Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Tehlikeli Atıkların Sınırlarötesi Taşınımının ve Bertarafının Kontrolüne İlişkin Sözleşme (R.G. 15.5.1994) BASEL SÖZLEŞMESİ.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Tehlikeli Atıkların Sınırlarötesi Taşınımının ve Bertarafının Kontrolüne İlişkin Sözleşme (R.G. 15.5.1994) BASEL SÖZLEŞMESİ."— Sunum transkripti:

1 Tehlikeli Atıkların Sınırlarötesi Taşınımının ve Bertarafının Kontrolüne İlişkin Sözleşme (R.G ) BASEL SÖZLEŞMESİ

2 Sözleşme, tehlikeli atıklarla diğer atıkların giderek artan oluşumunu ve bunların sınırötesi taşınımının insan sağlığı ve çevre için büyük bir tehdit oluşturduğunu kabul ederek ve bu tehlikelerden korumanın en etkin yolunun atıkların oluşumunu miktar ve tehlike potansiyeli açısından asgari düzeye indirmek için düzenlenmiştir.

3 BASEL SÖZLEŞMESİ 22 Mart 1989’da ülkeler tarafından kabul edilen, 5 Mayıs 1992’ de resmen yürürlüğe giren ve tam adı‘Tehlikeli Atıkların Sınır Aşırı Taşınması ve Bertaraf Edilmesinin Kontrolüne İlişkin Basel Sözleşmesi’nin ana amacı tehlikeli ve diğer atıkların sınır aşırı taşınması, bertaraf edilmesi ve geri dönüşümünden doğabilecek tehlikeleri ortadan kaldırmaktır ve özellikle de ‘gelişmekte olan ülkeleri’; tehlikeli atık sorunu yaşamaya başlayan ‘gelişmiş ülkelerin’ çöplüğü olmaktan korumayı hedeflemektedir.

4 Basel Sözleşmesi’ine Taraf Olan Ülkeler

5 BASEL SÖZLEŞMESİ Bertaraf yerleri neresi olursa olsun, sınırlarötesi taşınımları da dahil olmak üzere, tehlikeli atıkların ve diğer atıkların yönetiminin, insan sağlığı ve çevre ile tutarlı olabilmesini sağlamak amacıyla, Devletler'in gerekli tedbirleri almaları hususunda ikna olarak, Atık üreticilerinin bertaraf yerleri neresi olursa olsun, tehlikeli atıkların ve diğer atıkların, insan sağlığı ve çevre ile tutarlı bir şekilde nakli ve bertarafı konusundaki görevlerini yerine getirmeleri hususunun Devletler tarafından temin edilmesi gereğini göz önünde bulundurarak, Yabancı tehlikeli atıkların ve diğer atıkların kendi bölgesine girmesi veya bertaraf edilmesini yasaklamak konusunda Devletler'in hükümranlık haklarını tümüyle kabul ederek,

6 BASEL SÖZLEŞMESİ Tehlikeli atıkların sınırlarötesi taşınımının ve bertarafının, başka Devletler'de, özellikle de gelişmekte olan ülkelerde bertarafının yasaklanması konusunda giderek artmakta olan isteği de göz önüne alarak, Tehlikeli atıkların ve diğer atıkların, çevre ve etkin yönetim ilkeleri ile uyum içinde olduğu sürece, üretilmiş oldukları Devlet'te bertaraf edilmeleri hususunda ikna olarak, Bu atıkların oluştukları Devlet'ten başka bir Devlet'e sınırlarötesi taşınımına ancak, insan sağlığına ve çevreye zarar vermeyecek şartlar altında ve bu Sözleşme hükümleri çerçevesinde gerçekleştiği takdirde, izin verilmesi gerektiği hususunun da bilincinde olarak,

7 BASEL SÖZLEŞMESİ Tehlikeli atıkların ve diğer atıkların artan kontrolünün, bu atıkların çevresel açıdan tutarlı bir şekilde yönetimi ve sınırlarötesi taşınımının azaltılması konusunda teşvik edici bir işlev göreceğini dikkate alarak, Tehlikeli atıkların Devletler arasında sınırlarötesi taşınımının kontrolü ve bu taşınıma ilişkin bilgilerin gereğince değişimine ilişkin tedbirlerin Devletler tarafından alınması hususunda ikna olarak, Tehlikeli maddelerin taşınmasına ilişkin olarak çevrenin korunması konusunda bir dizi uluslararası ve bölgesel anlaşmanın ele alındığını göz önünde bulundurarak,

8 BASEL SÖZLEŞMESİ Tehlikeli atıkların ve diğer atıkların oluşumunu en aza indirgemek amacıyla, çevreyle tutarlı düşük atık üreten teknolojilerin, yeniden değerlendirme alternatiflerinin, bakım ve yönetim sistemlerinin geliştirilmesi ve uygulanması gereğinin bilincinde olarak, Tehlikeli atıkların ve diğer atıkların sınırlarötesi taşınımının kontrolü gereğine ilişkin, giderek büyüyen uluslararası ilginin ve bu taşınımın mümkün olabildiği ölçüde en aza indirilmesi gereğinin de bilincinde olarak, Tehlikeli atıklar ve diğer atıklar konusunda, sınırlarötesi yasadışı trafiğin yarattığı sorunlardan kaygı duyarak, Gelişmekte olan ülkelerin, tehlikeli atıkların ve diğer atıkların yönetimi konusunda sınırlı olanaklarının olduğunu da dikkate alarak,

9 BASEL SÖZLEŞMESİ Tehlikeli atıkların ve diğer atıkların, ilgili uluslararası Sözleşmeler ve tavsiye kararları uyarınca taşınması gereğini de kabul ederek, Tehlikeli atıkların ve diğer atıkların sınırlarötesi taşınımına, bu atıkların taşınmasının ve nihai bertarafının sadece çevreyle uyumlu bir şekilde gerçekleştirilmesi durumunda, izin verilmesi gereğine ikna olarak, İnsan sağlığı ve çevreyi, tehlikeli atıkların ve diğer atıkların oluşumu ve yönetiminden kaynaklanabilecek olumsuz etkilerden sıkı kontrol yoluyla korumaya kararlı olarak,

10 Sözleşme'nin Kapsamı 1. Bu Sözleşmenin amaçları açısından, sınırlarötesi taşınıma konu olan aşağıdaki atıklar, "tehlikeli atıklar" olarak değerlendirilecektir. (a) Ek III'te belirtilen özelliklerden herhangi birine sahip olmaları kaydıyla, Ek I'de belirtilen kategorilerden herhangi birine ait olan atıklar; ve (b) Yukarıdaki (a) fıkrasına dahil olmadıkları halde, ihracatçı, ithalatçı veya transit tarafın kendi mevzuatına göre tehlikeli olarak tanımladığı veya tehlikeli olduğuna inanılan atıklar, 2. Ek II'de belirtilen kategorilerden herhangi birine ait olan ve sınırlarötesi taşınıma konu olan atıklar, bu Sözleşme amaçları açısından "diğer atıklar" olarak tanımlanacaktır. 3. Radyoaktif maddelere ilişkin uluslararası belgeler de dahil olmak üzere, diğer kontrol sistemine tabi olan radyoaktif atıklar bu sözleşme kapsamı dışındadır. 4. Gemilerin normal işlemlerinden doğan ve ve deşarjı başka bir uluslararası belgeye konu olan atıklar, bu Sözleşme kapsamı dışındadır.

11 BASEL SÖZLEŞMESİ 1. "Atıklar", ulusal kanunlar hükümleri uyarınca bertaraf edilen, edilmesi düşünülen veya gereken madde veya nesnelerdir. 2. "Yönetim", bertaraf alanlarının bertaraf sonrası bakımı da dahil olmak üzere, tehlikeli atıkların veya diğer atıkların toplanması, nakli ve bertarafı anlamına gelecektir.

12 BASEL SÖZLEŞMESİ 3. "Sınırlarötesi taşınım", sözkonusu taşınım olayında en az iki Devlet'in olması şartıyla, tehlikeli atıkların veya diğer atıkların, bir Devlet'in ulusal yetkileri altındaki alana veya bu alandan geçerek, diğer bir Devlet'in ulusal yetkileri altındaki alana veya bu alandan geçerek herhangi bir Devlet'in ulusal yetki alanları içinde olmayan bir alana taşınması anlamına gelecektir.

13 BASEL SÖZLEŞMESİ 8. ''Tehlikeli atıkların veya diğer atıkların çevreyle uyumlu bir şekilde yönetimi", tehlikeli atıkların veya diğer atıkların, insan sağlığını ve çevreyi bu atıklardan kaynaklanabilecek olumsuz etkilerden koruyacak şekilde yönetilmesini sağlamak üzere tüm pratik tedbirlerin alınması anlamına gelecektir. 9. "Bir devletin ulusal yetkisi altındaki alan", bir Devlet'in insan sağlığı ve çevrenin korunması hususunda, uluslararası kanunlara uygun olarak, idari ve düzenleyici sorumluluğu altındaki kara, deniz ve hava sahası anlamına gelecektir.

14 BASEL SÖZLEŞMESİ 10. "İhracatçı Devlet", tehlikeli atıkların veya diğer atıkların sınırlarötesi taşınımının başladığı veya başlanmasının planlandığı Taraf anlamına gelecektir. 11. "İthalatçı Devlet", tehlikeli atıkların veya diğer atıkların bertaraf edilmek veya herhangi bir devletin ulusal yetkisi altında bulunmayan bir alanda bertaraf edilmeden önce yükleme yapılması amacıyla sınırlarötesi taşınımının yöneldiği veya planlandığı taraf anlamına gelecektir. 12. "Transit Devlet", ihracatçı veya ithalatçı Devlet dışında, tehlikeli atıkların veya diğer atıkların geçtiği veya geçişinin planlandığı Devlet anlamına gelecektir. 13. "İlgili Devletler", Taraf olsun veya olmasınlar, ihracatcı ve ithalatçı Devletler ile transit Devletler anlamına gelecektir.

15 BASEL SÖZLEŞMESİ 21. "Yasadışı trafik", tehlikeli atıkların veya diğer atıkların 9. maddede belirtildiği şekilde sınırlarötesi taşınımı anlamına gelecektir. 1. Bu Sözleşme amaçları açısından, tehlikeli atıkların veya diğer atıkların herhangi bir sınırlarötesi taşınımı: (a) Bu Sözleşme hükümleri uyarınca tüm ilgili Devletler'e bildirimde bulunulmadan yapılan; veya (b) İlgili Devlet'in muvafakatini bu Sözleşme hükümleri uyarınca almadan yapılan; veya (c) İlgili Devletler'in rızası sahtekarlık, yalan beyan veya hile ile elde edilerek yapılan; veya (d) Maddi bir şekilde belgelere uymayan; veya (e) Tehlikeli atıkların veya diğer atıkların, bu Sözleşme'ye ve genel uluslararası hukuk ilkelerine aykırı olarak kasıtlı bertarafı (örneğin, boşaltma) sonucunu doğuran, yasadışı trafik olarak kabul edilecektir.

16 Tehlikeli Atıkların Ulusal Tanımı Taraflar bu Sözleşme'ye Taraf olduktan sonra altı ay içinde, kendi ulusal mevzuatına göre tehlikeli olarak tanımlanan veya düşünülen, Ek I ve II'de listelenenler dışındaki atıkları ve atıklara uygulanabilir, sınırlarötesi taşınım usulleriyle ilgili gereklilikleri, Sözleşme Sekretaryası'na bildirecektir.

17 Taraflar, aşağıdaki hususlarda gerekli tedbirleri alacaktır (a) Toplumsal, teknolojik ve ekonomik hususları da göz önüne alarak, tehlikeli atıkların ve diğer atıkların oluşumunun asgariye indirilmesini temin etmek; (b) Bertaraf yerleri ne olursa olsun, tehlikeli atıkların ve diğer atıkların çevreyle uyumlu yönetimi amacıyla, mümkün olduğu ölçüde kendi içinde yer seçecek uygun bertaraf tesislerini temin etmek; (c) Tehlikeli atıkların veya diğer atıkların yönetiminde görev alan şahısların, bu yönetim işleminden kaynaklanan tehlikeli atıkların ve diğer atıkların yaratacağı kirliliği önlemek ve kirlilik oluştuğu takdirde de, bu kirliliğin insan sağlığı ve çevre üzerindeki sonuçlarını asgariye indirgemek için gereken tedbirleri almasını temin etmek;

18 BASEL SÖZLEŞMESİ (d) Tehlikeli atıkların ve diğer atıkların sınırlarötesi taşınımda bu atıkların asgari seviyeye indirilen miktarının çevreyle uyumlu ve etkin yönetiminin garantisini ve insan sağlığını ve çevreyi, bu taşınımın olumsuz etkilerinden koruyacak şekilde yürütülmesini temin etmek; (e) Tehlikeli atıkların veya diğer atıkların, mevzuatları gereğince tüm ithalatları yasaklamış olan veya bu atıkların, Taraflar'ın ilk toplantılarında kararlaştıracakları kriterlere göre çevreyle tutarlı bir şekilde yönetilmeyeceğine inanan Taraf bir Devlet'e ve ekonomik ve/veya politik bütünleşme teşkilatına üye Taraf Devletler'e ve özellikle de gelişmekte olan ülkelere ihracına izin vermemek;

19 BASEL SÖZLEŞMESİ (g) Çevreyle tutarlı bir şekilde yönetilmeyeceğine inandığı tehlikeli atıkların ve diğer atıkların ithalini önlemek; (h) Tehlikeli atıkların ve diğer atıkların çevreyle tutarlı bir şekilde yönetimini geliştirmek ve yasadışı trafiği engellemek amacıyla, bu atıkların sınırlarötesi taşınımına ilişkin bilgilerin açıklanması da dahil olmak üzere, doğrudan ya da Sekreterya aracılığıyla diğer Taraflar'la ve ilgili teşkilatlarla işbirliğinde bulunmak;

20 BASEL SÖZLEŞMESİ Sözleşmede yapılan BAN Değişikliği, 1995 yılında Üçüncü Taraflar Konferansı’nda kabul edilmiş ve Sözleşme metnine dahil edilmiştir. Sözkonusu değişiklik ile Basel Sözleşmesi’ne taraf olan ve aynı zamanda Avrupa Birliği ve/veya OECD’ye üye olan ülkeler ile Liechtenstein’dan diğer Taraf ülkelere her türlü tehlikeli atık ticareti yasaklanmıştır. BAN Değişikliği’nin yürürlüğe girebilmesi için mevcut Taraf ülkelerin dörtte üçünün değişikliği onaylaması gerekmektedir. Türkiye 1994 yılından bu yana Basel Sözleşmesi’ne taraftır ve BAN Değişikliğini 2003 yılında onaylamıştır.

21 BASEL SÖZLEŞMESİ Tehlikeli atıkların sınır ötesi taşınması ve bertarafının kontrolüne ilişkin Basel konvansiyonu son yıllardaki en önemli çevre düzenlemelerinden biridir. Ulusal ve uluslararası düzeydeki çabaların bir sonucu olarak ortaya çıktığı ve amacının taraf devletler arasındaki Konvansiyon kapsamına giren atıkların taşınmasında ve bertarafında insan sağlığına ve çevreye gelebilecek olumsuz etkileri en aza indirme olduğunu söylemek mümkündür. Konvansiyonun kritik amaçlarından biri de tehlikeli atık üretimine sebep olan ürün ve hizmetlere olan talebi azaltmaktır. Bu bağlamda pek çok şirket, tehlikeli atık üretimini azaltan veya ortadan kaldıran üretim metotlarını kullanmaya başlamıştır. Birleşmiş Milletler Çevre Programının (The United Nations Environment Programme, UNEP) Teknoloji, Endüstri ve Ekonomi Bölümü bu konudaki en iyi uygulamaları ortaya koymak için çalışmalar yürütmektedir. Gelecekte endüstri ve araştırma enstitüleri arasında tehlikeli atıkların çevreye uyumlu yönetimi ilkesi amacına ulaşmak için işbirliği geliştirilecektir.

22 BASEL SÖZLEŞMESİ Sözleşmenin büyük oranda hedefe ulaşıldığını söylemek çok zor. Gelişmiş ülkeler tehlikeli atık sorunlarının çözümü için bu atıklarını gelişmekte olan ülkelere yönlendirme açısından ‘yeni yöntemler’geliştirdiler; Basel Sözleşmesinin açık bıraktığı alanları kullandılar ve iki temel yol benimsediler. İlk yolları kendi ülkelerinde temiz teknolojilere öncelik verirken; tehlikeli atık çıkaran kirli teknolojileri gelişmekte olan ülkelere yönlendirmekti.

23 BASEL SÖZLEŞMESİ Gelişmekte olan ülkelerde çimento sanayi; kömürlü termik santraller, petro-kimya tesisleri, madencilik gibi büyük oranda atık ve tehlikeli atık üreten sanayi dallarının kurulmasını teşvik eden gelişmiş Avrupa ve Kuzey Amerika ülkeleri kendi ülkelerinde ise üretim esnasında çok az atık çıkaran ileri teknoloji sanayi tesislerini geliştirdiler.. Bu ürünleri gelişmekte olan ülkelerden düşük fiyatlarla ithal ederken; ülkelerini de atık sorunundan korumuş oldular. Gelişmekte olan komşuda kendi verdiği kredi ile kurulan ve kendi ihraç ettiği kömür ile çalışan termik santralin ürettiği elektriği; yine aynı yollarla kurdurduğu çimento fabrikasının ürettiği çimento ve inşaat malzemelerini ‘ithal’ eden gelişmiş ülkeler böylece Basel Sözleşmesine takılmadan tehlikeli atık ve çevre kirliliği sorunundan kurtuluyorlardı…

24 BASEL SÖZLEŞMESİ İkinci bir yöntem ise bu ülkeler tarafından gelişmekte olan ülkelerde ‘geri dönüşüm’ tesislerinin kurulması ve teşvik edilmesidir. Kolayca tahmin edilebileceği gibi bu tesisler kurulu bulundukları ülkelerin ‘atık’ kapasitelerinin çok üzerinde kapasiteye sahip olup; ‘ithal’ atığa dayalı çalışmaktadır. Bunun en önemli örnekleri başta cep telefonları, bilgisayarlar olmak üzere elektronik malzeme söküm tesisleri ve ülkemizde Aliağa’da da 21 adet bulunan gemi söküm tesisleridir.

25 BASEL SÖZLEŞMESİ Sonuç olarak Basel sözleşmesi yasa dışı ülkelerarası tehlikeli atık ticaretini önleyemediği gibi; gelişmiş ülkelerin kirli sanayi kollarını ve geri dönüşüm tesislerini gelişmekte olan ülkelere göndererek ‘tehlikeli atık sorununu bu ülkelere ihraç etmesine’ neden olmuştur. Sözleşmenin gelişmekte olan ülkeleri bir tehlikeli atık çöplüğü olmaktan kurtardığını iddia etmek mümkün değildir. Türkiye de bu durumdan payını almaktadır. Basel Sözleşmesinin tüm bu alanları kapsayacak şekilde genişletilmesi için çalışılmalıdır. Diğer yandan kirli sanayi kollarının ve ithal malzeme için geri dönüşüm tesislerinin ülkemizde kurulmasına karşı çıkılmalıdır.

26 Türkiye Basel Sözleşmesi'ni ihlal mi etti? İskenderun Körfezi‘nde 4 yılı aşkın bir süre bekledikten sonra çürüme nedeniyle battığı bildirilen geminin yükü İspanya’dan geliyor. Termik Santral külü olarak bildirilen yükü Cezayir’e göndermek üzere alan gemi, Cezayir’in yükü kabul etmemesi ve işletmeci acentanın Türk olması nedeniyle Türkiye’ye geliyor. Gemideki yükün fark edilmesinden sonra Greenpeace Türkiye Örgütü’nün protestoları ile İspanya gemideki atığı geri almayı kabul ediyor. Ancak geminin geri dönüş yoluna çıkması bir türlü sağlanamıyor ve çürüme nedeniyle batıyor. İskenderun’da batan geminin hikayesi böyle.

27 Türkiye Basel Sözleşmesi'ni ihlal mi etti? Haberi veren Alman medyası ise geminin batış öyküsüyle birlikte Basel Sözleşmesi’ne de uyulmadığına dikkat çekti. Basel Sözleşmesi olarak bilinen zehirli atıkların ticaretine ilişkin ilişkin sözleşme ise ülkelerin rızası ile atık ticaretine izin veriyor. ”Ulla” isimli Karayip adalarından Saint Vincent adına kayıtlı geminin yükü Türkiye tarafından ısmarlanmamıştı. Bu durumda atıkların sorumluluğunun Türkiye tarafından üstlenilmesi sözkonusu mu? Dr. Andreas Jaron bu soruya şu cevabı veriyor:

28 Türkiye Basel Sözleşmesi'ni ihlal mi etti? ”1998’de 166 ülke tarafından kabul edilen Basel Sözleşmesi‘ni olayla ilgili, iki ülke de imzaladı. Somut olarak Türkiye’deki olayla ilgili birşey söyleyemem. Ama Basel Sözleşmesi bu tür olaylar için bazı sorumluluklar öngörüyor: Taraf olan ülkelerin birbirini bilgilendirmesi ve yetkili makamların ithalatı onaylaması. Bu onay alınmamışsa, ihracattan değil, yasadışı ticaretten söz edilebilir. İzin alınmış ve ihracat gerçekleştirilememişse de atığın kaynaklandığı ülkenin sorumlulukları var. En önemli koşul, atığın kaynaklandığı ülke tarafından geri alınması ve masraflarının da üstlenilmesidir. Burada Türkiye’nin yapacağı ilk iş İspanya’yı bilgilendirmek ve atıkların geri alınmasını istemekti. Ama aynı zamanda atıkların çevreye zarar vermemesi için gereken önlemleri almalı idi.”

29 Türkiye Basel Sözleşmesi'ni ihlal mi etti? Bunlar Basel Sözleşmesi‘nin koşulları, ama aynı zamanda Avrupa Birliği’nin de atıklarla ilgili düzenlemeleri, ”Ulla” adındaki gemide bulunan atıkların geri alınmasını gerektiriyordu. Jaron bu konuda, ”İspanya açısından bu konu aynı zamanda Avrupa hukukuna göre düzenleniyor. Avrupa hukuku da atıkların yok edilmesinde, kaynak ülkeyi sorumlu görüyor. Özellikle Avrupa Birliği dışında olumsuz yankı yapan atıkların geri alınmasını zorunlu kılıyor" diyor. Atıkların yok edilmesi ülkelerin sorumluluğu. Basel Sözleşmesi‘ne göre atıkların bulunduğu ülkeler, bunların çevreye zarar vermeden yok edilmesinden sorumlu. Bu zehirli atıkların kaynaklandığı İspanya’nın ama aynı zamanda atıkların bulunduğu Türkiye’nin sorumluluğu var. Bir gemi dört yıl boyunca aynı yerde duruyorsa, sorumlulukların yerine getirilmediğini söyleyebiliriz.”

30

31 1978 Protokolü ile Değişik, 1973 Tarihli Denizlerin Gemiler Tarafından Kirletilmesinin Önlenmesine Ait Uluslararası Sözleşme (MARPOL 73/78) (R.G )

32 MARPOL 73/78 Petrol ürünlerinin sanayide geniş ölçüde kullanılmaya başlamasından sonra, yılları civarında, dünya denizlerinde ilk petrol tankerleri boy göstermeye başlamıştır. Önceleri ton gibi çok sınırlı kapasitelere sahip olan tankerlerin boyutları 1915’lerde tonlara, 1960’lı yıllarda tonlara çıkmıştır. 1920’li yıllarda denizlerde gemi kaynaklı kirlilik izleri görülmeye başlanmış, artan kazalar ve kaygılarla 1954 yılında petrol kirliliğinin azaltılması hususlarını düzenleyen OILPOL Sözleşmesi yapılmıştır. Ancak kazalar ve kirlilik olayları artmaya devam etmiş, sonuç olarak da MARPOL Sözleşmesi geliştirilmiştir.

33 MARPOL 73/ Protokolü ile Değişik, 1973 Tarihli Denizlerin Gemiler Tarafından Kirletilmesinin Önlenmesine ait Uluslararası Sözleşme, (MARPOL 73/78) işletme veya kaza sebepleri ile gemilerden kaynaklanan deniz kirliliğinin önlenmesi konularını düzenleyen temel uluslararası sözleşmedir. MARPOL 73/78 sözleşmesi sadece petrol kirliliğini değil, aynı zamanda dökme ve paketli kimyasal/zehirli maddeler, kirli su, (foseptik suları) ve çöp ve hava kirliliği hususlarını da düzenlemektedir.

34 MARPOL 73/78 Zımni (tacit) kabul yöntemi ile Sözleşme hükümleri, birçok kereler değiştirilmiştir. Zımni kabul yöntemi ile değişiklikler, belli bir sayıda taraf devlet itiraz etmediği takdirde belirlenmiş bir tarihte uluslararası alanda yürürlüğe girebilmektedir. Yani zımni kabul, değişikliğe itiraz edilmemesi halinde yürürlüğe girişi sağlayan kolaylaştırıcı bir usuldür. Sözleşmenin günümüzde yürürlükte olan şekline “değiştirildiği şekli ile MARPOL 73/78 Sözleşmesi” denmektedir. MARPOL73/78 Sözleşmesinin zorunlu eklerine 2013 yılı itibarı ile dünya denizcilik filosunun yaklaşık % 98’ini temsil eden 138 Ülke taraftır.

35 MARPOL 73/78’e Taraf Olan Ülkeler

36 MARPOL 73/78 MARPOL 73/78 Sözleşmesinin baş kısmında genel hükümler, sorumluklar, değişikliklerin yapılması yöntemleri gibi hususları içeren bir sözleşme kısmı bulunur. Sözleşmenin bir parçası olan Protokol 1, zararlı maddeleri içeren olayların rapor edilmesi hususlarını, Protokol II ise ülkeler arasındaki anlaşmazlıklarda başvurulacak hakemlik müessesesini düzenler. Sözleşmenin teknik hükümlerini içeren 5 eki olup, bunlara 1997 Protokolü ile 6. Ek eklenmiştir. Her bir Bayrak Devleti, kendi bayrağı altındaki gemilerin Sözleşme hükümlerine uymasını sağlamakla sorumludur. Bu sorumluğun yerine getirildiğinin göstergesi olarak gemilere şekli ve şartları Sözleşmede belirtilen sertifikalar verilir. Yani gemilerdeki sertifikalar, kurallara uyumun göstergesidir. Ayrıca Sözleşme içerisindeki “kontrol” hükümleri, gemilerin gittikleri limanlarda “Liman Devleti” otoritesi tarafından denetlenmesine izin vermektedir. (Liman Devleti Kontrolü) Böylece, eğer gemi veya teçhizatı Sözleşme hükümlerine uyumlu değilse ve deniz çevresine bir risk oluşturuyorsa, liman devleti, eksiklerin ciddiyetine göre geminin denize açılmasına engel olabilmekte ve düzeltici tedbirler uygulayabilmektedir.

37 Ek I – Petrol Kirliliğinin Önlenmesi Kuralları 2 Ekim 1983 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Hem kaza hem de işletme sebeplerinden kaynaklanan petrol kirliliğinin önlenmesi için kuralları içerir. Gemilerin kurallara uyumunun bir göstergesi olarak “Uluslararası Petrol Kirliliği Önleme Belgesi” (IOPP) verilme şartlarını düzenler. Petrol tankerleri için özel ve ağırlaştırılmış kurallar bulunur. Çift cidar zorunluluğu, ham petrol yıkama sistemi, ayrılmış balast tankları, atıl gaz sistemi bu gereklerden bazılarıdır. Petrol kirliliğinin önlenmesi için özel deniz alanları tanımlanır. Özel deniz alanlarında denize petrol içeren atık su veya sintine suyu basılması çok sıkı kurallara bağlanmıştır.

38 Ek II - Dökme Halde Taşınan Zehirli Sıvı Maddelerden Kaynaklanan Kirliliğinin Önlenmesi Kuralları 2 Ekim 1983 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dökme halde taşınan zehirli, kimyasal sıvı maddelerin kaza veya işletme nedenleri ile deniz ortamına karışmasının önlenmesi için geliştirilmiş kuralları içerir. Tehlikeli sıvı maddeler oluşturdukları tehlikenin derecesine göre 4 kategoride düzenlenmiştir. Tehlikeli sıvı dökme kimyasallarla ilgili temel düzenleme, bu maddelerin her türlü artıklarının limanlardaki atık alım tesislerine verilmesidir. Bazı istisnalar da verilebilir ancak her halükarda en yakın karadan 12 mil’den daha yakın mesafede hiç bir atık denize basılamaz. Sözleşme ekinde yüzlerce tehlikeli kimyasal madde değerlendirilmiş ve tehlikeleri belirlenmiştir. Yeni sıvı kimyasal maddeler yapıldıkça bunlarla ilgili taşıma kuralları da IMO tarafından oluşturulmaktadır.

39 Ek III - Denizde Paketli Halde Taşınan Zararlı Maddelerden Kaynaklanan Kirliliğin Önlenmesi Kuralları Paketlenmiş zararlı maddelerin (deniz çevresine zararlı, deniz kirleticisi olarak belirlenmiş maddeler) sınıflandırılması, ambalajlanması, markalanması, etiketlenmesi, yaftalanması, dokümantasyon ve istifleri için genel prensipleri ve hükümleri içerir. Bu kısımda “Uluslararası Deniz Yolu ile taşınan Tehlikeli Maddeler Kod’u” (IMDG Kod) zorunlu hale getirilmiştir. 2 yılda bir güncellenen IMDG Kod, devamlı eklenen yeni zararlı maddeler ve değiştirilen taşıma kuralları ile paketli zararlı-tehlikeli maddelerin deniz yoluyla taşınması için en önemli uluslararası mevzuattır. Bu bölüm, ihtiyari bir ek olduğu için 1 Temmuz 1992 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

40 Ek IV- Gemilerden Kaynaklanan Pis Su Kirliliğinin Önlenmesi Kuralları Bölüm, pis su (foseptik suyu) kaynaklı kirliliğinin önlenmesi için kurallar içerir. Pis su, gemi tuvaletlerinden, hasta bölümlerinden ve hayvan taşınan bölümlerden gelen atıkları içerir. Gemiden denize pis su boşaltılması bu bölümde yasaklanmış veya kıyıdan en az 12 mil açıkta basılması gibi belli kurallara bağlanmıştır. Pis su kirliliğinin önlenmesi için özel deniz alanları tanımlanır. Gemilerin kurallara uyumunun bir göstergesi olarak verilecek belgenin şartlarını ve formunu düzenler. Bu bölüm, ihtiyari bir ek olduğu için 27 Eylül 2003 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

41 Ek V – Gemilerden Kaynaklanan Çöp Kirliliğinin Önlenmesi Kuralları Bu bölüm, gemilerden kaynaklanan çöp kirliliğinin önlenmesini amaçlar. Bu bölümde çöpler; plastik, yemek artıkları, cam, metal, ambalaj artıkları gibi kategorilere ayrılmıştır. Plastik ve plastik içeren tüm çöplerin denize atılması tamamen yasaktır. Birçok çöp kategorisinin denize boşaltılması ya yasaklanmıştır veya çok sıkı istisnai durumlara bağlanmıştır. Yemek artıkları belli bölgelerde ve kıyıdan açıkta denize boşaltılabilir. Ancak temel prensip, tüm çöplerin ve yük artıklarının limanlarda atık alım tesislerine boşaltılmasıdır. Bu bölüm, ihtiyari bir ek olduğu için 31 Aralık 1988 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

42 Ek VI – Gemilerden Kaynaklanan Hava Kirliliğinin Önlenmesi Kuralları MARPOL 73/78 Sözleşmesi’ni değiştiren 1997 Protokolü ile “Gemilerden Kaynaklanan Hava Kirliliğinin Önlenmesi için Kurallar” isimli Ek VI Sözleşme’ye eklenmiş ve 19 Mayıs 2005 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Hâlihazırda, dünya tonajının % 88.90’ünü oluşturan 63 ülke bu Protokole taraf olmuştur. MARPOL 1997 Protokolü uyarınca, ozon tabakasına zarar veren emisyonların salınımın önlenmesi ile gemilerin baca (egzost) gazlarından çıkan azot oksit (NOx) ve kükürt oksit (SOx) içeren emisyonların sınırlandırılmasına ilişkin yeni düzenlemeler getirmektedir. 400 GRT ve daha büyük tonajda uluslararası sefer yapan tüm gemileri, sabit ve yüzer sondaj üniteleri ile diğer platformları kapsayan bu Ek ile gemi yakıtının kükürt ve sülfür oranı sınırlandırılmış, gemi bacalarının SOx emisyonunu sınırlandırmaya imkân veren sistemler ile donatılması zorunlu hale getirilmiş, 1 Ocak 2000 ve daha sonra inşa edilen gemilere takılmış olan 130 kW ve üstü güce sahip olan tüm yeni gemi dizel motorlarının NOx emisyonu bakımından gerekliliklere uygun olması şartı getirilmiş ve Ek kapsamındaki gemiler için “Uluslararası Hava Kirliliğini Önleme Sertifikası (IAPP)’nın düzenlenmesi zorunlu hale getirilmiştir. SOx, NOx ve partiküllerin salınımlarının daha sıkı bir şekilde sınırlandırıldığı özel emisyon kontrol sahaları belirlenmiştir yılında yürürlüğe giren yeni kurallarla tüm sera gazı emisyonları salınım miktarlarında ciddi azaltımlara gidilmiştir.

43 MARPOL 73/78 Liman atık yönetimi alanında gelişmiş ülkelerdeki uygulamalarda, MARPOL sözleşmesine uygun hareket etmek kaygısı ön plandadır. Ülkemizin söz konusu uluslararası sözleşmeyi onayladığı göz önünde tutulduğunda, sözleşme hükümlerine uygun düzenlemelerde bulunmak gerekmektedir. Denizlerimizde meydana gelen “kazalarla” kamuoyunun dikkatini çeken deniz kirliliği sorunu, buzdağının sadece görünen kısmını oluşturmaktadır. Yasadışı deşarjlar ve diğer atıklar dikkate alındığında sorun daha da büyümektedir.

44 MARPOL 73/78 İlgili alanlarda atık uzaklaştırma uygulamaları konusunda yeterli hatta hiç veri bulunmamakta; atıklar, çağdaş anlamda gereken ilgi ve önemde ele alınmamaktadır. Kirliliğin sınır tanımaz oluşu ve kirliliğin ihraç edilebilir olma özellikleri nedeniyle konu, ilgililerce ivedilikle ele alınmalıdır. Liman atıkları yönetiminin henüz hiçbir düzenlemeye tabi olmaması, sorumlulukların kavranamaması ve yönetimdeki gecikme atıklarını ülkemize boşaltan yabancılar için bir ölçüde teşvik edici olmaktadır.

45


"Tehlikeli Atıkların Sınırlarötesi Taşınımının ve Bertarafının Kontrolüne İlişkin Sözleşme (R.G. 15.5.1994) BASEL SÖZLEŞMESİ." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları