Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

1 Ergenle yaşamak Ergenlik dönemi, fiziksel, hormonsal değişimin yanında ikili duyguların yaşandığı kendine özgü özellikleri ve sorunları olan bir geçiş.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "1 Ergenle yaşamak Ergenlik dönemi, fiziksel, hormonsal değişimin yanında ikili duyguların yaşandığı kendine özgü özellikleri ve sorunları olan bir geçiş."— Sunum transkripti:

1 1 Ergenle yaşamak Ergenlik dönemi, fiziksel, hormonsal değişimin yanında ikili duyguların yaşandığı kendine özgü özellikleri ve sorunları olan bir geçiş dönemidir. Bu dönemde bulunan çocuklar kendilerini tanıma yolunda büyük bir çaba harcayarak bir takım sorulara cevap bulmaya çalışırlar.

2 2 Bu sorulara bir göz atalım ""Ben kimim?"", ""Nelerden hoşlanırım?"", ""Gücüm ve yeteneklerim nedir?"", ""Neleri yapamam, neleri yapabilirim?"", ""Gelecekte ne olacağım?"" gibi sorular onların kafasını sürekli meşgul etmektedir. Ergenler bir yandan bu sorulara cevap bulmaya çalışırken, diğer yandan birtakım çelişkiler de yaşayabilmektedirler.

3 3 Anne-babaların ergene zaman zaman çocuk, zaman zaman yetişkin gibi davranması, ergenlerin rolleri ve bunlara ilişkin beklentilerdeki belirsizliği arttırır ve çocuğun kafasındaki çelişkilere yenilerinin eklenmesine neden olabilir. Ergen, bir yandan büyüyüp yetişkin sorumlulukları almak ister, bir yandan da çocuk kalıp çocukluğun güvenli, korunan sıcaklığı içinde yaşamak ister

4 4. Yetişkinlik ve çocukluk arasında gidip gelen ergen, yoğun, karmaşık duygular içinde zaman zaman uygun olmayan davranışlar da gösterebilir. Anne babanın, gencin içindeki bu çatışmaların farkında olması iki taraf için uzlaşmacı bir ilişkinin gelişmesinde ilk adımdır. Yaşanan bu hassas dönemi en sağlıklı şekilde geçirebilmek için anne-babalara çok kritik görevler düşmektedir.

5 5 Çocuğuma Neler Oluyor? Doğumundan, süt emmesine, emeklemesine, ilk dişini çıkarmasına, ilk adımını atışına şahit olduğunuz bebeğiniz, çocuğunuz artık büyüyor. Ayaklarınızın altında dolaşan çocuğunuz bir bakmışsınız ki boyunuza gelmiş, hatta geçmiş olabilir. Artık ona bakarken sizin başınızı kaldırmanız gerekiyor olabilir

6 6 Peki bu süreçte siz velilerimizden neler duyuyoruz? ""Oğlumla aramızdaki problemler gittikçe artıyor. Onunla işimiz gün geçtikçe daha da zorlaşıyor."“ ""Kızımız halinden memnun değil; sık sık inatçı ve mızmız oluyor. Ne yapsak bu tutumunu değiştirmiyor. Ailemiz önceden o kadar uyumlu ve sıcaktı ki, bu hava onun sürekli çekişmelerinden sonra yara almaya başladı. Ayrıca sürekli odasına kapanıyor ve odasından saatlerce çıkmıyor. Çok içine kapanık biri oldu. Bilmiyorum, nasıl davranmalıyım, ne gibi bir tepki göstermeliyim ona karşı?"“ ""Ben ona artık nasıl yaklaşabileceğimi bilemiyorum. Sürekli tartışıyoruz. En küçük olayda bile çıldırıyor, bana bağırabiliyor. Odasına saatlerce kapanıp arkadaşlarıyla da uzun uzun telefonda konuşuyor. Hele dağınıklığı artık kabul edilemeyecek düzeyde. Umarım hepsi bir zaman sonra geçecektir."“ ""Onu bir türlü banyoya sokamıyoruz, ellerini bile yıkatamıyoruz. Saçını kestiremiyoruz. Sürekli asi ve hırçın. Başına buyruk olmak istiyor. Kötü söz, tatlı söz hiçbiri sonuç vermiyor.""

7 7 Bu ve bunun gibi şikayetler sizin için de geçerliyse, demek oluyor ki çocuğunuz artık ergenlik çağındadır. Artık kişilik özelliklerini ortaya koyma başlangıcındadır. O, hiçbir zaman yaşına kadar tanıdığınız çocuk olmayacaktır. Bundan dolayı ""benim uysal kızıma/oğluma ne oldu?"" diye düşünmek yerine gerçeği kabullenmeli, çocuğunuzun sizin yardımınıza ihtiyacı olduğunu hatırlamalı ve çözüm yolunun doğru iletişim kurmaktan geçtiğini fark etmelisiniz.

8 8 ERGENLE İLETİŞİM Ergenlik dönemi, ergenin kendini ilk kez tanımladığı ve kimliğine kavuşmaya başladığı bir dönemdir. Bu dönemde ergenin aile içindeki; Duygusal iniş-çıkışları (Çabuk sevinir, çabuk üzülür, birden sinirlenir, olur olmaz şeyleri sorun yapar vb.) Alıngan davranıp hiçbir eleştiriye gelememesi (Siz ona karışamazsınız, fakat o sizi yerli yersiz eleştirebilir; zevklerinizi eleştirip düşüncelerinizi eskimiş bulabilir vb.) tepkilerinin altında aslında anne-babasından ayrı kendi düşünceleri olabileceğini kanıtlama isteği, ""ben burdayım, fikirlerimi önemseyin"" mesajını ailesine gösterme çabası yatmaktadır.

9 9 Örneğin, ergenin biri bir gün bir alışveriş mağazına gitmiş. Mağazanın altını üstüne getirmiş. En sonunda bir gömlek seçmiş. Kasaya geçmiş, parasını ödemiş. Tam çıkarken satıcıya dönüp ""Affedersiniz eğer annem babam beğenirse gömleği değiştirebilir miyim?"" demiş. Ergen bir yandan büyümek için sabırsızlanırken bir yandan da çocuksu davranışlarını frenleyemeyebilir. Tabii bir de anne-babanın çelişkili tutumu ergenin daha çok bocalamasına neden olabilir.

10 10 Anne çocuğu sokakta oynatmaz; ""sen artık büyüdün"" der, Çocuk akşam sinemaya gitmek ister; baba ""daha yaşın kaç, küçüksün"" der. Çocuk artık ne küçük ne de büyüktür. Ne çocukluk yapabilir ne de yetişkinlik! Öyleyse çocuğumuza nasıl davranmalı, onunla ne tür bir iletişim kurmalıyız? Ergen iletişim kurmanın ana özelliklerini ebeveynden alıp daha sonra şekillendireceği için, özdeşim kuracağı anne-baba modeline ihtiyacı vardır. Ancak, ergenlik süreci içinde anne-babaların çocuklarını ""eğitmeye"", ders vermeye başladıkları görülebilir. Ödül ve ceza vererek onları çok zorlayabilirler ve diğer çocuklarla kıyaslayabilirler. Konferanslar vererek, değerlendirerek, suçlayıcı sen mesajları ileterek, güç ve otoriteye başvurarak iletişim engellerinin çoğunu kullanabilirler.

11 11 Çocuğun Kabul Edilemez Davranışları Karşılığında Yapılan İletişim Hataları: 1. Emir vermek, Yönlendirmek: ""Odana git"", ""Söylenmeyi bırak, dersini çalış"" 2. Uyarmak, Gözdağı vermek: ""Odanı şimdi toplamazsan olacakları bir düşün bakalım"“ 3. Ahlak dersi vermek: ""Doğru olanı söylemelisin"" 4. Öğüt vermek, Çözüm önerisi getirmek: ""Şu anda yapman gereken şey, önce odanı toplamak ve daha sonra matematik ödevlerini bitirmek"" 5. Öğretmek, Nutuk çekmek, Mantıklı düşünceler önermek: ""Bu arkadaşınla ilişkilerini düzeltmek için bakalım neler yapabilirsin""

12 12 6. Yargılamak, Eleştirmek, Suçlamak: ""Çok inatçısın"", ""Görevini yapmadın"" 7. Övmek, Aynı düşüncede olmak, Olumlu değerlendirme yapmak: ""Sen çok akıllı bir çocuksun, kendi çözümünü kendin bulabilirsin"" 8. Ad takmak, Alay etmek: ""Bebekler gibi ağlıyorsun"" 9. Yorumlamak, Analiz etmek, Tanı koymak: ""Bunu bizi üzmek için yaptığını biliyoruz"" 10. Güven vermek, Desteklemek, Avutmak, Duygularını paylaşmak: ""Her şey düzelecek, endişelenme"", ""Yarın kendini daha farklı hissedeceksin"" 11. Soru sormak, Sınamak: ""Ne zamandan beri böyle düşünüyorsun?"" 12. Sözünden dönmek, Oyalamak, Şakacı davranmak, Konuyu saptırmak: ""Galiba birisi yatağının solundan kalkmış"", ""Boşver, daha zevkli şeylerden bahsedelim""Genel olarak bu iletiler, ergenin kendine olan saygısını olumsuz etkiler ve anne-baba ile olan iletişime de yıkıcı etkileri vardır.

13 13 Ergen anne babanın veya arkadaşlarının ölçüleri içinde değil, kendi ölçüleri içinde değerlendirilmeyi ister. İletişimde sosyal kabul ve onay bekler. Davranışlarının temelinde, başkaları tarafından beğenilmek, kabul edilmek isteği ile şiddetli bir bağımsızlık arzusu ve yetişkinlere kendini bağımlı kılan bağlardan kurtularak, kendi kişiliğini kanıtlama gereksinimi bulunmaktadır. Ergenin özerkliği için sürdürdüğü savaşım sadece ailesine karşı değil, tüm otoriteye karşıdır. Ergen iletişimde anlaşıldığını bilmek ve varolan potansiyelini ortaya çıkarmak için desteklenmek ister. Bu nedenle, ergenin anlaşılabilmesinin yollarından birisi de onu dinlemektir. Ancak, burada önemli bir nokta çocuğun ""gerçekten"" dinlenip dinlenmediğidir.

14 14 HATALI DİNLEME YÖNTEMLERİ Görünüşte Dinleme: Çocuk konuşurken baba gazete okur, anne ütü yapar. ""Anlat çocuğum ben seni dinliyorum"" denir ama sadece duyulur. Seçerek Dinleme: Konuşulanlar anne-babayı ilgilendiren bir bölüme geldiğinde, o bölüm cımbızla çekilip alınır. Konu bütünlüğü kaçırılıp yalnız o bölümle ilgilenilir. Savunucu Dinleme: Anne-baba, çocuğu dinlerken onun anlattıklarını kendileriyle ilgili bir açık zannederek konuşmanın içine dalabilir ve savunmaya geçebilir. Tuzak Kurarak Dinleme: Burada temel faktör, anne-baba rolleriyle polis, öğretmen veya savcı rollerinin karışmasıdır. Bu olduğunda, anne-babalar çocuklarını ""acaba neyi yanlış yaptı"" diye dinlemeye başlarlar. Peki bu kadar iletişim hatasından sonra, çocuklarımızı doğru ve etkili nasıl dinleyebiliriz?

15 15 ETKİN DİNLEMENİN BASAMAKLARI Sessizlik (edilgen dinleme): Kabul etmiş olmayı ifade eden sözsüz bir mesajdır. Diğer bir kişiyi dinlemek o bireye saygı gösterildiğini anlatır ve sağlam bir ilişki kurulmasına yardımcı olur. Kabul ettiğini gösteren tepkiler: Bunun için sözlü mesajlarımızın (Yaa!, anlıyorum, evet öyle mi? vb.) yanısıra beden dilimiz (Kafayı sallamak, öne doğru eğilmek vb.) de önemlidir. Kapı aralayıcılar ve konuşmaya davet: Bu yöntem, dinleyicinin kendi düşünce, duygu ve yargılarını ortaya koymadan, ergenin kişisel duygu, düşünce ve yargılarını ortaya çıkarmaktır. Açık uçlu sorular: ""Ne, neler, nasıl?"" sorularıyla olay hakkındaki duygu ve düşüncelerin daha net ortaya çıkması hedeflenir. Sorulmaması gereken sorular ise ""niçin ve neden?"" sorularıdır. Açık uçlu sorular sayesinde ergen, anne-babasıyla konuşarak sorunları daha iyi görecek ve çözüm yolları arayacaktır.

16 16 ANNE-BABALARA ÖNERİLER Etkin dinlemeyi kullanacağınız zamanı iyi seçin. Ergenin söylediklerini gönüllü olarak dinlemek için yeterince zaman ayrılmalıdır. Zamanınız yoksa bunu ona söylemelisiniz. Hazır olmalısınız. Ergenin o andaki sorununa yardımcı olmayı ""gerçekten"" istemelisiniz. Duygularını kabul etmek önemlidir. Duyguları ne olursa olsun, sizin duygularınızdan ne kadar farklı olursa olsun onun duygularını gerçekten kabul edebilmelisiniz. Duygulara karşı çıkmayın; duyguların doğrusu yanlışı yoktur.

17 17 Çocuğunuzun sizden farklı bir birey olduğunu kabul edin. Ergeni, yaşamını sizin verdiğiniz ama artık sizden ayrı bir birey olarak görebilmelisiniz. Etkin dinleme yeteneği yalnız uygulamayla gelişir. Uygulama yapmadan etkin dinlemede ustalaşılamaz. İlk denemelerde size yapay gelecektir.Yeteneğinizi kullandıkça daha doğal ve becerikli olacaksınız. Çocuğunuza zaman tanıyın. Ergene, bir şeyleri zorla kabul ettirmekten kaçının. Konuşmasının bittiğini ya da konuşmak istemediğini gösteren ipuçlarını yakalayın. Özel yaşamına saygı gösterin. Çocuğunuzun sizin seçtiğiniz çözüme ulaşmasını beklemeyin. Etkin dinlemenin, ergenlerin sorunlarına kendilerinin çözüm bulmalarına yardımcı olacak bir araç olduğunu unutmayın.

18 18


"1 Ergenle yaşamak Ergenlik dönemi, fiziksel, hormonsal değişimin yanında ikili duyguların yaşandığı kendine özgü özellikleri ve sorunları olan bir geçiş." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları