Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Çocuk ve Ergenlerde Anksiyete Bozuklukları Yrd. Doç. Dr. Ş aziye Senem BA Ş GÜL Hasan Kalyoncu Psikoloji YL.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Çocuk ve Ergenlerde Anksiyete Bozuklukları Yrd. Doç. Dr. Ş aziye Senem BA Ş GÜL Hasan Kalyoncu Psikoloji YL."— Sunum transkripti:

1 Çocuk ve Ergenlerde Anksiyete Bozuklukları Yrd. Doç. Dr. Ş aziye Senem BA Ş GÜL Hasan Kalyoncu Psikoloji YL

2 Anksiyete, korkuya benzer bir duygu olmakla birlikte, anksiyeteyi ortaya çıkaran uyaran korkudaki kadar net de ğ ildir. Korku, güvenli ğ i tehdit eden ya da etmesi muhtemel bir tehlike kar ş ısında ya ş anan bir tepkidir. Korkunun a ş ırı olmasına ise fobi denmektedir.

3 Günlük ya ş amda korku ile anksiyeteyi ayırmak kolay de ğ ildir. Örne ğ in, kötü davranan bir yönetici kar ş ısında ya ş anan tedirginli ğ in korku mu, yoksa yöneticiye duyulan öfke duygusunu kontrol etme çabasının yarattı ğ ı anksiyete mi oldu ğ unu belirlemek her zaman mümkün olmayabilir.

4 Sıkıntı, bunaltı, endi ş e, kaygı, dilimizde anksiyete kar ş ılı ğ ı olarak kullanılabilen kelimelerdir. Hastalar bu durumu kötü bir ş ey olacakmı ş hissi, ho ş olmayan bir endi ş e hali ya da nedensiz bir korku ş eklinde ifade edebilirler.

5

6 Psikiyatrik açıdan anksiyete, somatik belirtilerin de e ş lik etti ğ i, normal dı ş ı, nedensiz bir tedirginlik ve korku hali diye tanımlanabilir. Ki ş i huzursuzdur, kötü bir ş ey olaca ğ ından endi ş e etmektedir, ancak bu durumu açıklayacak nesnel bir tehlike ya da tehdit kayna ğ ı gösterememektedir. Anksiyete sık ya ş anan bir duygudur ve her zaman bir hastalık belirtisi olarak dü ş ünülmemelidir. Okulun ilk gününde, özel biri ile ya ş anan ilk randevuda ya da yeni ve de ğ i ş ik bir etkinli ğ in ba ş langıcında anksiyete duyulması normaldir.

7 Fizyolojik anksiyetenin organizmayı uyarıcı, koruyucu ve motive edici özellikleri vardır. Ki ş inin yaralanma, acı, cezalandırılma, ayrılık, dü ş kırıklı ğ ı gibi durumlara kar ş ı kendisini hazırlaması anksiyetenin uyarıcı, tedbir alması ve e ğ er olumsuzluklar ya ş anırsa daha kolay atlatması koruyucu ve ba ş arısız olma endi ş esi ile daha çok çalı ş maya sevk etmesi ise motive edici özelliklerine verilebilecek örneklerdir.

8 Temel olarak; uyaranın ş iddeti ile ortaya çıkan anksiyete uyumlu (beklenen düzey) de ğ ilse, zamanla azalmak yerine de ğ i ş miyor/ ş iddetleniyorsa, klinik tabloya a ğ ırlıklı olarak anksiyetenin fiziksel belirtileri hakim ise, anksiyeteye ki ş i katlanamıyor/ıstırap halinde ise ve ki ş inin i ş levselli ğ i bozuluyorsa, ki ş i kendi kendine anksiyetesinin patolojik oldu ğ unu fark edip azaltmaya çalı ş ıyor ise anksiyetenin patolojik hale geldi ğ inden bahsedilebilir.

9

10 Anksiyete... “ Duygusal tehlike beklentisiyle birlikte olan huzursuzluk ” (Livingstone, 1991) Bir çok psikopatolojinin aksine, geli ş im boyunca normal sayılan, hem korunma hem de adaptasyonda rol oynayan bir duygu (Labellatte ve ark., 1999). Nöroetyolojik modellere göre “ türlerin devamı için ” gerekli (Leckman ve Mayes, 1998).

11 Ço ğ u çocuk ve ergende zaman içinde de ğ i ş iklik gösteren subklinik anksiyete semptomlarına ve korkulara rastlanmaktadır.

12 Ya ş İ le Uyumlu Normal Korkular 0-6 ay  Yüksek ses, büyük hızla yakla ş an objeler, a ğ rı gibi uyaranlar, ani pozisyon de ğ i ş ikli ğ i; 7-12 ay  Yabancılar, beklenmedik uyaranlarla ani kar ş ıla ş ma, anneden ayrılma; 1-3 ya ş  Yabancı ki ş iler, anneden ayrılık, tuvalet e ğ itimiyle ilgili durumlar, karanlık; 4-7ya ş  Anne-babanın ayrılma ihtimali, karanlık, hayaletler, bedensel yaralanma, hayvanlar, fırtına, gök gürültüsü; 8-12 ya ş  Do ğ aüstü varlıklar, bedensel yaralanma, terk edilme, kaza, ölüm, tıbbi giri ş imler, fırtına, gök gürültüsü, okul problemleri, sosyal çevre tarafından reddedilme; ya ş  okulda ceza gerektiren durumlar, sosyal ortamlarda ba ş arısızlık, ba ş kalarının beklentilerini kar ş ılayamama, bedensel hastalıklar ve yetersizlikler, cinsel korkular

13 Anksiyete Bozuklukları Sınıflandırmalar DSM-IV İ lk ba ş langıcı bebeklik, çocukluk ya da ergenlikte olanlar Ayrılık Anksiyetesi Bozuklu ğ u Selektif Mutizm

14 Çocukluk Döneminde de görülen Eri ş kin Anksiyete Bozuklukları Panik Bozukluk Akut Stres Bozuklu ğ u Yaygın Anksiyete Bozuklu ğ u Agorafobi OKB Özgül Fobi Sosyal Fobi TSSB

15 Anksiyetenin E ş lik Etti ğ i Di ğ er Bozukluklar:  Hipokondrizis  Somatizasyon bozuklu ğ u  Anksiyete belirtili uyum bozuklu ğ u

16 Epidemiyoloji Prevalans: Ayrılık Anksiyetesi: 15,4% (Benjamin et al. 1990) % (Costello and Angold, 1995) Panik Bozukluk : 0.6% (Withaker et al. 1990)- 9.2% Sosyal Fobi : 1% (Withaker et al. 1990), ülkemizde 4-8. sınıflarda %3-4

17 Etiyoloji Psikolojik Model Ba ğ lanma Teorisi… güvensiz, ambivalan ba ğ lanma Bili ş sel Davranı ş çı Teori Mizaç Teorisi...tanıdık olmayana davranı ş sal inhibisyon Biyolojk Model Genetik Etkenler Fizyolojik ve nöroendokrin etkenler Nörobiyolojik Disregülasyon (serotonerjik,noradrenerjik,GABA-minerjik) Beyin yapısına ait etkenler(amygdala, medial hypothalamus, frontal lobe, lokus sereleus) Çevresel faktörler Stresli ya ş am olayları (bo ş anma, ölüm,hastalık, karde ş do ğ umu vb ) Gen – Çevre Etkile ş imi

18 Ayrılık Anksiyetesi Bozuklu ğ u 1941 yılında Johnson  “ okul korkusu ” Evden veya sevdiklerinden ayrılaca ğ ında/ beklenti oldu ğ unda çocu ğ un geli ş imsel döneminden beklenmedik düzeyde a ş ırı kaygı göstermesidir. 7ay- 6ya ş arası ayrılık anksiyetesi görülmesi normaldir. (  Patoloji ve normal görünüm ayırt edilmelidir.)

19 Ayrılık Anksiyetesi Bozuklu ğ u- DSM-IV Tanı Ölçütleri A. Evden ya da temel ba ğ lanma objesinden ayrılma durumunda geli ş imsel dönemine uygun olmayan ş ekilde tepki verme ( Bu gruptan en az üç belirtinin bulunması) Temel ba ğ lanma objesinden ayrılaca ğ ına dair tekrarlayan ş ekilde a ş ırı kaygı duyma Temel ba ğ lanma objesini kaybedece ğ i yada ba ş ına kötü bir ş ey gelece ğ i ile ilgili kalıcı ve yo ğ un kaygı duyma Evde kalma iste ğ i ve okulu ş iddetle reddetme Evde yalnız kalma konusunda a ş ırı ve ısrarlı korku

20 Ayrılık Anksiyetesi Bozuklu ğ u- DSM-IV Tanı Ölçütleri ( A grubunun devamı) Yalnız yatamama, uyumayı ş iddetle reddetme, ev dı ş ında yatmayı reddetme Ayrılık temalarının yo ğ un oldu ğ u gece kabusları Tekrarlayan bedensel yakınmalar ( ba ş a ğ rısı, bulantı,kusma, karın a ğ rısı) B. Belirtilerin en az 4 hafta sürmesi C. 18 ya ş ından önce ba ş lamı ş olması

21 Ayrılık Anksiyetesi Bozuklu ğ u- DSM-IV Tanı Ölçütleri Bozuklu ğ un önemli düzeyde sosyal, akademik vb. alanlarda i ş levselli ğ in bozulmasına neden olması YGB, Ş izofreni vb ruhsal hastalık bulunmaması Erken ba ş langıçlı: 6 ya ş önce ba ş lamalı

22 Klinik görünüm: Ayrılık esnasında; A ş ırı huzursuzluk, ayrılı ğ ı engelleme çabası, Deh ş ete kapılma - otonom uyarılmaya dönebilir. Yapı ş ıp tutunma, a ğ lama, somatik yakınmalar görülebilir. Okul reddi ve a ş ırı somatik yakınmalar doktor ba ş vurusunun en sık nedenleridir. En sık prepubertal çocuklarda görülür. Küçük çocuklar daha fazla semptom ve daha büyük huzursuzluk sergilerler.

23 Ancak, kendilerini güvende hissettiklerinde uygun sosyal etkile ş imlere katılabilirler (ayrılma riski yokken evde oldukça rahat ve mutlu olabilirler). Okula gidecekleri sabah bedensel yakınmalar (evde kalmalarına izin verildi ğ inde geçer) Okulda evi aratma, hasta oldu ğ unu söyleyerek eve gelme veya kaçma görülebilir. Ayırıcı Tanı: Organik patoloji (özelikle fiziksel belirtiler ön plandaysa) Depresyon Yaygın Anksiyete bzk Okuldan kaçma (Davranım bzk ile birlikte)

24 Prognoz: Kötü prognostik faktörler: Ba ş langıç ya ş ının geç olması Semptom ş iddetinin ileri düzeyde olması Tedaviye geç ba ş lanması E ş tanıların varlı ğ ı Ailede psikopatoloji Zeka düzeyinin yüksek olması İ leride panik bzk., agorafobi, sosyal fobi ve depresyon geli ş ebilir.

25 Tedavi: *Bili ş sel davranı ş çı tedavi (sistematik duyarsızla ş tırma) Gev ş eme teknikleri Farmakoterapi… SSRI (fluoksetin, fluvoksamin), İ mipramin, Anksiyolitikler. Ailenin psikoe ğ itimi Aile terapisi

26 Yaygın Anksiyete Bozuklu ğ u Prevalans: 3.7%-5% Erken dönemlerde cinsiyet farkı bulunmazken ergenlikle birlikte kızlarda daha fazla. Bir çok durum ve okul ba ş arısı gibi aktivitelerle ilgili en az 6ay süreyle a ş ırı endi ş e ya ş ama ve bu endi ş eyi kontrol etmede güçlük  yaygın ve süre ğ en bir kaygı

27 Yaygın Anksiyete Bozuklu ğ u DSM-IV Tanı Ölçütleri En az altı ay boyunca günlerinin ço ğ unda belli sayıda olay ve faaliyetle ilgili ( i ş okul ba ş arısı gibi) a ş ırı endi ş e- kötü bir ş ey olacakmı ş duygusu Ki ş inin bu endi ş eyi kontrol etmede zorlanması Anksiyetenin kayna ğ ı ba ş ka bir eksen 1 tanısı ile ilgili de ğ ildir Madde kullanımı, fiziksel hastalık ile ilgili de ğ ildir İş levsellikte bozulmaya neden olur

28 Yaygın Anksiyete Bozuklu ğ u DSM-IV Tanı Ölçütleri Anksiyete ya da endi ş e a ş a ğ ıdaki altı belirtiden en az üçü ile ba ğ lantılıdır Huzursuzluk ya da uçurumun kenarında gibi hissetme (a ş ırı heyecan duyma) Kolay yorulma Konsantrasyon güçlü ğ ü ya da zihninin durmu ş gibi olması İ rritabilite Kas gerginli ğ i Uyku bozuklu ğ u (uykuya dalma/sürdürme güçlü ğ ü veya huzursuz ve dinlendirmeyen uyku)

29 Klinik görünüm: Endi ş e, endi ş e, endi ş e Her ş eyden endi ş e duyarlar: Gelecekleri, sa ğ lıkları, okul, arkada ş lar, sevdiklerinin güvenli ğ i, performansları, deprem... “ Antenleri ” açıktır, muhtemel hatta beklenmedik tehditlerle ilgili soru sorarlar. Genelde gergin ve etraflarını tarar haldedirler. Sık onaylanma ihtiyacı, kurallara uymayan davranı ş lardan kaçınma. Tehdit algısında anormallikler, olayları oldu ğ undan daha katastrofik algılama.

30 Çocuk ve ergenlerde en sık belirtiler: Gerginlik Endi ş eli beklenti Olumsuz kendilik imajı ve onaylanma ihtiyacı İ rritabilite Fiziksel yakınmalar Mükemmelliyetçidirler. Kendilerini a ş ırı ele ş tirirler. Akranları tarafından dı ş lanabilirler. Okul ba ş arıları dü ş ük olabilir: Ödevlerini tamamlayamama Sınıfta söz alamama, onay beklentisi Okul aktivitelerine katılımları dü ş ük olabilir.

31 Ergenlerde... Etkinliklere katılımları azdır. Arkada ş sayıları sınırlı. Yeni aktiviteleri denemekten korkabilirler. Okulu bırakma davranı ş ı görülebilir. Tabloya depresyon ve madde kötüye kullanımı eklenebilir.

32 E ş tanılar: Çocuk ve ergenlerde Fobiler Ayrılık Ank. Bzk Depresyon, madde kötüye kullanımı Ayırıcı tanı: Organisite (hipertiroidi, feokromositoma....) Di ğ er anksiyete bzk (anksiyete oda ğ ını belirlemek önemlidir) Depresyon (YAB ’ nda ank ön planda ve daha yo ğ un) Psikotik bzk Normal endi ş e düzeyi

33 Gidi ş ve Sonlanım: Genel olarak kronik seyirli,dalgalanmalar gösteren, kendili ğ inden düzelmelerin az görüldü ğ ü bir bzk. Erken ba ş langıçlı ise prognoz daha kötü

34 Yaygın Anksiyete Bozuklu ğ u - Tedavi Davranı ş çı tedavi….desensitizasyon Bili ş sel davranı ş çı terapi….ba ş etme teknikleri Grup terapileri Farmakoterapi SSRI:Fluoksetin,fluvoksamin, sertralin Venlafaksin Benzodiazepinler (+/-) Buspiron Aile terapisi

35 Sosyal Fobi Temel patoloji, ki ş inin sosyal ortamlarda ya da performans göstermesi beklenen durumlarda utanma ya da a ş a ğ ılanmasına neden olabilecek bir davranı ş gösterece ğ ine ili ş kin belirgin ve inatçı bir korku duyması olarak tanımlanır Erken çocuklukta daha seyrek, ergenlikle birlikte artı ş.

36 Sosyal Fobi DSM-IV tanı ölçütleri Tanımadık insanlarla kar ş ıla ş tı ğ ı ya da ba ş kalarının gözünün üzerinde olabilece ğ i, 1 ya da >1 toplumsal 1 eylemi gerçekle ş tirdi ğ i durumdan belirgin ve sürekli korku duyma. Çocuklar tanıdık ki ş ilerle ya ş ına uygun toplumsal ili ş kiye girebilme becerisi göstermeli ve anksiyete yalnızca eri ş kinlerle olan etkile ş imlerinde de ğ il, akranlarıyla kar ş ıla ş tı ğ ı ortamlarda da ortaya çıkmalıdır. Korkulan toplumsal durum hemen her zaman kaygı do ğ urur (bazen panik ata ğ ı biçimini alabilir). Çocuklarda a ğ lama, huysuzluk, donakalma veya tanıdık olmayan toplumsal durumlardan uzak durma ş eklinde olabilir. Korkunun a ş ırı ya da anlamsız oldu ğ u bilinir (çocuklarda olmayabilir). Kaçınma ya da yo ğ un anksiyete

37 Ele ş tirilece ğ ini dü ş ündü ğ ü ortamlarda a ş ırı kaygı + bu kaygının fark edilmesinden ve rezil olmaktan korkma. Ki ş inin ilgi ve dikkatinin kendi üzerinde yo ğ unla ş ması Ki ş inin kendisi ile ilgili olumsuz de ğ erlendirmeler yapması Titreme, terleme, kızarma... Konu ş manın ketlenmesi, göz temasından kaçınma Kaçma ve kaçınma davranı ş ları Normal i ş levlerin kesintiye u ğ raması Sosyal beceri eksikli ğ i

38 Okul ba ş arısı, akran ili ş kileri, kar ş ı cinsle ili ş kilerde bozulma. Kronik seyir (%45) E ş tanılar: Ergenlikte depresyon ve madde kullanımı tabloya ikincil olarak eklenebilir! Di ğ er anksiyete bzk Ayırıcı tanı: Organik nedenler Di ğ er anksiyete bzk Asperger sendromu Selektif mutizm Psikotik bzk....

39 Sosyal Fobi- Tedavi Bili ş sel-Davranı ş çı Tedavi Grup terapisi (sosyal beceri uygulamaları) Aile terapisi: ailenin endi ş e ile ba ş a çıkma stratejileri güçlendirilir. Farmakoterapi…SSRI, anksiyolitikler

40 Özgül Fobi Özgül bir nesne ya da durumla sınırlı fobi. Hayvan tipi Do ğ a tipi (yükseklik, fırtına...), Kan, enjeksiyon, yaralanma tipi, Durumsal (uçak, asansör...)

41 Özgül Fobi- DSM-IV Tanı Ölçütleri Özgül bir nesne ya da durumun varlı ğ ı ya da böyle bir durumla kar ş ıla ş ılacak olma beklentisi ile ba ş layan a ş ırı, anlamsız, belirgin ve sürekli korku duyma Fobik uyaranla kar ş ıla ş manın panik ata ğ a kadar varabilen anksiyete yaratması Ki ş i korkusunun anlamsız oldu ğ unu bilir (çocuklarda olmayabilir) İş levselli ğ i önemli ölçüde bozar 18 ya ş ın altındakilerde en az altı ay sürmelidir Di ğ er anksiyete bozuklukları ile daha iyi açıklanamaz olmalıdır

42 Erken dönemde ortaya çıkanların ço ğ u kendili ğ inden geçer. Ayrıcı tanı: ya ş a uygun geli ş imsel korkular AAB Sosyal fobi Panik bzk Psikotik bzk

43 Özgül Fobi- Tedavi Davranı ş çı tedavi…sistematik duyarsızla ş tırma, Gev ş eme teknikleri Bili ş sel terapi Farmakoterapi…anksiyolitikler Aile ö ğ retmen psikoe ğ itimi

44 Panik Bozuklu ğ u Tekrarlayan ve beklenmedik bir anda ortaya çıkan panik nöbetlerinin görüldü ğ ü, ki ş inin ba ş ka ataklar ya ş ayaca ğ ına ve ata ğ ın yol açabilecekleriyle ilgili endi ş e ya ş ayıp, ataklar nedeniyle kaçınma ve çe ş itli davranı ş de ğ i ş iklikleri gösterdi ğ i bir anksiyete bozuklu ğ udur.

45 Panik ataklar: herhangi bir gerçek tehdit yada tehlike olmaksızın ortaya çıkan; Belirgin korku ve huzursuzluk yaratan; Ki ş inin o ortamdan kaçma ya da kaçınmasına yol açan; Duygusal, somatik ve bili ş sel belirtilerin ya ş andı ğ ı ataklardır.

46 Panik ataklar

47 Agorafobi Panik ata ğ ının ya da panik benzeri belirtilerin çıkması durumunda yardım sa ğ lanamayaca ğ ı ya da kaçmanın zor olabilece ğ i yerlerde ya da durumlarda bulunmaktan anksiyete duyma.(tek ba ş ına dı ş arıya çıkma, otobüse binme, köprü üzerinde olma...) Bu durumlardan kaçınma ya da beklenti anksiyetesi ile veya yo ğ un bir sıkıntıyla bu durumlara katlanılır; e ş lik eden birinin varlı ğ ına ihtiyaç duyulur.

48 Panik Bozukluk : Kızlarda daha sıktır. İ lk ba ş vurular pediatri klini ğ ine yapılmaktadır. Genellikle kronik seyirlidir. Tedavi sürecinde: Aile gereksiz medikal de ğ erlendirmelerden vazgeçirilmelidir. Psikoe ğ itim: Atak belirtilerinin fiziksel bir hastalı ğ ı parçası olmadı ğ ı aile ve çocu ğ a açıklanmalıdır. Farmakoterapi:SSRI... Bili ş sel Davranı ş çı ted

49 Obsesif Kompulsif Bozukluk Obsesyon: Ki ş inin iste ğ i dı ş ında ısrarlı ve zorlayıcı bir ş ekilde aklına gelen, ki ş i tarafından saçma ve mantık dı ş ı olarak görülen (ego-distonik), anksiyete ortaya çıkaran ve yineleyici özellikte olan dü ş ünce ya da imgeler olarak tanımlanır.

50 Obsesif Kompulsif Bozukluk Kompulsiyon: Ki ş inin obsesyonlarını nötralize etmesi için geli ş en, belirli kurallara göre gerçekle ş tirmek zorunda hissetti ğ i, yineleyici törensel davranı ş lar ya da zihinsel eylemlerdir. Anksiyeteyi azaltmayı, bazı korkulan olay ya da durumları engellemeyi amaçlar.

51 Obsesif Kompulsif Bozukluk- DSM IV Tanı Ölçütleri Obsesyonlar ya da kompulsiyonlar vardır. Obsesyonlar a ş a ğ ıdakilerle tanımlanır İ stenmeden gelen ve uygunsuz olarak ya ş anan, belirgin anksiyeteye neden olan yineleyici sürekli dü ş ünce, dürtü ya da imgeler Dü ş ünce, dürtü ya da imgeler sadece gerçek ya ş am sorunları ile ilgili de ğ ildir Ki ş i bunları önemsememeye, bastırmaya çalı ş ır; ya da ba ş ka dü ş ünce veya eylemle etkisizle ş tirmeye çalı ş ır Obsesyonlarını kendi zihninin bir ürünü olarak görür

52 Obsesif Kompulsif Bozukluk- DSM IV Tanı Ölçütleri Kompulsiyonlar a ş a ğ ıdakilerle tanımlanır Ki ş inin obsesyona tepki olarak geli ş tirdi ğ i, katı bir ş ekilde uygulamaktan kaçınamadı ğ ı yineleyici davranı ş lar ( el yıkama, düzene koyma) ya da zihinsel eylemler (dua, sayı sayma, sessiz sözcük tekrarları) Anksiyeteyi azaltmaya dönük bu eylemler etkisizle ş tirilmek istenen durumla gerçekçi düzeyde ili ş kili olmayıp çok a ş ırı düzeydedir

53 Obsesif Kompulsif Bozukluk- DSM IV Tanı Ölçütleri Ki ş i obsesyon ya da kompulsiyonlarının a ş ırı ve anlamsız oldu ğ unu kabul eder ( çocuklar için geçerli de ğ ildir) Ki ş inin i ş levselli ğ ini ve sosyal uyumunu bozacak düzeydedir Ba ş ka eksen 1 tanısının belirtisi ile sınırlı de ğ ildir Obsesyonel yava ş lık: ki ş inin ya ş antısını felç edecek düzeye ula ş abilir

54 Sık Görülen Obsesyonlar Saldırganlık öldürme, kendine ya da çevresine zarar verme Bula ş ma mikrop, idrar, dı ş kı, sperm bula ş ması Cinsel uygun olmayan cinsel ili ş ki imgeleri –e ş cinsel, ensest vb- Dinsel günah sayılan dü ş ünceler Somatik A İ DS, kuduz vb hastalıklara yakalanma korkusu Ku ş ku eylemin yapıldı ğ ından emin olamama-kapı, tüp, ütü Simetri ve kesinlik gereksinimi e ş yaların tam simetrik konumda olmaları

55 Temizlik el yıkama,banyo, sürekli ev e ş ya temizleme Kontrol etme priz, kapı kontrolü, ödev kontrolü Düzenleme e ş yaları bir simetride tutma çabası Tekrarlama davranı ş ın törensel tekrarı Sayma otomobil plakası, ev numarası vb sayma Dokunma büyülü dü ş ünce- belli nesnelere dokunma zorunlulu ğ u- Biriktirme gerekmeyen ş eyleri biriktirme, hiçbir ş eyi atamama

56 OKB: Etiyoloji Psikanalitik Görü ş ödipal dürtülerden kaçı ş,anal döneme regresyon, ambivalans, izolasyon, kar ş ıt tepki olu ş turma mekanizmalarının kullanımı Nörokimyasal Etkenler serotonerjik sistem, dopaminerjik sitem Nöropeptidler: AVP, oksitosin, CRF, ACTH... İ mmunolojik çalı ş malar (Pediatric Autoimmune Neuropsychiatric Disorders associated with Streptococcal infection: PANDAS) Genetik ikiz çalı ş maları, ebeveynde varsa görülme oranının artması Beyin Görüntüleme Çalı ş maları frontostriatal döngü (DLPFK, kaudat, striatum, talamus), bazal ganglia, orbitofrontal korteks, singulat girus, amigdala

57 Kronik seyirlidir. E ş tanı: Di ğ er anksiyete bzk Depresyon Tik bzk Yıkıcı davranı ş bzk Özgül ö ğ renme güçlü ğ ü Ba ğ ımlı kaçıngan ki ş ilik, OKKB... Ayrıcı tanı: Nörolojik hastalıklar Anksiyete bzk, fobik bzk Tourette sendr. Otizm ve Asperger bzk Psikotik bzk...

58 OKB: Tedavi Psikoterapiler Oyun terapisi, Bili ş sel davranı ş çı terapiler Psikofarmakolojik tedavi SSRI, Klomipramine, kombine tedaviler Aile terapisi, aile danı ş manlı ğ ı Grup terapileri

59 Travma “Günlük rutin i ş leyi ş i bozan, Aniden – beklenmedik bir ş ekilde geli ş en, Deh ş et, kaygı ve panik yaratan, Ki ş inin anlamlandırma süreçlerini bozan olaylar” travmatik ya ş antılar olarak tanımlanabilir.

60 Ki ş i gerçek bir tehditle kar ş ıla ş tı ğ ını algılamı ş sa, Fiziksel zarar gördüyse veya tanık olduysa, Bu esnada da a ş ırı derecede korku, çaresizlik ve deh ş et hissetmi ş se Bu olay onun için tarvma’dır.

61 Psikolojik travmanın temel özelliği yaşamın sürekliliği ve düzeni olduğuna inancın kaybıdır. (B.A.Kolk 1987 )

62 Travma kar ş ında Fiziksel Tepkiler A. Mide bulantısı, kusma vb. sorunlar B. Yorgunluk, C. Çarpıntı, D. Gö ğ üs a ğ rısı, E. Titreme, F. Baygınlık hissi, G. Ba ş dönmesi H. Ba ş a ğ rısı

63 Duygusal Tepkiler A. Kaygılı olma B. Üzüntü C. Depresif duygu durum D. İ nkar E. Korku F. Suçluluk G. Panik H. Hayal kırıklı ğ ı I. Kızgınlık

64 Zihinsel Tepkiler A. İ lk Ş ok B. Bellekle ilgili sorunlar C. Dikkatsizlik D. Kabuslar E. Araya giren dü ş ünceler F. Yönünü bulamama G. Eskileri hatırlayamama H. Sorun çözememe I. Yanlı ş kararlar J. Uyku bozuklukları

65 Davranı ş sal Tepkiler A. Kendini geri çekme, B. Yerinde duramama, kıpır kıpır olma, C. Ani davranı ş lar, D. Alkol ve madde alımı, E. Çabuk tepki verme, F. Ba ş kalarını suçlama, G. Yeme sorunları, H. Kolayca korkma,

66 Sosyal Tepkiler A. İş -okul, arkada ş lık ve evlilik ili ş kilerinde sorunlar, B. İ nsanlardan uzakla ş ma, C. A ş ırı yargılayıcı ve suçlayıcı olma, D. Her ş eyi kontrol altında tutma iste ğ i,

67 Travmatik bir süreç ya da yo ğ un stres yaratan bir kriz dönemi geçiren birçok insan problemler ya ş ayabilir. Bir süre sonra bu ki ş ilerin birço ğ u bu problemlerden büyük ölçüde kurtulabilirler. %10-15 gibi bir bölüm ise travmatik olaylardan uzun süreli olarak etkilenir.

68 DSM-IV Tanı Ölçütleri A. Ki ş i a ş a ğ ıdaki her iki durumu da içeren bir travmatik olaya maruz kalmı ş tır: 1. Ki ş i gerçek ölüm veya ölüm tehdidi, veya ciddi yaralanma, veya kendi veya ba ş kalarının beden bütünlü ğ ünü tehdit eden tehlikeli bir olay veya olaylar ya ş amı ş, ş ahit olmu ş veya kar ş ıla ş mı ş tır, 2. Ki ş i yo ğ un korku, çaresizlik veya deh ş et duyguları ya ş amı ş tır.

69 B. Travmatik olay a ş a ğ ıdaki bir (ya da daha çok) yolla sürekli yeniden ya ş anmı ş tır: 1. Olayın dü ş ünceler, ş ekiller, anımsamalar ile tekrarlayıcı, zorlayıcı ve acı veren ş ekilde hatırlanması. Not: Küçük çocuklarda travmanın çe ş itli yönlerini ve temalarını içeren tekrarlanan oyunlar olabilir.

70 2. Olayın acı veren tekrarlayan rüyalarla görülmesi. Not: Çocuklarda, tanımlanamayan içerikli korkutucu rüyalar olabilir. 3. Travmatik olay tekrarlıyormu ş gibi davranma veya hissetme ( olayı yeniden ya ş ama duygusu, illüzyonlar, halusinasyonlar, uyanırken veya alkollüyken olanlar da dahil dissosiyatif feedback atakları). Not: Küçük çocuklarda travmaya özel reenactmentyeniden ya ş anma görülebilir.

71 4. Travmatik olayı sembolize eden veya temsil eden iç veya dı ş uyaranlarla kar ş ıla ş ıldı ğ ında yo ğ un psikolojik sıkıntı çekilmesi. 5. Travmatik olayı sembolize eden veya temsil eden iç veya dı ş uyaranlarla kar ş ıla ş ıldı ğ ında fizyolojik tepki gösterme

72 C. A ş a ğ ıdakilerden en az üçüyle tanımlanan, travmayla ili ş kili uyaranlardan sürekli kaçınma ve (travmadan önce olmayan) bir genel yanıtsızlık, hissizlik durumu: 1. Dü ş ünceler, duygular, veya travmayla ilgili konu ş malardan kaçınma 2. Travmayı anımsatıcı aktiviteler, yerler, insanlardan uzak durma çabası, 3. Travmanın önemli bir bölümünü anımsayamama

73 4. Belirli aktivitelere katılımda ilginin belirgin azalması 5. Di ğ er insanlardan uzakla ş ma, yabancıla ş ma 6. Duygusal kısıtlılık (örn. Sevgi duygularının hissedilmemesi) 7. Gelece ğ inin kısıtlandı ğ ı duygusu (gelecek, evlilik, çocuk veya normal hayat sürdürme umudunun olmayı ş ı),

74 D. (Travmadan önce var olmayan) Sürekli a ş ırı uyarılma durumundan iki veya daha fazlasının bulunması: 1. Uykuya dalmada veya sürdürmede güçlük 2. İ rritabilite veya öfke patlamaları 3. Konsantrasyon güçlü ğ ü 4. Tetikte olma 5. Abartılı irkilme yanıtı

75 E. B,C ve D tanı ölçütlerindeki semptomların 1 aydan daha fazla sürmesi F. Bu bozukluk, klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da toplumsal, mesleki alanlarda ya da i ş levselli ğ in önemli di ğ er alanlarında bozulmaya neden olur.

76 Akut: Semptomlar 3 aydan kısa sürerse Kronik: Semptomlar 3 ay ya da daha uzun sürerse

77 Yeniden ya ş antılama, travmanın, güçlü duygusal tepkilerle birlikte zihinde bir tür tekrar ya ş anmasıdır. Travma üzerine dü ş ünme ya da travmayı hatırlatan tetikleyici uyaranlarla kar ş ıla ş ma sonucunda ortaya çıkabilir. Uyanıkken ya da uyurken kabus ş eklinde ortaya çıkabilir. Kaçınma ço ğ u zaman, travmayı hatırlatacak aktiviteler, mekanlar ve insanlarla kar ş ıla ş maktan kaçınma ş eklinde ortaya çıkar. Duygusal körle ş me, özellikle olumlu duygularla ilgili olmak üzere algı kaybının genel adıdır. A ş ırı uyarılmı ş lık, a ş ırı fizyolojik uyarılma sonucu sürekli uyarılmı ş olma hali, abartılı korku tepkileri ve uykusuzluk ve konsantrasyon bozuklu ğ u olmasıdır.

78 Bu bozuklu ğ un geli ş mesinde olmazsa olmaz ko ş ul bir travmatik olayın ya ş anmı ş olmasıdır. Travma Sonrası Stres Bozuklu ğ u tanısının di ğ er psikiyatrik bozukluklardan farklı olarak etyolojik bir tanımlanma oldu ğ u ve DSM sisteminin dı ş ında ele alınıp alınmaması günümüzde de tartı ş malıdır.

79 Travmatik olayın do ğ ası, ş iddeti ve ya ş anma biçimi bu bozuklu ğ un geli ş mesinde çok önemlidir. Bununla birlikte travmatik olay ya ş anmadan önceki ki ş isel bir takım yatkınlıkların, travmatik olay ya ş andıktan sonra riski arttırdı ğ ı bildirilmi ş tir.

80 TSSB oluşumunu ve süreğenleşmesini kolaylaştıran etmenler Travmanın etkilerini anlatma ve paylaşma yetersizliği Travma sırasında veya hemen sonrasındaki disosiyatif tepkilerin şiddet ve sıklığı Çocukluk çağı fiziksel istismarı Genetik yatkınlık Ailede psikoterapi ve TSSB öyküsü Kadın olma Travmatik olay sırasındaki fizyolojik yanıtın fazlalığı,

81 ASB ve erken dönem TSSB belirtileri Geçirilmiş psikiyatrik hastalık öyküsü Sosyoekonomik düzey ve eğitim düzeyi düşüklüğü Travmanın zamansal yoğunluğu ve süresi Hafıza bozuklukları, yumuşak nörolojik işaretler, IQ düşüklüğü, çocukluk çağı DEHB belirtileri Eş tanılar; duygudurum ve madde kullanım bozuklukları, işlevsellikte bozulma, eşik altı TSSB, intihar düşünceleri

82 TSSB Tedavi KDT Psikoterapi Grup Terapisi.... Farmakoterapi Antidepresanlar Anksiyolitikler Düşük doz antipsikotikler Duygudurum düzenleyiciler

83

84


"Çocuk ve Ergenlerde Anksiyete Bozuklukları Yrd. Doç. Dr. Ş aziye Senem BA Ş GÜL Hasan Kalyoncu Psikoloji YL." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları