelenme olmasına karşın görmenin zayıf olmasıdır. Bilinen en etkili tedavisi iyi gören gözün kapatılmasıdır. Bu tedaviye erken çocuklukta başlanması gerekir.  Maküler Dejenerasyon: makülanın zedelenmesiyle oluşur. Merkezi görmede azalma görülür. Genellikle yaşlılarda, nadiren çocuklarda görülür. Özellikle yakın görme mesafesinde yapılan işler etkilenir.

44 44  Optik sinir atrofisi: optik sinirin zedelenmesi ile olur. Görme keskinliğinde azalma olur. Renk görmede ve geceleyin görmede güçlük yaşanır.  Prematür retinopatisi: erken doğan bebeklerde küvezde fazla oksijen verilmesi sonucunda fazla oksijen retinaya zarar verir. Görme keskinliğinde azalma ve total körlükle sonuçlanabilir.  Retinist pigmentosa(=gece körlüğü): kalıtımsal nedenlerle retinanın ilerleyen biçimde bozulmasıyla oluşur. Çevresel görme etkilenir. En önemli belirtisi gece görme zorluğudur.

45 SEREBRAL GÖRME ENGELİ  Serebral görme engeli (Cerebral Visual Impairment -CVI) beynin özel görme bölümündeki durumdur ve bağlantı hasar görmüştür. Göz normal olsa bile görme engeli oluşur. Sıklıkla CVI’lı çocuklar gerekli görme yeterliliği sahiptirler fakat gördükleri şeyi anlamlandıramazlar. Birçok durumda zarar görme durumu daha kötüye gitmez. Çocuk büyüdükçe görmesi gelişebilir 45

46 Serebral Görme Engelinin (CVI)nedeni nedir?  Beyindeki görme bölümünün zarar görmesi için birçok farklı neden vardır. Aynı zamanda bu hasar çocuğun hayatında farklı zamanlarda olabilir. 46

47  Çocuk doğduktan sonra görmesini etkileyebilecek beyin hasarının başka birçok sebebi vardır:  Enfeksiyon (menenjit, ensefalitis and enfekte kafatası içinde patolojik atardamar genişlemesi- intrakranial anevrizma)  Genetik ve kalıtımsal durumlar  Beyindeki fazla suyu boşaltma sırasında oluşan hasar (hidrosefali)  Ciddi kafatası zedelenmesi  Felç (cerebrovasküler kaza) 47

48  Eğer beynin sadece bir bölümünde küçük çapta bir zarar varsa görme problemi daha az olabilir. CVI’lı çocukların yaşadıkları görme problemleri:  Çevrede dolaşma  Nesneleri tanıma  Yakın objelere odaklanma  Hızlı göz hareketleri  Görme alanı kaybı 48

49 KORTİKAL GÖRME YETERSİZLİĞİ  Beyindeki patolojik doku değişimi ile ortaya çıkan görme bozukluklarına kortikal görme bozukluğu diyoruz 49

50  Çocuklarda, özellikle 1500 gm’ın altında doğan prematüre bebeklerde, sık görüldüğü üzere doğum esnasında, beynin oksijensiz kalması, beyin içi kanama, iltihaplanmalar, hidrosefali, kafa içi tümör ve ameliyatları sonrasında, kafa travması sonrasında, doğumsal beyin anomalileri nedeni ile çocuklarda kortikal görme bozukluğu olabilir 50

51  Kortikal görme engelli çocuklarda, bağımsız hareket, görsel–mekansal ilişkilerin algılanması, insan yüzleri, hayvanlar ve cisimlerin tanınmasında, el- göz koordinasyonu ve göz- ayak koordinasyonunda güçlükler vardır 51

52  Kortikal görme engelli çocuklarda görülen ortak davranış özelliklerinden birkaçını şu şekilde sıralayabiliriz 52

53  Görme değişkendir. Dakika, dakika ve gün içinde çok farklı görme sergileyebilirler.  Bir cismi iyi görmek istedikleri zaman gözlerinin kenarı ile bakarlar. Sanki çevresel görme alanını kullanıyormuş gibidirler.  Renk görme genelde normaldir.  Derinlik problemi yaşarlar. Yürürken yüzey farklılıklarında ayaklarını çok yükseğe kaldırabilirler. Basamak, kaldırım kenarı yüksekliklerini algılayamayabilirler. 53

54  Çalışma ve dikkatlerini devam ettirme süreleri çok kısıtlıdır. Görmede kesintiler olduğu ve zorlandıkları için çalışmaya konsantre olmaları ve sürdürmeleri güç olabilir.  Bilmedikleri ortamlarda rahat dolaşabilirler.  Görsel uyaranlara ilgi göstermeyebilirler.  İlk keşfetme duygusu olarak nesneye dokunmayı tercihi edebilirler.  Birbirlerine yakın konumlanmış objeleri ve resimleri görme zordur. 54

55 55 Görme Engelinin Anlamı Zedelenmenin gözün hangi bölümünde olmasına ve etkisine bağlı olarak, görme yetersizliğinin anlamı değişmektir. Görme engeli ya da kör terimi çocukların aynı düzeyde gördüklerine işaret eder. Kör olarak tanımlanan çocukların kişisel yaşantılarından kesitlere bakarak, ne kadar gördüklerini görelim. Örneğin, Hakan doğduğundan beri renkleri fark edememektedir. Uzağı görememektedir. Büyüteç aracılığıyla, kısa süreyle yazıları okuyabilmektedir. Büyük harflerle okunaklı yazılar yazabilmektedir. Fakat, yazdığı yazıları doğrudan kendisi okuyamamaktadır. Büyük eşyaları, evleri, otomobilleri fark edebilmektedir.

56 56 Uzaktaki görüntüler, ağaçlar, telefon ve elektrik direkleri birer gölge olarak kendisine yansımaktadır. Hakan, günlük yaşamını dikkati çekmeden sürdürmektedir. Top oynamakta, resim yapmaktadır. Ancak, renkleri ayırmasına arkadaşları yardım etmektedir. Aslı ise, sadece tek gözüyle uzağı çok az görmektedir. Fakat bu kız çocuğu yine de diğer çocuklar gibi hareket etmektedir. Diğer çocuklar gibi oynayan ve zıplayan çok hareketli bir çocuktur.

57 57 Çok yakından yazıları okuyabilmekte ve yazabilmektedir. Ancak, binaların çatılarını ve camilerin kubbelerini yeterince görememektedir.Arkadaşlarıyla parkta yapmış olduğu bir gezi sırasında, onları çok yakından takip etmesine rağmen parktaki diğer seslerden dolayı arkadaşlarını bulamamıştır. Harun, görme güçlüğü olduğunu bilmemektedir. Çevresindekiler de, çocuğun böyle bir problemi olduğunu farketmemiştir. Günün birinde bir kar topu sağ gözüne gelmiş ve o anda itibaren Harun yeterince görememeye başlamıştır. Bu olay sırasında çok acı duymuştur. Doktora götürüldüğünde, sol gözüyle göremediği ve kar topundan dolayı sağ gözüyle görme yetisini kaybettiği ortaya çıkmıştır. Sol gözündeki bozukluğun doğuştan olması nedeniyle, gözlük ve diğer tıbbi yardımlardan yararlanamamaktadır. Önceleri top oynarken topu ucundan tutması ve bazı eşyaları tam kavrayamaması, sol gözünde görme güçlüğünün doğuştan olduğunu göstermesine rağmen, farkına varılamamıştır.

58 58 Bazen çocuklar yeterince göremediklerini bilseler bile, hekimden ya da tıbbi müdahalelerden korktukları için göremediklerini gizleyebilirler. Çocukların yaşantılarının kesitlerinden görüldüğü gibi, kör olarak tanımlanan çocuklar da görmektedir. Dolayısıyla çocukların görebilmelerini artırma ve artık görme kalıntılarından yararlanmalarına fırsat verilmelidir.

59 59 ÇOCUĞUN GÖRME SEVİYESİ Bütün çocukların doğumda görme düzeyi düşüktür. Işık ve şekil görebilen çocuğun görmesi 0-3 yaşında gelişir. Altı ayda anne ve babasının gözlerinin içine bakabilir. Zaman içinde göz doktorları çocuğunuzun görmesi hakkında daha çok bilgiye ulaşabilecektir. Araştırmalar göz ve görmenin doğumdan sonra gelişmesini sürdürerek 2 ay- 4 ay- 6 aylık dönemlerde özel ilerlemeler kaydederek 6 yaşında olgun görme seviyesine ulaştığını göstermektedir.

60 60 Tam ve keskin görmenin olgunlaşması için gözün iyi ışık ve şekil ile uyarılması şarttır. Bakma işinin görme işine dönüşmesi için gözden gelip beyine gönderilen görüntünün algılanıp anlamlandırılması gerekir. Çocuğun dil gelişimi ve çevreyi tanıması ile ilişkili olmasından dolayı çocuğun tam olarak ne kadar ve nasıl gördüğünü anlamak zaman alacaktır. Tam körlük çok ender rastlanan bir durumdur. Çoğu çocuk fazla olmasa da bir miktar görebilir. Işığı görebilen çocuk, pencereyi bulabilir. Bu bilgi ile odanın genel yapısını anlayabilir. Çocuğun yaşadığı ortamdaki davranışlarını gözlemlemek önemli bilgiler verecektir.

61 61 Anne ve babalar kadar çocuğu kimse iyi tanıyamaz. Aile çocuğu gözlemleyerek elde ettiği bilgileri uzmanlara anlatmalıdır.

62 62 ÇOCUKTA GÖRME YETERSİZLİĞİNİN ALGILANMASI Araştırmalara göre, çocuğun görmesinin gelişmesi doğum sonrası devam etmektedir. Kullanılabilir düzeye gelebilmesi için sürekli ve kaliteli uyarılmasına ihtiyaç vardır. ‘Görme’ için algılama yetenekleri de gelişmeli ve görüntülerin beyinde anlamlandırılması yapılmalıdır. Bu sebeple çocuğun ne kadar ve nasıl gördüğünü anlamak için aylar, yıllar geçer.

63 63 Çocukta görme özründen şüphelenilmesi için şu belirtilerin olması gerekir; -Yenidoğan bebeğin gözbebekleri siyah olması gerekirken beyaz gözükmesi, -Gözün alışılmışın dışında küçük, çok büyük veya gelişmemiş olması, -Çocuğun yüzünü ışık kaynağına dönmemesi, -6-8 haftalık bebek anne-babasının yüzüne bakabilmeli ve gülümsemelidir. Tam körlük çok enderdir. Çoğu çocuk biraz görür. Ancak her görüntünün önemi vardır ve kullanılabilir.Yalnızca ışık görebilen bir çocuk pencerenin yerini bulunca odanın düzenini kurabilir.

64 64 Görme Duyusunun Gelişim Aşamaları Normal Çocuklarda 0-1 ayda;  Başını ve gözünü ışık kaynağına döndürme,  Yatay ve dikey düzlemde obje takibi,  6-8 haftada gözün içine bakış, “sosyal gülüşme”. 2-3 ayda;  Yoğun göz teması,  Dikey ve dairesel hareket takibi,  Hareketli oyuncak takibi,  Dudak okumaya başlama, 3-6 ayda; 3-6 ayda;  Kendi ellerini seyretme,  ileri uzanma, sallanan nesneyi yakalamak,  Düşen ve uzaklaşan oyuncağı gözleme,  Karşıya bakıştan yana bakışa dönme,  Görsel dikkat alanının genişlemesi, Görme Özürlü Çocuklarda; 0-3 ayda;  Gözbebeğinin titreşmesi (Nistagmus),  Görüntüyü normal dışı odaklama (Eksentrik fiksasyon),  Göz teması yok:bağlanma gelişmez,  Orta hat (düz çizgi yol gibi) kavramı oluşmaz, 3-6 ayda;  Görsel takip gelişmez,  Şaşılık oluşur,  Göz tembelliği (Ambliyopi),  Motor gelişim geriliği:başını tutamaz, emekleyemez,  Kötü alışkanlıklar, göze parmak sokma, sallanma,

65 65 Normal çocuklarda Görme engelli çocuklarda 7-10 ayda;  Küçük parçacıkları fark etme,  Önce dokunma ve parmak ucu ile tutma,  Resimlerle ilgilenme,  Yarısını gördüğü nesneye ilgi ve tanıma, ayda;  Evde görsel yer bulma,  İnsanları tanıma  Resimleri tanıma,  Saklambaç oynama, 1-2 yaşda;  Haberleşmede görmenin önemi,  Yüz ifadeleri ve vücut dili,  Öncül uyarılar ve gözlem,  Olayların akışına bağlantı kurma,  Sesli uyaranlara bağlanma ayda;  Uzay duygusu gelişmez,  Göz uyumu yoktur, görsel takip yapamaz,  Merak duyusunda gelişme geriliği:arama yapamaz, 1-2 yaşda;  Görsel haberleşme eksikliği: oyun alanında dışlanma,  Anlık-doğal öğrenme geriliği,  Çevre ile iletişim kurmada zorluk; hareket kısıtlılığı ve uyum bozukluğu.

66 Öğretim Süreçlerinde Uyarlamalar Görme engellilerin derslerin amaçlarını gerçekleştirebilmeleri, içerikte değişiklik yapmaktan çok, öğretim sunusu ve araç gereçleri kapsayan öğretim süreçlerinde değişiklikler yapmayı gerektirmektedir. 66

67  Öğretim sürecinde yapılması gerekli değişiklerden başlıcaları; Braille-Kabarma yazı, Braille-Kabarma yazı, büyük puntolu yazı büyük puntolu yazı İşitmeye dayalı öğretim materyallerinin oluşturulmasıdır. Bağımsız hareket ve günlük yaşam becerileri okul programlarına katılması gerekli derslerdir. İşitmeye dayalı öğretim materyallerinin oluşturulmasıdır. Bağımsız hareket ve günlük yaşam becerileri okul programlarına katılması gerekli derslerdir. 67

68 Görme Kalıntısından Yararlanma  Görme engelli çocuklardan pek çoğunun yazıyı okuyacak kadar yeterli görme kalıntısı vardır. Kabartma harflerle okumada karşılanan güçlüklerden dolayı ve görme engelinin öğrenme ve çevreye uyumunu artırması nedeniyle, görme kalıntısından yararlanma yoluna gidilir. 68

69 Kabartılmış Altı Nokta Braille  19. Yüzyılda kendisi de kör olan Louis Braille, günümüzde, körlerin okuma ve yazmada kullandığı sistemi oluşturmuştur. Kabartılmış altı nokta-Braille sistemi, yazılı materyali okuyamayacak kadar göremeyen kişiler için dokunarak okuma sistemidir. 69

70  Parmak ucuyla duyumlanacak kabarıklıkta altı nokta soldan sağa iki ve yukarıdan aşağıya üç noktanın oluşturduğu bir dikdörtgen biçimindedir. Karakterleri betimleme de kolaylık sağlamak amacıyla kabartılmış noktalar soldan aşağıya doğru 1., 2., 3. nokta ve sağdan aşağıya doğru 4., 5., 6. nokta olarak sıralanır. 70

71 İletişim Becerileri  Görme engelli öğrenciler çevrelerine ve derslerine ilişkin bilgileri kabartma yazıda olduğu gibi dokunarak kazandıkları gibi, bu bilgileri dinleyerek de büyük ölçüde kazanırlar. Dinleme becerilerinin gelişimi bebeklikten başlar. Görme engelli çocuk çevresini, çevrede oluşan sesleri dinleyerek anlamlandırır. Okul çağında dinleme zaman zaman, dokunarak ve görme kalıntısıyla bilgi edinmenin yerini alır. 71

72 Program Uyarlamaları  Bağımsız Hareket  Görme engelli çocuklarda geliştirilmesi gerekli becerilerden biri bağımsız harekettir. Bağımsız hareket edemeyen kişinin çevreyi anlaması ve öğrenmesi sınırlandırılmış olur. Görme engelli kişinin görme yetersizliğiyle baş etmesi, bağımsız bir şekilde dolaşmasına bağlıdır. 72

73  Bağımsız hareketin iki boyutu vardır:  a. Zihinsel yönelim  b. Dolaşma Zihinsel yönelim görme engelli kişinin çevresini ve çevresiyle olan ilişkisini anlamlandırmasıdır. Dolaşma ise, görme kalıntısından ve geri kalan diğer duyulardan yararlanarak bir yerden bir yere gidebilme becerisidir. 73

74 Oryantasyon (Zihinsel Yönelim) Kişi çevresini ve çevresiyle kendi ilişkisini anlamlandırmasında seslerden önemli ölçüde yararlanır. Çevredeki nesnelerin çıkarttıkları sesler ve yankıları aracılığıyla görme engelli kişi nasıl bir çevre içinde olduğunu tasarlayabilir. Çevredeki nesnelerin çıkarttıkları sesler ve yankıları aracılığıyla görme engelli kişi nasıl bir çevre içinde olduğunu tasarlayabilir. 74

75 Teşekkürler Teşekkürler 75


"1 GÖRME ENGELLİ ÇOCUKLARIN EĞİTİMİ. TEMEL KAVRAMLAR  Görme Yetersizliği: Çeşitli nedenlerle gözün yapısında meydana gelen zedelenme sonucu gözün görme." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları