Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Yrd.Doç.Dr. Nesrin Kenar Uluslararası İlişkiler Bölümü 1919-1923 DÖNEMİNDE TÜRK DIŞ POLİTİKASI Yunanistan’la İlişkiler Ortadoğu Ülkeleri ile İlişkiler.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Yrd.Doç.Dr. Nesrin Kenar Uluslararası İlişkiler Bölümü 1919-1923 DÖNEMİNDE TÜRK DIŞ POLİTİKASI Yunanistan’la İlişkiler Ortadoğu Ülkeleri ile İlişkiler."— Sunum transkripti:

1 Yrd.Doç.Dr. Nesrin Kenar Uluslararası İlişkiler Bölümü DÖNEMİNDE TÜRK DIŞ POLİTİKASI Yunanistan’la İlişkiler Ortadoğu Ülkeleri ile İlişkiler

2 Yunanistan’la İlişkileri öğrenecek Ortadoğu Ülkeleri ile İlişkileri öğrenecek Arap Ülkeleri ile İlişkileri öğrenecek İran’la İlişkileri öğrenecek Afganistan’la İlişkileri öğrenecek Hint Müslümanları ve Hilafet Hareketini öğrenecek Bu konuyu çalıştıktan sonra: 2

3 * Yunanistan’la İlişkiler * Ortadoğu Ülkeleri ile İlişkiler * Arap Ülkeleri ile İlişkiler * İran’la İlişkiler * Afganistan’la İlişkiler * Hint Müslümanları  Özet 3 Yunanistan’la İlişkiler Ortadoğu Ülkeleri ile İlişkiler

4 Osmanlı devleti, I. Dünya Savaşı’nı sona erdirmek için 30 Ekim 1918’de Mondros Ateşkes Antlaşmasını imzalamıştır. Müttefikler savaş sırasında kendi aralarında imzaladıkları gizli anlaşmalarla Osmanlı Devleti’ni paylaşmışlardı. Bu dönemdeki gelişmelerde belirleyici rolü ise Yunanistan oynamıştır. Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’nda yenilmesi ve Mondros’u imzalaması ile Yunanlılar için hayal olan Megali idea (büyük ülkü) gerçekleşme olanağı bulmuştu. Bu düşüncede amaç tüm yunan halkını aynı devletin çatısı altında toplamaktı. Savaşın sonunda yenilenlerle yapılacak barışın temel ilkelerini görüşmek üzere Paris Barış Konferansı düzenlenmiştir. Yunanistan’la İlişkiler Yunanistan’la İlişkiler Hakkında Bilgi Sahibi Olmak

5 18 Ocak 1919’da Paris Barış Konferansı’nda bir araya gelen ABD, İngiliz, Fransız ve İtalyan temsilcileri, bu konferansta I. Dünya Savaşı’nın ardından dünyaya yeni bir düzen vermek amacıyla toplanmışlardır. 3 ve 4 Şubat 1919’da Paris Barış Konferansı’nda Büyük Devletlerin huzuruna çıkarak, Osmanlı Devleti üzerindeki Yunan iddia ve amaçlarını listenin başında İzmir olmak üzere takdim edecek olan Venizelos, Yunan tezini Wilson prensiplerine ve self-determinasyon hakkına dayandırmıştır. Yunanistan’la İlişkiler Yunanistan’la İlişkiler Hakkında Bilgi Sahibi Olmak

6 Balkan Savaşları’nda ülkenin sınırlarını oldukça genişleten Venizelos’un bundan sonra ki hedefi Anadolu olmuştur. Yunanistan’ı İtilaf Devletleri yanında I. Dünya Savaşı’na sokmayı başaran Venizelos, savaş sonunda İngiltere Başbakanı Lloyd George bir mektup yazarak Batı Anadolu kıyılarının kendisine verilmesini istemiştir. Venizelos, toprak isteklerini, 30 Aralık 1918’de bir muhtırayla konferansa katılan devletlerin delegelerine sundu: Kuzey Epir (güney Arnavutluk), İstanbul ve Boğazlar hariç Doğu ve Batı Trakya, Pontus (Ermenistan’la birleşmesi için Pontus yerine Trabzon diyerek), Batı Anadolu, İmroz, Bozcaada ve Onikiadalar, örtülü bir ifadeyle de son olarak Kıbrıs. Bazı bölgelerde gayrimüslim nüfusun Müslüman nüfustan fazla olduğuna konferans delegelerini ikna etmek için Venizelos, adaların Batı Anadolu’nun ayrılmaz bir parçası olduğunu ileri sürerek adalarda yaşayan Rum halkını da Batı Anadolu nüfusuna dahil etmiş, Güney Rusya’daki Rum kolonisini Trabzon ili nüfusuna eklemiştir. Yunanistan’la İlişkiler Yunanistan’la İlişkiler Hakkında Bilgi Sahibi Olmak

7 Yunanistan’ın istekleri karşısında Müttefiklerin tutumu farklılık göstermiştir. İngiltere ve Fransa, Venizelos’un istediğinden daha küçük olmakla birlikte Yunanistan’ın Batı Anadolu’da büyük bir bölgeye sahip olmasını onaylamışlardır. ABD, İzmir kenti dışında her sancakta Yunan nüfusun Müslüman nüfustan daha az olduğunu ve İzmir’in iç bölgelerden ayrılmasını ekonomik olarak uygun bulmadığını ileri sürmüştür. Bu nedenle anlaşmaya yanaşmamıştır. İtalya ise Yunanistan’a verilmesi düşünülen bölgeleri, kendi egemenlik alanı olarak tasarladığından yunan isteklerinin görüşülmesine dahi karşı çıkmıştır. Müttefiklerin kararından kısa bir süre sonra, askeri hazırlığını tamamlayan Yunanistan, Müttefik devletlere ait savaş gemilerinin koruması altında 15 Mayıs 1919’da İzmir’e asker çıkarmıştır. Yunanistan’la İlişkiler Hakkında Bilgi Sahibi Olmak Yunanistan’la İlişkiler

8 15 Mayıs 1919’da Yunanistan’ın İzmir’i işgal etmesinin ardından bu duruma sevinen Rum halkı ile öfke duyan Müslüman Türk halkı arasında çatışmalar yaşanmıştır. Yunan askerlerine karşı ateşlenen ilk silah sonrasında bölgesel direniş örgütlenmelerini ulusal düzeye çıkarmak için harekete geçilmiştir. Bu hareketin liderliğini İzmir’in işgalinden dört gün sonra Samsun’a çıkan Mustafa Kemal üstlenmiştir. Bu sırada İstanbul hükümetini temsilen Damat Ferit Paşa, Paris Barış Konferansı’na giderek Yunanistan’ın istediği topraklarla ilgili görüş bildirmiştir. Yunanistan’la İlişkiler Yunanistan’la İlişkiler Hakkında Bilgi Sahibi Olmak

9 11 ve 17 Haziran 1919 tarihlerinde konferansa iki muhtıra sunan Damat Ferit Paşa bu görüşlerini şöyle dile getirdi: a) Trakya: Bu bölgede barışın korunması, Edirne şehrine karşı girişilmesi olası bir saldırıyı önleyebilecek sınıra sahip olunmasına bağlıdır. Başkent İstanbul’un korunabilmesi de ancak bu yolla mümkündür. Wilson ilkelerine uygun olarak ve ekonomik nedenlerle Edirne’nin kuzeyindeki ve batısındaki bölgeler mutlak bir Türk çoğunluğa sahip olduklarından, Osmanlı sınırlarına dahil edilmelidirler. Yu nanistan’la İlişkiler Yunanistan’la İlişkiler Hakkında Bilgi Sahibi Olmak

10 b) Küçük Asya: Kuzeyde Karadeniz, doğuda Musul, Diyarbakır vilayetleri ve Adana’nın bir kısmı dahil Akdeniz’e kadar savaş öncesi Türk-Rus sınırı kabul edilmelidir. c)Ege adaları: Osmanlı kıyılarına yakın adalar tarihi ve ekonomik bakımdan ülkeye dahil olduklarından, olası kaçakçılık ve sızmalara karşı sahilin savunmasını sağlamak için Osmanlı egemenliğinde kalmalıdırlar. Bu görüşler müttefiklerce dikkate alınmamıştır ve Osmanlı heyeti konferansı terke davet edilmiştir. Yunanistan’la İlişkiler Yunanistan’la İlişkiler Hakkında Bilgi Sahibi Olmak

11 Osmanlı’yla ilgili görüşmeler sonuçlandırılamamıştır. Bunun nedeni Anadolu’daki direniş hareketlerinin güç kazanması ve Osmanlı toraklarını işgal edenlerin işgal alanlarını genişleterek birbirleriyle çıkar çatışması içine girmeleridir. Müttefikler, güçlenen direnişin nedeni olarak Yunanistan’ın İzmir’i işgal etmesini görmüşlerdir. Ayrıca, barış antlaşması imzalanmazsa durumun aleyhlerine döneceğinden endişelenmişlerdir. Yunan ve İtalyan güçlerinin çekilmesi halinde müttefiklerin karşılaşacağı güçlüklerin, İstanbul hükümetinin itibarının ve milliyetçi hareketin varoluş nedeninin ortadan kalkacağına inanmışlardır. Yunanistan’la İlişkiler Yunanistan’la İlişkiler Hakkında Bilgi Sahibi Olmak

12 Bunun üzerine Anadolu’da Yunan askeri işgal bölgesinin sınırlandırılacağını İstanbul’a bildirmişlerdir. Direniş kararı dışında müttefiklerin kendi aralarındaki çatışmalarda barışı engelleyen nedenlerdendi. İngiltere’nin Yunanistan’ı desteklemesinden rahatsız olan İtalya Paris’te sözünü dinletemeyeceğini anlayınca politikasında değişiklik yapmış ve Türklerle dostluk ilişkileri kurarak barışı hızlandırmaya çalışmıştır. Ayrıca müttefiklerin kararlarına ilişkin bilgileri Mustafa Kemal’e iletmiştir. Yunan askerleriyle savaşan çeteleri desteklemiş, kendi denetimindeki bölgede saklanmalarına izin vermiştir. Yunanistan’la İlişkiler Yunanistan’la İlişkiler Hakkında Bilgi Sahibi Olmak

13 Fransa’nın tutumu da yavaş yavaş değişmiştir. Mustafa Kemal’in Rusya Sosyalist Federe Sovyet Cumhuriyetiyle ilişkiye geçmesi ve Kasım 1919’da Fransa’nın askeri işgaline bırakılan güneydeki bölgelerde milliyetçi direnişin şiddetlenmesi ve Fransız kamuoyunda savaşın bitmesi konusunda yapılan baskılar Paris’ deki tutumunu değiştirmeye başlamasında etkili olmuştur. İngiltere ve Yunanistan ise sertlik politikasından yana ağırlıklarını koymuşlardır. İngiltere’nin desteğini alan Yunanistan 1920 yazında Anadolu içlerine, Ankara’ya doğru askeri harekatı başlatmıştır. Yunanistan’la İlişkiler Yunanistan’la İlişkiler Hakkında Bilgi Sahibi Olmak

14 Mustafa Kemal’in baskısı karşısınsa İstanbul hükümeti, 1919 da seçimlere gitmiş ve yeni Meclis-i Mebusan 28 Ocak 1920 de Anadolu’nun istekleri doğrultusunda Misak-ı Milli’yi kabul etmiştir. İngiltere ve Fransa kendi çıkarlarına zarar vermeyecek bazı değişikliklerle antlaşmanın imzalanmasını istiyorlardı: Türkler Avrupa’dan atılacak ve İstanbul’da uluslararası bir düzen kurulacaktı, İtalya ve Yunanistan’a ekonomik ayrıcalıklardan başka ayrıcalıklar verilerek Anadolu’dan askerlerini çekmeleri sağlanacaktı, Anadolu Türk egemenliğine bırakılacaktı. Yunanistan’la İlişkiler Yunanistan’la İlişkiler Hakkında Bilgi Sahibi Olmak

15 Ama bu sırada Kilikya ve Maraş’ta Türk direnişçilerle Fransız askerler arasındaki çatışmaların şiddetlendiği, bölgede binlerce Ermeni’nin katledildiği haberinin gelmesi üzerine görüşmeler kesilmiş ve sertlik politikası uygulamasına geçilmiştir. 16 Mart 1920’de de İstanbul işgal edilmiş, Meclis basılmıştır. Bu sırada Venizelos, Yunan ordusunun harekete geçmesine izin verilmesi için İngiltere üzerindeki baskıları artırmıştır. Ancak İngiltere’den beklediği desteği görememiştir. Mustafa Kemal ise, 23 Nisan 1920’de Ankara’da Büyük Millet Meclisi’ni açmıştır. Yunanistan’la İlişkiler Yunanistan’la İlişkiler Hakkında Bilgi Sahibi Olmak

16 Yeni bir hükümetin oluşması müttefiklerin İstanbul’la yapacakları bir barışın Anadolu tarafından kabul edilemeyeceği anlamına geliyordu. 1920’de Sevr hazırlıkları sürerken Anadolu direnişi güçlenmiş, güneydoğuda Fransızlar Mayıs 1920’de TBMM Hükümeti ile silah bırakışması görüşmelerini başlatmışlardı. Fransa’nın TBMM Hükümetiyle görüşmeleri İngilizlerin tepkisine neden olmuştur. Ayrıca ilk kez Türk milliyetçileri İzmit yakınlarında İngiliz askerlerine saldırı eylemlerinde bulunmuşlardı. Yunanistan’la İlişkiler Yunanistan’la İlişkiler Hakkında Bilgi Sahibi Olmak

17 Bu gelişmeler üzerine 20 Haziran 1920’de Yunanlılara Anadolu içlerine ilerleme izni verilmiştir. Yunan orduları Bursa, Tekirdağ, Edirne ve Uşağa girmişlerdir. Yunanistan Anadolu içlerinde ilerlerken, İstanbul hükümeti Müttefik baskılarına dayanamayarak 10 Ağustosta Sevres Barış Antlaşmasını imzalamak zorunda kalmıştır. Sevr Antlaşması’ndan sonra Yunanistan’da yapılan seçimleri Rallis kazanmıştır. Seçimin Yunan iç ve dış politikasında önemli etkileri olmuştur. Yunanistan’la İlişkiler Yunanistan’la İlişkiler Hakkında Bilgi Sahibi Olmak

18 Bu seçimler, Yunan iç politikasında Venizelos yanlıları ile Kraliyet yanlıları arasındaki uçurumun derinleşmesine ve bu uçurumun uzun bir süre Yunan iç politikasını belirlemesine yol açmıştır. Dış politika açısından ise, seçimler Yunanistan’ı olduğu kadar Anadolu’yu da etkilemiştir. Rallis hükümeti de ordu kullanarak Türk milliyetçi hareketine Sevr’i kabul ettirme politikasını sürdürme kararı almıştır. Yeni hükümetin eski politikayı sürdürme kararına rağmen Müttefikler 1920 seçimlerinden sonra Yunanistan’a yönelik politikalarını değiştirmişlerdir. Yunanistan’la İlişkiler Yunanistan’la İlişkiler Hakkında Bilgi Sahibi Olmak

19 Giderek güçlenen TBMM Hükümeti Sevr Antlaşmasını tanımayacağını ilan etmiştir. Ermenistan cephesinde üst üste başarılar kazanmıştır. Bu başarılarıyla Moskova’yı etkileyerek hem bölgede İngiliz destekli hükümetlere karşı işbirliği yapmayı, hem de maddi yardım almayı sağlamak üzereydi. Güneydeki Fransızlar da zor durumda bulunuyorlardı. Bütün bu gelişmeler sonucunda müttefikler Sevr’i gözden geçirme gereği duymaya başlamışlardı. Fransa yeni politikasını açıklıkla dile getirmişti: TBMM Hükümetiyle ilişki kurularak Sevr gözden geçirilmeli ve Yunan ordusu Anadolu’dan çekilmeliydi. Yunanistan’la İlişkiler Yunanistan’la İlişkiler Hakkında Bilgi Sahibi Olmak

20 Askeri olarak çetelere son verilmiş, düzenli ordu kurulmuştu. Maddi olanaksızlıklara karşın ordunun morali yüksekti. Doğuda yapılan barış, buradaki birliklerden bir bölümünün batı cephesine aktarılmasına olanak vermişti. Yunanistan’da ise durum tersine bir gelişme gösteriyordu. Müttefikler maddi desteği kesmişlerdi. Tek başına İngiltere, moral açıdan destekliyordu. Bu sırada yeni Rallis hükümeti ordu komutanlarını değiştirerek Venizelos karşıtı subayları göreve getirmişti. Tüm bu olumsuz koşullara rağmen Rallis hükümeti Anadolu’da yeni bir harekata başlamakta gecikmedi. Yunanistan’la İlişkiler Yunanistan’la İlişkiler Hakkında Bilgi Sahibi Olmak

21 Eski politikayı sürdürme kararı alan Rallis hükümeti, Anadolu’daki orduya hareket emrini vermiştir. Amacı İstanbul-Bağdat demiryolunun geçtiği stratejik Eskişehir’i almaktı. 6 Ocakta Yunan ordusu Bursa’dan Eskişehir yönüne, Uşak’tan da Afyon yönüne doğru ilerlemeye başlamıştır. 9 Ocak 1921’de Albay İsmet (İnönü) komutasındaki Türk ordusuyla karşılaşmıştır. İki gün süren çarpışmalardan sonra, Yunan ordusu daha büyük bir harekata hazırlanmak üzere eski mevzilerine dönmüştür. Yunanistan’la İlişkiler : I. İnönü Muharebesi Yunanistan’la İlişkiler Hakkında Bilgi Sahibi Olmak

22 I. İnönü Muharebesi iki ordunun ilk kez doğrudan karşı karşıya gelerek güç denemesine girişmeleri bakımından önemlidir. I.İnönü Sonuçları: -Düzenli ordunun ilk askeri başarısı oldu. -Halkın TBMM'ye ve düzenli orduya güveni arttı. -Çerkez Ethem olayı tamamen sona erdi. -Bu zafer TBMM'nin içte ve dışta itibarını arttırdı. -Müttefikler Sevres’i gözden geçirmek üzere Londra’da konferans toplanması kararı aldılar. -Afganistan'la dostluk, Rusya ile Moskova Antlaşması imzalandı. -İsmet Bey albaylıktan generalliğe yükseltildi. Yunanistan’la İlişkiler : I. İnönü Muharebesi Yunanistan’la İlişkiler Hakkında Bilgi Sahibi Olmak

23 Konferansta Bekir Sami, Sevres’in Ankara tarafından tanınmadığını belirtmiştir. Ankara’nın önerileri: Trakya ve İzmir’den Yunan askerlerinin çekilmesi ve bu toprakların Türk egemenliğine bırakılması, İstanbul’dan yabancı askeri kuvvetlerin çekilmesi ve Boğazlarda Türk egemenliğinin tanınması olarak özetlenebilir. Müttefikler Sevres’ de yapabilecekleri değişiklikleri her iki tarafa da bildirmişlerdir. Ancak bu değişiklikler Ankara’nın beklentilerini karşılar nitelikte değildir. Yinede karar vermek için süre istenmiş ve Ankara’ya dönülmüştür. Döndükten sonra, yaptığı anlaşmalar TBMM’de sert eleştiriler alan Bekir Sami Bey görevden alınmıştır. Yunanistan’la İlişkiler : Londra Konferansı Yunanistan’la İlişkiler Hakkında Bilgi Sahibi Olmak

24 Konferanstan dönen Türk heyeti Ankara’ya varmadan Yunan ordusu 23 Martta yeniden saldırıya geçmiştir. Güneyde Uşak’tan Afyon’a ilerleyen Yunan ordusu büyük bir direnişle karşılaşmadan Afyon’u ele geçirmiştir. Kuzeyde ise Bursa’dan Eskişehir’e ilerlerken İsmet Paşa komutasındaki düzenli orduyla karşılaşıp geri çekilmek zorunda kalan Yunanlılar ciddi bir başarısızlık yaşamışlardır. Ancak daha iyi bir hazırlıkla yeni sefer planı yapmaya başlamışlardır. II. İnönü Sonuçları: -Fransızlar barış görüşmelerini başlatma girişiminde bulundu ve Zonguldak’ı boşalttılar. -Yunan ilerleyişi bir süre içinde olsa durduruldu. Yunanistan’la İlişkiler : II. İnönü Muharebesi Yunanistan’la İlişkiler Hakkında Bilgi Sahibi Olmak

25 -TBMM’ye olan güven daha da arttı. Türk ordusu gücünü ispat etti. -Türk ordusu hazırlıklarını tamamlamak için zaman kazandı. -Yunanlılar daha çok kuvvete ihtiyaçları olduklarını anladılar. -İtalyanlar işgal ettikleri güney-batı Anadolu’dan kuvvetlerini çekmeye başladılar. -İngiltere ise barış görüşmeleri önerisinde bulundu, ancak görüşmeler başarıya ulaşmadı. Yunanistan’la İlişkiler : II. İnönü Muharebesi Yunanistan’la İlişkiler Hakkında Bilgi Sahibi Olmak

26 Başarısız görüşmelerden sonra iki ordunun kaçınılmaz olarak karşı karşıya geleceğini anlayan İngiltere, Yunan seçimlerinden sonra Kasım 1920’de aldığı tarafsız kalma kararını Yunanistan lehine gevşetme politikasına başlamıştır. Bunun anlamı şimdilik Boğazları Yunan gemilerine açmak, bu gemilerin İstanbul ya da Marmara’da üslenip ikmal yapmalarına izin vermekti. Daha sonra, yaşanacak gelişmelere göre silah ve para yardımı yapılabilirlerdi. Yunanistan’la İlişkiler : II. İnönü Muharebesi Yunanistan’la İlişkiler Hakkında Bilgi Sahibi Olmak

27 Yunanistan’ın üçüncü kez ilerlemeye başlamasının nedeni yine Eskişehir’le Afyon’u birleştiren demiryolunu ele geçirmekti. Ancak bu kez strateji farklıydı. Tüm güçler Kütahya’da birleşecek, oradan kuzeydoğudaki Eskişehir üzerine yürünecekti. Bu nedenle 17 Temmuzda Kütahya’yı ele geçirmişlerdir. Yunanlılar artık Ankara yolunun kendilerine açık olduğunu düşünerek ilerlemeye devam etmişlerdir. Bu sırada Mustafa Kemal tüm eleştirilere rağmen başkomutanlığı üstlenmiş ve geri çekilme politikası izlemiştir. Yunanistan’la İlişkiler : Sakarya Muharebesi Yunanistan’la İlişkiler Hakkında Bilgi Sahibi Olmak

28 Yunanlılar Ankara’ya ilerleyişleri sırasında Sakarya Nehri’nin doğusuna çekilen Türk ordusu tarafından Sakarya’dan atmıştır. Sakarya’nın sonuçlarına gelince: Yunanistan açısından, Ankara’ya silah gücüyle Sevres’i kabul ettirme umutlarının sonu olmuştur. Yunan halkı hem maddi, hem manevi olarak büyük bir çöküntü içine girmiştir. Ankara açısından ise, başarılar arka arkaya gelmiştir.13 Ekimde Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan’la Kars Antlaşması, 20 Ekimde Fransa ile Ankara Antlaşması, 23 Ekimde İngiltere ile Esir Değişimi Antlaşması imzalanmıştır. Venizelos yanlıları Ulusal Savunma Hareketi faaliyetlerine hız vermiştir. Yunanistan’la İlişkiler : Sakarya Muharebesi Yunanistan’la İlişkiler Hakkında Bilgi Sahibi Olmak

29 Sonuçları: Yunanistan açısından, Ankaraya silah gücüyle Serves’i kabul ettirme umutlarının sonu oldu. Ankara açısından ise, Sakarya zaferlerini peşpeşe diplomatik başarılar izledi. Sakarya muharebesinden sonra Yunan halkı hem maddi hem manevi büyük bir çöküntü içine girdi. Yunanistan’la İlişkiler : Sakarya Muharebesi Yunanistan’la İlişkiler Hakkında Bilgi Sahibi Olmak

30 Anadolu’daki Ulusal Savunma Hareketi Atina’daki hükümeti rahatsız etmeye başladı ve Büyük Taarruz öncesinde Yunan ordusunda önemli komutan değişikliklerine yol açtı. Bu önemli değişiklik, Büyük Taarruz sırasında Yunan ordusunun zayıflıklarından birini oluşturdu. Büyük bir baskı altında kalan Yunan hükümeti, yardım yapılması konusunda İngiltere’ye başvurmuş ve sadece moral değil maddi destekte istediğini bildirmiştir. Tehdit unsuru olarak da, Yunanistan’ın çekilmesi halinde İngiltere’nin Yakındoğu politikasının başarısızlığa uğrayacağını göstermiştir. Yunanistan’la İlişkiler : Büyük Taarruz Yunanistan’la İlişkiler Hakkında Bilgi Sahibi Olmak

31 İngiltere maddi yardım konusunda olumsuz yanıt verirken, Anadolu sorununu diplomatik yoldan çözmek üzere yeni bir girişimde bulunarak üç Müttefik devletin Paris’te toplanması çağrısında bulunmuştur. 22 Mart 1922’de İngiltere, Fransa ve İtalya dışişleri bakanları Paris’te biraraya gelmişlerdir. Atina ve Ankara’ya Orta Doğu’da yeniden barışın yapılması için biraraya geldiklerini, iki taraftan da silah bırakmalarını istediklerini belirten bir telgraf göndermişlerdir. Ertesi gün de barış koşullarını bildirdiler: a) Boğazların serbestisini sağlamak için Gelibolu yarımadasında ve Boğazlar bölgesinde askerden arındırılmış bir bölge kurulacaktır. Yunanistan’la İlişkiler : Büyük Taarruz Yunanistan’la İlişkiler Hakkında Bilgi Sahibi Olmak

32 b)Sevres Antlaşmasıyla kişiye indirilmiş Türk askeri kuvvetleri ’e çıkarılacak ve yine Türk askerleri ücretli asker olacaklardır. c) Trakya sınırı, Tekirdağ Türklere; Kırk kilise, Babaeski ve Edirne Yunanlılara kalmak üzere belirlenecektir. d) Barışın ertesinde İstanbul Müttefiklerce boşaltılacaktır. e) Türklerde kalacak olan İzmir’in Rumlarına ve Yunanlılarda kalacak olan Edirne’nin Türklerine, bu şehirlerin idaresine adil bir şekilde katılma imkanını vermek amacıyla uygun bir yöntem sağlanacaktır. Yunanistan’la İlişkiler : Büyük Taarruz Yunanistan’la İlişkiler Hakkında Bilgi Sahibi Olmak

33 Yunanistan müttefiklerin silah bırakma önerisine olumlu yanıt vermiş ancak barış koşullarını kabul etmemiştir. Türkiye ise silah bırakmayı ancak Anadolu’nun boşaltılmaya başlanmasıyla kabul edilebileceğini, bu konuda uzlaşma sağlanırsa barış koşullarının görüşülebileceğini bildirmiştir. Müttefikler Türkiye’nin önerisini kabul etmemişlerdir. Zor durumda olan Yunan ordusuna karşı 26 Ağustosta Türk saldırıları başlamıştır.Yunan askerleri geri çekilmek zorunda bırakılmıştır. Yunanistan’la İlişkiler : Büyük Taarruz Yunanistan’la İlişkiler Hakkında Bilgi Sahibi Olmak

34 Daha sonra Başkomutanlık Meydan Muharebesi adını alacak olan 30 Ağustostaki Meydan Muharebesinde Yunan ordusu imha edilmiştir. 9 Eylülde Türk ordusu İzmir’e girmiştir. Daha sonra Bursa’ya, Bandırma ve Mudanya’ya girmiş, Çanakkale ve Boğazlara doğru ilerleyişlerini müttefik devletlerin diplomatik alanda karşı çıkmalarına rağmen sürdürmüşlerdir. Türk birlikleriyle İngiliz birlikleri arasında sadece dar bir tarafsız alan kalmıştı. Yunanistan’la İlişkiler : Büyük Taarruz Yunanistan’la İlişkiler Hakkında Bilgi Sahibi Olmak

35 24 Eylülde de tarafsız bölgeye Türk askerlerinin girmesine rağmen İngilizler silahlı bir çatışmanın başlamasından kaçınmışlardır. Bu arada silah bırakma görüşmeleri de başlamıştır. 19 Ekimde Doğu Trakya Valisi olarak tayin edilen Refet Paşa (Bele), Trakya’yı teslim almakla görevlendirilmiştir. Türk ordusunun Trakya’ya girmesi söz konusu olunca, bölgedeki Hıristiyan nüfus göç etmeye başlamıştır. Ekim 1922’de Türk-Yunan savaşı sona ermiş ve Yunan orduları Türk orduları karşısında yenilgiye uğramışlardır. Yunanistan’la İlişkiler : Büyük Taarruz Yunanistan’la İlişkiler Hakkında Bilgi Sahibi Olmak

36 30 Ekim 1918'de Mondros ateşkes antlaşması imzalandığında Ingiliz or­dulan Halep'i yeni isgal etmis ve Musul ile İskenderun'un güneyine gelmiş bulunuyorlardı. Bu sırada, güney cephesinde İngiliz birlikleriyle çarpışan Osmanlı birlikleri; Musul'da Ali İhsan Paşa komutasındaki 6. Ordu, Adana'da Liman von Sanders komutasındaki Yıldırım Orduları Grubuna bağlı ve karargahı aynı kentte olan 2. Ordu, Raco'da da 7. Ordu olarak sıralanabilir. Aynca, Trablusgarp ve Bingazi'de varolan zayif birliklerin disinda, Arabistan yarımadasının iç bölgesinde de Yıldırım Orduları Grubuna bağlı Osmanlı birlikleri vardı. Medine Muhafızı Fahrettin Paşa komutasındaki Hicaz Kuwe-i Seferiyesi, Asir'de Muhittin Pasa komutasında bir tümen ve Yemen'de Tevfik Paşa komutasında bir kolordu bulunuyordu. 36 Arap Ülkeleri ile İlişkiler Arap Ülkeleri ile İlişkiler Hakkında Bilgi Sahibi Olmak

37 Orta Doğu'ya İlişkin Gizli Anlaşmalar 18 Mart 1915 Istanbul Anlaşması 26 Nisan 1915 Londra Anlaşması 16 Mayis 1916 Sykes-Picot Anlaşması 17 Nisan 1917 St. Jean de Maurienne Anlaşması 1917 Balfour Deklarasyonu 37 Arap Ülkeleri ile İlişkiler Arap Ülkeleri ile İlişkiler Hakkında Bilgi Sahibi Olmak

38 Birinci Dunya Savasi sırasında birçok pazarlık yapılmıştı ve bunların İngiltere'nin çıkarları doğrultusunda uygulamaya konulabilmesi icin söz konusu bölgenin İngiltere'nin denetiminde kalması gerekiyordu. Ocak 1919'da savaş sonrası düzenlemelerine ilişkin olarak toplanan Paris Barış Konferansında, tarafların çıkar çatışmaları açık biçimde ortaya çıkmıştır. 38 Arap Ülkeleri ile İlişkiler Arap Ülkeleri ile İlişkiler Hakkında Bilgi Sahibi Olmak

39 Paris Barış Konferansının başlangıcında ağırlığı hissedilen Baskan Wilson savas sırasında yapılan gizli anlasmaların geçersizliğini ilan etti. Self determinasyon ilkesinin uygulanmasından yana tavır aldı ve Arap topraklan icin manda sistemi kabul edildikten sonra, hangi toprakların kimin mandası altına konulacağını belirlemek için bir komisyon kurulmasi fikrini ortaya attı. İngiltere ve Fransa'nın karşı çıkması üzerine ABD bölgede inceleme yapmak üzere King-Crane komisyonunu kurdu Bu sırada kendi kamuoyundan gelen tepkiler sonucunda Baskan Wilson Paris'ten ayrılmıştı. İngiltere ile Fransa yerel halkın gerçek isteklerini yansıtan bu raporu dikkate almadılar. 39 Arap Ülkeleri ile İlişkiler Arap Ülkeleri ile İlişkiler Hakkında Bilgi Sahibi Olmak

40 Bu dönemde Ankara hükümeti ile İran arasında ilişkiler mesafeliydi. Bunun beş önemli nedeni vardi: 1) Yüzyılların birikimi 2)Pan-Turancı politikalar 3)İngiltere faktörü 4)Kürt aşiretleri sorunu 5)Toprak Talebi Aradaki mesafenin kapatılması için Ankara daha istekliydi. 40 İran ile İlişkiler İran’la İlişkiler Hakkında Bilgi Sahibi Olmak

41 1919'da İngiltere'den sınırlı da olsa bağımsızlığını kazanan Afganistan‘ın ve lideri Amanullah Han‘ın temel politikası bağımsızlığını koruyabilmek ve ülke içinde istikrarlı kurumlar kurabilmekti. Kabil'deki yeni hükümet, Ankara hükümeti gibi, uluslararası alanda bu hedefe ulaşmasında yardımcı olabilecek ülkelerle ilişki kurmaya cok istekliydi. 41 Afganistan’la İlişkiler Afganistan’la İlişkiler Hakkında Bilgi Sahibi Olmak

42 Birinci Dünya Savaşında Osmanlıların izledigi pan-İslamizm politikası ve cihad ilanı, dünya Müslümanları arasında beklenen ilgiyi görmedi. Ancak bu durum, İstanbul'daki hilafet kurumunun, bağımsız devletlere sahip olmayan Müslümanlar için bir bağımsızlık simgesi ve umudu olmuştur. Bu durum, özellikle Hint Müslümanları bakımından da­ha belirgindi. İstanbul'un işgali ve egemen hilafet kurumunun varlığının tehlikeye girmesi üzerine Hint Müslü­manları arasında Anadolu hareketine karşı bir sempati belirdi ve bu destek "Hilafet Hareke­ti" adıyla somutlaşmıştır. Merkezi Bombay'da olan bir "Hilafet Komitesi" kurulmuştur. 42 Hint Müslümanları ile İlişkiler ve Hilafet hareketi Hint Müslümanları ile İlişkiler Hakkında Bilgi Sahibi Olmak

43 İşgücü Arzı Kavramı, Çalışmak niyetiyle emeğini piyasaya sunmaya hazır kişiler işgücü arzını oluşturur. Arz, kelime anlamı olarak sunum demektir. İşgücü arzı, ekonomilerin üretim potansiyelini belirleyen önemli bir unsurdur. Bireyler çalışma kararını, gelir düzeyleri, boş zaman tercihleri ya da diğer bireysel tercihlerine göre verirler. Neo-Klasik Çalışma/Boş Zaman Teorisi, Neo-Klasik iktisatta iki tip zaman kullanılmaktadır. Bunlar çalışılarak geçirilen zaman ile boş zamandır. Bunlar arasındaki tercih bizi çalışma kararına, buradan da üretim ve verimlilik ilişkisine götürür. Birey faydasını maksimize edecek çalışma süresini kendi belirler. Buradaki kriterler ise neo-klasik çalışma/boş zaman teorisini oluşturur. Örneğin gelir seviyesi görece yüksek olan kişi daha az çalışmayı tercih edecektir. Bu durum farksızlık eğrisi ile gösterilir. Yine gelir seviyesi ortalama tüketim ihtiyaçlarını karşılayabiliyorsa yine az çalışmayı tercih edecektir. Bu durum ise bütçe kısıtı eğrisi ile ifade edilir. Görüldüğü gibi çalışma kararı çoğunlukla gelir seviyesi ile ilgilidir. Birey kendi durumuna göre bir denge oluşturur. Ücret oranlarındaki artış ve azalışlar bu kararı doğrudan etkiler. Ancak ücretin artması her zaman çalışma isteği uyandırmaz. Bu miktarın da bir eşiği bulunur. Belirli ücret seviyesine ulaşmış birey artık daha fazla süreler çalışmak istemeyebilir. Bu durum geriye kıvrımlı bireysel emek arz eğrisi ile ifade edilir.. 43

44 Piyasa Emek Arz Eğrisinin Oluşumu, Tüm bu veriler bireyin piyasaya ne kadar katılacağı kararını etkiler. Bu dengeye piyasa emek arz eğrisi denir. Denge, çalışma süresi ve gelir seviyesi eksenlerinde optimal noktada oluşur. İşgücü Arzını Etkileyen Ücret Dışı Unsurlar, Elde edilen ücret geliri her ne kadar önemli olsa da bir takım diğer unsurlar da işgücü arzını etkiler. Piyasada aynı işi yapmakta olanlar arasında oluşmuş diğer ücret seviyeleri bu kararda etkilidir. Ayrıca alternatif geliri olanlar (kira, miras,vb) daha az çalışmak isteyebilirler. Ailenin durumu, bireysel tercihler, yaşam algısındaki farklılıklar gibi hususlar daha fazla boş zaman geçirmek ya da çocuklarına bakmak için bireyleri işgücü piyasasından uzaklaştırabilir. Tüm bunların yanında ülkedeki genel işgücünün nüfusu, çalışma hayatına girişte bolluk-kıtlık dengesi açısından tercihleri etkileyebilir. 44

45 Ders Bitti Teşekkürler 45


"Yrd.Doç.Dr. Nesrin Kenar Uluslararası İlişkiler Bölümü 1919-1923 DÖNEMİNDE TÜRK DIŞ POLİTİKASI Yunanistan’la İlişkiler Ortadoğu Ülkeleri ile İlişkiler." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları