Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

SINIF YÖNETİMİ “ÇOCUK EĞİTİMİ Mİ ANNE-BABA EĞİTİMİ Mİ?”

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "SINIF YÖNETİMİ “ÇOCUK EĞİTİMİ Mİ ANNE-BABA EĞİTİMİ Mİ?”"— Sunum transkripti:

1 SINIF YÖNETİMİ “ÇOCUK EĞİTİMİ Mİ ANNE-BABA EĞİTİMİ Mİ?”

2 ÇOCUK EĞİTİMİ Mİ ANNE-BABA EĞİTİMİ Mİ?” Uzmanlara göre problem çocuk yoktur; problem anne-baba vardır. Karşımıza öfkeyle dikilen, size meydan okuyan, nereye gittiğini sorduğunda size hiçbir şey söylemeyen, evde hiçbir şey yapmak zorunda olmadığını, doğmayı kendisinin istemediği ve bu sebepten sizin ona bakmakla yükümlü olduğunuzu söylüyorsa, inanç ve değerleriniz çocuğunuzla çatışıyorsa eğer, bu sorulara hayır cevabı verecek anne-babaların sayısız çok azdır. Çünkü her çocuğun çeşitli istekleri olur, davranışla ilgili veya hissi problemleri bulunabilir.

3 Bu problemler karşısında siz yaparsınız? Ona emirler vererek yönlendirmeye mi çalışırsınız? Uyarıp gözdağı mı verirsiniz? Yoksa nasihat edip, nutuk çekip çözüm teklifleri sunup ahlak dersi mi verirsiniz? Ya da yargılıyor, suçluyor, tenkit eder ve aynı düşüncede olmadığınızı mı söylersiniz? Veya ad takarak, alay ederek utandırır mısınız? Yoksa aynı düşüncede olduğunuzu belirtmeyi, övmeyi, her yaptığını desteklemeyi ve güven vermeyi çalışmayı mı tercih edersiniz?

4 Bunlar anne-baba ile çocuk arasında iletişim kurulmasını engeller. Emir ve yönlendirme çocuğa duygularının ve ihtiyaçlarının önemli olmadığını anlatır. O haliyle kabullenmediğini iletir.Bu ise çocuğu kırar, kızdırır ve düşmanca hareketlere sebep olur. Gözdağı vermek, çocuğu korkak yapar ve küstürür. Yerli yersiz ahlak dersi verilen çocuk da suçluluk duygusu uyanabilir. Hep nasihat etmek ve çözüm teklif etmek, çocuk için “anne-babam benim çözüm bulma kabiliyetimin olmadığını düşünüyor” anlamına gelir. Böylece çocuk düşünmeye değil anne-babasına bağımlı kalmaya yönelir ve aşağılık duygusuna kapılabilir. Çocuklar nutuk dinlemeyi de hatalarının yüzlerine vurulmasını da sevmezler. Bunlar ona onu küçük gördüğümüz, yetersiz bulduğumuz düşüncesini verir.

5 Yargılamak, eleştirmek ve suçlamak çocuklara kendisini yetersiz, aptal değersiz hissettirir. Tenkit, çocuklarda sevilmedikleri duygusunu uyandırır. Ad takmak, alay etmek ve utandırmak çocukların kişiliği üzerinde olumsuz etki yapar. Söylenenin tersini yapıp kendisini haklı çıkarmaya çalışabilir. O Halde Ebeveyn Olarak Ne Yapacağız? Çocuklarla İlişkilerimiz Neye Dayanacak? Çocuklarımızla ilişkilerimizde iki önemli husus vardır. Bunlar; 1.Etkin dinleme 2.Sen iletisi yerine ben iletisi

6 ETKİN DİNLEME Dinleme çok önemlidir; çünkü çocuğa kendisinin önemli olduğunu, kulak veremeye değecek kadar değerli olduğunu anlatır. Eğer anne-baba çocuğun isteğini duymazlıktan ve görmezlikten gelirse, çocukla ebeveyn arasındaki ilişki giderek kötüleşir ve sonunda kopma noktasına gelir. Etkin Dinleme Ne Sağlar? Etkin dinleme, anne-baba-çocuk arasında sıcak bir ilişki geliştirir. Dinlenildiğini, anlaşıldığını bilen çocukta karşı tarafı sevme duygusu artar. Benzer duygular anne-babada da uyanır. Etkin dinleme çocuğun problemlerinin çözümünü kolaylaştırır. Eğer anne-baba çocuğu dinlerken kendi duygularını askıya alamayacaksa, kendini onun yerine koyamayacaksa, dünyayı onun gördüğü gibi göremeyecekse, gerekirse kendini değiştiremeyecekse etkin dinleme gerçekleşmez. Onun yaptığı yapmacık bir hareketten ileri gitmez. Ne Zaman Etkin Dinleme Yapılmalı? Etkin dinleme dinlemenin en uygun olduğu zamanı, çocuğun ihtiyacının veya isteğinin yerine gelmediği, yani çocuğu problemi olduğu zamanlardır. Arkadaşı ve kardeşiyle geçinemediği, dersleri ve ödevlerin zor geldiği, bir konuda karar veremediği, birisine kızdığı, mutsuz olduğunu hissettiği anlar gibi. Etkin dinleme, çocuğun problemlerinin çözümünde ilk adımı oluşturur; yani duygular açıklanır ev problem tanımlanır.

7 SEN İLETİSİ YERİNE BEN İLETİSİ Anne-babalar istemediği bir davranış karşısında çocuğa genelde, öznesi “sen” olan; “yapma”, “öyle yaparsan…”, “neden gidiyorsun”, “bozma”, “çalış”, “daha iyi olmalısın” gibi iletiler gönderirler. Anne-baba-çocuk ilişkisinde problem her zaman çocuktan kaynaklanmaz. Annenin “yorgunum”, “dinlenmek istiyorum” gibi açık bir kodla gerçek duygunun ortaya konması “ben - iletisi”dir. Anne, “tertemiz mutfağımı kirlenmiş görünce üzülüyorum” derse ben iletisini kullanmış olur. “Mutfağı neden bu kadar kirlettin” ifadesi ise sen iletisidir. Sen iletisi çocuğu isyana, inatlaşmaya ve direnmeye kışkırtırken, ben iletisi bunları önleyebilir. Sonuç olarak anne-babalar çocuklarını seviyorlarsa onların daha mutlu, daha saygılı, daha sorumlu, daha dürüst olmalarını ve olgunlaşmalarına nasıl yardım edeceklerini öğrenmek zorundadırlar.


"SINIF YÖNETİMİ “ÇOCUK EĞİTİMİ Mİ ANNE-BABA EĞİTİMİ Mİ?”" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları