TEMEL MAKROEKONOMİ SORUNLARI VE POLİTİKA ARAÇLARI

Slides:



Advertisements
Benzer bir sunumlar
MİLLİ GELİR VE İSTİHDAM TEORİSİ
Advertisements

POST KEYNESYEN İKTİSAT
Türkiye için değiştirilerek hazırlanmıştır.
İKTİSAT FAKÜLTESİ İKTİSAT BÖLÜMÜ Para Teorisi ve Politikası
Bölüm 21 Maliye Politikası ve Dış Ticaret
1 Türkiye Ekonomisinde Mevsimsellikten Arındırılmış GSYH (2008 Ç1=100) Kaynak: TÜİK.
FAİZ ORANI DAVRANIŞI.
TÜRKİYE EKONOMİSİNE GENEL BAKIŞ VE SON GELİŞMELER KEMAL UNAKITAN MALİYE BAKANI 05 Eylül 2008 T.C. MALİYE BAKANLIĞI.
SON EKONOMİK GELİŞMELER
Temel Ekonomi - Prof. Dr. Tümay ERTEK
Döviz Piyasası ve Döviz Kurunun Belirlenmesi
Durgunluk ve Maliye Politikası
1 YASED BAROMETRE 18 MART 2008 İSTANBUL.
Bölüm 25 Toplam Arz- Toplam Talep. 2 Toplam Talep (AD) Monetaristler: AD negatif eğimli, sadece para arzı değişiklikleri kaymasına neden olur. Keynesyenler:
Toplam Talep ve Toplam Arz.
Makroekonomi ... ekonominin bütünüyle ilgilenir
Makroekonomi.
MAKROEKONOMİ”YE GİRİŞ
TÜRKİYE EKONOMİSİNE GENEL BAKIŞ VE SON GELİŞMELER KEMAL UNAKITAN MALİYE BAKANI 5 Eylül 2008 T.C. MALİYE BAKANLIĞI.
BP EĞRİSİ.
İKT-102 İktisata Giriş II Makro İktisatın Temelleri
TA-TT SORULARI.
Küresel Kriz Sonrası Türkiye’de Finansal Sistem “Bankacılık Sektörü” Ekrem Keskin Mayıs 2010.
TEMEL MAKROEKONOMİ SORUNLARI VE POLİTİKA ARAÇLARI
Toplam Talep ve Toplam Arz.
CASE FAIR OSTER Prepared by: Fernando Quijano & Shelly Tefft.
Makro İktisat İktisadi Analiz
Bankacılık sektörü 2010 Ocak-Aralık dönemindeki gelişmeler Ocak 2011.
Ünite 9 ENFLASYON PROF. DR. TÜMAY ERTEK
KPSS SORULARI KLASİK MAKRO İKTİSAT TEORİSİ
Ünite 4 GELİR ve ÜCRET DÜZEYİNİN BELİRLENMESİ:TOPLAM TALEP-TOPLAM ARZ (AD-AS) MODELİ.
TÜRKİYE EKONOMİSİNE GENEL BAKIŞ VE SON GELİŞMELER KEMAL UNAKITAN MALİYE BAKANI 15 Ekim 2008 T.C. MALİYE BAKANLIĞI.
Mal piyasalarında denge
MAKRO EKONOMİ POLİTİKALARI VE TARIM SEKTÖRÜ İLİŞKİLERİ
Makro İktisatta Temel Kavramlar
22 İşsizlik, Enflasyon ve Uzun Dönem Büyüme BÖLÜM İÇERİĞİ İşsizlik
MAKRO EKONOMİYE GENEL BAKIŞ
MİKROEKONOMİ YRD. DOÇ. DR. ÇİĞDEM BÖRKE TUNALI
GSYH ve TÜFE: Makroekonominin İzlenmesi
Ders 8 Temel Analiz Hüseyin İlker Erçen
MAKROİKTİSAT I İŞSİZLİK ve ENFLASYON.
PARA TEORİSİ VE POLİTİKASI
İSTİHDAM VE İSTİHDAMLA İLGİLİ KAVRAMLAR
1 of 28 © 2012 Pearson Education PART II Concepts and Problems in Macroeconomics Prepared by: Fernando Quijano & Shelly Tefft CASE FAIR OSTER.
MAKRO EKONOMİ 5. HAFTA.
©McGraw-Hill Education, 2014
MAKRO EKONOMİYE GENEL BAKIŞ
Para Politikası Yönetimi
MAKRO EKONOMİYE GİRİŞ VE TEMEL KAVRAMLAR
MAKRO İKTİSAT İKTİSADİ BÜYÜME VE DALGALANMALAR
MAKROEKONOMİYE GİRİŞ Oya Cesur Demir.
MAKRO İKTİSAT EKONOMİNİN ÖLÇÜLMESİ 2: İşsizlik, Enflasyon ve İktisadi Hoşnutsuzluk Endeksi Doç.Dr.Gülbiye Y. YAŞAR.
Milli Gelir ve Fiyatların Genel Düzeyi: Toplam Talep ve Toplam Arz
MİKROEKONOMİ YRD. DOÇ. DR. ÇİĞDEM BÖRKE TUNALI
22 İşsizlik, Enflasyon ve Uzun Dönem Büyüme BÖLÜM İÇERİĞİ İşsizlik
TEMEL MİKROEKONOMİ 1.GİRİŞ.
İKTİSAT POLİTİKALARI VE EKONOMİK İSTİKRAR
CASE FAIR OSTER Prepared by: Fernando Quijano & Shelly Tefft.
Toplam Arz, Toplam Talep ve Ekonomik Denge*
Para, Banka ve Finansal Piyasaları Niye Çalışıyoruz?
Alternatif Makro Modeller: Klasik İktisat
Uluslararası İşletme Yönetimi
Esnek Döviz Kuru Sisteminde Para Politikası
1. TAM İSTİHDAM 2. ÜRETİM FAKTÖRLERİ EMEK SERMAYE DOĞAL KAYNAK
Ekonomi Biliminin Doğuş Gerekçesi ; Kıtlık Kanunu Kaynakların;
NİŞANTAŞI ÜNİVERSİTESİ
2. PİYASA EKONOMİSİNE GENEL BİR BAKIŞ
Alternatif Makro Modeller: Keynesyen İktisat
MAKRO İKTİSAT II BÖLÜM 13-1 TOPLAM ARZ VE TOPLAM TALEP: MAKRO DENGE
Sunum transkripti:

TEMEL MAKROEKONOMİ SORUNLARI VE POLİTİKA ARAÇLARI BÖLÜM 3 TEMEL MAKROEKONOMİ SORUNLARI VE POLİTİKA ARAÇLARI

Ekonomik büyüme nedir? Ekonomik büyüme: Bir ülke ekonomisinin üretim kapasitesinin artırılmasına (daha fazla mal ve hizmet üretilmesine) ekonomik büyüme denir. Ekonomik büyümenin kaynakları: Üretim faktörlerindeki artış (emek, sermaye, doğal kaynaklar ve girişimcilikteki artışlar) Teknoloji düzeyindeki gelişmeler Verimlilik artışı

Ekonomik Büyümenin ölçülmesi Ekonomik büyüme (g) = reel GSYİH (Y) (ya da GSMH) artış oranı (yüzdesi) ∆Y Yt - Yt-1 gt = = X 100 Y Yt-1 ∆Y = Reel GSYİH’daki değişim Yt = Cari yıl reel GSYİH’sı Yt-1 = Baz yıl ya da bir önceki yılın reel GSYİH’sı

EKONOMİK (KONJEKTÜREL) DALGALANMALAR Üretim ve istihdamdaki düzenli olmayan devri dalgalanmalara ekonomik dalgalanmalar denir. Ekonomik büyüme oranı (%) zirve zirve genişleme daralma genişleme dip 1995 2000 2005 2010 Yıllar

Ekonomik dalgalanmaların safhaları ve dönüm noktaları Genişleme: Talebin arttığı safhalar; üretim ve istihdam artmaktadır Daralma: Talebin azaldığı safhalar Ekonomik dalgalanmaların dönüm noktaları Zirve: Talep, dolayısıyla üretim ve istihdamın zirveye ulaştığı dönüm noktası Dip: Talep, dolayısıyla üretim ve istihdamın dibe (en alt) ulaştığı dönüm noktasına

ENFLASYON Enflasyon nedir? Enflasyon: fiyatlar genel seviyesindeki artış sürecini ifade eder. Hiperenflasyon: fiyatlar genel seviyesindeki artışın %50’yi geçmesi durumu hiperenflasyon olarak tanımlanır.

ENFLASYON Enflasyonun Etkileri Sınırlı kaynakların yanlış yönlendirilmesine neden olur. Kaynakların etkin kullanımı, Adil gelir dağılımı, Ekonomik büyüme hedeflerine ulaşılmasını engeller

ENFLASYON Enflasyonun Ölçülmesi Enflasyon oranı fiyatlar genel düzeyindeki artış oranının hesaplanması yoluyla ölçülür. Bütün mal ve hizmet fiyatlarının ağırlıklı ortalaması alınır ve bu ortalama fiyattaki (fiyatlar genel düzeyindeki/fiyat düzeyindeki) degişimler incelenir. Fiyat düzeyleri, fiyat endeksleri şeklinde hesaplanır.

FİYAT ENDEKSLERİ Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) GSYİH Deflatörü

Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Yıllık enflasyon değerindeki değişimi ölçmek için kullanılır. TÜFE’de esas alınan perakende fiyatlarıdır. Şehirlerde yaşayan tipik bir tüketicinin satın aldığı belirli bir ürün ve hizmet grubunun (sabit bir mal ve hizmet sepetinin) fiyatlarındaki ortalama değişimleri gösteren bir ölçüttür. Bu nedenle tipik bir hanehalkının yaşam maliyetinin göstergesi olarak kullanılır. İstatistik bilimindeki indeks sayılar ile hesaplanır. Belli bir yıl seçilir ve bu yıl temel (baz) yıl kabul edilir. Endeks (baz yıl) değeri 100'dür. Çari (ölçülen) yıldaki sepet maliyeti endeks (baz) yılındaki sepet maliyeti ile karşılaştırılır.

TÜFE kullanılarak enflasyon oranının hesaplanması Cari yılın TÜFE değeri - 1= Enflasyon oranı Baz yılın TÜFE değeri

Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ÜFE, TÜFE gibi belirli bir mal sepetinin maliyetini ölçer. TÜFE’den farkı maliyeti ölçülen sepetin hammadde ve yarı mamul malları da içermesi ve fiyatların üreticiden dağıtım kanallarına geçerken (toptan eşya fiyatlarıyla) ölçülmesidir. ÜFE, TÜFE için bir haberci gibidir. ÜFE’deki artışlar bir süre sonra TÜFE’deki artışa işaret eder. Bu nedenle siyasiler ve ekonomistlerin önem verdiği endeks ÜFE’dir.

GSYİH Deflatörü Bir dönemin nominal GSYİH’sının reel GSYİH’sına oranıdır. Nominal GSYİH X 100 = GSYİH Deflatörü Reel GSYİH Bir ekonomide üretilen tüm mal ve hizmetleri içeren en geniş kapsamlı bir endekstir. Ayrıca bu endeks ekonomide üretilen mal ve hizmetelerin bileşeninde meydana gelen değişimleri etkilerini de göz önüne almasıyla diğer iki endeksten farklılaşır. Ancak her endeks doğru ve önemlidir. Tüketici için TÜFE, siyasiler ve ekonomistler için ÜFE önemlidir.

İŞSİZLİK SORUNU İşsizlik sorununun önemi Kaynakların tam veya en verimli şekilde kullanılmadığına işaret eder. Üretim olanakları eğrisinin içinde herhangi bir nokta ile gösterilebilir. Yani işsizlik sorunu (işsiz olup iş arayanlar) varsa, bu sorunu yaşayan toplum mevcut kaynakları ve teknoloji düzeyi ile üretebileceğinden daha azını üretiyor demektir ve ekonomide verimsizlik söz konusudur. Ayrıca işsizlik ekonomik maliyeti artırmanın yanı sıra sosyal maliyeti (psiko-sosyal sorunlar) yaratır. Bu sorunlar arasında hırsızlık, alkole düşkünlük, intihar, depresyon ve şiddet olayları sayılabilr.

İşsizlik İle İlgili Bazı Kavramlar/1 İşsiz: Yaşı 15 veya daha yukarı olup cari ücret düzeyinde çalışmaya hazır olan, iş bulmak için çaba sarfeden ama iş bulamayan kişiyi anlatır. İşgücü: Bir ülkede işsizler ile çalışanların (istihdam edilmiş olanların) toplamını ifade eder. İşgücü = Toplam çalışan sayısı+toplam işsiz sayısı İşsizlik oranı: İşsizler sayısının işgücüne oranını ifade eder. İşsizler sayısı İşsizlik oranı= X 100 İşgücü

İşsizlik İle İlgili Bazı Kavramlar/2 Eksik istihdam: düzenli işleri olamayan, geçici işlerde çalışanları kapsar (ifade eder). İşgücüne katılım oranı: çalışabilir yaştaki nüfusun ne kadarının işgücünde yer aldığını, bir başka deyişle ne kadarının ekonomik olarak aktif olduğunu ifade eder. İşgücü (çalışan+işsiz) İşgücüne katılım oranı = X100 Çalışma yaşındaki nüfus Çalışanların sayısı İstihdam-nüfus oranı = X 100 İstihdam-nüfus oranı bir ekonominin iş yaratabilme kapasitesini anlatır.

Nedenlerine Göre İşsizlik Türleri/1 İşsizlik türlerinin incelenmesi gelir, işsizlik, istihdam, fiyat düzeyi, faiz oranının belirlenmesi ile ilgili makroekonomik politikaların hedeflerinin belirlenmesinde önemlidir. Nedenlerine göre üç tür işsizlik vardır. Friksiyonel (geçici) işsizlik Yapısal işsizlik Konjonktürel işsizlik

Friksiyonel İşsizlik Geçici işsiz olup işgücüne yeni katılıp iş arayanlar, daha iyi bir iş bulmak için işinden ayrılmış olanları ve firmalarının iflas etmesi sonucu geçici olarak işsiz kalanları kapsar. Friksiyonel işsizlik her zaman vardır. Friksiyonel işsizlik iş arayanlarla işçi arayanları bir araya getirecek daha etkin bir örgütlenme ve iletişim ile azaltılabilir.

Yapısal İşsizlik Çeşitli mal ve hizmetlere olan talepteki değişimler (azalış), teknolojideki ve uluslararası rekabetteki değişimler nedeniyle emek talebi yapılarındaki değişimler sonucu ortaya çıkar. Yapısal işsizlik her zaman vardır. Yapısal işsizlik ise yeniden eğitim programlarına ağırlık verilerek azaltılabilir.

Konjonktürel İşsizlik Ekonomik dalgalanmalar sonucu ortaya çıkan işsizlik. Özellikle ekonomik daralma dönemlerinde bir çok çalışan işini kaybeder ve ekonomi tekrar canlanana (ekonomik genişleme dönemine) kadar bu kişiler işsiz kalır. Makroekonomik analizlerde üzerinde asıl durulan bu tür işsizliktir. Konjonktürel işsizlik eknominin canlanıp genişlemesi ile ortadan kaldırılabilir.

Tam İstihdam Kavramı Friksiyonel işsiz sayısı +Yapısal işsiz sayısı Tam İstihdam: Ekonomide konjonktürel işsizliğin bulunmadığı sadece doğal işzisliğin bulunduğu durumu ifade eder. Friksiyonel ve yapısal işsizlik ekonomilerde her zaman var olduğundan bu iki işsizilk türünün toplamı doğal işsizlik olarak tanımlanır. Friksiyonel işsiz sayısı +Yapısal işsiz sayısı Doğal işsizlik oranı (UN) = X 100 İşgücü UF = Friksiyonel işsizlik oranı UY = Yapısal işsizlik oranı UN = UF + UY Ekonomilerde minimum bir doğal işsizliğin (friksiyonel ve yapısal işsizliğin) her zaman var olacağı düşünüldüğünde işsizlikle mücadelede önemli olan konjonktürel işsizliğin yok edilmesidir.

Ekonomide İstihdam Ve Ücret Düzeylerinin Belirlenmesi/1 Reel Ücret (w) S L (Emek arzı) Emek arzı fazlası (işsizlik) w1 we S L = D L w2 Emek talebi fazlalığı D L (Emek talebi) Le L (Emek miktarı) Şekil 3.3 (s.93)

Ekonomide İstihdam Ve Ücret Düzeylerinin Belirlenmesi/2 Şekil 3.3’te Emek piyasasında arz ve talebe göre denge ücret düzeyi we, denge istihdam düzeyi Le olarak gösterilmektedir. Bu ücret düzeyinde talep eilen emek miktarı arz edilen emek miktarına eşittir (SL= DL). Ücret düzeyinin w1olması halinde; Arz edilen emek miktarı talep edilen emek miktarından daha fazladır (SL> DL). Bu durum işsizliğe işaret etmektedir. Ücret düzeyinin w2 olması halinde; Talep edilen emek miktarı arz edilen emek miktarından daha fazladır (DL> SL). Bu durum emek açığına işaret etmektedir.

Ekonomide İstihdam Ve Ücret Düzeylerinin Belirlenmesi/3 Emek açığının ya da emek fazlasının olduğu durumlarda ücret düzeyinde meydana gelen değişimler talep edilen emek miktarı ile arz edilen emek miktarının eşitlenmesini sağlar. İşsizlik durumunda (SL> DL). Ücret düzeyi düşmeye başlar, bu arz edilen emek miktarını azaltırken talep edilen emek miktarını artırır. Emek arzı ve talebinin bu ters yönde hareketi emek arzının emek talebine eşitlenmesine kadar devam eder. Emek açığı durumunda (DL> SL). Ücret düzeyi artmaya başlar, bu arz edilen emek miktarını artırırken talep edilen emek azaltır. Emek arzı ve talebinin bu ters yönde hareketi emek arzının emek talebine eşitlenmesine kadar devam eder.

Ekonomide İstihdam ve Ücret Düzeylerinin Belirlenmesi/4 Reel Ücret (w) S L (Emek arzı) E2 S’L w2 E1 w1 D’L D L (Emek talebi) L1 L2 L (Emek miktarı) Şekil 3.4 (s.93)

Ekonomide İstihdam Ve Ücret Düzeylerinin Belirlenmesi/5 Şekil 3. 4 emek piyasasında uzun dönemde olabilecek değişiklikleri anlatmaktadır. Uzun dönemde emek arz ve talebinde üretim düzeyindeki artışa (ekonomik büyümeye) bağlı olarak artışlar olur. Bu artışların sonucunda emek arz (S’L) ve talep (D’L) eğrileri sağa kayar (Şekil 3.4’te olduğu gibi). Genellikle emek talebindeki artış emek arzından fazla olur (emek talep eğrisi daha sağa kaymıştır). Bu değişimlerin sonucunda zaman içinde denge reel ücret düzeyi (w1-w2)ve istihdam (L1-L2)edilen işçi sayısı artışlar gösterir ve emek piyasası daha yüksek ücret ve istihdam düzeyinde dengeye ulaşır (E2).

İÇ VE DIŞ BORÇLAR SORUNU Bütçe ve dış ticaret açıkları (cari işlemler açıkları) iç ve dış borçlanmalara neden olur. Bir devletin iç ve dış borçları arttıkça ekonomik hedeflere (ekonomik büyüme, fiyat istikrarı, düşük işsizlik, minimum bütçe ve cari işlemler açığı, adil gelir dağılımı) ulaşılması güçleşir.

Bütçe Açıkları ve iç Borçlar Bütçe açığı: Devlet giderlerinin devlet gelirlerinin fazla olması durumudur. Bu açık devletin borçlanmasına ve faiz ödemesine neden olur. Sağlıklı bir ekonomi için hedeflenen faiz dışı bütçe dengesinin (bütçe gelirlerinden faiz ödemeleri dışındaki bütçe giderlerinin çıkarılmasıyla bulunan fark: Faiz dışı denge= Toplam gelirler – Faiz dışı harcamalar) fazla vermesi ve milli gelire oranınının %6’nın üstünde olmasıdır. O zaman devletin iç borçları döndürülebilir (ödenebilir) olmakta ve bu oran arttıkça da iç borçlar sorunu bir çözüm yoluna girmiş sayılmaktadır.

Dış Ticaret Dengesi Bir ülkenin mal ihracatı ile mal ithalatı arasındaki farka Dış Ticaret Dengesi denir. Dış Ticaret Dengesi = X – M (veya kısaca Ticaret dengesi) Dış Ticaret Fazlası = X – M (X > M) Dış Ticaret Açığı = X – M (X< M) Mal ve ihracat ve ithalatına hizmetlerin ihracat ve ithalatı ile karşılıksız transfer giriş çıkışları eklendiğinde bulunan değere Cari İşlemler Dengesi denir.

Ödemeler Dengesi ve Dış Borçlar/1 Ödemeler Dengesi aşağıdaki bölümlerden oluşur Cari işlemler dengesi mal dengesi (mal ithalat ve ihracatı) Hizmetler dengesi (hizmet gelirleri ve hizmet giderleri) Cari transferler ( işçi gelirleri ve resmi transferler) 2. Yatırım gelirleri dengesi (yatırım gelirleri ve yatırım giderleri)

MAKROEKONOMİ POLİTİKASININ TEMEL ARAÇLARI/1 Makro ekonomi Politikaları: Hükümetlerin makroekonomik hedeflere ulaşmak ve makroekonomik sorunlarla baş etmek için geliştirdiği politikalardır. Makroekonomi politikalarının temel araçları: Maliye politikası Para politikası Dış ticaret politikası Döviz politikası

MAKROEKONOMİ POLİTİKASININ TEMEL ARAÇLARI/2 Maliye politikası: Hükümetin devlet harcamalarında ve vergilerde değişiklikler yaparak ekonomiyi etkilemeye çalışması. Para politikası: Merkez Bankası’nın ekonomideki para miktarının ve dolayısıyla faiz oranını değiştirerek, tüketim ve yatırım harcamalarının artmasını ya da azalmasını sağlayarak ekonomiyi etkilemeye çalışması

MAKROEKONOMİ POLİTİKASININ TEMEL ARAÇLARI/3 Dış ticaret ve döviz kuru politikaları Dış ticaret politikaları: İthalat ve ihracatı etkileyecek şekilde gümrük vergilerinde eğişiklikler yapmak. Kotalar koymak, kaldırmak, gümrük mevzuatınıda değişiklikler yapmak. Döviz kuru politikaları: Döviz kurunda değişiklikler sağlayarak ihracatı ve ithalat etkilemek.