Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

IV.ÜNİTE : TÜRK İNKILABI IV.ÜNİTE : TÜRK İNKILABI www.tariheglencesi.com.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "IV.ÜNİTE : TÜRK İNKILABI IV.ÜNİTE : TÜRK İNKILABI www.tariheglencesi.com."— Sunum transkripti:

1

2 IV.ÜNİTE : TÜRK İNKILABI IV.ÜNİTE : TÜRK İNKILABI

3 A- TÜRK İNKILABININ GENEL ÖZELLİKLERİ Atatürk’ün inkılapçı kişiliği öncülüğünde gerçekleşen gerçekleşen Türk İnkılabıyla devlet ve millet hayatı yeniden inşa edilmiştir. Türk inkılabı, yönetim, yazı, eğitim, hukuk, giyim ve ekonomi alanına varıncaya kadar yeniden yapılanmayı ifade eder. Milli Mücadele’yle birlikte başlayan Türk inkılabı ; milli bağımsızlığı gerçekleştirmeyi, milli kimliği korumayı ve Türk medeniyetini çağdaş medeniyet seviyesinin üzerine çıkarmayı hedeflemiştir. Atatürk’ün inkılapçı kişiliği öncülüğünde gerçekleşen gerçekleşen Türk İnkılabıyla devlet ve millet hayatı yeniden inşa edilmiştir. Türk inkılabı, yönetim, yazı, eğitim, hukuk, giyim ve ekonomi alanına varıncaya kadar yeniden yapılanmayı ifade eder. Milli Mücadele’yle birlikte başlayan Türk inkılabı ; milli bağımsızlığı gerçekleştirmeyi, milli kimliği korumayı ve Türk medeniyetini çağdaş medeniyet seviyesinin üzerine çıkarmayı hedeflemiştir.

4 B- SİYASİ ALANDA İNKILAPLAR

5 1-Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922 ) Lozan Konferansı’na İstanbul hükümetini de çağıran İtilaf Devletleri ikilik yaratmaya çalışıyordu. İstanbul hükümetinin de konferansta nasıl davranılacağı konusunda Mustafa Kemal’den bilgi istemesi, Mustafa Kemal’i kızdırdı. Bu gelişmeler Mustafa Kemal’ e saltanatı kaldırma fırsatı verdi. Lozan Konferansı’na İstanbul hükümetini de çağıran İtilaf Devletleri ikilik yaratmaya çalışıyordu. İstanbul hükümetinin de konferansta nasıl davranılacağı konusunda Mustafa Kemal’den bilgi istemesi, Mustafa Kemal’i kızdırdı. Bu gelişmeler Mustafa Kemal’ e saltanatı kaldırma fırsatı verdi.

6 1 Kasım 1922 tarihinde verilen kararla saltanat halifelikten ayrılarak kaldırıldı. İstanbul’un işgal tarihi olan 16 Mart 1920’den itibaren saltanatın kalkmış olduğu kabul edildi. 17 Kasım’da Padişah Vahidettin (VI.Mehmet ) ülkeyi terketti. 1 Kasım 1922 tarihinde verilen kararla saltanat halifelikten ayrılarak kaldırıldı. İstanbul’un işgal tarihi olan 16 Mart 1920’den itibaren saltanatın kalkmış olduğu kabul edildi. 17 Kasım’da Padişah Vahidettin (VI.Mehmet ) ülkeyi terketti.

7 a-Lozan Antlaşması (24 Temmuz 1923) Konferansa gitmeden önce delegelerden, Kapitülasyonlar ve Ermeni yurdu konusunda kesinlikle taviz verilmemesi istenmiştir. Konferansa gitmeden önce delegelerden, Kapitülasyonlar ve Ermeni yurdu konusunda kesinlikle taviz verilmemesi istenmiştir.

8

9 12 Kasım’da toplanması gereken Konferans; ancak 20 Kasım’da toplanmıştır. Konferansta bazı sorunlar kolaylıkla çözüldü. Bazı konularda ise anlaşma sağlanamadı. Bunlar şunlardır; Edirne’nin bir mahallesi olan Karaağaç Mudanya Konferansı’nda geçmediği için verilmek istenmiyordu. 12 Kasım’da toplanması gereken Konferans; ancak 20 Kasım’da toplanmıştır. Konferansta bazı sorunlar kolaylıkla çözüldü. Bazı konularda ise anlaşma sağlanamadı. Bunlar şunlardır; Edirne’nin bir mahallesi olan Karaağaç Mudanya Konferansı’nda geçmediği için verilmek istenmiyordu.

10 Boğazlarda İtilaf Devletleri denetleme hakkı istiyorlardı, İngiltere Musul’u vermek istemiyordu, Borçlar konusu çözülemiyordu, Savaş tazminatı isteniyor,Yunanistan’ın ise ödemeyeceği belirtiliyordu, Azınlıkların haklarını denetlemek istiyorlardı, Kapitülasyonların devamını istiyorlardı. Boğazlarda İtilaf Devletleri denetleme hakkı istiyorlardı, İngiltere Musul’u vermek istemiyordu, Borçlar konusu çözülemiyordu, Savaş tazminatı isteniyor,Yunanistan’ın ise ödemeyeceği belirtiliyordu, Azınlıkların haklarını denetlemek istiyorlardı, Kapitülasyonların devamını istiyorlardı.

11 Bütün bu konularda antlaşma sağlanamadığı için 4 Şubat’ta konferans kesildi. Bu sırada Türk ordu- su, Boğazlar, Trakya ve Musul üzerine gerekirse harekete geçmek için hazırlandı. Durum gergindi. Yoğun diplomatik temaslar sonu-cunda görüşmeler 23 Nisan 1923’ te tekrar başladı. Sonuçta 24 Temmuz 1923’te antlaşma imzalandı. Bütün bu konularda antlaşma sağlanamadığı için 4 Şubat’ta konferans kesildi. Bu sırada Türk ordu- su, Boğazlar, Trakya ve Musul üzerine gerekirse harekete geçmek için hazırlandı. Durum gergindi. Yoğun diplomatik temaslar sonu-cunda görüşmeler 23 Nisan 1923’ te tekrar başladı. Sonuçta 24 Temmuz 1923’te antlaşma imzalandı.

12 Lozan Antlaşması 143 maddeden ibarettir. Önemli esasları şunlardır: Lozan Antlaşması 143 maddeden ibarettir. Önemli esasları şunlardır: Sınırlar: Sınırlar: Suriye Sınırı: Fransızlarla yapı-lan Ankara Antlaşması ile çizilen sınırdır. Suriye Sınırı: Fransızlarla yapı-lan Ankara Antlaşması ile çizilen sınırdır. Irak Sınırı: Irak sınırı İngiltere ile 9 ay süresince çözülecekti. Irak Sınırı: Irak sınırı İngiltere ile 9 ay süresince çözülecekti.

13 Batı Sınırı: Mudanya Konferansı ile çizilen Meriç nehri idi. Bozcaada, Gökçeada ve Tavşan adaları dışında kalan adalar Yunanistan’a bırakıldı. Rodos ve Oniki ada İtalyanlara bırakıldı. Batı Sınırı: Mudanya Konferansı ile çizilen Meriç nehri idi. Bozcaada, Gökçeada ve Tavşan adaları dışında kalan adalar Yunanistan’a bırakıldı. Rodos ve Oniki ada İtalyanlara bırakıldı.

14

15 Kapitülasyonlar: Kapitülasyonlar tamamen kaldırıldı. Kapitülasyonlar: Kapitülasyonlar tamamen kaldırıldı. Azınlıklar: Bütün azınlıklar Türk vatandaşı sayıldı. Batı Trakya’daki Türklerle, İstanbul’daki Rumlar dışında Türkler ve Rumlar karşılıklı yer değiştirecekti. Azınlıklar: Bütün azınlıklar Türk vatandaşı sayıldı. Batı Trakya’daki Türklerle, İstanbul’daki Rumlar dışında Türkler ve Rumlar karşılıklı yer değiştirecekti.

16 Savaş Tazminatı: Yunanistan savaş tazminatı karşılığı olarak Karaağaç’ı bize bırakıyordu. Savaş Tazminatı: Yunanistan savaş tazminatı karşılığı olarak Karaağaç’ı bize bırakıyordu. Devlet Borçları: Osmanlı Devleti’nden kalan borçlar Osmanlı Devleti’nden ayrılan devletlere pay ediliyordu. Türkiye borçlarını Fransız Frangı veya Türk parası cinsinden verecekti. Devlet Borçları: Osmanlı Devleti’nden kalan borçlar Osmanlı Devleti’nden ayrılan devletlere pay ediliyordu. Türkiye borçlarını Fransız Frangı veya Türk parası cinsinden verecekti.

17 Boğazlar: Boğazlar Türkiye’nin başkanlığında oluşturulan Boğazlar komisyonu tarafından idare edilecekti. Boğazların 20 km’lik mesafesi silah- sızlandırılıyor ve askersizleştiriliyordu. Boğazlardan barış zamanında savaş ve ticaret gemilerinin geçişi serbestti. Boğazlar: Boğazlar Türkiye’nin başkanlığında oluşturulan Boğazlar komisyonu tarafından idare edilecekti. Boğazların 20 km’lik mesafesi silah- sızlandırılıyor ve askersizleştiriliyordu. Boğazlardan barış zamanında savaş ve ticaret gemilerinin geçişi serbestti.

18 (Karadeniz’e kıyısı olan devletlerden herhangi bir devletin donanmasından daha büyük bir donanma geçemeyecek).Türkiye, savaş anında tarafsız ise, ticaret ve savaş gemilerine yine serbest, savaşan devlet ise, tarafsız gemilere yine serbest, düşman gemilerine istediği gibi davranabilir. Aynı kurallar uçaklar için de geçerlidir. (Karadeniz’e kıyısı olan devletlerden herhangi bir devletin donanmasından daha büyük bir donanma geçemeyecek).Türkiye, savaş anında tarafsız ise, ticaret ve savaş gemilerine yine serbest, savaşan devlet ise, tarafsız gemilere yine serbest, düşman gemilerine istediği gibi davranabilir. Aynı kurallar uçaklar için de geçerlidir.

19 İstanbul’un Boşaltılması: Lozan Antlaşması’nın TBMM tarafından onaylanmasından altı hafta sonra İstanbul İtilaf Devletleri tarafından boşaltılacaktı. İstanbul’un Boşaltılması: Lozan Antlaşması’nın TBMM tarafından onaylanmasından altı hafta sonra İstanbul İtilaf Devletleri tarafından boşaltılacaktı. ( 2 Ekim 1923’te İtlaf Devletleri İstanbul’u boşalttılar. Bazı kaynaklarda 6 Ekim olarak ta geçiyor.) ( 2 Ekim 1923’te İtlaf Devletleri İstanbul’u boşalttılar. Bazı kaynaklarda 6 Ekim olarak ta geçiyor.)

20 Lozan Antlaşması, Türk Devleti için büyük bir başarıdır. Bu barışla, genç Türk Devleti uluslar arası düzende eşit haklara sahip, tam bağımsız ve özgür olma niteliğini kazanmıştı. Misak-ı Milli büyük oranda gerçekleştirilmiştir. Lozan Antlaşması, Türk Devleti için büyük bir başarıdır. Bu barışla, genç Türk Devleti uluslar arası düzende eşit haklara sahip, tam bağımsız ve özgür olma niteliğini kazanmıştı. Misak-ı Milli büyük oranda gerçekleştirilmiştir.

21 2012-YGS

22 Lozan Barışı bilhassa şu noktalardan eleştirilmektedir. Rum Patrikhanesinin ülke dışına çıkarılamaması, Ege adalarının, Musul’un ve Batı Trakya’nın alınamaması. Lozan Barışı bilhassa şu noktalardan eleştirilmektedir. Rum Patrikhanesinin ülke dışına çıkarılamaması, Ege adalarının, Musul’un ve Batı Trakya’nın alınamaması.

23 İkinci Türkiye Büyük Millet Meclisi Birinci Türkiye Büyük Meclisi Nisan ayında kendisini feshetme kararı aldı. Yeniden seçimler yapıldı. Genelde Müdafa-i Hukuk grubu üyeleri seçimleri kazandılar. 11 Ağustos 1923 tarihinde yeni Meclis görevine başladı. İlk icraatı Lozan Antlaşması’nı onaylamak oldu (23 Ağustos 1923). Birinci Türkiye Büyük Meclisi Nisan ayında kendisini feshetme kararı aldı. Yeniden seçimler yapıldı. Genelde Müdafa-i Hukuk grubu üyeleri seçimleri kazandılar. 11 Ağustos 1923 tarihinde yeni Meclis görevine başladı. İlk icraatı Lozan Antlaşması’nı onaylamak oldu (23 Ağustos 1923).

24

25 60. Lozan Barış Antlaşması’ndan sonra Türkiye’deki yabancı okulların binalarındaki dini izlerin ve işaretlerin 60. Lozan Barış Antlaşması’ndan sonra Türkiye’deki yabancı okulların binalarındaki dini izlerin ve işaretlerin kaldırılmasına karar verilmiştir. kaldırılmasına karar verilmiştir. Yalnız bu bilgiye dayanarak, Yalnız bu bilgiye dayanarak, I. yabancı okullarda öğrenim görme isteğinin değişmediği, I. yabancı okullarda öğrenim görme isteğinin değişmediği, II. eğitim ve öğretimin devletin denetiminde olduğu, II. eğitim ve öğretimin devletin denetiminde olduğu, III. Türk kültürünün gelişmesine gereken önemin III. Türk kültürünün gelişmesine gereken önemin verildiği verildiği sonuçlarından hangilerine ulaşılabilir? sonuçlarından hangilerine ulaşılabilir? A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve III E) I, II ve III 2005 D) I ve III E) I, II ve III 2005

26 11. Lozan Antlaşması’nda yeni Türk adliyesini düzenlemek için birkaç yabancı uzmanın 5 yıl süreyle Türkiye’de görevlendirilmesi; ancak Türk Hükümeti’nin, bu uzmanların önerilerini dikkate almak zorunda olmaması esası kabul edilmiştir. 11. Lozan Antlaşması’nda yeni Türk adliyesini düzenlemek için birkaç yabancı uzmanın 5 yıl süreyle Türkiye’de görevlendirilmesi; ancak Türk Hükümeti’nin, bu uzmanların önerilerini dikkate almak zorunda olmaması esası kabul edilmiştir. Bu durum aşağıdakilerden hangisini gösterir? Bu durum aşağıdakilerden hangisini gösterir? A) Egemenlik haklarının gözetildiğini A) Egemenlik haklarının gözetildiğini B) Hukuk alanında birlik olmadığını B) Hukuk alanında birlik olmadığını C) Her konuda uzmana gereksinim olduğunu C) Her konuda uzmana gereksinim olduğunu D) Uzmanların görev sürelerinin uzatılabildiğini D) Uzmanların görev sürelerinin uzatılabildiğini E) Her alanda düzenleme yapılması gerektiğini E) Her alanda düzenleme yapılması gerektiğini

27 « YENİ TÜRKİYE ANAYASASININ İLK MADDELELERİNİ SİZE TEKRAR EDECEĞİM: HAKİMİYET KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR. YÜRÜTME KUDRETİ, YASAMA YETKİSİ MİLLETİN TEK VE GERÇEK TEMSİLCİSİ OLAN MECLİSTE TOPLANMIŞTIR. BU İKİ KELİMEYİ BİR KELİMEDE ANLATMAK MÜMKÜNDÜR: CUMHURİYET…» « YENİ TÜRKİYE ANAYASASININ İLK MADDELELERİNİ SİZE TEKRAR EDECEĞİM: HAKİMİYET KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR. YÜRÜTME KUDRETİ, YASAMA YETKİSİ MİLLETİN TEK VE GERÇEK TEMSİLCİSİ OLAN MECLİSTE TOPLANMIŞTIR. BU İKİ KELİMEYİ BİR KELİMEDE ANLATMAK MÜMKÜNDÜR: CUMHURİYET…» , Neue Freie Preese Muhabirine Verdiği Demeç , Neue Freie Preese Muhabirine Verdiği Demeç.

28 İsmet Paşa’nın verdiği yasa teklifi (9 Ekim 1923) ile görüşmeler yapılmış ve Meclis bu öneriyi kabul etmiştir. İsmet Paşa’nın verdiği yasa teklifi (9 Ekim 1923) ile görüşmeler yapılmış ve Meclis bu öneriyi kabul etmiştir. b-Ankara’nın Başkent Seçilmesi (13 Ekim 1923)

29 c- Cumhuriyeti Hazırlayan Etkenler Amasya Genelgesi- Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır. Amasya Genelgesi- Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır. Erzurum Genelgesi- Kuvayı Milliyeyi amil (etken) iradeyi milliyeyi hakim kılmak esastır. Erzurum Genelgesi- Kuvayı Milliyeyi amil (etken) iradeyi milliyeyi hakim kılmak esastır. 20 Ocak Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir. 20 Ocak Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir. 1 Kasım Saltanatın kaldırılması 1 Kasım Saltanatın kaldırılması

30 TBMM’nin açılışı ile millet egemenliğine dayalı bir devlet kurulmuştu ; ancak bu devletin bir başkanı yoktu. Öncelik Milli mücadele olduğu için padişaha da dokunulmamıştı.1921 Anayasasında her ne kadar egemenlik kayıtsız şartsız millete ait olsa da; 1 Kasım 1922’ de saltanat kaldırılınca,padişahın varlığından kaynaklanan problem de ortadan kalkmış oldu. TBMM’nin açılışı ile millet egemenliğine dayalı bir devlet kurulmuştu ; ancak bu devletin bir başkanı yoktu. Öncelik Milli mücadele olduğu için padişaha da dokunulmamıştı.1921 Anayasasında her ne kadar egemenlik kayıtsız şartsız millete ait olsa da; 1 Kasım 1922’ de saltanat kaldırılınca,padişahın varlığından kaynaklanan problem de ortadan kalkmış oldu. 2-CUMHURİYET’İN İLANI(29 EKİM 1923)

31 1923 sonbaharında ortaya çıkan hükümet bunalımı Mustafa Kemal’ e Cumhuriyeti ilan etme fırsatı vermiştir. Zaten fiilen böyle bir işleyiş vardı. Sadece adı konulmamıştı.29 Ekim 1923’te yapılan doğan çocuğun adını koymaktan ibaretti.1921 Anayasasında bazı değişiklikler yapılarak bu olay gerçekleşmiştir sonbaharında ortaya çıkan hükümet bunalımı Mustafa Kemal’ e Cumhuriyeti ilan etme fırsatı vermiştir. Zaten fiilen böyle bir işleyiş vardı. Sadece adı konulmamıştı.29 Ekim 1923’te yapılan doğan çocuğun adını koymaktan ibaretti.1921 Anayasasında bazı değişiklikler yapılarak bu olay gerçekleşmiştir.

32 Cumhuriyetin ilanı ile rejim, devlet başkanlığı ve hükümet meselesi çözümlenmiş oldu. Cumhurbaşkanlığa Mustafa Kemal seçilmiş, Meclis hükümeti sisteminden Kabine sistemine geçilmiştir. Cumhuriyetin ilanı ile rejim, devlet başkanlığı ve hükümet meselesi çözümlenmiş oldu. Cumhurbaşkanlığa Mustafa Kemal seçilmiş, Meclis hükümeti sisteminden Kabine sistemine geçilmiştir.

33 3. Laik Devlet Yolunda a- HALİFELİĞİN KALDIRILMASI (3 MART 1924) 1 Kasım 1922 tarihinde saltanatın kaldırılması ile Osmanlı Hanedanı sadece dini konularda yetkili olmuş-tur. olmuş-tur. Saltanatın kaldırılmasından sonra saltanat yanlıları halife etrafında toplanmışlardı. Bunlar yoğun bir propaganda faaliyetine giriştiler. Halife de bundan cesaretle yanlış tavırlar sergiliyordu.

34 Halifelik kurumunun cumhuriyetle bağdaşmadığı ve ileride yapılacak inkılaplara da engel olacağı düşünülüyordu. Bazı İslam devletleri de halifeliğin kaldırılmamasını istemişlerdi. Bu durum rahatsızlığa yol açmıştı. İşte bütün bu sebeplerden dolayı Halifelik 3 Mart 1924’te kaldırıldı. Halifeliğin kaldırılması ile eski düzen yanlıların bir dayanak noktası ortadan kaldırılmış, laik devlet düzenine geçişte büyük bir adım atılmış oldu. Halifelik kurumunun cumhuriyetle bağdaşmadığı ve ileride yapılacak inkılaplara da engel olacağı düşünülüyordu. Bazı İslam devletleri de halifeliğin kaldırılmamasını istemişlerdi. Bu durum rahatsızlığa yol açmıştı. İşte bütün bu sebeplerden dolayı Halifelik 3 Mart 1924’te kaldırıldı. Halifeliğin kaldırılması ile eski düzen yanlıların bir dayanak noktası ortadan kaldırılmış, laik devlet düzenine geçişte büyük bir adım atılmış oldu.

35 b- Tevhid-i Tedrisat Kanunu (3 Mart 1924) Bütün eğitim kurumları Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlanarak, Eğitim-Öğretimde birlik sağlanmıştır. Bütün eğitim kurumları Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlanarak, Eğitim-Öğretimde birlik sağlanmıştır.

36 Aynı kanunla Şer’iye ve Evkaf Vekaleti ile Erkan-ı Harbiye Umum Vekaleti kaldırılmış, yerine Diyanet İşleri Başkanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Genelkurmay Başkanlığı kurulmuştur. Aynı kanunla Şer’iye ve Evkaf Vekaleti ile Erkan-ı Harbiye Umum Vekaleti kaldırılmış, yerine Diyanet İşleri Başkanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Genelkurmay Başkanlığı kurulmuştur. c- Yeni Devlet Kurumları

37 4-PARTİLER VE ÇOK PARTİLİ HAYATA GEÇİŞ ÇALIŞMALARI VE SONUÇLARI a- Çok Partili Hayata Geçiş Çalışmaları CUMHURİYET HALK FIRKASI CUMHURİYET HALK FIRKASI TBMM’nin açılmasından sonra Mustafa Kemal Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Gurubu adı altın da mecliste çalışmaya başladı. I.TBMM’ni yenilemek düşüncesiyle seçim kararı aldı.(1 Nisan 1923).Yapılan seçimlerde büyük çoğunlukla Müdafa-i hukuk grubu üyeleri başarılı oldu. TBMM’nin açılmasından sonra Mustafa Kemal Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Gurubu adı altın da mecliste çalışmaya başladı. I.TBMM’ni yenilemek düşüncesiyle seçim kararı aldı.(1 Nisan 1923).Yapılan seçimlerde büyük çoğunlukla Müdafa-i hukuk grubu üyeleri başarılı oldu.

38 Seçimlerden sonra Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Grubu, Halk Fırkası adını alarak 9 Eylül 1923’te kuruluşunu tamamladı. İşte daha sonra yapılan bütün inkılaplar Halk Partisi’ne dayanılarak yapılmıştır. Seçimlerden sonra Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Grubu, Halk Fırkası adını alarak 9 Eylül 1923’te kuruluşunu tamamladı. İşte daha sonra yapılan bütün inkılaplar Halk Partisi’ne dayanılarak yapılmıştır.

39 TERAKKİPERVER CUMHURİYET FIRKASI Seçimlerin yenilenmesi ve II.TBMM’nin açılmasıyla ilk Meclis’te II. Grubu oluşturan muhalefetten Meclis’e çok az kişi girebilmişti. Buna rağmen muhaliflerin etkisiyle, iktidarı elinde bulunduran Cumhuriyet Halk Fırkası’na karşı bir muhalefet havası esmeye başlamıştı. Seçimlerin yenilenmesi ve II.TBMM’nin açılmasıyla ilk Meclis’te II. Grubu oluşturan muhalefetten Meclis’e çok az kişi girebilmişti. Buna rağmen muhaliflerin etkisiyle, iktidarı elinde bulunduran Cumhuriyet Halk Fırkası’na karşı bir muhalefet havası esmeye başlamıştı.

40 Bunun sonucunda Cumhuriyet Halk Fırkası’nda ilk ayrılıklar ortaya çıkmış bu durum 17 Kasım 1924’te Ankara’da yeni bir partinin doğmasına sebep olmuştur. Bunun sonucunda Cumhuriyet Halk Fırkası’nda ilk ayrılıklar ortaya çıkmış bu durum 17 Kasım 1924’te Ankara’da yeni bir partinin doğmasına sebep olmuştur.

41 Ali Fuat (Cebesoy)Paşa, Kazım (Karabekir)Paşa, Refet (Bele) Paşa, Rüştü Paşa, Rauf (Orbay)Bey ve Adnan (Adıvar)Beyler 11 kişilik bir grup olarak Cumhuriyet Halk Fırkası’ndan kopmuşlardır. Ali Fuat (Cebesoy)Paşa, Kazım (Karabekir)Paşa, Refet (Bele) Paşa, Rüştü Paşa, Rauf (Orbay)Bey ve Adnan (Adıvar)Beyler 11 kişilik bir grup olarak Cumhuriyet Halk Fırkası’ndan kopmuşlardır.

42 Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın parti programı şu esaslara dayanıyordu: Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın parti programı şu esaslara dayanıyordu: Parti liberalizmden yana ve halkın hakimiyeti prensibini savunmakta idi. Genel olarak hürriyetlere taraftardır, din düşüncesine ve dini inançlara saygılıdır. Parti liberalizmden yana ve halkın hakimiyeti prensibini savunmakta idi. Genel olarak hürriyetlere taraftardır, din düşüncesine ve dini inançlara saygılıdır.

43 İdari olarak yerinden yönetimin (Adem-i merkeziyet) gerçekleş- mesine çalışılacaktır. İdari olarak yerinden yönetimin (Adem-i merkeziyet) gerçekleş- mesine çalışılacaktır. Cumhurbaşkanı’nın seçimden sonra milletvekilliği ile ilişiği kesilecektir. Cumhurbaşkanı’nın seçimden sonra milletvekilliği ile ilişiği kesilecektir.

44 Kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kısa zamanda ne kadar muhalif varsa hepsini içine almıştır. Eski İttihat ve Terakki Fırkası yanlıları da bu fırka da odaklaş-maya başladılar. Kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kısa zamanda ne kadar muhalif varsa hepsini içine almıştır. Eski İttihat ve Terakki Fırkası yanlıları da bu fırka da odaklaş-maya başladılar.

45 Mustafa Kemal yeni bir parti kurulması görevini o sırada Paris Büyükelçiliği vazifesinde bulunan Fethi Beye verdi. Atatürk yeni kurulan partinin programına karışmamış, sadece cumhuriyetin ve inkılapların karşısında olunmamasını istemiştir. Mustafa Kemal yeni bir parti kurulması görevini o sırada Paris Büyükelçiliği vazifesinde bulunan Fethi Beye verdi. Atatürk yeni kurulan partinin programına karışmamış, sadece cumhuriyetin ve inkılapların karşısında olunmamasını istemiştir. Serbest Cumhuriyet Fırkası ( 1930)

46 Parti 12 Ağustos 1930 yılında kuruldu. Partinin kurulması çok partili hayat için ikinci bir teşebbüs olmuştur. Serbest Fırka özellikle ekonomik görüşleri bakımından Cumhuriyet Halk Partisi’nden ayrılıyordu. Parti 12 Ağustos 1930 yılında kuruldu. Partinin kurulması çok partili hayat için ikinci bir teşebbüs olmuştur. Serbest Fırka özellikle ekonomik görüşleri bakımından Cumhuriyet Halk Partisi’nden ayrılıyordu.

47 Serbest Fırka,liberalizmi (ekonomik hürriyet) savunan bir muhalefet partisi olarak siyasi mücadeleye girdi. Parti, ayrıca seçimlerin tek dereceli olmasını ve kadınların siyasi haklara sahip olmasını da savun-muştur. Serbest Fırka,liberalizmi (ekonomik hürriyet) savunan bir muhalefet partisi olarak siyasi mücadeleye girdi. Parti, ayrıca seçimlerin tek dereceli olmasını ve kadınların siyasi haklara sahip olmasını da savun-muştur.

48 Serbest Fırka hızla gelişti. Fethi Bey’ in Ege gezisi, halkın hükümet, inkılaplar ve laiklik aleyhine gösteriler yapmasına sebep oldu. Partiye girenlerin kontrolü mümkün olmadı. Yapılan Belediye seçimlerini Cumhuriyet Halk Fırkası kazanmış ; ancak seçimlerde baskı yapıldığı iddia edilerek hükümet tenkit edilmiş, bu münakaşalar çok sert bir mücadele halini almıştır. Serbest Fırka hızla gelişti. Fethi Bey’ in Ege gezisi, halkın hükümet, inkılaplar ve laiklik aleyhine gösteriler yapmasına sebep oldu. Partiye girenlerin kontrolü mümkün olmadı. Yapılan Belediye seçimlerini Cumhuriyet Halk Fırkası kazanmış ; ancak seçimlerde baskı yapıldığı iddia edilerek hükümet tenkit edilmiş, bu münakaşalar çok sert bir mücadele halini almıştır.

49 Rejim aleyhtarı kişilerin bu partiye doluşmaları üzerine Fethi Beyin isteğiyle parti kapatıldı (18 Aralık 1930). Böylece çok partili hayata geçişin ikinci denemesi de başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Rejim aleyhtarı kişilerin bu partiye doluşmaları üzerine Fethi Beyin isteğiyle parti kapatıldı (18 Aralık 1930). Böylece çok partili hayata geçişin ikinci denemesi de başarısızlıkla sonuçlanmıştır.

50 1925 yılı başlarında, Musul meselesini kendi lehine halletmek isteyen İngiltere’nin kışkırtmasıyla Doğu Anadolu’da bazı kıpırdanmalar başlamıştı. Nihayet, 13 Şubat 1925’de Şeyh Sait Ergani’nin Piran köyünde isyan başlatmıştır. İsyan büyümüş Fethi Okyar hükümeti isyanı bastırmakta zorlanınca istifa etmiş yerine İsmet İnönü hükümeti kurulmuştur yılı başlarında, Musul meselesini kendi lehine halletmek isteyen İngiltere’nin kışkırtmasıyla Doğu Anadolu’da bazı kıpırdanmalar başlamıştı. Nihayet, 13 Şubat 1925’de Şeyh Sait Ergani’nin Piran köyünde isyan başlatmıştır. İsyan büyümüş Fethi Okyar hükümeti isyanı bastırmakta zorlanınca istifa etmiş yerine İsmet İnönü hükümeti kurulmuştur. b- Cumhuriyete Yönelik Tehditler ve Sonuçları

51 Yeni hükümet ilk iş olarak, isyan karşısında hükümete geniş yetkiler veren Takrir-i Sükun Kanunu’nu çıkartmıştır (4 Mart 1925).Ayrıca TBMM, biri Ankara’da, diğeri isyan bölgesi olan Diyarbakır’da olmak üzere tekrar iki İstiklal Mahkemesi kurulması hakkında kanun çıkarıl- mıştır. Yeni hükümet ilk iş olarak, isyan karşısında hükümete geniş yetkiler veren Takrir-i Sükun Kanunu’nu çıkartmıştır (4 Mart 1925).Ayrıca TBMM, biri Ankara’da, diğeri isyan bölgesi olan Diyarbakır’da olmak üzere tekrar iki İstiklal Mahkemesi kurulması hakkında kanun çıkarıl- mıştır.

52 Doğu’da kısmi seferberlik ilan edilerek ayaklanmanın bastırılması orduya bırakıldı. Ayrıca Hıyanet-i Vataniye Kanunu’na yeni maddeler eklendi.

53 İsyan nisan ayında bastırılmış ve ele başları yakalanarak gerekli cezalara çaptırılmışlardır. Ayaklanma bastırılmıştı; ama cumhuriyet rejimi ve vatan büyük bir tehlike geçirmişti. Ayaklanma İngilizlere de Musul’u savunmak konusunda avantajlar sağlamıştır. İsyan nisan ayında bastırılmış ve ele başları yakalanarak gerekli cezalara çaptırılmışlardır. Ayaklanma bastırılmıştı; ama cumhuriyet rejimi ve vatan büyük bir tehlike geçirmişti. Ayaklanma İngilizlere de Musul’u savunmak konusunda avantajlar sağlamıştır.

54 Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın programında yer alan, dini fikir ve inanışlara hürmet edileceğine ve idarede yerinden yönetime dair hükümler ve parti mensuplarının bu hükümlere dayanarak yaptıkları pro-pagandalar, ayaklanmayı tertip edenlerin cesaretini de artırmıştır. Bu sebeple parti 3 Haziran 1925’te kapatıldı. Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın programında yer alan, dini fikir ve inanışlara hürmet edileceğine ve idarede yerinden yönetime dair hükümler ve parti mensuplarının bu hükümlere dayanarak yaptıkları pro-pagandalar, ayaklanmayı tertip edenlerin cesaretini de artırmıştır. Bu sebeple parti 3 Haziran 1925’te kapatıldı.

55 « ZAFER «ZAFER BENİMDİR» DİYEBİLENİNDİR; « ZAFER «ZAFER BENİMDİR» DİYEBİLENİNDİR; BAŞARI «BAŞARILI OLACAĞIM» DİYE BAŞLAYANIN VE «BAŞARILI OLDUM» DİYEBİLENİNDİR.» ( , Konya’da Bir Konuşma)

56 MUSTAFA KEMAL’E SIİKAST GİRİŞİMİ MUSTAFA KEMAL’E SIİKAST GİRİŞİMİ 7 Mayıs 1926’da geniş kapsamlı bir geziye çıkmayı düşünen 15 Haziran günü İzmir’e gelmeyi hedeflemekteydi. Mustafa Kemal’in yaptıklarını, düşündüğü inkılapları kabullenemeyen ve ona şahsi çıkarlarından dolayı muhalefet eden bazı çevreler bu geziyi Mustafa Kemal’i ortadan kaldırmak için bir fırsat görmüşlerdir. 7 Mayıs 1926’da geniş kapsamlı bir geziye çıkmayı düşünen 15 Haziran günü İzmir’e gelmeyi hedeflemekteydi. Mustafa Kemal’in yaptıklarını, düşündüğü inkılapları kabullenemeyen ve ona şahsi çıkarlarından dolayı muhalefet eden bazı çevreler bu geziyi Mustafa Kemal’i ortadan kaldırmak için bir fırsat görmüşlerdir.

57 Ancak gezi programı bir gün gecikince suikastçıları Yunan adalarına kaçıracak olan motorcu Giritli Şevki’nin haber vermesi ile elebaşıları yakalanmıştır. İstiklal Mahkemelerinde yargılanmışlar ve gerekli cezaya çaptırılmışlardır. Ancak gezi programı bir gün gecikince suikastçıları Yunan adalarına kaçıracak olan motorcu Giritli Şevki’nin haber vermesi ile elebaşıları yakalanmıştır. İstiklal Mahkemelerinde yargılanmışlar ve gerekli cezaya çaptırılmışlardır. Not: Bu olayın en önemli sonucu İttihatçıların tasfiye (aktif görevler-den uzaklaştırma) edilmesidir. Not: Bu olayın en önemli sonucu İttihatçıların tasfiye (aktif görevler-den uzaklaştırma) edilmesidir.

58 Meclis’te yalnız Cumhuriyet Halk Fırkası’nın milletvekillerinin bulunması hükümetin denetlenmesine imkan vermiyor, eleştiri olmadığı için, yapılan işlerin hesabını sormak ve kontrolünü yapmak imkanı buluna muyordu.1929’da dünyada o güne kadar eşi görülmemiş boyutlarda bir ekonomik bunalım başlamıştı. Meclis’te yalnız Cumhuriyet Halk Fırkası’nın milletvekillerinin bulunması hükümetin denetlenmesine imkan vermiyor, eleştiri olmadığı için, yapılan işlerin hesabını sormak ve kontrolünü yapmak imkanı buluna muyordu.1929’da dünyada o güne kadar eşi görülmemiş boyutlarda bir ekonomik bunalım başlamıştı. Kubilay Olayı

59 1930 yılı İlkbaharında yaptığı yurt gezisinde hükümete karşı şikayet- leri de dikkate alan Mustafa Kemal yeni bir siyasi oluşuma karar verdi yılı İlkbaharında yaptığı yurt gezisinde hükümete karşı şikayet- leri de dikkate alan Mustafa Kemal yeni bir siyasi oluşuma karar verdi.

60 Serbest Fırka’nın kapatılmasından hoşnut olmayanlar sebepleri ve sonuçları hala tartışılan Menemen Olayı’nı çıkarmışlardır. 23 Aralık 1930’da Derviş Mehmet ve yandaşları halkı isyana teşvik etmişlerdir.. Serbest Fırka’nın kapatılmasından hoşnut olmayanlar sebepleri ve sonuçları hala tartışılan Menemen Olayı’nı çıkarmışlardır. 23 Aralık 1930’da Derviş Mehmet ve yandaşları halkı isyana teşvik etmişlerdir..

61 İsyanı yatıştırmak isteyen Yedeksubay Asteğmen Öğretmen Kubilay isyancılar tarafından şehit edilmiştir. İsyan bastırılmış elebaşıları yakalanarak gerekli cezaya çaptırılmıştır. İsyanı yatıştırmak isteyen Yedeksubay Asteğmen Öğretmen Kubilay isyancılar tarafından şehit edilmiştir. İsyan bastırılmış elebaşıları yakalanarak gerekli cezaya çaptırılmıştır.

62 59. Türkiye’de, 59. Türkiye’de, I. milletvekili seçimlerinin yapılma süresinin uzatılması, I. milletvekili seçimlerinin yapılma süresinin uzatılması, II. çok partili sisteme geçilmesi, II. çok partili sisteme geçilmesi, III. halkın, temsilcilerini doğrudan seçmesi III. halkın, temsilcilerini doğrudan seçmesi gelişmelerinden hangileri için toplumun belli bir gelişmelerinden hangileri için toplumun belli bir siyasal olgunluğa erişmesinin önemli olduğu savunulabilir? siyasal olgunluğa erişmesinin önemli olduğu savunulabilir? A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) II ve III 2004 D) I ve II E) II ve III 2004

63 C-İNKILABIN GELİŞİMİ,DEVLET VE TOPLUM KURULUŞLARININ LAİKLEŞMESİ 1-OSMANLI DEVLETİNDE HUKUK 1-OSMANLI DEVLETİNDE HUKUK Osmanlı Devleti’nde hukuk şer’i ve örfi olmak üzere iki alanda uygulanmıştır. Şer’i hukukun kaynağı başta Kur’an-ı Kerim olmak üzere Sünnet, İcma ve Kıyas idi. Örfi hukukun kaynağı ise töre, örf ve adetler, padişahın ve Divan-ı Hümayun’un koyduğu kurallardı. Osmanlı Devleti’nde hukuk şer’i ve örfi olmak üzere iki alanda uygulanmıştır. Şer’i hukukun kaynağı başta Kur’an-ı Kerim olmak üzere Sünnet, İcma ve Kıyas idi. Örfi hukukun kaynağı ise töre, örf ve adetler, padişahın ve Divan-ı Hümayun’un koyduğu kurallardı. Gayrimüslimlerin de kendi ait hukuki sistemleri vardı Gayrimüslimlerin de kendi ait hukuki sistemleri vardı

64 II.Mahmud ve Tanzimat Devri’nde İslam huku- kunda yer alan eksiklikler batı hukukundan yararlanılarak çözülmeye çalışılmıştır.Tanzimat Dönemi’nde özellikle Fransız kanunlarından yararlanılarak 1848’de Arazi kanunu,1850’de ticaret Kanunu, 18-63’te ise deniz ticaret kanunu kabul edilmiştir.1868 yılında Danıştay kurul- muştur. Yine bu dönemde Ahmet Cevdet Paşa başkanlığında bir komisyon tarafından medeni hukuk açısından büyük önem taşıyan “Mecelle” (adli kurallar kitabı) hazırlanmıştır II.Mahmud ve Tanzimat Devri’nde İslam huku- kunda yer alan eksiklikler batı hukukundan yararlanılarak çözülmeye çalışılmıştır.Tanzimat Dönemi’nde özellikle Fransız kanunlarından yararlanılarak 1848’de Arazi kanunu,1850’de ticaret Kanunu, 18-63’te ise deniz ticaret kanunu kabul edilmiştir.1868 yılında Danıştay kurul- muştur. Yine bu dönemde Ahmet Cevdet Paşa başkanlığında bir komisyon tarafından medeni hukuk açısından büyük önem taşıyan “Mecelle” (adli kurallar kitabı) hazırlanmıştır

65 2-DİN- DEVLET İLİŞKİLERİ VE AŞAMALARI Mustafa Kemal,yapacağı inkılap hare- ketlerine karşı,dini politikaya alet etmek isteyenlerin çıkabileceğini düşünerek, inkılaplarını aşamalı olarak gerçekleştirmiştir. Mustafa Kemal,yapacağı inkılap hare- ketlerine karşı,dini politikaya alet etmek isteyenlerin çıkabileceğini düşünerek, inkılaplarını aşamalı olarak gerçekleştirmiştir. Devlet yapısındaki laikleşmenin ilk aşaması saltanatın kaldırılması olmuştur (1 Kasım 1922).Daha sonra cumhuriyet ilan edilmiş, 3 Mart 1924’te halifelik kaldırılmıştır. Aynı tarihte Şer’iye ve Evkaf vekaleti de kaldırılmıştır. Devlet yapısındaki laikleşmenin ilk aşaması saltanatın kaldırılması olmuştur (1 Kasım 1922).Daha sonra cumhuriyet ilan edilmiş, 3 Mart 1924’te halifelik kaldırılmıştır. Aynı tarihte Şer’iye ve Evkaf vekaleti de kaldırılmıştır.

66 Bunlar yerine Diyanet İşleri Başkan- lığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü kurulmuştur.Aynı tarihte Tevhi-i Tedrisat Kanunu kabul edilerek eğitim-öğretim birleştirilmiş ve medreseler kapatılmıştır.1925 yılında Tekke,zaviye ve türbelerin kapatılması ile ilgili kanun ve Şapka Kanunu kabul edilmiştir. Bunlar yerine Diyanet İşleri Başkan- lığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü kurulmuştur.Aynı tarihte Tevhi-i Tedrisat Kanunu kabul edilerek eğitim-öğretim birleştirilmiş ve medreseler kapatılmıştır.1925 yılında Tekke,zaviye ve türbelerin kapatılması ile ilgili kanun ve Şapka Kanunu kabul edilmiştir.

67 1926 yılında Medeni Kanun kabul edilmiştir.1928’de Anayasa’dan dini hükümler çıkarılmış ve Anayasa din- devlet ayrılığı esasına göre değiştiril- miştir. 1937’de Anayasa’ya diğer ilke- lerle birlikte laiklik ilkesi de girmiştir. Böylece laikliğe geçiş aşamaları tamamlanmıştır yılında Medeni Kanun kabul edilmiştir.1928’de Anayasa’dan dini hükümler çıkarılmış ve Anayasa din- devlet ayrılığı esasına göre değiştiril- miştir. 1937’de Anayasa’ya diğer ilke- lerle birlikte laiklik ilkesi de girmiştir. Böylece laikliğe geçiş aşamaları tamamlanmıştır.

68 9. Cumhuriyet döneminde, 9. Cumhuriyet döneminde, I. tarih, I. tarih, II. hukuk, II. hukuk, III. dil III. dil alanlarının hangilerinde yapılan inkılaplarda laiklik anlayışını yerleştirme amacı olduğu savunulabilir? alanlarının hangilerinde yapılan inkılaplarda laiklik anlayışını yerleştirme amacı olduğu savunulabilir? A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) II ve III D) I ve II E) II ve III

69 3-TÜRK MEDENİ KANUNUN KABULÜ Osmanlı Devleti’nden kalma kanunların yeterli olmaması ve dini karakterli olması sebebiyle çağa cevap verecek bir medeni kanuna ihtiyaç duyul- muştur.1924 yılında TBMM içerisinde oluşturulan bir komisyon Avrupa devletlerinin kanunlarını incelemeye aldı. Sonuçta Avrupa’da hazırlanan son kanun olan İsviçre Medeni Kanunu kabul edilmiştir. Bu kanun Avrupa’da hazırlanan son kanun olduğundan önceki kanunlardaki eksiklikler bu kanunda yoktu. Sorunlara akılcı ve pratik çözümler getiriyordu. Osmanlı Devleti’nden kalma kanunların yeterli olmaması ve dini karakterli olması sebebiyle çağa cevap verecek bir medeni kanuna ihtiyaç duyul- muştur.1924 yılında TBMM içerisinde oluşturulan bir komisyon Avrupa devletlerinin kanunlarını incelemeye aldı. Sonuçta Avrupa’da hazırlanan son kanun olan İsviçre Medeni Kanunu kabul edilmiştir. Bu kanun Avrupa’da hazırlanan son kanun olduğundan önceki kanunlardaki eksiklikler bu kanunda yoktu. Sorunlara akılcı ve pratik çözümler getiriyordu.

70 17 Şubat 1926 yılında TBMM tarafın- danTürk Medeni Kanunu olarak kabul edilmiştir. Ceza Kanunu İtalya’dan (1926),Hukuk Muhakemeleri Usul Kanu nu İsviçre’den (1927),Ceza Muhake- meleri Usul Kanunu Almanya’dan (19- 29),İcra ve İflas Kanunu da İsviçre’ den alınmıştır. Ticaret Kanunu ve İdare Hukuku ise değişik ülkelerden iktibas edilmiştir. 17 Şubat 1926 yılında TBMM tarafın- danTürk Medeni Kanunu olarak kabul edilmiştir. Ceza Kanunu İtalya’dan (1926),Hukuk Muhakemeleri Usul Kanu nu İsviçre’den (1927),Ceza Muhake- meleri Usul Kanunu Almanya’dan (19- 29),İcra ve İflas Kanunu da İsviçre’ den alınmıştır. Ticaret Kanunu ve İdare Hukuku ise değişik ülkelerden iktibas edilmiştir.

71 Türk Medeni Kanunu’nun getirdiği yenilikler şu şekilde özetlenebilir: Türk Medeni Kanunu’nun getirdiği yenilikler şu şekilde özetlenebilir: -Kadınla erkek arasındaki toplumsal ve ekonomik eşitlik sağlanmış, kadın- lara her mesleğe girme hakkı doğ muş,tek kadınla evlilik esası kabul edilmiş,kadınlara da boşanma hakkı verilmiştir. -Kadınla erkek arasındaki toplumsal ve ekonomik eşitlik sağlanmış, kadın- lara her mesleğe girme hakkı doğ muş,tek kadınla evlilik esası kabul edilmiş,kadınlara da boşanma hakkı verilmiştir.

72 -Aile,toplumun temeli sayılarak korun- muş, çocukların iyi yetişmeleri için ana ve babaya yükümlülükler getirilmiştir. -Aile,toplumun temeli sayılarak korun- muş, çocukların iyi yetişmeleri için ana ve babaya yükümlülükler getirilmiştir. -Evlenme işlemi devlet denetimine alınmıştır. Aile kurmanın,resmi nikah memuru önünde yapılması sağlanmıştır. Resmi nikahtan sonra eşlere istedikleri türde dini tören yapabilme izni verilmiştir. -Evlenme işlemi devlet denetimine alınmıştır. Aile kurmanın,resmi nikah memuru önünde yapılması sağlanmıştır. Resmi nikahtan sonra eşlere istedikleri türde dini tören yapabilme izni verilmiştir.

73 -Mirasta kız ve erkek çocuklar arasındaki eşitsizlik kaldırılmış ve eşitlik getirilmiştir. -Mirasta kız ve erkek çocuklar arasındaki eşitsizlik kaldırılmış ve eşitlik getirilmiştir. -Kişilerin mallarla ve birbiriyle olan ilişkile- rinde çelişkiler ve boşluklar giderilmiş, modern bir sistem getirilmiştir. -Kişilerin mallarla ve birbiriyle olan ilişkile- rinde çelişkiler ve boşluklar giderilmiş, modern bir sistem getirilmiştir. Lozan Antlaşması’nda kendi hukuk kurallarını uygulamaları kabul edilen azın- lıklarda Medeni Kanunu kabul etmişlerdir. Böylece hukuki farklılıklar da ortadan kalkmıştır. Lozan Antlaşması’nda kendi hukuk kurallarını uygulamaları kabul edilen azın- lıklarda Medeni Kanunu kabul etmişlerdir. Böylece hukuki farklılıklar da ortadan kalkmıştır.

74 4-KADIN HAKLARININ KABULÜ 4-KADIN HAKLARININ KABULÜ Türk Kadınının Siyasal Hakkını Kazanması Türk Kadınının Siyasal Hakkını Kazanması Türk kadınına ilk siyasal hak 1930 yılında verilmiştir.3 Nisan 1930’da kabul edilen Belediyeler Kanunu ile Türk kadını,belediye üyesi seçme ve seçilme hakkını elde etmiştir. 26 Ekim 1933’te çıkan köy kanunu ile muhtar,5 Aralık 1934’te çıkan kanunla da milletvekili seçme ve seçilme hakkına sahip olmuştur. Türk kadınına ilk siyasal hak 1930 yılında verilmiştir.3 Nisan 1930’da kabul edilen Belediyeler Kanunu ile Türk kadını,belediye üyesi seçme ve seçilme hakkını elde etmiştir. 26 Ekim 1933’te çıkan köy kanunu ile muhtar,5 Aralık 1934’te çıkan kanunla da milletvekili seçme ve seçilme hakkına sahip olmuştur.

75 D-EĞİTİM VE KÜLTÜR ALANINDA İNKILAP HAREKETLERİ 1-TEVHİD-İ TEDRİSAT KANUNU 1-TEVHİD-İ TEDRİSAT KANUNU 3 Mart 1924’te kabul edilen kanunla bütün eğitim kurumları Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlandı. Bu kanunla ülkemizde faaliyet gös- teren yabancı okullarda denetim altına alın- mıştır. Ayrıca bu okulların ders programlarına Türkçe kültür dersleri konmuş ve bu derslerin Türk öğretmenler tarafından okutulması mecburiyeti getirilmiştir. Bu kanunla bütün eğitim kurumları bir araya getirilmiştir. 3 Mart 1924’te kabul edilen kanunla bütün eğitim kurumları Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlandı. Bu kanunla ülkemizde faaliyet gös- teren yabancı okullarda denetim altına alın- mıştır. Ayrıca bu okulların ders programlarına Türkçe kültür dersleri konmuş ve bu derslerin Türk öğretmenler tarafından okutulması mecburiyeti getirilmiştir. Bu kanunla bütün eğitim kurumları bir araya getirilmiştir.

76 60. Atatürk, “Bilim ve teknik nerede ise oradan alacağız 60. Atatürk, “Bilim ve teknik nerede ise oradan alacağız ve herkesin kafasına koyacağız. Bilim ve teknik için ve herkesin kafasına koyacağız. Bilim ve teknik için kayıt ve şart yoktur.” demiştir. kayıt ve şart yoktur.” demiştir. Atatürk bu sözüyle, aşağıdakilerden hangisini Atatürk bu sözüyle, aşağıdakilerden hangisini vurgulamıştır? vurgulamıştır? A) Gelişme ve kalkınmanın zaman alacak bir süreç A) Gelişme ve kalkınmanın zaman alacak bir süreç olduğunu olduğunu B) Çağın bilimsel gelişmelerinin izlenmesi ve bunlardan B) Çağın bilimsel gelişmelerinin izlenmesi ve bunlardan yararlanılması gerektiğini yararlanılması gerektiğini C) Ulusların uygarlıklara sahip çıkması gerektiğini C) Ulusların uygarlıklara sahip çıkması gerektiğini D) Bilim ve tekniğin ulusal olduğunu D) Bilim ve tekniğin ulusal olduğunu E) İktisadi kalkınmada yabancı sermayeden yararlanmak gerektiğini E) İktisadi kalkınmada yabancı sermayeden yararlanmak gerektiğini

77 2-MEDRESELERİN KAPATILMASI 2-MEDRESELERİN KAPATILMASI Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile bütün mektep ve medreseler Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlanmıştı. 11 Mart 1924’te yayınlanan bir genelgeyle 29 Darülhilafe Medresesi İmam Hatip okuluna çevirmiş 497 İlmiye Medre-sesi ise kapatılmıştır. Darü’l fünuna bağlı bağlı bir de İlahiyat fakültesi açılmıştır yılında çıkarılan “Maarif Teşkilatı Hakkında Kanun” ile eğitim hizmetleri yeniden düzen-lendi Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile bütün mektep ve medreseler Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlanmıştı. 11 Mart 1924’te yayınlanan bir genelgeyle 29 Darülhilafe Medresesi İmam Hatip okuluna çevirmiş 497 İlmiye Medre-sesi ise kapatılmıştır. Darü’l fünuna bağlı bağlı bir de İlahiyat fakültesi açılmıştır yılında çıkarılan “Maarif Teşkilatı Hakkında Kanun” ile eğitim hizmetleri yeniden düzen-lendi

78 3- TÜRK HARFLERİNİN KABULÜ Arap alfabesinin şekil ve ses uyumu bakı- mından Türkçeye uymamaktaydı. Öğrenmesi de zordu. Mustafa Kemal, Türk dilinin okuyup yazılmasının kolaylaşması, eğitim ve öğretim işlerinin yaygınlaştırılması için harf değişikliğine git-menin gerekliliğini dile getirmiştir.1 Mayıs 1925’te Azerbaycan’da Latin alfabesini resmi yazı olarak kabul etmişti. Arap alfabesinin şekil ve ses uyumu bakı- mından Türkçeye uymamaktaydı. Öğrenmesi de zordu. Mustafa Kemal, Türk dilinin okuyup yazılmasının kolaylaşması, eğitim ve öğretim işlerinin yaygınlaştırılması için harf değişikliğine git-menin gerekliliğini dile getirmiştir.1 Mayıs 1925’te Azerbaycan’da Latin alfabesini resmi yazı olarak kabul etmişti.

79 1 Kasım 1928’de “Türk Harfleri Hak- kında Kanun” Meclis tarafından oy bir-liği ile kabul edilmiştir.10 Ocak 1929’da “Millet Mektepleri” ve 19 Şubat 1932’de açılan “Halk Evleri” eğitimin yaygınlaşmasını sağlamış ve halkımız bilgi,görgü ve beceri- lerini artırmıştır. 1 Kasım 1928’de “Türk Harfleri Hak- kında Kanun” Meclis tarafından oy bir-liği ile kabul edilmiştir.10 Ocak 1929’da “Millet Mektepleri” ve 19 Şubat 1932’de açılan “Halk Evleri” eğitimin yaygınlaşmasını sağlamış ve halkımız bilgi,görgü ve beceri- lerini artırmıştır.

80 3 Şubat 1927’de Ankara’da Etnoğ- rafya Müzesi kurul muş, Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi açılmıştır. Atatürk ayrıca müze açılmasına ve arkeolojik kazılar yapılmasına da önem vermiş ve bizzat arkeoloji kazılarını takip etmiştir. 3 Şubat 1927’de Ankara’da Etnoğ- rafya Müzesi kurul muş, Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi açılmıştır. Atatürk ayrıca müze açılmasına ve arkeolojik kazılar yapılmasına da önem vermiş ve bizzat arkeoloji kazılarını takip etmiştir.

81 10. Atatürk, Latin harflerinin kabul edileceğinden 1919 yılında Erzurum Kongresi’nin yapıldığı sıralarda, daha 10. Atatürk, Latin harflerinin kabul edileceğinden 1919 yılında Erzurum Kongresi’nin yapıldığı sıralarda, daha sonra da 1922 yılında söz etmiş; ancak Latin harfleri sonra da 1922 yılında söz etmiş; ancak Latin harfleri 1928 yılında çıkarılan bir yasayla kabul edilmiştir yılında çıkarılan bir yasayla kabul edilmiştir. Yalnız bu bilgiye dayanarak, Atatürk inkılaplarının, Yalnız bu bilgiye dayanarak, Atatürk inkılaplarının, I. geleneklere karşı çıkma, I. geleneklere karşı çıkma, II. hukuki güvence altında olma, II. hukuki güvence altında olma, III. yeri ve zamanı geldiğinde yapılma III. yeri ve zamanı geldiğinde yapılma özelliklerinden hangilerine sahip olduğu söylenebilir? özelliklerinden hangilerine sahip olduğu söylenebilir? A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve III E) II ve III D) I ve III E) II ve III

82 62. Türkiye Cumhuriyeti’nde, düşünce ve duyguda birleşen bir toplumun oluşturul- masında aşağıdakilerden hangisinin katkısının en çok olduğu savunulabilir? 62. Türkiye Cumhuriyeti’nde, düşünce ve duyguda birleşen bir toplumun oluşturul- masında aşağıdakilerden hangisinin katkısının en çok olduğu savunulabilir? A) Türk Tarih Kurumu’nun açılması A) Türk Tarih Kurumu’nun açılması B) Harf inkılabının yapılması B) Harf inkılabının yapılması C) Millet Mektepleri’nin açılması C) Millet Mektepleri’nin açılması D) Eğitmen kurslarının açılması D) Eğitmen kurslarının açılması E) Tüm öğretim kurumlarının bir merkezden yönetilmesi 2005 E) Tüm öğretim kurumlarının bir merkezden yönetilmesi 2005

83 4-YENİ TARİH ANLAYIŞI 1931 yılında milli tarihimizi aydınlat-mak ve açığa kavuşturmak amacıyla Türk Tarih Kurumu kurulmuştur. Yeni tarih anlayışında Türk milletinin çok eski ve zengin bir geçmişe sahip olduğu vurgu- lanarak İslamiyetten önceki Türk tarihi de araştırılmaya başlanmıştır yılında milli tarihimizi aydınlat-mak ve açığa kavuşturmak amacıyla Türk Tarih Kurumu kurulmuştur. Yeni tarih anlayışında Türk milletinin çok eski ve zengin bir geçmişe sahip olduğu vurgu- lanarak İslamiyetten önceki Türk tarihi de araştırılmaya başlanmıştır.

84 5-TÜRK DİLİNİN GELİŞMESİ 1932 yılında Türk Dil Kurumu kurulmuş- tur. Türkçe,bu kurumun çalışmaları ile Arap- ça ve Farsça kelimelerden temizlenmiş ve bu kelimelerin yerlerine Türkçe kelime ve terim- ler getirilmiştir. Bilimsel esaslar doğrultusun- da yapılan bu çalışmalarla,Osmanlıca sona ermiş yerini Türkçe almıştır. Bu inkılaplarla, 1932 yılında Türk Dil Kurumu kurulmuş- tur. Türkçe,bu kurumun çalışmaları ile Arap- ça ve Farsça kelimelerden temizlenmiş ve bu kelimelerin yerlerine Türkçe kelime ve terim- ler getirilmiştir. Bilimsel esaslar doğrultusun- da yapılan bu çalışmalarla,Osmanlıca sona ermiş yerini Türkçe almıştır. Bu inkılaplarla, Türk dili tekrar eski güzelliğine ve benliğine kavuştur. Türk dili tekrar eski güzelliğine ve benliğine kavuştur.

85 E- TOPLUMSAL HAYATIN DÜZENLENMESİ E- TOPLUMSAL HAYATIN DÜZENLENMESİ 1-TEKKELERİN,ZAVİYELERİN VE TÜRBELERİN KAPATILMASI 1-TEKKELERİN,ZAVİYELERİN VE TÜRBELERİN KAPATILMASI 30 Kasım 1925’te çıkarılan bir kanun ile, tekke,zaviye ve türbeler kapatılmış-tır. Bu kanun ile Türkiye Cumhuriyeti içinde hiçbir tarikat,bunlara mensup hiçbir şeyh,derviş ve mürit bulunamayacağı bunlara ait özel elbise ve unvanların, türbe ve türbedarlıkların olma- yacağı belirtilmiştir. 30 Kasım 1925’te çıkarılan bir kanun ile, tekke,zaviye ve türbeler kapatılmış-tır. Bu kanun ile Türkiye Cumhuriyeti içinde hiçbir tarikat,bunlara mensup hiçbir şeyh,derviş ve mürit bulunamayacağı bunlara ait özel elbise ve unvanların, türbe ve türbedarlıkların olma- yacağı belirtilmiştir.

86 Büyük devlet adamlarımıza ve din adamlarımıza ait türbe- lerin bir milli varlığı ve tarihi bir miras olarak ziyaret edil- mesi ise serbest bırakılmıştır Büyük devlet adamlarımıza ve din adamlarımıza ait türbe- lerin bir milli varlığı ve tarihi bir miras olarak ziyaret edil- mesi ise serbest bırakılmıştır

87 57. TBMM’nin 30 Kasım 1925 tarihinde kabul ettiği bir kanunla, tekke, türbe ve zaviyeler kapatılmış; ancak tekke ve zaviyelerden cami ve mescit olanlara dokunulmamıştır. 57. TBMM’nin 30 Kasım 1925 tarihinde kabul ettiği bir kanunla, tekke, türbe ve zaviyeler kapatılmış; ancak tekke ve zaviyelerden cami ve mescit olanlara dokunulmamıştır. Bu uygulama laiklik ilkesinin, Bu uygulama laiklik ilkesinin, I. bütün dinlere eşit davranılması, I. bütün dinlere eşit davranılması, II. din adına birtakım batıl inançların yayılması II. din adına birtakım batıl inançların yayılması karşısında devletin taraflı davranması, karşısında devletin taraflı davranması, III. ibadet özgürlüğü tanınması III. ibadet özgürlüğü tanınması özelliklerinden hangilerini yansıtmaktadır? özelliklerinden hangilerini yansıtmaktadır? A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) II ve III 2004 D) I ve II E) II ve III 2004

88

89 2-KIYAFETTE DEĞİŞİKLİK 25 Kasım 1925 yılında çıkarılan 671 sayılı kanunla bütün memurlara şapka (şems siperli serpuş) giyme mecburiyeti getirilmiş-tir. Fes,kalpak ve serpuş giyilmesi yasaklandı. 3 Aralık 1934’te çıkarılan bir kanunla da din adamla- rının,ibadet yerleri dışında dini kıyafet- lerle gezmeleri yasaklandı. 25 Kasım 1925 yılında çıkarılan 671 sayılı kanunla bütün memurlara şapka (şems siperli serpuş) giyme mecburiyeti getirilmiş-tir. Fes,kalpak ve serpuş giyilmesi yasaklandı. 3 Aralık 1934’te çıkarılan bir kanunla da din adamla- rının,ibadet yerleri dışında dini kıyafet- lerle gezmeleri yasaklandı.

90

91 3-SOYADI KANUNUN KABULÜ Devlet işlerinde ve toplum hayatın- daki karmaşaya son vermek ve devlet işlerini kolaylaştırmak amacıyla 21 Haziran 1934’te Soyadı Kanunu kabul edildi.24 Kasım 1934’te çıkarılan bir kanunla da Gazi Mustafa Kemal “Atatürk” soyadını aldı. Devlet işlerinde ve toplum hayatın- daki karmaşaya son vermek ve devlet işlerini kolaylaştırmak amacıyla 21 Haziran 1934’te Soyadı Kanunu kabul edildi.24 Kasım 1934’te çıkarılan bir kanunla da Gazi Mustafa Kemal “Atatürk” soyadını aldı.

92 29 Kasım 1934’te çıkarılan diğer bir kanunla da,toplumda ayrıcalık ifade eden“Ağa,Hacı, Hoca, Molla, Efendi, Bey, Beyefendi, Paşa,Hanım, Hanımefendi” gibi toplumsal ayrıcalık ifade eden unvanların kullanılması yasak-landı. 29 Kasım 1934’te çıkarılan diğer bir kanunla da,toplumda ayrıcalık ifade eden“Ağa,Hacı, Hoca, Molla, Efendi, Bey, Beyefendi, Paşa,Hanım, Hanımefendi” gibi toplumsal ayrıcalık ifade eden unvanların kullanılması yasak-landı.

93 yılında çıkarılan kanunla Ağa, Hacı, Hafız, Hoca, Molla gibi eski toplum zümrelerini belirten unvanlar kaldırılmıştır yılında çıkarılan kanunla Ağa, Hacı, Hafız, Hoca, Molla gibi eski toplum zümrelerini belirten unvanlar kaldırılmıştır. Bu durumun, Atatürk ilkelerinden hangisinin doğrudan bir gereği olduğu savunulabilir? Bu durumun, Atatürk ilkelerinden hangisinin doğrudan bir gereği olduğu savunulabilir? A) Halkçılık B) Devletçilik C) Milliyetçilik A) Halkçılık B) Devletçilik C) Milliyetçilik D) İnkılapçılık E) Laiklik D) İnkılapçılık E) Laiklik

94

95

96

97 « …MİLLETLERİ KURTARANLAR YALNIZ VE ANCAK ÖĞRETMENLERDİR. ÖĞRETMENDEN, EĞİTİCİDEN MAHRUM BİR MİLLET HENÜZ MİLLET NAMINI ALMAK YETENEĞİNİ ELDE EDEMEMİŞTİR. ONA ALÂLÂDE BİR KÜTLE DENİR, MİLLET DENMEZ… » « …MİLLETLERİ KURTARANLAR YALNIZ VE ANCAK ÖĞRETMENLERDİR. ÖĞRETMENDEN, EĞİTİCİDEN MAHRUM BİR MİLLET HENÜZ MİLLET NAMINI ALMAK YETENEĞİNİ ELDE EDEMEMİŞTİR. ONA ALÂLÂDE BİR KÜTLE DENİR, MİLLET DENMEZ… » , İzmir Erkek Öğretmen Okulunda , İzmir Erkek Öğretmen Okulunda.

98

99 « …MEKTEP SAYESİNDE, MEKTEBİN VERECEĞİ İLİM VE FEN SAYESİNDEDİR Kİ, TÜRK MİLLETİ, TÜRK SANATI, TÜRK EKONOMİSİ, TÜRK ŞİİR VE EDEBİYATI BÜTÜN GÜZELLİĞİ İLE GELİŞİR. » « …MEKTEP SAYESİNDE, MEKTEBİN VERECEĞİ İLİM VE FEN SAYESİNDEDİR Kİ, TÜRK MİLLETİ, TÜRK SANATI, TÜRK EKONOMİSİ, TÜRK ŞİİR VE EDEBİYATI BÜTÜN GÜZELLİĞİ İLE GELİŞİR. » , Bursa, Öğretmenlere , Bursa, Öğretmenlere.

100

101

102 « KADINLARIMIZ HATTA ERKEKLERDEN DAHA ÇOK AYDIN, DAHA ÇOK FEYİZLİ VE DAHA FAZLA BİLGİLİ OLMAYA MECBURDURLAR. » « KADINLARIMIZ HATTA ERKEKLERDEN DAHA ÇOK AYDIN, DAHA ÇOK FEYİZLİ VE DAHA FAZLA BİLGİLİ OLMAYA MECBURDURLAR. » (1923) (1923)

103

104 « GENÇLER! BENİM GELECEKTEKİ EMELLERİMİ GERÇEKLEŞTİRMEYİ ÜSTLENEN GENÇLER ! BİR GÜN MEMLEKETİ SİZİN GİBİ BENİ ANLAMIŞ BİR GENÇLİĞE BIRAKACAĞIMDAN DOLAYI ÇOK MEMNUM VE MESUDUM. » « GENÇLER! BENİM GELECEKTEKİ EMELLERİMİ GERÇEKLEŞTİRMEYİ ÜSTLENEN GENÇLER ! BİR GÜN MEMLEKETİ SİZİN GİBİ BENİ ANLAMIŞ BİR GENÇLİĞE BIRAKACAĞIMDAN DOLAYI ÇOK MEMNUM VE MESUDUM. » (1937) (1937)

105

106

107

108

109

110

111

112 « …BUNDAN SONRA PEK MÜHİM ZAFERLERE KAVUŞACAĞIZ. FAKAT BU SÜNGÜ ZAFERİ DEĞİL, İKTİSAT VE İLİM VE KÜLTÜR ZAFERLERİ OLACAKTIR… » « …BUNDAN SONRA PEK MÜHİM ZAFERLERE KAVUŞACAĞIZ. FAKAT BU SÜNGÜ ZAFERİ DEĞİL, İKTİSAT VE İLİM VE KÜLTÜR ZAFERLERİ OLACAKTIR… » 25/ , Alaşehir’de Halka Konuşma. 25/ , Alaşehir’de Halka Konuşma.

113

114

115

116 « HİÇBİR ŞEYE İHTİYACIMIZ YOK, YALNIZ BİR ŞEYE İHTİYACIMIZ VARDIR ; ÇALIŞKAN OLMAK. SOSYAL HASTALIKLARIMIZI ARAŞTIRIRSAK ASIL OLARAK BUNDAN BAŞKA, BUNDAN MÜHİM BİR HASTALIK KEŞFEDEMEYİZ. O HALDE İLK İŞİMİZ BU HASTALIĞI ESASLI SURETTE TEDAVİ ETMEKTİR. MİLLETİ ÇALIŞKAN YAPMAKTIR. SERVET VE ONUN DOĞAL SONUCU OLAN REFAH VE SAADET YALNIZ VE ANCAK ÇALIŞKAN İNSANLARIN HAKKIDIR. » « HİÇBİR ŞEYE İHTİYACIMIZ YOK, YALNIZ BİR ŞEYE İHTİYACIMIZ VARDIR ; ÇALIŞKAN OLMAK. SOSYAL HASTALIKLARIMIZI ARAŞTIRIRSAK ASIL OLARAK BUNDAN BAŞKA, BUNDAN MÜHİM BİR HASTALIK KEŞFEDEMEYİZ. O HALDE İLK İŞİMİZ BU HASTALIĞI ESASLI SURETTE TEDAVİ ETMEKTİR. MİLLETİ ÇALIŞKAN YAPMAKTIR. SERVET VE ONUN DOĞAL SONUCU OLAN REFAH VE SAADET YALNIZ VE ANCAK ÇALIŞKAN İNSANLARIN HAKKIDIR. »

117

118

119

120

121 « TÜRK ÇOCUKLARINDA KABİLİYET HER MİLLETİNKİNDEN ÜSTÜNDÜR. » « TÜRK ÇOCUKLARINDA KABİLİYET HER MİLLETİNKİNDEN ÜSTÜNDÜR. » (1924) (1924) « TÜRK MİLLETİNİN GELECEĞİ, BUGÜNKÜ EVLÂTLARININ DOĞRU GÖRÜŞÜ VE YIKILMAZ AZMİYLE BÜYÜK VE PARLAK OLACAKTIR. » « TÜRK MİLLETİNİN GELECEĞİ, BUGÜNKÜ EVLÂTLARININ DOĞRU GÖRÜŞÜ VE YIKILMAZ AZMİYLE BÜYÜK VE PARLAK OLACAKTIR. » (1925) (1925) « TÜRK ÇOCUĞU ATALARINI TANIDIKÇA DAHA BÜYÜK İŞLER YAPMAK İÇİN KENDİNDE KUVVET BULACAKTIR. » « TÜRK ÇOCUĞU ATALARINI TANIDIKÇA DAHA BÜYÜK İŞLER YAPMAK İÇİN KENDİNDE KUVVET BULACAKTIR. » (1930) (1930)

122

123

124 « ÇALIŞMAK VAKTİ GELMİŞ, ARTIK ÇALIŞMAK LAZIM… « ÇALIŞMAK VAKTİ GELMİŞ, ARTIK ÇALIŞMAK LAZIM… BİLHASSA GENÇLER ÇALIŞMALIDIR. » BİLHASSA GENÇLER ÇALIŞMALIDIR. » ( , Vatan Muhabirine Verilen demeç)

125

126

127

128

129

130

131

132 « GENÇLER ! CESARETİMİZİ KUVVETLENDİREN VE DEVAM ETTİREN SİZSİNİZ. SİZ ALMAKTA OLDUĞUNUZ TERBİYE VE İRFAN İLE, İNSANLIK MEZİYETİNİN, VATAN SEVGİSİNİN, FİKİR HÜRRİYETİNİN EN KIYMETLİ ÖRNEĞİ OLACAKSINIZ. EY YÜKSELEN YENİ NESİL! GELECEK SİZİNDİR. CUMHURİYETİ BİZ KURDUK ; ONU YÜKSELTECEK VE DEVAM ETTİRECEK SİZSİNİZ. » « GENÇLER ! CESARETİMİZİ KUVVETLENDİREN VE DEVAM ETTİREN SİZSİNİZ. SİZ ALMAKTA OLDUĞUNUZ TERBİYE VE İRFAN İLE, İNSANLIK MEZİYETİNİN, VATAN SEVGİSİNİN, FİKİR HÜRRİYETİNİN EN KIYMETLİ ÖRNEĞİ OLACAKSINIZ. EY YÜKSELEN YENİ NESİL! GELECEK SİZİNDİR. CUMHURİYETİ BİZ KURDUK ; ONU YÜKSELTECEK VE DEVAM ETTİRECEK SİZSİNİZ. » , Dumlupınar’da Konuşma , Dumlupınar’da Konuşma.

133

134 « TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN TEMELİ KÜLTÜRDÜR... KÜLTÜR, OKUMAK, ANLAMAK, GÖREBİLMEK, GÖREBİLDİĞİNDEN ANLAM ÇIKARMAK, UYANIK DAVRANMAK DÜŞÜNMEK VE ZEKÂYI EĞİTMEKTİR. » « TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN TEMELİ KÜLTÜRDÜR... KÜLTÜR, OKUMAK, ANLAMAK, GÖREBİLMEK, GÖREBİLDİĞİNDEN ANLAM ÇIKARMAK, UYANIK DAVRANMAK DÜŞÜNMEK VE ZEKÂYI EĞİTMEKTİR. » ( 1936) ( 1936)

135

136 4-TAKVİM,SAAT VE ÖLÇÜLERDE DEĞİŞİKLİK 26 Aralık 1925 yılında çıkarılan bir kanun- la “Miladi Takvim” in kullanılması kabul edildi. Hicri ve Rumi takvim kaldırıldı. Rumi takvim mali işlerde 1982 yılına kadar kullanıl-mıştır. 26 Aralık 1925 yılında çıkarılan bir kanun- la “Miladi Takvim” in kullanılması kabul edildi. Hicri ve Rumi takvim kaldırıldı. Rumi takvim mali işlerde 1982 yılına kadar kullanıl-mıştır. Alaturka saat yerine alafranga saat (ulus- lararası saat) kullanılmaya başladı. Alaturka saat yerine alafranga saat (ulus- lararası saat) kullanılmaya başladı. 20 Mayıs 1928 tarihinde Arap rakamları terkedilerek milletler arası rakamlar kullanıl- maya başlamıştır. 20 Mayıs 1928 tarihinde Arap rakamları terkedilerek milletler arası rakamlar kullanıl- maya başlamıştır.

137 1 Nisan 1931 tarihinde çıkarılan 1782 sayılı kanunla ise ağırlık ve uzunluk ölçüleri değiştirilmiştir. 1 Nisan 1931 tarihinde çıkarılan 1782 sayılı kanunla ise ağırlık ve uzunluk ölçüleri değiştirilmiştir. 1 Haziran 1935’te hafta tatili Cuma gününden Pazar’a alınmıştır. 1 Haziran 1935’te hafta tatili Cuma gününden Pazar’a alınmıştır. Yukarıda yapılan inkılaplarla batıyla ekonomik ve sosyal alanda uyum sağlanmıştır. Ülke İçinde de ölçülerde birlik sağlanmıştır. Yukarıda yapılan inkılaplarla batıyla ekonomik ve sosyal alanda uyum sağlanmıştır. Ülke İçinde de ölçülerde birlik sağlanmıştır.

138 F-EKONOMİK ALANDA GELİŞME F-EKONOMİK ALANDA GELİŞME 1-MİLLİ EKONOMİNİN KURULMASI 1-MİLLİ EKONOMİNİN KURULMASI 17 Şubat 1923’te İzmir’de 1135 temsil-cinin katıldığı İzmir İktisat Kongresi tertip edilmiş ve ekonomik kalkınmanın gerçekleştirilmesi için yöntemler araştırılmıştır. Tarım, sanayi,işçi ve ticaret kesiminden delegelerin katıldığı bu kongrede uzun süren tartışmaların sonucunda Misak-ı İktisadi (Ekonomi Andı) kabul edilmiştir. Misak-ı İktisadi’de yer alan bazı önemli maddeler şunlardır: 17 Şubat 1923’te İzmir’de 1135 temsil-cinin katıldığı İzmir İktisat Kongresi tertip edilmiş ve ekonomik kalkınmanın gerçekleştirilmesi için yöntemler araştırılmıştır. Tarım, sanayi,işçi ve ticaret kesiminden delegelerin katıldığı bu kongrede uzun süren tartışmaların sonucunda Misak-ı İktisadi (Ekonomi Andı) kabul edilmiştir. Misak-ı İktisadi’de yer alan bazı önemli maddeler şunlardır:

139 - Türk milleti,milli egemenliğini,kanı ve canı pahasına elde ettiğinden,hiçbir şeye feda edemez ve milli egemenliğe dayanan Mec- lis’e ve Hükümeti’ne daima yardımcıdır. -Ekonomik gelişmemiz ve kalkınmamız milli bağımsızlığımız içinde gerçekleşecektir. -Türkiye milli sınırları içinde,lekesiz bir bağımsızlık ile,kalkınmasını hür dünyanın barış ve ilerleme unsurlarından biridir.

140 - Temel hedef,ulusal bağımsızlık gibi ekono- mik bağımsızlığı da sağlamaktır. -El işçiliğinden ve küçük imalattan,hızla fabri- kaya veya büyük işletmeye geçilmelidir. -Ham maddesi yurt içinde yetişen veya yetiş- tirilebilen sanayi dalları kurulmalıdır. -Özel teşebbüse kredi sağlayacak bir devlet bankası kurulmalıdır. -Yabancıların kurdukları tekellerden kaçınıl- malıdır.

141 “ Milli ekonominin temeli ziraattir.” sözleriyle Atatürk,tarımın yeni Türk Devleti için taşıdığı önemi vurgulamıştır. Tarımın durumunu iyi- leştirmek için alınacak ilk tedbirin köylünün durumunu iyileştirmek olduğuna inanan Ata- türk’ün bu düşüncelerini dört ana grupta top- lamamamız mümkündür: “ Milli ekonominin temeli ziraattir.” sözleriyle Atatürk,tarımın yeni Türk Devleti için taşıdığı önemi vurgulamıştır. Tarımın durumunu iyi- leştirmek için alınacak ilk tedbirin köylünün durumunu iyileştirmek olduğuna inanan Ata- türk’ün bu düşüncelerini dört ana grupta top- lamamamız mümkündür: -Köylüler ağır vergilerden kurtarılmalıdır. -Köylüler ağır vergilerden kurtarılmalıdır. -Köylünün üretim imkanları artırılmalıdır. -Köylünün üretim imkanları artırılmalıdır. -Köylünün bilgi ve tecrübesini artıracak tedbirler alınmalıdır. -Köylünün bilgi ve tecrübesini artıracak tedbirler alınmalıdır. -Toprağı olmayan köylülere toprak verilme-lidir. -Toprağı olmayan köylülere toprak verilme-lidir.

142 17 Şubat 1925 yılında aşar vergisi kaldırıl- dı.1924 yılında çıkarılan “Tarım Kredi Birlikleri Kanunu” ile 1929 yılında çıkarılan “Tarım Kredi Kooperatifleri Kanunu” köy ekonomisinde bir inkılap meydana getirmiş- tir. 8 Haziran 1929’da çıkarılan bir kanunla hükümet,köylüyü topraklandırmak amacı ile be-delini yirmi yılda ödemek üzere halka toprak dağıt-tı. 17 Şubat 1925 yılında aşar vergisi kaldırıl- dı.1924 yılında çıkarılan “Tarım Kredi Birlikleri Kanunu” ile 1929 yılında çıkarılan “Tarım Kredi Kooperatifleri Kanunu” köy ekonomisinde bir inkılap meydana getirmiş- tir. 8 Haziran 1929’da çıkarılan bir kanunla hükümet,köylüyü topraklandırmak amacı ile be-delini yirmi yılda ödemek üzere halka toprak dağıt-tı.

143 Tohum Islah İstasyonları kuruldu. Sula- maya önem verildi. Ankara’da Yüksek Ziraat Enstitüsü ve Baytar Yüksek Okulu açılmıştır. Bazı bölgelerimizde yeni ürünler yetiştirilmeye başlanmıştır (çay,şeker pancarı,turunçgiller).Örnek çiftlikler kuruldu. Tohum Islah İstasyonları kuruldu. Sula- maya önem verildi. Ankara’da Yüksek Ziraat Enstitüsü ve Baytar Yüksek Okulu açılmıştır. Bazı bölgelerimizde yeni ürünler yetiştirilmeye başlanmıştır (çay,şeker pancarı,turunçgiller).Örnek çiftlikler kuruldu.

144 58. Türkiye’de, 1929 yılından itibaren uygulamaya konulan koruyucu gümrük politikası, 58. Türkiye’de, 1929 yılından itibaren uygulamaya konulan koruyucu gümrük politikası, I. yerli malların kullanımını artırma, I. yerli malların kullanımını artırma, II. ticaret yapılan devlet sayısını artırma, II. ticaret yapılan devlet sayısını artırma, III. dış ticaret açığını kapatma III. dış ticaret açığını kapatma amaçlarından hangilerine hizmet etmiştir? amaçlarından hangilerine hizmet etmiştir? A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve III E) I, II ve III 2004 D) I ve III E) I, II ve III 2004

145 3-TİCARET 3-TİCARET arasında,ithalat ve ihracat arasın- daki farkın büyük olması sebebiyle,Türk parasının değeri iyice düşmüştü.Türk eko- nomisinin para işlerini düzenleyecek bir Merkez Bankası’nın olmaması ve yabancı bankaların adaletsiz uygulamaları Türkiye’ de bir sermaye birikiminin oluşmasını engel- lemekteydi. Ticari alanda ilk ciddi atılım 1924 yılında İş Bankası’nın kurulmasıyla olmuş, ticaretin gelişmesine destek olunmuş-tur arasında,ithalat ve ihracat arasın- daki farkın büyük olması sebebiyle,Türk parasının değeri iyice düşmüştü.Türk eko- nomisinin para işlerini düzenleyecek bir Merkez Bankası’nın olmaması ve yabancı bankaların adaletsiz uygulamaları Türkiye’ de bir sermaye birikiminin oluşmasını engel- lemekteydi. Ticari alanda ilk ciddi atılım 1924 yılında İş Bankası’nın kurulmasıyla olmuş, ticaretin gelişmesine destek olunmuş-tur.

146 1 Temmuz 1926 yılında Türklerin kendi denizlerinde ve kendi limanları arasında gemi işletmeciliği yapabileceğine dair “Ka-botaj Kanunu” çıkarılmış ve Türk denizcili-ğinin de önü açılmıştır. 1 Temmuz 1926 yılında Türklerin kendi denizlerinde ve kendi limanları arasında gemi işletmeciliği yapabileceğine dair “Ka-botaj Kanunu” çıkarılmış ve Türk denizcili-ğinin de önü açılmıştır. 11 Haziran 1930’da kurulan “Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası” ise Türk ekonomisini düzeltmek için büyük bir adım olmuştur. Yabancıların ellerinde bulunan bazı işletmeler millileştirilmiştir. 11 Haziran 1930’da kurulan “Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası” ise Türk ekonomisini düzeltmek için büyük bir adım olmuştur. Yabancıların ellerinde bulunan bazı işletmeler millileştirilmiştir.

147 4-SANAYİ VE MADENCİLİK 1925 yılında yıpranmış sanayi kuru- luşlarını teşvik etmek düşüncesiyle “Sanayi ve Maadin Bankası” kurulmuş- tu.28 Mayıs 1927’de ise Teşvik-i Sanayi Kanunu çıkarılmış ve özel teşebbüs desteklenmiştir yılında yıpranmış sanayi kuru- luşlarını teşvik etmek düşüncesiyle “Sanayi ve Maadin Bankası” kurulmuş- tu.28 Mayıs 1927’de ise Teşvik-i Sanayi Kanunu çıkarılmış ve özel teşebbüs desteklenmiştir.

148 1929 yılında dünyada meydana gelen eko- nomik buhran,Türkiye’nin zenginleşmesini de olumsuz yönde etkilemiştir. Özel teşeb- büs sanayi alanındaki yatırımlarında devlet tarafından her yönden desteklenmesine rağmen,sanayide beklenen seviyeye ulaşı- lamamıştır.Müteşebbis sınıfının yetersizliği, gelir seviyesinin düşük olması,teknik bilgi yetersizliği,yabancı sermayenin olumsuz davranışı ve bu sermayeye karşı beslenilen güvensizlik vb. sebepler özel teşebbüsün başarısızlığın nedenleri olmuştur yılında dünyada meydana gelen eko- nomik buhran,Türkiye’nin zenginleşmesini de olumsuz yönde etkilemiştir. Özel teşeb- büs sanayi alanındaki yatırımlarında devlet tarafından her yönden desteklenmesine rağmen,sanayide beklenen seviyeye ulaşı- lamamıştır.Müteşebbis sınıfının yetersizliği, gelir seviyesinin düşük olması,teknik bilgi yetersizliği,yabancı sermayenin olumsuz davranışı ve bu sermayeye karşı beslenilen güvensizlik vb. sebepler özel teşebbüsün başarısızlığın nedenleri olmuştur.

149 1933 yılında kabul edilen I.Beş Yıllık Kalkınma Planı ile devletçi ekonomik sisteme geçil- miştir.1933’te Sümerbank, 1935’te de Etibank ve Maden Tetkik Arama Enstitüsü kurulmuştur yılında kabul edilen I.Beş Yıllık Kalkınma Planı ile devletçi ekonomik sisteme geçil- miştir.1933’te Sümerbank, 1935’te de Etibank ve Maden Tetkik Arama Enstitüsü kurulmuştur yılında II.Beş Yıllık Kalkınma Planı hazırlanmış sa da; II.Dünya Savaşı sebebi ile uygulanamamıştır yılında II.Beş Yıllık Kalkınma Planı hazırlanmış sa da; II.Dünya Savaşı sebebi ile uygulanamamıştır.

150 yılında uygulamaya konulan Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı’nda temel tüketim mallarının üretimine önem verilmesi ve hammaddesi Türkiye’de bulunan sanayi işletmelerinin kurulması amaçlanmıştır yılında uygulamaya konulan Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı’nda temel tüketim mallarının üretimine önem verilmesi ve hammaddesi Türkiye’de bulunan sanayi işletmelerinin kurulması amaçlanmıştır. Yalnız bu bilgiye dayanarak, Yalnız bu bilgiye dayanarak, I. İthalatın azaltılması istenmektedir. I. İthalatın azaltılması istenmektedir. II. Ticaret dengesinin korunması istenmektedir. II. Ticaret dengesinin korunması istenmektedir. III. Yabancı sermayeden yararlanmak III. Yabancı sermayeden yararlanmak istenmektedir. istenmektedir. yorumlarından hangilerine ulaşılabilir? yorumlarından hangilerine ulaşılabilir? A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) I ve III E) II ve III D) I ve III E) II ve III

151 5-BAYINDIRLIK VE ULAŞTIRMA ALANINDA GELİŞME Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde, Ana- dolu’da her bakımından ihmal edilmiş, bayındırlık işlerine yeterince önem verilmemiştir.Cumhuriyet yönetimi ise bayındırlık ve ulaştırma işlerine büyük önem vermiş ve hızla bu alanda çalışmalar başlat- mıştır.Ekonomik kalkınma için alt yapıya büyük önem veren Türkiye Cumhuriyeti,kara yolu,demir yolu ve limanları acilen iyileştirme çabasına girmiş, şehirler demir yolları ve karayolları ile birbirine bağlanmıştır. Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde, Ana- dolu’da her bakımından ihmal edilmiş, bayındırlık işlerine yeterince önem verilmemiştir.Cumhuriyet yönetimi ise bayındırlık ve ulaştırma işlerine büyük önem vermiş ve hızla bu alanda çalışmalar başlat- mıştır.Ekonomik kalkınma için alt yapıya büyük önem veren Türkiye Cumhuriyeti,kara yolu,demir yolu ve limanları acilen iyileştirme çabasına girmiş, şehirler demir yolları ve karayolları ile birbirine bağlanmıştır.

152 Hava yolları taşımacılığına da büyük önem verilmiş,1923 yılında Milli Hava Ulaştırma Teş-kilatı kurulmuştur.Bu teşkilat 1938 yılında Devlet Hava Yolları Umum Müdür- lüğü adını almıştır yılında Kara yolla- rının uzunluğu 18 binden 37 bin km’ye ulaşmıştı.1920 yılında 3350 km olan demir- yolu uzunluğuna,1938 yılına kadar 3798 km daha eklenmiştir yılında da “Deniz Yolları İşletmesi İdaresi” kurulmuştur. Hava yolları taşımacılığına da büyük önem verilmiş,1923 yılında Milli Hava Ulaştırma Teş-kilatı kurulmuştur.Bu teşkilat 1938 yılında Devlet Hava Yolları Umum Müdür- lüğü adını almıştır yılında Kara yolla- rının uzunluğu 18 binden 37 bin km’ye ulaşmıştı.1920 yılında 3350 km olan demir- yolu uzunluğuna,1938 yılına kadar 3798 km daha eklenmiştir yılında da “Deniz Yolları İşletmesi İdaresi” kurulmuştur.

153 6-SAĞLIK VE TIP ALANINDA GELİŞME 6-SAĞLIK VE TIP ALANINDA GELİŞME Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı’nın kurul- masından sonra hastaneler inşa edilmiş, doktor ve diğer sağlık elemanlarının sayısı artırılmıştır. Bakanlığın çalışmalarıyla sıtma, trahom,frengi ve verem gibi salgın hastalık- lar kontrol altına alınmış ve özellikle sıtma ile frengi hastalığı kısa sürede yok edilmiştir yılında resmi ve özel hastanelerin sayısı 86 iken 1940 yılında 198’e ulaşmıştır. Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı’nın kurul- masından sonra hastaneler inşa edilmiş, doktor ve diğer sağlık elemanlarının sayısı artırılmıştır. Bakanlığın çalışmalarıyla sıtma, trahom,frengi ve verem gibi salgın hastalık- lar kontrol altına alınmış ve özellikle sıtma ile frengi hastalığı kısa sürede yok edilmiştir yılında resmi ve özel hastanelerin sayısı 86 iken 1940 yılında 198’e ulaşmıştır.

154 G-TÜRK ORDUSU VE SAVUNMA Ordumuzun her türlü araç ve gerecinin sağlanması,Milli Savunma Bakanlığının, orduyu savaşa hazırlama görevi ise Genel- kurmay Başkanlığının görevidir. Ordumuz Kara,Deniz,Hava Kuvvetleri ve Jandarma Genel Komutanlığından oluşmaktadır. Ordumuzun her türlü araç ve gerecinin sağlanması,Milli Savunma Bakanlığının, orduyu savaşa hazırlama görevi ise Genel- kurmay Başkanlığının görevidir. Ordumuz Kara,Deniz,Hava Kuvvetleri ve Jandarma Genel Komutanlığından oluşmaktadır.


"IV.ÜNİTE : TÜRK İNKILABI IV.ÜNİTE : TÜRK İNKILABI www.tariheglencesi.com." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları