Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

- ANNE-BABA TUTUMLARI ve ÇOCUKLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ -DAVRANIŞ PROBLEMLERİ İLE BAŞ ETME -ÖDÜL ve CEZALAR CUMHURİYET İLKÖĞRETİM OKULU REHBERLİK SERVİSİ.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "- ANNE-BABA TUTUMLARI ve ÇOCUKLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ -DAVRANIŞ PROBLEMLERİ İLE BAŞ ETME -ÖDÜL ve CEZALAR CUMHURİYET İLKÖĞRETİM OKULU REHBERLİK SERVİSİ."— Sunum transkripti:

1 - ANNE-BABA TUTUMLARI ve ÇOCUKLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ -DAVRANIŞ PROBLEMLERİ İLE BAŞ ETME -ÖDÜL ve CEZALAR CUMHURİYET İLKÖĞRETİM OKULU REHBERLİK SERVİSİ Rehber Öğretmen ve Psikolojik Danışman KÜBRA AYTEKİN

2 BİR ÇOCUĞA, ONU SEVDİĞİNİZİ HİSSETTİRMENİN EN İYİ YOLU; ONU DİNLEMEK VE ANLAMAYA ÇALIŞMAKTIR.

3 Anne-baba olarak çocukluk yaşamınız boyunca edindiğiniz deneyimler, sizin çocuk yetiştirme tutumlarınız etkiler. Kimi anne-baba; ailesinden görmüş olduğu çocuk yetiştirme tutumlarını benimserken; kimileri de ailelerinin hatalı buldukları davranışları göstermemeye özen gösterirler. Fakat “çocuğum benim yaşadıklarımı yaşamasın” düşüncesiyle yanlış davranışlarda bulunulabilir.

4 Aile İçinde Disiplin Çocuk eğitiminde disiplin; çocuğa sorumluluğu ve uyulması gereken kuralları öğreterek, çocuğun davranışlarını kontrol etmesini öğretmektir.

5 ETKİLİ BİR DİSİPLİNİN İLKELERİ Kararlılık Kesinlik Süreklilik Sakinlik

6 ANNE-BABA TUTUMLARI Baskıcı-Otoriter Tutum: Çocuğun kendine olan güvenini ortadan kaldıran, onun kişiliğini hiçe sayan bir tutumdur. Esnek olmayan kuralların yer aldığı, koşulsuz itaate dayalı ve cezalandırıcı bir yol izlenir. Çocuğa ne yapması gerektiği söylenir, ama neden böyle davranması gerektiği söylenmez.* “Anne/ baba benim ve benim söylediğim yapılacak” cümleleri sıkça tekrarlanır.

7 Böyle bir ortamda büyüyen bir çocuk ya aşırı isyankar ya da aşırı boyun eğici olurlar. Kendine güvensiz ve pasif çocuklar bu olumsuz tutumun eseridir. Bu tutumla yetiştirilen çocuk; doğru olduğu için değil anne-babası öyle istediği için, doğru davranışlarda bulunurlar. Cezalandırılma korkusunun olmadığı durumlarda ve ortamlarda yanlış davranışları sürdürmeye devam ederler.

8 Baskıcı-otoriter tutuma sahip anne-babalar; çocuklarını cezalandırma biçimi olarak dayağa başvurabilmektedir.

9 Bir disiplin ve ceza aracı olarak kullanılan dayak; çocuğun kendini değersiz ve aşağılanmış hissetmesine neden olur. Çocuğun özgüveni zedelenir. Sürekli dayak yiyen çocuk bir süre sonra dayağı hak ettiğini ve insanların sinirlendikleri zaman, sinirlenmelerine neden olan kişiye şiddet uygulamalarının doğal bir davranış olduğunu düşünür. Zaman zaman kendisi de şiddeti kullanmaya başlar.

10 “DAYAK CENNETTEN ÇIKMADIR” “İYİ BİR ŞEY OLSAYDI EĞER; CENNETTEN ÇIKMAZDI.”

11

12 Disiplini sağlamak üzere şiddet kullanımına tanık olan çocuk, yetişkinliğinde bunu sorun çözmede doğal bir seçenek olarak görmektedir.

13 Çocukların kardeşlerine ve arkadaşlarına şiddet uygulamalarının, vurucu ve kırıcı davranışlarının çeşitleri nedenleri vardır: -Ailede görülen ve kendisine uygulanan şiddet -Televizyon programlarında izlenen, bu davranışlarıyla kabul ve saygı gören dizi-film kahramanları * (sosyal öğrenme) -Şiddet içeren bilgisayar oyunları oynamak ve izlemek

14

15 Gevşek Tutum: Bu yaklaşım içerisinde bulunan anne-babalar, çocukları karşısında teslim olur, onların ısrarlı isteklerini yerine getirir, onları şımartır, onlara fazlasıyla özgürlük tanırlar. * Çocuk anne-babaya hükmeder ve tüm isteklerini yerine getirir. Çocuk “ her istediğim yapılacak, eğer yapılmazsa ortalığı birbirine katarım” düşüncesiyle hareket eder.

16 Böyle bir tutumla yetiştirilen çocuk; her istediklerinin yerine getirilmesinden kaynaklanan bir doyumsuzluğa sahiptirler. Okul ortamında da kurallara uymayı reddederler ve ilgi odağı olmak isterler. Böyle bir durum mümkün olmadığından hayal kırıklığına uğrarlar. Çocuğun benmerkezciliği körüklenir. Başkalarının isteklerini önemsemeyen, sürekli kendi isteklerinin yerine getirilmesini isteyen bireyler haline gelirler.*

17 Aşırı Korumacı Tutum: Anne-baba çocuğu aşırı korur, çocuğa gereğinden fazla kontrol ve özen gösterir. Bu tutumun sonucu olarak çocuk, başkalarına aşırı bağımlı ve güvensiz bir kişi olurlar. Koruyucu yaklaşım çocuğun kendi kendini yönetebilen ve kendine güvenen bir birey olmasını engeller.

18

19 Güvensiz ve bağımlı çocuklar yetiştirmek istemiyorsanız; Bırakın kendi yemeğini kendisi yesin. Giysilerini ve ayakkabılarını kendisi giysin. Düzgün yapmıyor olsa bile, bir şeyi elinden alıp, onun yerine siz yapmayın. Yapamadığı ödevlerin peşinde kendisi koştursun. Arkadaşlarına ve öğretmenlerine kendisi sorsun.* Yardımınız olmadan da bazı şeyleri becerebileceğini söyleyin ve buna siz de inanın. Dayakla korkutmayın.

20 Sizin için önemli bir iş yaparken, çocuğunuzdan yardım isteyin Üstesinden gelebileceği sorumluluklar verin. Çeşitli konularda karar alırken onun da fikrini alın. Olumlu özelliklerini övün, olumsuz özelliklerini eleştirmek yerine bu davranışın alternatifini söyleyin. Yapmamaları gereken davranışları söylemek yerine, yapmasını istediğiniz davranışları söyleyin.

21 Tutarsız ve Kararsız Tutum: Anne-baba arasındaki çocuk yetiştirme konusundaki görüş ayrılığından kaynaklanabildiği gibi, çocuğun aynı davranışına farklı zamanlarda farklı tepkiler verilmesinden de kaynaklanabilir. Çocuk aynı davranışı yüzünden bir keresinde ödüllendirilir bir diğerinde cezalandırılır.*

22 Böyle bir tutumla karşılaşan çocuk, hangi davranışının doğru hangisinin yanlış olduğunu kestiremez. Nasıl davranması gerektiği ve kendisinden ne beklendiği konusunda kafası karışır. Çocukta dengesiz ve kararsız bir yapının oluşumuna neden olan bir tutumdur.

23 İlgisiz ve Kayıtsız Tutum: Anne-babanın çocuğu yalnız bırakması, görmezden gelmesi ve onunla ilgilenmemesi anlamına gelmektedir. Çocuk, kendini değersiz hisseder. Ve ihmal edildiğinin farkına varır. Böyle bir ortamda yaşayan çocuk, dikkat çekmek ve ilgiyi üzerine toplamak için olumsuz bazı davranışlar gösterebilir. Çocuk,ailesinden göremediği ilgi ve sevgiyi dışarıda arayabilir.*

24

25 Destekleyici-Yetkili ve Güvenilir Tutum: Anne-baba çocuğu destekler ama bunun yanında sınırlarını koymayı da ihmal etmez. İstek ve görüşlerini açık ve net bir şekilde ifade eden anne-baba çocukla sıcak bir iletişim içindedir. Destekleyici tutum, yakınlık ve ilgi göstermek, birlikte ortak faaliyetlerde bulunmak anlamına gelir.

26 Çocuğun söz hakkı vardır.Kabul edilen ve edilmeyen davranışların sınırları bellidir. Bu sınırlar içinde çocuk özgürdür. Böyle bir ortamda çocuğun söz hakkı vardır. Duygu ve düşüncelerine önem verilir ve dinlenir. Çocuğu olduğu gibi kabul eden, onu destekleyip yüreklendiren aile üyeleri; çocuğun girişimci, sorumluluk sahibi ve özgüveni yüksek çocuklar yetiştirirler.

27 Her şeyin en mükemmelini yapmalarını isteyerek (mükemmel, mümkünün düşmanıdır.) Her yaptığına bir kusur bularak, Onları başarılı komşu ya da akraba çocukları ile kıyaslayarak, Çabalarını küçümseyerek, CESARETSİZ VE BECERİKSİZ çocuklar yetiştirirsiniz.

28 Kendine Güvenen Çocuklar Yetiştirmek İçin Neler Yapabiliriz? Yapamadıklarına değil yaptıklarına odaklanıp, iyi yönlerini övün. * Üstesinden gelebileceği sorumluluklar verin. “Yapamazsın” “Bunu yapmak için daha çok küçüksün” gibi sözlerden ve hakaretlerden uzak durun. İstenmeyen davranışlar gösterdiğinde kişiliğini değil olumsuz davranışını eleştirin.

29 “ Böyle davranmaya devam edersen kimse seni sevmez.” “Beni daha fazla üzersen seni sevmeyeceğim.” gibi sözlerden sakının. Yetenekli olduğu konularda, faaliyetler yapmasını sağlayın. Yapamayacağını düşündüğü şeylerde onu cesaretlendirin. Yıldız günlüğü tutun. (Gün içinde gösterdiği olumlu davranışlarını ve iyi huylarından övgüyle bahsedin.)

30 Her istediğini yerine getirerek Onları oyuncak ve hediye yağmuruna tutarak Hiçbir arzularını geri çevirmeyerek Her işi bir ödül karşılığı yaptırarak; İNATÇI VE DOYUMSUZ çocuklar yetiştirirsiniz.

31 Çocuklarınıza yerine getiremeyeceğiniz sözler vererek, Çocuğunuzun yanında başkalarına yalan söyleyerek, Çocuğunuza yalan söyleyerek ya da söyleterek Küçük bir suç işlediklerinde ve bunu dürüstlükle itiraf ettiklerinde onları ağır bir şekilde cezalandırarak; (cezalandırılma korkusu) YALAN SÖYLEYEN çocuklar yetiştirirsiniz.

32

33 Çocukların Yalan Söylemesini Engellemek İçin Neler Yapabiliriz? 1.Çocuğa öğüt vermek yerine anne-baba çocuğuna iyi bir model olmalıdır. 2.Çocuğun arkadaşını kurtarmak ve yaşadığı bir olayı abartmak için söylediği bazı yalanlar görmezden gelinebilir. 3.Çocuğun ne zaman ve hangi olaylardan sonra yalan söylediğinin bilinmesi önemlidir.

34 4.Eğer çocuk kendini büyük göstermek ve başkalarının takdirini kazanmak için yalan söylüyorsa bu durum özgüven eksikliğinden kaynaklanıyor demektir. Çocuk başarılı olabileceği alanlara yönlendirilerek gerçek başarılar elde etmesi sağlanmalıdır. 5.Çocuğun küçük hataları affedilmeli ve cezası hafifletilmelidir.

35 6.Çocuğun kendi menfaati için söylediği yalanlar çoğunluktaysa; yalan söylemenin doğuracağı kötü sonuçlar üzerinde konuşulmalı eğer yalan söylemeye devam ederse ayrıcalıkları iptal etme cezası uygulanılmalıdır.

36 Çocukların kendilerini savunmalarına izin vermeyerek En küçük kabahatlerinde onları cezalandırarak Konuşmak istediklerinde onları azarlayarak Başkalarının yanında suçlarını birer birer sayıp onu mahcup ederek; SİZE HAKARET EDEN çocuklar yetiştirirsiniz.

37 Çocukların küfür etmesini engellemek için neler yapabiliriz? Çocukların yanında konuşmalarımıza dikkat edip onlara iyi birer örnek olarak Küfür etmenin doğru bir şey olmadığını hem sözlerimizle hem de davranışlarımızla kendisine göstererek Eğer ilginizi çekmek için söylüyorsa görmezden gelerek Küfür ettiği zamanlarda bazı ayrıcalıklarını iptal ederek. (Küfür ettiği için sevdiği çizgi filmi izlettirmemek)

38 Kardeşler arasında kıyas yaparak İkisinin de kabahatli olduğu durumlarda sadece birini cezalandırarak Çocuklarınızdan birine daha ilgili davranarak Birbirlerine hakaret ettiklerinde sesinizi çıkarmayarak Bir oyuncak için kavga ettiklerinde, oyuncağı ellerinden alıp birine verip diğerini mahrum ederek KARDEŞLERİNİ KISKANAN çocuklar yetiştirirsiniz.

39 Kardeş Kıskançlığını Önlemek İçin Neler Yapabiliriz? DOĞUMDAN ÖNCE Çocuk evin tek çocuğu konumundayken bütün istekleri yerine getirilmemelidir. Çocuk kardeşinin gelişine psikolojik olarak hazırlanmalıdır. Bebeğin bakımı için aile büyüklerinden yardım isteyip çocukla ilgilenilmelidir. Bebek için yapılan hazırlıkta abartıya kaçılmamalıdır.

40 DOĞUMDAN SONRA Bebeğin bakımında çocuktan yardım istenmelidir. Anne bebekle ilgilenirken, büyük çocuğu ihmal etmemelidir. Çocuğun yanında bebeğe aşırı sevgi gösterilerinden kaçınılmalıdır. Baba işten geldiğinde önce büyük çocuğu sevip öpmeli sonra da diğerini sevmelidir. Bebeğin ortamda çocuk gürültü çıkardığında sert tepkide bulunulmamalıdır.

41

42 Sağlıklı veli - öğrenci ve öğretmen ilişkilerinin önemi ve gerekleri: Öğrencinin okul başarısında; velinin öğretmenle iletişim halinde olması oldukça önemli bir noktadır. Öğretmeninden çocuğun sınıftaki durumu, derslere olan ilgisi ve ders başarısı hakkında bilgi almak çocuğa daha iyi yardımcı olabilmek açısından oldukça önemlidir.

43 Çocuğu okuldan ve öğretmenden soğutan davranışlar: Anne-babanın; öğrencinin yanında sınıf öğretmeni hakkında olumsuz bazı söylemlerde bulunması Anne-babanın öğretmenin sınıf yönetimini sağlamak adına kullandığı teknikler konusunda öğretmeni eleştirmesi ve sınıf içindeki olaylara aşırı müdahale etmesi Öğrencilerin kendi aralarında yaşadığı sorunları, kendilerinin çözmelerine fırsat verilmemesi

44 Çocuğun kendinden daha başarılı sınıf arkadaşlarıyla kıyaslanarak, çocuklar arasında rekabet ve kıskançlığa neden olunması Çocuğun sınıf arkadaşları hakkında olumsuz yorumlarda bulunulması ve aradan zaman geçmiş olmasına rağmen arkadaşlar arasında yaşanmış tatsız olayların tekrar tekrar gündeme getirilerek, çocukların birbirlerinden uzaklaşmalarına neden olunması

45 ÇOCUĞA DERS ÇALIŞMA ALIŞKANLIĞI NASIL KAZANDIRILIR? ÖDEV YAPMAYLA İLGİLİ PROBLEMLER KONUSUNDA NELER YAPILABİLİR?

46 Çocuğun; okuldan geldikten sonra belli bir dinlenme süresinin ardından ders çalışmaya başlaması sağlanmalıdır. Eğer çocuk ders çalışmayı hiç istemiyorsa başlangıçta dakika gibi kısa etütlerle çalışmaya başlanmalı, sıkıldığı hissedildiği zamanlarda kısa aralar verilmelidir. Verilen aralarda bilgisayar oynama ya da televizyon izlemeye müsaade edilmemelidir.

47 Çocuk televizyon karşısında ders çalışmamalıdır. Bilgisayar oyunu oynama ve televizyon izlemek gibi etkinliklerin ödevler bittikten sonra yapılacağı söylenmeli ve bu konuda kararlı davranılmalıdır. Çocuk yanlış yaptığı ve anlamadığı durumlarda eleştirilmemeli, iyi yapılan ödevler takdir edilmelidir.

48 ÇOCUK EĞİTİMİNDE KULLANILABİLECEK ÖDÜL ve CEZALAR

49 CEZA VERİLİRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR Ceza çocuğun yaşına uygun olmalıdır. Çocuğun zorunlu ihtiyaçları kısıtlanmamalıdır Cezalar yapılan suç ile bağlantılı olmalıdır. Çocuğun her olumsuz davranışı için cezaya başvurulmamalıdır. İşlenmeyen suçlar için önceden uyarılmamalıdır.

50 Zaten yapmak zorunda olduğu görevler ceza olarak verilmemelidir. Ceza, istenmeyen davranış ortaya çıktığında uygulanmalıdır. Ceza, aşağılayıcı olmamalıdır. Anne ya da baba çocuğu kendisinden mahrum bırakarak cezalandırmamalıdır.*

51 Cezanın nedeni ve yapılan hata açıklanmalıdır. Çocuk niçin ceza aldığını bilmezse olumlu alışkanlıklar edinemez. Ceza kabul görmeyen davranışın her tekrarından sonra tutarlı olarak uygulanmalıdır. Aynı davranış bir gün cezalandırılıp, bir gün cezalandırılmıyorsa olumlu davranış kazandırılamaz. Uygulanamayacak cezalarla tehdit edilmemelidir.*

52 ÇOCUKLARINIZIN OLUMSUZ DAVRANIŞLARINI ORTADAN KALDIRMAK İÇİN NELER YAPABİLİR, HANGİ YÖNTEMLERİ KULLANABİLİRSİNİZ?

53 Görmezden Gelme* : Çocuğun dikkat çekmek için yaptığı bazı davranışlarını umursamamaktır. Çocuk ısrarla bir şey istediğinde, öfke nöbetlerinde, ağlama ve bağırmalarda görmezden gelme yöntemi kullanılabilir.

54 Olumsuz Davranışının Bedelini Ödeme: Çocuğun yaptığı hatanın bedelini kendisinin ödemesidir. Çocuk yaptığı hatanın bedelini kendisi ödediği için aynı hatayı tekrar yapmaz. Elindeki sütü yere dökerse, çocuğa kızmak yerine orayı çocukla birlikte temizlemek Oyuncaklarını kırdığında ve aynı oyuncağı tekrar istediğinde harçlığından biriktirerek aynı oyuncaktan almasını sağlamak Dağıttığı odayı kendisine toplatmak

55 Ayrıcalıkları İptal Etme: Bu yöntemde çocuğa verilen bazı ödül ve ayrıcalıklar iptal edilir. Çocuğa hangi davranışları yapmaması gerektiği önceden açıklanmalıdır. Televizyon izlemesini bir süreliğine yasaklamak Sevdiği çizgi filmi izlettirmemek Bir gezinin iptal edilmesi Bilgisayarda oyun oynamasına izin vermemek Hafta sonu arkadaşıyla görüşmemesi

56 Doyum Sağlama: Çevresinden yeterince ilgi görmeyen çocuğun, istenmeyen davranışı göstermesi sonucunda azarlanması bile, çocuk için ödüllendirici bir nitelik taşır. Bu yöntemde istenmeyen davranışı yapma demek yerine, yapmasını teşvik ederek de çocuğun doyuma ulaşması ve olumsuz davranışını bırakması sağlanabilir.*

57 Mola: Mola istenmeyen davranışından sonra çocuğun hoşlandığı ortamdan uzaklaştırılması ve bütün etkinliklere kısa bir süre ara verilmesidir. Bu yöntem çocuğu yaptığı hatayla yüzleştirir ve hatasını anlamasını sağlar. Davranış değiştirmede oldukça etkili bir yöntemdir. Bu yöntemde çocuğun hoşlandığı ortamdan uzaklaştırılarak tek başına bir odada 1 dakika ile 10 dakika arasında değişen bir süre kalması sağlanır.

58 Mola için kullanılan oda: Çocuğun sıkılacağı bir yer olmalı Korkutucu ve karanlık olmamalı Çocuğun odası gibi oyuncaklarla dolu bir yer olmamalıdır. Mola süresinde çocukla ilgilenilmemelidir. Molanın hangi davranışlar için uygulanacağı önceden belirlenmelidir. Uygulamaya başlamadan önce teknik çocuğa anlatılmalıdır.

59 Molanın uygulanabileceği davranışlar: Eşyalara zarar verme Kardeşine karşı saldırgan davranma Aşırı yaramazlık yapma Kötü sözler kullanma Öfke nöbetleri Anne babaya karşı gelme gibi davranışlarda kullanılabilir.

60 Verilen Cezaların Etkili Olması İçin: İstenmeyen davranıştan sonra hemen cezanın verilmesi Cezanın şiddetinin arttırılmamamsı Cezalandırılan davranışların karşıtı olan davranışların ödüllendirilmesi

61 ÖDÜL Çocuğa yeni bir davranış kazandırırken istenilen davranışı her yaptığında ödül verilmeli, davranışı kazandıktan sonra ödüllerin sıklığı azaltılmalıdır. “Yemeğini yersen sana çikolata veririm” cümlesi ödüllendirmenin değil rüşvetin habercisidir. Yapması gereken bir davranış çocuğa her defasında şunu yaparsan şöyle olur şeklinde söylenirse, çocuk her davranışın ardından bir ödül beklemeye başlar. Ve istemeden çıkarcı çocuklar yetiştiririz.

62 Ödül verilirken çocuğun ihtiyaçları ve hoşlanacağı şeyler göz önünde bulundurulmalıdır. Ödüllendirme rüşvete dönüşmemelidir Sık sık ödül verilmesi çocuğun herhangi bir çıkar sağlamadan bir şey yapmamasına neden olabileceğinden dikkatli olunmalıdır. Çocuğa gülümseme, sarılma, onu öpme sevdiği bir yemeği yapma da çocuk için bir ödüldür. Ödül denilince sadece maddiyata dayalı şeyler düşünülmemelidir.

63 Yiyecek ödülleri: Çocuğun sevdiği tatlı ya da yiyeceği yapma, ona çikolata alma gibi.. Sosyal Ödüller: Başarılarını övme, takdir etme, öpme, sarılma. Etkinlik Ödülleri: Onunla birlikte sevdiği bir oyunu oynama. Simgesel Ödüller

64 Ödevleri zamanında yapmak: Odayı toplamak: Beslenmesindeki yemekleri bitirmek: Kardeşiyle oyuncağını paylaşmak:

65 PazartesiSalıÇarşambaPerşembeCuma

66 30 gülen yüz: Hafta sonu sinemaya gitme 25 gülen yüz: Oyuncak bebek/ araba alma 20 gülen yüz: Pasta yapma

67 Davranış değiştirme ve istenen davranışı kazandırmada cezanın yanında ödüllerde kullanılmalıdır. Olumsuz davranışa ceza verilirken, istenen davranış gösterildiğinde çocuk ödüllendirilmelidir. Davranış kazandırılırken ödüllendirme sık, kazandırıldıktan sonra seyrek olarak yapılmalıdır.

68 Hazırlayan: Rehber Öğretmen ve Psikolojik Danışman KÜBRA AYTEKİN

69 DİNLEDİĞİNİZ İÇİN TEŞEKKÜRLER


"- ANNE-BABA TUTUMLARI ve ÇOCUKLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ -DAVRANIŞ PROBLEMLERİ İLE BAŞ ETME -ÖDÜL ve CEZALAR CUMHURİYET İLKÖĞRETİM OKULU REHBERLİK SERVİSİ." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları