Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Kişisel Verilerin Korunması Kapsamında AB Mevzuatı ile İç Hukukumuzdaki Düzenlemelerin Karşılaştırılması Araştırma Ödevi Hazırlayan: L. Cihan GÜLMEZDanışman:

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Kişisel Verilerin Korunması Kapsamında AB Mevzuatı ile İç Hukukumuzdaki Düzenlemelerin Karşılaştırılması Araştırma Ödevi Hazırlayan: L. Cihan GÜLMEZDanışman:"— Sunum transkripti:

1 Kişisel Verilerin Korunması Kapsamında AB Mevzuatı ile İç Hukukumuzdaki Düzenlemelerin Karşılaştırılması Araştırma Ödevi Hazırlayan: L. Cihan GÜLMEZDanışman: R. Bülent TARHAN Başbakan Müfettiş Yrd. Başbakanlık Başmüfettişi

2 2 Sunum Planı Birinci Bölüm; Kavramsal Çerçeve (Kişisel veri, kişisel verilerin korunması kavramları) İkinci Bölüm; AB Düzenlemeleri (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi-Veri Koruma Direktifi) Üçüncü Bölüm; Ülkemizdeki mevzuat (Kişisel Verilerin Korunması Hakkındaki Kanun Tasarısı) Son Bölüm; Değerlendirme ve Sonuç

3 3 Birinci Bölüm KAVRAMSAL ÇERÇEVE 1.1.Kişisel Veri: “Kişisel Verilerin Korunması Hakkında Kanun Tasarısı”nın gerekçesinde kişisel veri kavramı şu şekilde tanımlanmıştır: Bireyin adı, soyadı, doğum tarihi ve doğum yeri gibi onun kesin teşhisini sağlayan bilgiler değil, aynı zamanda kişinin akli, psikolojik, fiziki, kültürel, ekonomik, sosyal ve sair özelliklerine ilişkin verilerdir. Yani AB Veri Koruma Direktifiyle uyumlu olan bu tanım geniş anlamıyla;  Cinsiyet, medeni hal, doğum yeri, diğer kişisel bilgiler ile ilgili bilgileri içeren uygulamalar (Nüfus sayımı).  Polis kayıtları gizli olsa bile polis tarafından parmak izi, fotoğraf ve diğer kişisel bilgilerin kaydedilmesi,  Tıbbi verilerin toplanması ve tıbbi kayıtların tutulması,  Vergi makamlarının kişisel harcamaların detaylarını (ve böylece özel hayatın detaylarını) açıklama zorunluluğu getirmesi,  Sağlık, sosyal hizmetler ve vergi gibi idari ve sivil konuları ele alan bireysel kimlik belirleme sistemi, gibi uygulamaları kapsamaktadır.

4 4 1.2.Kişisel Verilerin Korunması: Hakkında veri toplanan kişinin kişilik haklarının korunması çerçevesinde;  Kişilerle ilgili bilgilerin elektronik ortamlarda işlenmesiyle ilgili esas ve usullerin düzenlenmesi,  Bu düzenlemelerin uluslararası veri değişimine elverişli olması,  Bu düzenlemelere uymayanlar hakkında ceza ve yaptırımların getirilmesi, Bunlar yapılırken AB direktiflerine uygunluk, kesinlikle kişilik haklarına riayet edilmesi ve yasal güvencelerin sağlanması zorunlu olmalıdır. Birinci Bölüm KAVRAMSAL ÇERÇEVE

5 5 AB bir anlamda dört temel esas üzerine kurulmuştur. Bunlar;  malların (Maastricht Antlaşması md.9-30),  kişilerin (Maastricht Antlaşması md.42-48),  hizmetlerin (Maastricht Antlaşması md.59),  sermayenin (Maastricht Antlaşması md.73b), serbest dolaşımıdır. AB, esas aldığı değerler doğrultusunda üye ülkelerle birlikte birliğe girmek isteyen ülkeleri de etkilemekte ve yönlendirmektedir. AB’nin baştan beri birey söylemini kullanmış ya da bireyi ön planda tutmaya özen göstermiştir. AB antlaşmasının 6/1 maddesinde AB’nin deklare edilmiş hedefleri sıralanmıştır; bu hedefler özgürlük, demokrasi ve hukukun üstünlüğü ilkelerini korumaktır. Yine aynı antlaşmanın 7 ve 8’inci maddelerinde ise, insan haklarının ve temel özgürlüklerin korunmasıyla birlikte, söz konusu bu ilkelerin ihlal edilmesi halinde tedbirler alınması öngörülmektedir. İkinci Bölüm İkinci Bölüm AB Düzenlemeleri AB Veri Koruma Direktifi - AİHS

6 6 2.1.AB Veri Koruma Direktifi AB veri koruma Direktifi’nin birbirine muhalif görünen ancak birbirlerini entegrasyon sürecinde tamamlayan ve Direktif’in birinci maddesinde açık bir şekilde ifade edilen iki hedefi vardır:  Üye devletlerin kişilerin temel hak ve özgürlüklerini ve özellikle kişisel verilerin işlenmesi ile ilgili olarak özel yaşamlarının gizliliğine saygı gösterilmesi haklarını koruyacakları,  Üye devletlerin kendi aralarında yukarıdaki hedefte belirtilen nedenlere dayanarak kişisel verilerin dolaşımını yasaklayamayacakları ve engelleyemeyecekleri, hüküm altına alınmıştır. 34 maddeden teşekkül 95/46/EC sayılı “Kişisel Verilerin İşlenmesinde Gerçek Kişilerin Korunması ve Verilerin Serbest Dolaşımı Direktifi’nde amacın gerçek kişilerin haklarının korunması ve özellikle özel hayatın korunması gibi sebeplerle veri trafiğinin engellenmesinin önüne geçilmesi olduğu belirtilmiştir.

7 7 2.1.AB Veri Koruma Direktifi (Devam) İkinci Bölüm İkinci Bölüm AB Düzenlemeleri AB Veri Koruma Direktifi - AİHS Direktifin “Veri Kalitesine İlişkin İlkeler” başlıklı 6’ncı maddesinde, kişisel verilerin hukuka ve dürüstlük kuralına uygun şekilde işlenmesi için şu ilkeler öngörülmüştür:  Amaca Bağlılık,  Belirli Amaçların Varlığı Halinde Amaca Bağlılık Varsayımı,  Gereklilik İlkesi ve Depolama Yasağı,  Maddi Gerçeklik, Veri Güncelliği, Silinme ve Düzeltme,  Saklanma Süresi.

8 8 2.1.AB Veri Koruma Direktifi (Devam) İkinci Bölüm İkinci Bölüm AB Düzenlemeleri AB Veri Koruma Direktifi - AİHS Direktife göre kişisel verilerin işlenmesi yasağına ulusal düzenlemelerle getirilen istisnalar şunlardır:  Devlet güvenliği ve ülke savunması,  Kamu güvenliği,  Hukuki düzenlemeye tabi mesleki kuralların ihlali ve suçların önlenmesi, soruşturulması ve kovuşturulması,  AB’nin üyesi devletin iktisadi çıkarlarının korunması,  Kamusal gücün kullanılmasını gerektirecek durumların varlığı,  İlgilinin ve üçüncü kişilerin hak ve özgürlüklerinin korunması,  Bilimsel araştırma ve istatistik.

9 9 2.2.Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi İkinci Bölüm İkinci Bölüm AB Düzenlemeleri AB Veri Koruma Direktifi - AİHS Avrupa Konseyi’nin ana amacı, kişi özgürlüğü, siyasal özgürlük ve hukukun üstünlüğüne bağlı olarak bu amacı paylaşan üyeler arasında hukuki bütünleşmeyi sağlamaktır. Konsey bu hedefe yönelik olarak birçok sözleşme ve tavsiye kararı kabul etmiştir. Bu sözleşmelerden en önemlisi 4 Kasım 1950 tarihinde Roma’da imzalanmış olan İnsan Hakları ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşme, ya da daha çok bilinen ismiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesidir. Türkiye AİHS’yi 10 Mart 1954’te onaylayarak Türk hukuk düzeninde yürürlüğe koymuştur.

10 10 2.2. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi İkinci Bölüm İkinci Bölüm AB Düzenlemeleri AB Veri Koruma Direktifi - AİHS AİHS’nin 8.maddesinde “özel hayatın ve aile hayatının korunması” başlığı altındaki hüküm: “Herkes özel hayatına, aile hayatına, konutuna ve haberleşmesine saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu otoritesinin müdahalesi, ancak ulusal güvenlik, kamu emniyeti, ülkenin ekonomik refahı, dirlik ve düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için, demokratik bir toplumda zorunlu olan ölçüde ve yasayla öngörülmüş olmak koşuluyla söz konusu olabilir.” Devlet ajanları tarafından bir kişi hakkında, rızası dışı bilgi toplanması ve bu bilgilerin saklanıp kullanılması da “özel (bireysel) hayat”ın kapsamına girer. Cinsiyet, medeni hali, doğum yeri ve diğer kişisel bilgilerle ilgili zorunlu yanıtlanacak soruları içeren nüfus sayımları, polis tarafından parmak izi, fotoğraf ve diğer kişisel bilgilerin kaydedilmesi, tıbbi verilerin toplanması ve tıbbi kayıtların tutulması, vergi makamlarının kişisel harcamaların (dolayısıyla özel hayatın) detaylarını açıklama zorunluluğu getirmesi gibi hususlar “ özel (bireysel) hayat”ın kapsamında sayılmıştır.

11 11 2.2.Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi İkinci Bölüm İkinci Bölüm AB Düzenlemeleri AB Veri Koruma Direktifi - AİHS BAZI AİHM KARARLARI ÖZET:  Telefonların gizlice dinlenmesi, hem özel hayat, hem haberleşmeye saygı gösterilmesi hakkının açık ihlali niteliğindeki AİHM’de Klass vs.- Almanya ve Malone-Birleşik Krallık kararlarında kişinin konutunun kanuna aykırı olarak aranması, telefonlarının gizlice dinlenmesini özel hayata açık bir müdahale saymıştır.  Friedl-Avusturya davasında Komisyon, devlet ajanlarınca başvuranın evine girip evinde fotoğraf çekmek suretiyle özel hayatın “iç alanına” bir müdahale edilmediği,fotoğrafların davacının kendi isteği ile katıldığı bir kamu olayına, kamuya açık bir alanda birden fazla kişinin yaptığı gösteriye ait olması, fotoğrafların daha sonra suçların soruşturulmasında, sadece gösterinin özelliğini ve gösteriye katılanların davranışlarını kaydetmek amacıyla çekilmesi gerekçeleriyle özel hayata müdahale niteliğinde olmadığına karar vermiştir.  Komisyon başka bir başvuruda geçmişteki ceza davaları hakkında tutulan kayıtların özel hayata müdahale olduğunu; ancak, bunun hafif olması ve suçun önlenmesi için modern bir demokratik toplum sisteminde “gerekli” olarak değerlendirilebileceği görüşünü belirtmiştir.  Terörizm de kişisel verilerin kullanılmasını haklı kılan nedenlerden sayılmıştır. Örneğin MC Veigh- O’neill ve Evans- Birleşik Krallık davasında anti-terörizm kanunları kapsamında sorgulanıp, kişilerin üst aramasına tabi tutulması, parmak izlerinin alınıp fotoğraflarının çekilmesi ve bu kayıtların saklanması, bu bilgiler istihbarat için gerekli olduğundan ve terörizmle savaşmak konusunda toplumsal ihtiyacın kişilerin özel hayatı ve aile hayatına saygı gösterilmesi hakkından daha üstün olduğu kabul edilerek, özel hayata müdahale niteliğinde görülmemiştir.

12 12 Üçüncü Bölüm Ülkemizdeki Mevzuat Kişisel Verilerin Korunması Hakkındaki Kanun Tasarısı 3.1.1. T.C. Anayasası  Madde 17: Herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu,  Madde 20: “Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.  Madde 21: Konut Dokunulmazlığı  Madde 22: Haberleşme Hürriyeti  Madde 24: Din ve Vicdan Hürriyeti  Madde 25: Düşünce ve Kanaat Hürriyeti

13 13 3.1.2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu  5237 sayılı Türk Ceza Kanununun Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar başlıklı bölümünde kişisel verilerin korunmasına yönelik kişilere karşı suçları düzenlenmiş ve bazı ceza hükümleri getirilmiştir. (TCK 132 – 135)  Verileri Hukuka Aykırı Olarak Bir Başkasına Verme ve Ele Geçirmeye Yönelik Suçlar (TCK 136 – 139) Üçüncü Bölüm Ülkemizdeki Mevzuat Kişisel Verilerin Korunması Hakkındaki Kanun Tasarısı 3.1.3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu  4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 23, 24 ve 25’inci maddeleri 3.1.4. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu  4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 19, 21 ve 22’nci maddeleri 3.1.5. 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu  5070 sayılı Elektronik İmza Kanununun 12. maddesi

14 14 3.1.6. 4857 sayılı İş Kanunu  4857 sayılı İş Kanununun 75. maddesi Üçüncü Bölüm Ülkemizdeki Mevzuat Kişisel Verilerin Korunması Hakkındaki Kanun Tasarısı 3.1.7. Telekomünikasyon Sektöründe Kişisel Bilgilerin İşlenmesi Ve Gizliliğin Korunması Hakkındaki Yönetmelik  4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 23, 24 ve 25’inci maddeleri 3.1.8. 818 sayılı Borçlar Kanunu  818 sayılı Borçlar Kanununun 49’uncu maddesi 3.1.9. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu  5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 19, 83, 84, 85 ve 86’ncı maddeleri  2954 sayılı ve Televizyon Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanununun (4/f) ve (5/j) maddeleri 3.1.10. 2954 sayılı Radyo ve Televizyon Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun

15 15 Üçüncü Bölüm Ülkemizdeki Mevzuat Kişisel Verilerin Korunması Hakkındaki Kanun Tasarısı 3.2. Kişisel Verilerin Korunması Hakkındaki Kanun Tasarısı *  AB uyum süreci doğrultusunda ilerleme raporları, katılım ortaklığı belgesi ve ulusal programda konu dile getirilmiş ve yasal düzenlemelerle boşluğun doldurulması gerektiği ifade edilmiştir.  Kişisel nitelikteki verilerin korunmasına ilişkin kanun tasarısını hazırlamak üzere ilk komisyon 13 Eylül 1995 tarihinde kurulmuştur. Çalışmalarını tamamlayamayan bu komisyon, 18 Eylül 2000 tarihinde yeniden oluşturulmuştur. Uç yıllık bir çalışmanın sonucunda komisyon 2003 tarihi itibariyle Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Tasarısı'nı hazırlamıştır.  Tasarı, kişisel verilerin işlenmesinde kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı ile temel hak ve özgürlüklerinin korunması ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin uyacakları esas ve usullerin düzenlenmesini amaçlamakta ve kişisel verilerin korunması bakımından gerekli olan tüm hususlarda çerçeve niteliğinde ilkeleri belirlemekte ve öngördüğü bağımsız Kurul ile de bu ilkelerin uygulanmasının izlenmesini temin etmektedir.  Biri geçici toplam 42 maddeden oluşan Tasarı, Anayasa değişikliğinden iki yıl önce Bakanlar Kurulunca 7 Nisan 2008 tarihinde kabul edilerek TBMM Başkanlığına 22 Nisan 2008 tarihinde gönderilmiştir. ** ** Bu bölüm ve sonrasında Kişisel Verilerin Korunması Hakkındaki Kanun Tasarısından “Tasarı” diye söz edilecektir.

16 16 Üçüncü Bölüm Ülkemizdeki Mevzuat Kişisel Verilerin Korunması Hakkındaki Kanun Tasarısı 3.2. Kişisel Verilerin Korunması Hakkındaki Kanun Tasarısı Tasarı, beş kısımdan oluşmaktadır. a) Birinci Kısımda; Tasarının amaç ve kapsamı belirlenmiş ve Tasarıda kullanılan çoğu teknik ağırlıklı terimlerin tanımları yapılmış, kişisel verilerin niteliğine ilişkin ilkeler, kişisel verilerin işlenmesinde hukuka uygunluk sebepleri, özel niteliği olan kişisel veriler ve kişisel verilerin kamu kurum ve kuruluşları tarafından işlenmesi konuları düzenlenmiştir. b) İkinci Kısımda; veri konusu kişinin bilgilendirilmesi, bilgiye erişme hakkı, veri konusu kişinin itiraz hakkı, kişisel verilerin işlenmesinde tedbirler, kişisel verilerin yabancı ülkelere ve üçüncü kişilere aktarılması düzenlenmiştir. c) Üçüncü Kısımda; Sicil ve Kurula bildirim ve ön inceleme konuları ile özel denetim kuruluşları, istisna getiren hükümler, mesleki davranış kuralları, kişisel verilerin silinmesi ve yok edilmesi konuları düzenlenmiştir. d) Dördüncü Kısımda; “Kişisel Verileri Koruma Kurulu”nun oluşumu ile Kurulun yetki ve görevlerine yer verilmiştir. e) Beşinci Kısımda; “Soruşturma ve Kovuşturma hükümleri ile Son Hükümlere” yer verilmiştir.

17 17 Dördüncü Bölüm DEĞERLENDİRME VE SONUÇ  Tasarıda ırk, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep veya diğer inançlar, dernek, vakıf, sendika üyeliği, sağlık ve özel hayatla ilgili verilerin kayıt altında işlenmesi yasaklanmıştır. İstinası ise; “Ancak kanunun öngördüğü bir zorunluluk dolayısıyla kamu yararına veya resmi olarak verilmiş bir görevin yerine getirilmesi amacıyla işlenebilir.” İfadesidir. Bu işlemin hukuka uygun olması için veri toplamanın, kaydetmenin ve işlemenin kişilerin bilgisi içinde ve rızasıyla gerçekleşmesi gerekir.  Tasarının 22’nci maddesinde sayılan istisnalar Direktif ve Almanya Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nda sayılan istisnalara oranla çok geniş tutulmuştur.  Tasarı ile kurulması öngörülen Kontrol biriminin bağımsız kuruluş olarak düzenlenmediği iddialar arasındadır. Bunun da giderilmesi ve kontrol kurumunun idareden bağımsız bir yapı arz etmesi gerekmektedir. 4.1. Tasarının Değerlendirilmesi

18 18 Dördüncü Bölüm DEĞERLENDİRME VE SONUÇ  Mal ve hizmetlerin ihtiyaca uygun bir şekilde üretimi ve dağıtımı için bu tür sicillerden yararlanılması zorunlu hale gelmiştir. Bu sicillerden yararlananların, ihtiyaçları olan kişisel verileri işlemeleri engellenmemeli, aksine kolaylaştırılmalı, ancak ilkelere bağlanmalıdır.  Kişisel veriler sınırsız olarak gelişigüzel toplandığı, denetimsiz olarak açıklandığı yetkisiz kişilerin eline geçtiği takdirde kötüye kullanılarak kişilik hakları ihlal edilebilecektir. Bu nedenle kişisel veri sicillerinin bu tür sakıncaları giderecek şekilde kurulması, faaliyet göstermesi ve denetim altına alınması zorunlu hale gelmiştir. Fakat burada karşılıklı menfaatler arasındaki dengenin korunması gerekir.  Her kanun kendi düzenleme alanı olarak konuya yaklaşmakta olup, anılan düzenlemeler önleyici tedbirler getirmekten çok suç oluştuktan sonra yapılması gerekenlere ilişkindir. Bu çerçevede, hangi kişisel verilerin, hangi koşullarda, kimler tarafından işlenebileceği, verileri işlenen kişilerin haklarının neler olduğu ve söz konusu uygulamaların denetiminin nasıl yapılacağı konusunda ayrıntılı düzenlemelere ihtiyaç duyulmaktadır. 4.2. Genel Değerlendirme

19 19 Dördüncü Bölüm DEĞERLENDİRME VE SONUÇ  Avrupa Konseyi’nin 108 sayılı Sözleşmesini imzalayan Türkiye, bu sözleşmeyi yürürlüğe koymamıştır. Sözleşmenin 12’nci maddesine göre, bir devlet verilerin korunması konusunda bunların eşdeğer düzeyde korunmasına ilişkin mevzuatı bulunmayan diğer bir devlete sınır ötesi veri aktarımını yasaklayabilir, hükmü nedeniyle adli yardım anlaşmalarının uygulanması çerçevesinde, Türk mahkemelerince yapılan kişiler hakkındaki adres tespiti, istinabe gibi istemleri, Türkiye’nin konuya ilişkin eşdeğer koruma mevzuatı bulunmadığı için geri çevrilebilmektedir.  Tasarı’nın hazırlanması sırasında 95/46/AT sayılı Direktifine uygun bir şekilde genel düzenlemelere yer verilmiş, sektör bazındaki detay düzenlemeler Tasarı’yı detaya boğmamak amacıyla sonraya bırakılmıştır. Kanımca bu yaklaşım yerindedir.  Direktif ile Tasarı arasındaki en önemli farklardan birisi Direktif’de sadece gerçek kişilere ait verilerin işlenmesi kapsama dahil edilmiş iken, Tasarı’da tüzel kişilere ait verilerin de kapsama dahil edilmiş olması, bu manada Tasarımız Direktif’in önündeyken; Direktif’te verilerin kısmen veya tamamen otomatik olarak işlenmesi düzenlenmekte iken, Tasarı’da verilerin elle işlenmesinin de kapsanmış olması nedeniyle bu konuda eksik kalmıştır. 4.2. Genel Değerlendirme

20 20 Dördüncü Bölüm DEĞERLENDİRME VE SONUÇ  Tasarı sürekli olarak “işlemek” ifadesini kullanmakta olup, Direktifte geçen “verilerin toplanması, saklanması, kullanılması ve yayılması” konularında net ifadeler kullanmaktan ve ayrımlara girmekten sanki kaçınmaktadır.  Tasarıdaki kapsamın geniş tutulmasının uygulamadan etkileneceklerin sayısını artıracağı ve Tasarı ile oluşturulması öngörülen “Kişisel Verileri Koruma Kurumu”nun iş yükünü artıracağı açıktır. Dolayısıyla, anılan genişletici yaklaşımın doğru olup olmadığını, Tasarı’nın uygulamadaki başarısının göstereceği söylenebilir. 4.2. Genel Değerlendirme

21 21 Dördüncü Bölüm DEĞERLENDİRME VE SONUÇ Tasarı’nın başarı şansını artırmak için; (1)Kişisel verileri otomatik ya da otomatik olmayan yollarla işleyen gerçek ve tüzel kişilerin, bir an önce gerekli hazırlıklara başlamaları ve personelini eğitmeleri, (2)İlgili kamu kurumlarının kendi faaliyet alanlarıyla ilgili düzenlemeleri yapmaları, (3)Verileri işleyen kesimlerin uymak zorunda oldukları ilkeler ve yükümlülükleri ile veri konusu kişilerin ise sahip oldukları haklar ve bunların kullanım şekilleri hakkında bilgilendirilmeleri gerekmektedir. 4.3. Sonuç

22 22 Dördüncü Bölüm DEĞERLENDİRME VE SONUÇ Sonuç olarak; Kişisel verileri daha fazla korumak hukuk devletinin bir gereği olarak hem keyfiliği önleyecek hem de daha şeffaf bir toplumun yolunu açacaktır. Yeter ki Almanya’da olduğu gibi çok sayıda uzmanın şikâyetçi olduğu gibi, kişisel verilerin korunması konusunda çok karmaşık bir mevzuat düzenlemesi yapılarak birçok faydalı iş yapılmasının önüne kişisel verilerin korunması mevzuatı engel olarak çıkarılmasın. Kaldı ki e-Devlet projelerinin sayısının artması da başlı başına kişisel verilerin korunması mevzuatının bir an önce yürürlüğe girmesini zorunlu kılmaktadır. 4.3. Sonuç

23 23 1999 Mayıs Başbakanlık Teftiş Kurulu Soldan sağa: Remzi Üstad, M. Baltacı Üstad, Ayşegül Üstad, İbrahim Üstad, Ali Osman Üstad, Harun Üstad, Öztürk Üstad, Eyüp Üstad, Ferhat Üstad, A. Mutlu Üstad, Mutalip Üstad, Bahri Üstad, Yunus Üstad, Savaş Üstad, Gürbüz Üstad

24 24 1999 Mayıs Başbakanlık Teftiş Kurulu

25 Kişisel Verilerin Korunması Kapsamında AB Mevzuatı ile İç Hukukumuzdaki Düzenlemelerin Karşılaştırılması Teşekkür ederim.


"Kişisel Verilerin Korunması Kapsamında AB Mevzuatı ile İç Hukukumuzdaki Düzenlemelerin Karşılaştırılması Araştırma Ödevi Hazırlayan: L. Cihan GÜLMEZDanışman:" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları