Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Nazilerin Yahudi Soykırımı Döneminde Türkiye Nasıl Bir Rol Oynamıştır?

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Nazilerin Yahudi Soykırımı Döneminde Türkiye Nasıl Bir Rol Oynamıştır?"— Sunum transkripti:

1 Nazilerin Yahudi Soykırımı Döneminde Türkiye Nasıl Bir Rol Oynamıştır?

2 Holokost ya da Yahudi Soykırımı; Adolf Hitler liderliğindeki Nazi Partisi’nin yönettiği Nazi Almanya'sı döneminde, işgal edilen sınırlar içerisindeki yaklaşık altı milyon Yahudi'nin sistemli bir şekilde öldürüldükleri katliama verilen isimdir.Adolf HitlerNazi PartisiNazi Almanya'sı

3 Nazilerin Yahudileri acımasızca katletmesi durumunda Türkiye’nin izlediği rol tam olarak kanıya varılmış bir durum olmamaktadır. Pek çok araştırmacı konuyu belirli bir tarafından yakalayarak farklı görüşler öne sürmüşlerdir. Öncelikle söylenmesi gereken; Türkiye, 1930’lar ve 1940’larda, Nazi zulmünden kaçan Avrupalı Yahudilere geçit olmuştur. Türkiye’nin İkinci Dünya Savaşı döneminde tarafsız olarak kalmasına ve Alman Yahudilere vize yasağı konmasına rağmen Türk diplomatlar; Necdet Kent, Namık Kemal Yolga, Selahattin Ülkümen ve Behiç Erkin bireysel olarak, sıkı bir şekilde çalışıp, Yahudileri Holokost’dan kurtarmak için ellerinden geleni yapmış, birçok Yahudi Türk’ün hayatlarını kurtarmışlardır. Stanford Shaw, Türkiye’nin Yahudi’yi kurtardığını iddia etmektedir. Tarihçi Rıfat Bali, Türkiye’nin Yahudi’yi kurtardığını iddia etmektedir ve İsrailli Balkanlar ve Orta Doğu Uzmanı Tuvia Friling ise Türkiye’nin Yahudi’yi kurtardığını belirtmiştir.Necdet KentNamık Kemal YolgaSelahattin ÜlkümenBehiç ErkinStanford ShawRıfat BaliTuvia Friling

4 İkinci olarak söylenmesi gereken ise; bir çok makalede yer alan bilgilere göre Almanya’da Nazi rejiminin egemen olduğu 1935 tarihinden 1945’e kadar, Nazilerin zulümlerinden kaçan 130 ile 150 arasında Yahudi bilim insanı, profesör Türkiye’ye sığınmış ve Türk üniversitelerinde eğitim vermişlerdir. Aslında Yahudi bilim adamlarının Türkiye’ye çağırılmasındaki amaç onları Yahudi Soykırımı’ndan kurtarmak değil, yalnızca akademik ünleri ve başarılarıydı. Hatta bu konuyla alakalı İstanbul’da yapılan bir panelde, bağımsız araştırmacı İzzet Bahar, tıpta Phillipp Schwartz ve ticaret hukukunda Ernst Hirsch gibi Türk eğitim sistemine büyük katkılar sağlamış olan Yahudi asıllı profesörlerin, sırf Yahudi oldukları için sürgün edilmelerine karşın, kendilerini Yahudilikle özdeşleştirmedikleri tespitinde bulunmuştur. Bahar, bu profesörlerin Türkiye tarafından Yahudi oldukları için değil, Avrupalı oldukları için kabul edildiklerinin altını çizmiştir.

5 Trakya Olayları AvrupaAvrupa'da her ülkede olduğu gibi antisemitizm ile birlikte faşizm dalgası yayılmış ve bu görüşler Türkiye'de de taraftar toplamıştır. Bunun en somut örneklerinden bir tanesi 1934 Trakya Olaylarıdır. Aynı dönemde Mecburi İskân Yasası çıkarılmış ve bu yasa bazı halk kesimlerini göçe veya belli yerlerde oturmamaya zorunlu kılmıştır. Daha çok Doğu ve Güneydoğu Anadolu için hazırlanmış bu yasa Trakyalılar tarafından Yahudiler aleyhine kullanılmıştır.antisemitizmfaşizm1934 Trakya OlaylarıdırMecburi İskân YasasıDoğuGüneydoğu Anadolu

6 İsmet Paşa'nın adının arkasına sığınarak yapılan propaganda da "Hükümet ve İsmet Paşa bütün Trakya Yahudilerinin İstanbul'a sürgünlerini istiyorlar" dendi. Çanakkale ve Kırklareli’nde Yahudilere yapılan ekonomik boykotun dozu kaçınca fiziki saldırılara dönüştü. Yağma, dayak, ırza geçme, imzasız tehdit mektupları gönderme olayları oldu. Kırklareli’nden kaçan Yahudilerin bir kısmı Edirne'ye varınca olayın ciddiyetini anlayan Edirneli Yahudiler de mallarını mülklerini bırakıp İstanbul'a kaçtılar. Edirne, Tekirdağ, Kırklareli, Çanakkale, Uzunköprü, Silivri, Babaeski, Lülebur gaz, Çorlu ve Lapseki'de olayların aynı gün içinde başlaması bu işin birkaç çapulcunun işi olmadığı anlamına geliyordu. ] Bu olaylardan sonra Trakya'daki Yahudi nüfusu azaldı, çoğunluğu İstanbul'a ve bir kısmı da yurtdışına kaçtı. ÇanakkaleEdirneİstanbul EdirneTekirdağKırklareliÇanakkaleUzunköprüSilivriBabaeskiLülebur gazÇorluLapseki ]

7 İkinci Dünya Savaşı ve sonrasında Türk Yahudileri 1940'ların başında Türkiye'ye yabancıların girmesine sınırlamalar getirilmesine rağmen Türkiye Yahudi mültecilerine kapılarını açık tutmuş ve1942'de para değerini yitirip ekonomi zayıflayınca Varlık Vergisi yürürlüğe konmuştur. Bu durum Yahudileri derinden yaralamış ve bir kısmı ülkeyi terk etmek zorunda kalmıştır. Varlık Vergisi İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanya’sı ile çok iyi ilişkiler geliştiren Türkiye'de en çok Yahudiler paniğe kapılmış. Fakat Türkiye, II. Dünya Savaşında tarafsızlık kararı alınca Türk Yahudileri açısından durum biraz rahatlamıştır. İkinci Dünya SavaşıNazi Almanya’sıTürkiye

8 1944 yılında ise Almanya yıkılma eşiğine gelmiş ve bu durum Türkiye'nin Balkan Yahudileri için yaptığı yardımların açık ve kitlesel olmasına olanak sağlamıştır. Avrupa'dan binlerce Yahudi kurtarılmış ve Filistin'e geçiş olanakları sağlanmıştır. Nazilerin iktidarından sonra başlayan somut takipten Holokost’a uzanan süreçte; Yahudilerin, Almanya ile işgal ettiği ülkelerde ve nüfuz altındaki çeşitli Avrupa ülkelerindeki Yahudilerin ölüm yolculukları ve Holokost sürecinde Türkiye’nin politikası mercek altına alınırken, Türkiye’nin sistematik ayrımcı politikası ve gayrimüslimleri bu coğrafyadan yok etme sürecinin karanlık /kör noktalarından birine ışık tutulmuştur. Türkiye, birkaç diplomatın kişisel tavrı istisna edilirse ezici çoğunluk, Ankara’nın Holokost’u soğukkanlı bir şekilde seyretme politikasını istisnasız uygulamıştır.TürkiyeBalkanFilistin

9

10 Türkiye’nin izlediği politikayla alakalı; “Almanya'nın yürüttüğü savaşta tarafsız kalan Türkiye, Al­manya için önemliydi. Hem bu hem de Türkiye'de yaşayan çok sayıdaki Reich Almanı, Türkiye'nin Avrupa'da yaşayan Yahudilerini koruması için mükemmel ve muazzam imkânlar sağlı­yordu. Çok sayıda Türk diplomatı Yahudi yurttaşlarını Yahu­di karşıtı tedbirlerden muaf tutmak için bu durumu başarıyla kullandı ve yine çok sayıda münferit vakada tutuklanan Yahu­dilerin serbest kalması için kararlı girişimlerde bulundu. Türk Konsoloslukları, bazı istisnai durumlarda Türkiye vatanda­şı olmayan Yahudileri veya eskiden Türkiye vatandaşlığına sa­hip olanları da himayesi altına aldı. Bunlar her zaman hümanist nedenlerden kaynaklanan eylemler olmasa bile, ülkeler bölü­münde belirtilen koşullar Türk diplomatların sahip olduğu ser­best hareket alanının altını çiziyor. Rodos Konsolosu Selahattin Ülkümen örneğinde de görüldüğü üzere, Türk diplomatlarının bir Yahudi’nin Türkiye vatandaşı olduğunu onaylaması dahi o insanın hayatının kurtulması demekti” dendi.

11 Çünkü, Cumhuriyetin kurulduğu dönemden itibaren gayrimüslim­ler çok sayıda kısıtlamaya tabiydi. Ermeniler ve Rumların pek çok yere yerleşmeleri, hatta buralarda geçici olarak bulunmala­rı bile yasaklanmış, bu düzenleme kısmen Yahudilere de uygu­lanmıştı. Haziran 1923 itibarıyla gayrimüslimlerin serbest do­laşım hakkı kaldırılmıştı. Türkiye içinde yapacakları seyahat­ler için özel bir izin almak zorundaydılar; bazı bölgelere girme­leri ise tümüyle yasaklanmıştı. Azınlık karşıtı kampanyalar, Ekonomik Türkleştirme: İşten atmalar ve meslekten uzaklaştırmalar, Lozan anlaşmasıyla düzenlenmiş olan azınlık haklarının içinin boşaltılması, “Vatandaş Türkçe konuş” kampanyaları, Mecburi iskân, 1934 Trakya olayları, ’de Gayrimüslim erkeklerin zorunlu çalışmasına yönelik 20 Kur’a askerlik, Ekonomik ve kültürel jenosit örneği Varlık Vergisi uygulaması ve ardından gelen zorunlu çalışma kampları… gibi Lozan azınlıkların bu coğrafyada yer kalmadığını ifade eden uygulamaları özetler.

12 Bunun dışında, Başbakan İsmet İnönü, azınlıklara yönelik olarak ga­yet net bir ifadeyle şunları söylemiştir: Vazifemiz Türk vata­nı içinde bulunanları behemehâl Türk yapmaktır. Türklere ve Türklüğe muhalefet edecek anasırı kesip atacağız. Vatana hiz­met edeceklerde arayacağımız evsaf her şeyden evvel o adamın Türk ve Türkçü olmasıdır.” Buradan anlaşılacağı üzere O dönemin öncesi ve sonrasında Başbakan ve Cumhurbaşkanı olan İnönü’nün Yahudilerin Türkiye’ye sığınmasına müsaade edemeyeceği de anlaşılmaktadır.

13 Genel olarak Türkiye’nin ikinci dünya savaşında uyguladığı denge politikasını da göz önüne almış olursak Nazilerin savaşta üstün duruma geldiği sırada Yahudilere zorluk çıkaran, Nazilerin onayını almaya çalışan bir Türkiye var iken savaş üstünlüğü Müttefik devletlere geçtiği ve savaşın sonlandığı tarihte ise Yahudilere yardım ve destek olan bir Türkiye politikası görmüş bulunmaktayız.

14 KAYNAK Karel Valansi – Saloom.com.tr turkolog_corry_guttstadt__holokostta_daha__fazla_yahudi__turkiy eye_donebilirdi_.html Wikipeadia https://tr.wikipedia.org/wiki/Türkiye%27de_Yahudilik#.C4.B0kinci _D.C3.BCnya_Sava.C5.9F.C4.B1_D.C3.B6nemi Sait Çetinoğlu - Birikim Dergisi turkiye#.VlN6s3bhAdU turkolog_corry_guttstadt__holokostta_daha__fazla_yahudi__turkiy eye_donebilirdi_.html https://tr.wikipedia.org/wiki/Türkiye%27de_Yahudilik#.C4.B0kinci _D.C3.BCnya_Sava.C5.9F.C4.B1_D.C3.B6nemi Sait Çetinoğluhttp://www.birikimdergisi.com/guncel-yazilar/410/holokost-ve- turkiye#.VlN6s3bhAdU


"Nazilerin Yahudi Soykırımı Döneminde Türkiye Nasıl Bir Rol Oynamıştır?" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları