Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

İnci Doğaner 5th Romanian National Conference of Psychodrama: Power and Ethics, 9- 11 November 2012 Abdülkadir Özbek Enstitüsü 5 Ocak 2013.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "İnci Doğaner 5th Romanian National Conference of Psychodrama: Power and Ethics, 9- 11 November 2012 Abdülkadir Özbek Enstitüsü 5 Ocak 2013."— Sunum transkripti:

1 İnci Doğaner 5th Romanian National Conference of Psychodrama: Power and Ethics, November 2012 Abdülkadir Özbek Enstitüsü 5 Ocak 2013

2

3  Ahlak felsefesi,  Ya da bir profesyonel grubun ahlaki davranış standartları anlaşılır (Moreno J 1994).

4  İnsana özgü olan “eylem”, bir ilke, bir inanç, bir norm ya da değerden doğan istemli bir davranıştır.  Homo moralis (başkalarına davranışla ilgili doğru, iyi)  Ahlak, bireyleri yönlendiren inançlar, değerler, normlar, yasaklar, kısıtlamalardır  Bireyleri, grupları, sınıfları, ulusları  Belli bir zaman aralığında (Özlem D, 2010)

5  Sistem getiriyor (sınıflama, temellendirme, değerlendirme, karşılaştırma)  Üç soru: Neyi seçmeliyim? Ne yapmalıyım? Ne istemeliyim?

6 Psikodramanın bir ahlak felsefesi var mı?

7  “Dünya bir sahnedir. Tüm erkek ve kadınlar sadece birer oyunucudur Sahneye giriş ve çıkışları vardır. Bir insan kendi zamanında pek çok rolü oynar (Nasıl Hoşunuza Giderse, Perde II, Sahne VII, 1599),  “Fazla durgun da olma; aklını kullanıp ölçüyü bul.Yaptığın söylediğini tutsun, söylediğin yaptığını. En başta gözeteceğimiz şey, yaradılışa, tabiata aykırı olmamak. Çünkü burada sapıttık mı, tiyatronun amacından ayrılmış oluruz. Doğduğu gün de, bugün de tiyatronun amacından ayrılmış oluruz. Doğduğu gün de bugün de tiyatronun asıl amacı nedir? Dünyaya bir ayna tutmak, iyilerin iyiliklerini, kötülerin kötülüklerini göstermek, çağımızın ne olup ne olmadığını ortaya koymak! Gerçeği büyütmek ya da küçültmekle bilgisizleri güldürebilirsiniz, ama bu bilenleri üzer; oysa bir tek bilgili dost, bilgisiz bütün bir kalabalıktan daha önemli olmalı sizin için.” (Hamlet, Perde III, Sahne II, 1600)

8  Yarattığının bazı parçaları şunlardır: Rol kuramı, rol değiştirme, rol oynama, karşılaşma, Ben-Tanrı, Ben-Sen, eylem, spontanlık- yaratıcılık, ortak- yaratıcılık, aksiyodrama, sosyometri, artı gerçeklik, ortak bilinç, ortak bilinçdışı. Onun için olduğu kadar bizim için de onun üçlü sistemi tedavi boyutunun ötesine geçer. O bir yaşam felsefesidir.  Gerçek bir terapötik işlem tüm insanlıktan daha az bir hedefe sahip olamaz.  Benim felsefem yanlış anlaşıldı. Pek çok dini ve bilimsel çevrede küçümsendi. Bu beni, dünya görüşümü hayata geçirecek teknikler geliştirmekten alıkoyamadı. Altta yatan bir yaşam felsefesini hayata geçirmek üzere yaratılan teknikler- sosyometri, psikodrama, grup psikoterapisi- evrensel olarak kabul edilirken, altında yatan felsefenin kütüphanelerin dar köşelerine atıldığını ya da tamamen kenara atıldığını görüyoruz (Moreno 1934).

9 PSİKANALİZ ETİĞİ JACQUES LACAN ( ) Onun protagonistİ: Sofokles’in Antigone’si M.Ö. 441 Marie Stillman  Onun, kardeşini gömme arzusu basit bir olay değildir. (Atè ötesi)  Lacan yaratıcı anı, Antigone’nin geceyarısı kardeşini gömdüğü sahne olarak seçer.  Bu Antigone’nin ihtişamıdır. İşte buradan güzellik ve etik doğar.

10  “Önce cesedi örten tozu toprağı kaldırdılar. Sonra kötü kokudan mağdur olmamak için rüzgarı arkalarına aldılar. Ama sonra çok güçlü bir rüzgar başladı ve tozu toprağa kattı. Herkesin başını kollarıyla örtmeye çalıştığı o tüyler ürpertici felaket anının tam karanlığında küçük Antigone ortada belirdi. Bir kez daha cesedin yanında ortaya çıktı. Tıpkı yavrusunu yitirmiş bir kuş gibi iniltiler çıkarıyordu.”  Diri diri mezara gömüldü. (İki Ölüm Arasında)  Lacan’a göre psikanalizin ahlak felsefesi, Öznenin derin arzusunu keşfedip onu takip etmesini sağlamaktır

11  Temel değer değişikliği:Hasta yerine protagonist(sınavdan geçen başkahraman)  Yaşama geçen bir psikodramatik rol  Sanattan günlük yaşama  Yalıtılmışlıktan sosyal yaşama  Kim Sağ Çıkacak: Zayıf olan da

12  Pratikle ulaşılacak erdem (Aristocu)  Spontanlık ve yaratıcılık ulaşılacak erdemlerdir.  Bu, Tanrının bir özelliğidir. Dünya bizim yartımız haline gelir.  Biyolojik, sosyal, bilimsel, politik ve dinsel  Evrensel doğru ve güzellik  Eylemde sonuçsalcı  Pratikte görecelikçi ve aksiyolojik

13 Protagoras BC Henri Matisse ( ) Dance 1909  Her şeyin ölçüsü insandır

14 Nicolai Hartmann ( ) Alberto Giocometti ( ) Alfred Jules Ayer ( ) Orhan Taylan (1941-) 2012

15 Ayşe, 2009

16  Kategorik sınıflama: Major Depresyon  Boyutsal sınıflama: Bağımlılık boyutu  Daha az acı arama; huzur, uyum, intikam, adil kavga, adalet isteği (açık/ örtük)  “unanimious” seçim olamıyorsa çoğunluk usulü

17 Jean Paul Sartre ( ) Alberto Giocometti ( ) Jacob Levi Moreno ( ) Orhan Taylan (transformation)

18  Terapist kral, bilge ve soytarıdır.  Protagonist kral, soytarı ve bilgedir.  “Babanın sözünden çıkma” bir kültürel kalıptır; Ayşe tarafından yeniden yaratılır: “Sevgi dolu bir aile olabiliriz.”

19  Karşılaşmanın ilk basamağı: Psikodramatistle protagonist arasındaki şimdi burada karşılaşmadır.  İkinci basamak sahnenin gerçeklik ötesi boyutunda onun sosyal atomundaki kişilerle ve kendisiyle yardımcı egoların temsilciliğinde karşılaşmalarıdır.  Üçüncü basamakta, protagonist, şimdi burada grup üyeleriyle karşılaşır.  Dördüncü basamakta prtagonist seans sonrasında sosyal atomundaki gerçek kişilerle kendisini dönüştürmüş olarak yeni bir şekilde karşılaşır.

20  Psikodramatist her zaman katılımcı bir araştırmacıdır. Peter Howie (2012), bu katılımcılığın, psikodramayı aydınlanma geleneğinin bir parçası olan positivist/ ampirik geleneğin dışına çıkardığını belirtmektedir.  Marshall ve Batten (2004)’in, Crigger, Holcomb ve Weiss’tan (2001) yaptığı alıntıya bir göz atalım: “Araştırmacıların topluluğa, uzman ya da işin içine burnunu sokan bir kimse olarak değil de katılımcı olarak girmeleri durumunda “güç” konusu daha az sorunlu hale gelir. Araştırmaya katılanlarla ortaklık kurulduğunda etik dışı davranış riski azalır. Katılımcı yöntemlerle yürütülen araştırma projelerinde etik açıdan ve bilimsel açıdan daha doğru sonuçlar elde edilir.”

21  Moreno, karşılaşmayı bedenlerin teması, yüzleşmesi, savaşması, görme ve algılaması, birbirlerinin dünyasına girmesi, paylaşma ve sevmesi, birbirleriyle sezgisel yoldan konuşma ve jestle, öpüşme ve kucaklama ile iletişim kurması, bir olmaları “una cum uno” olarak tanımlar. Sadece sevgi değil nefretle de karşılaşılır. O sadece, doktorun hastayla karşılaşması gibi duygusal bir karşılıklı ilişki ya da öğretmenin öğrenciyle karşılaşması gibi bilimsel bir ilişki ya da gözlemci ve denek karşılaşması değildir. İletişimin en yoğun düzeyidir (Moreno 1969, s: 26).

22  “Taraflar oraya bir dış otorite tarafından getirilmemiştir. Kendi seçtikleri yolun otoritesini temsil etmek için oradadırlar. Karşılaşma hazırlıksız, doğaçtandır, yapılandırılmamıştır ve prova edilmemiştir- an içinde olur. Şimdi burada ve andadır. İki ya da daha fazla insan arasındaki etkileşimlerdir; geçmiş zaman ya da hayali bir gelecekte değil; zamanın bütünlüğü içindedir; yaşantının gerçekliği, somutluğu ve bütünlüğü içindedir. Duygusal, sosyal ve kozmik faktörlerin, kimliğin ve tam karşılıklılığın birleşmesidir.” (Moreno, 1969, s: 26)

23  Yanımda olduğunda/ Gözlerini çıkaracağım/ Ve kendiminkilerin yerine koyacağım/ Ve sen benimkileri çıkarıp/ Kendininkiler yerine koyacaksın/ Sonra ben senin gözlerinle bakacağım/ Ve sen benim gözlerimle bakacaksın

24 Martin Buber ( ): I and You Buonarotti Michelangelo )  Deneyim/ yaşantıya karşı karşılaşma  Ben-O ya karşı Ben-Sen  Zamandan, mekandan bağımsız; an içinde  O’nun Beni Egodur. Sen in Beni Kişidir. EI of it is ego; I of You is person.  Tanrıya karşılaşma insanı dönüştürür. Hem seçme hem seçilmedir.

25  Moreno’nun Ben-Tanrı’sı  En-el Hakk  Nietzchevari bir ironi (Moreno J)  “Sheakespeare’i Hamlet’le Lear ile, Macbeth ile özdeşleştirmiyoruz. Yazar ile onun karakterleri arasındaki ilişki insan ile tanrı arasında neden geçerli olmasın?” (Moreno JL, Tanrının Sözleri 1923, 2011).

26 Friedrich Nietzsche Orhan Taylan (1941-) God is dead  “God is dead”  Overman/ spontaneous man  Body versus rationality  They open the gate of the irrational part, the psyche  I –God is a possible connection for all of us since we all had an omnipotent mother in us

27 Emmanuel Levinas ( ): yüz yüze Cindy Sherman (1954-)  insan olmanın anlamı bilgi ve eylem için yetisi sınırlı olan insan aklında (Kant) ya da olma yetisinde (Heidegger) değil; Ötekine karşı hissettiği sorumluluk duygusundadır.  Etik temel felsefedir. Aşk bilgisidir. Yüz yüze ilişkide (Moreno’nun göz göze ilişkisini anımsayalım) ötekinin yakınlık ve uzaklığı güçlü şekilde hissedilir. Yüz bir talepte bulunur: “Beni öldürmeyeceksin”  Moreno ve Buber’den farklı olarak ilişki karşılıklı değildir; simetrik değildir; asimetriktir. Yüzün kendiliğe önceliği vardır.  Ötekinin yüzü tanrının geçtiği yoldur. Tanrı sonsuz ötekidir.

28  Hermeneutic/ intepretive philosophy (Yorumlayıcı)  Phenemenology (Görüngübilimci)  Existantialism (Varoluşcu)  Social constructivism (Toplumsal Oluşturmacı)  Postmodernism (Postmodern)

29


"İnci Doğaner 5th Romanian National Conference of Psychodrama: Power and Ethics, 9- 11 November 2012 Abdülkadir Özbek Enstitüsü 5 Ocak 2013." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları