Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Televizyonun Çocuklar Üzerindeki Etkisi & Görsel İşitsel Medyada Çocuk Nilüfer Pembecioğlu İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi RTÜK İlköğretim Okullarında.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Televizyonun Çocuklar Üzerindeki Etkisi & Görsel İşitsel Medyada Çocuk Nilüfer Pembecioğlu İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi RTÜK İlköğretim Okullarında."— Sunum transkripti:

1

2 Televizyonun Çocuklar Üzerindeki Etkisi & Görsel İşitsel Medyada Çocuk Nilüfer Pembecioğlu İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi RTÜK İlköğretim Okullarında “Medya Okuryazarlığı Dersi”nin Yaygınlaştırılması Paneli 7 Eylül 2011 Ankara

3

4

5

6

7

8

9 El Bebek Gül Bebek

10 İçindekiler 1. Temel Bilgiler 2. Medyadaki Çocuk İmgesi a. Sergilenen Çocuk b. İzleyen Çocuk 3. Etkiler - Tepkiler – Sonuçlar a. Sıradan / Ünlü çocuk 4. Ne Yapabiliriz

11 İletişim Herşeydir! Değişen Medya Kavramı Hız / Seçim / Değerler Popüler Kültür ve Küreselleşme Yalnızlaşma ve Yabancılaşma Yüzeysel / İlgi Eksik / Otomatik

12

13 Farklılıklar ve Benzerlikler Öğrenmemizi Sağlar

14 Öğrendiklerimiz, Olaylar Durumlar Karşısında Duruşumuzu, Tepkilerimizi Belirlememizi Sağlar

15 ÖĞRENMEYE İLİŞKİN BİLGİLERİMİZ Öğrenme bireyin etkin zihinsel çabası ile oluşur. Her birey kendi bilgisini oluşturur. Bilgi sosyal olarak yapılandırılır. Öğrenmede sinir sistemi ve beyindeki çeşitli öğrenme merkezleri önemli rol oynar. Her beyin biricik olduğu için öğrenmede bireysel farklılıklar vardır. Öğrenme, bireylerin kendilerini nasıl hissettikleri/algıladıkları ile yakından ilintilidir

16 ÖĞRENME ÇEVRESİ Öğrenciler onlar için anlam ifade eden ve merak ettikleri şeyleri öğrenirler Öğrenciler ne öğrendikleri hakkında söz sahibi olduklarında daha iyi öğrenirler Öğrenme başkaları ile etkileşim içinde bulunduğumuz sosyal ortamlarda gerçekleşir Öğrenme, gerçekleştiği ortamdan etkilenir. Medya bunların hepsini sağlayan bir noktada durmakta.

17 Okullaşma Sınıf İçi Öğretim Sınıf Dışı Etkinlikler Uzaktan Eğitim E-Eğitim Eğitim Sistemleri

18 Algılama Zenginliği Anımsama Zenginliği Alımlama Zenginliği Eklemleme Zenginliği Yorumlama Zenginliği Bebekler Doğduklarında Çok Zengindir

19 Temel Bilgiler  Yaşam Deneyimleri Beynimizi Değiştirir  Çocuğa verilen herşey çocuğa normal görünür. Çocuk, doğru yanlış – iyi kötü arasındaki farkı göremez  Bebekler iletişime hazır bir biçimde dünyaya gelir ve gördükleri herşeyi, herkesi taklit eder

20 Temel Bilgiler  Televizyon alışkanlıklar oluşturur: Bağlanma, bunların başında gelen en tehlikeli alışkanlıktır.  Çocuk, kiminle uzun bir zaman dilimi geçirirse, onun alışkanlıkları ve bakış açısı ile biçimlenir.  Televizyon, çocuklara bir ilişki biçimi sunar ve çocuk bunları sorgusuz bir biçimde kabullenir.

21 Temel Bilgiler  Televizyon – Bilgisayar, birlikte zaman geçirme süresi, gönderdiği iletileri, renkli ve hareketli uyaranları ile diğer kaynaklardan (kimi zaman anne babadan) daha belirleyici bir rol üstlenebilir  Bebeklikten başlayarak ilişki motifleri oluşturur ve sonra, yaşam boyu bunları kullanırız. Bunların oluşması çok kolay, kaybolması çok zordur.  İmgeler, belleğin yokedilemez bir parçası haline gelir ve deneyim, belleğe işlenerek, kişiliğe dönüşür.

22 Temel Bilgiler  Çocuklar kendilerini ifade etme noktasında kimi zaman dilsizdir. Duydukları, gördükleri, hissettikleri herşeyi bir bir anlatmaları olanaksız olabilir. Kaygılarını, korkularını, paylaşmak konusunda çekinceleri vardır.  Çocuklar, iletişimsel bağlamı, eylemleri, duyguları, renkleri, kokuları, birbiri ile bağlantılı bir biçimde anımsarlar.

23 Ne Olur - Sevgi Psikiyatrist Thomas Lewis bize şunu anımsatmakta; “İlgili bir anneden yoksun olmak sürüngenler için bir anlam taşımazken bu durum, insan gibi, narin ve karmaşık bir memeli beyni için yıkıcı bir hasar demektir.”

24

25 Örneğin, bir şempanze annesine altı yıl bağımlıdır – çünkü beyninin gelişmesi ve yetişkinleşmesi için bu kadar süre gereklidir. Ancak, insan yavrusunun beyninin yetişkinleşmesi için geçen süre yirmi yıla yakın zaman almaktadır. Ne Olur - Sevgi

26 Katıştırma

27 Ne Olur - Sevgi Doğduğunda bir bebeğin beyninde bağlantısız milyonlarca beyin hücresi vardır. Bu hücrelerin bir araya gelebilmesi için insan sıcaklığı, limbik titreşim şarttır.

28 Gelişmemiş Nöron Gelişmiş Nöron

29 Ne Olur - Sevgi Anne-babalar çocuklarının ilk yıllarında büyük bir fark yaratabilirler. İnsan beyni, gebelikle birlikte gelişmeye başlar ve ilk dokuz ay boyunca inanılmaz derecede hızla gelişir. Beşinci aydan yedinci aya kadar etkinliğinin doruğunda olan embriyonun beyni, dakikada ya da saatte 15 milyon beyin hücresi üretmektedir

30 Ne Olur - Sevgi Yeni doğmuş bir bebeğin 100 trilyondan fazla beyin hücresi bulunmaktadır. Nöronlar olarak adlandırılan bu beyin hücreleri, birbirine bağlantılandırılmayı bekler. Synapsis diye adlandırılan bu bağlantılar olmaksızın, öğrenme gerçekleşemez. Synapsis, ancak çocuğun çevresinde uygun bir uyaran olduğunda gelişecektir.

31 Ne Olur - Sevgi Albert Einstein, düş gücünün bilgiden daha önemli olduğunu söyler. ‘İnsan Tasarımı’ günümüzün önemli konularından birini oluşturmaktadır. Birey, öngörüleri, beklentileri ve bireysel yetileri ile kendini tasarlayabilen bir noktada durur.

32 Ne Olur - Sevgi Ancak, bunu gerçekleştirebilenlerin sayısı gerçekten çok azdır. Biryeler, genellikle bilge birinin gelip kendilerine dokunmasını, böylelikle birşeylerin kendiliğinden ‘oluvermesini’ beklerler. Birinin gelip bizi mutlu etmesini bekleriz, ya da birinin gelip bir sorunumuzu çözüvermesini...

33 Ne Olur - Sevgi Oysa, ‘ben’ yeterince güçlü olduğunda, birey, sorunların çözümlerinin dışarıdan gelecek şeyler olmadığını, asıl çözümlerin ‘içeride’ olduğunu anlayacaktır.

34 Ne Olur - Sevgi Araştırmalar doğumdan sonraki birkaç gün içinde insan sıcaklığından mahrum kalmış öksüzlerin on sekiz aylık oluncaya dek beyinlerinin ciddi bir hasara uğramış olacağını göstermiştir.

35 Neocortex ya da başka bir deyişle beynin düşünen kısmı bu çocuklarda daha az gelişmiştir ve daha az kullanılmaktadır. Bu tip çocuklarda, beyin etkinliklerinin çoğu sürüngenlerin beyin sistemine benzer ve bu da çocukta hiperaktiflik, saldırganlık ve ciddi dikkat dağınıklığı gibi sorunlar ortaya çıkarır. Beynin yapısının düzgün bir şekilde yanıt verebilmesi için sevginin var olması ve hissedilmesi gerekir.

36  İletişimde temel ilke KABUL ETMEK tir.  Başkasını olduğu gibi kabul etmek, onu gerçekten sevmektir. Kabul edildiğini hissetmek, sevildiğini de hissetmektir.  Ancak "kabul etme" kavramı, karşımızdakinin söylediği her şeyi onaylama, ileri sürdüğü fikirlere katılma veya tüm yorumlarını kabullenmeyle karıştırılmamalıdır.

37 İletişim Olgusu Kalıtımsal olarak var olan zekanın belirli çevresel öğeler yardımıyla arttırılması olasıdır. Zekanın % 50’sinin 4 yaşa kadar, % 30’unun 4-8 yaş arasında, %20’sinin ise 8-17 yaş arasında geliştirildiği bulgulanmıştır.

38 Değişen Çocukluk Üstüne 21. Yüzyılda Çocuk Olmak Teknoloji İle Erken Yaşta Tanışmak Bilgi Küpü Olmak Hızlı Düşünmek, Çabuk Karar Vermek Yaşama Oyun Oynamadan, Doğayla Tanışmadan Başlamak

39 Sorunlu Çocuk Medya çocukların hem bir bilgilenme, eğlenme ortamı hem de özellikle sorunlu çocukların seçtiği bir kaçış ortamı olarak karşımıza çıkmaktadır.  Bu durumda, iyileri kütüye, kötüleri ise daha kötüye dönüştüren bir sistemle karşılaşmaktayız. Örneğin, televizyonun etkisi kalıcı ve yoğundur.  Programlarda sunulan kişiler, olaylar ve model davranışların yapılarına göre etkileri olumlu, istendik toplumsal davranışları ortaya çıkarıcı, arttırıcı ya da olumsuz davranışa yol açacak yönde olabilir.

40 Sorunlu Çocuk * Karışık Eğitimli * Çarpık Kentleşme Ürünü * Bireysel Zaman ve Mekanı Kısıtlı * Sosyal Açıdan Uyumsuz * Paylaşımsız * Sorumluluk Almak İstemeyen * Görsel Medya Tutsağı

41 Çocuklara Yönelik Nasıl Bir İletişim Radyoda Yayınların Oranı Düşük Televizyonda Yayınların Oranı Düşük Çocuk Kanalı kavramını denetlemek, sorgulamak gerekli Sinemada Çocuklara Yönelik Filmler Tartışmalı Yazılı Basında Çocuklara Yönelik Yayınların Oranı Düşük Yazılı Basında Çocuklarla İlgili Haberler Sorunlu İnternette Çocukların görünmezliği, pek çok sorunu beraberinde getirmekte Koruyucu yasalar ne derece koruyucu?

42 Horizon Report 1 yıldan daha az zamandaElektronik Kitap 1 yıldan daha az zamanda Mobile Aksesuarlar 2-3 yıldan daha az zamanda Sanal Gerçeklik 2-3 yıldan daha az zamanda Oyun Temelli Öğrenme 4-5 yıl içinde Hareket Temelli Öğrenme 4-5 yıl içinde Analitik Düşünceyi Öğrenme

43 Horizon Report İLGİ TEMELLİ BİR KATILIM SOSYAL KATILIM KENDİ KENDİNE KATILIM AKRAN ETKİSİ

44 Düşünmeden Öğrenmek Zaman Kaybetmektir Konfüçyüs

45 En zor şey, karanlık bir odada bir kara kediyi bulmaktır, Konfüçyüs özellikle odada bir kedi yoksa!

46 Teknoloji Dost mu Düşman mı?

47 Teknoloji Yenilik, Farklılık Değil Karışık, Bilinmez Değil Olması Gereken Şey Yaşamı Kolaylaştıran Bir Şey

48 Teknoloji Zamanın ötesine geçebiliyor Enerji ve zaman tasarrufu sağlıyor Kalıcı ve erişilebilir Sınırların ötesinde bir yerde Süreklilik sağlayan bir noktada Değiştirilebilir Her zaman bir adım ileri

49 Teknoloji = Öğrence Zamana ve yere bağlı kalmadan Fiziksel sınırları aşabilmek Merak odaklı öğrenme Keşif Açıklık ve şeffaflık Yenilikçi ve yaratıcı düşünce Hız, ağ bağlantıları ve erişilebilir olma Katkıda bulunabilme Esneklik

50  % 14 Yazma  % 16 Konuşma  % 17 Okuma  % 21 Etkin Dinleme (Yüz Yüze İletişim)  % 32 Edilgen Dinleme (Medya)

51

52

53 Teknoloji = Sosyal Yalnızlık?

54

55

56 Hepimiz biryerlere koşuyoruz. Hepimizin farklı ama ç ları, farklı beklentileri var. Birbirinden farklı hızlarımız, birbirinden farklı koşma bi ç imlerimiz, birbirinden farklı parkurlarımız var, hatta, yarışa farklı noktalardan başlamışız. Belki de hepimiz aynı y ö ne doğru koşuyoruz, ancak, farklı bi ç imlerde, farklı hızlarda. Belki de aynı noktaya ulaşmaya ç alışıyoruz, ancak hepimiz i ç in o nokta farklı yerlerde...

57

58 Yeni teknolojilerle öğrenmekten son derece memnunum Katılıyorum%54 Kesinlikle Katılıyorum%33

59 Yeni teknolojilerle öğrenmeyi son derece güvenilir buluyorum. Katılıyorum%53 Kesinlikle Katılıyorum%36

60 Konuşlandırma

61 Bireysel Konuşlandırma Toplumsal Konuşlandırma

62 Karşımızdaki Bizi Nasıl Görüyor? Biz Karşımızdakini Nasıl Görüyoruz?

63 Medya Sizi Biçimlendiriyor Yeni bir bilgi kaynağı olarak medya Toplumsal değerlerin aktarım biçimi olarak medya Haber kaynağı olarak medya Toplumun sesi

64 Günümüzde çocukların pek çoğu, kendine ve çevrelerindeki diğer insanlara, akranlarına ve en yakın arkadaşlarına bile güvensiz durumda. Anne babalar ise medyada duyduklarından hareketle çocuklarına çok daha dikkatli olmalarını tembihlemekte ve bu güvensizliği körüklemekte. Medyada ise daha da güvensiz olmaları için yayınlanan haberlerle ve kötü örneklere her gün yenisi eklenmektedir. Anne baba olarak çocukların televizyon izleme etkinliklerini biraz daha kontrol altına almak gerekiyor. ·

65  Çocukların, yalnızca kendilerine yönelik yayınları izlemelerine izin verilmelidir  U zun süre ekran başında yalnız kalmaları engellenmelidir  Televizyon izlemek, kesinlikle çocuğa bir ödül olarak sunulmamalıdır  Ekran, kesinlikle bebek bakıcısı ya da uyumaya yardımcı bir gereç olarak kullanılmamalıdır Ancak, asıl sorumluluk medyada. Çocukların yoğun olarak ekran başında oldukları saatlerde yayınlanan iletilerin hem içeriğinin hem de bunun aktarılış biçiminin son derece titizlikle ele alınması gerekli.

66 Karşımızdakini Tanımak İlk Karşılaşma Kişiliklerin Ortaya Çıkması Empati Sempati Dostluk / İlişki

67 Yenidoğan 400 gram 3 Yaş 1100 gram Yetişkin 1500 gram Beyin Gelişimi

68 Sıradan İnsanlar Dakikada 450 sözcükle düşünür Bunun ancak ’i konuşmaya – sözcüğe dökülür

69 ABD ’ deki San Diego Ü niversitesi bilim adamları modern yaşamın beynimize fazla y ü klendiğini ortaya koymakta. Araştırmalara g ö re internet, televizyon ve diğer yayın organları her g ü n sıradan bir insana ortalama 100 bin 500 sözcük yüklüyor. Bu da saniyede 2.3 sözcük demek

70 Öğrenci Açısından Biliyorum Sanırım Biliyorum Bir araştırsam iyi olacak Sanırım Bilmiyorum Bilmiyorum

71 Bu demektir ki, kendimizi ifade edecek ortamlar, olanaklar aslında çok sınırlı Giderek hep başkalarını düşünerek, dinleyerek onlara özenerek ve onlara dönüşerek yaşıyoruz. Kendimizi dinleyecek ve ifade edecek paylaşım ortamları oluşturmazsak iletişimsiz, etkileşimsiz bireylerle çevreleneceğiz.

72 KarşılaşmaDepolama Sonu ç 1. Anlaşıldı Daha ö nceki bilgi ile karşılaştırılıp g ü ncellendi Daha ö nceki bilgi kullanılmaya devam ediyor 2. Atlandı 4. Anlaşıldı Ö ğrenme Kullanılmaya başlandı - Kullanılıyor 5. Anlaşıldı Ö ğrenme ger ç ekleşti Kullanılmaya başlandı - Unutuldu 6. Atlandı 7. Anlaşılmadı 8. Anlaşıldı Gereksiz g ö r ü ld ü Kullanılmıyor 9. Atlandı

73 Nasıl Bir İletişim Radyoda Çocuklara Yönelik Yayınların Oranı Düşük Televizyonda Çocuklara Yönelik Yayınların Oranı Düşük Çocuk Kanalı kavramını denetlemek, sorgulamak gerekli Sinemada Çocuklara Yönelik Filmler Tartışmalı Yazılı Basında Çocuklara Yönelik Yayınların Oranı Düşük Yazılı Basında Çocuklarla İlgili Haberler Sorunlu İnternette Çocukların görünmezliği, pek çok sorunu beraberinde getirmekte Koruyucu yasalar ne derece koruyucu?

74 Çocuğun *Bedensel *Duygusal *Düşünsel * Düşgücüne yönelik özellikleri göz ardı ediliyor

75 Çocuklara yönelik anlatılarda önemli noktalar * Kişiler * Eylemler * Katılım oranı * Çocuklara yönelik, düzeylerine uygun bildiri * Öğreticilik ve yeniden kullanım alanı * Olay akışı ve zenginliği

76 Çocuğun Medyadaki Görünürlüğü * Araç Olarak Çocuk * Amaç Olarak Çocuk

77 Medyadaki Çocuk İmgesi  Basındaki Çocuk Yansımaları  Cinsel İstismar  Fiziksel İstismar  Toplumsal Çocuk Haberleri  Çocuk Sağlık Haberleri  Çocuk Ölüm Haberleri  Çocuk Cinayet / İntihar Haberleri  Çocuk Eğitim Haberleri  Tanınmış Çocuklarla İlgili Haberler  Çocuk Başarı Haberleri

78 Medya, Çocuk ve Etik Habercilik  Medyadaki Çocuk İmgesinde Genelde Etik Sorunlar Vardır  İsim / Adres / Resim ve Özel Bilgi Kullanımında  Çocukların Haberlerde ve Görsellerde Konumlandırılışında  Çocukların Tektipleştirilmesinde  Çocukların Kitle İletişim Araçlarından Yararlanma Hakkı  Olumlu Rol Modellerin Sunumu

79

80

81 Medyada Çocuk Haberleri 7 Kasım – 31 Aralık 2007 Gazete Adı Toplam Haber Sayısı Toplam çocuk haber sayısı Yüzde oranı Cumhuriyet262844% 1.7 Zaman265865% 2.4 Radikal210764% 3.0 Milliyet241762% 2.6 Sabah % 5.7 Posta % 6.3 Toplam % 3.57

82 Medyada Çocuk Haberleri

83

84 Medya Suçlu Mu? Tüm Sorunlar Medyadan mı Kaynaklanıyor? Anne-Baba ve Eğitimciler Olarak Bize Düşenler Denetim? Kim, Kimi, Neden, Ne Zaman, Nerede Nasıl Denetleyecek?

85 Sorunun Çözümü Nerede? İzleyici Çocuğa Getirilebilecek Kısıtlamalar İzlenilen Yayına Getirilebilecek Kısıtlamalar

86 Sorunun Çözümü Nerede? İzlenilen Yayına Getirilebilecek Kısıtlamalar Sansür / Denetleme / Otokontrol Özellikle yazılı basının denetlenmesi çok önemlidir.

87 Sorunun Çözümü Nerede? İzleyici Çocuğa Getirilebilecek Kısıtlamalar * Çocukların yalnızca seçilmiş ve kendilerine yönelik yayınları izlemelerine izin verilmelidir. * Çocukların sürekli ekran başında kalmaları engellenmelidir. * Televizyonun işlevleri gözden geçirilmelidir. Bu durumda, çocuk bakıcısı, ya da başarı ödülü konumuna oturtulmamalıdır. * Aile tutumları çocuğa örnek olmalıdır. * Fiziksel ve sosyal koşullar uygun ve uygar hale getirilmelidir.

88 Televizyon ve Çocuk İzleme Sıklığı İzleme Süresi İzlenen Programlar İçerik İşlev Etkileri

89 Denetim Medyanın Öz Denetimi Anne-Baba’nın - Ailenin Denetimi Çocuğun İç Denetimi Bilinçli Çocuklar Yetiştirme Medya Okuryazarlığı

90

91

92

93

94 Beyinde Oluşan Hasar Sağlıklı BeyinHasarlı Beyin

95

96 Neye Güldüğünüz Önemlidir

97 Farklı Birey Tipleri

98 Farklı Sahiplenme Modelleri

99 Farklı İlgilenme Boyutları

100 Bir Düzen Anlayışı

101 Farklı Düzen Anlayışları

102 Ya da Düzenin Kurbanları

103 Özgür Bireyler Yetiştirmek

104 Bazen Verdiklerimiz Vermek İstediklerimiz Değildir

105

106 Günlerden bir gün zengin bir baba oğlunu köye götürdü. Bu yolculuğun tek amacı vardı; insanların ne kadar fakir olabileceklerini oğluna göstermek.

107 Çok fakir bir ailenin evinde iki gün geçirdiler.

108 K ö yden oturdukları kente gelirken baba oğluna sordu; "İnsanların ne kadar fakir olabildiklerini g ö rd ü n m ü ?" "Evet!" "Ne ö ğrendin peki?" "Şunu ö ğrendim:

109 Bizim evde bir köpeğimiz var,

110 … onlarınsa üç.

111 Bizim bahçede çok büyük bir havuzumuz var,

112 … onlarınsa sonu olmayan bir dereleri.

113 Bizim birkaç halımız var, onların yemyeşil, göz alabildiğince uzanan çimenleri

114 Bizim görüş alanımız karşı apartmana kadar, onlarsa bütün bir ufku görüyorlar.

115 Oğlu s ö z ü n ü bitirdiğinde babası s ö yleyecek bir şey bulamadı. Oğlu ekledi; "Teşekk ü rler, baba. Ne kadar fakir olduğumuzu g ö sterdiğin i ç in!''

116 Hayata biraz da çocukça bakabilmek gerekli belki de

117 En iyiyi en g ü zeli hedeflemek ve bu hedefe doğru ilerlemek hepimizin sorunu. Siyah ya da beyaz, kız ya da erkek, yaramaz ya da uslu, tembel ya da ç alışkan diye sınıflamadan, etiketlendirmeden gen ç lerin hepsini kazanmamız gerek. Her birine, kendini ifade etme, kendi ayakları ü zerinde durabilme, dilediğince ü retebilme, etik değerlere sahip bireyler olabilme şansını vermeliyiz.

118 Onları, toplumun ya da yaşamın kenarında yaşayan değil, merkezinde yer alan bireylere d ö n ü şt ü rebilmemiz gerekiyor. Onları, tedirgin, ü rkek, g ü vensiz, edilgin varlıklar olarak değil, değerleri olan, bunlara sahip ç ıkan, kendine g ü venen, cesur ve mert bireyler olarak yetiştirebilmemiz gerekiyor.

119 Onlara doğru, d ü r ü st ve iyi bir insan olabilme hakkını tanımamız gerekiyor. Ve bizim, tek bir bireyi kaybetmeye, geride bırakmaya hakkımız yok. Hepsini kucaklamamız, hepsini ileriye taşımamız gerekli.

120 Çocuklarımıza Gereken Özeni Gösterdiğiniz İçin Teşekkürler

121 İLETİŞİM EMEKTİR


"Televizyonun Çocuklar Üzerindeki Etkisi & Görsel İşitsel Medyada Çocuk Nilüfer Pembecioğlu İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi RTÜK İlköğretim Okullarında." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları