Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sinüsler ve orbita radyolojisi Prof. Dr. M. Halil Öztürk Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji AB Trabzon KTÜ Tıp Fakültesi, Radyoloji.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Sinüsler ve orbita radyolojisi Prof. Dr. M. Halil Öztürk Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji AB Trabzon KTÜ Tıp Fakültesi, Radyoloji."— Sunum transkripti:

1 Sinüsler ve orbita radyolojisi Prof. Dr. M. Halil Öztürk Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji AB Trabzon KTÜ Tıp Fakültesi, Radyoloji AD Uzmanlık Öğrencileri Eğitimi Dersleri

2 Orbita radyolojisi

3 KEMİK ORBİTA A. Margo infraorbitalis ve supraorbitalis B-Orbitanın duvarları -Taban: Maxilla, zygomaticum, palatinum -Tavan: Pars orbitalis frontalis, ala minör sphenoidalis -Medial duvar: Lamina orbitalis etmoidalis, lacrimale, corpus ossis sphenoidalis -Lateral duvar: Proc frontalis zygomaticus, ala major sphenoidalis FİSSURA, KANAL VE FORAMENLER 1-Fissura orbitalis süperior: 3., 4., 6. cranial sinir ve 5 in ophtalmic dalı ve v. ophtalmica 2-Fissura orbitalis inferior: n. maxillaris, a. ve v. infraorbitalis 3-Canalis opticus 4-Foramen infraorbitalis 5-Foramen supraorbitalis 6-Foramen etmoidale anterior ve posterior 7-Canalis nazolacrimalis ORBİTA ANATOMİSİ

4 ORBİTANIN SİNİRLERİ A. Nervus ophtalmicus -n. lacrimalis -n. frontalis -n. nazociliaris B. Nervus opticus C. N. Oculomotorius D. NTrochlaris E. N. Abducens F. Ganglion ciliare ORBİTANIN ARTERLERİ A. Arteria ophtalmica: Arteria carotis internanın dalıdır, canalis opticusdan girer. -Arteria centralis retina OPTİK SİNİR VE CANALİS OPTİCUS Retinanın ganglion hücrelerinden köken alır. Orbital segmenti 3-4mm çapında, 20-30mm uzunluğundadır. Posterior glob üzerinden başlar posteriora ve mediale doğru gider, süperiorda orbitadan çıkarak optik kanala girer ve orbitayı terekeder. Pia, subaraknoid membran ve duramater ile sarılmıştır. Globa yakın düzeyde bu tabakalar birleşir ve sklera ile devamlılık gösterir. İntrakranial subaraknoid ve subdural boşluklar optik sinir etrafına kadar uzanır ve sklerada sonlanır. Optik sinirin intrakranial segmenti mediale lokalizedir ve suprasellar bölgede internal karotid arter üzerindedir. Optik sinirler suprasellar bölgede optik kiazmada birleşir

5 ORBİTAL VENLER 1-V. OPHTALMİCA süperİOR 2-V. OPHTALMİCA İNFERİOR

6 EKSTRAOKULER KASLAR M. Rektus süperior: süperiora ve mediale, n. oculomotorius M. Rektus inferior: inferiora ve mediale, n. oculomotorius MÇRektus medialis: mediale, n. oculomotorius M. Rektus lateralis: laterale, n. abducens M. Obliquus süperior: inferiora ve laterale, n. trochlaris M. Obliquus inferior: süperiora ve laterale, n. oculomotorius M. Levator palpebra süperior: n. oculomotorius ANNULUS TENDİNEUS COMMUNİS Canalis opticus ve fissura orbitalis süperiorun medial parçasını çevreleyen fibröz halka

7 ORBİTANIN BT VE MR ANATOMİSİ aksiyal ve koronal BT de -Optik kanal -Kemik orbitanın lateral ve medial duvarları -süperior ve inferior orbital fissurler -Lakrimal fossa, lakrimal kese, nazolakrimal kanal -İnfraorbital kanal -Paranazal sinusler -Lamina papyracea

8 EKSTRAOKULER KASLAR BT ve MR da kontrast sonrasında unıform tutulum gösterir. Komşu orbital duvara paralel seyir gösterirler. Lateral ve medial rektus kasları ve tendonları aksiyal kesitlerde görülür. süperior ve inferior rektus kas ve tendonları, annulus tendonu parasagital kesitlerde görülür. süperior ve inferior rektus kasları herhengi bir aksiyal planda yalnızca parsiyel olarak görülür. Koronal kesitlerde tüm rektus kasları oblik olarak görüntülenir. Levator palpebra süperior, anterior koronal imajlarda ve sagital MR görüntüleriyle süperior rektusdan ayırt edilebilir. süperior oblik kas en iyi koronal, tendonu en iyi aksiyal kesitlerde görülür. İnferior oblik kas en iyi koronal, sagital ve parasagital kesitlerde görülür. Trochlear kas ve tendonu en iyi aksiyal kesitlerde görülür.

9 İnferior oblik kaslar İnferior rektus süperior rektus Medial rektus Lateral rektus Optik sinir ve süperior oblik

10 ORBİTAL KOMPARTMANLAR Ekstraperiosteal, subperiosteal, ekstrakonal, konal ve intrakonal İntrakonal alan; rektus kasları ve kasların intermuskuler septaları ile diğer kompartmanlardan ayrılır. Büyük kısmı anterior orbitadadır En iyi koronal kesitlerde görülür. Radyolojik tanımlama ve cerrahi planlama için bu kompartmanların bilinmesi önemlidir.

11 LAKRİMAL GLAND süperolateral ekstrakonal boşluktadır. süperior ve lateral kastendonlarına komşudur ve lateral rektus kası ile globdan ayrılır. Anteriordaki palpebral lob, daha derindeki orbital lobdan levator kasıtendonu ile ayrılır.

12 T1MR ciliary body anterior kamara lakrimal kese medial palpebral ligament medial rektus lateral rektus orbital septum T1MR 1-ekstrakonal yağ dokusu 2-intrakonal yağ dokusu

13 Lakrimal glandlar, medial rektus, trochlea, süperior oblik kas tendonu Akiyal BT de medial ve lateral rektus kasları

14 VASKÜLER VE NÖRAL YAPILAR Oftalmik arter optik sinir inferiorunda orbita apexinde görülebilir. süperior oftalmik ven; ekstrakonal boşluktan orjin alır orbitanın anteromedialindedir, optik sinir üzerinde ve süperior rektus kası altında kas konu içinden geçerek süperior orbital fissur ve intrakonal boşluktan orbita dışına çıkar. Aksiyal, koronal, sagital ve parasagital kesitlerde görüntülenir. İnferior oftalmik ven görüntülenemez Küçük sinirlerin çoğu orbital apeksin koronal kesitlerinde görüntülenir.

15 OPTİK SİNİR Optik sinir kılıfı etrafindaki subaraknoid boşluk BT de hipodensdir ve sisternografi ile görüntülenebilir. Optik sinirin meningeal tabakaları kontrast tutulumu gösterir. Koronal kesitte glob posteriorunda optik sinir santralindeki hipodens alan santral retinal arter ve veni gösterir. Optik sinir kılıfı aksiyal planda 3-5mm, koronal planda 4- 6mm boyutundadır. Optik sinirin intrakanalikuler ve prekiazmatik kısımları en iyi MR da görüntülenir. T1, T2, PW MR da sinyal intensitesi normal serebral beyaz cevhere benzer. Özellikle koronal kesitlerde görülen T1 de hipointens, T2 de hiperintens ring sinir kılıfı içindeki BOS'u gösterir.

16 PWMR: levator palpebra süperior süperior ophtalmic ven inferior oblik süperior rektus inferior rektus orbital septum optik sinir T2MR: levator palpebra süperior süperior rektus inferior rektus inferior oblik orbital septum inferior ve süperior forniks

17 PWMR: optik sinirlerin intraorbital, intrakanalikuler segmentleri, kiazma ve hipotalamus

18 RADİOGRAPHY Orbital travma ve radyoopak yabancı cisimlerin değerlendirilmesinde Standart projeksiyonlar; posteroanterior, lateral ve towne’s Optik kanal ve fissurler de değerlendirilebilir. DAKRİYOSİSTOGRAFİ Lakrimal kanalın konjenital ve akkiz patolojilerinde Fluoroskopi eşliğinde canaliculusdan verilen kontrast madde lakrimal keseyi, nazolakrimal kanalı ve nazal kaviteyi opasifiye ettiğinde lakrimal drenaj sisteminin patent olduğu söylenir. USG Glob içi patolojilerin değerlendirilmesinde kullanılır, postseptal ekojenite nedeniyle orbitanın diğer kısımları değerlendirilemez. ORBİTANIN GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ

19 BT Travma, kalsifikasyonlar ve orbital kitle Kitlelerin değerlendirilmesinde IV kontrast kullanılır, ancak genellikle intraorbital yağ dokusu iyi bir kontrast sağlar. Orbital apeksin değerlendirilmesinde ince (1,5mm) koronal kesitler MR Visual kaybın ve şüpheli kranial sinir disfonksiyonlarının değerlendirilmesinde Postkontrast imajlar ile birlikte yağ supresyonunun kullanımı optik sinir lezyonları ve şüpheli kitlelerin görüntülenmesinde kullanılır. MR anjiografi vaskuler patolojilerin değerlendirilmesinde ANJİOGRAFİ Karotid-kavernöz fistül veya dural arteriovenöz malformasyon gibi orta kranial fossa ve orbitanın vaskuler patolojilerinde ORBİTANIN GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ

20 Orbita direk ya da indirek travmaya maruz kalabilir. Radyografi ile kemiğe ait frakturler, radyolusent ve radyoopak yabancı cisimler görülür BT kemik ve yumuşak doku injurisini ve ve kemik fragmanlar, hava ve yabancı cisimlere ait lokalizasyonu ve yer değişikliğini tanımlar. USG MR özellikle glob ve optik sinire ait travmalarda BT’ye üstün olabilir ancak metalik yabancı cisimlerin varlığında kontraendikedir. ORBİTAL TRAVMA

21 BLOW-OUT FRAKTURLERİ Medial ve inferior duvardaki parçalanma dekompresyon sağlar. BT ve MR da orbital yağ dokusu maksiller veya etmoid sinus içine herniye olabilir. Sinus içinde hava-sıvı seviyesi ve sinuslerin opasifikasyonu Medial ve inferior rektus kas ve tendonlarında yerdeğiştirme ve bununla ilişkili glob hareketlerinde kısıtlılık (antrapment send) Fraktur orbita içine yumuşak dokunun herniasyonuna ve havanın geçişine neden olur. ORBİTAL TRAVMA

22 MİDFACE’İN DAHA KOMPLEKS FRAKTURLERİ (BT ile tanımlanan) TRİPOD FRAKTULERİ (zigomatik arch, orbita tavanı, maksiller sinusun lateral duvarı ve zigomatik frontal proçes) LE FORT TİP2 ve3 (pterygoid plates, nazal kavite ve orbita duvarlarının tutulumu) Optik kanal içine uzanan kafa tabanı frakturleri ORBİTAL TRAVMA

23 MEDİAL-BLOW OUT FRAKTÜRÜ aksiyal ve koronal BT de lamina papyracea fraktürü nedeniyle orbital yağ dokusu ve medial rektus kasının etmoid sinüs içine herniasyonu ve intraorbital amfizem

24 İNFERİOR VE MEDİAL BLOW-OUT FRAKTURÜ koronal BT de sol orbita tabanında inferomediale yer değiştiren kemik fragmanlar, sol lamina papyracea frakturu

25 Laserasyon ve rüptür de; BT de glob deformasyonu ve okuler volumde azalma Enekulasyon sıklıkla orbita lateral duvar travmalarında görülür. Lens dislokasyonu BT ve MR ile tanınabilir. Hemoraji de; anterior veya posterior kamara içinde veya travmaya maruz kısımda orbital yağ dokusu içinde amorf yumuşak doku dansitesi Retinal ayrılmada; glob içinde MR da hiperintens ve BT de hiperdens periferal bikonveks alanlar (ayrılan retina posteriorda optik sinir insertiosuna anteriorda ise oraserrata’ya tutunmuştur.) Koroidal ayrılma da benzer görünümdedir, aynı anda retinal ve koroidal ayrılma bulunabilir. Optik sinir hasarında; sinir trasesinin devamlılığı bozulabilir ancak sıklıkla perinöral hematom ve klinikle tanı konur. MR fokal injury gösterebilir, bu alanT2de hiperintensdir, kontrastlı T1 de kontrast tutulumu gösterir. Yabancı cisimler; penetran injurylerde bulunabilir. BT röntgene kıyasla daha küçük fragmanları ve bunların optik sinir ve glob ile ilişkisini gösterir. Tahta hava ile eş dansitededir, cam hiperdensdir, plastiklerin dansitesi değişkendir, metaller hiperdensdir ve streak artefaktına neden olur.

26 BLOW-OUT FRAKTURU VE KOROİDAL AYRILMA aksiyal BT de preseptal yumuşak dokuda kalınlaşma, retroorbital yağ dokusunda infiltrasyon, medial blow-out frakturu nedeniyle etmoid hücrelerin opasifikasyonu, hiperdens suprakoroidal hemoraji nedeniyle chroidin elevasyonu aksiyal T1MR da suprakoroidal hemoraji doğrulanmış

27 VİTRÖZ HEMORAJİ A) T1MR hiperintens ve B) T2MR hipointens seviye veren hemoraji

28 DİSLOKE LENS aksiyal T2MR vitröz kavite inferioruna disloke lens

29 RETROORBİTAL HEMORAJİ aksiyal ve koronal BT de sol optik sinire komşu hiperdens görünüm ve retroorbital yağ dokusunun infiltrasyonu nedeniyle proptozis

30 RÜPTÜRE GLOB Etmoid ve nazal fraktur nedeniyle etmoid hücrelerde hemoraji Solda vitre içi hiperdens hemorajik ve glob şekli bozulmuş (rüptüre) Bilateral orbita lateral duvarında fraktür Retroorbital kontuzyon ve preseptal kalınlaşma

31 HEMORAJİK RETİNAL AYRILMA aksiyal T1 MR hiperintens hemoraji nedeniyle retinanın elevasyonu (karakteristik V şekli)

32 İNTRAORBİTAL METALİK YABANCI CİSİM

33

34 ORBİTANIN VASKULER PATOLOJİLERİ HEMANJİOM Kapiller hemanjiom Kavernöz hemanjiom LENFANJİOM HEMANJİOPERİSİTOMA ORBİTAL VARİS KAROTİD-KAVERNÖZ FİSTÜL ofthalmik VEN TROMBOZU

35 HEMANJİOM Dilate venlerin oluşturduğu benign kitlelerdir. Çocuklarda görülen kapiller tip ve erişkinlerde görülen kavernöz tip olmak üzere iki tipe ayrılır.

36 Kapiller Hemanjiom Çocukta orbitanın en sık vaskuler tümörüdür. İnfantta kemozis, sklerada kızarıklık ve ağlama ile artan egzoftalmi bulunur. Sıklıkla orbitanın üst-iç kısmında bulunur. İntrakonal, ekstrakonal veya hem intra hem de ekstrakonal yerleşimli olabilir. Kapsülsüzdür, büyük boyutlara ulaşabilir, rhabdomyosarkoma benzer tarzda infiltratif olabilir Aynı anda preseptal ve postseptal tutulum gösterebilir. Orbitada hemanjioma sekonder genişleme olabilir ancak kemik destrüksiyonu bulunmaz. BT’de homojen infiltratif bir kitle bulunur. MR’da T1’de kas ile izointens hetorejen bir kitledir. Kan damarlarının görülmesi daha agresif tümörlerden ayırtedeilmesini sağlar. Dilate venlere karşılık gelen alanda akımın olmadığı farkedilir. Homojen ve belirgin kontras tutulumu gösterir.

37 ORBİTAL HEMANJİOM Kontrastsız ve kontrastlı sagital MR da orbita tabanı anteriorunda hemanjiom

38 KAPİLLER HEMANJİOM Kontrastlı BT de sağ göz kapağını tutan ve sağda kavernöz sinüs içine de yayılan kontrast tutan kitle

39 KAVERNÖZ HEMANJİOM Erişkinlerde görülen en sık benign orbital tümördür yaşlarında görülür. Yavaş ve sürekli büyüme eğilimindedir. Sıklıkla ıntrakonal yerleşimlidir. Proptozis, diplopi, göz hareketlerinde kısıtlılık bulunur. Apekse lokalize olduğunda optik sinir kompresyonu oluşabilir ve hastada görme alanı defekti bulunabilir Fibröz bir kapsülü bulunur. MR’da T2’de homojen, düzgün sınırlı ve hiperintensdir. Lezyonda akım bulunmaz. Kontrast tutulumu gösterir.

40 KAVERNÖZ HEMANJİOM Sağ globun nazal yüzeyinde inhomojen kontrast tutulumu gösteren kitle

41 KAVERNÖZ HEMANJİOM PWMR ve T2MR intrakonal kitle

42 HEMANJİOM Kontrastlı BT de kontrast tutulumu gösteren intramuskuler hemanjiom

43 HEMANJİOPERİSİTOMA Erişkinlerde görülür. Klinik bulguları ve görünümü kavernöz hemanjiomlara benzer. Kapsüllüdür, homojen dansitede ve sinyal intensitesindedir Belirgin kontrast tutulumu gösterir. Kemik destrüksiyonu, kas invazyonu ve inkomplet eksizyonu takiben rekurrens gösterebilir. Uzak metastaz da yapabilir.

44 HEMANJİOPERİSİTOMA A) Kontrastlı BT de lateral orbita duvarında erozyona neden olan kitle B) Kontrastlı T1 MR heterojen kontrast tutulumu gösteren rekürent hemanjioperisitoma

45 LENFANJİOM Endotelial hücrelerin oluşturduğu ince septalarla bölünmüş kistlerdir. Fibröz doku, dilate lenfatik damarlar, displastik damarlar ve lenfoid doku içerir. Kitle içine kanama ve büyüme nedeniyle ani proptozis, progresif egzoftalmus ve görme kaybına yol açabilir. Genellikle ekstrakonal yerleşimlidir, kapsülsüzdür, infiltratif olma eğilimindedir. Sıklıkla konal fasya ve orbital septum gibi anatomik bariyerleri aşarak preseptal ve intrakonal tutulum gösterir. BT’de farklı kontrast tutulum alanları gösteren hetorejen dansitede düzensiz sınırlı lobule bir kitledir. MR’da septalarla ayrılan kistik alanlar içeren lobule bir kitledir. Kistler kan ve protein içeriğine bağlı olarak değişken intensitede olabilir. Kontrastla minimal ve hetorojen boyanır. Hemanjiom kompanenti varsa veya enfekte ise boyanma belirgindir. Transfasiyal yayılım en iyi MR ile gösterilir, bu nedenle preoperatif planlamada tercih edilir

46 LENFANJİOM A) sagitalT1MR: sol orbitada internal hemorajiye bağlı olarak ani proptoza neden olan intra ve ekstrakonal yerleşimli düzensiz kenarlı multilokule kitle, kanama nedeniyle hiperintens B) aksiyal T2MR ve C) koronalT2MR: belirgin proptoza yol açan hetorojen hiperintens lezyon A B C

47 LENFANJİOM Kontrastlı aksiyal ve koronal BT de büyük lobule kitle

48 ORBİTAL VARİS Konjenital bir malformasyondur, adölesan dönemde bulgu verir. Orbital apeksdeki kitlelerde venöz genişleme ve kompresyona neden olabilir. Orbita içi venöz basıncı arttıran durumlarda dilatasyon ve proptozis görülebilir. BT ve MR’da retrobulber alanda yoğun boyanan tortiyose damarlar ve kitle şeklindedir. Nadiren flebolit içerebilir. Tromboze olursa orbital kanamaya ve görme kaybına yol açabilir. Dopplerde valsalva manevrası ile lezyonun büyüdüğü ve içindeki akımın tersine döndüğü görülür. OPHTALMİC VEN TROMBOZU Kavernöz sinüs trombozunun yayılımı veya enfeksiyon, kompresyon, staz nedeniyle oluşabilir Etiyolojik neden MR’da kontrast sonrasında orbita, orbital apeks ve kavernöz sinüs içinde gösterilir. MR’da damar içinde normal akımın bulunmadığı görülür. Patolojiyi en iyi koronal imajlar gösterir. Doppler USG da tanıyı konfirme eden non-invaziv yöntemdir.

49 ORBİTAL VARİS

50 BİLATERAL ORBİTAL VARİS A) aksiyal BT retrobulber kitleler B) Valsalva manevrası ile lezyonların boyutunda belirgin artış C) Ön-arka orbital venogram süperior oftalmik venden köken alan varisler A B C

51 ORBİTAL VARİS koronal kontrastlı BT: yuvarlak kontrastlanan kitleler ORBİTAL VARİS T2MR: yuvarlak hiperintens kitle

52 KAROTİD-KAVERNÖZ FİSTÜL İnternal karotid arter ve kavernöz sinüs arasındaki bağlantı arteriyel basıncın venöz sisteme geçişine neden olur ve fistül olarak adlandırılır. En sık neden travmadır. (kafa tabanı faktürü veya penetran injüriler) Vasküler patolojiler nedeniyle spontan da gelişebilir. (Fibromuskuler displazi, atheroskleroz, anevrizma rüptürü, dural arteriovenöz malformasyonlar) Hipertansif kişilerde ve yüksek debili arteriovenöz şanta bağlı olarak da gelişebilir. Akut bulgular; unılateral skleral kızarıklık, kemozis, pulsatif egzoftalmus, diplopi ve üfürüm. Şiddetli venöz konjesyonda görme kaybı bulunabilir. USG, BT veMR’da kavernöz sinüs, süperior ophtalmic ven ve venöz damarlarda kolleteral genişleme görülür. BT ve MR’da ekstraokuler kaslarda konjesyona bağlı unıform kalınlaşma görülür. Doppler de süperior ophtalmic ven akımında arteriyalizasyon izlenir. Karotid arteriografi hala diagnostig procedurdur. Eksternal juguler sisteme önemli kolleteral akım sağlayan süperior ophtalmic ven ile birlikte kavernöz sinüsün erken dolumu ve juguler venler görülür.

53 KAROTİD-KAVERNÖZ FİSTÜL Travma sonrası pulsatil proptozis Kontrastlı aksiyal BT: Sağ kavernöz sinüs ve sağ süperior oftalmik ven de belirgin genişleme Doppler: genişlemiş ve arteriyalize olmuş (kırmızı) süperior oftalmik ven, vendeki akımın yönü fistül nedeniyle oluşan arteriyal doluma bağlı olarak tersine dönmüştür.

54 İNTRAKRANİAL VASKULER MALFORMASYON A) T1MR: genişlemiş süperior oftalmik ven ve burun üzerinde ki damarlar B) sagital PWMR: genişlemiş süperior oftalmik ven ve intrakranial damarlar C) MR anjio: genişlemiş süperior oftalmik ven vesağ kavernöz sinüs, anormal tortiyose dural venler A B C

55 DİFF ÜZ ORBİTAL TUTULUM En sık enfeksiyöz veya imflamatuar orjinlidir. Klinikte proptozis, göz hareketlerinde kısıtlılık ve ağrı bulunur. Sistemik semptomlar da bulunabilir.

56 ORBİTAL ENFEKSİYON Primer orbital hastalıkların %60’ı Direk travmaya sekonder, komşuluğundaki enfeksiyöz odaktan (paranasal sinuslerden ve yüzden) yayılımla, yabancı cisimler veya septisemiye sekonder gelişebilir. Septum ve kas konu enfeksiyonun yayılımında güçlü bariyerler oluşturur. Enfeksiyonların çoğu ekstrakonaldir ve orbita kemik duvarına geniş tabanlı yerleşim gösterir. 1-İNFLAMATUAR ÖDEM VE PRESEPTAL SELLÜLİT 2-SUBPERİOSTEAL FLEGMON VE ABSE 3-ORBİTAL SELÜLLİT 4-ORBİTAL ABSE 5-OFTALMİK VEN VE KAVERNÖZ SİNÜS TROMBOZU

57 INFLAMATUAR ÖDEM VE PRESEPTAL SELLÜLİT Preseptal ödem sinüzite sekonder enfeksiyonun ilk evresidir. Hafif ödemde göz kapağında (özellikle üst göz kapağında ve medialde) şişlik bulunur. Enfeksiyonun ilerlemesiyle kemozis oluşur. Tedavi edilmezse preseptal sellülit gelişir. BT ve MR paranasal inflamasyonu ve göz kapağı ödemini gösterir. SUBPERİOSTEAL FLEGMON VE ABSE Subperiosteal flegmon; periost altında inflamatuar doku ve ödem toplanmasıdır, daha sonra subperiosteal abse gelişebilir. Konjonktiva ve göz kapaklarının ödemi daha generalizedir ve protuzyona neden olur. Progresyon gösterirse inflamasyon periorbital ve retroorbital yağ dokusunu infiltre eder, orbital sellülite neden olur. Bu evrede göz hareketlerinde progresif bozulma, optik nörit veya iskemi nedeniyle visual bozukluk oluşabilir.

58 ORBİTAL ABSE Subperiosteal alandan yayılım veya ıntraorbital selülitin progresyonu intrakonal veya ekstrakonal lokulasyon ve abse formasyonuna neden olur. Abse kitleye benzer görünümdedir, santrali T2’de hiperintens veya BT’de hipodensdir. T1’de ve BT’de periferal kontrast tutulumu gösterir. Abse içinde nadiren gaz görülebilir. OFTALMİK VEN VE KAVERNÖZ SİNÜS TROMBOZU Progresif imflamatuar hastalıklar oftalmik ven trombozuna ve kavernoz sinüs trombozuna neden olabilir. SSS’ne ait nörolojik defisit ve orbital fonksiyonlarda bozulma kavernoz sinus trombozunun habercisidir. Kavernoz sinusun lateral duvarında kontrast tutulumu ve asimetrik genişleme septik trombozu gösterebilir. Bu durumun tanısında MR daha sensitiftir.

59 süperİOR OPHTALMİK VEN TROMBOZU Sfenoid sinüs enfeksiyonu nedeniyle sol süperior ophtalmic vende genişleme ve dolum defekti

60 ORBİTAL SUBPERİOSTEAL ABSE etmoid hücrelerde mukozal kalınlaşma ile birlikte sol gözde proptozis, gaz içeren subperiosteal abse ve medial rektus kasında genişleme

61 ORBİTAL SELLÜLİT VE SİNÜZİT Sinüzit orbital sellülitin en sık nedenidir. Orbital sellülitte retroorbital yağ dokusu içinde T2’de hiperintens veya BT’de hiperdens bir alan izlenir. Amorf kontrast tutulumu gösterir. MİKOTİK ENFEKSİYONLAR Mikotik sinonazal enfeksiyonun yayılımı ile oluşur. Enfeksiyon nazal kaviteden başlar, paranazal sinüslere yayılır ve daha sonra kavernöz sinüslere ve orbita içine uzanır. Oftalmopleji, proptozis, ptozis, görme kaybı ve orbital sellülit orbital tutulumu gösterir. Acil cerrahi ve medikal tedavi gerektirir, yüksek morbidite ve motalite oranına sahiptir. Sinonazal, orbital ve intrakranial hastalık arasındaki bağlantının tespitinde BTveMR faydalıdır.

62 PRESEPTAL-RETROSEPTAL ORBİTAL İNFLAMASYON Periorbital yumuşak dokunun infiltrasyonu ve ödemi Retroseptal subperiosteal infiltrasyon ve ödem

63 ORBİTAL SELÜLİT VE ABSE Sağda periorbital selülit ve retroseptal abse Solda retroorbital ve sol göz kapağı absesi Sol süperior ofthalmik vende hafif genişleme

64 MUCORMYCOSİS Sol nazal kavitede yumuşak doku dansitesi, solda sfenoid sinüsde hava-sıvı seviyesi, sol infratemporal fossanın sağ ile kıyaslandığında obliterasyonu Sol kavernöz sinüs tutulumu ve sol medial ve lateral rektus kaslarında genişleme

65 İDİOPATİK ORBİTAL İNFLAMATUAR PATOLOJİLER (PSÖDOTÜMÖRLER) Erişkinde orbital kitlenin en sık nedenidir. Etiolojide otoimmun nedenlerden şüphelenilir. Sıklıkla unılateraldir. En sık görülen BT bulguları -orta derecede kontrast tutulumu (%95) -retrobulber yağ dokusunun infiltrasyonu (%76) -proptozis (%71) -ekstraokuler kasda genişleme (%57) -apikal yağ dokusunun infiltrasyonu ve ödem (%48) -kas tendonu veya kılıfında genişleme (%43) -optik sinirde kalınlaşma (%38) Tanıda herhangibir spesifik klinik bulgu veya spesifik görüntüleme bulgusu bulunmaz. Klasik olarak unılateral hızlı gelişim, ağrılı oftalmopleji, proptozis, kemozis, steroid tedavisine hızlı ve sürekli bir yanıt diğer yönlerden sağlıklı bir hastada psödotümöru düşündürür. Göz kapaklarında ödem ve kalınlaşma preseptal inflamatuar patolojilerin özlliğidir, psödotümörde görülmez.

66 İDİOPATİK ANTERİOR ORBİTAL İNFLAMASYON Anterior orbita ve komşuluğundaki globu tutan inflamatuar bir odak bulunur. Proptozis, ağrı, göz kapaklarında şişlik, görme azlığı, üveit, sklerotenonitis, papillitis ve eksudatif retinal ayrılma bulunabilir. EOM hareketleri genellikle etkilenmez. BTveMR’da uvea-skleral kenarda kalınlaşma ve kontrast tutulumu görülür. Tenon kapsülü içindeki sıvı USG ile tespit edilir. Ayırıcı tanıda; orbital sellülit, rüptüre dermoid kist veya hemoraji, vaskuler bir lezyon (hemanjioma, lenfanjioma), kollagen vaskuler hastalıklar, rhabdomyosarkom velösemik infiltrasyon düşünülmelidir. APİKAL ORBİTAL İNFLAMASYON Tipik orbital apikal sendromda ağrı, minimal proptozis, EOM hareketlerinde bozulma bulunur. BT ve MR ‘da optik sinir veya EOM’ın posterioru boyunca yayılımla ile birlikte orbital apeksin irregular infiltratif tutulumu görülür.

67 PSÖDOTÜMÖR PERİSKLERİT/PERİNÖRİT Postkontrast BT: sklerada diffüz kalınlaşma, tenon kapsülünün inflamatuar infiltrasyonu

68 DİFFUSE ORBİTAL İNFLAMASYON Psödotümörun dıffuse, infiltratif formu tüm retrobulber boşluğu doldurabilir. Orbitanın tüm kompartmanlarını etkileyebilir. (lakrimal gland, optik sinir, kas konu ve sklera) İntrakonal, ekstrakonal veya heriki boşluğuda doldurabilen çok büyük kitlelerdir ancak kemik erozyonuna, glob distorsiyonuna ve invazyonuna neden olmazlar. Genellikle intrakonal yağ dokusu içinde MR’da T1ve T2’de hipointens veBT’de hiperdens heterojen düzensiz sınırlı bir lezyondur, çevresindeki sklerada kalınlaşma ve optik sinirde genişleme bulunur. Kontrast tutulumu gösterir. Lakrimal gland tutulumunda bezde genişleme görülür. Ayırıcı tanıda; kavernöz hemanjiom, hemajioperisitoma, optik sinir- kılıf menenjiomu, optik sinir gliomu, orbital schwannoma ve metastazlar düşünülmelidir. Lenfomadan ayıtedici özelliği ise; kontrast tutulumu göstermesi, lenfomada ise önemli bir tutulum bulunmamasıdır.

69 PSÖDOTÜMÖR A) PW ve B) T2 MR beyin ile izointens infiltratif lezyon A B

70 PSÖDOTÜMÖR Solda tüm retrobulber boşluğun diffüz infiltrasyonu (optik sinir lezyon içinde lusent bir bant şeklinde izleniyor)

71 İDİOPATİK MYOSİTİK ORBİTAL İNFLAMASYON Bir veya daha fazla sayıda ekstraokuler kası infiltre eden inflamatuar bir proçesdir. Proptozis, diplopi, ağrılı göz hareketleri, göz kapağında şişlik, konjuktival kemozis En sık süperior ve medial rektus kasları etkilenir. Bilateral tutulum bulunabilir. BT’de tipik bulgu; -ekstraokuler kasda genişlemedir. -kas conu ve orbital periost arasındaki periferal cerrahi boşluktaki yağ dokusunun infiltrasyonu ve obliterasyonu -kas kenarlarında düzensizlik -kas gövdesinin medial konturunun içeriye doğru bombeleşmesi (glob arkasında omuz görüntüsü) -lokal tendinit, fasicitis ve myositis Graves myopatisinden ayrımında; klinikte graves başlangıçda genellikle ağrısız ve asimetriktir, progresyonu daha yavaştır. BT’de graves de tendon yapışma yerlerinde tutulum olmaksızın kasda fusiform bir genişleme görülür. Kas kenarları düzgün sınırlıdır, periferal cerrahi boşluktaki yağ dokusu korunmuştur, kasın medial kenarında bombeleşme görülmez. EOM ‘daki genişlemenin diğer nedenleri; A-V fistül ve neoplazmlardır. İzole lateral rektusdaki kalınlaşma lakrimal gland da genişlemiş ise psödotümöru destekler.

72 MYOSİTİK PSÖDOTÜMÖR Postkontrast BT: sol medial rektus kasında belirgin kalınlaşma ve kontrast tutulumu (kasın tendon yapışma yerinde de tutulum)

73 ORBİTAL PSÖDOTÜMÖR A) PW ve T2 MR, B) kontrastsızT1 ve kontrastlı T1, C) FS T1, sol lateral rektus ve ekstraorbital yağ dokusunun infiltratif tutulumu A B C

74 PERİNORİT Orbital ağrı, ağrılı göz hareketleri, görme azlığı ve disk ödemi nedeniyle optik nörite benzeyebilir BT ve MR ‘da optik sinir-kılıfının ödematöz genişlemesi gösterilir. HİSTİOSİTOZİSX Multipl eosinofilik granulomlar genellikle lakrimal fossa da lokalizedir. Sıklıkla litik kemik defektleri ile birlikte bulunur. En sık orbital tutulum soliter osseöz bir lezyondur. BT ve MR da düzensiz sınırlı homojen yumuşak doku kitlesi tanımlanır, kemik erozyonuna neden olur EOM genişleme +/- Belirgin kontrast tutulumu gösterir. Ayırıcı tanıda; BT ve MR da orbitanın süpero-temporal bölümündeki destruktive ve nondestruktıve lezyonlar (lakrimal gland tümörü, rhabdomyosarkom, metastatik nöroblastom, lenforetikuler proliferatif hastalıklar) düşünülmelidir.

75 EOSİNOFİLİK GRANULOM Sol orbita süperolateralinde orbita duvarında destruksiyona neden olan yumuşak doku kitlesi

76 SARKOİDOZ Sarkoid glob veya orbitanın herhangibir bölümünü etkileyebilir. Üveit, koryoretinit, keratokonjuktivit ve konjuktival inflamatuar noduller bulunabilir. En sık orbital tutulum kr dakriyoadenit. Unılateral olabilir ve lakrimal gland tümörünü taklit edebilir. EOM genişleme+/- Optik sinir tutulumu da gösterebilir, optik sinirin pr neoplazmına benzer. GRAVES OFTALMOPATİSİ Ekstraokuler kasların inflamatuar genişlemesi anidir veproptozis, göz kapağı retraksiyonu, oftalmopleji ve skleral kızarıklığa neden olur. En sık bulgu ekstraokuler kaslarda bilateral simetrik genişlemedir. Genellikle inferior, süperior ve medial rektus kasları etkilenir. Tirotoksikoz da varsa intraorbital yağ dokusunda artış görülebilir, proptozisden sorumludur. Ekstraokuler kasdaki genişleme kasın gövde kısmı ile sınırlıdır; tendon yapışma yerlerinde tutulum görülmez. BT’de etkilenen kasda dansite değişikliği görülmeyebilir ancak MR daT2 deintensite artışı gösteren kısımlar farkedilir. Akut dönemde etkilenen kasda kontrast tutulumu görülür fakat kronik fazda bu tutulum azalabilir.

77 TİROİD MYOPATİSİ -İnferior rektus kaslarında genişleme

78 SARKOİDOZ-KR DAKRİYOADENİT aksiyal BT de sağ lakrimal bezde belirgin solda hafif genişleme koronal BT de lakrimal bezlerde belirgin genişleme ve orta derecede kontrast tutulumu

79 koronal T1MR 1-inferior rektus 2-medial rektus 3-süperior oblik 4-süperior rektus 5-lateral rektus 6-optik sinir sagital T1MR 1-inferior oblik 2-inferior rektus 3-süperior rektus TİROİD MYOPATİSİ Ekstraokuler kaslarda genişleme

80 SARKOİDOZ-OPTİK SİNİR TUTULUMU Sağ optik sinirin intrakranial segmentinde genişleme, kiazmatik sisternin sağında yumuşak doku kitlesi granulomların kontrast tutulumu, lakrimal glandlarda hafif genişleme

81 ORBİTAL TÜMÖRLER METASTAZLAR VE LENFOMA Çocuklarda nöroblastom ve lösemiler, Ewing sarkomu, Wilms tm, erişkinlerde meme, akciğer, prostat ve mide ca orbitaya metastaz yapabilir. BT ve MR'da düzensiz sınırlı ve infiltratif görünümdedir, belirgin kontrast tutulumu gösterir. Lenfomalı hastaların %1’inde pr lenfoma orbitadadır, sıklıkla non- hodgkin lenfomadır. Metastatik lenfoma daha az sıklıkta görülür. Lenfomada ekstraokuler kas tutulumu bulunabilir. ORBİTAL LÖSEMİ Lösemide orbital tutulumda lösemik hücreler ile yumuşak dokunun veya kemiğin direk infiltrasyonu görülür. DERMOİD/EPİDERMOİD TÜMÖR Primitif ektodermden gelişir. Çocukluk çağında kitle veya proptozis En sık lakrimal fossa ya da nazal kaviteye yakın yerleşimlidir. Komşuluğunda ki kemik ve sütürlerde değişikliğe neden olur. BT ve MR da homojendir. Kontrast tutulumu göstermez. Yağ içeriği diğer orbital kitlelerden ayrımına yardımcı olur.

82 LENFOMA T1 MR da sağ lateral rektus ve lakrimal fossayı tutan posteriora yayılan ekstrakonal kompartmanı bulunan ve proptozise neden olan orta sinyal intensitesinde lezyon; kontraslı imajda homojen tutulum

83 LENFOMA Kontrastlı BT: süperior orbital fissur yoluyla kavernoz sinuse yayılan kitle, sağ orbital apeksde genişleme, medial ve lateral rektus kasların da kontrast tutulumu ve genişleme (tümör infiltrasyonu nedeniyle ya da daha muhtemelen kavernoz sinus obstruksiyonu nedeniyle oluşan venöz konjesyon)

84 LENFOMATOİD GRANULOMATOZİS Kontrastlı BT: sağ orbitada intrakonal boşluğun diffüz infiltrasyonu (lenfoma, lupoid infiltrasyon, metastaz, psödotümör)

85 Sağda kontrastlı BT de lakrimal glandı ve sağ retroorbital alanı tutan büyük kitle T2 MR da sağ orbita ve etmoid sinüsü tutan kitle, sağda sfenoid sinüsde retansiyon LENFOMA

86

87 METASTATİK PROSTAT KARSİNOMU aksiyal BT de sol lateral orbita duvarında küçük litik bir lezyon, sol lateral ekstrakonal kompartmanda ki yumuşak doku kompenenti lateral rektus kasında mediale yer değişikliğine neden olmuş.

88 Dermoid kist

89 GRANÜLOSİTİK SARKOM-KOLOROMA A. aksiyal ve B. koronal MR da sağ orbita üst dış bölümünde globu öne ve inferiora iten hipointens lezyonKemiklerde de tümör infiltrasyonu veya kırmızı kemik iliği aktivitesinin artmasına bağlı intensite azalması dikkati çekiyor. C. T2MR da lezyon orta intensitede D. Kontrastlı yağ baskılamalı T1MR da lezyon diffüz olarak boyanıyor. A B D C

90 LENFOPLAZMOSİTİK TÜMÖRLER Ekstrameduller plazmositomların soliter formları orbitayı ve okuler yapıları etkiler. BT ve MR da lobule dens ve düzgün sınırlı bir kitle bulunur. Kemik erozyonu -/+ RHABDOMYOSARKOM Pediatrik yaş grubunda en sık primer orbital malignensi %50 primer tm orbitaya metastazıdır, %50 süperior orbitadan köken alır. Progresif egzoftalmus BT ve MR da ekstraokuler kası tutan bir kitle, BT de izodensdir ve MR daT1 de kas ile izointensdir. Belirgin kontrast tutulumu gösterir. Kemik destruksiyonu, paranasal sinüsler ve komşu ekstraorbital dokulara yayılım Kemoterapi ve radyoterapiye duyarlıdır.

91 MULTIPL MYELOMA T2MR da sağda optik kanal ve sfenoid küçük kanadı tutan kitle

92 ORBİTAL MYELOMA Proptozisli hastanın postkontrast BT’sinde sağ orbita süperolateralinde kitle ve kemik destruksiyonu mevcut. biopsi sonucu = lenfoplazmositik tümör

93 RHABDOMYOSARKOM Kontrastlı BT: sağ orbitada etmoid hücreler ve infratemporal fossa içine uzanan büyük bir kitle

94 RABDOMİYOSARKOM Kontrastlı BT: sağ orbita süperolateralinde ekstrakonal yerleşim gösteren orta derecede boyanan düzgün sınırlı homojen kitle

95 RABDOMİYOSARKOM Sağ gözde progresif propitoz gelişen 6y hasta A. T1 MR da orbita dış duvarını destrukte eden beyin parankimine göre hafif hipointens büyük homojen kitleB. T2MR da lezyon hiperintens C. Kontrastlı sagital T1 MR globu deforme eden homojen boyanan hem intra hem de ekstrakonal uzanım gösteren kitle

96 ORBİTANIN NÖRAL LEZYONLARI NÖROFİBROMLAR/NEURİNOMLAR (SCHWANNOM) Plexiform nörofibromlar nörofibromatozis ile birlikte bulunur. Malign özelliktedir, fasial planları ve çevre yapıları invaze eder. Sinyal intensitesi değişkendir ve kontrast tutulumu heterojendir. Non-plexiform nörofibromlar ve neurinomlar -hafif uniform kontrast tutulumu -ovoid, düzgün sınırlı, intrakonal -homojen -hipovaskuler -BT de hipodens, T2 MR da hiperintens -kistik degenerasyon+/-

97 NEURİNOMA Kontrastlı BT: 6. sinirdeki homojen kontrast tutulumu gösteren, düzgün sınırlı neurinoma nedeniyle sağda optik sinirin mediale doğru yer değiştirdiği ve sfenoid kemikte skalloping

98 PLEKSİFORM NÖROFİBROMA T1 ve T2 MR da solda temporal skalpde ve sol orbitada hafif proptozise neden olan lezyon, T2 MR da optik sinirtutulumu da görülüyor. BT de sol lambdoid sütürde kemik defekti

99 OPTİK NÖRİT Akut inflamasyon MS ile birlikte veya izole olabilir. Genç yaştaki kadınlar, oftalmopleji olmaksızın ağrılı görme kaybı T2 MR ödem ve sıvıyı göstermedeki yüksek sensitivite Demyelinizasyona ait akut plaklar kontrastlı yağ baskılı T1MR da kontrast tutulumu, T2 de artmış sinyal intensitesi gösterir. BT sensitif değildir, yalnızca minimal kontrast tutulumu gösterebilir. RADYASYONUN NEDEN OLDUĞU OPTİK NÖROPATİ Radyoterapi alanı içindeki optik sinirde MR da T1 de kontrast tutulumu, T2 de artmış sinyal intensitesi Tolere edilebilen Gy in üzerindeki dozlar için geçerlidir. Klinik, görüntüleme bulguları, radyasyon uygulama alanı ve doz arasındaki korelasyon İSKEMİK OPTİK NÖROPATİ Yaşlı, tek gözde ani ve ağrısız görme kaybı

100 POSTRADYASYON OPTİK NÖRİT Kontraslı yağ baskılı aksiyal MR: sağ optik sinirin intrakanalikuler parçası kontrast tutulumu gösteriyorç

101 OPTİK NÖRİT 14 yaşındaki kız çocuk A) PWMR ve B) T2WMR da solda optik sinirde genişleme A B

102 MS NEDENİYLE OLUŞAN OPTİK NÖRİT A) sagital PWMR da optik sinir normal B) STIR MR optik sinirde irregular bir alan ve etrafındaki BOS nedeniyle hiperintens AB

103 OPTİK SİNİR GLİOMU Pediatrik populasyondaki en sık düşük gradeli pilositik astrositomlardır. Bilateral görülen yüksek gradeli tipi nörofibromatozis tip1 ile birliktelik gösterir. Erişkinlerde genellikle daha yüksek gradelidir ve optik kiazmayı tutan pr lezyondan Optik sinir uniform ve diffuz veya fusiform genişleyebilir. Röntgen optik kanalın asimetrik genişlemesini gösterebilir. BT dansitesi ve MR da sinyal intensitesi homojendir, hafif uniform kontrast tutulumu Hemoraji ve kalsifikasyon nadir İntrakranial visual yolların değerlendirilmesinde MR tercih edilir.

104 NÖROFİBROMATOZİS TİP1-OPTİK SİNİR GLİOMU

105 OPTİK SİNİR MENENJİOMU En sık orta yaş kadın, klinikte görme kaybı, papil ödem, optik sinir başında solukluk Sinir kılıfından köken alır, onu sarar ve sinir boyunca yayılır. Egzofitik büyüme+/- Ektopik menenjiomlar orbita içindeki hücreel artıklardan köken alır. Kalsifikasyon sıktır. Radyografi ile optik kanalda genişleme ve sfenoid kanad da hiperosteozis BT de dense, optik sinirle devamlılık gösteren, sinire paralel ve onu saran, tubuler, belirgin kontrast tutulumu gösteren kitle T1 ve T2 MR da hipointens homojen, güçlü kontrast tutulumu gösteren kitle. (koronal imajlar tercih edilir. ) Optik kanal içine yayılım en iyi MR ile değerlendirilir.

106 OPTİK SİNİR MENENJİOMU Kontrastlı BT de yoğun kontrastlanan kitle

107 DİLATE PERİOPTİK SUBARAKNOİD BOŞLUK İntrakranial basınç artışı patent periopik boşluğa geçebilir ve progresif görme kaybı ile sonuçlanabilir. BT ve MR da subaraknoid genişleme gösterilir. Orbital apekse lokalize kitlelerde de kompresyon nedeniyle hidrops veya perioptik boşluk içinde fokal sıvı birikimi görülür. OPTİK SİNİR-KILIFININ ÇEŞİTLİ TUTULUMLARI Psödotümör optik –sinir kılıf genişleme Graves hastalığı Sarkoidoz (sıklıkla proksimal visual yol optik kiazma tutulumu) Metastazlar fokal veya diffüz noduler genişlemeye neden olabilir. (çocuklarda lösemi ve lenfomalar infiltrasyon nedeniyle dffüz tubuler genişlemeye neden olur. ) İntraokuler malignensiler optik sinir boyunca uzanabilir. Optik sinir-kılıf çevresindeki hemoraji

108 PSÖDOTÜMÖR SEREBRİ A) enhanced, fat-saturated aksiyal T1 MR ve B) T2MR da optik sinir çevresinde dilate perioptik alan. sağda papilödem ve sıvı ile dolu empyt sella sıklıkla eşlik eden bulgulardır. AB

109 GLOB ANATOMİSİ A. Tunika fibroza: sklera ve kornea B. Tunika vaskulosa bulbi: koroidea, korpus siliaris, iris C. Tunika nevrosa bulbi: retina, diskus nervus optikus, makula, fovea sentralis, basiller, koniler D. Işığı kıran ortamlar: kornea, humour aqueous, lens, korpus vitreus

110 GLOBUN BT VE MR ANATOMİSİ BT de üç okuler tabaka (sklera, koroid, retina) kontrast tutulumu gösteren düzgün sınırlı çizgi BT de lens hiperdensdir, vitre hipodensdir, kontrast tutulumu göstermezler. MR da okuler tabakalar hipodens ring şeklindedir MR da vitre BOS ile izointensdir. MR da lens T1 de vitre ile izointensdir ve T2 de çok düşük sinyal intensitesindedir.

111 KOLOBOMA Fetal optik sapın kapanma defekti Sıklıkla bilateral, mikroftalmi, görme keskinliğinde azalma Optik disk kolobomunda ve’’morning glory’'anomalisinde optik sinir girişinde koni veya dörtgen şeklinde bir defekt bulunur. Posteroinferior retinal kitleler ile birlikte globda uzama gösterilir. SSS anomalileri eşlik edebilir. aksiyal MYOPİA/ STAFİLOMA Globun anteroposterior çapında uzama Skleranın fokal şişkinliği stafiloma olarak adlandırılır. GLOB ŞEKİL VE BOYUTUNA AİT PATOLOJİLER

112 BUFTALMOS Anterior kamaradan aköz humor akımındaki defekt konjenital glokom ve intraokuler basınç artışıyla sonuçlanır. %75 bilateral, %80 ‘i bir yaşından önce ortaya çıkar. MİKROFTALMİ Pr mikroftalmi; koloboma, konjenital enfeksiyon, kromozomal bozukluk, metabolik neden, pr okuler hipoplazi, PHPV Sekonder mikroftalmi; göz perforasyonları, prematür retinopatisi, okuler enfeksiyon FİTİSİS BULBİ Destruktif orbital patolojiler sonucunda oluşan ışığa duyarsız, şekli bozulmuş, küçük büzülmüş bir glob Sklera kalın, dense ve kalsifiyedir. GLOB ŞEKİL VE BOYUTUNA AİT PATOLOJİLER

113 KOLOBOMA KİSTLERİ BT de mikroftalmik gözler ve büyük kistler görülüyor.

114 FİTİSİS BULBi BT de solda glob kalınlaşmış, küçülmüş ve kalsifiye

115 PREMATÜR RETİNOPATİSİ Yüksek oranda oksijen tedavisi alan prematurlerde gelişir. Retinal vazokonstruksiyon kr retinal iskemi ve neovaskularizasyona neden olur, sonuçda kr retina dekolmanı ve mikroftalmi gelişir. Bilateral ve asimetrik Retina dekolmanı akut dönemde BT’de hiperdens, MR da T1 de hiperintens, kronikleştikçe BT2de dansitesi, MR da intensitesi düşer. PERSİSTANT HİPERPLASTİK PRİMER VİTREUS Embriyonel hayatta optik sinirden lense uzanan hiyaloid arter ve pr vitreusun kaybolmaması Unilateral mikroftalmi, lökokori, konjenital katarakt, akut vitröz hemoraji Optik sinir başından lensin arkasına uzanan lineer veya yuvarlak bir yapı görülür, kontrast tutabilir. Vitreusun BTde dansitesi, MR da T1 de intensitesi artmıştır, USG da ekojendir. Lens anormal şekil ve lokalizasyonda olabilir. Kalsifikasyon nadirdir.

116 A B C

117 RETROLENTAL FİBROPLAZİ Sağ gözde mikroftalmi ve sağda vitreus içi hiperdens

118 OKULER KİTLELER MELANOM Globun koroid tabakasından gelişir, erişkinlerdeki en sık pr okuler malignensidir. Görme keskinliğinde azalma, okuler ağrı ve retinal ayrılma İnvaziv, rekurrensinde ekstraokuler yayılım gösterir (hepatik, pulmoner, kemik, kutanoz) USG da; vitröz boşluğun posterior duvarı boyunca büyüyen homojen ekojenik fokus görülür. Tümör plakları da görülebilir. Tedavi sonrası kalsifikasyon sıktır. BT de vitroz kavite içine uzanan homojen dense bir yumuşak doku kitlesi, orta derecede kontrast tutulumu gösterir. MR da melaninin paramagnetik etkisi nedeniyle T2 de hipointens ve T1 de hiperintens görülebilir, amelanotik türü herhangibir kitleye benzer sinyal karakteristiğindedir. Belirgin kontrast tutulumu gösterir. Perinöral ve transskleral yayılımın değerlendirilmesinde MR tercih edilir.

119 KOROİDİN MALİGN MELANOMU BT de sol globda hiperdense kitle

120 KOROİDİN MALİGN MELANOMU A) BT B) PWMR da C) T2MR da kitle ve eksudatif retinal ayrılma A B C

121 RETİNOBLASTOMA Çocuktaki en sık intraokuler malignensidir. %80 2Y altındadır. Lökokori, görme kaybı, strabismus %30-40 kalıtsal. Kalıtsal olanlar bilateral ve multifokal, Sporadik olanlar tek teraflı ve soliterdir. Bilateral retinoblastomlu hastaların %2-8’inde kafaiçinde orta hatta tümör (en sık pineal bölge, suprasellar, 4. ventrikul) bulunur. (Trilateral retinoblastom) Diffüz retinoblastoma %1-2, ortalama 6Y, daha az agresiftir. USG da posterior glob içinde akustik gölge veren hiperekojen bir kitle, dopplerde artmış kan akımı görülebilir. Retinal tabanlı yumuşak doku kitlesi içinde daima görülen dense kalsifikasyon nedeniyle BT tercih edilir. Yalnızca %10 vakada kalsifikasyon bulunmaz. MR da T1 de ekstraokuler kaslar ile karşılaştırıldığında hafif hiperintens, T2 de artmış sinyal intensitesi gösterir. Gradient-echo sekanslarında hipointens görülebilir. Non-kalsifiye yumuşak doku kompanentinin belirgin kontrast tutulumu görülür. Yağ supresyonlu ve kontrastlı MR tümörün optik sinir boyunca ve subaraknoid alana yayılımını saptamada ve birlikte görülebilen kitleler nedeniyle pineal bölgenin değerlendirilmesinde daha duyarlıdır.

122 RETİNOBLASTOMA A) BT de sol gözde büyük kalsifiye kitle ve tümör tutulumu nedeniyle optik sinirin genişlemesi B) T2MR da bu kitle hipointens AB

123 DİFFÜZ RETİNOBLASTOMA A) BT de sol globu tutan non-kalsifiye büyük kitle B) Postkontrast FS T1MR hetorojen kontrast tutulumu gösteren kitle (oklar: retinal ayrılma) A B

124 REKÜRENS RETİNOBLASTOMA A) PWMR sağda enekulasyon bölgesinde ve sağ optik sinir boyunca uzanan ve B) koronal PWMR sellar ve suprasellar bölgede AB

125 METASTAZLAR Genellikle pr tümör meme, akciğer ve böbrektedir. Vaskuler yolla yayılım nedeniyle genellikle koroid etkilenir. Retinal ayrılma sıktır. USG ve BT de vitröz kavite içine uzanan globuler veya polipoid bir kitle, parsiyel retinal ayrılma ve subretinal sıvı eşlik edebilir. Ekojenitesi ve dansitesi değişkendir BT de kontrast tutulumu subretinal sıvıdan tümörün ayrımını sağlar. MR da sinyal özellikleri non-spesifiktir. COAT’S HASTALIĞI Benign retinal telenjektaziye bağlı subretinal lipoproteinöz eksuda birikimi ve retina dekolmanı Unılateral, 6-8Y, lokokori ve görmede azalma Göz küresi normal boyuttadır veya hafif büyüktür. Vitre BT de homojen hiperdens, T1 ve T2 MR da homojen hiperdens dir. Kontrast tutmaz. Kalsifikasyon bulunmaması ve daha ileri yaşta görülmesi ile retinoblastomdan ayrılır.

126 COATS HASTALIĞI Solda lokokorisi olan 15 aylık hastanın aksiyal BT sol glob uniform hiperdens izleniyor. Kalsifikasyon bulunmaması ile retinoblastomdan ayrılır.

127 OPTİK SİNİR DRUSEN Erişkinlerde okuler kalsifikasyonun en sık nedenidir. Dejenerasyonu gösterir, görme alanı defektine neden olabilir Genellikle incidental bulunur ve bilateraldir Fundoskopik muaynede papilödemi ile karıştırılabilir. USG ve BT de optik sinir başında santralde punktat kalsifikasyon görülür.

128 RETİNAL DEKOLMAN (AYRILMA) Rhegmatogenous Non-Rhegmatogenous -retraksiyona neden olan bir kitle -vitre içindeki fibroproliferatif hastalık -vitre içindeki inflamasyon -Primer vaskuler bir anomali (coat’s hastalığı) -Travma, senil makuler degenerasyon, PHPV -Koroidal lezyonlar -Malign melanomlar ve koroidal hemanjiomlar Subretinal sıvı BT ve MR ile gösterilebilir. Eksudatif retinal ayrılmada subretinal sıvının dansitesi ve intensitesi artar. aksiyal BT veMR da homojen hiperdens retinal ayrılma görülür. Total retinal ayrılma saptanamayabilir. USG retinal dekolman tanısında BT ve MR ‘a üstündür. Retinal ayrılma BT ve MR da karakteristik V şeklinde görülür.

129 Coats hastalığı nedeniyle oluşan total retinal ayrılma A) BT, B) PWMR, C) T2MR A B C

130 Uveal melanom nedeniyle retinal ayrılma. PWMR : uveal kitle ve eksudatif retinal ayrılma

131 TOTAL RETİNAL AYRILMA T2 MR : ayrılan retina karakteristik V şeklinde. Solda glob, içine yerleştirilen silicone –oil nedeniyle hipointens görülüyor.

132 RETİNAL AYRILMA A) T1 sagital MR da ayrılan retina ve eksudatif veya kr hemoraji nedeniyle hiperintens subretinal sıvı. seviye gösteren kısım akut hemorajiyi gösteriyor. B) PW aksiyal MR da ayrılan retina ve seviye gösteren akut kanama A B

133 KOROİDAL AYRILMA (DETACHMENT) Potansiyel suprakoroidal boşlukta kan (hemorajik) veya sıvı (seröz) sıvı birikimi İntraokuler cerrahi, penetran okuler travma, inflamatuar koroidal hastalıklar Hemorajik koroidal ayrılma; ayrılan tabaka büyüük ve irregulerdir. BT de yeni kanama izodens, kr hematom hiperdensdir. MR da koroidal hematom karakteristik fokal, düzgün sınırlı lentikuler bir kitledir. Akut dönemde (48sa), T1 vePW de vitre ile izointens veya hafif hipointens, T2 de belirgin hipointensdir. İlk 5gün T1 vePW de relatif hiperintens ve T2 de hafif hipointens, 2 hafta sonra tüm sekanslarda hiperintensdir. Seröz koroidal ayrılma ve koroidal effüzyon da ayrılan tabaka düzgündür ve sıvı sıklıkla BT de hipodensdir. Kresentik veya ring şeklindedir. BT ve MR da retinal ve koroidal ayrılmanın ayırıcı tanısı her zaman mümkün değildir. Subretinal ve suprakoroidal sıvıları ayrımını yapmak zordur. Ancak hızlı biriken subretinal sıvının shıft etkisi, yavaş biriken suprakoroidal sıvıdan ayırt edilebilir.

134 AKUT KOROİDAL HEMORAJİ (DETACHMENT)

135 LAKRİMAL APPARATUS A. Glandula lakrimalis B. Kanalikuli lakrimalis C. Sakkus lakrimalis D. Göz yaşı: Glandula lakrimalisde salgılanır, kanalikuli lakrimalise, sakkus lakrimalise, duktus nazolakrimalise ve meatus nasii inferiora açılır.

136 LAKRİMAL GLAND KİTLELERİ süperolateral bir orbital kitle, inferomedial proptozis, kuru göz Lakrimal gland anomalileri en sık pr ekstrakonal kitlelerdir. BENİGN TÜMÖRLER  PLEOMORFİK ADENOM Düzgün sınırlı homojen derin lobu tutar. Komşu kemik duvarda minör remodelling ve komşu lobda distorsiyon Kalsifikasyon nadir Yavaş gelişim gösterir, malign transformasyon nadir BT ve MR da değişken ve hafif kontrast tutulumu  DERMOİD VE EPİDERMOİD TÜMÖRLER Düzgün sınırlı ve kapsülsüz Homojendir, kontrast tutulumu göstermez. Tümör içinde BT de yağ dansitesinde, MR da normal intrakonal yağ dokusu ile karşılaştırıldığında T1 de hipointens, T2 de hiperintens alanlar izlenir.  EPİTELİYAL KİSTLER BT dansitesi ve MR sinyal intensitesi sıvıdır.

137 MALİGN TÜMÖRLER En sık adenoid kistik karsinom Lateral rektus kasına ve globa yayılım da göz hareketlerinde kısıtlılık ve ağrı BT veya röntgende orbita lateral duvarında erozyon BT ve MR da belirgin fokal kontrast tutulumu gösteren, düzensiz sınırlı, hetorojen Kas ve sinirler boyunca yayılımı karakteristik Prognozu kötü, tedavi sonrası rekurrensi sık İNFLAMATUAR KİTLELER Ağrısız proptozis ve azalmış gland fonksiyonu nedeniyle kuru göz Bilateral tutulum sık Primer lenfoma (non-hodgkin), psödolenfoma, reaktif lenfomatoid hiperplazi Nadiren kemik destruksiyonu Radyografik ve patolojik olarak ayrımı zordur. DAKRİYOADENİT Sarkoidoz, graves, sjögren snd, inflamatuar psödotümör, bölgesel malignensiler, radyoterapi sonrasında, enfeksiyon Homojen büyümüş gland, yalnızca sjögren snd ve radyoterapi sonrasında subakut dönemde kontrast tutulumu BT ve MR lokalizasyon, invazyon ve ekstraorbital yayılımın değerlendirilmesinde

138 LAKRİMAL GLAND KİSTİ ADENOİD KİSTİK KARSİNOM aksiyal T1 ve T2 FS MR: hetorojen kitle nedeniyle sol lakrimal glandın posterior lobunda genişleme ve sfenoid kemikde remodelling

139 LAKRİMAL KESENİN SKUAMÖZ HÜCRELİ CA

140 SARKOİDOZ

141 LAKRİMAL DRENAJ APARATUSU Epifora, selilüt ve şişlik İnfantlarda distal kanalın embriyolojik yetersizliğinde; mukosel BT ve MR postseptal yayılımın değerlendirilmesinde Dakriyosistografi; lakrimal kese ve nazolakrimal drenaj sisteminin obstruksiyon yerinin anatomik olarak tanımlanmasında Skuamöz hücreli ca, bazal hücreli ca, lenfoma ve sinonazal tm yayılımı nadiren görülür BT ve MR; kemik destruksiyonu ve invazyonun değerlendirilmesinde

142 NAZOLAKRİMAL LENFOMA


"Sinüsler ve orbita radyolojisi Prof. Dr. M. Halil Öztürk Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji AB Trabzon KTÜ Tıp Fakültesi, Radyoloji." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları