Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

27 Haziran-2014 DERYA SEVİNÇ TR-AB ilişkilerinde Yeni GÜNDEM.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "27 Haziran-2014 DERYA SEVİNÇ TR-AB ilişkilerinde Yeni GÜNDEM."— Sunum transkripti:

1 27 Haziran-2014 DERYA SEVİNÇ TR-AB ilişkilerinde Yeni GÜNDEM

2 TR -AB ilişkilerinde Yeni Gündem Müzakerelerde son durum (19. başlık) AP seçimleri Ortaklık Konseyi KİK toplantısı Gümrük birliğinin genişletilmesi(Dünya bankası raporu) Vize ve geri kabul TITP Trans Atlantik Yatırım ve Ticaret Anlaşması AB mali yardımları

3 1) Malların Serbest Dolaşımı 3) İş Kurma Hakkı ve Hizmet Sunumu Serbestisi 9) Mali Hizmetler 11) Tarım ve Kırsal Kalkınma 13) Balıkçılık 14) Taşımacılık Politikası 17) Ekonomik ve Parasal Politika 22) Bölgesel Politika ve Yapısal Araçların Koordinasyonu 29) Gümrük Birliği 30) Dış İlişkiler 33) Mali ve Bütçesel Hükümler 34) Kurumlar 35) Diğer Konular “Kıbrıs Sorunu” nedeniyle askıya alınan fasıllar Fransa’nın tam üyelikle doğrudan ilgili olarak bloke etmekte olduğu/edeceği fasıllar MÜZAKERE EDİLECEK FASILLAR 2) İşçilerin Serbest Dolaşımı 4) Sermayenin Serbest Dolaşımı 5) Kamu Alımları 6) Şirketler Hukuku 7) Fikri Mülkiyet Hukuku 8) Rekabet Politikası 10) Bilgi Toplumu ve Medya 12) Gıda Güvenliği, Veterinerlik ve Bitki Sağlığı 15) Enerji 16) Vergilendirme 18) İstatistik 19) Sosyal Politika ve İstihdam 20) İşletme ve Sanayi Politikası 21) Trans-Avrupa Şebekeleri 23) Yargı ve Temel Haklar 24) Adalet, Özgürlük ve Güvenlik 25) Bilim ve Araştırma 26) Eğitim ve Kültür 27) Çevre 28) Tüketicinin ve Sağlığın Korunması 31) Dış, Güvenlik ve Savunma Politikaları 32) Mali Kontrol

4 “Kıbrıs” (Gümrük Birliğinin tüm yeni üyelere genişletilmesi : limanların GKRY ’e açılması), altı çizili fasıllar için açılış, Bilim ve Araştırma faslı dışındaki tüm fasıllar için de kapanış kriteri niteliği taşımaktadır. açılış, Bilim ve Araştırma faslı dışındaki tüm fasıllar için de kapanış kriteri niteliği taşımaktadır. Türkiye’nin Müzakere Süreci Türkiye’nin Müzakere Süreci Müzakeresi Açılan ve Geçici Olarak Kapatılan Fasıllar Müzakere Pozisyonu Belgesini Sunmaya Davet Edilerek Pozisyon Belgelerini Sunduğumuz Fasıllar Konsey’de Onaylanıp Açılış Kriteri Belirlenen Fasıllar Konsey’de Görüşülmesi Süren Fasıllar Taslak Tarama Sonu Raporlarının Henüz Türkiye’ye İletilmediği Fasıllar 25. Bilim ve Araştırma Müzakeresi Açılan Fasıl 4. Sermayenin Serbest Dolaşımı 6. Şirketler Hukuku 7. Fikri Mülkiyet Hukuku 10. Bilgi Toplumu ve Medya 18. İstatistik 20. İşletme ve Sanayi Politikası 21. Trans – Avrupa Ağları 28. Tüketicinin ve Sağlığın Korunması 32. Mali Kontrol 17. Ekonomik ve Parasal Politika (9 Mart 2007) 26. Eğitim ve Kültür (25 Mayıs 2007) 1. Malların Serbest Dolaşımı (Kıbrıs) 3. İş Kurma Hakkı ve Hizmet Sunumu Serbestisi (Kıbrıs) 5. Kamu Alımları 8. Rekabet Politikası 9. Mali Hizmetler (Kıbrıs) 11. Tarım ve Kırsal Kalkınma (Kıbrıs) 12. Gıda Güvenliği, Veterinerlik ve Bitki Sağlığı 16. Vergilendirme 19. Sosyal Politika ve İstihdam 27. Çevre 29. Gümrük Birliği (Kıbrıs) 14. Taşımacılık Politikası (Kıbrıs) 15. Enerji 22. Bölgesel Politika ve Yapısal Araçların Koordinasyonu 23. Yargı ve Temel Haklar 24. Adalet, Özgürlük ve Güvenlik 33. Mali ve Bütçesel Hükümler 30. Dış İlişkiler (Kıbrıs) 2. İşçilerin Serbest Dolaşımı 13. Balıkçılık 31. Ortak Dış ve Güvenlik Politikası

5 EU PRECIDENCY 2011: HUNGARY /POLAND 2012: DENMARK/CYPRUS 2013: IRELAND/Litvanya 2014: GREECE/ITALY 2015: Letonya/Luksemburg 2016: Holland/Slovakia 2017: Malta/UK 2018: Estonia 30 JUNE.

6 1 – Eğitim ve Kültür (açılış kriteri yok) 2 – Ekonomik ve Parasal Politika Economic and Monetary Union (açılış kriteri yok, Fransa engeli var) 3 – Enerji Energy (açılış kriteri beklenmiyor) 1 – Eğitim ve Kültür (açılış kriteri yok) Education and Culture 2 – Ekonomik ve Parasal Politika Economic and Monetary Union (açılış kriteri yok, Fransa engeli var) 3 – Enerji Energy (açılış kriteri beklenmiyor) 4 – Mali ve Bütçesel Hükümler (Komisyon açılış kriteri öngörmemektedir, Fransa engeli var) 5 – İşçilerin Serbest Dolaşımı (Komisyon açılış kriteri öngörmemektedir) 5 – İşçilerin Serbest Dolaşımı (Komisyon açılış kriteri öngörmemektedir)

7 1) Malların Serbest Dolaşımı 2) İş Kurma Hakkı ve Hizmet Sunumu Serbestisi 3) Mali Hizmetler 4) Tarım ve Kırsal kalkınma 5) Balıkçılık 6) Taşımacılık Politikası 7) Gümrük Birliği 8) Dış İlişkiler

8 25) Bilim ve Araştırma (müzakerelere geçici olarak kapanmıştır) 4) Sermayenin Serbest Dolaşımı 6) Şirketler Hukuku 7) Fikri Mülkiyet Hukuku 10) Bilgi Toplumu ve Medya 12) Gıda Güvenliği, Veterinerlik ve Bitki Sağlığı 16) Vergilendirme 18) İstatistik 20) İşletme ve Sanayi Politikası 21) Trans-Avrupa Ağları 22) Bölgesel Politika ve Yapısal Araçların Koordinasyonu 27) Çevre 28) Tüketicinin ve Sağlığın Korunması 32) Mali KontrolBilim ve AraştırmaSermayenin Serbest DolaşımıŞirketler HukukuFikri Mülkiyet HukukuBilgi Toplumu ve MedyaGıda Güvenliği, Veterinerlik ve Bitki SağlığıVergilendirmeİstatistikİşletme ve Sanayi Politikası Trans-Avrupa AğlarıBölgesel Politika ve Yapısal Araçların KoordinasyonuÇevreTüketicinin ve Sağlığın KorunmasıMali Kontrol 19) Sosyal Politika ve İstihdam

9 AB Konseyi'nde Onaylanıp Açılış Kriteri Belirlenen Fasıllar 1) Malların Serbest Dolaşımı 3) İş Kurma Hakkı ve Hizmet Sunumu Serbestisi 5) Kamu Alımları 8) Rekabet Politikası 9) Mali Hizmetler 11) Tarım ve Kırsal Kalkınma 29) Gümrük Birliği1) Malların Serbest Dolaşımı3) İş Kurma Hakkı ve Hizmet Sunumu Serbestisi5) Kamu Alımları8) Rekabet Politikası9) Mali Hizmetler11) Tarım ve Kırsal Kalkınma29) Gümrük Birliği

10 Diğer Müzakere Pozisyonunu Vermeye Davet Edildiğimiz ve Müzakere Pozisyonlarını Sunduğumuz Fasıllar: 17) Ekonomik ve Parasal Politika 26) Eğitim ve Kültür17) Ekonomik ve Parasal Politika26) Eğitim ve Kültür AB Konseyi'nde Görüşülmesi Süren Fasıllar: 2) İşçilerin Serbest Dolaşımı 13) Balıkçılık 14) Taşımacılık Politikası 15) Enerji 23) Yargı ve Temel Haklar 24) Adalet, Özgürlük ve Güvenlik 30) Dış İlişkiler 31) Dış, Güvenlik ve Savunma Politikaları2) İşçilerin Serbest Dolaşımı13) Balıkçılık 14) Taşımacılık Politikası15) Enerji23) Yargı ve Temel Haklar24) Adalet, Özgürlük ve Güvenlik30) Dış İlişkiler 31) Dış, Güvenlik ve Savunma Politikaları 33) Mali ve Bütçesel Hükümler

11 Siyasi Süreçte Mevcut Durum Siyasi olarak bloke edilen : 18 fasıl 2006 Konsey Kararı Ek Protokol şartı: 8 fasıl GKRY tek taraflı : 6 fasıl Fransa tek taraflı: 5 fasıl 11

12 Sosyal Politika ve İstihdam faslının müzakerelere açılabilmesi için Alman Dönem Başkanlığında (19 Ocak 2007) iki adet açılış kriteri bildirilmiştir. Faslın Müzakerelerine ilişkin bilgi: Bunlardan ilki, sendikal hakların AB standartları ve ilgili ILO Konvansiyonları ile uyumlu olmasının (özellikle örgütlenme, grev ve toplu sözleşme hakkı açısından) sağlanmasıdır. Bu amaca hizmet etmek üzere, Türkiye’nin mevcut kısıtlamaları ortadan kaldırması ve kamu ve özel sektörü de kapsamak üzere bu alanda tamamen gözden geçirilmiş bir mevzuatı kabul etmesi beklenmektedir. Müzakere ikinci açılış kriteri ise, tüm işgücünün yararı için, bu faslın kapsamındaki alanlarda yer alan AB müktesebatının aşamalı olarak iç hukuka aktarılması, uygulanması ve yürütülmesini içeren bir eylem planının Avrupa Komisyonuna sunulmasıdır. Birinci açılış kriterine ilişkin olarak, sendikal hakların AB standartlarıyla uyumlu olmasının sağlanması amacıyla iki adet kanun yasalaşmıştır Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu 7 Kasım 2012 tarihinde sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve 2821 Sayılı Sendikalar Kanunu ile 2822 Sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanununun yerine geçmiştir sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ise 11 Nisan 2012 tarihinde sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununda değişiklik yapmıştır. İkinci kriter kapsamındaki eylem planı ise hazırlanmış olup, Nisan 2010’da Avrupa Komisyonuna iletilmiştir.

13 Sayın Başbakan Erdoğan: 23. ve 24. fasılların açılmaması samimiyet sorgulamasına yol açıyor AB ülkelerinin büyükelçilerine hitap eden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AB'nin Türkiye'ye yönelik eleştirilerinin önemli bölümünü yargı, temel haklar, adalet, özgürlük ve güvenlik konularını kapsayan 23. ve 24. müzakere fasıllarını ilgilendirdiğine işaret etti ve bu iki faslın açılmamış olmasının samimiyet sorgulamasına yol açtığını söyledi EURO ACTİVE

14 2014 Avrupa Parlamentosu Seçim Sonuçları 2014 AP seçimleri Mayıs 2014 de gerçekleştirildi. 5 yılda bir tekrarlanan ve en son 2009 yılında gerçekleştirilen seçimlerde bu sene, AB vatandaşlarının seçimlere katılım oranı yaklaşık %43 seviyesinde kaldı. Özellikle AB’ye yeni katılan üye devletlerde seçimlere katılımın, eski üyelere göre daha düşük

15 2014 Avrupa Parlamentosu Seçim Sonuçları geçtiğimiz döneme göre sandalye kayıpları olmasına karşın,merkez sağ parti partisi olan ve Hıristiyan Demokratlar olarak bilinen Avrupa Halk Partisi 214 sandalye ile birinci olurken, Sosyalist Demokratlar 189 sandalye kazanarak ikinci oldu. 65 sandalye ile Liberaller 52 sandalye ile Yeşiller. 751 kişiden oluşacak yeni Parlamentoda herhangi bir siyasi gruba dâhil olmayan 61 yeni üye de bulunacak. AP’de yeni bir siyasi grup oluşturulabilmesi için en az 7 üye devletten seçilmiş 25 üyenin bir araya gelmesi gerekiyor. AP’nin açılış oturumunun ise 1 Temmuz 2014 tarihin-de Strazburg’da yapılması öngörülüyor.

16

17 Ortaklık Konseyi AB Görüşleri AB katılım müzakerelerinde yakalanan ivmenin sürdürülmesinin her iki tarafın da menfaati ve gerçek ve somut neticelerin elde edilmesi bakımından önemlidir AB, hukukun üstünlüğü, yargı ve temel hak ve özgürlükler alanları başta olmak üzere Türkiye’de reformların dayanak noktası olmaya devam etmelidir. AB, adli kontrol uygulamasının daha fazla kullanılmasını sağlayan 3. Yargı reform paketi dahil olmak üzere Türkiye’de reform alanında kaydedilen bazı ilerlemeleri memnuniyetle karşıladı.

18 Ortaklık Konseyi AB Görüşleri 4. Yargı reform paketi de bu olumlu seyrin devamını sağladı. 23 fasıl çalışma grubunun kısa süre önce yapılan toplantısında ortaya konulan üç hedef yinelendi; 1. önemli mevzuat değişiklikleri kabul edilmeden evvel Komisyon’a danışılması; 2. istişari değerlendirme ziyaretlerinde ortaya konulan üç tavsiye üzerinde çalışılması; 3. süregelen çalışmalar hakkında sivil toplumla görüşülmesi.

19 Ortaklık Konseyi AB Görüşleri AB’nin endişeleri yargı bağımsızlığı, kuvvetler ayrılığı ve ifade ve - internet de dahil olmak- üzere basın özgürlüğü konularında yoğunlaşmıştır. Son aylarda polis teşkilatı, yargı ve iç işlerinde yaşanan çok sayıda yer değişikliği ve görevden almalar da ciddi endişeye neden olmuştur. AB için hayati öneme sahip ve Yunanistan Dönem Başkanlığı için öncelikli bir mesele olan yasadışı göç de toplantıda ele alınmıştır. AB, çığır açan gelişmeler olarak gördüğü, geçen Aralık ayında AB- Türkiye geri kabul anlaşmasının imzalanmasını ve vize serbestisi diyaloğunun başlatılmasını memnuniyetle karşılamıştır. AB Anlaşmanın Türkiye tarafından bir an evvel onaylanarak gecikmeksizin yürürlüğe girmesini beklemektedir.

20 Štefan Füle

21

22 Katılım müzakereleri ilişkilerimizin ana motoru niteliğindedir. Müzakerelerde ilerleme kaydedilmesinin tek yolu aynı zamanda hem siyasi reformlar hem de Kıbrıs’la ilgili tüm hususlarda ikna edici ilerleme sağlanmasıdır. Bu iki alanda yaşanacak bir gerileme Türkiye’nin AB’ye bağlılığı konusunda şüpheleri arttıracaktır.

23 Štefan Füle Pozitif gündemimizi somut sonuçlara dönüştürme ve bir sonraki İlerleme raporu için uygun tonu belirleme şansımız var. Bu mevcut Komisyon’un hazırlayacağı son Rapor olacak ancak AB’nin genişleme sürecine Türkiye ile nasıl devam edeceğini belirlemesi için yeni Komisyon’a bir zemin hazırlayacaktır. Türkiye’nin bunu gerçekleştirebilmemiz için bizlere pozitif içerik sağlayacağını umuyorum. Bunun için, Türkiye’nin gerekli reformları sürdürme kararlılığı göstermesi gereklidir zira katılım sürecinin geleceğini Avrupa Parlamentosu seçimleri değil Türkiye’nin kendi performansı belirleyecektir.

24 KARMA İSTİŞARE KOMİTESİ İZMİR’DE TOPLANDI Türkiye-AB Karma İstişare Komitesi (KİK), 33'üncü ortak toplantısını Haziran 2014 tarihlerinde, İzmir’de gerçekleştirdi. Türkiye - AB KİK Eş Başkanları Bendevi Palandöken ve Cveto Stantic, EUROCHAMBRES Başkan Yardımcısı ve TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Stefano Manservisi ve EESC Dış İlişkiler Başkanı José María Zufiaur’un açılış konuşmalarıyla başladı. Açılış oturumunun ardından, 'İnsan Hakları ve Hukukun Üstünlüğünü Korumada Ombudsman’ın Rolü, Türk Vatandaşları İçin Vize Liberalizasyonu Bakış Açısı ve Akdeniz Bölgesi Genel Stratejisi' konulu oturumlar yapıldı. Toplantının ikinci gününde ise 'AB - ABD Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTIP)' konulu oturum yapıldı ve ortak bildiri yayımlandı.

25 TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: “Avrupa’nın güvenliği ve huzuru, ancak ‘genişlemeyle’ mümkün olabilir” EUROCHAMBRES Başkan Yardımcısı ve TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, ekonomik krizin, Avrupa ekonomilerini de derinden etkilediğini belirterek, “Ama Avrupa Birliği bu krizden bir fırsat çıkarmayı bildi. AB’nin geleceği ve olası şoklara direnci açısından yeni düzenlemelerin son derece olumlu olduğunu ifade eden. Hisarcıklıoğlu, kriz sürecinin, birçok üye devletin siyasi iktidar yapılarında ciddi değişikliğe neden olduğunu vurguladı Son seçimlerde, Avrupa idealine şüpheyle bakanların gözle görülür başarılarına şahit olduk. AB kurumlarında yapılacak yeni görevlendirmelerle, bunun etkisini daha yakından hissedeceğiz” şeklinde konuştu. Bütün bu gelişmelere bağlı olarak, AB’de bir “genişleme yorgunluğu” gördüklerine dikkat çeken TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, genişleme karşıtlarının kamuoyunda giderek daha fazla öne çıktığını, genişleme karşıtı söylemler giderek basında daha fazla yer bulduğunu ifade etti.

26 “Önümüzdeki sürece bu gerçeği bilerek hazırlık yapmalıyız” diyen Hisarcıklıoğlu şöyle devam etti: “İşte tam da bu yüzden, biz, genişleme için her zamankinden çok daha istekli ve gayretli olmak zorundayız. APda hala, Avrupa yanlısı ciddi bir çoğunluk var. Bu çoğunluk Avrupa için büyük bir fırsattır. Zira Avrupa Kıtasında, barış, güvenlik ve refahın tesisi için “genişleme süreci” hala en mantıklı araçtır. Ekonomik ve siyasi reform yapmak isteyen ülkeler için de AB hala en önemli çıpadır. Yani hem Avrupa’nın hem de bölgemizdeki coğrafyanın huzur ve zenginliği için, AB’nin genişleme sürecinde daha kararlı durması gerekiyor. Ukrayna’daki gelişmeler bu gerçeği hepimize göstermiştir. istiyoruz” ded i.

27 Avrupa’nın güvenliği ve huzuru, ancak “genişlemeyle”, yani AB standartlarının bütün çevre ülkelere yerleşmesi ile mümkün olabilir. Bu nedenle Avrupa Birliği’nin kapsamlı bir stratejisi geliştirmesi gerekiyor. AB’nin küresel sistemdeki ağırlığını arttırabilmesinin yolu da genişleme politikasıdır. Zira genişleme süreci, AB ekonomisi için yeni bir enerji olacaktır. AB ekonomisinin böyle bir enerjiye, tazelenmeye ihtiyacı var”. Küresel krizden bu yana, Avrupa Birliği’nde 5 milyon kişinin işini kaybettiğini belirten TOBB Başkanı, Avrupa ekonomisinin uzun süre krizin etkisini atlatamadığını, ama aynı süreç içinde Türkiye’de özel sektör olarak tam 4 milyondan fazla kişiye istihdam sağladıklarını söyledi. Hisarcıklıoğlu, batıda ekonomik kriz, kuzey ve güneyde derin siyasi krizler olmasına rağmen son dört senede, Türkiye ekonomisini her yıl ortalama yüzde 6 büyüttüklerini vurgulayarak, “İşte biz yeni enerji derken bunu kastediyoruz. Biz AB ile bütünleşmek, bu enerjiyi AB bünyesi içinde kullanmak

28 Türkiye ve Balkanlara dönük genişleme stratejisinin korunması ve ileri götürülmesi gerektiğine dikkat çeken TOBB Başkanı, “Kriterleri tümüyle yerine getirebilen her Avrupa ülkesi için, AB üyeliği açık olmalıdır. AB, tüm Avrupa ülkeleri için, tam üyeliğe imkan sağlayacak pozitif gündem geliştirmelidir. Bu yaklaşım, Avrupa’nın ve AB değerlerinin güvenirliği konusudur. Elbette ortaklık anlaşmaları ve iddialı ticaret anlaşmaları entegrasyon için önemli araçlardır. Ancak, bu anlaşmalar, katılım sürecinin yerini alamaz. Bu anlaşmalar ülkeler için bir bekleme odası haline dönüşmemelidir. Koşulları yerine getiren ülkelere entegrasyon yolunda kapıları açılmalıdır. Bu yaklaşım, reformları gerçekleştiren ülkelere teşvik ve destek olacaktır. Aksi uygulamalar yeni reformların yapılması konusunda isteksizliğe neden olmaktadır. Kamuoyundaki AB idealini zayıflatma, AB’yi bir hedef olmaktan uzaklaştırmaktadır. Özellikle yıllardır çözülemeyen bazı sorunlar AB üyelik hedefini zayıflatmaktadır” şeklinde konuştu.

29 “Gümrük Birliği Türkiye için de AB için de başarılı olmuştur. Sonuçları itibariyle hepimiz kazandık ve kazanıyoruz bazı sorunlar etkisini giderek daha fazla hissettiriyor. Türk vatandaşlarına uygulanan vize, Türkiye-AB Ortaklık ilişkisine aykırı olduğu gibi, Türkiye ile AB arasındaki GB’nin aksayan yönüdür. Vize konusu Türkiye ekonomisinin gelişmişlik düzeyiyle bağdaşmıyor. Vizelerin kaldırılması, yeni reformlara kamuoyu desteği için çok önemli bir teşvik unsurudur. taşıma kotaları ve serbest ticaret anlaşmalarında yaşanan sorunlar da GB'nin sağlıklı işleyişine engeldir. AB-ABD Ticaret ve Yatırım Ortaklığı müzakerelerinin dışında kalmak da Türkiye için ciddi endişe kaynağıdır. Bu konulardaki sorunları aşmamız hem Türkiye, hem AB’ye yeni bir ivme kazandıracaktır“.”

30 Genişleme sürecini yeniden canlandırmak için hep birlikte çalışmak zorundayız“Genişleme, özellikle de genişlemenin avantajları AB ve aday ülke vatandaşlarına iyi anlatılmalıdır Genişlemeye dönük endişeler, iletişim boyutuyla ele alınmalıdır. bu görevin yerine getirilmesinde biz sosyal ve ekonomik çevrelerin çok önemli katkıları olmalıdır. Zira, entegrasyonun faydalarını ilk hissedenler, biz sosyal ve ekonomik çevrelerin temsilcileriyiz. Biz sosyal taraflar, başlangıcından itibaren Avrupa entegrasyonunun en büyük savunucularıyız. Sosyal tarafların görüş ve tavırları, güvenilir ve uygulanabilir AB politikaları için her zamankinden daha önemli hale gelmiştir. Biz TOBB olarak her zaman bu bilinç ve bu sorumlulukla hareket ettik. Tabanımız olan Türk iş dünyası da AB üyeliğini en çok destekleyen kesimdir. Başkan Yardımcısı olduğum EUROCHAMBRES ile birlikte yaptığımız iki ankette, Türkiye’de iş dünyasının AB üyeliğine destek oranının yüzde 75 olduğunu gördük. Bu, Türkiye ortalamasının üzerinde bir destektir. Aynı şekilde, AB üyesi ülkeler iş dünyasının da Türkiye’nin AB üyeliğine inandığını görüyoruz. Ankete katılan AB şirketlerinin yüzde 88’i Türkiye’nin AB üyesi olacağına inanıyor. Bu rakamlar bize şunu gösteriyor. İş dünyaları entegrasyona ve Türkiye’nin AB üyeliğine hazır ve istekli. Biz de buradaki istek ve enerjiyi üyelik sürece yön verecek somut adımlara dönüştürüyoruz. Bu kapsamda sorunlu bir alanda çok önemli bir adım attık. Bir ilki gerçekleştirdik. TOBB, Kıbrıs Türk Ticaret Odası, Kıbrıs Ticaret ve Sanayi Odası ve Yunanistan Ticaret Sanayi Odaları Birliği olarak Lefkoşa’da bir araya geldik. Lefkoşa Ekonomi Forumu’nu kurduk. Önümüzdeki dönemde, çözüm kapsamında somut projeleri hayata geçireceğiz. İş dünyası olarak çözümün önemli bir parçası olacağız. Biz atmamız gereken adımların, yapmamız gereken reformların farkındayız. Bunları da yapacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. Avrupalı dostlarımızdan da bu süreçte bizim haklı taleplerimizi yerine getirmelerini ve genişleme konusunda daha kararlı durmalarını bekliyorum

31 AB – Türkiye KİK Eş Başkanı Palandöken: “KİK çalışmalarında geride bıraktığımız dönemde önemli mesafeler kat ettik” AB – Türkiye KİK Eş Başkanı ve TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken de Türkiye’nin AB’ye üyelik kriterlerini yerine getirmek için önemli adımlar atttı.. Ülkemiz için AB süreci, demokratik, sosyal, ekonomik, kazanımlarla taçlandı Nitekim, AB’ye katılım süresinde; Türkiye demokrasisini daha ileri taşımak; ekonomik dönüşüm sürecini tamamlayarak, süreci üyelik ile sonuçlandırmak bizim için nihai hedeftir” diye konuştu.. Türkiye AB KİK AB Kanadı Başkanı Cveto Stantic: “Kıbrıs’ın birleşmesi Türkiye - AB ilişkileri açısından gelecek için önemli bir başarı olacak”

32 AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Manservisi: “Türkiye ve AB’nin birbirlerine her zamankinden daha fazla ihtiyacı var” Büyükelçi Stefano Manservisi, Türkiye’nin AB ile ekonomik entegrasyonunun zirvede olduğu bir dönemin yaşandığını ancak tam bu dönemde “bu kadar yakın çalışmanın anlamı var mı?” diyenlerin sesinin yükseldiğini kaydetti. Bu kesimlerin çoğunlukta olmadığını ancak Türkiye ve AB ortak hedeflerini sorguladığını anlatan Manservisi, bunun siyaseten normal karşılanması gerektiğini ancak verilerin entegrasyonun iki taraf için de zorunlu olduğunu gösterdiğini ifade etti. “Gerçekte o kadar yüksek düzeyde bir bütünleşme içindeyiz ki küreselleşme bize öylesine dönüşüm zorunluluğu dayatıyor ki Türkiye ve AB’nin birbirlerine her zamankinden daha fazla ihtiyacı var. Hem ortak çıkarlarını hem kendi çıkarlarını ortak çalışmalarla korumak zorundalar” diyen Manservisi, Türkiye’nin ekonomik performansına ve entegrasyon sayesinde sağlanan ekonomik gelişmelere dikkati çekti.

33 Gümrük Birliği’nin ekonomik gelişimin yanında reformları da tetikledi, bu sayede belli kurumlara daha fazla demokrasi ve özgürlük geldi “Elbette kırılganlığını koruyan kurumlar var. Mesela bugün yargının gittikçe azalan bağımsızlığı ve özellikle artan müdahaleler kapsamında endişelerimizi sunuyoruz..Türkiye’nin kendi ekonomik başarısını dayandırdığı modelde de bazı değişim ihtiyacı sinyalleri geliyor.” Dünya Bankası’nın Gümrük Birliği ile ilgili yayınladığı raporda bu sürecin tarım, hizmetler ve kamu alımları alanlarıyla genişletilmesi gerir AB’nin 1990 ′ lı yıllarda ikili STA yapmadığını, çok taraflı anlaşmaları tercih ettiğini ancak Dünya Ticaret Örgütü’ndeki blokajlar ve AB düşüncesine karşı akımların ikili anlaşmaları gündeme taşıdığını ifade eden Manservisi, şöyle konuştu:

34 “Türk iş dünyası ve hükümeti haklı. Türkiye olarak biz zorda kalıyoruz. Bu anlaşmalara hiç dahlimiz olmadan sonuçlarına katlanıyoruz’ diyor. Bunu ben de söylüyorum. Bu mekanizmalar sonsuza kadar böyle gidemez. Buna çözüm bulunması şart Çözüm de kolay değil çünkü çok fazla kurumsal karışıklık ve mekanizmanın devreye girmesi gerekiyor. ‘Üçüncü taraflar Türkiye ile müzakere etsin’ diyoruz, ama burada da endişeler ortaya çıkıyor. Çünkü, hem bizimle müzakere edip hem Türk piyasasına girmek onların avantajına. Türkiye’nin adil bir söz hakkı olması için çalışıyoruz, adil bir pozisyon bulunması için çözüm üretilmesi gerekiyor. Burada çözümleri bir sırayla ele almak lazım. Gümrük Birliği’nin genişletilmesi herkesin çıkarlarına uygundur. Bu olmadığında herkes kaybedecek. Bu bağlamda da Türkiye’nin STA’larda söz hakkı olması lazım. Sıralama böyle olmalı. Terse çevrildiğinde siyasi katılıklar da getirir. Çözümleri bu sırayla bulmamız buna esneklik getirecektir”

35 Manservisi, üyelik sürecinde 19′uncu başlığın açılmasının konuşulduğunu, bu süreçte sendikaların da sürece katılmasının önemli olduğunu ifade etti. “Eğer sendikalar sosyal diyaloğun bir parçasıysa endüstriyel ilişkilerde büyüme olacaktır.Türkiye uzun yıllardan beri ‘ekonomik büyüme, sosyal diyalog olmasa da olur’ diyen ülkelerden uzaklaştı” Soma trajedisinin çok kritik olduğunu, İtalya’da da geçmişte benzeri kazaların yaşandığını, bunların engellenmesi için iyi bir kanunun yanı sıra ILO standartlarında denetim ve sendikaların ekonomik sürece katılımının sağlanması gerektiğini dile getirdi. 19.başlığının açılması ve AB kanunlarının Türkiye’de nasıl uygulanacağının tartışılması için gelecek bir kaç ayın iyi değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Manservisi, “Türkiye, bir eylem planı üzerinde durmalı, açılış kriterlerini yerine getirmeli. AB tarafı ise yeterince esnek davranıp gerçek çıkarın müzakerede olduğunu görmeli.

36 Üyelik müzakerelerini yürütmek kriterlere bakıp kutulara çek işareti atmak değildir. Karşılıklı olarak yılın sonuna kadar başlığın açılması için elimizden geleni yapmalıyız. Bu başlık sayesinde pozitif bir atılım kaydedebiliriz.” Bu başlığın AB Konseyi tarafından bloke edilmediğine dikkat çeken Manservisi, Türkiye AB Karma İstişare Komitesi’nin de bu konuda hırslı hedefler koyması, açık mesajlar vermesi, sesini yükseltmesi gerektiğini ve AB ve Türkiye yönetimlerini bu konuda çaba sarf etmeye çağırmasını istediklerini sözlerine ekledi..

37

38

39

40

41

42

43

44

45

46

47

48

49

50

51

52

53 AB-ABD Serbest Ticaret Anlaşması (ABD) Başkanı Obama, Avrupa Konseyi Başkanı Van Rompuy ve Avrupa Komisyonu Başkanı Barroso, 13 Şubat 2013 tarihinde, ortak bir açıklama ile Avrupa Birliği (AB) ve ABD’nin kapsamlı bir Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı Anlaşması (Transatlantic Trade and Investment Partnership - TTIP) yapmak üzere müzakerelere başlayacaklarını duyurmuşlardır. Bu kapsamda 2015 yılı itibariyle tamamlan-ması hedeflenen söz konusu Anlaşmaya ilişkin olarak şimdiye kadar beş tur müzakere gerçekleşmiştir

54 Tarafların TTIP ile, geleneksel serbest ticaret anlaşmalarının (STA) çok daha ötesine geçe-rek ticaretin yeni alanları diye bilinen hizmet-ler, yatırım, rekabet, kamu alımları, fikri mülkiyet hakları, standartlar ve düzenleyici konu-lar, çevre ve istihdam gibi diğer pek çok alanda da düzenlemeler getirmeyi hedeflediği anlaşılmaktadır.

55 Anlaşma üç ana unsuru içermektedir. pazara erişim, düzenleyici politi-kaların yakınlaştırılması küresel ticarette karşılaşılan zorluklar ve fırsatlar

56 Pazara erişim  tarifeler,  menşe kuralları,  ticarette teknik önlemler,  hizmetler,  yatırım ve kamu alımlarını içermekte olup amaç, taraflar arasındaki ticarete konu tüm sanayi ve tarım ürünlerinde tarifelerin kaldırılması, menşe ku-rallarına tarafların yaklaşımlarının uyumlaştı-rılması, mevcut hizmetler pazarının mümkün olduğunca açık hale getirilmesi, yatırımların korunmasında en üst seviyenin gerçekleştiril-mesi ve kamu alımlarında her türlü ihaleye katılımının mümkün kılınmasıdır

57 Düzenleyici politika alanları TTIP kapsamında taraflara ekonomik menfaat sağlama potansiyeli en yüksek konular olarak değerlendirilmektedir. Transatlantik ticarette en önemli engelleri gümrük tarifelerinden ziyade farklı güvenlik ve çevre standartları gibi tarife dışı engeller oluşturmaktadır. Bu kapsamda, her iki taraf da ticarette teknik engellerin yanı sıra hijyen ve bitki sağlığı, kimyasallar, otomotiv, ilaçlar ve medikal cihazlar gibi diğer sağlık alanlarındaki düzenleyici politikaların uyumunu amaçlamaktadırlar. taraflar, düzenleyici politika alanlarında daha fazla uyum sağlamak amacıyla zaman içerisinde belli hedef ve takvim içerisinde devamlı olarak güncellenebilecek bir çerçeve öngörmüşlerdir. Böylelikle, sadece var olan engellerin ortadan kaldırılması değil, gelecekte ortaya çıkabilecek olanların önlenmesinin sağlanması

58 Düzenleyici politika alanları Bu çerçevede ticaretle ilgili gümrük uygulamaları, ticaretin kolaylaştırılması, rekabet, kamu iktisadi kuruşları, ham madde ve enerji, küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ), şeffaflık gibi birçok konuda da düzenleme yapılması beklenmektedir. taraflar fikri mülkiyet haklarının korunmasına ilişkin sahip oldukları yüksek standartları koruyacaklarını ve daha ileri taşıyacaklarını taahhüt etmişlerdir.

59 bir diğer önemli konu da yatırımın korunması ve yatırımcı devlet anlaşmazlıklarının halli (ISDS - Investor-to-State Dispute Settlement) mekanizmasına ilişkin düzenlemelerdir oluşturulacak ISDS mekanizması ile, devletlerin kamu yararını gözeten kamu politikası oluşturma, uygulama ve denetleme hakları ile yatırımcıların haklarının korunması arasındaki dengenin sağlanması ve yatırım alanında adil ve eşit muamele ilkesine yoruma açık olmayacak şekilde netlik kazandırılması ve bu ilkenin yüksek koruma altına alınması hedeflenmektedir. AB üye ülkeleri ile ABD arasındaki yatırım ilişkileri şu an ikili anlaşmalar çerçevesinde yürütülürken, TTIP müzakerelerinin tamamlanması ile birlikte yatırım ilişkileri söz konusu Anlaşma ile belirlenecek kurallara tabi olacaktır. TTIP kapsamında düzenlenecek olan yatırımın korunması kuralları ve ISDS mekanizmasının taraflar arasında karşılıklı olarak güvenli bir yatırım ortamı sağlaması beklenirken, üçüncü ülkelerle imzalanacak olan yatırım anlaşmaları için de model teşkil etmesi öngörülmektedir.


"27 Haziran-2014 DERYA SEVİNÇ TR-AB ilişkilerinde Yeni GÜNDEM." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları