Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Bakara Sûresi: 164 Kur’ân Buluşmaları: 67 ÜMİT ŞİMŞEK.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Bakara Sûresi: 164 Kur’ân Buluşmaları: 67 ÜMİT ŞİMŞEK."— Sunum transkripti:

1 Bakara Sûresi: 164 Kur’ân Buluşmaları: 67 ÜMİT ŞİMŞEK

2 اِنَّ ف۪ي خَلْقِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاخْتِلَافِ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَالْفُلْكِ الَّت۪ي تَجْر۪ي فِي الْبَحْرِ بِمَا يَنْفَعُ النَّاسَ وَمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ مِنَ السَّمَٓاءِ مِنْ مَٓاءٍ فَاَحْيَا بِهِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَبَثَّ ف۪يهَا مِنْ كُلِّ دَٓابَّةٍۖ وَتَصْر۪يفِ الرِّيَاحِ وَالسَّحَابِ الْمُسَخَّرِ بَيْنَ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ Göklerin ve yerin yaratılışında, gecenin ve gündüzün birbirini izlemesinde, insanlara yararlı şeylerle denizde yüzüp giden gemilerde, Allah’ın gökten indirdiği suda, o suyla ölmüş yeryüzünü diriltip üzerinde her türden canlıyı yaymasında, gökle yer arasında emre boyun eğmiş rüzgârları ve bulutları şekilden şekle çevirmesinde, aklı eren bir topluluk için âyetler vardır. Bakara: 164

3  Göklerin ve yerin yaratılışı  gökler ve yer = herşey  yaratıldı  bir yaratan var  boşuna yaratmadı / oyun için yaratmadı  hak ile yarattı  failsizlik ve abesiyet üzerine kurulu zamanımız bilim anlayışını temelden red  bunu yapan benzerini de yapabilir  siz de gökleri ve yeri yaratandan başkasına kulluk ederek kendinizi küçültmeyin  hesaba çekileceksiniz Bakara: 164 | göklerin ve yerin yaratılışı

4  Göklerin ve yerin yaratılışı ile gece ve gündüzün değişmesinde, akıl sahipleri için deliller vardır.  Âl-i İmrân, 3:190  Sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra da Arş üzerine kurulan ve herşeyi çekip çeviren Allah’tır. O izin vermeden şefaat edebilecek hiç kimse yoktur. Rabbiniz olan Allah işte budur; siz de Ona kulluk edin. Hiç düşünmez misiniz?  Yunus, 10:3 Bakara: 164 | göklerin ve yerin yaratılışı

5  Biz gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri ancak hak ile yarattık. Kıyamet günü de mutlaka gelecektir; onun için sen hoşgörülü ol ve onları bağışla.  Hicr, 15:85  Biz gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri oyun oynamak için yaratmadık.  Eğer bir oyun edinmek isteseydik, kendi katımızdan edinirdik — tabii, eğer böyle bir şey yapacak olsaydık!  Enbiyâ, 21:16-17 Bakara: 164 | göklerin ve yerin yaratılışı

6  Biz göğü, yeri ve arasındakileri boşuna yaratmadık. Bu kâfirlerin zannıdır. Cehennem ateşinden, o kâfirlerin başlarına gelecek var!  Sâd, 38:27  Gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri Biz eğlenmek için yaratmadık.  Biz onları ancak hak ve hikmetle yarattık; lâkin çokları bunu bilmiyor.  Duhân, 44:38-39 Bakara: 164 | göklerin ve yerin yaratılışı

7  Sizi yaratmak mı daha zor, göğü mü? Allah onu bina etti.  Boyunu yükseltti, düzene koydu.  Gecesini kararttı, gündüzünü çıkardı.  Ondan sonra yeri yayıp döşedi.  Ondan suyunu ve otlağını çıkardı.  Dağları yerlerine dikti.  Bütün bunları, sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için yaptı.  Nâziât, 79:37-33 Bakara: 164 | göklerin ve yerin yaratılışı

8  Biz gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri hak ile ve belirlenmiş bir süre için yarattık. İnkâr edenler ise, uyarıldıkları şeye sırtlarını dönüyorlar.  Ahkaf, 46:3  Yoksa ilk yaratış Bize zor mu geldi? Böyle olmadığını onlar da biliyorlar; fakat yeni bir yaratılıştan şüphe ediyorlar. ...  Biz gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri altı günde yarattık da Bize hiçbir yorgunluk dokunmadı.  Kaf, 50:15, 38 Bakara: 164 | göklerin ve yerin yaratılışı

9  Onlar görmüyor mu ki, gökleri ve yeri yaratan Allah’ın gücü, onların benzerini yaratmaya da yeter? Allah, onlar için de geleceğinde kuşku olmayan bir ecel belirlemiştir. Fakat zalimler yine inkârdan geri durmazlar.  İsrâ, 17:99  Göklerin ve yerin yaratılışı, insanların yaratılışından daha büyük birşeydir; lâkin insanların çoğu bunu bilmez.  Mü’min, 40:57 Bakara: 164 | göklerin ve yerin yaratılışı

10  gece ile gündüzün birbirini izlemesi  Güneş  Dünya  Ay  yıldızlar  atmosfer (gündüz için şart)  uyku  gece ve gündüz âlemleri Bakara: 164 | gece ve gündüz

11  Bir düzen içinde hareket eden Güneş ile Ayı da sizin hizmetinize verdi. Geceyi ve gündüzü de sizin hizmetinize verdi.  İbrahim, 14:33  Geceyi ve gündüzü, Güneşi ve Ayı O sizin hizmetinize verdi. Yıldızlar da Onun emriyle size hizmetkârdır. Akıl eden bir topluluk için bunda âyetler vardır.  Nahl, 16:12 Bakara: 164 | gece ve gündüz

12  Gecede ve gündüzde barınan ne varsa Onundur. O herşeyi işiten, herşeyi bilendir.  En’âm, 6:13  Biz geceyi ve gündüzü de iki âyet yaptık; Rabbinizin lütfundan rızkınızı aramanız ve yılların sayısı ile hesabınızı bilmeniz için gecenin âyetini giderip gündüz âyetini aydınlattık. Biz herşeyi böyle inceden inceye tafsil etmiş bulunuyoruz.  İsrâ, 17:12 Bakara: 164 | gece ve gündüz

13  Geceyi bir örtü, uykuyu bir dinlenme yapan, gündüzü ise bir diriliş vakti olarak yaratan da Odur.  Furkan, 25:47  Uykunuzu bir sükûn yaptık.  Geceyi örtü yaptık.  Gündüzü geçim vakti yaptık.  Nebe’, 78:9-11 Bakara: 164 | gece ve gündüz

14  Gece uyumanız, gündüz Onun lütfundan rızkınızı aramanız da Onun âyetlerindendir. Kulak veren bir topluluk için bunda ibretler vardır.  Rum, 30:23  Ölüm sırasında Allah ruhları alır. Ölmemiş olanların ruhlarını ise uykularında alır; sonra, ölümüne hükmettiği kimsenin ruhunu tutar, diğerlerini de belirlenmiş bir ecele kadar geri gönderir. Tefekkür edecek bir topluluk için bunda âyetler vardır.  Zümer, 39:42 Bakara: 164 | gece ve gündüz

15  De ki: Söyleyin bana, eğer Allah geceyi kıyamete kadar üzerinizde sürekli kılacak olsa, Allah’tan başka size bir ışık getirebilecek tanrı kimdir? Hâlâ kulak vermeyecek misiniz?  De ki: Söyleyin bana, eğer Allah gündüzü kıyamete kadar üzerinizde sürekli kılacak olsa, istirahat edeceğiniz bir geceyi size Allah’tan başka getirebilecek tanrı kimdir? Hâlâ gözünüzü açmayacak mısınız?  Rahmetinin bir eseridir ki, hem dinlenirsiniz, hem Onun lütfundan rızkınızı ararsınız ve hem de Ona şükredersiniz diye, sizin için geceyi ve gündüzü yarattı.  Kasas, 28:71-73 Bakara: 164 | gece ve gündüz

16  Denizlere ve karalara da Onun hükmü geçer  Gemiler Onun koyduğu kanunlarla yüzer  Gemi yapımı Nuh aleyhisselâmda, vahiyle başladı  Denizden uzak bir beldede inen kitabın deniz ve gemi üzerinde vurgu yapması dikkat çekici  “İnsanlara faydalı şeylerle”  Netice ve hikmet / abesiyet yok, tesadüf yok / herşey bir mânâ ve hedefe göre / hikmet ve gayelerin odak noktasında insan Bakara: 164 | denizler ve gemiler

17  Denizde dağlar gibi yükselmiş / yelken açmış / bayrak açmış, akıp giden[gemi]ler de Onundur.  Rahmân, 55:24  O Allah ki, gökleri ve yeri yarattı, gökten bir su indirdi ve onunla size rızık olsun diye ürünler çıkardı. Onun koyduğu kanunlarla denizde akıp gitsin diye gemileri de hizmetinize verdi. Nehirleri de sizin hizmetinize verdi.  İbrahim, 14:32 Bakara: 164 | denizler ve gemiler

18  Taze etlerinden yemeniz ve süslerinden çıkarıp takınmanız için denizleri de O sizin hizmetinize verdi. Gemilerin suyu yara yara gittiklerini görürsün. Bunlar, Allah’ın lütfundan nasibinizi aramanız ve şükretmeniz içindir.  Nahl, 16:14  Sizin Rabbiniz, Onun lütfundan rızkınızı arayasınız diye, denizde sizin için gemiler yürütür. Gerçekten O size karşı pek merhametlidir.  İsrâ, 17:66 Bakara: 164 | denizler ve gemiler

19  Derken Nuh’a “Şimdiye kadar iman edenlerden başka, kavminden sana iman eden olmayacak,” diye vahyolundu. “Artık onların yaptıkları için tasalanma.  “Sen bizim gözetimimiz altında ve vahyimiz uyarınca gemiyi yapadur. Zulmedenler hakkında da artık Bana birşey söyleme. Çünkü onlar boğulmaya mahkûmdurlar.”  Nuh gemiyi yapıyor, kavminin ileri gelenleri de oradan her geçişlerinde onunla alay ediyorlardı. Nuh ise, “Siz bizimle eğleniyorsanız, birgün biz de sizinle eğleniriz,” diyordu. “Tıpkı sizin şimdi eğlendiğiniz gibi.”  Hûd, 11:36-38 Bakara: 164 | denizler ve gemiler

20  O Allah ki, gemiler Onun kanunlarına uygun şekilde akıp gitsin ve siz de Onun lütfundan nasibinizi arayıp şükredin diye, denizleri sizin hizmetinize verdi.  Câsiye, 45:12  Onlar gemiye bindiklerinde, katıksız bir inançla Allah’a yönelir ve yalnız Ona yakarırlar. Onları sağ salim karaya çıkardığımızda ise, ortak koşmaya başlamışlardır bile.  Ankebût, 29:65 Bakara: 164 | denizler ve gemiler

21  Onun âyetlerinden bir kısmını size göstermek için Allah’ın lütfuyla denizde akıp giden gemileri görmedin mi? Çok sabreden, çok şükreden herbir kul için bunda ibretler vardır.  Dağ gibi dalgalar onları sardığında, katıksız bir inançla Allah’a yönelir ve Ona yakarırlar. Onları sağ salim karaya çıkardığımızda ise bir kısmı orta yolu tutar. Ancak gaddarlıkta ve nankörlükte ileri gidenlerdir ki, âyetlerimizi inkâr ederler.  Lokman, 31:31-32 Bakara: 164 | denizler ve gemiler

22  Gökten bir su indirmesinde…  yağmur kendiliğinden yağmaz, indirilir  onu indiren, bir hikmete binaen indirir  failsizlik ve tesadüf vehimleri her kelimede kökten bertaraf ediliyor  Bir güneşle, bir hava ile, bir suyla bütün canlıların bütün ihtiyaçlarına cevap vermek:  üst üste tevhid mühürleri Bakara: 164 | yağmur ve yerin dirilişi

23  Yağmurun indirilişinde hikmetler var güneşten ışık gönderilir denizler buharlaşır su arınır yoğunlaşma çekirdekleri etrafında toplanmalar bulutların yaratılışı rüzgâra bindirilerek uzak beldelere gönderilişi suyun yarayışlı bir şekilde, usulca yeryüzüne inmesi bütün bunlar bir hedefe doğru Bakara: 164 | yağmur ve yerin dirilişi

24  Gökten yağmuru indiren Allah  O su ile ölmüş yeryüzünü dirilten Allah  suyun kendisinde hayat yok, hayat verecek güç de yok  yeryüzünde her türlü canlıyı yayması  karalarıyla, denizleriyle, yerin altı ve üstüyle her karışı hayat kaynayan bir gezegen  canlı türlerinin sayısı meçhul  bilinen 700 bin  tahmin 10 – 100 milyon  bunların hepsine bir basit suyu hammadde yapmak  bunların hepsini bir arada, bir kusursuz düzen içinde yaşatmak Bakara: 164 | yağmur ve yerin dirilişi

25  Görmedin mi: Allah gökten bir su indirir de onu yerin kaynaklarına yerleştirir. Sonra onunla rengârenk ekinler çıkarır. Sonra kurur ve onu sararmış görürsün. Sonra da onu kuru bir çöpe çevirir. Aklıselim sahipleri için bunda ibretler vardır.  Zümer, 39:21  Gökten bir ölçüye göre su indiren de Odur ki, ölü bir beldeye Biz o suyla hayat verdik. Siz de kabirlerinizden böyle çıkarılacaksınız.  Zuhruf, 43:11 Bakara: 164 | yağmur ve yerin dirilişi

26  Gökten de bereketli bir suyu peyderpey indirdik; onunla bağlar ve biçilecek taneli ekinler bitirdik.  Salkımları üst üste binmiş yüksek hurma ağaçları bitirdik.  Tâ ki kullara rızık olsun. Biz o suyla ölü bir beldeye can verdik. Kabirlerden çıkışınız da işte böyledir.  Kaf, 50:9-11 Bakara: 164 | yağmur ve yerin dirilişi

27  Göklerin, yerin ve onlarda yaydığı canlıların yaratılışı da Onun âyetlerindendir. Dilediğinde onların hepsini huzurunda toplamaya da Onun gücü yeter.  Şûrâ, 42:29  Allah insanları kazandıkları günahlar yüzünden cezalandıracak olsaydı, yeryüzünde tek bir canlı bırakmazdı. Fakat Allah belirlenmiş bir vakte kadar onlara süre tanıyor. Vadeleri dolduğunda ise, hiç şüphe yok ki, Allah kullarını hakkıyla görür.  Fâtır, 35:45 Bakara: 164 | yağmur ve yerin dirilişi

28  Rüzgâr  hammaddesi: çelimsiz hava zerreleri  yapmadığı iş yok: bitki aşılamaktan nefes olmaya, uçakları kaldırmaktan kelimeleri taşımaya kadar…  meltemden kasırgaya kadar pek çok kılığa girer  hem rahmet, hem azap aracı:  rahmetin müjdesi rüzgârla gönderilir  en büyük felâketler rüzgâr eliyle gönderilir  kendisinden çok daha ağır bulutları taşır  50 kilometrekarelik bir alana düşen 1 santim yağış: yarım milyon ton ağırlık Bakara: 164 | rüzgârlar

29  Rüzgârı rahmetinin önünde müjdeci gönderen de Odur. Nihayet o rüzgâr ağır bulutları yüklendiğinde, Biz onu ölü beldelere gönderir, sonra ondan suyu indirir, o suyla da yerden her türlü ürünü çıkarırız. Ölüleri de kabirlerinden Biz böyle çıkaracağız. Umulur ki düşünür ve ibret alırsınız.  A’râf, 7:57  Biz aşılayıcı rüzgârlar gönderdik, gökten bir su indirip sizi suladık. O suyu hazinelerde saklayan siz değilsiniz.  Hicr, 15:22 Bakara: 164 | rüzgârlar

30  Rüzgârları gönderip bulutları kaldıran Allah’tır. Sonra Biz o bulutu ölü bir beldeye sevk eder ve ölmüş yeryüzünü onunla diriltiriz. Ölülerin diriltilmesi de işte böyledir.  Fâtır, 35:9  Onlara dünya hayatının misalini de ver. O, tıpkı gökten indirdiğimiz bir su gibidir ki, onunla yeryüzünün bitkisi birbirine karışık halde yeşermiş, sonra da rüzgârın savurduğu bir çöp haline gelmiştir. Allah, herşey üzerinde dilediğini yapmaya kadirdir.  Kehf, 18:45 Bakara: 164 | rüzgârlar

31  Sizi karada ve denizde seyahat ettiren de Odur. Öyle ki, siz gemilere binmişken, o gemiler de hoş bir rüzgârla akıp gider ve yolcuları bununla ferahlanırken bir fırtına kopar, her taraftan dalgalar hücum eder. Onlar da dalgalarla kuşatıldıklarını görünce, sadece Allah’a yönelmiş bir inançla dua ederler ve “Bizi bundan kurtarırsan, and olsun ki şükredenlerden olacağız” derler.  Allah onları kurtardığında ise, yine yeryüzünde haksız yere taşkınlıklara girişiverirler. Ey insanlar! Taşkınlığınız kendi aleyhinizedir. Bir süre dünya hayatından yararlanırsınız, ama sonunda dönüşünüz Bizedir; yapmakta olduklarınızı o zaman Biz size haber veririz.  Yunus, 10:22-23 Bakara: 164 | rüzgârlar

32  Denizde başınıza bir sıkıntı geldiğinde, Ondan başka dua ettikleriniz kaybolur gider. Sizi sağ salim karaya çıkardığımızda ise yüz çevirirsiniz. İnsan öylesine nankördür.  Yoksa Onun sizi karada yerin dibine geçirmeyeceğinden veya başınıza taşlar yağdırmayacağından emin mi oldunuz? O zaman sizi koruyup gözetecek bir vekil de bulamazsınız.  Yahut sizi bir kere daha denize döndürüp de üzerinize bir kasırga göndererek nankörlüğünüz yüzünden sizi boğmayacağından mı emin oldunuz? O zaman Bize karşı sizi kollayacak birisini bulamazsınız.  İsrâ, 17:67-69 Bakara: 164 | rüzgârlar

33  Biz onlara bir rüzgâr göndersek de ekinlerini sararmış görseler, ardından yine nankörlüğe saparlar.  Rum, 30:51  Âd kavmine gelince, onlar da “Bizden daha güçlü kim var?” diyerek yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladılar. Kendilerini yaratan Allah’ın onlardan daha güçlü olduğunu görmüyorlar mıydı? Onlar, âyetlerimizi bilerek inkâr ediyorlardı.  Biz de, dünya hayatında hor ve hakir edici azabı onlara tattırmak için, üzerlerine o uğursuz günlerde gürültülü bir fırtına gönderdik. Âhiret azabı ise bundan daha da aşağılayıcıdır; kimseden de yardım görmezler.  Fussılet, 41:15-16 Bakara: 164 | rüzgârlar

34  Bulutlar  musahhar  emre hazır, boyun eğdirilmiş  teshir eden var; aksi takdirde bir işe yaramazlardı  600’den fazla türü var  rahmet müjdecisi olduğu gibi, azap da getirebilir Bakara: 164 | bulutlar

35  O Allah ki, bulutları kaldırsın diye rüzgârları gönderir; sonra o bulutları gökte dilediği gibi yayar ve parçalara ayırır. Derken aralarından yağmur tanelerinin çıktığını görürsün. O yağmuru dilediği kuluna gönderdiğinde, birden seviniverirler.  Oysa onlar, daha önce, üzerlerine yağmur inmesinden iyice ümit kesmişlerdi.  Rum, 30:48-49 Bakara: 164 | bulutlar

36  Görmedin mi: Allah bulutları azar azar sevk eder; sonra onları birleştirir ve üst üste yığar. Derken, onun arasından yağmurun çıktığını görürsün. Allah gökten öyle dağlar indirir ki, bazan onda dolu da bulunur; onu Allah dilediği kimsenin başına indirir, dilediğinden de uzak tutar. Onun şimşeğinin parıltısı ise gözü alacak gibidir.  Nur, 24:43 Bakara: 164 | bulutlar

37  Size hem korku, hem ümit içinde şimşeği gösteren ve ağır bulutları inşa eden de Odur.  Gök gürültüsü hamd ile, melekler Allah korkusuyla Onu tesbih eder. O, yıldırımlar gönderir de dilediğini onunla çarpar. Onlar ise hâlâ Allah hakkında tartışıp duruyorlar. Halbuki Allah’ın cezası pek çetindir.  Ra’d, 13:12-13 Bakara: 164 | bulutlar

38  âyet  işaret, alâmet, delil, belge  mucize  Kitabın âyetleri  Kur’ân  kâinat kitabı Bakara: 164 | âyet

39  «bu apaçık / hikmetli kitabın âyetleridir»  Göklerde ve yerde nice âyetler vardır ki, insanlar onlara sırt çevirir de yanlarından geçer, giderler.  Yusuf, 12:105  Göğü de korunmuş bir tavan yaptık. Yine de onlar gökyüzünün âyetlerine aldırmıyorlar.  Enbiyâ, 21:32 Bakara: 164 | âyet

40  Biz geceyi ve gündüzü de iki âyet yaptık; Rabbinizin lütfundan rızkınızı aramanız ve yılların sayısı ile hesabınızı bilmeniz için gecenin âyetini giderip gündüz âyetini aydınlattık. Biz herşeyi böyle inceden inceye tafsil etmiş bulunuyoruz.  İsrâ, 17:12 Bakara: 164 | âyet

41  âyeti anlama şartı  aklını kullanma  Zanneder misin ki onların çoğu işitir yahut akıl eder? Onlar hayvan gibidir; hattâ daha da şaşkın bir yoldadırlar.  Furkan, 25:44  Onlar yeryüzünde gezmezler mi ki akıl edecek kalpleri yahut işitecek kulakları olsun? Fakat kör olan gözler değil, sinelerdeki kalplerdir.  Hac, 22:46 Bakara: 164 | âyet

42  İnternet adresleri   utesav.org.tr  facebook.com/yazarumitsimsek


"Bakara Sûresi: 164 Kur’ân Buluşmaları: 67 ÜMİT ŞİMŞEK." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları