Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

HASET VE KISKANÇLIK HASTALIĞI HACER ÖZDEMİR KARASU AZİZİYE MERKEZ CAMİİ KURAN KURSU ÖĞRETİCİSİ.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "HASET VE KISKANÇLIK HASTALIĞI HACER ÖZDEMİR KARASU AZİZİYE MERKEZ CAMİİ KURAN KURSU ÖĞRETİCİSİ."— Sunum transkripti:

1 HASET VE KISKANÇLIK HASTALIĞI HACER ÖZDEMİR KARASU AZİZİYE MERKEZ CAMİİ KURAN KURSU ÖĞRETİCİSİ

2 Size bir iyilik dokunsa (bu) onları tasalandırır, size bir kötülük dokunsa ona sevinirler. (Ali İmran/120) إِن تَمْسَسْكُمْ حَسَنَةٌ تَسُؤْهُمْ وَإِن تُصِبْكُمْ سَيِّئَةٌ يَفْرَحُواْ بِهَا وَإِن تَصْبِرُواْ وَتَتَّقُواْ لاَ يَضُرُّكُمْ كَيْدُهُمْ شَيْئًا إِنَّ اللّهَ بِمَا يَعْمَلُونَ مُحِيطٌ

3 Abdullah b. Ebubekir şöyle anlatıyor: Adamın birisi bir padişaha gitti. Padişahın karşısında durdu ve şöyle dedi: İyilik yapana iyiliğinden dolayı iyilik yap! Çünkü kötülük yapanın kötülüğü ona yeter´. Kişinin bu makamından dolayı başka biri ona hased etti ve onu padişaha ihbar ederek dedi ki: ´Padişahım! Senin karşına dikilen ve söylediklerini söyleyen o kişi var ya! O ´Padişahın ağzı kokuyor´ dedi. -Senin bu sözlerine nasıl inanayım -Onu huzuruna çağır. Sana yaklaştığı zaman ağzındaki kötü kokuyu koklamamak için eliyle burnunu kapadığını göreceksin. -Sen git biz bu durumu tetkik edelim.

4 İhbarcı padişahın yanından çıktı ve o adamı evine davet etti. Ona sarımsaklı bir yemek yedirdi. O kişi ihbarcının evinden çıkarken âdeti üzere padişahın karşısına dikildi. İyilik yapana, iyiliğinden dolayı iyi davran, çünkü kötülük yapana kötülüğü yeter de artar!´ dedi. Bunun üzerine padişah ona ´Bana yaklaş!´ dedi. Padişaha yaklaştı. Padişah kendisinden sarımsak kokusunu hissetmesin diye eliyle ağzını kapattı. Bunun üzerine padişah ihbarcıyı kasdederek içinden ´Ben filan adamı doğru söylemiş olarak görüyorum´ dedi. O padişah, kendi el yazısıyla ancak büyük bir hediyeyi veya bir caizeyi yazardı. Bu adama kendi el yazısıyla memurlarından birisine bir mektup yazdı: ´Bu mektubu taşıyan kimse sana geldiği zaman onu öldür, derisini yüz ve içini saman doldur ve bana gönder!´ Adam mektubu padişahın elinden aldı, dışarı çıktı. Karşısına kendisini ihbar eden kişi çıktı. İhbarcı ´Bu elindeki mektup nedir ´ diye sordu. Adam ´Padişahın el yazısıdır. Bana büyük bir hediye verilmesini emrediyor!´ dedi. İhbarcı ´Bana hibe eder misin ´ dedi. Adam ´Senin olsun!´ dedi. İhbarcı mektubu alarak doğruca idareciye gitti. İdareci mektubu okurken, getirene şöyle dedi:

5 -Senin mektubunda seni öldürüp derini yüzmem emrediliyor! -Bu mektub benim değildir. Benim için Allah´tan kork!Padişaha müracaat etmeden beni öldürme! -Padişahın mektubu için müracaat olmaz. Sonra adamı öldürüp, derisini yüzdü, saman doldurdu ve padişaha gönderdi. Sonra öbür adam, âdeti üzerine padişahın huzuruna geldi ve yine eskiden söylediklerini söylemeye başladı. Padişah hayretler içerisinde kaldı ve şöyle sordu: -Sen mektubu ne yaptın -Filan adam bana rastladı. Mektubu kendisine hibe etmemi talep etti. Ben de mektubu kendisine verdim. -O adam bana dedi ki: ´Sen padişahın ağzından pis koku geliyor´ diyormuşsun. -Hayır! Ben böyle birşey demedim. -O halde o gün huzuruma gelirken ağzını neden elinle kapattın -O adam (ihbarcı), bana sarımsaklı bir yemek yedirdi.Sarımsağı sana koklatmayı hoş görmediğimden öyle davrandım! -Doğru söyledin. Kendi yerine geç! Kötüye kötülük kâfi geldi.

6 Hased ancak nimete karşı yapılır. Bu bakımdan Allah Teâlâ, kardeşine bir nimet ile ikramda bulunursa, o nimet hakkında iki durumda olabilirsin: Birincisi: O nimeti hoş görmemen ve onun yok olmasını istemendir. Bu durumun ismi haseddir. Bu bakımdan hasedin tarifi nimeti hoş görmemek ve kendisine nimet verilenden o nimetin yok olup gitmesini istemek demektir. İkincisi: Nimetin yok olmasını sevmez, onun varlığını ve devamlılığını kerih görmez, fakat onun benzerini kendisi için de ister. Bu durumun adı gıbta´dır. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: “Mü´min gıbta, münafık ise hased eder.” (Usul-u Kafi, c.3, s. 418)

7 وَلَمَّا جَاءهُمْ كِتَابٌ مِّنْ عِندِ اللّهِ مُصَدِّقٌ لِّمَا مَعَهُمْ وَكَانُواْ مِن قَبْلُ يَسْتَفْتِحُونَ عَلَى الَّذِينَ كَفَرُواْ فَلَمَّا جَاءهُم مَّا عَرَفُواْ كَفَرُواْ بِهِ فَلَعْنَةُ اللَّه عَلَى الْكَافِرِينَ بِئْسَمَا اشْتَرَوْاْ بِهِ أَنفُسَهُمْ أَن يَكْفُرُواْ بِمَا أنَزَلَ اللّهُ بَغْياً أَن يُنَزِّلُ اللّهُ مِن فَضْلِهِ عَلَى مَن يَشَاء مِنْ عِبَادِهِ فَبَآؤُواْ بِغَضَبٍ عَلَى غَضَبٍ وَلِلْكَافِرِينَ عَذَابٌ مُّهِينٌ “Vakta ki onlara Allah Teâlâ tarafından yanlarında bulunanı tasdik edici bir Kitab geldi, daha önce Arap müşriklerine karşı yardım isteyip dururlarken o bildikleri kendilerine gelince onu inkâr ettiler. Artık Allah´ın laneti kâfirler üzerinedir. Allah´ın, kullarından dilediği kimseye lütfuyla (vahiy) indirmesini çekemeyerek Allah´ın indirdiği Kur´an´ı inkâr etmek için kendilerini ne alçak şeye sattılar da gazap üstüne gazaba uğradılar”.(Bakara /89-90)

8 İbn Abbas şöyle demiştir: ´Hz. Muhammed (s.a) peygamber olmadan önce yahudiler bir kavimle savaştıkları zaman, Allah Teâlâ´ya şöyle dua ederlerdi: ´Yarab! Göndereceğini bize va´dettiğin peygamberin hürmetine, indireceğin kitabın hürmetine bize yardım et´. Allah Teâlâ da onlara yardım ederdi. Ne zaman Hz. İsmail´in evladından Hz. Muhammed peygamber olarak gönderildi, onu tanımalarına rağmen inkâr ettiler.

9 Canım elinde olan Allah’a yemin ederim ki, îman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de tam îman etmiş sayılmazsınız. (Müslim, îman Tirmizî, Et'ime 45, Kıyamet 56; İbni Mace, Mukaddime 9, Edeb 11)

10 İddiacı ol ama, haset seni yıkmasın. Hak doğruya yardımcı, bu aklından çıkmasın. Yüksel başın dönmesin, ihtirasla kör olma! Taş atana ekmek at! Sakın ha nankör olma!

11 "Hasetten, kıskanıcılıktan şiddetle kaçının! Çünkü haset, ateşin odunu yiyip bitirdiği gibi, sevapları yer bitirir." Ebû Dâvûd, Edep 44. İbn Mâce, Zühd 22.

12 Haset; Başkalarına verilmiş olan maddi manevi nimetleri çekemeyip onların sahiplerinin elinden çıkmasını istemek demektir.

13 HASET DUYGUSAL BİR RAHATSIZLIKTIR.

14 Haset, kalplerin en büyük hastalıklarındandır. Kalplerin hastalıkları ancak ilim ve amelle tedavi edilir. Haset hastalığı için faydalı ilim ancak şudur: Hasetin senin için, âhirette ve dünyada zararlı olduğunu, öteki adama ise ne âhirette ve ne de dünyada zararlı olmadığını bilmendir. Hatta kendisine haset edilen adam; hem âhirette hem de dünyasında kendisine karşı güdülen hasetten fayda görür. Sen bunu basiretinle bilip gördüğün zaman nefsinin düşmanı, düşmanının dostu değilsen, kesinlikle hasetten vazgeçmen gerekir.

15 Eziyet, tabii olarak sevilmez. Sana eziyet verenden nefret etmemek, çoğu zaman mümkün değildir. Onun eline bir nimet geçtiği zaman o nimeti kerih görmemek senin imkânın dahilinde değildir. Düşmanının güzel veya perişan halinin nezdinde eşit olması ve nimetini hoş karşılamak senin elinde değildir. Sen nefsinde bu iki durum arasında fark hissedersin. Şeytan da daima seni karşıdaki insana haset etmeye çağırır. Eğer bu durum sende fiil ve sözle hasedi gösterecek raddeye sürükleyecek kadar kuvvet kazanmışsa ve bu da senin ihtiyarî fiillerinden biliniyorsa, sen hem hasetçi ve hem de hasedinden dolayı günahkâr bir kimsesin. Eğer sen tamamen zâhirini kontrol altına alıp ancak içinden nimetin zevâlini istiyorsan ve senin nefsinde de bu durumu kınayıcı ve kerih telâkki edici bir şey yoksa, sen yine asi bir hasetçisin. Çünkü haset, fiilin değil kalbin sıfatıdır.

16 HASET, İLAHİ TAKSİME RIZA GÖSTERMEMEKTİR.

17 Hz. Enes (r.a.) anlatıyor: Resûlullah (s.a.s.) buyurdular ki: “Haset, çekememezlik hayırları yer bitirir, tıpkı ateşin odunu yeyip tükettiği gibi. Sadaka hataları söndürür, tıpkı suyun ateşi söndürmesi gibi. Namaz, mü minin nurudur. Oruç ateşe karşı kalkandır”. (Tirmizî, Salât, 433 Nesai Bey’at,35)

18  إيَّاكُمْ والحسدَ ، فإنَّ الحسدَ يأكُلُ الحسناتِ كَما تَأْكُلُ النًارُ الحطبَ ، أوْ قال العُشْبَ  “Haset etmekten sakının. Zira, ateşin odunu (veya otları) yiyip bitirdiği gibi haset de iyilikleri yer bitirir.”  (Ebu Davud, Edeb, 52)

19 Kıskançlık sevgiyi öldürür, İnsanı muhtaç duruma düşürür Sonu pişmanlıktır hüsrana götürür.

20 “(Kardeşleri) demişlerdi ki: “Yusuf ve kardeşi, babamıza bizden daha sevgilidir.” (Yusuf Suresi/8)

21 أَمْ يَحْسُدُونَ النَّاسَ عَلَى مَا آتَاهُمُ اللّهُ مِن فَضْلِهِ “Yoksa onlar, Allah’ın lütfundan verdiği şeyler için insanları kıskanıyorlar mı?” Nisa Suresi/54

22  Dünya geçicidir. Ölümle birlikte işlediğimiz ameller dışında, her şey dünyada kalır. İnsan ebede uygun yaratıldığı için, içinde bulunan ölümsüzlük duygusuna aldanır. Ölüm kendine gelmeyecek sanır. Bu yüzden haset duygusuna kapılır. Hâlbuki dünya ve dünyadaki her şey gelip geçicidir, fânîdir. Hakiki imanı elde eden insan, hiçbir zaman, servete, şöhrete, yüksek makam ve mevkilere başkalarına haset edecek kadar âşık olmaz. Mümin kardeşini kıskanmaz. Onun kötülüğünü istemez. Hayattaki gayesi, kulluk ve Rıza-ı İlâhî'dir. Bu yüzden hiçbir zaman, haset etmez.

23 Fazla kıskançlık yapma, zirâ bu yüzden kendini fenalığa sevk edersin Kısanç olma, kıskançlık aczin isyanıdır. Hz. Ali’den İnciler

24 إِنَّ الْحَسَنَاتِ يُذْهِبْنَ السَّيِّئَاتِ Gerçekten iyilikler kötülükleri ortadan kaldırır Hud Suresi/114

25 UNUTMAYALIM!!! Haset sahibinin iyilik ve sevaplarını yer bitirir. Allah’ın takdir ve ikramına razı olmamak demek olan hasetten sakınmak gerekir. Müslümana nimetin takdirkârı olmak yaraşır.

26 İPUÇLARI Ölümü çok hatırlayanda haset olmaz. Şükür hasedin ilacıdır. Kanaat bitmez bir sermayedir.

27 بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِۙ ﴿١﴾ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَۙ ﴿٢﴾ وَمِنْ شَرِّ غَاسِقٍ اِذَا وَقَبَۙ ﴿٣﴾ وَمِنْ شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِۙ ﴿٤﴾ وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ اِذَا حَسَدَ Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla De ki: “Yarattığı şeylerin kötülüğünden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin kötülüğünden, düğümlere üfleyenlerin kötülüğünden, haset ettiği zaman hasetçinin kötülüğünden, sabah aydınlığının Rabbine sığınırım.” (Felak Suresi)

28 KISKANMA NE OLUR ÇALIŞ SENİN DE OLUR. SAYGILARIMLA


"HASET VE KISKANÇLIK HASTALIĞI HACER ÖZDEMİR KARASU AZİZİYE MERKEZ CAMİİ KURAN KURSU ÖĞRETİCİSİ." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları