Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

GÖRME ENGELLİLERİN EĞİTİMİ MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "GÖRME ENGELLİLERİN EĞİTİMİ MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ."— Sunum transkripti:

1 GÖRME ENGELLİLERİN EĞİTİMİ MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

2 SORUN: Ayşe görme yetersizliğinden etkilenmiş olan, üçüncü sınıfta okuyan bir çocuktur. Öğretmeni Ayşe’nin kendi başına dolaşması gerektiğinde, her an bir nesneyle karşılaşıp, bu nesneden korunmak istermiş gibi ellerini ileriye doğru uzatarak ve ayaklarını yere sürerek, yavaşça yürüdüğünü ve yönünü sık sık kaybederek başka koridorlara gittiğini gözlemlemiştir. Ayşe’nin yanında arkadaşları olduğunda da, sınıf arkadaşlarından birisinin onun koluna girdiğini ve etrafındaki nesnelere çarparak ilerlediklerini gözlemlemiştir. Öğretmen çocuğun tek başına dolaşırken, hedefine ulaşamadığını, arkadaşlarıyla dolaşırken de tehlikelerle karşı karşıya kaldığını ve arkadaşlarına bağımlı olarak hedefine ulaşabildiğini gözlediği için, Ayşe’nin bağımsız olarak, güvenli bir şekilde hareket ederek, hedefine nasıl ulaşabileceğini sorgulamaya başlamış, bu konudaki kaynakları ve uzmanları bulmak için araştırma yapmaya başlamıştır. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

3 Yönelim ve bağımsız hareketin neye dendiğini anlayacak, Yönelim becerilerinden ipuçları, işaret ve ölçme kavramlarına sahip olacak, bunların kullanılma amaçlarını, öğrencinin bu yönelim becerilerini kullanabilmesi için kazandırılması gereken kavramları ve becerileri, öğrenciye öğretim ve değerlendirmenin nasıl yapıldığını öğrenecek, Okul öncesi dönemdeki çocuklara öğretilebilecek bağımsız hareket becerilerinin neler olduğu, bu bağımsız hareket becerilerinin analizlerini öğrenecek, Yönelim ve bağımsız hareket becerilerinin birleştirildiği rota analizi hakkında bilgi sahibi olacaksınız. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

4 Görme yetersizliğinin yarattığı en önemli sorunlardan birisi hareket özgürlüğünün kısıtlanmasıdır. Kişinin kendi kendine yeten, bağımsız bir kişi durumuna gelmesi büyük ölçüde hareket özgürlüğüne dayanmaktadır. Hareket özgürlüğünün iki boyutu vardır. Bunlardan birincisi, yönelim (oryantasyon), ikincisi ise dolaşmadır (bağımsız hareket). Bağımsız hareket, birçok bireyin kendisine verilmiş bir hak gibi gördüğü temel özgürlüktür. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

5 Yönelim becerileri; kişinin pozisyonu ve çevresindeki önemli nesnelerle ilişkisini belirlemek için görme, işitme, koklama, dokunma duyularını kullanma sürecidir. Bağımsız hareket ise; güvenli, etkili ve bağımsız olarak hedefe doğru hareket etmesi anlamına gelmektedir. Görme yetersizliği olan bireylerin iyi yönelim ve bağımsız hareket becerilerine sahip olmaları toplumsal yaşamdaki bağımsızlıkları açısından son derece önemlidir. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

6 Yönelim (oryantasyon), görme yetersizliği olan kişinin görme, işitme, kinestetik, koklama duyularını kullanarak pozisyonunu ve çevresindeki diğer önemli nesnelerle ilişkilerini belirlemesidir. Yönelim, kişilerin çevreleri ile daha anlamlı ve gerçekçi bir şekilde ilişki kurmasını ve çevre üzerinde kontrol sahibi olmasını, tesadüfen değil, bilinçli olarak hareket etmesini sağlar. Yönelim çevrenin yapısını anlamayı içerir. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

7 Neredeyim ? Hedefim nerede ? Ona nasıl ulaşırım ? MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

8 Bu sorular öğrenciye, boşluk içinde nerede olduğunu bilmesi gerektiğini, hedefinin boşluk içinde nerede olduğunu bilmesi gerektiğini, bulunduğu yerden hedefine ulaşmak için ne yapması gerektiğini hatırlatmaktadır. Bu bölümde yönelim becerilerinden; ipuçları, işaret ve ölçmeye yer verilecektir. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

9 Görme özürlü kişilerin çevreleri hakkında bilgi kazanmaları duyu organları (görme, dokunma, kinestetik, işitme, koku alma) aracılığıyla olmaktadır. Görme özürlü kişilerin çevreleri hakkında bilgi kazanmaları duyu organları (görme, dokunma, kinestetik, işitme, koku alma) aracılığıyla olmaktadır. Görme yetersizliğinden etkilenmiş olan kişi çevresinden duyularıyla, görsel, işitsel, dokunsal, koklama ile ilgili ve kinestetik duyumları almaktadır. Görme yetersizliğinden etkilenmiş olan kişi çevresinden duyularıyla, görsel, işitsel, dokunsal, koklama ile ilgili ve kinestetik duyumları almaktadır. Görme yetersizliğinden etkilenmiş kişi herhangi bir çevrede hareket ederken, duyularıyla çevresinden aldığı, görsel, işitsel, koklama, kinestetik, dokunsal duyumların hangilerinin yönünü belirlemede yardımcı olacağını ve o anda hangilerini göz önüne almaması gerektiğini belirleyebilmelidir. Görme yetersizliğinden etkilenmiş kişi herhangi bir çevrede hareket ederken, duyularıyla çevresinden aldığı, görsel, işitsel, koklama, kinestetik, dokunsal duyumların hangilerinin yönünü belirlemede yardımcı olacağını ve o anda hangilerini göz önüne almaması gerektiğini belirleyebilmelidir. Kişinin yönelimini sağlamak için kullanacağı bazı kavramlar işaret, bazıları ise, ipucudur Kişinin yönelimini sağlamak için kullanacağı bazı kavramlar işaret, bazıları ise, ipucudur MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

10 ipuçları, duyuları etkileyen ve öğrenciye pozisyonu ya da yönelme çizgisine ilişkin bilgi veren; işitsel, koklama ile ilgili, dokunsal, görsel ya da kinestetik herhangi bir uyarandır. İpuçlarının da ipucu niteliği taşımaları için bazı ilkeleri bulunmaktadır. Bunlar, ipuçları sabit ya da hareketli olabilir, fonksiyonel olarak kullanılabilmesi için tanıdık olmalı ve kaynağı bilinmelidir, bazı ipuçları sadece içinde bulundukları ortamda kullanılmazlar, başka ortamlara da transfer edilebilmektedirler. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

11 Yönelim becerilerinden olan işaretler ise, görme yetersizliğinden etkilenmiş olan kişi tarafından kolayca tanınan, bilinen, çevrede sürekli olarak bir yeri bulunan ve sabit olan herhangi bir nesne, ses, koku, ısı ya da dokunsal uyaranlardır. İşaretlerin işaret niteliği taşımaları için bazı ilkeleri bulunmaktadır. Bunlar; işaretler sürekli ve sabittir, onu çevredeki diğer nesnelerden ayıran en az bir özel karakteristiği olmalıdır, bir işaretin kullanımı kişinin ilişki içinde bulunduğu çevrede en az bir yön ya da bir nesne ile ilgili bilgi bulunmasına bağlıdır ve işaretler; görsel, dokunsal, koklama, kinestetik, işitmeye dayalı özellikleri ya da bunların kombinasyonuyla tanınabilir hale gelirler. İşaretler sadece içinde bulundukları sınırlı ortamda kullanılabilirler, ipuçları ise, başka ortamlara transfer edilerek her tür alanda kullanılabilirler. İpuçları ortamda doğal olarak bulunmaktadırlar İşaretler sadece içinde bulundukları sınırlı ortamda kullanılabilirler, ipuçları ise, başka ortamlara transfer edilerek her tür alanda kullanılabilirler. İpuçları ortamda doğal olarak bulunmaktadırlar MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

12 İpuçları ve işaretlerin öğretimini gerçekleştirebilmek için, öğrencilerin sahip olması gereken önkoşul davranışlar bulunmaktadır. Öğretime geçmeden önce çocuğun bu ön koşulların hangilerine sahip olduğunun belirlenmesi gerekmektedir. Eğer çocuk bu ön koşullara sahip değilse, mutlaka bunlarla ilgili öğretim yapılmalı, daha sonra ipuçları ve işaretlerin öğretimine geçilmelidir. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

13 Beden imgesi, görme yetersizliğinden etkilenmiş olan çocuğun, mekan içinde kendi bedeninin zihinsel resmini oluşturmasıdır. Bu resim diğer duyulardan elde edilen bilgilerle oluşur. Beden imgesi, bedenin ve beden ile yapılabileceklerin tam olarak farkında olunması olarak ifade edilmektedir. Beden imgesi, beden bölümlerini, bedenin göreceli pozisyonlarını ve bedenin uzayda ne kadar yer kapladığını içermektedir. Çocuk yetersiz bir beden imgesine sahipse, kendi çevresini oluşturan dünyayı anlayamayacaktır. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

14 Okul öncesi dönemdeki çocuğun, bedeniyle ilgili kavramlara sahip olabilmesi için, parmaklar ya da beden bölümlerinin kapsandığı etkinlikler ideal olacaktır. Bunun için, çocuğun bedeninde elinizi değdirdiğiniz yerleri isimlendirmek yararlı olabilir. Bedeni tanıma etkinliklerinin çoğu rutin işlere katılabilir. Örneğin, “bacağını pantolona sok”, “ağzını yıka” gibi... Çocuğun yaşı ilerledikçe, beden bölümleri söylendikten sonra onlara dokunması istenir. Örneğin, “koluna dokun” gibi... Daha sonra biraz daha zorlaştırılarak, bedenin bölümlerine önce sağ eliyle, daha sonra da sol eliyle dokunması sağlanmalıdır. Öğrenciye, “sağ elini, sol dirseğine koy” denilerek koyması sağlanabilir. Komik oyunlar oynanabilir; “başını sandalyenin oturma yerine koy” gibi... Çocuk bu hareketleri yapmaya başladıktan sonra, öğretmeninin bedenine ve bölümlerine dokunup, araştırmasına izin verilmelidir. Mümkün olduğunca fazla deneyim kazanması sağlanmalıdır. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

15 Çocuğun, hareket ederken nesnelerin konumlarının değiştiğini anlaması gerekir. Kör çocuk, hareket ettiğinde ve döndüğünde çevresindeki eşyaların konumlarının da değiştiğini göremediği için bununla ilgili çalışmaların yapılması gerekmektedir. Bunun için öğretmen çocuğun yüzünü sandalyeye çevirir ve sandalyeye dokunmasını sağlar. Daha sonra, çocuk sağa doğru döndürülür ve sandalyenin solunda olduğunu fark etmesi sağlanır. Bu çalışma öğrenciyi sola doğru döndürerek tekrarlanmalıdır. Öğrencinin yüzü sandalyeye dönükken 180 derece döndürülerek sandalyenin çocuğun arkasında kaldığı gösterilmelidir. Çalışma başka nesnelerle de tekrarlanmalıdır. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

16 Öğretmen masanın, kapının ya da herhangi bir nesnenin yanına radyo yerleştirir. Öğretmen radyo çalarken, çocuğu farklı yönlere çevirerek ve farklı yönlerde yürüterek, nesnenin konumunun kendi konumuna göre değiştiğini gösterebilir. Bu çalışma birçok defa tekrarlandıktan sonra, öğretmen öğrenciden radyo olmaksızın nesnenin nerede olduğunu işaret etmesini isteyebilir. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

17 Yukarı-aşağı, ileri-geri, sağ-sol, ön-arka, üst-alt kavramları çocuğun bulunduğu alanı ayırmakta kullanılan kavramlar, yanında-kenarında, yakın-uzak, önünde- arkasında gibi kavramlar nesneler arasındaki alanı betimlemekte kullanılan kavramlar, yüksek-alçak, büyük-küçük gibi kavramlar alanın büyüklüğünü betimlemekte kullanılan kavramlar ve karşısında, yanında, ortasında gibi kavramlar ise, alanla ilgili diğer kavramlardır. Çevreyi anlamada gerekli diğer kavramlar ise, ileri, dikey, daire, üçgen, yükselmek, eğim gibi kavramlardır. Öğretmenler kör çocuklarla günlük konuşmalarda, “masa ile sandalye arasında duruyorsun”, “bana doğru yürü”, “öğretmen masasının yanında duruyorsun, şimdi uzağındasın“, “sandalyeyi pencerenin önüne yerleştir” gibi alıştırmalarla kavramların gerçek anlamlarını anlamada yardımcı olursa, çocuk bulunduğu çevredeki konumunu ve alanı düzenleyebilir hale gelecek ve hedefine yönelebilecektir. Öğrenci, sabit ve hareket edebilir nesnelere ilişkin kavramlara sahip olmalıdır. Örneğin, ağaçların sabit, çöp kovalarının yerlerinin değişebildiği çocuğa gösterilerek anlatılmalıdır. Çocuk sabit olan nesneleri belirleyebilirse, onu işaret olarak kullanabilecektir. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

18 Öğrencinin, nesneler arasındaki ve kendisi ile nesne arasındaki mesafeyi belirlemesi, ipuçları ve işaretlerin yerini belirlemesi açısından ölçmenin öğretilmesi gerekmektedir. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

19 Kişi ilk defa bulunduğu çevrede doğal olarak bulunan ipuçlarından yararlanarak, yönünü bulabilir, çevre içindeki pozisyonunu belirleyebilir, yönünü muhafaza edebilir, yönelme çizgisini, özel bir hedefin yerini belirleyebilir, çevre hakkında bilgi edinebilir, kendisini çevrede yeniden yöneltebilir, çevrede ileriye yönelik projeksiyonu sağlayabilir ve daha önceden bulunduğu çevrelere benzer çevreler hakkında bilgi edinebilir. Kişi her zaman bulunduğu ortamda, yönelimini sağlamak amacıyla, o çevrede doğal olarak bulunan bir takım sabit ipuçlarını işaret haline getirmektedir. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

20 Görme yetersizliğinden etkilenmiş olan birçok kişinin kullanılabilir görmesi bulunmaktadır. Görme özürlü bireylerin çevresi hakkında bilgi elde edebilmesi için arta kalan görmesini en yüksek düzeyde kullanması gerekmektedir. Görsel bilgi, görme yetersizliğinden etkilenmiş olan kişilerin yönelim ve bağımsız hareket becerileri açısından önemli bir faktördür. Görme kalıntısı kişinin çevredeki işaretler, ipuçları ve engeller konusunda bilgi sahibi olmasını sağlayabilmektedir. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

21 Kişi, sabit olan bir ya da birden çok yönelim çizgisini izlemek, düz çizgide ilerlemek için dikey ya da paralel bir rota izlenmesinde görme kalıntısından yararlanabilmektedir. Kişi düz çizgide ilerleyebilmek için, çimleri, koridorları, pencereleri, çitleri, yerdeki çizgileri izleyebilir. Kişi, sabit olan bir ya da birden çok yönelim çizgisini izlemek, düz çizgide ilerlemek için dikey ya da paralel bir rota izlenmesinde görme kalıntısından yararlanabilmektedir. Kişi düz çizgide ilerleyebilmek için, çimleri, koridorları, pencereleri, çitleri, yerdeki çizgileri izleyebilir. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

22 Örneğin, okul içinde müzik odasına gitmek isteyen bir öğrenci, koridorda bulunan kalorifer peteklerini görsel olarak takip ederek, sonuncu (dördüncü) kalorifer peteğinden sonra, müzik odasına ulaşabilir. Öğrenci bu örnekte kalorifer peteklerini yönelim çizgisi olarak kullanıp, paralel bir rota izlemektedir. Örneğin, okul içinde müzik odasına gitmek isteyen bir öğrenci, koridorda bulunan kalorifer peteklerini görsel olarak takip ederek, sonuncu (dördüncü) kalorifer peteğinden sonra, müzik odasına ulaşabilir. Öğrenci bu örnekte kalorifer peteklerini yönelim çizgisi olarak kullanıp, paralel bir rota izlemektedir. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

23 Oyun parkına ilk defa giden bir çocuk, oyun parkına ulaşıncaya kadar, kaldırım taşlarını, yol üzerinde bulunan ağaçları, bankları görür ve daha sonra oyun parkına ulaşır. Çocuk bu ipuçlarından yararlanarak çevre hakkında bilgi elde eder ve daha sonra bu oyun parkına gelecekse, sabit olan ipuçlarını işaret haline getirip, kaldırım taşlarını, ağaçları takip ederek düz çizgide ilerleyerek oyun parkına ulaşabilir Oyun parkına ilk defa giden bir çocuk, oyun parkına ulaşıncaya kadar, kaldırım taşlarını, yol üzerinde bulunan ağaçları, bankları görür ve daha sonra oyun parkına ulaşır. Çocuk bu ipuçlarından yararlanarak çevre hakkında bilgi elde eder ve daha sonra bu oyun parkına gelecekse, sabit olan ipuçlarını işaret haline getirip, kaldırım taşlarını, ağaçları takip ederek düz çizgide ilerleyerek oyun parkına ulaşabilir MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

24 Az gören çocuklar için çevresel ipuçlarını; renk ve zıtlıkla ilgili ipuçları, mesafe algılamayla ilgili ipuçları, derinlik algısıyla ilgili ipuçları olarak ayırabiliriz. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

25 Renk ve zıtlıkla ilgili ipuçları kişiye nesnelerin yerini belirlemede, yönelimini tekrar sağlamada, görme keskinliği az olsa bile kişiye görsel dünyayı yorumlamada önemli ipuçları vermektedir. Bir kişi süpermarketin sebze-meyve reyonunda renginden portakalları tanıyabilir. Aynı şekilde raflarda sarı ve beyaz kavanozları elleyerek, kırmızı ketçap şişelerini bulabilir. Okulda ya da evde basit düzenlemeler yapılarak çocuğun ipuçlarını görsel olarak algılayabilmesi sağlanabilir. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

26 Örneğin, sandalyelerin arkalarına, masaların kenarlarına, kalorifer peteklerinin kenarlarına, elektrik düğmelerine, tırabzanların kenarlarına vb... fosforlu etiket yapıştırılması, görme yetersizliğinden etkilenmiş çocukların bu nesneleri daha kolay fark etmelerini sağlayacaktır. Bazı nesnelerin okul içinde aynı renkte olması, çocukların nesnelerin yerini belirlemesi için ipucu niteliği taşımaktadır. Örneğin, okulun her yerinde çöp kutularının yeşil olması gibi... Metroda, durağın kenarında yere çizilmiş sarı çizgiyi vagonlara ulaşmak için kullanabilir, renkli levhaları izleyerek çıkışı bulabilir MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

27 Normal gören kişiler uzak mesafeyi 2,5 metre ve sonrası olarak düşünürler. Az gören insanlar için ise kollarının uzandığı mesafeden ötesi uzak mesafe anlamına gelir. Az gören kişilerin mesafeleri doğru tahmin etmesi için birkaç ipucu bulunmaktadır; Tanıdık ve belirgin büyüklükler: Tanıdık büyüklükte nesneler mesafe büyüdükçe daha küçük görünürler. İki benzer büyüklükteki nesneden (otomobil, sınıf arkadaşı vb.) yakında olan daha büyük görünür, uzakta olan daha küçük görünür. Nesnelerin birbirine göre pozisyonu: Nesnelerin birbirine göre pozisyonu karşılaştırma yaparak mesafe konusunda fikir verebilir. İki nesne arasından tamamen görünen daha yakın, tamamen görülenin bir kısmını kapattığı nesne daha uzaktır. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

28 Örneğin; oyun parkında kaydırak salıncak tarafından kapatılıyorsa, salıncak yakında kaydırak daha uzaktadır. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

29 Derinlik algısı nesnelerin boşlukta birbirleriyle ilişkileri ve uzaklıkları konusunda yargıya varmaktır. Az görenlerde derinlik algısıyla ilgili problemler oluşur. Özellikle basamak inme ve çıkma, kaldırım yükseklikleri sorun oluşturmaktadır. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

30 Öğrenci tırabzanı izler. Eğer eğim yukarı doğruysa, yukarı çıkılan bir merdiven olduğunu anlar. İzlenen kişilerin boylarının uzaması ya da kısalması merdivene dair ipucu verir. Eğer görülen alanda bir kişinin ayakları görünmüyorsa, aşağı inilen bir merdivene ipucudur. İlk ya da son basamağa ya da bütün basamakların kenarına renkli çizgi çizilmesi, basamakların başladığını anlamak için ipucu olabilir. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

31 Caddeler genellikle kaldırımlardan koyu renklidir. Bu kaldırıma yaklaşıldığının ipucu olabilir. Parkeden arabaların lastiklerinin bir kısmı görünmüyorsa, bu görünmeyen kısmın ne kadar olduğuna bakılarak kaldırımın derinliği belirlenebilir. Binanın ya da duvarın, çitlerin bitmesi kişiye bir kaldırımın bulunduğu kavşağa geldiğine ilişkin ipucu verebilir. Paralel çizilmiş beyaz yaya geçidi çizgileri kişiye kaldırımın başladığı yeri anlamasında ipucu olabilir. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

32 Görme yetersizliğinden etkilenmiş olan kişinin yönünü bulabilen, bağımsız olarak yürüyebilen birisi olabilmesi için sesten yararlanması gerekmektedir. İnsanlar ya da nesneler tarafından çıkarılmayan, ortamda doğal olarak bulunan hava akımları sayesinde, öğrenci nesneye ya da duvara yaklaştıkça sesin perdesi değişmekte ve böylece öğrencinin nesneyi ya da duvarı sezmesi mümkün olmaktadır MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

33 Görme yetersizliğinden etkilenmiş olan kişi, işitsel işaretlerden, bir yöne yönelmenin sağlanması ve sürdürülmesinde yararlanabilmektedir. Öğrenci, bastonla nesneye vurduğunda, nesnelerden çıkan sesleri işiterek, yönelimini sağlayabilir. Örneğin, öğrenci sınıftan tuvalete kadar olan rota üzerinde çapraz baston tekniği ile ilerlerken, bastonun ucu su borusuna çarptıysa, bu sesin su borusundan gelen bir ses olduğunu belirler ve bu borunun karşısında bulunan tuvaletin kapısını bulabilmek için sola dönerek, tuvaletin kapısına doğru yürüyebilir. Kattaki tek çeşmeyi kullanan birisinin elini yıkama sesini duymak, öğrenciye kendi sınıfının bulunduğu koridorda olduğunu anlatabilir. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

34 Görme engelli insanlar bir koridorun genişliğini ölçmek, ya da bir duvardan ne kadar uzakta olduklarını anlamak için ses yankılarından yararlanabilirler. Ses yankılamasıyla yer bulma, öğrencinin kendisinin ürettiği seslerden (parmak şıklatma, topuklarına vurma, anahtar sallama ya da yürürken ayakkabılarının tabanından çıkan sesler) nesnelere çarpıp gelenleri dinlemektir. Kişi duvara yaklaştıkça, parmaklarını şıklatmasıyla ortaya çıkan sesin yankılanmasındaki küçük değişimler, ona duvara yaklaşmakta olduğunu göstermektedir. Öğrenci yansıyan seslerden yararlanarak, karmaşık bir binada duvarlara dokunmadan dönüşler yapabilir, büyük engellerle karşılaştığında yansıma seslerini kullanarak, bu engellere çarpmadan geçebilir. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

35 Öğrenci bir rota üzerinde ilerlerken ortamda birden çok ses mevcut ise, işitme duyusundan yararlanarak, bu sesler arasından hedefine ulaşmak için kullanacağı sesin yerini belirler ve o sesi kullanarak, yönünü bulabilir. Örneğin, görme yetersizliğinden etkilenmiş olan öğrenci, yemek saatinde yemekhaneden gelen çatal- kaşık seslerinden yararlanarak, görme engelliler okulunda üst katta bulunan yemekhanenin kapısının bulunduğu yönü bulabilir. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

36 İpuçları özel bir hedefin yerini belirlemek amacıyla kullanılabilir. Örneğin, görme yetersizliğinden etkilenmiş olan kişinin ilk defa geldiği hastanenin içinde dolaşırken asansörün kata geldiğinde çıkardığı ses, asansörün yerini belirlemesi, trafik lambalarının yeşil yanınca çıkardığı ses, trafik lambalarının yerini belirlemesi için ipucu niteliği taşırlar. Ayrıca asansörün kata geldiğinde çıkardığı ses, trafik lambalarının yeşil yanınca çıkardığı ses, başka ortamlara da transfer edilerek benzer çevreler hakkında bilgi edinilebilir. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

37 Bazı ipuçları yönelimini sağlamada negatif değere sahip olabilir. Örneğin, yönelimini sağlamak için trafik lambasının yeşil yandığında çıkardığı sesi kullanacak olan kişi, yol kenarında yapılan kazı çalışmaları, o sırada geçmekte olan uçağın gürültüsü, yağmurun sesi vb... sesler yüzünden trafik lambasının sesini duyamadığında ses maskelenmiş olacak ve bu ipucunu yönelimini sağlamak için kullanamayacaktır. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

38 Görme yetersizliğinden etkilenmiş olan kişi, mesafe ilişkilerini sağlama ve sürdürmede işaretlerden yararlanabilmektedir. Örneğin, görme engelli kişinin her gün gittiği yol üzerinde, fırın ve daha ilerisinde bakkal bulunuyorsa, kişi, fırının önünden geçerken buradan gelen ekmek kokularını alarak fırına geldiğini, birkaç metre daha yürüyerek bakkala ulaşacağını belirler ve birkaç metre daha ilerleyerek hedefine ulaşır. Böylece görme yetersizliğinden etkilenmiş olan kişi, koklama duyusundan yararlanarak, her gün kullandığı yol üzerinde bulunan fırını işaret olarak kullanıp, hedefine ulaşabilir. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

39 Görme yetersizliğinden etkilenmiş olan kişi gitmek istediği özel bir hedefe ulaşmak amacıyla koklama duyusundan yararlanabilir. Örneğin, görme engelli öğrenci sınıftan tuvalete kadar yürürken, tuvaletin kapısına geldiğinde tuvaletin kokusunu daha yoğun olarak alarak, tuvaletin kapısına ulaşabilir. Böylece öğrenci, gitmek istediği özel hedefe ulaşmak amacıyla koklama duyusundan yararlanabilir. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

40 Görme yetersizliğinden etkilenmiş olan kişi, çevre içindeki pozisyonunu belirlemek amaçlarıyla koklama duyusundan yararlanabilir. Örneğin, görme yetersizliğinden etkilenmiş olan öğrenci ilk defa geldiği binanın kapısından içeri girdiğinde, sol tarafta bulunan tuvalet kokusunu, biraz ilerideki kantinden gelen tost gibi yiyeceklerin kokularını alarak, “Sol tarafımda tuvalet, ileride kantin var” diye düşünüp, bu ipuçlarından yararlanarak çevre içindeki pozisyonunu belirleyebilir. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

41 Kinestetik duyum, bir hareketin farkında olmak ya da bunu belleğinde tutmaktır. Bu duyum bize kasların ne yaptığını söylemektedir. Kinestetik duyum kullanılırken kişi parmaklarından, kollarından, ellerinden ve ayaklarından yararlanmaktadır. Görme yetersizliğinden etkilenmiş olan kişiler, kendilerini çevrede yeniden yöneltmek, mevcut verileri kullanarak ileride neyle karşılaşacağını belirlemek amacıyla kinestetik duyumdan yararlanabilmektedirler. Örneğin, öğrenci meyilli bir yolda yürüyerek oyun parkına gittiyse, dönüşte yine meyilli yolda ilerlemesi gerekir. Eğer kişi dönüşte meyilli yolda gitmeyip, düz bir yolda gidiyorsa, yanlış yola girdiğini ayakları yardımıyla anlayacak, meyilli yolu bulmak için çalışacak ve kendisini meyilli yola doğru yöneltebilecektir. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

42 Bastonuyla kenar takibi yaparak yürüyen bir öğrenci, bastonun ucu merdivenle duvarın birleştiği köşeye değdiğinde, kinestetik duyumu kullanarak, merdivenlerin başladığını anlayabilecektir. Kişinin merdivenin başlayacağını anlaması ve bastonla merdiven çıkma pozisyonu alması için, köşe referans noktasıdır. Kinestetik duyum, sağa ve sola dönüşleri öğrenme konusunda son derece önemlidir. Görme yetersizliğinden etkilenmiş olan kişi, kinestetik duyumunu kullanarak sola ya da sağa dönmenin nasıl bir şey olduğunu “hissetmeyi” hatırlamalıdır. Öğrenci, yürüdüğü mesafeyi ya da nesneler arasındaki uzaklığı ölçmek için de bu duyumdan yararlanabilmektedir. Öğrenci sınıftan koridorun sonuna, yataktan tuvalete kadar olan mesafenin ne kadar olduğunu, kinestetik duyum sayesinde öğrenmektedir. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

43 Görme yetersizliğinden etkilenmiş olan çocuklar için dokunma çok önemli bir duyudur. Görme yetersizliğinden etkilenmiş olan öğrenci çevresinden aldığı dokunsal bilgiyi, diğer duyusal bilgilerle (görme, işitme, koklama, kinestetik) birleştirerek, bedeninin çevre içindeki pozisyonu hakkında bilgi edinir ve çevresinden aldığı bilgiler doğrultusunda bedenini hareket ettirerek, çevresine yönelebilir. Öğrenci dokunma duyusundan yararlanarak, işaret olarak belirlediği bir nesneyi kullanıp, özel bir hedefi bulabilir. Örneğin, sınıfına gitmek isteyen bir öğrenci sınıfın sol tarafında bulunan ve diğer kalorifer peteklerinden farklı olan dört petekli kalorifer peteğine geldiğinde, ona dokunarak sınıfın yanında olduğunu anlar ve sağa doğru dönerek, sınıfına girer. Öğrenci dört petekli kalorifer peteğini işaret olarak kullanıp, sınıfını bulur. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

44 Öğrenci dokunmayı kullanarak, kapılara dokunup, sayar ve beşinci kapı olan İş Teknik odasının kapısına ulaşır. Böylece, düz çizgide yürümek için paralel bir rota izlenmesinde dokunmasını kullanmış olur. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

45 Öğrencinin performans düzeyini belirlemek için, öğrenci çevrede dolaştırılarak, görsel, işitsel, dokunsal, koklamaya dayalı ve kinestetik hangi ipuçları tanıdığını ve yerini belirleyebildiğini saptamak gerekmektedir. Bunu belirlemeden önce, her bir duyu ile ilgili (işitsel, görsel, kinestetik, koklamaya dayalı, dokunsal) birer ölçü aracı hazırlanmalıdır. Öğrenciden okul binası ve bahçede duyduğu seslerin ne sesi olduğunu, kokuların ne kokusu olduğunu, nesnelerin ne olduğunu söylemesi ve seslerin, kokuların hangi taraftan geldiğini, nesnelerin nerede olduklarını, zemin farklılıklarını belirlemesi istenmelidir. Örneğin, yemekhaneden çatal-kaşık sesleri geliyorsa, bunun ne sesi olduğu ve ne taraftan geldiği sorulabilir. Öğrencinin tanıdığı ve yerini belirleyebildiği ipuçları, hazırlanan kayıt çizelgesine işaretlenmelidir. Öğrencinin performans düzeyine yönelik olarak, öğretim sürecine yer verilmelidir. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

46 İşitsel uyaranları belirlemek için öncelikle işitme eğitimi verilmelidir. İşitme eğitimi kolay basamaklardan zora doğru bir sıra takip etmektedir. Aşağıda işitme eğitiminin bir kısmına yer verilmiştir. Sesin yerinin belirlenmesi ile ilgili olarak, öğrenci büyük bir odanın tam ortasında bekler, öğretmen öğrencinin etrafında dolaşarak farklı yönlerden elini çırpar ve her elini çırptığında öğrenciden, bulunduğu yönü parmağıyla işaret etmesini ister. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

47 Daha sonra her elini çırptığında kendisine doğru yürümesini ister. Bu çalışmalara ses çıkaran toplar ve madeni paralarla devam edilir. Bunun için işitsel uyaranların verildiği oyunlar oynanabilir. Bu oyunda öğretmen öğrencileri okul bahçesi, park gibi bir alana götürür ve onlara belli bir zaman kesiti içinde duydukları her sesi listelemelerini söyler. Daha çok ses içeren listeyi yapan kişi oyunu kazanır. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

48 Dokunsal ayırt etme ile ilgili olarak, çocukların, nesneleri sistematik olarak incelemesini öğretmek için, nesnenin ne olduğunu söylemeli ve elinin üzerinden tutarak incelemesi için yardımcı olunmalıdır. Öğretmen, öğrencinin incelediği nesnelerin dokunsal özelliklerini algılamaları için, bu özellikleri öğrenciye anlatmalıdır. Örneğin öğrenci ile birlikte kalorifer peteği incelenirken, sıcak, sert ve bölmeleri olduğunu söylemelidir. Dokunsal ayırdetmeyle ilgili etkinliklere bu kitabın, “Okumaya Hazırlık” bölümde yer verilmiştir. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

49 Görsel uyaranları belirlemeyle ilgili olarak, çocuğun kullanılabilir görmesi varsa, okul içinde çeşitli nesnelere bakması için teşvik edilebilir. Nesnelerin üzerlerine etiketler (görsel uyaranlar) yapıştırarak, çocuğun bunlara dikkat etmesi, birbirinden ayırt etmesi için çalışılabilir. Kinestetik uyaranlar için öğrenci farklı zeminlerde; örneğin, halının, parkenin, muşambanın vb... üzerinde yürütülerek, bu zeminleri ayırt etmeyle ilgili çalışmalar yapılabilir. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

50 Öğretim çalışmaları boyunca, öğretmen öğrencilere ipuçlarının neler olduğunu, kaynağını (örneğin, su sesi çeşmeden geliyor gibi...) ve nasıl kullanılabileceğini açıklamalıdır. Aktif öğretime başlamak için öğretmen öğrencinin tek tek ve belirgin ipuçlarını karışıklığa meydan vermeden kolayca açıklaması için çevreyi yapılandırmalıdır. Daha sonra ipuçlarının karmaşıklığı derece derece arttırılmalıdır ve karıştırıcı uyaranlar eklenmelidir. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

51 Öğretmen değerlendirme sürecinde öğrenciye hipotetik bir durum verebilir. Burada kaydedilmiş sesleri kullanabilir veya öğrenciyi çeşitli uyaranların bulunduğu bir yere götürerek, öğrenciye kullanacağı ipuçlarının neler olduğunu ve bunları nasıl kullanacağını sorabilir. Öğrencinin ipuçlarını kullanarak uygun şekilde hareket edip etmediğine bakabilir. Öğretmen öğrenciye işaretleri kullanma becerisini öğretmek için kolayca fark edilen işaretler sunmalıdır. Öğretmen öğretime başlarken, işaretin ne olduğunu, nasıl kullanıldığını, sabit olup olmadığını ve özelliklerini açıklamalıdır. Öğrenciye bu işaretin genel yerleşimini ve onun çevre ile ilişkisini (diğer nesnelere göre konumunu) anlatmalıdır. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

52 Aşamalar: İşareti tanıma, İşaretten bir nesneye (hedefe) yönelme, İşaretten nesneye (hedefe) yönelen rotayı sözel olarak tanımlama, İşaretten nesneye (hedefe) kadar yürüme, Nesneden (hedeften) işarete kadar geri dönme, Çevrede işaretle ilişkisi bilinen özel bir nesneden işarete yönelme, İşarete doğru yürüme. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

53 Bu prosedüre ek olarak ya da bu prosedürün yerine, öğretmen öğrenciyi anlamlı bir işaretin yanına yerleştirir. Buradan uzaktaki bir hedefe gitmesini ve geri dönmesini ister. Bu çalışma, işaretin çevresindeki tüm önemli hedeflerle işaret arasında anlamlı bir ilişki kurulana kadar sürer. Değerlendirme için öğrenci tanıdık olmayan bir alana alınır ve bir işareti bağımsız olarak belirlemesi ve kullanması istenir. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

54 Ölçme, bir objenin, boşluğun verilen bir ölçme ünitesi kullanılarak, tam ya da yaklaşık boyutlarının öğrenilmesini içeren bir beceridir. Küçük bir alanı anlamanın bir yolu da onu ölçmektir. Bir alanın uzunluğu iki nokta arasındaki mesafeyi ölçmeyi gerektirir. Ölçme görme yetersizliğinden etkilenmiş olan çocuğun nesneler arasındaki mesafeyi, nesneler ve kendisi arasındaki mesafeyi anlamasını sağlar. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

55 1. Sayma becerileri, 2. Sayıların göreceli değerlerine ilişkin kavramlar (birbirlerine göre büyüklük- küçüklük ilişkileri vb...) 3. İyi beden imgesi, (Örneğin, dizini bilmeyen bir öğrenci, dizini yaklaşık ölçümler yapmak için kullanamaz) 4. Yükseklik, en, boy vb... boyutlarla ilgili kavramlar, 5. Daha küçük, daha büyük, eşit kavramlarına sahip olmalıdır. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

56 Öğrenci ölçmeyi aşağıdaki amaçlar doğrultusunda kullanmaktadır; Öğrencinin hareket edeceği alanın tam ya da yaklaşık boyutlarının belirlenmesi amacıyla, Özel bir alandaki bağımsız hareket tekniklerini belirlemek amacıyla, Özel nesneler ve nesneler arasındaki pozisyonları ile ilgili ilişkiler hakkında kesin bilgi edinmek amacıyla kullanılabilir. Örneğin; giriş kapısından iki adım sonra ayakkabılığa ulaşılması, ayakkabılığın yeri hakkında daha kesin bilgi edinilmesini sağlayacaktır. Bir alan ya da nesnenin kişinin kendi bedenine göre büyüklüğü hakkında kesin bilgi elde etmek için kullanılabilir. Örneğin, pencerenin göğüs hizasında, masanın bel hizasında olduğunun belirlenmesi gibi... MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

57 Okul öncesi dönemdeki çocuğa öğretilecek ölçme becerilerini ikiye ayırabiliriz; a)Standartlaştırılmamış ölçümler: Öğrenciye; kol boyu, diz yüksekliği, bel yüksekliği, ayak, parmaklar gibi vücut bölümleri ve nesnelerin ölçme aracı olarak kullanımı öğretilmelidir. b)Karşılaştırıcı ölçümler: iki nesnenin uzunluğu ya da iki nesne arasındaki mesafesi karşılaştırılmaktadır. Örneğin; masa sandalyeden daha yakında vb..., Öğretmen öğrenciye, odanın bir duvarını adımla nasıl ölçeceğini gösterdikten sonra, bir duvarın kaç adım olduğunu sorabilir. Daha sonra da öğrenciden odanın diğer duvarını ölçmesini isteyebilir. Kapı ile masanın mesafesini, kapıdan sırasına kadar olan mesafeyi, müzik köşesinden fen ve doğa köşesine kadar olan mesafeyi adımla ölçmesi gibi çalışmalar yapılabilir. Pencere, masa gibi nesnelerin vücudunun bölümleri ile ölçülmesi öğretilebilir. Öğrenciye, bastonu bir ölçme aracı olarak nesneleri, mesafeleri ölçmesi öğretilebilir. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

58 Öğrenciye karşılaştırıcı ölçümler yapabilmesi için, örneğin, ölçtüğü nesnelerden hangisinin kendisine daha yakın, hangisinin daha uzak olduğu, bastonu ile nesneleri ölçtükten sonra, bastonunun üzerine kağıt yapıştırarak, hangi nesnenin daha uzun olduğunu belirleme üzerinde çalışılabilir. Değerlendirme için, öğrenciden, farklı nesnelerin boyutlarını ve mesafeleri kendi başına ölçmesi istenebilir.

59 Bağımsız hareket (dolaşma), bağımsız hareket tekniklerini, görme kalıntısını ve geri kalan duyularını kullanarak güvenli bir şekilde bir yerden başka bir yere gidebilme becerisidir. Bağımsız hareket becerileri görme yetersizliği olan kişilere; çevrelerini güvenli bir biçimde tanımaları için yöntemler sağlamak amacıyla oluşturulmuştur. Bağımsız hareket becerileri, kişinin güvenliği, doğal görünüm kazanması, en üst düzeyde dönüt sağlaması, rahat hareket etmesi gibi boyutlar dikkate alınarak oluşturulmuştur. Görme yetersizliğinden etkilenmiş olan kişilerin, çevrelerinde güvenli, etkili ve bağımsız olarak hareket edebilmeleri için bağımsız hareket becerilerinin öğretilmesi gerekmektedir. Okul öncesi dönemdeki görme yetersizliğinden etkilenmiş olan çocuklara, öğretilebilecek bağımsız hareket becerileri; rehberle yürüme, korunma teknikleri, izleme ve bastonla yürüme becerileridir. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

60 Görme yetersizliğinden etkilenmiş olan küçük çocuklara rehberle yürüme becerisinin öğretilmesi güvenliği açısından son derece önemlidir. Çevremizde bir çok kişinin görme engellinin koluna girip, onu çekiştirerek rehberlik etmeye çalıştıklarını görürüz. Bu pozisyon görme yetersizliğinden etkilenmiş kişilerin hem tehlikelerle karşı karşıya kalmasına, hem de hoş olmayan görüntüler oluşmasına neden olmaktadır. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

61 1. Görme engelli rehberin yanında durur, 2. Görme engelli rehberin dirseğinin dört parmak yukarısından tutar a) Görme engelli elinin dış yüzeyiyle rehberin elinin dış yüzeyine dokunur, b) Görme engelli elini rehberin kolu boyunca dirseğinin dört parmak yukarısına kadar ilerletir, c) Görme engelli baş parmağı dışarıda, diğer dört parmağı rehberin kolunun iç kısmında olacak şekilde rehberin kolundan tutar 3. Görme engelli kolunun üst kısmını vücuduna birleştirir 4. Rehberin yarım adım arkasına geçer. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

62 Rehberle yürüme görme yetersizliğinden etkilenmiş olan küçük çocuğun tehlikelerle karşılaşmasını engelleyecek ve rehberin bedenindeki değişikliklerden yukarıya çıkıldığını, eğimli bir arazide yürüdüklerini fark ederek rahatça yürüyebilecektir. Küçük çocuklara arkadaşları rehberlik edecekse, yukarıdaki basamaklar dikkate alınabilir. Fakat rehber olan kişinin boyu, görme yetersizliğinden etkilenmiş olan çocuğun boyundan uzunsa, bu teknikte uyarlama yapılması gerekir. Görme yetersizliğinden etkilenmiş olan küçük çocuk, rehberin arkasında yürürken rehberin işaret parmağını ya da elini tutar. Dar yerden geçerlerken rehber elini arkasına getirir ve çocuk yana doğru adım atarak, rehberin tam arkasına denk gelecek şekilde pozisyonunu alır ve yürürler. Merdiven çıkılacaksa, rehber tırabzanı tutmalı ve çocuk onun kolunu takip ederek, tırabzanı bulmalı, aynı şekilde sandalyeye oturulacaksa, rehber önce sandalyenin arkalığından tutmalıdır. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

63 Görme yetersizliğinden etkilenmiş olan çocuklar, evlerinde, okulda hareket ederlerken bir çok engelle karşılaşmaktadırlar. Güvenli bir şekilde hareket edebilmeleri için korunma tekniklerinin öğretilmesi gerekmektedir. Korunma teknikleri, yüksek kol korunma tekniği ve alçak kol korunma tekniği olarak ikiye ayrılmaktadır. Yüksek kol korunma tekniği çocuğun baş ve göğüs kısmını korumak için, alçak kol korunma tekniği ise, bel ve daha aşağı vücut bölümlerini korumak için kullanılmaktadır. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

64 Yüksek kol korunma tekniği: Kolunu yere paralel olacak şekilde omuz hizasına kadar kaldırır, Kolunu dirsekten yüzüne doğru büker, Elinin avuç içi karşıya bakacak şekilde çevirir, 4. Parmaklarını hafifçe büker. Alçak kol korunma tekniği: Kolunu düz bir şekilde öne doğru uzatır, Kolunu vücuduna çapraz olacak şekilde göbek hizasına getirir, Parmaklarını hafifçe büker. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

65 Bu teknikler, okul içinde sürekli kullanıldıklarında küçük çocuklar için fiziksel olarak yorucu olabilirler. Korunma teknikleri, çocuğun engellerin nerede olduğunu bildiği tanıdık yerlerde ya da gören kişilerin tehlikeleri sözel olarak belirttikleri yerlerde kullanmaları daha uygundur. Bu tekniklerin mükemmel uygulandığı durumlarda bile, diz, ayak bileği gibi vücut bölümlerinde yaralanmalar meydana gelebilmektedir. Korunma tekniklerinin uygun kullanımı için kas niteliği ve kas eşgüdümünün üst düzeyde olması gerektiğinden, bu teknikleri uygun şekilde kullanmayı öğretmek daha fazla zaman gerektirmektedir. Yüksek kol korunma tekniği bastonla birlikte kullanılırsa, çocuğun çevrede daha güvenli bir şekilde yürümesi sağlanabilir. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

66 Görme yetersizliğinden etkilenmiş olan küçük çocuklar tarafından kullanılan destekle gezinme izleme veresinin hazırlık evresidir. Çocuklar bir masa ya da kanepenin kenarından iki elleriyle tutmaktan, bir yüzeyin kenarını izlemek için tek elle tutmaya doğru ilerleme göstermektedirler. Görme yetersizliğinden etkilenmiş olan küçük çocuğun bir duvar ya da eşyaların kenarlarını izlemesi, ona çevre içinde hareket ederken güven duygusu sağlayabilir. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

67 Aşağıda elle duvar ya da nesne takibi becerisinin basamaklarına yer verilmiştir: 1. Öğrenci duvar tarafındaki kolunu düz bir şekilde öne doğru uzatır (yaklaşık 45 derecelik açı oluşacak şekilde) 2. Elinin kenarını duvara değdirir 3. Parmaklarını hafifçe büker MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

68 Bazı uzmanlar küçük çocuklarda baston kullanmak yerine çocuklara itilen oyuncaklar, hulohoplar, deniz topları vererek onlara çevre içinde hareket ederken önlerinde bir tampon aracı olması kavramını öğretmeye çalışmışlardır. Bu oyuncak ve diğer nesneler oyun ortamında uygun olabilirler. Bu nesnelerden bazıları dengede durmak için bir desteğe ihtiyaç duyan çocuklar için yararlı olabilir, fakat bunlar çocukların her zaman yanlarında bulundurabilecekleri araçlar değildirler. Ayrıca bu oyun nesnelerinin çoğu hantal olduğu için manevra yapmaya uygun değildirler ve çocuğu çevrede gereğinden fazla korurlar. Ayrıca bu nesneler, çevrede bulunan çeşitli dokular ve engellerin saptanmasında yararlı olabilecek dokunsal ve işitsel geri bildirimde de bulunmazlar. Çocuğun hayatı boyunca kullanacağı hareket özgürlüğü aracı bastondur. Çocuklara oyun nesnelerini bir tampon olarak kullanmayı öğretmek zaman kaybına yol açmaktadır. Öğretime nesnelerle başlamak yerine bastonla başlamak daha uygun olacaktır. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

69 Okul öncesi dönemdeki çocuklara baston kullanımının öğretilmesiyle ilgili ortaya atılan görüşler bulunmaktadır. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

70 BASTONUN KÜÇÜK YAŞTA ÖĞRETİLMESİNE KARŞI OLANLARIN GÖRÜŞLERİ BASTONUN KULLANIMININ KÜÇÜK YAŞTA ÖĞRETİLMESİ GEREKTİĞİNİ SAVUNANLARIN GÖRÜŞLERİ  Küçük çocuklar baston kullanmak için gerekli motor kontrol ve koordinasyona sahip değildir  Bir çocuğun bastonu çapraz pozisyonda tutabilmesi için muazzam bir motor kontrole ihtiyacı yoktur.  Küçük çocukların bildikleri ortamlarda bastona ihtiyaçları yoktur  Çevre sürekli değişmektedir. Çöp bidonlarının, sandalyelerin yerleri değişir. Güvenlik ve hareketlerin zarifliği açısından baston kullanma öğretilmelidir  Küçük çocuklar bastonla birisini yaralayabilir ve baston gibi tehlikeli bir nesneyi tutabilecek kadar olgun değillerdir  Küçük çocuğa bastonu emniyetli bir biçimde tutarak, nasıl kullanacağını öğretmek mümkündür. Ayrıca öğrenciye, temel güvenlik kurallarına uymama durumunda neler ortaya çıkabileceği de gösterilmelidir.  Küçük çocuklar ileride değiştirilmesi zor olan kötü baston kullanma alışkanlıkları edinirler.  Çocuklara uygun tutmadıkları ve harfler yazamadıkları için kalem vermekten, doğru tutamadıkları için kaşık-çatal vermekten kaçınıyor muyuz? Bir çocuğun yazı yazabilmesi, kaşık kullanabilmesi için onun koordinasyona, motor kontrole sahip olmasını beklemek doğru değilse, aynı durum baston kullanmak için de geçerlidir. Motor beceriler arttıkça, bastonu daha uygun tutması sağlanabilir MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

71 Görme yetersizliğinden etkilenmiş olan çocukların, beden duruşları; genellikle düşük omuzlar, öne doğru uzanmış baş, ayaklarda geniş taban desteği (ayaklar açık) şeklindedir. Yürüyüşleri ise; ayaklarını sürüyerek, her adımda ayağı yere hafifçe vurup, ellerini de öne doğru uzatma şeklindedir. Bunun nedeni her an bir engelle karşılaşma korkusudur. Baston kullanma öğretilirse, çocuklar daha uygun duruş pozisyonları geliştirecekler ve engellerin yerini belirlemede bastonu kullandığı için, doğal yürüme gözlenecektir. Baston kullanma güvenli bir şekilde dolaşmalarını sağlayacaktır. Küçük yaştaki kör çocuk, düşme ve çarpmalardan korktuğu için yanında birisi olmadan hareket etmek istemez, bunun sonucunda da baş sallama, her iki yana sallanma gibi davranışlar görülür. Oysa, çocuk baston kullanırsa, hareket korkusu azalacağı için, daha hareketli olur ve sallanma davranışları ortadan kalkar. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

72 Çocuklar baston kullanırlarsa, çevreyi daha fazla tanıma fırsatı elde ederler. Çocuk çevresini bastonla kontrol ederek, bir çok nesneyi belirlediğinde çocukta çevresini araştırmak için merak uyanacaktır. Küçük yaşlarda baston kullanmaya başlamak, çocuk, aile, akranlar ve çevresindeki diğer kişiler tarafından bastonun erken kabulünü sağlayacaktır. Baston kullanan çocuk başkalarına bağımlı olmadığı için, kendi dünyasında özerk ve denetim sahibi olduğunu hisseder ve özgüveni artar. Az gören çocuklara hareket özgürlüğü sağlar. Az gören çocuğun bağımsız harekette sınırlılığı varsa, çocuk ayaklarına bakarak yürüme yerine, çevreyi inceleme fırsatı bulabilir. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

73 Baston kullanmayı öğretirken temel güvenlik kurallarını öğretmek son derece önemlidir. Bunlar; bastonun ucu başlangıçta yerde, yürürken bastonun vücudunun önünde olması ve katlanan baston kullanılacaksa, açmadan önce çevredekileri uyarması gerektiğidir. Gören rehber becerisi kullanılırken baston becerileri öğretilmelidir. Çocuğa bastonun tampon ve inceleme aracı olarak kullanılması öğretilmelidir. Baston becerileri temel beceriler, kavram gelişimi, dil gelişimi ve beden farkındalığı ile bütünleştirilerek öğretilmelidir. Okul öncesi dönemdeki çocuklara başarılı bir şekilde öğretilen tekniklerin bazıları; Dönüştürülmüş çapraz baston tekniği (bastonu tutan el çocuğun yanında gevşek bir halde bulunur), çapraz bastonla izleme, sarkaç baston tekniğidir. Okul öncesi dönemdeki çocuklar, çapraz baston tekniğini sarkaç baston tekniğine göre daha kolay öğrenmektedirler. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

74 1. Bastonu çapraz baston tekniğine uygun olarak tutar - Bastonun sapını, bir karış ilerisinden, işaret parmağı düz ve bastonun üzerinde olacak şekilde baş ve diğer parmaklarıyla tutar, - Kolunu düz bir şekilde öne doğru uzatır, (15-20 cm. önünde olmalı) - Elinin dış yüzeyini duvara doğru çevirir (bastonun sapı ile kolu arasında bir açı oluşmalıdır) - Bastonun ucunu duvara değdirir 2. Çapraz baston tekniğine uygun bir şekilde yürür - Bastonun ucunu yerden bir miktar yukarıya kaldırır - Bastonun ucunu beş-altı adımda bir yerle temas ettirerek yürür Küçük çocukların bastonu yukarıya kaldırarak yürümeleri daha fazla kas kontrolünü gerektireceğinden bastonu duvarın kenarından ayırmadan yürümeleri sağlanabilir. Bastonu ilk defa kullanan öğrencilerde bastonun ucunun vücudundan geride kaldığı görülmekte, bu da görme yetersizliğinden etkilenmiş olan çocukların tehlikelerle karşılaşmasına neden olmaktadır. Öğrencilerin bastonu hep önünde tutmaları ile ilgili çalışılması gerekmektedir. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

75 1. Bastonu tutar a) Bastonun sapı avuç içinde, işaret parmağı ile baş parmağı düz ve bastonun üzerinde olacak şekilde bastonu tutar, b) Kolunu öne doğru uzatır, c) Elini göbek hizasına getirir, d) Elinin dış yüzeyini yana doğru çevirir, 2. Bastonla yay çizer a) Elini göbek hizasında tutarak, bastonu bileğinden sağa doğru yay çizerek hareket ettirir, b) Elini göbek hizasında tutarak, bastonu bileğinden sola doğru yay çizerek hareket ettirir, 3. Sarkaç baston tekniğini kullanarak yürür a) Bastonu sağa doğru hareket ettirirken, sol ayağı ile bir adım atar, b) Bastonu sola doğru hareket ettirirken, sağ ayağı ile bir adım atar. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

76 Sarkaç baston tekniği öğretilirken doğru yay çizebilmek için, bastonun ucuna ip bağlayarak, ipin öğretmen tarafından tutulması yararlı olacaktır. Aşağıdaki resimde sarkaç baston tekniği ile yürüme becerisinde yay çizmenin öğretiminde kullanılabilecek bir materyal örneği verilmektedir. Okul öncesi dönemdeki çocuklara, bastonun lastik sapında bir yeri, işaret parmağını koyacağı yer olarak işaretlemek doğru tutuş pozisyonunu öğretmek açısından kolaylık sağlamaktadır. Bunun için; küçük bir kağıt, bant kullanılabilir. Baston tutan elini orta çizgide tutmasını öğretmek için kemerin tokası referans noktası olarak kullanılabilir. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

77 Yetersizlikten ağır düzeyde etkilemiş çocuklar, bağımsız hareketi kendi başlarına öğrenememekte, hareketlerinde öğretmenlerin ve arkadaşlarının yardımlarına bağımlı kalmaktadır. Çocuklar, güvenliklerini sağlamak ve ipucu elde edebilmek amacıyla dışarıdan tuhaf görünen duruş ve yürüyüş stilleri geliştirebilmektedirler. Yetersizlikten ağır düzeyde etkilemiş, bağımsız hareketi sınırlı öğrencilere bağımsız hareket becerilerinin bu becerileri kullanacakları rotalardan bağımsız olarak öğretilmesi, öğrencilerin rotalarda bağımsız hareket becerilerini etkili biçimde kullanmaları için yeterli olmamaktadır. Bu nedenle öğrendikleri bağımsız hareket becerilerini çeşitli rotalar boyunca nasıl kullanacaklarını ve rota boyunca ilerlerken rastladıkları işaret ve ipuçlarından yönelimlerini sağlamak için nasıl yararlanacaklarını sistemli biçimde öğretmek gerekmektedir. Aşağıda rota analizi yönteminin aşamalarına kısaca yer verilmiştir. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

78 Planlı gözlemler: Öğrencinin yaşına ve yaşadığı ortama uygun yönelim ve bağımsız hareket becerilerindeki performans düzeyini saptamak için kaba değerlendirme yapılır, Öğretim için rotaların belirlenmesi: Rotalar belirlenirken öğrenci tarafından sürekli kullanılacak olan rotalar olmasına dikkat edilmesi gerekmektedir. Örneğin, yatakhaneden tuvalete kadar olan rota her gün düzenli olarak kullanacağı rotadır, bu nedenle öğretim için seçilebilir. Ayrıca öğretimin başında daha az sayıda beceri içeren ve çocuğun alıştırma yapması için uygun uzunlukta rotalar seçilmesi uygun olacaktır. Çocuğun ulaşmak istediği hedefe yönelik rotaların seçilmesi de önemli bir unsurdur. Rota analizi: Bu aşamada öğretmen, öğrencinin hareket edeceği en etkili yolu ve rota boyunca etkili bağımsız hareket için gerekli yönelim ve bağımsız hareket becerilerini belirler. İlk önce bütün rota analiz edilir. Yöndeki her değişiklik, dönüşler, işaretler rotanın ayrı bir öğesi olarak kabul edilir. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

79 Sınıfın kapısından yüksek kol korunma tekniğiyle karşı duvara kadar yürür Parmaklarının ucu duvara değince, doksan derece sola döner Eliyle duvarı takip ederek, köşeye kadar yürür Köşeden doksan derece sağa döner Eliyle duvarı takip ederek yürür Birinci kalorifer peteğini geçer Eliyle duvarı takip ederek yürür İkinci kalorifer peteğini geçer Eliyle duvarı takip ederek yürür Üçüncü kalorifer peteğini geçer Eliyle duvarı takip ederek köşeye kadar yürür Köşeden doksan derece sağa döner Bir kapı geçer (Dinlenme salonunun kapısı; birinci kapı) Eliyle duvarı takip ederek yürür Eli kapıya değince, müzik odasının kapısını bulur (İkinci kapı) MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

80 Rota analizi doğrultusunda başlama düzeyi belirleme: Öğrencinin seçilen rotada performans düzeyi belirlenir. İçerik öğretimi ve ikinci başlama düzeyinin belirlenmesi: İçerik öğretiminin amacı, öğrencide rotayla ilgili beklenti düzeyi oluşturmak ve rotadaki doğal ipuçlarının farkına varmasını sağlamaktır. Bağımsız hareket becerileri sınırlı olan öğrenciler başkalarından yardım aldıkları için rotalarda yer alan işaret ve ipuçlarının farkında olamazlar. İçerik öğretimi aşamasında öğretmen öğrencinin dikkatini rota boyunca yer alan dokunsal, işitsel ve görsel ipuçlarına çeker. Daha sonra ikinci başlama düzeyi verileri toplanır. İkinci başlama düzeyi belirlenmesinin amacı; öğrencinin içerik öğretimi sırasında değişmesi ihtimali olan performans düzeyinin tekrar belirlenmesidir. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

81 Öğretim programının belirlenmesi: Öğrencinin performans düzeyi dikkate alınarak, uzun dönemli, kısa dönemli ve öğretimsel amaçlar yazılır. Amaçların yazımından sonra öğretim yöntemi belirlenir. Öğretim için en yaygın olarak kullanılan yöntem, ipuçlarının geri çekilmesi ve uygun davranışların pekiştirilmesi biçiminde olanıdır. Uygulama: Rota üzerinde öğretim amaçlarının gerçekleştirilmesi aşamasında ipuçlarının geri çekilmesine dayalı öğretim sürecine yer verilir. Öğretim sırasında öğrencinin doğru hareketi anlayabilmesi için fiziksel ipucu ile öğretime başlanması önerilmektedir. Bağımsız hareket becerileri rota öğretimi öncesinde öğretileceği için, rota boyunca bağımsız hareket becerilerini nasıl kullanacağını öğretebilmek amacıyla sözel ipucu verilmeli ve rota içinde sözel ipuçları geri çekilerek bağımsız yapması sağlanmalıdır. MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ

82

83

84

85

86


"GÖRME ENGELLİLERİN EĞİTİMİ MUKADDES DEMİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları