Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

ASİT-BAZ DENGESİ / DENGESİZLİKLERİ BEÜ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ HEMŞİRELİK HİZMETLERİ MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET İÇİ EĞİTİM HEMŞİRELİĞİ.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "ASİT-BAZ DENGESİ / DENGESİZLİKLERİ BEÜ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ HEMŞİRELİK HİZMETLERİ MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET İÇİ EĞİTİM HEMŞİRELİĞİ."— Sunum transkripti:

1 ASİT-BAZ DENGESİ / DENGESİZLİKLERİ BEÜ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ HEMŞİRELİK HİZMETLERİ MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET İÇİ EĞİTİM HEMŞİRELİĞİ

2 Asit-baz dengesi denilince hidrojen yoğunluğu akla gelir. Hidrojen:  Biyokimyasal ve metabolik aktivitelerin düzenlenmesinde,  Enzim sisteminin iyi çalışabilmesinde,  O2’nin hemoglobin tarafından bağlanabilmesinde önem taşıyan, hem intraselüler hem ekstraselüler sıvıda bulunan bir iyondur.

3 Hidrojen yoğunluğu solüsyonun asit veya baz olmasını belirler. Suda çözündüğü zaman ortama hidrojen iyonu veren maddeler asit, hidrojen iyonu alan maddelere baz denir.

4 Solüsyonların hidrojen yoğunlukları pH ile ifade edilir. P Negatif logaritmayı gösterir. Normalde kan H+ konsantrasyonu 40 nmol/L düzeyindedir. Bu rakamın negatif logaritması olan pH 7.40’tır

5 Bazı Vücut Sıvılarının pH’ları Kan pH’sı: ( ) 7.40 Hücre içi pH’sı: İdrar pH’sı: 6.0 Saf mide suyu pH’sı: Bağırsak sıvısı pH’sı: dır.

6 ASİDOZ: Beden sıvılarındaki H+ konsantrasyonunun normalin üzerine çıkmasıyla ya da alkali miktarının normalin altına inmesiyle oluşur. ALKALOZ: Beden sıvılarındaki H+ konsantrasyonunun normalin altına inmesiyle ya da alkali miktarının normalin üzerine çıkmasıyla oluşur.

7 asidoz solunummetabolik alkaloz solunummetabolik

8 SOLUNUM ASİDOZU Beden sıvılarındaki C0 2 miktarının ya da H + yoğunluğunun artmasıdır. Etyoloji:  Medullada ki solunum merkezi harabiyeti  Solunum yolları tıkanıklığı  İstemli olarak bireylerin nefesini tutması

9 Belirti ve Bulguları: Kan pH: İdrar pH: 4.5 PCO2: Hiperventilasyon Wheezing Taşikardi ve aritmi Dehidratasyon vardır.

10 TEDAVİ VE HEMŞİRELİK BAKIMI Solunumun düzeltilmesi, asit ve baz dengesinin sağlanması tedavinin amacıdır. Solunumun düzeltilmesi için:  Solunum egzersizleri,  Postüral drenaj,  O2 tedavisi  Mekanik ventilatör uygulanır. Asit-baz dengesi için;  RL veya NaHCO3 verilebilir.  Dehidratasyon için hipertonik solüsyonlar verilebilir.

11 SOLUNUM ALKOLOZU Solunum hızı ve derinliğinin artmasına bağlı ya da fazla miktarda CO2’ kaybıyla gelişir. Etyoloji:  SSS hastalıkları,  Ağır fiziksel egzersizler,  Yüksek yerlere çıkıldıkça O2 sonucunda solunum merkezinin uyarılması,  Menenjit, ilaç intoksu,

12 Belirti ve bulguları: Kan pH’sı artar PCO2 Plazma bikarbonat düzeyi Nöromüsküler irritabile artar. Tedavi ve hemşirelik bakımı Hiperventilasyona yol açan durum ortadan kaldırılır. Hastaya derin ve yavaş soluk alıp vermesi söylenir. Kese kağıdı içine soluk alıp vermesi önerilebilir.

13 Metabolik Asidoz HCO 3 ’ ın primer azalması hastalığı olarak tanımlanır. Bikarbonat kan konsantrasyonu 22 mEq/L’nin altına düşer

14 BELİRTİLERİ: Kusmaul solunum, apati, delirium, koma vb. görülür. Kan pH’ı düşmüştür, p CO 2 normal veya düşüktür. İdrar pH’ı 4.5’un altındadır. Metabolik asidozda K +, H + böbrek tüplerinden geri emildiği için hiperpotasemiye bağlı aritmiler hatta kardiyak arrest gelişebilir.

15 HEMŞİRELİK BAKIMI-1: IV ringer laktat veya izotonik verilebilir. AÇT yapılmalıdır. Kilo takibi yapılmalıdır. IV mayisine HCO 3 veya molar sodyum bikarbonat eklenir.

16 HEMŞİRELİK BAKIMI-2: K + fazlalığı bulguları (kuvvetsizlik, paralizi, aritmi, kardiyak arrest) yönünden hasta yakın takip edilmelidir. Ayrıca bu hastalarda oryantasyon bozukluğu olacağından düşme yönünden önlemler alınmalıdır (yatak parmaklıkları kaldırılmalı), yalnız bırakılmamalıdır.

17 HEMŞİRELİK BAKIMI-3 NaHCO 3 verilmesine sekonder solunum alkalozu gelişebileceği için solunum hızı ve derinliği yakından takip edilmelidir. NaHCO 3 verilmesi ile kalsiyum iyonize hale geçemeyeceği için hasta tetaniler yönünden de takip edilmelidir.

18 METABOLİL ALKALOZ Vücut sıvılarında hidrojen iyonu (H+) konsantrasyonunun azalması veya bikarbonat (HCO3) düzeyinin artmasıyla gelişen durumdur. Kan bikarbonat konsantrasyonunun 26 mEq/L’ den büyük olması olarak tanımlanır. Klinik olarak solunum yavaş ve yüzeyel, hiperaktif refleksler (tetani), elektrolit bozuklukları, atriyal tasikardi, disritmiler görülebilir.

19 TEDAVİ VE HEMŞİRELİK BAKIMI: Diğer asit baz bozuklukları gibi metabolik alkalozun tedavisi de altta yatan bozukluk tedavi edilene kadar asla tam olarak düzelme sağlanamaz. Altta yatan nedenin tedavisi Elektrolit replasmanı Ciddi vakalarda IV HCl Alkaloz genellikle Cl içeren ringer solüsyonunun verilmesiyle düzelir. Ağır durumlarda amonyum klorür (NH 4 Cl) IV olarak verilir.

20 KAN GAZI PARAMETRELERİ Normal değerleri: pH= PaO 2 = mmHg PaCO 2 =35-45mmHg HCO 3 = mmol/L

21 Asit Baz Dengesizliklerinde Arteriel Kan Gazları Asit baz Primer Kompanzasyon Bozukluğu Değişiklik Değişiklik Respiratuar Asidoz pCO 2  HCO 3  Respiratuar Alkaloz pCO 2  HCO 3  Metabolik Asidoz HCO 3  pCO 2  Metabolik Alkaloz HCO 3  pCO 2 

22 1- Sıvı elektrolit dengesizliği gelişme riski olan ya da gelişen hastalarda doğru tanı koymak, doğru tedavi planlamak, tedavinin etkinliğini değerlendirmek ve bakımı planlamak için laboratuar bulgularının güvenilirliği önemlidir. Laboratuar bulgularının izlenmesi sırasında örneklerin uygun alınması ve uygun koşullarda laboratuara gönderilmesi gerekir. HEMŞİRENİN SORUMLULUKLARI

23 2- Hemşirelerinin sıvı elektrolit durumuna yönelik yapacağı değerlendirmeler, tedavi ve bakımı yönlendirmede ve etkinliğini değerlendirmede oldukça önemlidir. Bu nedenle hemşirelerin sıvı elektrolit dengesine yönelik teorik bilgileri yeterli olmalı ayrıca teorik bilgiyi pratik uygulamalarla bütünleştirme yeteneği iyi olmalıdır.

24 HEMŞİRENİN SORUMLULUKLARI 3- Sıvı elektrolit dengesindeki değişiklikler tüm sistemleri etkileyip hem fizyolojik hem de psikolojik değişikliklere neden olabileceği gibi vücut sistemlerindeki değişikliklerde sıvı elektrolit dengesinde değişikliklere neden olur. Bu yüzden hemşirelerin iyi bir gözlemci olarak hastanın sıvı elektrolit dengesindeki değişimlere verdiği tepkileri erken fark etmesi gerekir.

25 4-Sıvı elektrolit dengesi yaş, gastrointestinal kayıplar, çevre ısısı, cinsiyet, vücut yapısı aktivite düzeyi, yaşam biçimi, beslenme bozuklukları ve kronik hastalıklar gibi birçok faktörden de etkilenmektedir. Hemşire verdiği bakım sırasında bu faktörleri de iyi değerlendirmeli ve bakımı bu doğrultuda planlamalıdır. HEMŞİRENİN SORUMLULUKLARI

26 5-Hastanın sıvı elektrolit dengesindeki değişimler yaşam bulgularında hızlı bir şekilde değişikliğe neden olmaktadır. Bu nedenle sıvı elektrolit dengesi açısından riskli olan hastalar monitörize edilmeli, sık aralıklarla yaşam bulguları alınmalı ve değerlendirilmelidir. Yine hastaların kalp ritmi değişikliği olabileceği bilinmeli ve monitörden ritim takibi yapılmalıdır. HEMŞİRENİN SORUMLULUKLARI

27 6- Sıvı elektrolit dengesindeki değişiklikler vücut ağırlığında değişikliğe neden olabilir. Yani vücut ağırlığındaki ani değişimler sıvı elektrolit dengesinde sorun olabileceğini düşündürmelidir. Sıvı volümü artışına neden olan durumlar ödem yapacağı gibi sıvı volümünün azalmasına nenden olan durumlar dehidratasyona neden olabilir. Bu açıdan ödem ve dehidratasyon değerlendirilmesi, günlük kilo izlemi yapılmalıdır HEMŞİRENİN SORUMLULUKLARI

28 7- Sıvı elektrolit dengesizliğine bağlı ödem ya da dehidratasyon gelişen hastalarda deri ve müköz membran bütünlüğünde bozulma riski olacağı için hasta her vardiya değişiminde değerlendirilip gereken bakımları planlanmalıdır. Ayrıca bu hastalar da aktivite düzeyi değerlendirilerek mobilizasyon ve pozisyon değişimlerinin planlanması deri bütünlüğünün korunması açısından önem taşımaktadır HEMŞİRENİN SORUMLULUKLARI

29 8- Hastalarda vücut sıvı artışına neden olan durumlarda pulmoner ödem ve kalp yetersizliği gelişme riski olabileceğinden hemşirenin bu açıdan da dikkatli olması gerekmektedir. Nefes darlığı, öksürük, kanlı balgam gibi belirtiler açısından da hasta sürekli değerlendirilmeli ve akciğer sesleri dinlenmelidir HEMŞİRENİN SORUMLULUKLARI

30 9- Sıvı elektrolit dengesindeki değişimler idrar miktarı ve dansitesinde de önemli değişikliklere neden olur. Hastaların saatlik idrar izlemi ve gereken sıklıklarla idrar dansitesi değerlendirilmelidir.Hastanın aldığı çıkardığı izlemi yapılırken ağız yolu ile tüm sıvılar, tedavi amaçlı verilen ilaç ve sıvılar, irigasyon amaçlı kullanılan ve geri alınmayan sıvılar dahil olmak üzere ayrıntılı ve dikkatli bir hesaplama yapılmalıdır. HEMŞİRENİN SORUMLULUKLARI

31 Hastanın çıkardığı sıvıların hesaplanması yapılırken de idrar miktarı, sulu gaita yapma durumu, kusması olup olmadığı ve miktarı, drenaj ve fistüller de dikkate alınmalı ve çok terleme, zorlu solunum yapma durumu değerlendirilmelidir. HEMŞİRENİN SORUMLULUKLARI

32 10- Sıvı elektrolit dengesinin tedavisi sırasında eksik olan bir elektrolitin yerine konması ya da sıvı hacminin arttırılması istenirken tedavinin komplikasyonlarına dikkat edilmelidir. Bu nedenle tedavi sürecinde hastanın tedaviye yanıtı, kan değerlerinin ve sıvı hacminin değerlendirmesi yapılmalıdır. HEMŞİRENİN SORUMLULUKLARI

33 11- Elektrolit dengesizlikleri vücutta nöromüsküler değişikliklere neden olabilir. Hemşire bu belirtileri hem erken fark edip sıvı elektrolit dengesindeki değişimi belirlemeli hem de tedavi sırasında tedavinin etkisini değerlendirmelidir. HEMŞİRENİN SORUMLULUKLARI

34 12- Sıvı elektrolit dengesizlikleri sırasında IV yolla verilen tedaviler genellikle yüksek riskli ilaçlardır. Bu ilaçların ve serumların verilmesi sırasında da dikkatli olunmalıdır. Hipertonik sıvılar verilirken sıvı yüklenmesi, periferik damar hasarı gibi durumlar değerlendirilmeli, potasyum, kalsiyum gibi ilaç uygulamaları sırasında da ilacın verilme özelikleri iyi bilinmeli ve bu kurallara uyulmalıdır. HEMŞİRENİN SORUMLULUKLARI

35 Anlatılan bu hemşirelik uygulamalarının bakım sürecinde yer alması, kritik hastalığı olan bireylerde sıvı elektrolit dengesinin korunması, olası ve mevcut sorunlara erken tanı konulması ve tedavinin daha etkin olmasına yardımcı olacaktır. Hemşireler bu uygulamaları sürece dahil ederek iyileşme sürecine katkıda bulunabilir. HEMŞİRENİN SORUMLULUKLARI

36 KAYNAKLAR Tok Özen A., Enç. N. Kritik Hastalıklarda Sıvı Elektrolit Dengesi Değişikliklerinde Hemşirenin Rolü, Türk Kardiyoloji Derneği Kardiyovasküler Hemşirelik Dergisi, 2013;4(5):9 ‐ 13 Prof. Dr. Birol L. İç Hastalıkları Hemşireliği,1997 Ankara Dr. Özdilek A., Sıvı Elektrolit Dengesi Doç.Dr. Çetinkaya R., Olgularla Sıvı Elektrolit Bozukluklarına Yaklaşım Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nefroloji Kliniği-2009 İsi İ Prof. Dr. Çoker A., Parenteral Sıvı Tedavisisi Antibiyotikler ve diğer kemoterapötikler (II. Bölüm). Kayaalp SO (editör). “Rasyonel Tedavi Yönünden Tıbbi Farmakoloji. Ankara: Hacettepe-TAŞ, 2005: Etkileşimler. Türkiye İlaç Kılavuzu (TİK-5) 2007 Formüleri. Kayaalp SO (editör). İstanbul: Turgut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş., 2007:

37 …TEŞEKKÜRLER…


"ASİT-BAZ DENGESİ / DENGESİZLİKLERİ BEÜ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ HEMŞİRELİK HİZMETLERİ MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET İÇİ EĞİTİM HEMŞİRELİĞİ." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları